B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Dijital Risklerden Korunma Tedbiri 2026: Çocuk Koruma Kanunu m.5/A, 3 Ay–2 Yıl Dijital Denetim

Kısa ve net cevap: 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa eklenen m.5/A, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar için yeni yönlendirme tedbirleri getirmiştir. Bunlardan dijital risklerden korunma tedbirinde çocuğun kullandığı telefon, hat, bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazların bildirilmesi; tedbir kararından sonraki hareketlerin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla kurum denetimine açılması ve riskli olarak tanımlanan dijital mecra, uygulama ve platformlara erişimin engellenmesi mümkündür. Bu tedbir bir ceza değil, kanunda çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde düzenlenmiştir.

Bu yazı 11 Eylül 2026 tarihindeki yürürlükteki 5395 sayılı Kanun m.5/A esas alınarak hazırlanmıştır. 7593 sayılı Kanun 8 Ağustos 2026’da kabul edilmiş, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Çocuk Koruma Kanunu m.5/A Neden Getirildi?

Çocukların suçla temasında yalnız cezalandırmaya odaklanan bir sistem, özellikle ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından kanunun koruma amacını karşılamaz. 5395 sayılı Kanun m.5/A, klasik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirlerinin yanında çocuğun davranışını güvenli ve yapılandırılmış alanlara yönlendiren yeni tedbirler oluşturmuştur.

Yeni madde özellikle dijital ortamın çocukların suçla temasındaki rolünü ayrıca düzenlemiştir. Sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, çevrimiçi oyunlar, kapalı gruplar ve diğer dijital mecralar; şiddet, suç örgütlerinin yönlendirmesi, dolandırıcılık, yasa dışı bahis, uyuşturucu ticareti, akran baskısı veya başka risklerle temas alanı haline gelebilir. Kanun bu riske özgü bir tedbir mekanizması kurmuştur.

m.5/A/1, yönlendirme tedbirlerinin ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağını açıkça belirtir. Bu nitelendirme önemlidir: tedbirin amacı yetişkin ceza yaptırımını çocuğa farklı adla uygulamak değil, çocuğu yeniden suçla temas ettiren risk alanlarından uzaklaştırmak ve gelişimini desteklemektir.

Dijital Risklerden Korunma Tedbiri Tam Olarak Neleri Kapsar?

m.5/A/2-b, tedbirin üç temel unsurunu düzenler. İlk olarak çocuğun kullandığı telefon cihazı, telefon hattı, bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazların bildirilmesi öngörülür. Böylece denetimin hangi cihazlar ve iletişim araçları üzerinden yürütüleceği belirlenebilir.

İkinci olarak, tedbir kararından sonraki cihaz hareketlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açılması düzenlenmiştir. Kanun burada denetimin süresini de sınırlar: süre üç aydan az, iki yıldan fazla olamaz. Mahkeme veya hâkim süreyi bu sınırlar içinde somut olayın gereğine göre belirler.

Üçüncü olarak riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu hüküm internet erişiminin bütünüyle ve süresiz kaldırılması anlamına gelmez. Tedbirin kapsamı, çocuğun karşı karşıya olduğu risk ve kararın amacıyla bağlantılı olarak belirlenmelidir.

Tedbir Kimler Hakkında Uygulanır?

m.5/A/1 hükmü, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocukları merkeze alır. TCK m.31/1 uyarınca fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur. TCK m.31/2 kapsamında 12–15 yaş grubunda ise çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu bulunmaz. Bu çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

Bu nedenle dijital risk tedbiri “internette fazla vakit geçiren her çocuk” için genel bir aile kontrol aracı değildir. Kanun, adli süreçteki ve ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklara özgü bir güvenlik tedbiri sistemi kurmuştur. Korunma ihtiyacı bulunan diğer çocuklar bakımından 5395 sayılı Kanunun koruyucu ve destekleyici tedbirleri ayrıca uygulanır.

Çocuğun hangi yaş grubunda bulunduğu, suç tarihindeki yaşı, TCK m.31 değerlendirmesi ve sosyal inceleme verileri birlikte dikkate alınmalıdır. 7593 sayılı Kanun aynı zamanda 15 yaş altındaki çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılmadan iddianame düzenlenmesini CMK m.174/1-e kapsamında iade sebebi haline getirmiştir.

Üç Ay–İki Yıl Süresi Nasıl Belirlenir?

Kanun dijital risklerden korunma tedbirinin süresini alt ve üst sınırla düzenlemiştir: üç aydan az, iki yıldan fazla olamaz. Bu nedenle iki aydık veya süresiz bir dijital takip kararı m.5/A/2-b metnine uygun değildir. Sürenin somut olayla orantılı ve gerekçeli olması gerekir.

Tedbir süresi belirlenirken çocuğun dijital riskle temas biçimi, olayın niteliği, tekrar riski, sosyal çevresi, eğitim durumu, aile denetimi, uzman görüşleri ve daha hafif tedbirlerle amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirilebilir. Çocuğun üstün yararı, 5395 sayılı Kanunun temel yaklaşımıdır.

5395 m.8/2 uyarınca tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hâkim veya mahkemece en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir. m.8/3 ise talep üzerine veya resen tedbirin sonuçlarının incelenerek kaldırılmasına, süresinin uzatılmasına veya değiştirilmesine imkân verir. Dolayısıyla iki yıllık azami süre, kararın iki yıl boyunca hiç gözden geçirilmeyeceği anlamına gelmez.

BTK ve Siber Güvenlik Başkanlığının Rolü Nedir?

Kanun dijital risk tedbirinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığını açıkça görevli kurumlar arasında sayar. Takip yazılımlarıyla denetim ve riskli dijital alanlara erişimin engellenmesi, hâkim veya mahkeme kararının teknik olarak uygulanmasını gerektirir.

Bu kurumların görevi mahkemenin yerine geçerek çocuğa tedbir kararı vermek değildir. Tedbirin hukuki dayanağı ve süresi yargısal kararla belirlenir; teknik uygulama kanunun görevlendirdiği kurumlar üzerinden yürütülür. Uygulamanın ayrıntıları, m.5/A/4 uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Dijital denetim sırasında elde edilen verilerin işlenmesi, saklanması, erişimi ve korunması da hukuka uygunluk gerektirir. Çocuğun kişisel verileri bakımından Anayasa, 6698 sayılı KVKK ve özel mevzuattaki koruma ilkeleri göz ardı edilemez. Tedbir kararı, sınırsız ve amaç dışı veri işleme yetkisi oluşturmaz.

Erişim Engelleme Hangi Platformlara Uygulanabilir?

Kanun, “riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlar” ifadesini kullanır. Bu nedenle tedbir, belirli risk alanlarına yöneliktir. Hangi mecra veya uygulamanın çocuk bakımından risk oluşturduğu karar ve uygulama çerçevesinde somutlaştırılmalıdır.

Örneğin çocuğun suç örgütüyle iletişim kurduğu belirli platform, yasa dışı bahis ağına eriştiği uygulama veya şiddet içerikli kapalı grup somut riskin kaynağı olabilir. Ancak bu örnekler kanunda sayılmış sabit bir liste değildir; tedbirin uygulanması dosyanın somut verisine dayanmalıdır. İnternetin tamamını gerekçesiz biçimde kapatan ölçüsüz bir yaklaşım, çocuğun eğitim ve haberleşme haklarıyla çatışabilir.

Eğitim platformları, okul sistemleri, e-Devlet hizmetleri ve çocuğun meşru dijital ihtiyaçlarının devam edebilmesi de orantılılık değerlendirmesinin parçasıdır. Tedbirin amacı dijital dünyadan bütünüyle koparmak değil, çocuğu belirlenen risklerden korumaktır.

Diğer Yönlendirme Tedbirleri Nelerdir?

m.5/A yalnız dijital tedbir getirmemiştir. Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri kapsamında çocukların spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ve ilgili kamu kurumlarında psikososyal gelişimlerine katkı sağlayacak şekilde 20 saatten 300 saate kadar görev almalarına karar verilebilir.

Kitap ve kütüphane tedbirinde çocukların kütüphane ve okuma salonlarında 20–300 saat görev alması veya belirlenen eserleri okuması öngörülebilir. Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri de 20–300 saat arasında park, bahçe, sahil gibi alanlarda çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerini kapsayabilir.

Ayrıca tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri bulunmaktadır. Bu tedbir Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilecek tedavi ve rehabilitasyon programlarının tamamlanmasına yöneliktir. Böylece çocuk için tek tip değil, risk alanına uygun tedbir seçilmesi amaçlanmıştır.

Dijital Tedbir Ceza mı, Güvenlik Tedbiri mi?

Kanunun cevabı açıktır: ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuk bakımından bu tedbir çocuklara özgü güvenlik tedbiridir. Hapis veya adli para cezası niteliğinde değildir. Bununla birlikte çocuğun temel haklarına müdahale ettiği için kararın kanuni dayanağı, amacı, süresi ve kapsamı açık olmalıdır.

Tedbirin “ceza değildir” denilerek sınırsız uygulanması mümkün değildir. Anayasa m.20’de özel hayat ve kişisel veriler, m.22’de haberleşme hürriyeti, çocukların korunmasına ilişkin anayasal ilkeler ve ölçülülük ilkesi birlikte gözetilir. Çocuğun görüşünün alınması da 5395 m.13/2 kapsamında yeterli idrak gücüne sahip çocuk bakımından önem taşır.

Hâkim gerekli gördüğünde birden fazla tedbire birlikte karar verebilir. Dijital risk tedbiri, örneğin danışmanlık, eğitim veya bağımlılık tedbiriyle birlikte uygulanabilir. Ancak her tedbirin çocuğun ihtiyacıyla bağlantısı ayrı kurulmalıdır.

Tedbir Kararına İtiraz Edilebilir mi?

5395 sayılı Kanun m.14, kanundaki tedbir kararlarına karşı kanun yolunu düzenler. Tedbirin türü, kararı veren merci, kovuşturma bulunup bulunmadığı ve kararın niteliğine göre ilgili kanun yolu uygulanır. Kararın tebliğ tarihi ve süreler somut dosyada kontrol edilmelidir.

İtiraz veya kanun yolu başvurusunda özellikle çocuğun ceza sorumluluğunun hukuki durumu, tedbirin somut riskle bağlantısı, sürenin orantılılığı, cihaz ve platform kapsamının belirliliği, sosyal inceleme verileri ve daha hafif tedbirlerin yeterli olup olmadığı tartışılabilir.

Tedbir devam ederken koşullar değişirse yalnız ilk karara itiraz değil, m.8/3 çerçevesinde tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi de gündeme gelebilir. Çocuğun riskli çevreden uzaklaşması, okul ve aile düzeninin değişmesi veya teknik tedbirin artık gereksiz hale gelmesi yeni değerlendirmeyi gerektirebilir.

Ailelerin ve Müdafilerin Dosyada Kontrol Etmesi Gerekenler

İlk olarak çocuğun suç tarihindeki yaşı ve TCK m.31 bakımından ceza sorumluluğu doğru belirlenmelidir. İkinci olarak sosyal inceleme raporu ve uzman değerlendirmeleri dosyada bulunmalıdır. Üçüncü olarak dijital riskin hangi somut olaydan kaynaklandığı açıkça gösterilmelidir.

Dördüncü olarak hangi cihazların bildirileceği, hangi kurumun teknik denetimi yürüteceği, hangi platform veya mecralara erişimin engelleneceği ve tedbir süresi karar metninde denetlenebilir olmalıdır. Beşinci olarak eğitim, aile hayatı ve meşru iletişimin gereksiz biçimde sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı incelenmelidir.

Altıncı olarak tedbirin üç aylık inceleme süreci takip edilmelidir. Yedinci olarak kişisel verilerin amaç dışı kullanılmaması ve yalnız tedbirin gerektirdiği ölçüde işlenmesi gözetilmelidir. Bu kontroller hem çocuğun korunmasını hem de ölçüsüz müdahalenin önlenmesini sağlar.

Uygulamada Yapılmaması Gereken Hatalar

İlk hata, dijital risk tedbirini ebeveynlerin her durumda talep edebileceği genel bir “telefon takip kararı” olarak görmektir. m.5/A’nın kanuni bağlamı ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuğa özgü güvenlik tedbiridir. İkinci hata, iki yıllık üst sınırı otomatik süre kabul etmektir. Süre somut olaya göre üç ay ile iki yıl arasında belirlenir.

Üçüncü hata, “dijital denetim” ifadesinden sınırsız veri inceleme yetkisi çıkarmaktır. Teknik uygulama, tedbir kararının amacı ve kapsamıyla sınırlı olmalıdır. Dördüncü hata, çocuğun eğitim için kullandığı bütün dijital hizmetlere erişimi gerekçesiz biçimde engellemektir. Beşinci hata ise tedbirin üç aylık periyodik incelemesini takip etmemektir.

Altıncı hata, dijital tedbiri tek başına yeterli görüp çocuğun aile, eğitim, bağımlılık veya akran risklerini değerlendirmemektir. m.5/A’nın yapısı birden fazla yönlendirme tedbirinin çocuğun ihtiyacına göre birlikte düşünülmesine imkân verir. Asıl hedef, somut riski ortadan kaldırmak ve çocuğun yeniden suçla temasını önlemektir.

7593 sayılı Kanunun resmi bilgileri TBMM Kanun Bilgi Sisteminde yer almaktadır. 12–15 yaş grubunun ceza sorumluluğu için TCK 31 çocuk ceza sorumluluğu rehberi, sosyal inceleme ve iddianame yönünden CMK 174/1-e rehberi incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

Dijital risklerden korunma tedbiri kaç ay sürer?

Çocuk Koruma Kanunu m.5/A/2-b uyarınca üç aydan az, iki yıldan fazla olamaz.

Çocuğun telefonu takip edilebilir mi?

Kanuni şartlar ve yargısal tedbir kararı kapsamında, bildirilen cihazların tedbir kararından sonraki hareketleri BTK ve Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından çeşitli takip yazılımlarıyla denetime açılabilir.

Sosyal medya tamamen kapatılır mı?

Kanun riskli olarak tanımlanan bazı dijital mecra, uygulama ve platformlara erişimin engellenmesini düzenler. Tedbirin somut riskle bağlantılı ve ölçülü olması gerekir.

Bu tedbir ceza mıdır?

Hayır. Ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiştir.

Karar iki yıl boyunca hiç incelenmez mi?

Hayır. 5395 m.8/2’ye göre tedbir kararlarının uygulanması en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir; koşullar değişirse kaldırma veya değiştirme mümkündür.

Başka tedbirlerle birlikte uygulanabilir mi?

Evet. Çocuğun ihtiyacına göre koruyucu, destekleyici veya diğer yönlendirme tedbirleriyle birlikte uygulanabilir.

Hangi kurumlar teknik denetimi yürütür?

m.5/A/2-b Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığını açıkça belirtir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp