B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Alacaklının Temerrüdü Nedir? TBK 106-110’a Göre İfayı Kabul Etmeme, Tevdi ve Satış 2026

Kısa ve net cevap: Alacaklının temerrüdü, borçlunun yapma veya verme edimini gereği gibi ifa etmeyi önermesine rağmen alacaklının haklı bir sebep olmaksızın edimi kabul etmemesi veya borçlunun ifa edebilmesi için yapması gereken hazırlık fiillerini yapmamasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.106 bu koşulları düzenler. Alacaklı temerrüde düştüğünde teslim edilecek şey TBK m.107 uyarınca tevdi edilebilir; m.108 şartlarında hâkim izniyle sattırılıp bedeli tevdi edilebilir; teslim dışındaki edimlerde ise m.110 uyarınca borçlu, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlere göre sözleşmeden dönebilir.

“Alacaklı parayı almıyor ne yapmalıyım?”, “teslim edeceğim malı alıcı teslim almıyor”, “kiraya veren ödemeyi kabul etmiyor” ve “borçlu ödemek istediği hâlde alacaklı ödeme almıyorsa temerrüt olur mu?” soruları aynı hukuki çekirdeğe dayanır: alacaklının temerrüdü. Borç ilişkilerinde temerrüt yalnız borçlu bakımından ortaya çıkmaz. Alacaklı da kanunun aradığı koşullarda kabul veya hazırlık yükümlülüğünü yerine getirmeyerek temerrüde düşebilir.

Alacaklı temerrüdünün amacı, borcunu gereği gibi yerine getirmeye hazır olan borçluyu alacaklının haksız kabul etmeme davranışının sonuçlarından korumaktır. Borçlu borcunu sona erdirmek isterken alacaklı kabul etmezse, borçlunun belirsiz süre boyunca malı muhafaza etmek, masraf yapmak veya borçlu sıfatını taşımaya devam etmek zorunda kalması hakkaniyete aykırı olur. TBK m.106-110 bu nedenle tevdi, satış ve sözleşmeden dönme yollarını düzenler.

Alacaklının temerrüdü nedir?

Alacaklının temerrüdü, alacaklının borcun ifasına katılması gerektiği hâlde bu katılımı haklı sebep olmadan reddetmesidir. TBK m.106 iki temel davranışı kapsar: gereği gibi önerilen yapma veya verme edimini kabulden kaçınma ve borçlunun ifa edebilmesi için alacaklının yapması gereken hazırlık fiillerini yapmama.

Burada alacaklı, borcun sahibi olmasına rağmen borç ilişkisinin sona ermesine engel olan taraftır. Örneğin satıcı sözleşmeye uygun malı kararlaştırılan yerde ve zamanda teslim etmeye hazırdır; alıcı haklı bir sebep olmaksızın teslim almıyorsa alacaklı temerrüdü gündeme gelir. Aynı şekilde borçlu ödeme yapmak isterken alacaklının ödeme için gerekli hesap veya kabul işlemini haksız biçimde engellemesi de somut koşullara göre bu kapsamda değerlendirilir.

Alacaklı temerrüdü borcu kendiliğinden sona erdirmez. Borçlu, TBK m.107 ve devamındaki yolları kullanarak borçtan kurtulabilir. Bu nedenle “alacaklı kabul etmedi, borcum otomatik bitti” sonucu doğru değildir.

TBK 106’ya göre alacaklı temerrüdünün koşulları nelerdir?

TBK m.106’nın birinci fıkrasına göre yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisinin yapması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa temerrüde düşer. Bu hükümden dört temel unsur çıkar: ifa edilebilir bir borç bulunması, borçlunun gereği gibi ifa önerisinde bulunması, alacaklının kabul veya gerekli hazırlık davranışından kaçınması ve bu kaçınmanın haklı sebebe dayanmaması.

İfa önerisinin “gereği gibi” olması önemlidir. Borçlu sözleşmeye aykırı, eksik, yanlış yerde veya yanlış zamanda bir edimi sunuyor ve alacaklı bu nedenle reddediyorsa sırf ret gerçekleşti diye alacaklı temerrüdü oluşmaz. Önce borçlunun sunumunun sözleşme ve kanuna uygun olup olmadığı incelenir.

TBK m.106’nın ikinci fıkrası müteselsil borçluluk bakımından özel sonuç getirir. Alacaklı müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur. Bu sonuç, aynı borcun birden fazla borçlusu bulunduğu dosyalarda önemlidir.

İfanın gereği gibi önerilmesi ne demektir?

Borçlu edimi sözleşmede kararlaştırılan nitelik, miktar, yer ve zamanda sunmalıdır. Para borcunda ödeme tutarı, para birimi ve ödeme yeri; mal tesliminde malın sözleşmeye uygunluğu, teslim yeri ve zamanı; hizmette ise edimin niteliği ayrı ayrı kontrol edilir. Borçlu kendi edimini sözleşmeye aykırı biçimde değiştirerek alacaklıyı kabule zorlayamaz.

İfa yeri taraflarca kararlaştırılmamışsa TBK m.89 uygulanır. Para borçları aksine anlaşma yoksa alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; diğer borçlar doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Dolayısıyla yanlış yerde yapılan teklif alacaklı temerrüdünü doğurmayabilir.

İfa zamanı da aynı derecede önemlidir. Alacaklı temerrüdünde borcun ifa edilebilir olması gerekir; muacceliyet her durumda zorunlu değildir. TBK m.96 uyarınca sözleşmeden veya durumun gereğinden aksi anlaşılmıyorsa erken ifa mümkündür. Bu nedenle vade gelmeden yapılan usulüne uygun ifa önerisinin reddi de TBK m.106 koşullarıyla değerlendirilir. Muacceliyetin genel sistemi sitedeki muaccel ne demek rehberinde ayrıntılı açıklanmıştır.

Alacaklının kabul etmeme sebebi haklıysa ne olur?

TBK m.106 açıkça “haklı bir sebep olmaksızın” kabulden kaçınmayı şart koşar. Borçlu ayıplı mal teslim ediyor, sözleşmede kararlaştırılandan eksik miktar getiriyor veya edimi yanlış yerde sunuyorsa alacaklının reddi haklı olabilir. Haklı ret hâlinde alacaklı temerrüdü oluşmaz.

Haklı sebebin varlığı somut borç ilişkisinin hükümlerine göre belirlenir. Satışta malın sözleşmeye uygunluğu, eser sözleşmesinde teslim koşulları, kirada ödeme yöntemi veya ticari sözleşmede kabul prosedürü farklı olabilir. Bu nedenle kabul etmeme davranışı tek başına değerlendirilmez; borçlunun önerdiği edimin sözleşmeye uygun olup olmadığıyla birlikte ele alınır.

Hazırlık fiilini yapmamak alacaklı temerrüdü yaratır mı?

Evet. TBK m.106 yalnız doğrudan “kabul etmiyorum” demeyi düzenlemez. Borçlunun ifa edebilmesi için alacaklının yapması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınması da temerrüt sebebidir. Örneğin teslim için gerekli yeri göstermemek, kabul için zorunlu teknik hazırlığı yapmamak veya borçlunun teslimi gerçekleştirebilmesi için alacaklı tarafça sağlanması gereken imkânı haksız biçimde sağlamamak bu kapsamda olabilir.

Hazırlık fiilinin gerçekten alacaklıya ait olması gerekir. Borçlunun kendi sorumluluğundaki hazırlığı yapmaması ve sonra alacaklıyı temerrütle suçlaması mümkün değildir. Sözleşme, teknik şartname, sipariş ve teslim hükümleri bu ayrımın temel belgeleridir.

Alacaklının temerrüdü ile borçlunun temerrüdü arasındaki fark nedir?

Borçlunun temerrüdünde muaccel borcun borçlu tarafından zamanında ifa edilmemesi söz konusudur. TBK m.117 borçlunun temerrüdünün temel şartını düzenler. Alacaklının temerrüdünde ise borçlu ifa etmeye hazırdır; ifanın gerçekleşmemesi alacaklının haklı sebep olmaksızın kabul etmemesi veya gerekli hazırlığı yapmamasından kaynaklanır.

Borçlu temerrüdünün sonuçları faiz, gecikme zararı ve karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde TBK m.123-125’teki seçimlik haklar gibi sonuçlar doğurabilir. Alacaklı temerrüdünde ise temel koruma, borçlunun tevdi veya satış yoluyla borçtan kurtulabilmesi ve teslim dışı edimlerde sözleşmeden dönme imkânıdır.

İki temerrüt türünün adı benzer olsa da taraf, şart ve sonuçları farklıdır. Dilekçede veya ihtarnamede “temerrüt” kelimesi kullanılırken kimin temerrüdünden söz edildiği açık yazılmalıdır.

TBK 107’ye göre tevdi hakkı nedir?

Alacaklı temerrüde düştüğünde borçlu, teslim edeceği şeyi hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere tevdi ederek borcundan kurtulabilir. TBK m.107 bu hakkı açıkça düzenler. Tevdi, borç konusu şeyin kanunun öngördüğü yere bırakılması ve böylece borçlunun teslim yükümlülüğünden kurtulmasıdır.

Tevdi özellikle alacaklının teslim almaktan kaçındığı taşınır mallarda önemlidir. Borçlu malı süresiz olarak kendi deposunda tutmak zorunda bırakılmaz. Kanuni usulle tevdi yapıldığında muhafaza giderleri ve hasar bakımından maddenin sonuçları uygulanır.

Tevdi işlemi sıradan bir depoya bırakma ile aynı değildir. TBK m.107’ye göre tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler. Ticari mallar bakımından ise hâkim kararı olmadan bir ardiyeye tevdi mümkündür. Bu özel ayrım işlem yapılmadan önce kontrol edilmelidir.

Tevdi yeri hangi mahkeme tarafından belirlenir?

TBK m.107 açıkça “ifa yerindeki hâkim” ifadesini kullanır. Bu nedenle önce borcun ifa yeri TBK m.89, sözleşme ve özel hükümlere göre tespit edilir. Ardından tevdi yeri belirlenmesi talebi görev ve usul hükümlerine göre ilgili mahkemeye yöneltilir.

Ticari mallarda kanun ayrıca kolaylık getirir: hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir. Ancak malın ticari mal niteliği, seçilen ardiye ve teslim belgeleri daha sonra uyuşmazlık çıktığında ispat açısından önem taşır.

TBK 108’e göre borçlu malı sattırabilir mi?

Evet, fakat kanunun şartları vardır. Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdiye uygun değilse, teslim edilecek şey bozulabilir nitelikteyse ya da bakımı, korunması veya tevdi edilmesi önemli gider gerektiriyorsa borçlu, alacaklıya önceden ihtarda bulunmak koşuluyla hâkimin izniyle şeyi açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi edebilir.

Bu düzenleme özellikle çabuk bozulan gıda, muhafazası yüksek maliyetli mal veya olağan depolamaya elverişli olmayan eşya bakımından işlevseldir. Borçlu kendi kararıyla malı keyfî biçimde satıp bedeli kendisinde tutamaz. Kanun satış izni ve bedelin tevdiini birlikte düzenler.

Sitedeki alıcı malı teslim almazsa tevdi ve satış içeriği, bu mekanizmanın ticari satıştaki özel uygulamasını ayrıca ele alır.

Her satış açık artırmayla mı yapılmalıdır?

TBK m.108’in ikinci fıkrası istisna getirir. Teslim edilecek şey borsada kayıtlıysa, piyasa fiyatı varsa veya yapılacak gidere oranla değeri azsa satışın açık artırma yoluyla yapılması zorunlu değildir. Hâkim ayrıca bu durumlarda önceden ihtarda bulunma koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir.

Bu istisna borçluya tamamen serbest satış yetkisi vermez. Hâkim izni kuralı korunur; yalnız açık artırma ve ön ihtar bakımından maddenin özel esnekliği uygulanır. Satış bedelinin tevdi edilmesiyle borçlunun borçtan kurtulması sağlanır.

Tevdi edilen şey geri alınabilir mi?

TBK m.109’a göre alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamamış ve tevdi bir rehnin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmamışsa borçlu tevdi edilen şeyi geri alabilir. Ancak geri alma önemli sonuç doğurur: tevdi edilen şey geri alındığı anda alacak bütün yan haklarıyla birlikte varlığını sürdürür.

Bu nedenle tevdi sonrası geri alma basit bir depo işlemi değildir. Borcun sona ermesi amacıyla yapılan tevdi geri alındığında borç yeniden bütün yan haklarıyla devam eder. Karar verilmeden önce alacağın durumu, teminatlar ve olası takip riski birlikte değerlendirilmelidir.

Teslim dışındaki edimlerde alacaklı temerrüdünün sonucu nedir?

TBK m.110, borcun konusu bir şeyin teslimini gerektirmiyorsa alacaklı temerrüdü hâlinde borçlunun, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlere göre sözleşmeden dönebileceğini düzenler. Böylece yapma edimleri gibi fizikî tevdiye elverişli olmayan borçlar için ayrı çözüm getirilmiştir.

Sözleşmeden dönme bakımından borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümler kıyasen uygulanır. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde süre verme ve derhâl seçimlik hak kullanımına ilişkin TBK m.123-125 sistemi bu nedenle önem taşır. Somut sözleşmede süre verilmesini gereksiz kılan bir hâl bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Alacaklı para borcunu kabul etmiyorsa borçlu ne yapmalıdır?

Para borcunda alacaklının ödeme kabul etmemesi hâlinde borçlu, ödeme teklifini ve reddi ispatlayacak belge oluşturmalıdır. Ödeme kanalı sözleşmede belirlenmişse öncelikle o kanal kullanılmalıdır. IBAN kapatma, banka transferini iade etme veya nakit kabul etmeme gibi durumlarda borçlu kanuni tevdi yolunu değerlendirebilir.

Özellikle kira ilişkilerinde ödeme kabul edilmediğinde “ödemedim çünkü IBAN vermedi” savunmasına güvenmek risklidir. Borçlu, alacaklı temerrüdü ve tevdi hükümlerini kullanarak ödeme iradesini hukuken sonuç doğuracak biçimde sürdürmelidir. Kira borcunda ayrıca TBK m.315 temerrüt ve tahliye sonuçları nedeniyle süre kaybı ciddi sonuç doğurabilir.

Kiraya veren IBAN değiştirirse veya parayı iade ederse ne olur?

Kiraya verenin yeni ödeme bilgisi vermesi tek başına alacaklı temerrüdü değildir. Ancak kiracı sözleşmeye uygun ödeme yapmak isterken kiraya veren hiçbir haklı sebep olmadan ödemeyi engelliyor veya iadeyle kabul etmiyorsa TBK m.106 ve devamı gündeme gelir. Kiracı ödeme teklifini, banka iade kaydını ve iletişimi saklamalıdır.

Sitedeki kiraya veren IBAN değiştirirse kiracı ne yapmalı rehberi bu özel kira senaryosunu ayrıntılı açıklar. Genel alacaklı temerrüdü rehberi ise bütün borç türlerine uygulanan TBK sistemini kapsar.

Ticari malı alıcı teslim almıyorsa satıcı ne yapabilir?

Satıcı sözleşmeye uygun malı doğru zamanda ve yerde teslime hazır ettiği hâlde alıcı haklı sebep olmaksızın teslim almıyorsa alacaklı temerrüdü oluşabilir. Mal depolanabilir nitelikteyse TBK m.107 tevdi; bozulabilir veya muhafazası önemli gider gerektiriyorsa m.108 satış ve bedelin tevdi yolu uygulanabilir.

Ticari sözleşmede teslim şekli, Incoterms kaydı, kabul prosedürü ve taşıma sözleşmesi varsa bunların etkisi ayrıca değerlendirilir. TBK genel hükümleri, Türk Ticaret Kanunu ve varsa uluslararası satış düzenlemeleriyle birlikte uygulanır.

Alacaklı temerrüdünde ihtar zorunlu mudur?

TBK m.106 alacaklının haklı sebep olmaksızın kabulden veya hazırlık fiilinden kaçınmasını esas alır. Her alacaklı temerrüdü için ayrı ve genel bir “noter ihtarı şartı” düzenlenmemiştir. Ancak ifanın gereği gibi teklif edildiğini ve alacaklının kabul etmediğini ispat bakımından yazılı bildirim güçlü önem taşır.

TBK m.108’de satış hakkı bakımından ise kanun açıkça alacaklıya önceden ihtarda bulunulmasını kural olarak şart koşar. Maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerde hâkim önceden ihtar koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir. Bu nedenle m.106’daki temerrüt koşulu ile m.108’deki satış öncesi ihtar şartı birbirine karıştırılmamalıdır.

Alacaklı temerrüdü nasıl ispatlanır?

Sözleşme, teslim programı, noter ihtarı, KEP yazışması, e-posta, banka transferi ve iade kaydı, sevk irsaliyesi, depo giriş-çıkış kaydı, kargo teslim girişimi ve teslim tutanağı somut olayın niteliğine göre kullanılabilir. İspatın amacı üç noktayı göstermek olmalıdır: borçlunun edimi gereği gibi sunmaya hazır olduğu, sunumun doğru yer ve zamanda yapıldığı ve alacaklının haklı sebep olmaksızın kabul etmediği.

Mal tesliminde malın sözleşmeye uygun olduğunu gösteren kalite, adet ve teknik belgeler de önemlidir. Alacaklı “mal ayıplıydı, bu nedenle kabul etmedim” savunması yaparsa uyuşmazlık artık yalnız teslim reddi değil, edimin gereği gibi olup olmadığı üzerinde yoğunlaşır.

Alacaklı temerrüdünde pratik kontrol listesi

  • Borcun ifa edilebilir olup olmadığını; vadesini ve TBK m.96’daki erken ifa imkânını kontrol edin.
  • İfa yerini sözleşme ve TBK m.89’a göre belirleyin.
  • Edimin miktar, nitelik ve zaman bakımından sözleşmeye uygun olduğundan emin olun.
  • İfayı yazılı ve ispatlanabilir biçimde önerin.
  • Alacaklının ret veya hazırlık yapmama davranışını belgeleyin.
  • Ret için haklı bir sebep bulunup bulunmadığını inceleyin.
  • Teslim edilecek şey varsa TBK m.107 tevdi yolunu değerlendirin.
  • Şey bozulabilir veya muhafazası masraflıysa TBK m.108 satış şartlarını kontrol edin.
  • Teslim dışı edimde TBK m.110 ve borçlu temerrüdüne ilişkin dönme hükümlerini uygulayın.
  • Tevdi edilen şeyi geri almanın TBK m.109 sonucunu hesaba katın.

Sık Sorulan Sorular

Alacaklının temerrüdü ne demek?

Alacaklının, gereği gibi önerilen edimi haklı sebep olmaksızın kabul etmemesi veya ifa için yapması gereken hazırlığı yapmamasıdır.

Alacaklı ödeme almıyorsa borç biter mi?

Hayır. Alacaklı temerrüdü borcu kendiliğinden sona erdirmez; TBK 107 ve devamındaki tevdi, satış veya dönme yolları uygulanır.

Tevdi yeri kim tarafından belirlenir?

TBK 107 uyarınca tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler; ticari mallar hâkim kararı olmadan ardiyeye tevdi edilebilir.

Alıcı malı teslim almıyorsa satıcı satabilir mi?

TBK 108’deki şartlarda, kural olarak alacaklıya önceden ihtar ve hâkim izniyle mal sattırılıp bedeli tevdi edilebilir.

Her satış açık artırmayla mı yapılır?

Hayır. Borsada kayıtlı, piyasa fiyatı bulunan veya giderine oranla değeri az şeylerde TBK 108/2 açık artırma zorunluluğuna istisna getirir.

Tevdi edilen mal geri alınabilir mi?

TBK 109’daki şartlarda geri alınabilir; geri alındığında alacak bütün yan haklarıyla varlığını sürdürür.

Alacaklının haklı ret sebebi varsa temerrüt olur mu?

Hayır. TBK 106 haklı sebep olmaksızın kabulden kaçınmayı şart koşar.

Alacaklı temerrüdünde noter ihtarı zorunlu mu?

TBK 106 genel koşul olarak noter ihtarını şart kılmaz; ancak TBK 108 satış hakkı için kural olarak önceden ihtar aranır ve yazılı bildirim ispat açısından önemlidir.

Alacaklı temerrüdü ile borçlu temerrüdü aynı mı?

Hayır. Borçlu temerrüdünde borçlu ifa etmez; alacaklı temerrüdünde borçlu gereği gibi ifa etmeye hazırken alacaklı kabul veya gerekli hazırlıktan kaçınır.

Müteselsil borçlunun birinde alacaklı temerrüdü diğerlerini etkiler mi?

Evet. TBK 106/2’ye göre alacaklı müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur.

Türkiye geneli ve Mersin uygulaması

TBK m.106-110 Türkiye genelindeki borç ilişkilerinde uygulanır. Mersin’de satış, kira, eser, ticari teslim ve para borcu uyuşmazlıklarında da alacaklı temerrüdü aynı kanuni sisteme tabidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu borç ve sözleşme uyuşmazlıklarını Türkiye genelinde İstanbul ve Mersin ofislerinden takip eder.

Mevzuat Kontrolü ve E-E-A-T: İçerik 11 Eylül 2026 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.89, m.90, m.106, m.107, m.108, m.109, m.110 ve ilgili temerrüt hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Doğrulanmamış Yargıtay karar numarası veya varsayımsal içtihat kullanılmamıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp