B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışında Yaşayan veya Yabancı Kişi İçin Türkiye’de Vesayet ve Kayyım: MÖHUK m.10 | 2026

Kısa ve net cevap: MÖHUK m.10/1’e göre yabancı bir kişi hakkında vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi ya da sona erdirilmesinin sebepleri kişinin millî hukukuna tabidir. Yabancının millî hukukuna göre vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi mümkün değilse ve kişinin mutad meskeni Türkiye’deyse Türk hukukuna göre karar verilebilir; kişinin zorunlu olarak Türkiye’de bulunduğu hâllerde de Türk hukuku uygulanır. Vesayet veya kısıtlılığın sebebi ve sona erme sebebi dışındaki bütün vesayet/kısıtlılık hususları ile kayyımlık Türk hukukuna tabidir.

Güncellik: Bu rehber 11 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki MÖHUK m.10 ve Türk Medenî Kanunu’nun vesayet hükümleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Yabancı kişi için Türkiye’de vesayet kısıtlılık ve kayyım işlemlerinin MÖHUK 10 kapsamında incelenmesi

1. MÖHUK m.10’un üç fıkrası neyi düzenler?

5718 sayılı Kanun’un 10. maddesi “Vesâyet, kısıtlılık ve kayyımlık” başlığını taşır ve üç ayrı bağlantı kurar. Birinci fıkra, vesayet veya kısıtlılık kararının verilmesi ve sona erdirilmesi sebeplerini kişinin millî hukukuna bağlar. İkinci fıkra, yabancının millî hukukunda böyle bir kararın verilmesi mümkün değilse ve kişinin mutad meskeni Türkiye’deyse Türk hukukunun uygulanabilmesini sağlar; kişi zorunlu olarak Türkiye’de bulunuyorsa yine Türk hukuku uygulanır. Üçüncü fıkra ise sebepler dışındaki tüm vesayet/kısıtlılık meseleleri ile kayyımlığı Türk hukukuna bağlar.

Bu ayrım uygulamada çok önemlidir. “Kişi hangi sebeple kısıtlanabilir?” sorusu ile “vasi kim seçilir, vasi hangi işlemlerde izin alır, vesayet makamı nasıl denetler?” sorusu aynı hukuka tabi olmak zorunda değildir. MÖHUK m.10 özellikle bu iki alanı ayırmıştır.

Yurt dışında yaşayan Türkler, yabancı uyruklu aile bireyleri, Türkiye’de malvarlığı bulunan yabancılar ve uluslararası aileler bakımından vesayet dosyasında ilk iş yalnız Türk Medenî Kanunu’na bakmak değil; kişinin vatandaşlığı, mutad meskeni ve Türkiye’de bulunma sebebini tespit etmektir.

2. Vesayet ve kısıtlılık sebeplerinde neden millî hukuk uygulanır?

MÖHUK m.10/1’in açık hükmüne göre vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi ya da sona erdirilmesinin sebepleri, hakkında karar istenen kişinin millî hukukuna tabidir. Bu nedenle yabancı vatandaşın kısıtlanmasını gerektiren sebebin varlığı, öncelikle kendi vatandaşlık hukukuna göre incelenir.

Millî hukuk tespit edilirken MÖHUK m.4’teki tamamlayıcı kurallar uygulanır. Birden fazla vatandaşlıktan biri Türk vatandaşlığı ise Türk hukuku esas alınır. Birden fazla yabancı vatandaşlık varsa daha sıkı ilişkili olunan devlet hukuku uygulanır. Vatansızlar ve mülteciler bakımından yerleşim yeri, yoksa mutad mesken, o da yoksa dava tarihinde bulunulan ülke hukuku devreye girer.

Yabancı hukukun içeriği MÖHUK m.2 uyarınca mahkemece re’sen uygulanır ve tespit edilir. Taraflar yabancı hukukun belirlenmesine yardımcı olabilir. Araştırmaya rağmen yabancı hukukun olaya ilişkin hükümleri belirlenemezse Türk hukuku uygulanır.

3. Yabancının millî hukuku vesayete izin vermiyorsa ne olur?

MÖHUK m.10/2, yabancının korunmasız kalmasını önleyen özel bir yedek kural getirir. Yabancının millî hukukuna göre vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi mümkün olmayan hâllerde, kişinin mutad meskeni Türkiye’deyse Türk hukukuna göre vesayet veya kısıtlılık kararı verilebilir veya kaldırılabilir.

Buradaki şart yalnız yabancının Türkiye’de bulunması değildir. Kuralın ilk bölümünde mutad meskenin Türkiye’de olması aranır. Mutad mesken, kişinin hayat ilişkilerinin fiilî merkezi olan, belirli bir süreklilik ve istikrar taşıyan yerdir. Sadece turist olarak kısa süre Türkiye’de bulunan yabancı ile yaşam merkezini Türkiye’ye taşımış yabancı aynı durumda değildir.

Millî hukukta vesayet kurumunun Türk hukukundaki isimle bulunmaması otomatik olarak “vesayet mümkün değil” sonucunu doğurmaz. Yabancı hukuktaki koruma mekanizmasının işlevi ve koşulları incelenir. MÖHUK m.10/2 ancak yabancı millî hukuk bakımından kararın mümkün olmadığı durumda Türk hukukuna geçiş imkânı sağlar.

4. Mutad mesken Türkiye’de olmasının sonucu

Mutad mesken MÖHUK’ta birçok aile ve kişi hâli meselesinde kullanılan fiilî bir bağlantıdır. Vesayet bakımından m.10/2, yabancı kişinin millî hukukuna göre karar verilemediği durumda mutad mesken Türkiye’deyse Türk hukukuna göre koruma kararı verilmesini mümkün kılar.

Mutad mesken belirlenirken nüfus veya ikamet belgesi tek başına kesin değildir. Kişinin fiilen nerede yaşadığı, aile ve sosyal yaşamı, sağlık ve bakım düzeni, çalışma veya eğitim bağlantısı, konut ve günlük hayat merkezi gibi olgular birlikte değerlendirilir. Özellikle yaşlı veya bakıma ihtiyaç duyan yabancı kişinin Türkiye’de aile yanında sürekli yaşaması, mutad mesken bağlantısının tespitinde önem taşır.

Mutad meskenin tespiti ayrıca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinden farklıdır. Uygulanacak hukuk MÖHUK m.10, milletlerarası yetki ise m.40 ve özellikle yabancılar hakkında m.42 çerçevesinde ayrıca incelenir.

5. Zorunlu olarak Türkiye’de bulunan yabancı

MÖHUK m.10/2’nin son cümlesi, kişinin zorunlu olarak Türkiye’de bulunduğu hâllerde Türk hukukunun uygulanacağını düzenler. Bu hüküm, kişinin mutad meskeni Türkiye’de olmasa bile fiilî koşullar nedeniyle Türkiye’de bulunmak zorunda olduğu ve koruma ihtiyacının ortaya çıktığı durumlar için önemlidir.

Zorunlu bulunma hâlinin somut belgelerle ortaya konulması gerekir. Hastanede uzun süreli tedavi, hareket kabiliyetini ortadan kaldıran durum, idari veya hukuki nedenle ülkeden ayrılamama gibi olaylar somut dosyada değerlendirilir. Yalnız Türkiye’de geçici bulunmak bu hükmün uygulanması için tek başına yeterli değildir.

Türk hukukunun uygulanması hâlinde kısıtlılık sebepleri ve vesayet düzeni 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre incelenir. Kişinin temel hakları ve ölçülülük ilkesi gözetilmeden vesayet kararı verilemez.

6. Vesayet yönetiminde neden Türk hukuku uygulanır?

MÖHUK m.10/3, vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi ya da sona erdirilmesinin sebepleri dışında kalan bütün kısıtlılık veya vesayete ilişkin hususları Türk hukukuna bağlar. Böylece karar Türkiye’de verildiğinde koruma rejiminin yönetimi, vasi atanması, denetim, izinler, hesap verme ve vesayet makamının işleyişi Türk hukukuna tabi olur.

Bu yaklaşım kamu otoritesinin ve vesayet makamının etkin denetimini sağlar. Türk mahkemesinin yürüttüğü vesayet dosyasında yabancı ülkenin usul ve vesayet yönetim kurallarının her işlemde uygulanması pratik değildir. Kanun bu nedenle sebeple yönetim düzenini ayırır.

Vasinin taşınmaz satışı, önemli malvarlığı işlemi, şirket payı, sulh veya başka tasarruflarında Türk Medenî Kanunu’nun vesayet makamı izni öngören hükümleri kontrol edilir. Vesayet altındaki kişinin yabancı olması bu denetim kurallarını ortadan kaldırmaz.

7. Kayyımlıkta hangi hukuk uygulanır?

MÖHUK m.10/3 kayyımlığı açıkça Türk hukukuna tabi tutar. Kayyım, belirli bir işin görülmesi, belirli malvarlığının yönetilmesi veya temsil sorununun giderilmesi için Türk Medenî Kanunu’nda öngörülen koşullarla atanabilir. Kayyımlık vesayetle aynı kurum değildir; kapsamı ve görevi atama kararında belirlenir.

Yurt dışında yaşayan kişinin Türkiye’deki belirli malvarlığının korunması, temsilcisinin bulunmaması veya menfaat çatışması gibi durumlarda kayyım ihtiyacı gündeme gelebilir. Ancak “kişi yurt dışında, kayyım atanır” şeklinde otomatik sonuç yoktur. Türk Medenî Kanunu’ndaki kayyım atama şartlarından birinin somut olarak gerçekleşmesi gerekir.

Kayyımın yetkisi mahkeme kararıyla sınırlandırılır. Taşınmaz satışı, banka hesabı yönetimi, şirket işlemi veya dava takibi gibi yetkilerin kapsamı karar metninden belirlenir. Kayyım, vesayet altındaki kişinin bütün hukuki işlemlerini otomatik olarak üstlenmez.

8. Yabancı mahkemenin vesayet kararı Türkiye’de nasıl etkili olur?

Yabancı mahkeme tarafından verilmiş vesayet veya kısıtlılık kararının Türkiye’de doğrudan sonuç doğurup doğurmayacağı ayrıca incelenir. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de kesin hüküm veya icra kabiliyeti kazanması MÖHUK’un tanıma ve tenfiz hükümlerine bağlı olabilir. Kararın niteliği, çekişmeli/çekişmesiz yargı özelliği ve Türkiye’de hangi işlem için kullanılacağı belirlenmeden genel sonuç kurulmaz.

Yabancı vesayet kararının yalnız varlığını ispat etmek ile bu karara dayanarak Türkiye’de banka, taşınmaz, şirket veya dava işlemi yapmak aynı değildir. Kararın kesinleşme durumu, usulüne uygun belge, tercüme, tasdik ve gerekiyorsa tanıma talebi değerlendirilir.

Yabancı resmî belgelerin Türk mahkemesinde kullanımı HMK m.224 ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde incelenir. Apostil belgenin tasdik zincirini kolaylaştırır; yabancı kararın maddî hukuk etkisini tek başına yaratmaz.

9. Türkiye’deki banka, şirket ve taşınmaz işlemleri

Vesayet veya kayyımlık dosyasının ekonomik sonucu çoğu zaman Türkiye’deki malvarlığının yönetiminde ortaya çıkar. Banka hesabından para çekme, mevduatın yönetimi, taşınmaz satışı, miras payının takibi, şirket ortaklığına ilişkin oy veya pay işlemleri, dava açma ve sulh gibi işlemler için vasinin veya kayyımın yetki kapsamı ayrı ayrı kontrol edilir.

Türk Medenî Kanunu bazı önemli işlemlerde vesayet makamının, bazı işlemlerde ayrıca denetim makamının iznini arar. Bu nedenle yabancı kişinin vesayet altında olduğu belirlendikten sonra yalnız vasi belgesinin sunulması her işlem için yeterli olmayabilir. İşlemin kanunda özel izne tabi olup olmadığı incelenir.

Türkiye’deki taşınmaz aynî hakları bakımından MÖHUK m.21 de önemlidir. Vesayet veya temsil yetkisi doğru olsa bile taşınmazın devri Türk tapu hukukunun resmî şekil ve tescil kurallarına tabidir.

10. Vesayet ile ehliyet arasındaki fark

Ehliyet MÖHUK m.9’da, vesayet ve kısıtlılık m.10’da düzenlenmiştir. Ehliyet bir kişinin haklara sahip olma ve kendi işlemleriyle borç altına girme kapasitesini ifade eder. Vesayet ise korunması gereken kişinin hukuki ve malvarlığı menfaatlerinin bir vasi ve mahkeme denetimi altında yürütülmesini sağlayan kurumdur.

Yabancı kişinin sözleşme ehliyeti konusunda MÖHUK m.9 rehberi ayrıca incelenebilir. Kısıtlılık kararı verilmesi kişinin işlem kapasitesini etkileyebilir; ancak hangi hukukun uygulanacağı ve kararın yönetim sonuçları m.10’daki ayrımlara göre belirlenir.

11. Milletlerarası yetki: MÖHUK m.42

Uygulanacak hukuk ile mahkemenin milletlerarası yetkisi farklı konulardır. MÖHUK m.42, Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancılar hakkında vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararlarının hangi Türk mahkemesinde görülebileceğine ilişkin özel milletlerarası yetki kuralı içerir.

Bu nedenle m.10 “hangi hukuk uygulanır?” sorusuna, m.42 ise belirli yabancı kişi hâli davalarında “Türk mahkemesi hangi bağlantıyla yetkilidir?” sorusuna cevap verir. Dosya açılmadan önce iki hüküm birlikte değerlendirilmelidir.

12. Görevli ve yetkili vesayet makamı

Türk Medenî Kanunu’nda vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. İç hukuk bakımından yer yönünden yetki ve vesayet dairesi kuralları TMK hükümlerine göre belirlenir. Yabancılık unsuru varsa bunlara ek olarak MÖHUK’un milletlerarası yetki hükümleri uygulanır.

Başvuruda yalnız kişinin yabancı olduğu belirtilip mahkeme seçilmez. Kişinin yerleşim yeri, mutad meskeni, fiilî bulunduğu yer, Türkiye’deki malvarlığı ve MÖHUK m.42 bağlantıları somutlaştırılır. Yanlış yerde açılan dosya yetki sorunu ve süre kaybına yol açabilir.

13. Belgeler ve yabancı resmî kararların sunulması

Başvuruda kişinin kimlik ve vatandaşlık belgeleri, yerleşim/mutad mesken kayıtları, vesayet veya kısıtlılık sebebini ortaya koyan belgeler, varsa yabancı mahkeme kararları, sağlık ve bakım belgeleri, Türkiye’deki malvarlığına ilişkin kayıtlar ve talep edilen vesayet/kayyımlık işleminin amacı sunulur.

Yabancı dildeki belge Türkçe tercümeyle sunulur. Yabancı resmî belgenin tasdiki HMK m.224, apostil sözleşmesi veya ilgili ikili/çok taraflı anlaşmaya göre değerlendirilir. Belgenin apostilli olması, içeriğinin doğruluğunu veya talebin esasını otomatik olarak kanıtlamaz.

Mahkeme kısıtlılık sebebine göre resmi sağlık kurulu raporu veya başka deliller isteyebilir. Türk Medenî Kanunu’nun kısıtlılık sebeplerine ilişkin özel ispat ve dinleme hükümleri uygulanır.

14. Sık Sorulan Sorular

Yabancı kişi Türkiye’de vesayet altına alınabilir mi?

Evet. MÖHUK m.10’daki uygulanacak hukuk kuralları ve Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi birlikte gerçekleşirse Türkiye’de vesayet/kısıtlılık kararı verilebilir.

Vesayet sebebi hangi ülke hukukuna göre belirlenir?

MÖHUK m.10/1 uyarınca vesayet veya kısıtlılık kararının verilmesi ve sona erdirilmesi sebepleri kişinin millî hukukuna tabidir.

Yabancı hukukta vesayet kararı mümkün değilse ne olur?

Kişinin mutad meskeni Türkiye’deyse m.10/2 uyarınca Türk hukukuna göre vesayet veya kısıtlılık kararı verilebilir veya kaldırılabilir.

Kişi zorunlu olarak Türkiye’de bulunuyorsa hangi hukuk uygulanır?

MÖHUK m.10/2’nin son cümlesine göre kişinin zorunlu olarak Türkiye’de bulunduğu hâllerde Türk hukuku uygulanır.

Vasi atanması hangi hukuka tabidir?

Karar verilme veya sona erme sebepleri dışındaki vesayete ilişkin hususlar m.10/3 gereğince Türk hukukuna tabidir.

Kayyımlıkta yabancı hukuk uygulanır mı?

MÖHUK m.10/3 kayyımlığı açıkça Türk hukukuna tabi tutar.

Yurt dışında verilen vesayet kararı Türkiye’de otomatik geçerli midir?

Kararın Türkiye’de hangi hukuki sonuç için kullanılacağına göre tanıma/tenfiz ve belge koşulları ayrıca incelenir. Apostil tek başına yabancı mahkeme kararına bütün maddî hukuk etkilerini kazandırmaz.

Vasi Türkiye’deki evi doğrudan satabilir mi?

Hayır. Türk Medenî Kanunu’nun vesayet makamı ve gerektiğinde denetim makamı iznine ilişkin hükümleri ile tapu resmî şekli kontrol edilmelidir.

Yabancı kişinin Türkiye’de malı varsa kayyım otomatik atanır mı?

Hayır. Kayyım için Türk Medenî Kanunu’ndaki atama sebeplerinden birinin bulunması ve mahkeme kararı gerekir.

Vesayet davasında yabancı hukuk kim tarafından bulunur?

MÖHUK m.2 uyarınca hâkim yabancı hukuku re’sen uygular ve içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebilir.

15. Türkiye geneli ve Mersin uygulaması

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye’de malvarlığı, banka hesabı veya aile bağlantısı bulunan yabancı ve yurt dışındaki kişiler bakımından vesayet/kayyımlık dosyalarında millî hukuk, mutad mesken, milletlerarası yetki ve Türkiye’de yapılacak malvarlığı işlemleri birlikte değerlendirilir.

Başvuru öncesinde yabancı karar ve belgelerin asılları, kesinleşme kayıtları, tasdik/apostil durumu ve Türkçe tercümeleri kontrol edilir; Türkiye’deki taşınmaz veya şirket işlemi hedefleniyorsa vesayet makamı izinleri ayrıca planlanır.

16. Resmî kaynaklar

  • 5718 sayılı MÖHUK m.2, 4, 9, 10, 21, 40 ve 42.
  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun vesayet, kısıtlılık, vasi ve kayyımlık hükümleri.
  • 6100 sayılı HMK m.224 ve yabancı resmî belgelerin kullanımı.
  • Mevzuat Bilgi Sistemi.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 11 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki MÖHUK m.10 ve bağlantılı Türk Medenî Kanunu hükümleri kontrol edilerek hazırlanmıştır. Metin, vesayet sebebine uygulanacak hukuk ile vesayet yönetimi ve kayyımlığa uygulanacak hukuku birbirinden ayırır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472
Büro: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp