B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Türkiye’de Yerleşim Yeri Olmayan Yabancının Vesayet, Kayyım ve Gaiplik Davası Nerede Açılır? MÖHUK m.42 | 2026

Kısa ve Net Cevap

MÖHUK m.42’ye göre Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancıların vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararları bakımından yetkili Türk mahkemesi özel bağlantılarla belirlenir. Kanun, kişinin Türkiye’de sakin olduğu yer mahkemesini; Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki mallarının bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılar. Bu hüküm yalnız yabancıların maddede sayılan kişi hâli koruma kararlarına ilişkindir; boşanma, miras, ticari alacak veya genel sözleşme davalarının yetkisini düzenlemez.

Yabancı vesayet kayyım gaiplik MÖHUK 42
Türkiye’de yerleşim yeri olmayan yabancıların belirli kişi hâli koruma kararlarında sakin olunan yer; bu yoksa Türkiye’deki malın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

MÖHUK m.42 Neyi Düzenler?

MÖHUK m.42, Türkiye’de yerleşim yeri olmayan yabancıların belirli kişi hâli kararları bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenleyen özel hükümdür. Madde vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararlarını açıkça sayar. Bu nedenle kapsam genişletilerek her yabancı kişi hâli davasına uygulanmaz.

M.42 bir görev kuralı değil, milletlerarası ve yer bakımından yetki kuralıdır. Hangi mahkemenin görevli olduğu Türk Medenî Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili özel düzenlemelere göre belirlenir. Yetkili şehir veya yer ise m.42’deki bağlantılar üzerinden saptanır.

Madde özellikle Türkiye’de taşınmazı, banka hesabı, şirket payı veya başka malvarlığı bulunan fakat Türkiye’de yerleşim yeri olmayan yabancılar bakımından pratik önem taşır. Koruma veya statü kararı verilmesi gerektiğinde Türk mahkemesine erişimi mümkün kılar.

Hangi Yabancılar MÖHUK m.42 Kapsamındadır?

Hükmün öznesi “Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancılar”dır. Bu nedenle kişinin yabancı vatandaş olması tek başına yeterli değildir; Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması gerekir. Türkiye’de yerleşim yeri bulunan yabancı bakımından genel iç yetki bağlantıları ve ilgili özel hükümler uygulanır.

Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olarak Türk Medenî Kanunu çerçevesinde belirlenir. Oturma izni, adres kaydı ve fiilî yaşam merkezi önemlidir; ancak tek bir belge her zaman tek başına belirleyici değildir.

Çifte vatandaşlıkta Türk vatandaşlığının bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilir. Türk vatandaşlığı devam eden kişi için m.41 gibi Türk vatandaşlarına ilişkin özel düzenlemeler gündeme gelebilir. Mavi Kart statüsünde ise kişinin artık Türk vatandaşı olup olmadığı ve somut uyuşmazlığın hukuki niteliği ayrı değerlendirilir.

Yabancı Hakkında Vesayet Kararı

Vesayet, kişinin veya malvarlığının korunmasını gerektiren hâllerde Türk Medenî Kanunu’nun öngördüğü koruma kurumudur. Yabancılık unsuru bulunduğunda yalnız Türk Medenî Kanunu’ndaki maddî şartlar değil, MÖHUK’un uygulanacak hukuk ve milletlerarası yetki hükümleri de dikkate alınır.

Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancı Türkiye’de fiilen sakin durumda ise m.42 bakımından o yer mahkemesi yetkilidir. Kişi Türkiye’de de sakin değilse, Türkiye’de malları bulunuyorsa malın bulunduğu yer bağlantısı devreye girer.

Vesayet kararının kapsamı, vasi atanması, denetim ve malvarlığı yönetimi gibi konular uygulanacak maddî hukuk ve Türk usul kuralları çerçevesinde ayrıca belirlenir. M.42 yalnız hangi Türk mahkemesinin yetkili olacağını gösterir.

Kayyımlık Kararlarında Yetki

Kayyımlık belirli işlerin görülmesi veya malvarlığının yönetimi için atanan koruma kurumudur. Yabancı kişinin Türkiye’de malı bulunması ve bu malın yönetimi için kayyım gereksinimi doğması, m.42’nin malın bulunduğu yer bağlantısını doğrudan önemli hâle getirir.

Örneğin Almanya’da yaşayan yabancının Mersin’de taşınmazı ve Türkiye’de yerleşim/sakinliği yoksa, m.42 kapsamında Türkiye’deki malların bulunduğu yer bağlantısı Mersin mahkemelerinin yetkisini gündeme getirebilir. Ancak görevli mahkeme ve kayyım atanmasının maddî şartları ayrıca belirlenir.

Kayyım talebinde korunacak malvarlığı, talebin kapsamı ve neden doğduğu somutlaştırılmalıdır. “Yabancının Türkiye’de malı var” olgusu tek başına her durumda kayyım atanması için maddî sebep değildir; yalnız m.42’nin yetki bağlantısını sağlayabilir.

Kısıtlılık Kararları

Kısıtlılık, kişinin fiil ehliyetini etkileyen ciddi bir statü kararıdır. MÖHUK m.10, vesayet ve kısıtlılık sebeplerine uygulanacak hukuku; m.42 ise belirli yabancılar bakımından Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisini düzenler. Bu iki madde farklı sorulara cevap verir.

Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancı Türkiye’de sakin ise sakin olduğu yer mahkemesi; Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki mallarının bulunduğu yer mahkemesi m.42 bakımından yetkili olabilir. Kısıtlamanın hangi sebeplerle verilebileceği ve etkileri m.10 ve ilgili maddî hukuk üzerinden ayrıca incelenir.

Kişinin millî hukukundan alınacak ehliyet veya vesayet belgeleri gerektiğinde Türkçe tercüme ve tasdikle dosyaya sunulur. Mahkeme yabancı hukuku MÖHUK m.2 uyarınca resen uygular.

Gaiplik ve Ölmüş Sayılma Kararları

M.42 gaiplik ve ölmüş sayılma kararlarını da açıkça kapsar. Yabancı kişinin uzun süre haber alınamaması, ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya yabancı hukukta ölmüş sayılma şartlarının gündeme gelmesi hâlinde Türkiye’de yetki m.42 bağlantılarıyla kurulabilir.

Gaiplik veya ölüm karinesinin maddî şartları MÖHUK m.11 ve ilgili maddî hukuk kurallarıyla belirlenir. M.42 ise Türkiye’de hangi mahkemenin karar verebileceğine ilişkin bağlantıyı gösterir.

Gaiplik kararı miras, evlilik, malvarlığı yönetimi ve nüfus kayıtları üzerinde sonuç doğurabileceği için yabancı ülkedeki kayıtlar, son haber tarihi ve malvarlığı bilgileri titizlikle toplanmalıdır. Türkiye’deki malların bulunduğu yer, yabancı kişi Türkiye’de sakin değilse yetkinin merkezî bağlantısıdır.

Türkiye’de “Sakin Olduğu Yer” Nasıl Belirlenir?

M.42’nin ilk bağlantısı, Türkiye’de yerleşim yeri olmayan yabancının Türkiye’de sakin olduğu yerdir. Sakin olma, yerleşim yerine göre daha zayıf fakat fiilî bir bulunma bağlantısıdır. Kişinin belirli yerde gerçek ve geçici olmayan şekilde bulunması somut delillerle tespit edilir.

Otel veya birkaç günlük turistik ziyaret tek başına sakin olma sonucunu zorunlu kılmaz. Kira sözleşmesi, hastanede uzun süreli tedavi, aile yanında devamlı kalma, çalışma veya eğitim bağlantıları daha güçlü göstergelerdir.

Sakin olunan yerin belirlenmesi, m.42’nin ikinci bağlantısı olan malın bulunduğu yere geçmeden önce yapılır. Kişi Türkiye’de sakin ise doğrudan mal yeri bağlantısına atlanmamalıdır.

Türkiye’deki Malların Bulunduğu Yer Mahkemesi

Yabancı Türkiye’de sakin değilse m.42 Türkiye’deki mallarının bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılar. Taşınmaz, araç, banka hesabı, şirket payı veya başka malvarlığı unsurlarının hangi yerde bulunduğu hukukî niteliğine göre belirlenir.

Taşınmaz bakımından tapu sicilindeki konum açıktır. Banka hesabı veya şirket payı gibi haklarda malvarlığı değerinin “bulunduğu yer” daha teknik değerlendirme gerektirebilir. Bankanın merkezi/şubesi, şirket merkezi veya sicil bağlantısı somut hakka göre incelenir.

Birden fazla şehirde mal bulunuyorsa yetki bağlantılarının nasıl yarışacağı ve talebin hangi mala ilişkin olduğu ayrıca değerlendirilir. Amaç, yabancı kişinin Türkiye’deki malvarlığının korunmasını sağlayacak etkili bir mahkeme bağlantısı kurmaktır.

Mersin’de Malı Bulunan Yabancı İçin Örnek

Almanya’da yaşayan ve Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancı kişinin Mersin/Mezitli’de taşınmazı olduğunu, kendisinin Türkiye’de de sakin olmadığını düşünelim. Koruma ihtiyacı m.42’de sayılan kayyımlık veya vesayet kapsamında ise Türkiye’deki malın bulunduğu yer bağlantısı Mersin mahkemelerini yetkili kılabilir.

Bu sonuç, taşınmazın Mersin’de bulunmasından kaynaklanan m.42 bağlantısıdır. Kişinin Alman vatandaşı olması veya Berlin’de yaşaması Türkiye içindeki yetkili yer bağlantısını değiştirmez.

Ancak taşınmazın mülkiyetine ilişkin aynî hak davası başka bir uyuşmazlıktır ve MÖHUK m.40, HMK’daki taşınmaz yetkisi ve m.21 gibi hükümler ayrıca incelenir. M.42 sırf yabancının malı Türkiye’de diye tüm davalara uygulanmaz.

Yetkili Mahkeme ile Uygulanacak Hukuk Aynı Şey Değildir

MÖHUK m.42 Türk mahkemesinin yer bakımından milletlerarası yetkisini belirler. Hangi ülke hukukunun vesayet, kısıtlılık veya gaiplik şartlarına uygulanacağı ise MÖHUK m.10 ve m.11 gibi maddelerde ayrıca düzenlenir.

Türk mahkemesinin yetkili olması, otomatik olarak Türk maddî hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. Mahkeme m.2 gereğince MÖHUK’un bağlama kurallarını resen uygular ve gerekiyorsa yabancı hukuk içeriğini araştırır.

Buna karşılık usul işlemleri Türk usul hukukuna tabidir. Dava dilekçesi, delil sunumu, yargılama usulü ve mahkeme teşkilatı Türk hukukuna göre yürür.

Acil Koruma Tedbirleri

Yabancı kişinin Türkiye’deki malvarlığının acil korunması gerekebilir. Esas vesayet veya kayyımlık uyuşmazlığından ayrı olarak ihtiyati tedbir, geçici kayyım veya diğer koruma mekanizmaları ilgili Türk usul ve maddî hukuk şartlarına göre değerlendirilebilir.

Acil durumda mahkemenin yetkisi, tedbirin konusu ve malın bulunduğu yer özellikle önemlidir. Ancak geçici koruma kararı verilmesi, esasa ilişkin milletlerarası yetki ve uygulanacak hukuk analizini ortadan kaldırmaz.

Malın hızla devredilme riski, banka hesabından çekim veya taşınmazın zarar görmesi gibi durumlarda somut risk belgelenmelidir. “Yabancı kişi” olmak tek başına tedbir sebebi değildir.

Yabancı Belgeler ve Kimlik Kayıtları

Pasaport, yabancı nüfus kayıtları, sağlık raporları, vesayet belgeleri, adres kayıtları ve yabancı mahkeme kararları dosyada kullanılabilir. Yabancı resmî belgelerin Türkiye’de kullanılmasında HMK m.224 ve uygulanabilir apostil veya konsolosluk tasdik rejimi kontrol edilir.

Yabancı dildeki belgeler Türkçe tercümeyle sunulur. Belgenin düzenlendiği ülkenin Apostil Sözleşmesine taraf olup olmadığı ve belgenin türünün apostil kapsamına girip girmediği ayrıca belirlenmelidir.

Türkiye’deki malvarlığı tapu, banka, ticaret sicili veya diğer resmî kayıtlardan doğrulanmalıdır. Yetki iddiası yalnız tahmine dayalı malvarlığı bilgisiyle kurulmaz.

Yabancı Vesayet veya Gaiplik Kararının Türkiye’de Etkisi

Yabancı ülkede zaten verilmiş vesayet, kayyımlık veya gaiplik kararı varsa Türkiye’de yeni karar talep etmeden önce yabancı kararın tanınmasının mümkün ve gerekli olup olmadığı değerlendirilir. MÖHUK m.50 ve devamındaki tanıma-tenfiz sistemi ile kişi hâli kararlarına ilişkin m.58 önemlidir.

Yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisi için tanıma gerekebilir. Kararın icra edilebilir bir eda hükmü içermesi hâlinde tenfiz şartları ayrıca gündeme gelir.

Yabancı kararın varlığı, m.42 kapsamında aynı konuda yeni bir Türk kararı verilmesinin her durumda doğru yol olduğu anlamına gelmez. Önce kararın niteliği, kesinleşmesi ve Türkiye’de istenen hukukî sonuç belirlenir.

Dava Açmadan Önce Kontrol Sırası

Birinci adım kişinin yabancı olup olmadığını ve Türkiye’de yerleşim yeri bulunup bulunmadığını belirlemektir. İkinci adım talebin m.42’de sayılan vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik veya ölmüş sayılma kararlarından biri olup olmadığını kontrol etmektir.

Üçüncü adım kişinin Türkiye’de sakin olduğu yeri tespit etmektir. Türkiye’de sakin değilse dördüncü adım Türkiye’deki malvarlığını ve bulunduğu yeri belirlemektir. Beşinci adım görevli mahkeme, uygulanacak maddî hukuk ve varsa acil tedbir ihtiyacını saptamaktır.

Altıncı adım yabancı belgeleri apostil/tasdik ve tercüme yönünden tamamlamak; varsa yabancı mahkeme kararının tanınması ihtimalini incelemektir. Bu sıra, m.42’yi yanlış dava türüne uygulama riskini azaltır.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

MÖHUK m.42 Türkiye genelinde uygulanır. Türkiye’de sakin olmayan yabancının Mersin’de malvarlığı bulunması hâlinde, m.42’de sayılan koruma kararları bakımından Mersin mahkemeleri malın bulunduğu yer bağlantısıyla yetkili olabilir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin/Akdeniz’dedir; usulen mümkün yabancı kişi hâli ve malvarlığı koruma dosyaları Mersin’den Türkiye genelinde takip edilir.

Resmî ve İlgili Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Türkiye’de yerleşim yeri olmayan yabancının vesayet davası nerede açılır?

MÖHUK m.42’ye göre önce Türkiye’de sakin olduğu yer; Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki mallarının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Yabancının yalnız Mersin’de evi varsa Mersin mahkemesi yetkili olabilir mi?

Kişi Türkiye’de sakin değilse ve talep m.42’de sayılan koruma kararlarından biriyse, malın bulunduğu yer bağlantısıyla Mersin mahkemesi yetkili olabilir.

Her yabancı davasında m.42 uygulanır mı?

Hayır. Madde vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararlarına özgüdür.

Yabancı Türkiye’de sakin ise malın bulunduğu yere mi gidilir?

M.42 önce Türkiye’de sakin olunan yer bağlantısını düzenler; kişi Türkiye’de sakin değilse mal yeri bağlantısına geçilir.

Kısıtlılığın şartlarını da m.42 mi belirler?

Hayır. M.42 yetkiyi; uygulanacak maddî hukuk MÖHUK m.10 gibi bağlama kurallarıyla belirlenir.

Gaiplik de m.42 kapsamında mı?

Evet. Madde gaiplik ve ölmüş sayılma kararlarını açıkça kapsar.

Yabancı mahkemede vesayet kararı varsa Türkiye’de yeniden dava şart mı?

Önce yabancı kararın Türkiye’de tanınmasının yeterli ve mümkün olup olmadığı değerlendirilir.

Apostil yabancı belgenin içeriğini doğrular mı?

Apostil belgenin resmî doğrulama zincirine ilişkindir; belgenin maddî içeriğinin doğruluğunu veya talebin haklılığını tek başına ispatlamaz.

MÖHUK m.42 Türk hukukunun uygulanmasını zorunlu kılar mı?

Hayır. Madde mahkeme yetkisini düzenler; uygulanacak hukuk ayrı MÖHUK maddelerine göre belirlenir.

Türkiye’de hiç malı ve sakinliği olmayan yabancı için m.42 yetki kurar mı?

Maddenin saydığı sakin olma ve malvarlığı bağlantıları yoksa m.42 üzerinden yetki kurulamaz; diğer milletlerarası yetki hükümleri ayrıca incelenir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

İçerik 5718 sayılı Kanun’un 2, 10, 11, 42 ve 50–58. maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu dikkate alınarak hazırlanmış; m.42’nin sakin olunan yer ve malın bulunduğu yer bağlantıları diğer dava türlerinden ayrılmıştır.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – İletişim

Son mevzuat kontrolü: 12 Eylül 2026.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp