B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sözleşmenin Devri Nedir? TBK 205’e Göre Taraf Değişikliği, Onay ve Şekil Şartı 2026

Kısa ve net cevap: Sözleşmenin devri, bir sözleşmenin taraflarından birinin taraf olma sıfatıyla birlikte o sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlarını başka bir kişiye geçirmesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.205’e göre devir kural olarak devreden, devralan ve sözleşmede kalan tarafın anlaşmasıyla yapılır. Devreden ile devralanın yaptığı devir sözleşmesi, sözleşmede kalan tarafın önceden verdiği izne dayanıyorsa veya sonradan onaylanıyorsa da geçerlidir. Devrin şekli, devredilen asıl sözleşmenin şekline bağlıdır.

“Sözleşme başkasına devredilebilir mi?”, “kiracı veya yüklenici sözleşmesini üçüncü kişiye aktarabilir mi?”, “sözleşmede kalan tarafın onayı şart mı?” ve “sözleşme devri ile alacağın devri aynı mı?” soruları TBK m.205’in doğrudan uygulama alanındadır. Sözleşmenin devri yalnız bir alacağı veya yalnız bir borcu aktarmaktan daha geniştir; taraf olma sıfatının bütünüyle devralana geçmesini sağlar.

Bu nedenle sözleşme devrinde eski taraf, geçerli devir tamamlandığında sözleşmeden çıkar ve devralan onun yerine geçer. Alacaklar, borçlar, yenilik doğuran haklar ve sözleşmeye bağlı diğer hukuki konumlar kural olarak taraf sıfatıyla birlikte devralana geçer. Kanundan doğan halefiyet hâlleri ve özel kanun hükümleri saklıdır.

Sözleşmenin devri nedir?

TBK m.205 sözleşmenin devrini, devredenin taraf olma sıfatı ile birlikte sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlarını devralana geçiren anlaşma olarak tanımlar. Bu tanım sözleşmenin devrini “hakların ve borçların tek tek devri” olmaktan çıkarır; bütün sözleşmesel konum değişir.

Örneğin A ile B arasında uzun süreli tedarik sözleşmesi vardır ve A, sözleşmedeki taraf konumunu C’ye devretmek istemektedir. Geçerli sözleşme devri gerçekleşirse C, A’nın yerine geçerek tedarik sözleşmesinin yeni tarafı olur. A’nın yalnız B’den olan alacağını C’ye devretmesi ise sözleşme devri değil, alacağın devridir.

Sözleşmenin devri özellikle uzun süreli kira dışı ticari ilişkiler, proje sözleşmeleri, distribütörlük, bakım, lisans ve hizmet ilişkilerinde görülür. Her sözleşme tipinde özel devir yasağı veya kişisel edim özelliği bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

TBK 205’e göre sözleşme devrinin temel şartları nelerdir?

İlk olarak devredilebilir mevcut bir sözleşme bulunmalıdır. İkinci olarak devredenin taraf olma sıfatını devralana geçirme iradesi bulunmalıdır. Üçüncü olarak sözleşmede kalan taraf devir anlaşmasına katılmalı, önceden izin vermiş olmalı veya sonradan onaylamalıdır. Dördüncü olarak devir, devredilen sözleşmenin tabi olduğu şekle uygun yapılmalıdır.

Devredilen sözleşmenin kendisi geçersizse devir yoluyla geçerli bir sözleşme yaratılmaz. Ayrıca sözleşmenin niteliği tarafın şahsını vazgeçilmez kılıyorsa devir sınırlanabilir. Özellikle kişisel güven ve uzmanlığa dayanan edimler bakımından özel hükümler incelenmelidir.

Sözleşme devrinin tarafları kimlerdir?

Klasik üçlü yapıda devreden, devralan ve sözleşmede kalan taraf devir anlaşmasının tarafıdır. Devreden sözleşmeden çıkan kişidir; devralan onun yerine geçen yeni taraftır; kalan taraf ise sözleşmenin diğer tarafı olarak ilişkide kalmaya devam eder.

TBK m.205/2 alternatif bir kuruluş biçimine de izin verir. Devreden ile devralan kendi aralarında anlaşabilir; eğer sözleşmede kalan taraf daha önce devir için izin vermişse veya bu anlaşmayı sonradan onaylarsa devir hükümleri uygulanır. Böylece mutlaka aynı anda üç imza şartı yoktur.

Sözleşmede kalan tarafın onayı neden gerekir?

Sözleşmenin devri yalnız karşı tarafın alacaklısını değil, borçlusunu da değiştirebilir. Kalan tarafın sözleşmeden beklediği edimi artık başka kişi yerine getirecek, karşı tarafın ödeme gücü ve uzmanlığı değişebilecektir. Bu nedenle TBK m.205 kalan tarafın iradesini sistemin merkezine koyar.

Devreden ile devralanın kendi aralarında “sözleşmeyi devrettik” demesi, kalan tarafın önceden izni veya sonradan onayı yoksa ona karşı tamamlanmış sözleşme devri sonucu doğurmaz. İç ilişkide farklı yükümlülükler doğabilir; ancak taraf sıfatının geçişi TBK m.205 koşullarına bağlıdır.

Kalan taraf önceden devir izni verebilir mi?

Evet. TBK m.205/2 açıkça sözleşmede kalan tarafın önceden verdiği izne dayanan devri kabul eder. Ana sözleşmede “A, sözleşmeyi grup şirketlerinden birine B’nin önceden verdiği izinle devredebilir” şeklinde hüküm kurulabilir.

Önceden iznin kapsamı önemlidir. İzin yalnız belirli kişiye, belirli koşula veya belirli tarihe bağlı olabilir. Devreden, izin kapsamını aşarak başka bir kişiye devir yaparsa TBK m.205’te aranan onay oluşmayabilir.

Sonradan onay verilirse devir geçerli olur mu?

Evet. Devreden ile devralan arasında yapılan anlaşma sözleşmede kalan tarafça sonradan onaylandığında sözleşmenin devri hükümlerine tabi olur. Onayın şekli ve zamanı, devredilen sözleşmenin şekli ve tarafların ana sözleşmedeki bildirim hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

Sonradan onayın açık yapılması ispat bakımından en güvenli yöntemdir. Kalan tarafın devralanla sözleşmeyi sürdürmesi bazı durumlarda örtülü irade tartışması doğurabilir; ancak şekle bağlı sözleşmelerde şekil kuralları ayrıca uygulanır.

Sözleşmenin devrinde şekil şartı nedir?

TBK m.205/3 son derece açık bir kural getirir: sözleşmenin devrinin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır. Asıl sözleşme kanunen yazılı veya resmî şekle tabi ise devir de aynı şekil sistemine uymalıdır.

Şekle tabi olmayan sıradan bir sözleşmenin devri için m.205 ayrıca özel yazılı şekil şartı koymaz. Bununla birlikte taraf sıfatının bütünüyle değiştiği önemli işlemlerde yazılı devir protokolü düzenlenmesi ispat bakımından gereklidir.

Sözleşme taraflarca iradi olarak belirli şekle bağlanmışsa TBK m.17 ve sözleşme hükmünün etkisi ayrıca incelenir. “Değişiklikler yalnız tarafların imzaladığı yazılı protokolle geçerlidir” kaydı bulunan sözleşmede devir şekli bu hükümle birlikte değerlendirilmelidir.

Hangi hak ve borçlar devralana geçer?

TBK m.205 devredenin “taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarının” devralana geçmesini öngörür. Bu nedenle sözleşmenin geleceğe dönük asli alacak ve borçları, seçimlik haklar, yenilik doğuran haklar ve sözleşmesel yan yükümlülükler kural olarak taraf konumuyla birlikte aktarılır.

Sözleşmenin devri kural olarak ileriye etkili sonuç doğurur. Bu nedenle devirden önce doğmuş ve bağımsızlaşmış alacak ve borçlar devredende kalır; devralan, devir tarihinden sonraki sözleşmesel konuma girer. Taraflar geçmiş dönem alacak ve borçlarını da devrin kapsamına almak istiyorsa bunu devir protokolünde açıkça düzenlemeli ve ilgili alacağın devri, borcun üstlenilmesi ve şekil kurallarını gözetmelidir.

Devirden önce gerçekleşmiş sözleşme ihlallerinden doğan tazminat ve diğer hesaplaşma kalemleri de aynı nedenle ayrıca belirlenmelidir. Böylece devir kesim tarihinden önceki dönem ile devralanın taraf olduğu sonraki dönem birbirinden açık biçimde ayrılır.

Sözleşmenin devri ile alacağın devri arasındaki fark nedir?

Alacağın devri TBK m.183 ve devamında düzenlenir. Alacaklı, kural olarak borçlunun rızası olmadan alacağını üçüncü kişiye devredebilir; ancak kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olabilir. Devredilebilirlik sınırları için TBK m.183 devir yasağı rehberi ayrıca incelenebilir. Burada yalnız alacaklı hakkı değişir.

Sözleşmenin devrinde ise taraf sıfatının bütünü geçer; hem haklar hem borçlar yeni tarafa aktarılır ve kalan tarafın onayı sistemi vardır. Bu nedenle bir tedarikçinin yalnız geçmiş fatura alacağını faktoring şirketine devretmesi, tedarik sözleşmesini faktoring şirketine devrettiği anlamına gelmez.

Sözleşmenin devri ile borcun üstlenilmesi arasındaki fark nedir?

Borcun dış üstlenilmesinde TBK m.196 uyarınca belirli bir borcun borçlusu değişir. Eski borçlu borçtan kurtulur, üstlenen yeni borçlu olur. Sözleşmenin devrinde ise tek bir borç değil, sözleşmedeki taraf konumunun tamamı değişir.

Bir projede yalnız ödeme borcunu başka şirketin üstlenmesi borcun üstlenilmesi olabilir. Proje sözleşmesindeki tüm hak, teslim, garanti, bilgi verme ve ödeme yükümlülükleriyle taraf konumunun başka şirkete geçmesi ise sözleşmenin devridir.

Sözleşmenin devri ile sözleşmeye katılma arasındaki fark nedir?

Sözleşmeye katılma TBK m.206’da düzenlenir. Katılan kişi mevcut taraflardan birinin yanında sözleşmeye dahil olur; eski taraf sözleşmeden çıkmaz. Sözleşmenin devrinde ise devreden çıkar ve devralan onun yerine geçer.

Bu ayrım müteselsil sorumluluk bakımından da önemlidir. TBK m.206’ya göre aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeye katılan ile yanında yer aldığı taraf diğer tarafa karşı müteselsilen alacaklı ve borçlu olurlar. Devirde ise amaç iki kişi yan yana yaratmak değil, tarafı değiştirmektir.

Kira sözleşmesi serbestçe devredilebilir mi?

Kira ilişkisinde özel hüküm vardır. TBK m.323 kiracının kira ilişkisini devretmesini kiraya verenin yazılı rızasına bağlar. İş yeri kiralarında kiraya veren haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz; devreden kiracının sorumluluğu bakımından maddede ayrıca iki yıllık azami süreli özel düzenleme bulunur.

Bu nedenle kira sözleşmesi devrinde yalnız genel TBK m.205 kullanılmaz; m.323 özel hükmü uygulanır. Konut ve işyeri ayrımı, yazılı rıza ve devredenin devam eden sorumluluğu ayrı ayrı incelenmelidir.

Hizmet ve iş sözleşmeleri devredilebilir mi?

İşçinin iş görme borcu kişisel niteliktedir ve iş hukukunda işyeri devri, iş sözleşmesinin devri ve işveren değişikliği özel hükümlere tabidir. 4857 sayılı İş Kanunu m.6 işyerinin veya bölümünün devrinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçmesini özel olarak düzenler. Bu kanuni geçiş, TBK m.205’teki iradi sözleşme devriyle aynı değildir.

TBK m.429 uyarınca hizmet sözleşmesi, işçinin yazılı rızası alınmadan sürekli olarak başka bir işverene devredilemez. Geçerli devirde devralan, hizmet sözleşmesinin bütün hak ve borçlarıyla işveren tarafı olur; işçinin hizmet süresine bağlı haklarında devreden işveren yanında işe başladığı tarih esas alınır. Bu iradi devir, 4857 sayılı İş Kanunu m.6’daki işyeri veya işyerinin bir bölümünün devrinden kaynaklanan kanuni geçişten ayrılmalıdır.

Ticari sözleşmelerde devir yasağı geçerli midir?

Taraflar ana sözleşmede devri yasaklayabilir veya karşı tarafın yazılı onayına bağlayabilir. Zaten TBK m.205 sözleşmede kalan tarafın katılımını esas aldığı için bu tür kayıtlar uygulamada devrin prosedürünü daha ayrıntılı belirler.

Distribütörlük, franchise, lisans, bakım ve tedarik sözleşmelerinde karşı tarafın kimliği ticari açıdan önemli olabilir. Devir onayında devralanın finansal yeterliliği, ruhsatları, teknik kapasitesi ve yaptırım listeleri gibi koşullar aranabilir.

Teminatlar sözleşme devrinde otomatik geçer mi?

Sözleşmeye bağlı rehin, kefalet, garanti ve diğer teminatların devir sonrası durumu her teminatın hukuki niteliğine göre ayrı incelenmelidir. Özellikle üçüncü kişi kefilin sorumluluğunun yeni taraf değişikliğinden etkilenip etkilenmediği TBK’nın kefalet hükümleri ve kefilin iradesi çerçevesinde değerlendirilir.

Devir protokolünde “teminatlar aynen devam eder” yazılması her üçüncü kişi teminatını tek başına bağlamayabilir. Teminat veren kişinin onayı ve ilgili şekil şartları gerekiyorsa ayrıca yerine getirilmelidir.

Sözleşmenin devri devam eden davayı etkiler mi?

Dava devam ederken maddi hukuk ilişkisinin devri, HMK m.125’teki dava konusunun devri hükümlerini gündeme getirebilir. Sözleşmenin taraf sıfatının devri ile yargılamadaki taraf sıfatının otomatik değiştiği varsayılmamalıdır. Usul hukuku kendi mekanizmasını uygular.

Devir protokolü yapılmadan önce devam eden dava ve icra dosyaları listelenmeli; geçmiş alacakların, yargılama giderlerinin ve karar sonuçlarının kime ait olacağı ayrıca düzenlenmelidir.

İcra takibindeki alacak sözleşme devriyle geçer mi?

Takip konusu bağımsız alacağın devri ile devam eden sözleşmenin devri birbirinden ayrılır. Devir tarihinden önce doğmuş ve bağımsızlaşmış bir icra alacağı kural olarak devredende kalır. Bu alacağın devralana geçmesi isteniyorsa alacağın devrine ilişkin şartlar ayrıca yerine getirilmeli ve takip dosyasında alacaklı değişikliğini gösteren belge sunulmalıdır.

Bu nedenle devir protokolünde devir kesim tarihi ile geçmiş dönem alacaklarının kapsamı açıkça gösterilmeli; geçmiş alacağın devri amaçlanıyorsa bunun sözleşme devrinden ayrı hukuki sonucu bulunduğu dikkate alınmalıdır.

Sözleşme devri nasıl ispatlanır?

Devir protokolü, kalan tarafın önceden verdiği izin veya sonradan onay belgesi, ana sözleşme, bildirimler ve varsa ticaret sicili kayıtları temel delillerdir. Asıl sözleşme şekle tabiyse devir belgesinin aynı şekle uyduğu ayrıca gösterilmelidir.

Özellikle ticari sözleşmelerde e-posta yazışmasına güvenerek milyonlarca liralık taraf değişikliği yapmak ispat ve şekil riski yaratır. Devir tarihi, geçmiş alacaklar, teminatlar ve yürüyen uyuşmazlıklar tek protokolde açıkça düzenlenmelidir.

Pratik sözleşme devri kontrol listesi

  • Ana sözleşmede devir yasağı veya onay şartı olup olmadığını kontrol edin.
  • Devredilen sözleşmenin tabi olduğu şekli belirleyin.
  • Devreden, devralan ve kalan tarafı açıkça yazın.
  • Kalan tarafın önceden izin veya sonradan onayını belgeleyin.
  • Devir tarihini kesin olarak belirleyin.
  • Devirden önce doğmuş bağımsız alacak ve borçların kural olarak devredende kaldığını esas alın; farklı bir kapsam kararlaştırılacaksa bunu açıkça düzenleyin.
  • Teminatların devamı için gerekli üçüncü kişi onaylarını alın.
  • Dava ve icra dosyalarını protokole ekleyin.
  • Özel sözleşme türlerindeki devir hükümlerini kontrol edin.
  • Bildirim adreslerini ve banka hesaplarını güncelleyin.

Sık Sorulan Sorular

Sözleşmenin devri ne demek?

Bir tarafın sözleşmedeki taraf olma sıfatıyla birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçirmesidir.

Karşı tarafın onayı olmadan sözleşme devredilir mi?

TBK 205 sisteminde kalan tarafın anlaşmaya katılması, önceden izin vermesi veya sonradan onaylaması gerekir.

Sözleşme devri yazılı olmak zorunda mı?

Devrin geçerliliği devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır. Asıl sözleşme şekle tabi ise devir de o şekle uymalıdır.

Alacağın devri ile sözleşme devri aynı mı?

Hayır. Alacağın devrinde yalnız alacak hakkı geçer; sözleşme devrinde bütün taraf sıfatı, hak ve borçlar devralana geçer.

Borcun üstlenilmesi ile sözleşme devri aynı mı?

Hayır. Borcun üstlenilmesinde belirli borcun borçlusu değişir; sözleşme devrinde bütün taraf konumu aktarılır.

Kira sözleşmesi TBK 205’e göre serbestçe devredilir mi?

Kira ilişkisinde TBK 323 özel hükmü uygulanır ve kiraya verenin yazılı rızası sistemi vardır.

Devirden önce doğmuş alacaklar kime ait olur?

Sözleşmenin devri kural olarak ileriye etkili olduğundan, devirden önce doğmuş ve bağımsızlaşmış alacaklar devredende kalır. Bunların devralana geçirilmesi isteniyorsa ayrıca açıkça düzenlenmeli ve alacağın devri kurallarına uyulmalıdır.

Sözleşmedeki kefalet otomatik devralanı da güvence altına alır mı?

Her durumda değil. Teminatın niteliği, kefilin iradesi ve kefaletin şekil hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Sözleşme devri davayı otomatik taraf değişikliğiyle devam ettirir mi?

Maddi hukuk devri yanında HMK 125 ve ilgili usul hükümleri ayrıca uygulanır.

Sözleşmeye katılma ile devir arasındaki fark nedir?

Devirde eski taraf çıkar, devralan yerine geçer; katılmada eski taraf kalır ve yeni kişi onun yanında sözleşmeye dahil olur.

Türkiye geneli ve Mersin uygulaması

TBK m.205 Türkiye genelindeki sözleşme devirlerinde uygulanır. Mersin’de tedarik, hizmet, kira, proje, ticaret ve şirketler arası sözleşmelerde de genel devir sistemi aynı hükme tabidir; özel sözleşme tiplerindeki hükümler saklıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sözleşme devirlerini ve uyuşmazlıklarını Türkiye genelinde Mersin’den takip eder.

Mevzuat Kontrolü ve E-E-A-T: İçerik 13 Eylül 2026 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.17, m.183, m.196, m.205, m.206, m.323 ve m.429; 6100 sayılı HMK m.125 ve 4857 sayılı İş Kanunu m.6 yönünden yeniden incelenmiş ve güncellenmiştir. Doğrulanmamış karar numarası kullanılmamıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp