B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Coğrafi İşaret Hakkına Tecavüz Nedir? Dava, Noter Bildirimi ve SMK 53 Rehberi 2026

Kısa ve net cevap: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 53. maddesine göre tescilli coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının SMK m.44 ve ilgili koruma hükümlerine aykırı biçimde kullanılması hakka tecavüzdür. Tescil şartlarını taşımayan üründe korunan adın doğrudan veya dolaylı ticari kullanımı, coğrafi işaretin ününden haksız yararlanma, gerçek menşe belirtilse dahi taklit veya çağrışım yaratan kullanım, “usulü, tarzı, tipi, türü, yöntemiyle” gibi eklerle haksız sunum, yanıltıcı ambalaj/etiket ve amblem kullanımı tecavüz kapsamına girebilir. Kullanma hakkına sahip üretici tecavüzü tescil ettirene noter aracılığıyla bildirerek dava açmasını isteyebilir; tescil ettiren talebi kabul etmez veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde dava açmazsa üretici bu bildirimi ekleyerek kendi adına dava açabilir. Ciddi zarar tehlikesi varsa üç aylık sürenin dolması beklenmeden ihtiyati tedbir istenebilir.

Coğrafi işaret hakkına tecavüz hangi maddelerle birlikte değerlendirilir?

SMK m.53 tecavüz başlığını düzenler; hangi kullanımların yasaklanabileceğinin temel çerçevesi ise m.44’te yer alır. Bu nedenle bir olayda önce tescil belgesinin kapsamı ve m.44’teki koruma alanı belirlenir, ardından karşı tarafın fiilinin m.53 anlamında tecavüz oluşturup oluşturmadığı incelenir.

Tescilli adın türü, ürün grubu, coğrafi alan, üretim metodu, amblem ve denetim şartları Coğrafi İşaretler Portalındaki güncel tescil belgesinden kontrol edilmelidir. Yalnızca ad benzerliğine bakılarak ihlal sonucu çıkarılamaz.

Tescil şartlarını taşımayan üründe coğrafi işaret kullanmak tecavüz müdür?

Evet. Tescil kapsamındaki özellikleri taşımayan ürün üzerinde coğrafi işaretin ticari şekilde kullanılması, m.44 şartları çerçevesinde önlenebilir ve m.53 kapsamında tecavüz sonucu doğurabilir. Ürünün o yörede üretilmiş olması tek başına yeterli değildir; tescil belgesindeki teknik standartların da karşılanması gerekir.

Örneğin menşe adı tescilinde üretim aşamalarının tamamının belirlenen alanda yapılması şartı varsa, önemli bir aşama bölge dışında yapılan üründe aynı tescilli adın kullanılması hukuka aykırı olabilir.

Taklit ve çağrışım tecavüz sayılır mı?

Coğrafi işaret koruması birebir kopyalamayla sınırlı değildir. Tescilli adın tamamı kullanılmasa bile tüketicinin zihninde korunan coğrafi işaretle güçlü bağlantı kuran taklit veya çağrışım içeren ticari sunumlar m.44 ve m.53 kapsamında değerlendirilebilir.

Kelime benzerliği, adın kökünün kullanılması, ambalaj tasarımı, coğrafi semboller, ürünün sunuluş biçimi ve reklam dili birlikte incelenebilir. Değerlendirmenin merkezi, haksız kullanımın korunan ürünün ününden yararlanıp yararlanmadığı ve tüketicide yanlış bağlantı yaratıp yaratmadığıdır.

Ürünün gerçek üretim yerini yazmak tecavüzü ortadan kaldırır mı?

Hayır. SMK m.44, ürünün gerçek menşei belirtilmiş olsa bile tescilli adın kötüye kullanım, taklit veya çağrışım niteliğinde kullanılmasını önlemeye imkân verir. Tüketicinin gerçek üretim yerini küçük bir açıklamadan görebilmesi, baskın biçimde kullanılan korunan adın yarattığı haksız ticari çağrışımı otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Etiket bütün olarak değerlendirilir: adın puntosu, ambalajdaki konumu, kullanılan görseller ve satış açıklaması önemlidir.

“X usulü”, “X tipi” veya “X tarzı” yazmak serbest midir?

Korunan coğrafi işaretin şartlarını taşımayan ürün bakımından bu tür ekler otomatik hukuka uygunluk sağlamaz. Kanun açık biçimde “stilinde, tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde” ve benzeri ifadeler kullanılsa dahi kötüye kullanım, taklit ve çağrışımı koruma alanında tutar.

Bu nedenle işletmeler ürün adlandırmasını yaparken coğrafi işaret sicilini kontrol etmeli, korunan adı bir “ürün çeşidi” gibi genel sıfatla kullanmamalıdır.

Restoranda başka ürün sunup menüde tescilli adı yazmak tecavüz olabilir mi?

Evet. Restoran, kafe, otel veya paket servis platformu tescilli coğrafi işaret adını menüde kullanıyorsa müşteriye tescil şartlarına uygun ürün sunmalıdır. Başka ürün kullanıldığı hâlde korunan adın satış artırıcı biçimde menüde yer alması coğrafi işaretin ününden haksız yararlanma ve tüketiciyi yanıltma niteliği taşıyabilir.

İhlal tespitinde menü görüntüsü, sipariş fişi, fatura, ürün numunesi ve tedarik kaydı birlikte delil olarak kullanılabilir.

E-ticaret ilanındaki kullanım tecavüz oluşturur mu?

Fiziksel mağaza ile e-ticaret arasında coğrafi işaret koruması bakımından temel ayrım yoktur. Pazar yeri ürün başlığı, açıklama, anahtar kelime, görsel, reklam veya mağaza adında tescilli işaretin haksız kullanımı da ticari kullanım niteliğindedir.

İnternet sayfası sonradan değiştirilebildiği için URL, tarih, satıcı bilgisi, ürün görseli, fiyat ve açıklamayı gösteren deliller hızlı biçimde korunmalıdır. Gerektiğinde noter tespiti, satın alma ve ürün numunesi delil gücünü artırabilir.

Yanıltıcı amblem kullanımı tecavüz müdür?

Tescil şartlarını taşımayan üründe resmi coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı ambleminin kullanılması tüketicide ürünün TÜRKPATENT tescil sistemine uygun olduğu izlenimini yaratır. SMK m.44’ün koruma alanı ve m.53’ün tecavüz hükümleri bu tür haksız kullanımlara uygulanabilir.

Yanlış türde amblem kullanmak veya resmi ambleme çok benzeyen sahte bir işaret oluşturmak da tüketici algısı ve somut kullanım biçimine göre ayrıca değerlendirilir.

İthal üründe Türk coğrafi işaretini kullanmak

Ürün Türkiye’deki tescilli coğrafi işaret şartlarını taşımıyorsa ithalatçı veya satıcı, korunan adı sırf pazarlama amacıyla kullanamaz. Gerçek yabancı menşe açıklansa bile Türk tescilli adla çağrışım yaratılması hukuki risk taşır.

Yabancı ülke kaynaklı korunan coğrafi işaretlerde ise SMK m.39, tescil veya uluslararası anlaşma ve kaynak ülke etiketine ilişkin özel hükümlerle birlikte uygulanır.

Coğrafi işaret tecavüzünde kim dava açabilir?

Tescil ettiren, korunan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adına yönelik tecavüzlere karşı Kanunun sağladığı hukuki yolları kullanabilir. Bunun yanında tescil şartlarına uygun üretim yapan ve kullanım hakkına sahip kişiler de m.53’teki özel bildirim mekanizmasından sonra dava açma yetkisine kavuşabilir.

Bu yapı, hakkın kolektif niteliğini korurken ihlalden doğrudan etkilenen üreticinin tamamen tescil ettirenin iradesine bağlı kalmasını önler.

Kullanma hakkı sahibi neden önce tescil ettirene bildirim yapar?

SMK m.53, kullanım hakkı sahibinin doğrudan dava açmasından önce tecavüzü tescil ettirene noter aracılığıyla bildirip gerekli davanın açılmasını talep etmesini öngörür. Bu özel usul coğrafi işaretin ortak yönetimini tescil ettiren üzerinden koordine eder.

Bildirimde ihlal eden kişi, haksız kullanımın yeri, ürün, deliller ve talep açıkça gösterilmelidir. Noter bildiriminin tebliğ tarihi üç aylık sürenin başlangıcı açısından kayıt altına alınmalıdır.

Tescil ettiren üç ay içinde dava açmazsa ne olur?

Tescil ettiren noter bildirimindeki talebi kabul etmez veya bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde gerekli davayı açmazsa kullanım hakkı sahibi, yaptığı bildirimi dava dilekçesine ekleyerek kendi adına dava açabilir. Bu üç aylık süre özel dava yetkisi mekanizmasının parçasıdır.

Kullanım hakkı sahibi dava açtığında durumu tescil ettirene bildirir. Böylece coğrafi işaretin yönetiminden sorumlu kuruluş yürüyen uyuşmazlıktan haberdar olur.

Ciddi zarar varsa üç ay beklemek zorunlu mu?

Hayır. Tecavüz nedeniyle ciddi ve telafisi güç zarar tehlikesi bulunuyorsa kullanım hakkı sahibi, üç aylık sürenin dolmasını beklemeden mahkemeden ihtiyati tedbir isteyebilir. Bu imkân özellikle büyük miktarda taklit ürünün piyasaya sürülmesi, kısa süreli fuar, internet kampanyası veya hızlı tüketim dönemlerinde önemlidir.

İhtiyati tedbirde ihlal iddiasının yaklaşık ispatı, aciliyet ve tedbirin ölçülülüğü mahkemece değerlendirilir.

Hangi mahkemede dava açılır?

6769 sayılı Kanundan doğan sınai mülkiyet hukuk davalarında görevli mahkeme SMK m.156 çerçevesinde Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesidir. Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun görev belirlemesine göre ilgili asliye hukuk mahkemesi özel sıfatla görev yapabilir.

Yetki somut talep, davalı ve ihlalin gerçekleştiği yer yönünden m.156 hükümlerine göre belirlenmelidir.

Tecavüz davasında hangi talepler ileri sürülebilir?

SMK’nın sınai mülkiyet haklarına ilişkin genel hukuk davası hükümleri ve coğrafi işaretin özel yapısı çerçevesinde ihlalin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve uygun diğer hukuki korumalar gündeme gelebilir. İhtiyati tedbir de devam eden veya yakın tehlike oluşturan kullanımın hızlı biçimde durdurulması için istenebilir.

Talep, ihlalin niteliğine göre ürün etiketinin değiştirilmesi, reklamın kaldırılması, satışın durdurulması veya haksız amblem kullanımının sona erdirilmesine yöneltilebilir.

Tazminat istenebilir mi?

Coğrafi işaret hakkının kolektif niteliği nedeniyle tazminat değerlendirmesi marka veya patentteki bireysel hak yapısından farklı ayrıntılar içerir. Kullanım hakkı sahibinin somut zararı, haksız rekabet ve genel sorumluluk hükümleri de olayın niteliğine göre gündeme gelebilir.

Dava stratejisinde ihlalin durdurulması ile bireysel üreticinin uğradığı ekonomik zarar birbirinden ayrılmalı ve her talebin hukuki dayanağı açık gösterilmelidir.

Ceza yaptırımı var mı?

6769 sayılı Kanunda marka hakkına tecavüz için özel ceza hükümleri bulunmasına karşılık coğrafi işaret tecavüzü bakımından aynı yapıda genel bir “coğrafi işaret suçu” düzenlemesi yoktur. Haksız kullanım öncelikle hukuk davaları ve ilgili idari/ticari mevzuat üzerinden takip edilir.

Somut olayda sahtecilik, dolandırıcılık, tüketiciyi aldatıcı ticari uygulama veya başka suç unsurları varsa ilgili ceza hükümleri ayrıca değerlendirilebilir; ancak sırf coğrafi işaret ihlali nedeniyle marka suçuna ait ceza maddesi kıyasen uygulanmaz.

Haksız rekabet hükümleri de uygulanabilir mi?

Evet. Tescilli coğrafi işaretin haksız kullanımının aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu m.54 ve devamındaki dürüst rekabet düzenine aykırı olması mümkündür. Tüketiciyi ürünün kökeni veya kalitesi konusunda yanıltmak, başkasının emeğinden ve ticari itibarından haksız yararlanmak haksız rekabet boyutu doğurabilir.

SMK ve TTK talepleri somut olayın koşullarına göre birlikte değerlendirilebilir.

Tarım ve Orman mevzuatı neden ayrıca önemlidir?

Gıda ürünlerinde yanlış yöre, içerik veya nitelik beyanı yalnızca sınai mülkiyet sorunu değildir. 5996 sayılı Kanun ve gıda etiketleme mevzuatı bakımından da idari yaptırım gündeme gelebilir. Coğrafi işaret ihlali tespitinde ürün güvenilirliği ve etiket mevzuatı yönünden yetkili kamu kurumlarına başvuru ayrıca değerlendirilebilir.

Bu yollar SMK davasının yerine geçmez; farklı kamu yararlarını korur.

Tescil ettirenin piyasayı takip yükümlülüğü

Tescil ettirenin görevi yalnızca yıllık üretici denetimi yapmak değildir. Korunan adın piyasada, çevrimiçi platformlarda, restoranlarda ve reklamlarda haksız kullanımını izlemek de coğrafi işaretin ekonomik değerinin korunması açısından önemlidir.

Uygunsuz kullanım tespit edildiğinde önce delil korunmalı, ardından olayın niteliğine göre ihtar, platform bildirimi, idari başvuru, noter bildirimi ve dava yolu seçilmelidir.

İhlal delili nasıl toplanır?

  • TÜRKPATENT’ten güncel tescil belgesini ve teknik şartnameyi alın.
  • Haksız kullanımı gösteren ürün ve ambalaj örneğini saklayın.
  • Fatura, fiş veya sipariş belgesiyle ticari satışı kanıtlayın.
  • İnternet ilanlarında URL, tarih, satıcı ve ekran içeriğini birlikte kaydedin.
  • Restoran kullanımında menü, sipariş ve sunulan ürünün bağlantısını belgeleyin.
  • Gerekirse laboratuvar veya uzman incelemesiyle ürünün şartnameye uymadığını gösterin.
  • Resmi amblem kullanılıyorsa ambalajdaki görünümünü ayrıca kaydedin.
  • Kullanım hakkı sahibi dava açacaksa tescil ettirene noter bildirimini usulüne uygun yapın.

İhtarname göndermek dava şartı mıdır?

Tescil ettirenin bizzat açacağı her tecavüz davasında karşı tarafa önceden ihtar gönderilmesi genel ve mutlak dava şartı değildir. Ancak kullanım hakkı sahibinin m.53’teki özel dava yetkisini kullanabilmesi için tescil ettirene noter aracılığıyla bildirim ve dava açma talebi önem taşır.

İhlal edene ihtar gönderilmesi ise delil, iyiniyet ve uyuşmazlığın çözümü bakımından stratejik olabilir; acil tedbir gereken olaylarda ihtar nedeniyle zaman kaybedilmemelidir.

Arabuluculuk gerekir mi?

Davada ticari nitelikte para alacağı veya tazminat talebi bulunuyorsa Türk Ticaret Kanunu m.5/A ve 6325 sayılı Kanun uyarınca dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir. Sadece sınai hakkın ihlalinin durdurulması veya tespiti gibi talepler bakımından talep yapısı ayrıca değerlendirilmelidir.

Dava dilekçesi hazırlanmadan önce talepler ayrıştırılarak zorunlu arabuluculuk bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

Tecavüz önleme kontrol listesi

  • Tescil belgesini ve koruma kapsamını güncel tutun.
  • Üreticilerin m.46 bildirimlerini ve denetim kayıtlarını tutun.
  • Pazar yeri ve sosyal medya taramalarını periyodik yapın.
  • “Usulü, tarzı, tipi” gibi çağrışım kullanımlarını da izleyin.
  • Şikâyet hattı veya üretici bildirim sistemi kurun.
  • İhlal delilini içerik kaldırılmadan önce koruyun.
  • Kullanım hakkı sahibinin dava yolunda noter bildirimini unutmayın.
  • Ciddi zarar tehlikesinde ihtiyati tedbir ihtiyacını derhal değerlendirin.

Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler

Güncel tescil kayıtları ve hukuki yaptırım bilgileri için TÜRKPATENT Coğrafi İşaretler Portalı – Hukuki Yaptırımlar ve Coğrafi İşaretler Portalı kullanılmalıdır. Koruma kapsamı için SMK m.44 rehberimizi, amblem için SMK m.46 rehberimizi, denetim için SMK m.49 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Coğrafi işaret hakkına tecavüz nedir?

Tescilli adın m.44’teki koruma kapsamına aykırı ticari kullanımı, taklit, çağrışım, yanıltıcı açıklama veya amblem kullanımı m.53 kapsamında tecavüz oluşturabilir.

“X usulü” yazmak ihlali ortadan kaldırır mı?

Hayır. Bu tür ekler, korunan adın kötüye kullanım veya çağrışım niteliğini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Kullanım hakkı sahibi doğrudan dava açabilir mi?

Önce tescil ettirene noter aracılığıyla ihlali bildirip dava açmasını ister; talep reddedilir veya üç ay içinde dava açılmazsa kendi adına dava açabilir.

Ciddi zarar tehlikesinde üç ay beklenir mi?

Hayır. İhtiyati tedbir için üç aylık sürenin dolması beklenmeden mahkemeye başvurulabilir.

Restoran menüsündeki yanlış coğrafi işaret kullanımı ihlal olabilir mi?

Evet. Tescilli ad yazıldığı hâlde şartlara uygun ürün sunulmaması haksız kullanım oluşturabilir.

E-ticaret ilanları da tecavüz kapsamına girer mi?

Evet. İnternet üzerinden yapılan ticari kullanım da SMK korumasına tabidir.

Coğrafi işaret ihlalinin özel ceza maddesi var mı?

Marka hakkına tecavüzdeki gibi ayrı bir genel coğrafi işaret suçu düzenlenmemiştir; somut olayda başka suçlar varsa ilgili hükümler ayrıca uygulanır.

Haksız rekabet davası da mümkün mü?

Fiil TTK m.54 ve devamındaki dürüst rekabet kurallarını ihlal ediyorsa haksız rekabet hükümleri de gündeme gelebilir.

Sonuç

SMK m.53, coğrafi işaret korumasını gerçek piyasada uygulanabilir hâle getirir. Tecavüz yalnızca tescilli adı birebir kopyalamak değildir; taklit, çağrışım, “usulü/tarzı” türü haksız sunum, yanıltıcı ambalaj, internet ilanı ve amblem kullanımı da kapsamda değerlendirilebilir. Kullanım hakkı sahibinin noter bildirimi ve üç aylık özel dava mekanizması ile ciddi zarar hâlindeki erken ihtiyati tedbir imkânı, dosya stratejisinde özellikle gözetilmelidir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 11 Eylül 2026 tarihinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.44, m.46, m.49 ve özellikle m.53 ile TÜRKPATENT Coğrafi İşaretler Portalının güncel hukuki yaptırım açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Yazar ve inceleyen: Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu Sicil No: 3472.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp