Alan Adı Uyuşmazlığı Marka Hakları ve TRABİS Çözüm Yolları 2026
Kısa ve Net Cevap
Alan adı uyuşmazlığı marka haklarını ihlal ettiğinde, marka sahibi üç temel yola başvurabilir: TRABİS Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması (UÇM) üzerinden idari/tahkim yoluyla alan adının iptali veya devri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde açılacak tecavüzün durdurulması ve terkin davası veya şartları oluşmuşsa 5651 sayılı Kanun kapsamında erişimin engellenmesi. Özellikle .tr uzantılı alan adlarında TRABİS mekanizması, mahkeme sürecine göre çok daha hızlı sonuç vermektedir. SMK m.7/3-d uyarınca, bir markanın internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde alan adı olarak kullanılması açıkça marka hakkına tecavüz teşkil eder. Bu süreçte hak sahibi, alan adının kendi adına devrini, kötüniyetli kullanımın durdurulmasını ve uğradığı maddi-manevi zararların tazminini talep etme hakkına sahiptir.
- Marka Hakkına Dayalı Alan Adı Uyuşmazlıklarının Hukuki Niteliği
- Marka ve Alan Adı İlişkisinde Mevzuat Analizi: SMK m.7 ve m.29
- TRABİS Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması (UÇM) ve İşleyişi
- Yetkili Mahkemeler ve TRABİS Başvuru Kanalları
- Uyuşmazlık Çözümünde İzlenecek Prosedür ve İspat Kriterleri
- Kötüniyetli Alan Adı Tescili (Cybersquatting) ve Koruma Kalkanı
- WIPO (UDRP) ve TRABİS Arasındaki Temel Farklar
- İhtiyati Tedbir Kararları ve Alan Adı Üzerindeki Tasarruf Kısıtlamaları
- Marka Tecavüzü Nedeniyle Tazminat ve Yoksun Kalınan Kazanç
- Dava ve İtiraz Öncesi Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
- Sıkça Sorulan Sorular
- Yazar ve Hukuki Değerlendirme
Marka Hakkına Dayalı Alan Adı Uyuşmazlıklarının Hukuki Niteliği
Dijital ekonominin merkezinde yer alan alan adları (domain names), 2026 yılı itibarıyla sadece birer teknik adres değil, işletmelerin en değerli gayrimaddi varlıkları haline gelmiştir. Bir alan adının, tescilli bir marka ile aynı veya iltibas (karıştırılma) yaratacak derecede benzer olması, marka sahibinin ticari itibarını zedeleyebileceği gibi, tüketicilerin dijital ortamda yanlış yönlendirilmesine de neden olmaktadır. Hukuki açıdan alan adı uyuşmazlığı marka haklarının ihlali, haksız rekabet ve mülkiyet hakkına saldırı düzlemlerinde incelenir.
Türkiye’de alan adı yönetimi, BTK denetimindeki TRABİS (Toplum Kayıt Kuruluşu ve Bilgi Sistemi) tarafından yürütülmektedir. Bu yeni dönemle birlikte, özellikle “.tr” uzantılı (com.tr, net.tr, org.tr ve doğrudan .tr) alan adlarının tahsisinde “belgesiz” başvuru imkanının genişlemesi, marka sahipleri için uyuşmazlık riskini artırmıştır. Ancak sistem, bu risklere karşı hızlı bir itiraz mekanizması olan UÇM’yi de beraberinde getirmiştir. Alan adı uyuşmazlıklarında temel prensip, alan adının tescilinin dürüstlük kuralına uygun olup olmadığı ve marka sahibinin öncelikli haklarının ihlal edilip edilmediğidir.
Marka ve Alan Adı İlişkisinde Mevzuat Analizi: SMK m.7 ve m.29
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK), marka sahibine tanınan münhasır hakları dijital dünyayı da kapsayacak şekilde genişletmiştir. SMK m.7/3-d bendi, alan adı uyuşmazlıkları için temel dayanak noktasıdır. Bu hükme göre; işaretin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmayan bir kişi tarafından, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması, marka sahibi tarafından yasaklanabilir.
Buradaki “ticari etki” kavramı oldukça geniştir. Sadece bir web sitesinin ana alan adı olması değil, alt alan adları (sub-domains) veya arama motoru optimizasyonunda (SEO) kullanılan anahtar kelimeler de bu kapsamda değerlendirilir. SMK m.29 ise marka hakkına tecavüz sayılan halleri düzenler. Eğer bir alan adı, markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerle benzer bir alanda faaliyet gösteriyorsa ve bu durum halk nezdinde bir ilişkilendirme ihtimali doğuruyorsa, tecavüzün varlığı kabul edilir. Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden SMK’nın güncel metni incelendiğinde, kanun koyucunun dijital ihlalleri önleme konusundaki iradesi açıkça görülmektedir.
TRABİS Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması (UÇM) ve İşleyişi
TRABİS’in faaliyete geçmesiyle birlikte, “.tr” uzantılı alan adları için mahkeme dışı, hızlı ve uzmanlaşmış bir çözüm yolu olan UÇM devreye girmiştir. Marka sahipleri, Uyuşmazlık Çözüm Hizmet Sağlayıcıları (UÇHS) aracılığıyla hakem veya hakem heyetlerine başvurarak alan adının iptalini veya kendilerine devrini isteyebilirler. Bu mekanizma, özellikle yurt dışı sözleşmede tahkim usullerine benzer bir yapıdadır ve kararların uygulanabilirliği kesindir.
UÇM sürecinde şikayetçinin (marka sahibinin) şu üç şartı ispatlaması gerekir:
- Benzerlik: İhtilaflı alan adının, şikayetçinin sahip olduğu marka, ticaret unvanı, işletme adı veya diğer bir hakla aynı veya karıştırılacak derecede benzer olması.
- Haklı Nedenin Yokluğu: Alan adını tescil ettiren kişinin (tahsis sahibi), bu alan adı üzerinde herhangi bir hakkının veya meşru bir menfaatinin bulunmaması.
- Kötüniyet: Alan adının kötüniyetle tescil edilmiş veya kullanılıyor olması.
Bu üç şartın kümülatif olarak gerçekleşmesi durumunda, hakem heyeti alan adının devrine karar verir. Bu süreç, mahkemelerin yıllar süren iş yüküne takılmadan, genellikle 1-3 ay gibi kısa bir sürede sonuçlanmaktadır.
Yetkili Mahkemeler ve TRABİS Başvuru Kanalları
Alan adı uyuşmazlığı marka ihlali teşkil ettiğinde, başvurulacak merci uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. Eğer alan adı “.tr” uzantılı ise hem TRABİS UÇM hem de Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri yetkilidir. Ancak alan adı “.com”, “.net”, “.org” gibi jenerik üst düzey alan adları (gTLD) ise, Türkiye’deki mahkemeler veya uluslararası tahkim (WIPO/UDRP) yolları tercih edilmelidir.
Türkiye’de açılacak davalarda görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi‘dir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri bu sıfatla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise genellikle davalının yerleşim yeri veya ihlalin gerçekleştiği (internet ortamında her yer) yer mahkemesidir. UYAP Vatandaş Portal üzerinden bu tür davaların takibi ve dosya içeriklerine erişim sağlanabilmektedir. Ayrıca, yurt dışındaki marka veya telif hakkı sahibi olan kişiler, MÖHUK m.23 uyarınca Türkiye’deki mahkemelerde koruma talep edebilirler.
Uyuşmazlık Çözümünde İzlenecek Prosedür ve İspat Kriterleri
Bir alan adı uyuşmazlığı sürecinde ispat, davanın veya başvurunun kaderini belirler. Marka sahibi, markasının tescil tarihini, bilinirlik düzeyini ve alan adını kullanan kişinin bu kullanımıyla yarattığı haksız avantajı somut delillerle ortaya koymalıdır. 2026 yılı yargı pratiğinde, sadece marka tescil belgesi sunmak yeterli olmamakta; web sitesi trafik verileri, sosyal medya etkileşimleri ve sektördeki tanınmışlık düzeyi de dikkate alınmaktadır.
İspat araçları arasında; noter onaylı e-tespit tutanakları, WHOIS kayıt geçmişi, alan adı üzerinden gönderilen e-postalar ve rakip firmalarla olan ticari ilişkiler yer alır. Eğer uyuşmazlık konusu bir kripto platformu ticaret unvanı ile ilgiliyse, SPK ve BDDK nezdindeki kayıtlar da güçlü birer delil niteliği taşır. Mahkeme veya hakem heyeti, tarafların sunduğu bu delilleri dürüstlük kuralı (TMK m.2) çerçevesinde serbestçe değerlendirir.
Kötüniyetli Alan Adı Tescili (Cybersquatting) ve Koruma Kalkanı
Cybersquatting, bir markanın itibarından faydalanmak veya o markayı sahibine yüksek bedellerle satmak amacıyla yapılan kötüniyetli tescillerdir. Türk hukukunda kötüniyet, her somut olayın özelliğine göre belirlenir. Ancak bazı durumlar karine olarak kötüniyet kabul edilir:
- Alan adının tescilinden hemen sonra marka sahibine satış teklifinde bulunulması.
- Alan adının, marka sahibinin ticari faaliyetlerini engellemek amacıyla pasif tutulması.
- Alan adının, tüketicileri rakip bir işletmeye yönlendirmek için kullanılması.
- Alan adının tescil edilirken, marka sahibine ait logoların veya görsellerin izinsiz kullanılması.
2026 yılındaki güncel düzenlemeler, “typosquatting” (markanın yanlış yazımlarıyla alan adı alma) ve “homograph attacks” (farklı alfabelerdeki benzer karakterlerle alan adı alma) gibi yöntemleri de açıkça kötüniyetli kullanım kapsamına almıştır. Bu tür durumlarda yargı, marka sahibini korumak adına hızlı müdahale etmektedir.
WIPO (UDRP) ve TRABİS Arasındaki Temel Farklar
Uluslararası alan adları (.com, .net vb.) için geçerli olan WIPO tahkim süreci ile Türkiye’nin TRABİS sistemi arasında uygulama farkları bulunmaktadır. WIPO süreçleri ICANN tarafından belirlenen UDRP kurallarına tabidir ve genellikle İngilizce yürütülür. TRABİS ise tamamen Türk hukukuna ve BTK düzenlemelerine dayanır.
TRABİS’in en büyük avantajı, kararların Türkiye’deki kayıt kuruluşları üzerinde doğrudan icra edilebilir olmasıdır. WIPO kararları da küresel düzeyde uygulanabilir olsa da, Türkiye’deki bir mahkemenin vereceği ihtiyati tedbir kararı, WIPO sürecini durdurabilir veya etkileyebilir. Ayrıca TRABİS’te uyuşmazlık çözüm bedelleri, WIPO’ya göre yerel piyasa koşulları nedeniyle daha erişilebilirdir. Her iki sistemde de temel amaç, alan adının haksız zilyetliğine son vermektir.
İhtiyati Tedbir Kararları ve Alan Adı Üzerindeki Tasarruf Kısıtlamaları
Alan adı uyuşmazlıklarında en kritik aşama, alan adının dava süresince başkasına devredilmesini önlemektir. SMK m.159 uyarınca, marka sahibi haklarının ihlal edildiğine dair ciddi bir şüphe varsa mahkemeden ihtiyati tedbir talep edebilir. Mahkeme, alan adının dondurulmasına, devrinin engellenmesine veya gerekirse erişimin geçici olarak kısıtlanmasına karar verebilir.
TRABİS sisteminde ise uyuşmazlık süreci (UÇM) başladığı anda, ilgili alan adı üzerine otomatik olarak bir “uay” (uyuşmazlık altındadır) şerhi konulur. Bu şerh, alan adının bir başkasına transfer edilmesini teknik olarak imkansız hale getirir. Bu durum, marka sahibine davanın sonunda elde edeceği kararın kağıt üzerinde kalmaması için büyük bir güvence sağlar. Resmî Gazete‘de yayımlanan yönetmelikler, bu tedbirlerin uygulama esaslarını net bir şekilde belirlemiştir.
Marka Tecavüzü Nedeniyle Tazminat ve Yoksun Kalınan Kazanç
Alan adı uyuşmazlığı sadece alan adının geri alınmasıyla bitmeyebilir. Eğer marka sahibi bu süreçte bir zarara uğramışsa, SMK m.150 uyarınca tazminat davası açabilir. Tazminat miktarı belirlenirken şu yöntemlerden biri seçilebilir:
- Marka sahibinin uğradığı fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç.
- Alan adını haksız kullanan kişinin elde ettiği net kazanç.
- Alan adının hukuka uygun bir şekilde lisans verilmesi durumunda ödenecek varsayımsal lisans bedeli.
Özellikle e-ticaret sitelerinde, markanın alan adı olarak haksız kullanımı nedeniyle kaybedilen müşteri trafiği ve satışlar, bilirkişi raporları ile hesaplanır. 2026 yılındaki dijital analiz araçları, bu hesaplamaların çok daha hassas yapılabilmesine olanak tanımaktadır. Ayrıca, markanın itibarının zedelenmesi durumunda manevi tazminata da hükmedilebilir.
Dava ve İtiraz Öncesi Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Bir marka sahibi, alan adı uyuşmazlığına müdahale etmeden önce stratejik bir hazırlık yapmalıdır. İlk olarak, alan adının tescil tarihi ile markanın tescil veya ilk kullanım tarihi karşılaştırılmalıdır. Eğer alan adı markadan önce tescil edilmişse ve tescil eden kişi dürüst bir kullanım sergiliyorsa, davayı kazanma şansı düşüktür.
İkinci olarak, karşı tarafa bir ihtarname gönderilmesi (noter kanalıyla) genellikle önerilir. Bu ihtarname, karşı tarafın kötüniyetini ispatlamak için bir delil oluşturabileceği gibi, uyuşmazlığın dava açılmadan sulh yoluyla çözülmesini de sağlayabilir. Ancak ihtarname gönderirken, karşı tarafın alan adını kaçırmasını (devretmesini) önlemek için eş zamanlı olarak tedbir hazırlığı yapılmalıdır. Elektrik güvence bedeli gibi idari muafiyet süreçlerinde olduğu gibi, alan adı uyuşmazlıklarında da usul kurallarına ve sürelere riayet etmek hak kaybını önler.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Markam tescilli değilse alan adını geri alabilir miyim?
Evet, ancak bu durumda SMK yerine Türk Ticaret Kanunu’ndaki haksız rekabet hükümlerine dayanmanız gerekir. Markanızı tescilsiz de olsa yoğun bir şekilde kullanıyorsanız ve bu kullanım sonucunda bir tanınmışlık elde ettiyseniz, alan adının iptalini isteyebilirsiniz. Ancak tescilli marka sahibi olmak, ispat yükünü ciddi oranda hafifletir.
2. TRABİS başvurusu ne kadar sürer ve maliyeti nedir?
TRABİS UÇM süreci genellikle 1 ila 3 ay arasında sonuçlanır. Maliyetler ise seçilen Uyuşmazlık Çözüm Hizmet Sağlayıcısına (UÇHS) ve hakem sayısına (tek hakem veya üç hakem) göre değişmektedir. 2026 yılı itibarıyla bu ücretler, mahkeme harç ve giderlerine kıyasla daha öngörülebilirdir.
3. Alan adını tescil eden kişi yurt dışındaysa süreç nasıl işler?
Eğer alan adı “.tr” uzantılı ise, davalının nerede olduğundan bağımsız olarak TRABİS ve Türk mahkemeleri yetkilidir. Eğer alan adı “.com” gibi bir uzantı ise WIPO tahkimi daha etkili olabilir. Yurt dışındaki kişilere yapılacak tebligatlar, uluslararası sözleşmeler ve tebligat kanunu çerçevesinde yürütülür.
4. Alan adı uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu mu?
Eğer marka tecavüzü davası ile birlikte maddi veya manevi tazminat talep ediliyorsa, bu dava ticari bir dava sayıldığından dava şartı olan arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Sadece alan adının iptali veya devri talepli davalarda ise arabuluculuk zorunlu değildir ancak tavsiye edilir.
5. Başkası benim markamı alan adı yapmış ama site boş, bu ihlal midir?
Evet. Hukukta buna “passive holding” (pasif tutma) denir. Eğer alan adı, marka sahibinin o ismi kullanmasını engellemek amacıyla veya ileride satmak niyetiyle boş tutuluyorsa, bu durum kötüniyet göstergesi olarak kabul edilir ve alan adının devrine karar verilebilir.
6. Alan adı devri kararı çıktıktan sonra ne yapmalıyım?
TRABİS hakem heyeti veya mahkeme kararı kesinleştiğinde, bu karar ilgili kayıt kuruluşuna (veya TRABİS’e) sunulur. Kayıt kuruluşu, kararın gereği olarak alan adını mevcut sahibinden alarak sizin adınıza tescil eder. Bu işlem genellikle birkaç iş günü içinde tamamlanır.
7. Jenerik kelimelerden oluşan alan adları (örneğin araba.com.tr) geri alınabilir mi?
Jenerik kelimeler üzerinde tek bir kişinin tekel hakkı kurması zordur. Ancak o kelime sizin tescilli markanızın ana unsuruysa ve karşı taraf bu kelimeyi sizin markanızla iltibas yaratacak şekilde kullanıyorsa geri alma şansınız vardır. Sadece kelimenin sözlük anlamıyla kullanılması durumunda ihlalden söz edilemez.
8. Alan adı uyuşmazlığında erişim engelleme kararı ne zaman verilir?
Erişim engelleme, 5651 sayılı Kanun kapsamında kişilik haklarının ihlali veya katalog suçların varlığı durumunda verilir. Sadece marka ihlali durumunda mahkemeler genellikle erişimin engellenmesi yerine, ihlale neden olan içeriğin çıkarılmasına veya alan adının durdurulmasına karar vermeyi tercih eder.
9. Marka tescilim alan adı tescilinden sonra yapılmışsa ne olur?
Bu durumda “öncelik hakkı” ilkesi devreye girer. Eğer alan adını alan kişi, siz markanızı tescil ettirmeden önce bu ismi dürüst bir şekilde kullanmaya başlamışsa, alan adını geri almanız çok zordur. Ancak karşı tarafın sizin tescil hazırlığınızı bilerek alan adını önceden kapattığını ispatlarsanız kötüniyetten kazanabilirsiniz.
10. TRABİS hakem kararına karşı mahkemeye gidilebilir mi?
Evet. TRABİS UÇM kararları kesin ve icra edilebilir olsa da, tarafların bu kararlara karşı adli yargı yoluna başvurma hakları saklıdır. Kararın tebliğinden itibaren belirli süreler içinde (genellikle 15 gün) yetkili mahkemede dava açarak kararın iptali istenebilir.
Yazar ve Hukuki Değerlendirme
Alan adı uyuşmazlıkları, dijital varlıkların korunması noktasında stratejik bir öneme sahiptir. 2026 yılı itibarıyla TRABİS’in sunduğu hızlı çözüm yolları, marka sahipleri için büyük bir avantaj olsa da, başvuruların hukuki temellendirmesi ve delil sunumu titizlik gerektirir. SMK m.7 ve m.149 arasındaki dengeyi kurmak, kötüniyetin ispatı için gerekli dijital ayak izlerini takip etmek ve gerektiğinde ihtiyati tedbir mekanizmasını en hızlı şekilde çalıştırmak hak kaybını önleyecektir. Av. Halil Bakırcı olarak, dijital dünyadaki marka ihlallerinin sadece birer teknik sorun değil, işletmenin geleceğini etkileyen ciddi birer hukuki risk olduğunu ve bu süreçlerin hem idari tahkim hem de adli yargı boyutlarıyla entegre bir şekilde yönetilmesi gerektiğini değerlendirmekteyim. Alan adı uyuşmazlığı marka haklarınızı doğrudan tehdit ettiğinde, zaman kaybetmeden uzman bir hukuki destek almak, domainin üçüncü kişilere devri gibi geri dönülemez zararların önüne geçecektir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
