Vekil Talimata Uymak Zorunda mı? TBK 505’e Göre Talimattan Ayrılma 2026
TBK 505’e göre talimata uygun ifa borcu nedir?
Vekâlet ilişkisi güvene dayanır; ancak bu güven sınırsız hareket serbestisi anlamına gelmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 505. maddesi, vekilin vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlü olduğunu emredici açıklıkta düzenler. Vekil, üstlendiği işi kendi mesleki bilgi ve takdirini kullanarak yürütebilir; fakat vekâlet verenin hukuka uygun ve sözleşme kapsamında kalan açık talimatını görmezden gelemez.
Talimata uygun ifa borcu, TBK 504’teki vekâletin kapsamı kuralıyla birlikte okunmalıdır. Önce vekilin hangi işi üstlendiği ve hangi yetkilere sahip olduğu belirlenir; ardından bu yetkinin nasıl kullanılacağına ilişkin vekâlet veren talimatları değerlendirilir. Vekilin dış dünyada bir işlemi yapmaya yetkili olması, iç ilişkide o işlemi her şartta yapmakta serbest olduğu anlamına gelmez.
Örneğin taşınmazı satma konusunda özel yetki verilen vekile, “1.000.000 TL’nin altında satış yapma” şeklinde açık bir talimat verilmiş olabilir. Vekâletnamede satış yetkisi bulunsa dahi vekilin iç ilişkide bu talimata uyması gerekir. Yetki ile talimat arasındaki bu fark, vekâlet uyuşmazlıklarının önemli bölümünü açıklar.
Açık talimat nedir?
TBK 505 “açık talimat” ifadesini kullanır. Talimatın belirli, anlaşılabilir ve uygulanabilir olması gerekir. Vekâlet verenin hangi davranışı istediği veya yasakladığı yorum yoluyla tahmin edilmeyecek kadar net olmalıdır. “Mümkünse yüksek fiyata sat” gibi esnek bir beklenti ile “bu tutarın altında satış yapma” şeklindeki kesin sınır aynı hukuki açıklıkta değildir.
Talimat yazılı, sözlü veya elektronik iletişim yoluyla verilebilir; kanun genel olarak talimat için ayrı bir şekil şartı koymaz. Bununla birlikte ispat açısından yazılı talimat ciddi üstünlük sağlar. E-posta, mesaj, sözleşme eki, imzalı talimat formu veya kurum içi sistem kaydı, talimatın içeriğini ve zamanını ortaya koyabilir.
Talimatın hukuka aykırı olmaması gerekir. Vekâlet veren, vekilden suç oluşturan, emredici hukuk kurallarına aykırı veya üçüncü kişilerin haklarını ihlal eden bir işlem yapmasını isteyemez. Vekilin sadakat borcu, hukuka aykırı emri yerine getirme yükümlülüğü doğurmaz. Bu durumda vekil talimatı uygulamamalı ve gerekli ise vekâlet ilişkisini TBK 512 çerçevesinde sona erdirmelidir.
Talimat ayrıca sözleşmenin kapsamıyla bağlantılı olmalıdır. Belirli bir dosyanın takibi için vekâlet verilen kişiye tamamen ilgisiz bir ticari işin yürütülmesi yönünde talimat verilmesi, mevcut vekâlet sözleşmesini kendiliğinden o işe genişletmez. Yeni işin ayrıca üstlenilmesi gerekir.
Vekil hangi durumda talimattan ayrılabilir?
TBK 505 bir istisna tanır; fakat bu istisnanın iki şartı birlikte gerçekleşmelidir. Birincisi, vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmamalıdır. İkincisi, vekâlet veren somut durumu bilseydi talimattan ayrılmaya izin vereceğinin açık olması gerekir. Bu iki koşuldan biri yoksa vekil kanuni istisnaya dayanamaz.
İlk şart iletişim imkânsızlığı veya zaman baskısı ile ilgilidir. Vekil, vekâlet verene kolayca ulaşabilecekken kendi tercihine göre talimatı değiştiremez. Telefon, e-posta veya daha önce belirlenen iletişim kanallarıyla makul biçimde izin alınabiliyorsa önce izin istenmelidir. “Vakit kaybetmek istemedim” gerekçesi tek başına yeterli değildir.
İkinci şart daha da sıkıdır: vekâlet verenin durumu bilseydi izin vereceği açık olmalıdır. Yalnızca “bence kabul ederdi” şeklindeki sübjektif kanaat yetmez. Somut olayın özellikleri, önceki talimatlar, vekâlet verenin bilinen menfaati ve ortaya çıkan yeni durum birlikte değerlendirildiğinde izin vereceğinin tartışmasız biçimde anlaşılması gerekir.
Örneğin belirli bir malın kısa süre içinde bozulmasını önlemek için vekilin önceden belirlenmiş depolama yönteminden geçici olarak ayrılması zorunlu olabilir ve vekâlet verene o anda ulaşılamayabilir. Yeni yöntemin açık biçimde malı koruduğu ve vekâlet verenin menfaatine olduğu durumda TBK 505 istisnası gündeme gelebilir. Buna karşılık yalnız daha kârlı olacağını düşünen vekilin açık fiyat talimatını tek başına değiştirmesi bu istisnaya dayanmaz.
Vekil talimata aykırı davranırsa ne olur?
TBK 505/2 aykırılığın sonucunu açık şekilde düzenler. Vekil, kanuni istisna dışında talimattan ayrılırsa ve bundan zarar doğarsa, bu zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile vekâlet borcunu ifa etmiş olmaz. Kanun böylece “sonuçta iş yapıldı” savunmasını yeterli görmez. Vekâlet borcunun gereği gibi ifası için işin yalnız bitirilmesi değil, açık talimata uygun yürütülmesi gerekir.
Bu hüküm sözleşmeye aykırılık sorumluluğunu gündeme getirir. Vekâlet veren talimata aykırılık nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep edebilir. Ayrıca ilişkinin güven temeli sarsılmışsa TBK 512 uyarınca vekâlet sona erdirilebilir. Başka özel kanunların uygulandığı mesleki ilişkilerde disiplin veya ücret sonuçları da ayrıca doğabilir.
Her talimata aykırılık otomatik olarak aynı miktarda tazminat doğurmaz. Zararın varlığı, aykırı davranış ile zarar arasındaki uygun illiyet bağı ve sorumluluğun diğer şartları incelenir. Ancak TBK 505’in ifadesi, vekilin açık talimatı keyfi biçimde değiştiremeyeceğini net biçimde ortaya koyar.
Talimatın sonradan onaylanması da somut olayda önem taşıyabilir. Vekâlet veren yapılan işlemi tüm sonuçlarıyla öğrendikten sonra açıkça benimserse, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği değişebilir. Bununla birlikte sonradan onayın varlığı kesin ve ispatlanabilir olmalıdır; yalnız sessizlik her durumda onay anlamına gelmez.
Talimata aykırılıktan doğan zarar nasıl değerlendirilir?
Zarar, vekâlet verenin malvarlığındaki eksilme veya mahrum kaldığı ekonomik değer olarak ortaya çıkabilir. Vekil belirli üst sınırın üzerinde masraf yapmış, asgari bedel talimatına aykırı satış gerçekleştirmiş veya talimat edilen süreyi kaçırmışsa somut sonuçlar hesaplanır. Tazminat, cezalandırma amacı taşımaz; vekâlet verenin ihlal nedeniyle uğradığı zararı gidermeyi amaçlar.
Masraf artışı her zaman zarar sayılmayabilir. Vekilin talimattan ayrılması TBK 505’in istisna şartlarına uygunsa ve zorunlu yeni durum vekâlet verenin menfaatini korumuşsa yapılan ek masraf TBK 510 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir. Bu nedenle her uyuşmazlıkta önce talimattan ayrılmanın hukuka uygun olup olmadığı belirlenmelidir.
Vekilin özen borcu TBK 506’da ayrıca düzenlenir. Bazen talimata uyulmuş olsa bile özensiz uygulama zarar doğurur; bazen de vekil çok özenli davranmış fakat açık talimatı ihlal etmiştir. Bu iki sorumluluk sebebi birbirinden ayrıdır. Vekil hem talimata uygun davranmalı hem de işi sadakat ve özenle yürütmelidir.
Vekâlet verenin kendi davranışının zararın doğumuna veya artmasına etkisi de genel sorumluluk kuralları kapsamında incelenir. Eksik bilgi vermek, gerekli onayı zamanında iletmemek veya açıkça riskli talimat vermek tazminat değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Ancak bu durum vekilin hukuka aykırı talimatı uygulamasını haklı kılmaz.
Yetki ile talimat arasındaki fark nedir?
Yetki, vekilin hangi işlemleri yapabileceğini; talimat ise bu yetkiyi nasıl kullanacağını belirler. TBK 504 özel yetki gereken işlemleri düzenlerken TBK 505, verilmiş yetkinin kullanım biçimini kontrol eder. Bu ayrım özellikle tapu, banka, şirket ve dava işlemlerinde önemlidir.
Örneğin vekile banka hesabından belirli ödemeleri yapma yetkisi verilmiş olabilir. İç talimat ise yalnız belirli faturaların ödenmesine izin verebilir. Vekilin teknik olarak hesapta işlem yapabilmesi, talimat dışında başka hesaba para aktarmasını sözleşmeye uygun hâle getirmez.
Benzer şekilde taşınmaz satış vekâletnamesinde satış yetkisi açıkça yer alabilir; fakat vekâlet veren satışın yalnız belirli alıcıya veya belirli taban fiyatla yapılmasını talimat etmiş olabilir. Vekilin dış temsil yetkisi ile iç borç ilişkisi bu noktada ayrılır.
Üçüncü kişinin iyi niyeti ve dış işlemin geçerliliği, temsil hukukunun ayrıca incelenmesi gereken konusudur. İç ilişkide talimat ihlalinin bulunması her durumda dış işlemi kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Bu nedenle uyuşmazlıkta hem temsil yetkisi hem de vekâlet sözleşmesine aykırılık ayrı başlıklarda değerlendirilmelidir.
Talimatlar nasıl kayıt altına alınmalıdır?
İşin başlangıcında genel talimatlar sözleşmenin eki hâline getirilebilir. Bedel sınırları, onay gerektiren işlemler, kullanılacak hesap, üçüncü kişilere bilgi verilmesi, masraf üst sınırı, başvuru yöntemleri ve raporlama sıklığı somutlaştırılabilir. Böylece vekil hangi noktada serbest takdir kullanacağını, hangi noktada onay alacağını bilir.
Sonradan verilen talimatlar tarihli ve anlaşılır olmalıdır. Önceki talimat değiştiriliyorsa “önceki talimat iptal edilmiştir” veya “şu tarihten itibaren yeni sınır budur” gibi ifadeler kullanılması karışıklığı önler. Birbiriyle çelişen birden çok e-posta bırakılması uyuşmazlık riskini artırır.
Acil durumlarda izlenecek yöntem önceden kararlaştırılabilir. Vekâlet verene ulaşılamadığı takdirde hangi yedek kişiye başvurulacağı, hangi tutara kadar masraf yapılabileceği veya zararı önlemek için hangi geçici önlemlerin alınabileceği düzenlenebilir. Bu kayıtlar TBK 505’in istisnasının uygulanacağı alanı da somutlaştırır.
Vekil talimattan ayrılmak zorunda kaldığında gerekçeyi ve yapılan işlemi gecikmeden vekâlet verene bildirmelidir. Kanun maddesinde ayrıca bir bildirim şekli öngörülmese de sadakat, özen ve hesap verme borçları bakımından şeffaf kayıt tutulması gerekir.
Uygulamada sık karşılaşılan talimat uyuşmazlıkları
Satış bedeli talimatı en tipik örneklerden biridir. Vekâlet veren belirli taşınmaz veya aracı belirli tutarın altında satmama talimatı verebilir. Vekil bu sınırı yalnız “piyasa düştü” diyerek değiştiremez; izin alma imkânı varsa izin istemek zorundadır.
Masraf sınırı da önemlidir. Bir iş için “10.000 TL üzerindeki her harcamada önceden onay al” denmişse vekil, zorunlu ve acil durum dışında bu sınırı tek başına aşmamalıdır. Aşılması gerekiyorsa TBK 505’teki iki şart birlikte bulunmalıdır.
Uzlaşma veya sulh konusunda da talimat ile özel yetki iç içe geçer. Vekilin sulh olabilmesi için özel yetki gerekir; ayrıca vekâlet veren sulh sınırını belirli tutarla veya şartla sınırlandırabilir. Özel yetkinin varlığı, iç talimatı ortadan kaldırmaz.
Belge tesliminde “aslı teslim edilmeyecek” talimatı verildiğinde vekil, işin yürütülmesi için asıl zorunlu hâle gelirse önce izin istemeli; izin alınamıyorsa ancak TBK 505 şartlarının açıkça gerçekleşmesi hâlinde farklı davranmalıdır. Kopya ile işlemin mümkün olduğu durumda aslı keyfi biçimde teslim etmek talimata uygun değildir.
Sık sorulan sorular
Vekil müvekkilin her dediğini yapmak zorunda mı?
Vekil, sözleşme kapsamındaki ve hukuka uygun açık talimatlara uymak zorundadır. Hukuka aykırı talimatı yerine getirme borcu yoktur.
Vekil hangi durumda talimattan ayrılabilir?
İzin alma imkânı bulunmamalı ve vekâlet veren durumu bilseydi izin vereceği açık olmalıdır. İki şart birlikte aranır.
Vekile telefonla talimat verilebilir mi?
Genel olarak mümkündür; ancak ispat sorunu nedeniyle önemli talimatların yazılı veya elektronik kayıtla teyit edilmesi gerekir.
Vekil daha kârlı olduğunu düşünürse talimatı değiştirebilir mi?
Tek başına daha kârlı olacağı düşüncesi TBK 505 istisnası değildir. İzin alma imkânı varsa vekâlet verenden onay alınmalıdır.
Talimata aykırı işlem yapılırsa vekil ücret alabilir mi?
Ücret hakkı, ihlalin niteliği, özel kanunlar ve sözleşme hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir. Talimata aykırılık tazminat ve sona erme sonuçları doğurabilir.
Talimat sözleşmeden sonra değiştirilebilir mi?
Vekâlet veren işin yürütülmesine ilişkin yeni talimat verebilir; ancak talimat sözleşmenin kapsamını aşan yeni bir işi tek taraflı olarak vekile yükleyemez.
Yetkili olmak talimata aykırı davranmayı meşru kılar mı?
Hayır. Yetki dış temsil alanını, talimat ise iç ilişkide yetkinin kullanımını düzenler.
Vekâlet veren talimata aykırı işlemi sonradan onaylayabilir mi?
Somut işlem ve sonuçları bilerek açık onay verilmesi hukuki değerlendirmeyi değiştirebilir. Onayın varlığı ve kapsamı ispatlanmalıdır.
Talimat yoksa vekil nasıl hareket eder?
Vekil sözleşmenin amacı, TBK 504 kapsamı ve TBK 506’daki sadakat ve özen borcu çerçevesinde vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek hareket eder.
Talimat ihlalinde tazminat otomatik midir?
Tazminat için somut zarar ve ihlalle bağlantısı değerlendirilir. TBK 505, doğan zararın vekil tarafından karşılanmasını açıkça öngörür.
Mevzuat ve bağlantılı içerikler
Temel hüküm 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.505’tir. Güncel metin için Mevzuat Bilgi Sistemi kullanılmalıdır. Yetkinin sınırları için TBK 504 özel yetki rehberi, sözleşmenin kuruluşu için TBK 503 rehberi incelenebilir.
Talimattan ayrılmadan önce hangi iletişim denemeleri yapılmalıdır?
TBK 505’teki istisnanın ilk şartı, vekâlet verenden izin alma imkânının bulunmamasıdır. Bu nedenle vekil yalnız “ulaşamadım” demekle yetinmemeli; işin aciliyetiyle orantılı makul iletişim denemelerini kayıt altına almalıdır. Telefon, e-posta, güvenli mesajlaşma kanalı veya sözleşmede belirlenen yedek iletişim kişisi kullanılabiliyorsa bunlar denenmelidir. Vekâlet verene kolayca ulaşılabilecek bir durumda yalnız zaman kazanmak amacıyla talimattan ayrılması kanuni istisnaya girmez.
İletişim denemelerinin tarih ve saati, beklenebilecek son an ve kararın neden geciktirilemediği dosyada gösterilmelidir. Kritik süre birkaç saat sonra doluyorsa iletişim yoğunluğu ile üç gün sonra yapılacak bir işlemdeki iletişim yoğunluğu aynı değildir. Ölçüt, vekâlet verenin menfaatini tehlikeye atmadan izin alma imkânının gerçek anlamda bulunup bulunmadığıdır.
Birbiriyle çelişen talimatlarda vekil nasıl hareket etmelidir?
Vekâlet veren farklı tarihlerde birbiriyle çelişen talimatlar vermişse vekil kendi tercihine göre birini seçmemelidir. Öncelikle son talimatın hangisi olduğu, önceki talimatı açıkça değiştirip değiştirmediği ve yeni talimatın sözleşme kapsamına girip girmediği belirlenmelidir. Belirsizlik varsa işlem geri döndürülemez sonuç doğurmadan önce açıklama istenmelidir.
Yeni talimat önceki talimatın yalnız bir bölümünü değiştiriyorsa kalan hükümler yürürlükte kalabilir. Bu nedenle “önceki bütün talimatlar iptal edilmiştir” veya “yalnız fiyat sınırı değiştirilmiştir” gibi ifadeler kayıt güvenliği sağlar. Vekil, değişikliğin tarihini ve hangi iletişim kanalından geldiğini dosyaya işlemelidir.
Acil durumda talimattan ayrılma nasıl belgelenmelidir?
Vekil TBK 505’teki istisnaya dayanarak talimattan ayrıldıysa ortaya çıkan yeni olayı, neden izin alınamadığını, vekâlet veren durumu bilseydi neden açıkça izin vereceğinin düşünüldüğünü ve yapılan işlemi gecikmeden açıklamalıdır. Bu kayıt, istisnanın sonradan keyfî gerekçeyle ileri sürülmediğini gösterir.
Karar sonrasında vekâlet verene ilk fırsatta bilgi verilmeli; yapılan işlem, masraf, doğan risk ve varsa geri alınabilir seçenekler açıklanmalıdır. Vekâlet veren işlemi tüm sonuçlarıyla öğrendikten sonra açıkça onaylıyorsa bu onay ayrıca saklanmalıdır. Sessizlik veya yalnız işlemden haberdar olma, her durumda talimata aykırı işlemin onaylandığı anlamına gelmez.
Talimat dosyasında son geçerli talimatın ayrıca işaretlenmesi uygulamada karışıklığı ve yanlış işlem riskini önemli ölçüde azaltır.
Hukukçu incelemesi: İçerik 11 Eylül 2026 tarihi itibarıyla TBK 505’in yürürlükteki iki fıkrası esas alınarak hazırlanmıştır. Kanundaki istisna şartları genişletilmemiştir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
