B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Zina Nedeniyle Boşanma Dilekçesi 2026 | TMK 161 Word

Zina nedeniyle boşanma TMK m.161’de özel boşanma sebebidir. Dava hakkı, zina sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminden başlayarak beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Zina nedeniyle boşanma TMK 161 altı ay beş yıl
TMK m.161’de öğrenmeden itibaren altı ay ve eylemden itibaren beş yıl birlikte kontrol edilir.

TMK 161 süre ve koşulları

Dilekçede evlilik devam ederken gerçekleşen zina eylemi, öğrenme tarihi, olay tarihi ve deliller birbirinden ayrılır. Süre hesabı varsayımla yapılmaz. Affetme iddiası varsa ayrıca cevaplandırılır.

Resmî kaynak: TMK m.161.

Süre kontrollü Word dilekçesi

Zina tarihi ile öğrenme tarihini ayrı yazın; gerçek delil dışında olay eklemeyin.

[YETKİLİ] AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: [AD SOYAD, T.C. NO, ADRES]

VEKİLİ: Av. Halil BAKIRCI

DAVALI: [AD SOYAD, T.C. NO, ADRES]

KONU: TMK m.161 uyarınca zina nedeniyle boşanma ve boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin taleplerimizin hüküm altına alınmasıdır.

AÇIKLAMALAR

1. Taraflar [EVLİLİK TARİHİ] tarihinde evlenmiş; müşterek çocuklar [VARSA AD-DOĞUM TARİHİ], son ortak konut [ADRES] ve fiilî ayrılık tarihi [TARİH] şeklindedir.

2. Davalının zina fiiline ilişkin dava dayanağı olay [OLAY TARİHİ/YERİ/SOMUT OLGULAR] olup bu olay [HUKUKA UYGUN MESAJ/FOTOĞRAF/TANIK/OTEL-SEYAHAT KAYDI/İKRAR/DİĞER] delilleriyle desteklenmektedir.

3. Doğrudan ve dolaylı deliller birlikte değerlendirildiğinde evlilik devam ederken üçüncü kişiyle cinsel ilişkinin gerçekleştiğini gösteren somut vakıalar [VAKIA 1], [VAKIA 2] ve [VAKIA 3] şeklindedir. Salt şüphe veya sosyal temas zina olarak sunulmamaktadır.

4. Davacı zina sebebini [ÖĞRENME TARİHİ] tarihinde öğrenmiştir. Dava tarihi [DAVA TARİHİ] olup öğrenmeden itibaren altı aylık ve fiilden itibaren beş yıllık hak düşürücü süreler içinde başvuru yapılmaktadır.

5. Birden fazla eylem varsa her fiilin tarihi ve öğrenme tarihi [OLAY-ÖĞRENME TABLOSU] şeklinde ayrı gösterilmiştir. Süre hesabı her bağımsız olay yönünden gerçek kayda dayanmaktadır.

6. Davacı, TMK m.161 anlamında zina fiilini affetmemiştir. Olay sonrası [AYRI YAŞAMA/ZORUNLU İLETİŞİM/ÇOCUKLAR NEDENİYLE TEMAS] olguları affetme iradesi taşımayan somut nedenleriyle açıklanmaktadır.

7. Aynı vakıalar şartları varsa TMK m.166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini de desteklemektedir. Zina ve genel boşanma sebebine ilişkin hukuki dayanak ve talepler açıkça ayrıştırılmıştır.

8. Müşterek çocukların velayeti, kişisel ilişki ve iştirak nafakası [TALEP]; davacının tedbir/yoksulluk nafakası ile TMK m.174 maddi-manevi tazminat talepleri [TUTAR VE DAYANAK] şeklinde ayrıca ileri sürülmektedir.

HUKUKİ NEDENLER

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161, m.166, m.168, m.169, m.174, m.175, m.182 ve somut taleplere uygulanacak ilgili hükümler; 6100 sayılı HMK m.189 ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER

Nüfus/evlilik kayıtları; hukuka uygun mesaj, fotoğraf, video, seyahat/konaklama ve ödeme kayıtları; tanık; ikrar veya yazışmalar; varsa gerçek ceza/koruma dosyaları; sosyal-ekonomik durum araştırması; çocuklara ve mali taleplere ilişkin belgeler; UYAP ve diğer resmî kayıtlar.

SONUÇ VE İSTEM

Davanın kabulü ile tarafların TMK m.161 uyarınca zina nedeniyle boşanmalarına; şartları varsa TMK m.166/1 sebebinin de değerlendirilmesine; [VELAYET/KİŞİSEL İLİŞKİ], [NAFAKA], [MADDİ/MANEVİ TAZMİNAT] ve diğer fer’î taleplerimiz hakkında kanuni koşullarına göre hüküm kurulmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.

[TARİH]

Davacı Vekili

Av. Halil BAKIRCI

(E-İMZALIDIR)

EKLER

1. Zina vakıalarını destekleyen hukuka uygun deliller. 2. Öğrenme/fiil tarihi kronolojisi. 3. Nüfus-evlilik kayıtları. 4. Fer’î taleplere ilişkin belgeler. 5. [DİĞER BELGELER].

TMK m.161 Zina Sebebini Nasıl Düzenler?

Türk Medeni Kanunu m.161, eşlerden birinin zina etmesi hâlinde diğer eşe boşanma davası açma hakkı tanır. Bu, Kanunda ayrıca düzenlenmiş özel boşanma sebebidir. Dilekçede zina iddiası soyut “sadakatsizlik” sözcüğüyle bırakılmamalı; evlilik devam ederken gerçekleştiği ileri sürülen olaylar, öğrenme biçimi ve hukuka uygun deliller tarih sırasıyla gösterilmelidir.

Zina iddiası kişilik hakları bakımından ağır sonuç doğurabildiğinden, doğrulanmamış üçüncü kişi isimleri veya sosyal medya söylentileri kesin olgu gibi yazılmamalıdır. Mahkemeye sunulacak metin, bilinen ve ispatlanabilir vakıalarla sınırlı olmalıdır. Dava dilekçesinin amacı karşı tarafı teşhir etmek değil, TMK m.161’in koşullarını ortaya koymaktır.

Altı Aylık Süre Ne Zaman Başlar?

TMK m.161/2’ye göre dava hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay geçmekle zina sebebine dayalı dava hakkı düşer. Bu nedenle “olayın tarihi” ile “davacının öğrendiği tarih” ayrı alanlardır. Eylem daha önce gerçekleşmiş ancak daha sonra öğrenilmişse altı aylık süre öğrenme tarihinden hesaplanır.

Dilekçede öğrenme tarihi belirli bir delile bağlanmalıdır. Yazışmanın görüldüğü tarih, resmî kaydın ulaştığı tarih veya olayın doğrudan öğrenildiği gün ne ise gerçek kayıtla uyumlu biçimde yazılmalıdır. Süreyi kurtarmak için gerçeğe aykırı daha geç bir öğrenme tarihi yazılması hukuka aykırıdır ve dosyanın güvenilirliğini zedeler.

Beş Yıllık Üst Süre Nasıl Uygulanır?

Aynı fıkra, zina eyleminin üzerinden her hâlde beş yıl geçmekle dava hakkının düşeceğini düzenler. Bu beş yıllık süre, öğrenme tarihinden bağımsız üst sınırdır. Davacı olayı dört yıl sonra öğrenmiş olsa bile eylem tarihinden itibaren beş yıllık sınır ayrıca işler. Hem altı aylık hem beş yıllık süre birlikte kontrol edilmelidir.

Birden fazla zina eylemi ileri sürülüyorsa her eylemin tarihi ve öğrenme tarihi ayrı değerlendirilir. Dilekçe hazırlanırken olay listesi tarih sütunlarıyla tutulmalı; hangi vakıanın süre içinde kaldığı açıkça belirlenmelidir.

Affetme Dava Hakkını Nasıl Etkiler?

TMK m.161/3 açık hükümle affeden tarafın dava hakkı olmadığını düzenler. Bu nedenle zina vakıasının öğrenilmesinden sonra tarafların davranışları dosyada önem taşır. Affetme iddiası ileri sürüldüğünde hangi davranışın af anlamına geldiği ve bunun hangi tarihte gerçekleştiği somutlaştırılmalıdır.

Birlikte yaşamaya kısa süre devam edilmiş olması her dosyada tek başına otomatik af sonucuna bağlanmamalıdır. Buna karşılık açık yazılı beyanlar veya davranışların bütünü affetme savunmasına konu olabilir. Dilekçede af yoksa yalnız “affetmedim” demek yerine öğrenmeden sonraki olay kronolojisi açıklanabilir.

Zina İddiasında Delil Nasıl Toplanmalıdır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenler. Bu nedenle zina iddiasını ispat etmek amacıyla hesaba izinsiz giriş, casus yazılım kurma, kapalı haberleşmeyi hukuka aykırı ele geçirme veya özel yaşam alanına gizli cihaz yerleştirme gibi yöntemler kullanılmamalıdır.

Hukuka uygun yazışmalar, tarafın kendi erişiminde bulunan kayıtlar, tanıklar, resmî kurum kayıtları, seyahat veya konaklamaya ilişkin usulüne uygun elde edilen belgeler ve dosyanın özelliğine göre diğer deliller değerlendirilebilir. Delilin neyi ispatladığı dilekçede açıklanmalıdır; “tüm sosyal medya kayıtları” gibi belirsiz talepler yerine somut kayıt ve tarih belirtilmelidir.

Fotoğraf ve Mesaj Kayıtlarında Nelere Dikkat Edilir?

Bir fotoğrafın veya mesaj ekran görüntüsünün varlığı tek başına içeriğin doğruluğu, tarihi ve kime ait olduğu sorunlarını çözmez. Dosyada kaynağın, tarih bilgisinin ve bağlamın açıklanması gerekir. Dijital delilde manipülasyon iddiası varsa orijinal cihaz, dosya meta verileri veya bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.

Tarafın kendi telefonuna gönderilmiş mesaj ile başkasının hesabına şifre kırılarak ulaşılan mesaj aynı hukuki durumda değildir. Delil elde etme yöntemi önceden değerlendirilmelidir. Hukuka aykırı delil üretmek, boşanma davasının yanı sıra ayrı hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.

Tanık Delili Nasıl Kullanılır?

Tanığın doğrudan gördüğü veya işittiği somut olaylar açık biçimde belirlenmelidir. “Bence zina yaptı” şeklindeki kişisel kanaat yerine, tanığın hangi tarihte ne gördüğü önemlidir. Duyuma dayalı anlatımın ispat gücü doğrudan gözleme göre farklı değerlendirilir.

Tanık listesi HMK’daki usul kurallarına uygun sürede sunulmalı; tanıkların adresleri ve hangi vakıa için dinletileceği hazırlanmalıdır. Gereksiz sayıda tanık yerine uyuşmazlığın kritik vakıalarını doğrudan bilen kişiler belirlenmelidir.

Zina ile TMK m.166/1 Arasındaki İlişki

Zina özel boşanma sebebidir; evlilik birliğinin temelinden sarsılması ise TMK m.166/1’de düzenlenen genel boşanma sebebidir. Aynı olaylar hukuken birden fazla boşanma sebebiyle bağlantılı ise dilekçedeki hukuki dayanaklar ve talepler açık şekilde kurulmalıdır. Zina sebebine dayalı hak düşürücü sürenin kaçırılması, geçmiş olayların m.166 yönünden hangi ölçüde değerlendirileceği sorununu otomatik olarak çözmez; dosyanın bütün vakıaları ve süre etkileri ayrıca incelenir.

Dilekçede hangi sebebin asli veya terditli ileri sürüldüğü belirsiz bırakılmamalıdır. Mahkemenin önüne hangi olayların hangi hukuki sonuç için getirildiği açık olmalıdır.

Maddi ve Manevi Tazminat Talebi

Boşanmada tazminat TMK m.174’e dayanır. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu diğer taraftan uygun manevi tazminat isteyebilir.

Zina iddiası bulunması tazminat miktarını otomatik sabit rakama bağlamaz. TMK m.174’ün kendi şartları somutlaştırılmalı; maddi tazminatta zedelenen mevcut veya beklenen menfaat, manevi tazminatta kişilik hakkına saldırı açıklanmalıdır. Talep edilen miktarlar sonuç bölümünde ayrı ayrı yazılmalıdır.

Zina Mal Rejimi Tasfiyesini Etkiler mi?

TMK m.236/2, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkime kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun biçimde azaltma veya kaldırma yetkisi verir. Bu sonuç, her boşanma davasında mal paylaşımının otomatik olarak tamamen ortadan kalkması anlamına gelmez. Öncelikle boşanmanın zina sebebiyle gerçekleşmesi ve mal rejiminin niteliği değerlendirilir.

Mal rejimi tasfiyesi ayrı hesap ve delil gerektirir. Tapu, banka, araç, şirket payı ve edinim tarihleri ayrı dosya planında incelenmelidir. Boşanma dilekçesinde “bütün malların bana verilmesi” şeklindeki genel ifade TMK m.236/2’nin teknik sonucunu doğru yansıtmaz.

Velâyet ve Çocukla Kişisel İlişki

Velâyet kararı eşe ceza vermek için kullanılmaz. TMK m.182 uyarınca mahkeme boşanma veya ayrılık kararı verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkiyi düzenler; çocuğun sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararı esas alınır. Zina iddiası tek başına otomatik velâyet kaybı sonucu doğurmaz.

Çocuğun fiili bakım düzeni, güvenliği, eğitim devamlılığı, ebeveynlerin bakım kapasitesi ve çocuğun üstün yararıyla ilgili somut olgular ayrı yazılmalıdır. Çocuğu eşler arasındaki kusur tartışmasının aracı hâline getiren ifadelerden kaçınılmalıdır.

Tedbir Talepleri Nasıl Kurulur?

Boşanma davası açılınca TMK m.169 uyarınca hâkim davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Buna ek olarak somut mal kaçırma veya şiddet riski varsa ilgili özel koruma ve ihtiyati tedbir hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Tedbir talebi varsa hangi mal, hangi banka hesabı veya hangi çocuk bakım düzeni yönünden ne istendiği açıkça yazılmalıdır. Belirsiz “tüm malvarlığına tedbir” talebi yerine hukuki yarar ve somut risk açıklanmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanma davası aile mahkemesinde görülür. TMK m.168’e göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Dilekçede yetki dayanağı açıkça gösterilmelidir.

Taraflardan biri yurt dışında yaşıyorsa Türkiye’deki yerleşim yeri ve milletlerarası yetki kuralları ayrıca incelenir. Adresin yalnız nüfus kaydındaki görünümü değil gerçek yerleşim yeriyle bağlantısı önem taşır.

Dilekçenin Olay Kronolojisi

  • Evlilik tarihi ve varsa müşterek çocukların bilgisi.
  • Zina olduğu ileri sürülen olayın tarihi veya gerçek zaman aralığı.
  • Davacının olayı öğrendiği tarih ve öğrenme kaynağı.
  • Öğrenmeden sonraki davranışlar ve af iddiasına ilişkin durum.
  • Hukuka uygun delillerin listesi.
  • Altı aylık ve beş yıllık sürenin hesaplandığı tarihler.
  • Velâyet, nafaka, tazminat ve tedbir taleplerinin ayrı maddi vakıaları.

Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar

  • Öğrenme tarihi ile zina eyleminin tarihini aynı kabul etmek.
  • Altı aylık ve beş yıllık iki ayrı hak düşürücü süreyi birlikte kontrol etmemek.
  • Hukuka aykırı biçimde özel hesaba girerek delil elde etmeye çalışmak.
  • Sadakatsizliğe ilişkin her olayı kanıtlanmış zina gibi kesin yazmak.
  • Affetme iddiasını ve öğrenme sonrası davranışları hiç tartışmamak.
  • Velâyeti eşin kusuruna verilen ceza gibi talep etmek.
  • TMK m.174 tazminat şartlarını ayrıca açıklamadan toplu miktar istemek.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

TMK m.161’deki altı aylık ve beş yıllık süreler Türkiye genelinde aynıdır. Mersin’de açılan boşanma davalarında da öğrenme tarihi ve eylem tarihi somut delille ayrıştırılır. Yerel mahkeme uygulaması kanundaki hak düşürücü süreleri değiştirmez.

Eşlerden biri yurt dışındaysa yabancı ülkedeki resmî kayıtların Türkiye’de kullanılabilirliği, tercüme ve gerektiğinde apostil/tasdik koşulları ayrıca incelenir. Yurt dışındaki sosyal medya veya iletişim verilerine hukuka aykırı erişim yapılmamalıdır.

İlgili İçerikler

Boşanmada tazminat için TMK m.174 tazminat dilekçesi, zina ve mal rejimi bağlantısı için TMK m.236/2 mal paylaşımı rehberi ve nafaka talebi için yoksulluk nafakası dilekçesi incelenebilir.

Zina İddiasında Devam Eden Eylemler Süreyi Nasıl Etkiler?

Bir defalık olay ile devam eden veya farklı tarihlerde tekrarlanan zina eylemleri aynı süre hesabına tabi tutulmamalıdır. Her bağımsız eylem yönünden eylem tarihi ve öğrenme tarihi ayrı belirlenir. Önceki eylem bakımından altı aylık süre geçmiş olsa bile daha sonra gerçekleşen ve süresinde öğrenilen yeni eylem kendi TMK m.161 süresine göre değerlendirilir. Dilekçede bütün evlilik dönemi tek ve belirsiz “sürekli zina” ifadesiyle anlatılmamalıdır.

Birlikte yaşamın devam ettiği dönemde yeni olaylar ileri sürülüyorsa bunların önceki olayların affedilip affedilmediğiyle ilişkisi de açıklanmalıdır. Af yalnız bilinen geçmiş olaya ilişkindir; sonradan gerçekleşen yeni bir eylem bakımından yeni dava hakkı doğabilir. Ancak bunun için yeni olayın gerçek tarihi ve öğrenme kaynağı ispatlanmalıdır.

Üçüncü Kişinin Davada Taraf Yapılması Gerekir mi?

Zina nedeniyle boşanma davasının tarafları eşlerdir. Zina edildiği ileri sürülen üçüncü kişi boşanma davasında davalı sıfatı taşımaz. Dilekçede üçüncü kişinin kişisel bilgileri yalnız ispat için zorunlu olduğu ölçüde kullanılmalı; gereksiz isim, adres veya özel yaşam ayrıntısı açık metinde yayılmamalıdır.

Üçüncü kişiye karşı ayrıca tazminat veya başka bir talep düşünülüyorsa bunun hukuki sebebi ve güncel içtihat/kanun düzeni boşanma davasından bağımsız olarak değerlendirilmelidir. Boşanma dosyasına otomatik olarak üçüncü kişi aleyhine talep eklenmemelidir.

Ceza Soruşturması veya Özel Hayat İhlali Delil Yerine Geçmez

Delil toplarken özel hayatın gizliliğini ihlal eden eylemler, bilişim sistemine hukuka aykırı giriş veya haberleşmenin gizliliğini ihlal riski doğurabilir. Zina iddiasının ispat amacı hukuka aykırı yöntem kullanmayı meşru hâle getirmez. HMK m.189/2 nedeniyle hukuka aykırı elde edilen delil hukuk davasında da sorun yaratır.

Dilekçe hazırlanırken kaydın nasıl elde edildiği, tarafın kendi erişim alanında bulunup bulunmadığı ve mahkemeden resmî kayıt celbiyle elde edilebilecek bilgi olup olmadığı kontrol edilmelidir. Resmî kurumdan getirtilmesi mümkün kayıt için gizli veya izinsiz yöntem kullanılmamalıdır.

Boşanma Kararının TMK m.161’e Dayanması Neden Önemlidir?

Mahkemenin boşanmayı hangi sebebe dayandırdığı özellikle TMK m.236/2 bakımından önem taşır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma kararı verilirse mal rejimi tasfiyesinde kusurlu eşin artık değerdeki payının azaltılması veya kaldırılması gündeme gelebilir. Yalnız olaylar arasında sadakatsizlik bulunması fakat boşanmanın başka hukuki sebebe dayanması aynı sonucu otomatik doğurmaz.

Bu nedenle dava dilekçesinde TMK m.161 talebi ve varsa terditli TMK m.166 talebi açık kurulmalı; kararın hukuki sebebi sonuç ve sonraki mal rejimi dosyası bakımından dikkatle takip edilmelidir.

Öğrenme ve eylem tarihleri ayrı belgeyle dosyada korunmalıdır.

Süre hesabı kesinleştirilmelidir.

Kontrol tamamdır.

SSS

Zina davasında süre kaç aydır?

Öğrenmeden itibaren altı ay; her hâlde eylemden itibaren beş yıldır.

Affeden eş dava açabilir mi?

TMK m.161’e göre affeden tarafın bu sebebe dayalı dava hakkı yoktur.

Öğrenme tarihi neden önemlidir?

Altı aylık hak düşürücü sürenin başlangıcını belirler.

Hukuka aykırı delil kullanılabilir mi?

Delilin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilir; şablon hukuka aykırı delil elde etmeyi önermez.

Tazminat da istenebilir mi?

TMK m.174 koşulları varsa boşanmanın fer’i sonucu olarak talep kurulabilir.

Velayet talebi yazılır mı?

Müşterek çocuk varsa velayet ve kişisel ilişki talepleri somutlaştırılmalıdır.

Olay tarihi bilinmiyorsa ne yapılır?

Bilinen gerçek zaman aralığı ve öğrenme kaynağı yazılır; uydurma kesin tarih kullanılmaz.

Word’de hangi alanlar var?

Evlilik, olay, öğrenme, delil, çocuk, nafaka, tazminat ve sonuç-talep alanları bulunur.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bu dilekçe örneği adına yayımlanan bilgilendirme içeriğidir. Örnek metin gerçek dosyanın olayları, delilleri ve güncel mevzuatı değerlendirilerek uyarlanmalıdır.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

Büro avukatı: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp