B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışındaki Mirasçı Mirasın Resmî Defterini Nasıl İster? TMK 619–630 | 2026

Kısa ve net cevap: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.619’a göre mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Talep, mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden yapılır. Mirasçılardan birinin resmî defter istemesi diğer mirasçılar hakkında da etkili olur. Resmî defter, mirasbırakanın aktif ve pasiflerini mahkeme gözetiminde ortaya koyar; mirasçı defter süreci sonunda mirası reddetme, resmî tasfiye isteme, deftere göre kabul etme veya kayıtsız şartsız kabul etme seçeneklerinden birini seçebilir. Yurt dışında yaşamak bu hakkı ortadan kaldırmaz.

Yurt dışında yaşayan mirasçının Türkiye’deki mirasın gerçek borç durumunu bilmemesi sık karşılaşılan bir problemdir. Mirasbırakanın taşınmazı veya banka hesabı görülebilir; fakat vergi, banka kredisi, kefalet, icra dosyası, özel borç veya başka yükümlülükler ilk bakışta bilinmeyebilir. Mirası doğrudan kabul etmek kişisel malvarlığı açısından risk yaratabilir; doğrudan reddetmek ise ekonomik değeri yüksek bir terekenin kaybedilmesine yol açabilir.

Türk Medeni Kanunu bu belirsizliği azaltmak için “resmî defter” kurumunu düzenler. Resmî defter, mirasın aktifleri ile pasiflerinin sulh mahkemesi eliyle kayıt altına alınmasını ve mirasçının kararını daha sonra vermesini sağlar. Resmî defter, sıradan bir mal listesi değildir; başvuru süresi, ilan, alacaklıların bildirimleri, icra ve dava sonuçları ile mirasçının sorumluluğunu doğrudan etkileyen özel bir miras hukuku mekanizmasıdır.

Yurt dışındaki mirasçının TMK 619 kapsamında mirasın resmî defterini istemesi

Resmî Defter Neden İstenir?

Resmî defterin temel amacı, mirasçının terekenin gerçek mali durumunu bilerek karar vermesidir. Mirasbırakanın yalnızca malvarlığı değil borçları da mirasın ekonomik değerini belirler. Türk Medeni Kanunu m.599 uyarınca miras, mirasbırakanın ölümüyle mirasçılara bir bütün olarak geçer; bu nedenle borçlar göz ardı edilemez.

Resmî defter özellikle şu durumlarda önemlidir: Mirasbırakan ticari faaliyette bulunmuşsa, şirket borçlarına kefil olmuşsa, banka kredileri varsa, çok sayıda icra dosyası bulunuyorsa, vergi ve kamu borçları konusunda belirsizlik varsa, Türkiye ile yurt dışında malvarlığı birlikte bulunuyorsa veya mirasçı yıllardır mirasbırakanın mali durumundan habersizse.

Resmî defter, mirası reddetme ile kayıtsız kabul arasında bilgiye dayalı bir seçenek yaratır. Ancak başvuru süresi kısa olduğu için ölüm ve mirasçılık öğrenildikten sonra hızlı hareket edilmelidir.

TMK 619: Resmî Defter İsteme Süresi Bir Aydır

TMK m.619 açıkça, resmî defter talebinin mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden isteneceğini düzenler. Bu süre, reddi mirastaki üç aylık süreyle karıştırılmamalıdır. Resmî defter için kanun özel olarak bir aylık süre öngörür.

Sürenin başlangıcının belirlenmesinde mirasın reddine ilişkin hükümler önem taşır. Yasal mirasçılar bakımından ölümün ve mirasçılık sıfatının öğrenilmesi; atanmış mirasçılar bakımından tasarrufun kendilerine resmen bildirilmesi gibi unsurlar somut dosyada incelenir.

Yurt dışında yaşayan mirasçının ölüm olayını geç öğrenmesi veya kendisine geç bildirim yapılması süre başlangıcını etkileyebilir. Ancak “yurt dışında yaşıyorum” demek tek başına sürenin başlamasını engellemez. Öğrenme tarihini destekleyen ölüm bildirimi, konsolosluk kaydı, aile yazışması veya diğer belgeler korunmalıdır.

Reddi miras süresi hakkında Yurt Dışından Reddi Miras ve Üç Aylık Süre rehberi ayrıca incelenebilir.

Resmî Defter İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?

TMK m.619 talebin sulh hâkiminden isteneceğini düzenler. Uygulamada terekenin açıldığı yer ve mirasbırakanın son yerleşim yeri esas alınarak görevli sulh hukuk mahkemesi belirlenir. Yabancı unsur varsa MÖHUK ve mirasın açılmasına ilişkin yetki kuralları birlikte değerlendirilir.

Mirasbırakanın Türkiye’de son yerleşim yeri bulunmuyorsa ve Türkiye’de tereke malları varsa, yabancı unsurlu miras işlemlerinde MÖHUK m.43’teki özel yetki bağlantısı da incelenmelidir. Bu konuda Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’de Miras Davasını Nerede Açar? – MÖHUK 43 yazısı yol göstericidir.

Resmî defter bir çekişmesiz yargı işi niteliği taşır. Başvuruda ölüm belgesi, mirasçılık durumunu gösteren kayıtlar, bilinen mal ve borç bilgileri ile talep dilekçesi sunulur. Mahkeme gerektiğinde başka kurumlardan kayıt toplar.

Bir Mirasçının Resmî Defter Talebi Diğer Mirasçıları da Etkiler

TMK m.619’un son cümlesi nettir: Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur. Dolayısıyla beş mirasçıdan yalnızca biri süresinde başvurduğunda resmî defter süreci terekenin bütünü bakımından yürür.

Bu kural, aynı tereke için paralel ve çelişkili süreçlerin önüne geçer. Her mirasçının ayrıca ayrı defter talebi açması gerekmez. Bununla birlikte süreç sonunda her mirasçı kendi beyanını verir; biri reddederken diğeri deftere göre kabul edebilir.

Yurt dışındaki mirasçı açısından diğer mirasçının başvuru yaptığı bilgisi önemlidir. Mahkeme dosyası ve bildirimler takip edilmeli, beyan süresi geldiğinde kendi seçimi ayrıca yapılmalıdır.

TMK 620: Deftere Hangi Aktif ve Pasifler Yazılır?

TMK m.620’ye göre resmî defter sulh mahkemesi tarafından düzenlenir; terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle deftere yazılır. Aktifler; taşınmaz, araç, banka hesabı, alacak, şirket payı, menkul kıymet ve diğer malvarlıklarını içerebilir. Pasifler ise kredi, vergi, özel borç, icra borcu, kefalet ve diğer yükümlülüklerden oluşabilir.

Mirasbırakanın mali durumunu bilen kişiler mahkemece bilgi vermeye çağrılabilir. Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden anlaşılan alacak ve borçlar da deftere geçirilir. Defter, yalnız mirasçıların bildirdiği kalemlerle sınırlı değildir.

Aktif ve pasiflerin değerlemesi gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle yapılabilir. Taşınmazların piyasa değeri, şirket paylarının gerçek değeri ve ticari alacakların tahsil kabiliyeti gibi konular terekenin net durumunu etkiler.

Alacaklı ve Borçlular Deftere Nasıl Çağrılır?

Resmî defter usulünde mirasbırakanın alacaklıları ile borçluları ilan yoluyla bildirim yapmaya çağrılır. Amaç, terekenin borç ve alacaklarını mümkün olduğunca eksiksiz ortaya çıkarmaktır. Resmî kayıtlardan veya belgelerden varlığı anlaşılan alacak ve borçlar ayrıca deftere geçirilir.

Alacaklıların süresinde bildirim yapmamasının TMK m.629 bakımından önemli sonucu vardır. Kural olarak süresinde deftere yazdırılmayan alacak için mirası deftere göre kabul eden mirasçı kişisel mallarıyla veya kendisine geçen tereke mallarıyla sorumlu olmaz. Ancak alacaklı kusuru olmaksızın bildirememişse veya bildirdiği hâlde alacak deftere yazılmamışsa mirasçı zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalabilir.

Tereke mallarıyla güvence altına alınmış alacaklıların rehin ve benzeri güvence hakları ayrıca korunur. Bu nedenle “deftere yazılmadı, borç tamamen yok oldu” şeklindeki genelleme doğru değildir.

TMK 624: Defter Tutulurken Tereke Nasıl Yönetilir?

TMK m.624’e göre defter tutma süresince yalnızca zorunlu yönetim işleri yapılabilir. Amaç, terekenin malvarlığı yapısının defter tamamlanmadan geri dönülmez işlemlerle değiştirilmesini önlemektir.

Mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi sulh mahkemesince bir mirasçıya bırakılmışsa diğer mirasçılar bu kişiden güvence göstermesini isteyebilir. Örneğin devam eden işletmenin zorunlu ödemeleri, malın bozulmasını önleyici işler veya acil koruma tedbirleri yürütülebilir; buna karşılık olağan dışı tasarruflar mahkeme denetimine tabidir.

Yurt dışındaki mirasçı, Türkiye’deki diğer mirasçının tereke mallarını hızla sattığı veya çektiği yönünde risk görüyorsa mahkemeye bildirerek koruma tedbirleri talep edebilir. Terekenin korunması ile resmî defter aynı kurum değildir fakat birlikte kullanılabilir.

TMK 625: Resmî Defter Sırasında İcra Takibi, Dava ve Zamanaşımı

TMK m.625 önemli bir geçici koruma getirir: Resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz. Aynı süre içinde zamanaşımı işlemez. Acele hâller dışında davalara devam edilemez ve yeni dava açılamaz.

Bu düzenleme, terekenin borç yapısı tespit edilirken alacaklıların bireysel icra yoluyla tereke mallarını dağıtmasını önler. Mirasçılar da borçların toplamını görmeden baskı altında ödeme yapmak zorunda kalmaz.

Ancak kanundaki koruma yalnız “mirasbırakanın borçları” çerçevesinde değerlendirilir. Mirasçının kendi kişisel borcu veya başka hukuki ilişki ayrı olabilir. Ayrıca acele hâllerde mahkeme dava bakımından farklı karar verebilir.

TMK 626–627: Defter Bittikten Sonra Mirasçı Ne Seçer?

Defteri inceleme süresi bittikten sonra TMK m.626 uyarınca her mirasçı mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır. Koşullar gerektiriyorsa sulh mahkemesi tereke mallarının yeniden değerlenmesi, uyuşmazlıkların çözümü veya benzeri nedenlerle ek süre verebilir.

TMK m.627’ye göre mirasçı kendisine verilen süre içinde dört seçenekten birini bildirebilir:

  1. Mirası reddetmek.
  2. Resmî tasfiye istemek.
  3. Mirası resmî deftere göre kabul etmek.
  4. Mirası kayıtsız ve şartsız kabul etmek.

Mirasçı süresinde hiçbir beyanda bulunmazsa kanun onu mirası tutulmuş deftere göre kabul etmiş sayar. Bu nedenle mahkemenin beyana çağrı tebligatı özellikle yurt dışındaki mirasçı bakımından dikkatle takip edilmelidir.

Resmî tasfiye seçeneği için Yurt Dışındaki Mirasçı Resmî Tasfiyeyi Nasıl İster? – TMK 632–636 rehberi kullanılabilir.

TMK 628–630: Deftere Göre Kabul Edilirse Sorumluluk Ne Olur?

TMK m.628’e göre resmî deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya kural olarak yalnızca deftere yazılmış borçlarla geçer. Mirasçı bu kayıtlı borçlardan hem tereke malları hem kendi malvarlığı ile sorumludur.

Deftere yazılmayan borçlar bakımından TMK m.629 mirasçıyı önemli ölçüde korur. Süresinde alacağını yazdırmayan alacaklıya karşı mirasçı kural olarak kişisel mallarıyla veya kendisine geçen tereke mallarıyla sorumlu tutulamaz. Kusursuz bildirememe veya bildirilmesine rağmen kayda geçirilmemiş olma istisnaları vardır.

TMK m.630 mirasbırakanın kefalet borçlarını ayrıca düzenler. Kefalet borçları defterde ayrı yere yazılır ve kanunun özel sınırlı sorumluluk rejimine tabi olur. Mirasbırakanın ticari geçmişinde kefalet imzaları varsa bu madde özellikle önemlidir.

Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’ye Gelmeden Resmî Defter İsteyebilir mi?

Evet. Usulüne uygun vekâletname ile Türkiye’de avukat aracılığıyla sulh hukuk mahkemesine başvuru yapılabilir ve dosya takip edilebilir. Bir aylık süre kısa olduğu için vekâletname hazırlığı ölümden sonra geciktirilmemelidir.

Türk konsolosluğunda düzenlenen vekâletname Türkiye’de doğrudan kullanılabilir. Yabancı noter veya makam önünde düzenlenen vekâletname için ülkeye göre apostil veya konsolosluk tasdiki ve Türkçe tercüme gerekebilir. Vekâletnamenin miras, tereke, dava ve gerekli özel işlemleri kapsayıp kapsamadığı kontrol edilmelidir.

Yurt dışında düzenlenen miras belgeleri için yabancı mirasçılık belgesinin Türkiye’de kullanımı hakkındaki site rehberleri de incelenebilir.

Resmî Defter Başvurusu İçin Kontrol Listesi

  1. Ölüm tarihini ve ölümün öğrenildiği tarihi belgeleyin.
  2. Mirasçılık sıfatınızı gösteren kayıtları alın.
  3. TMK 619’daki bir aylık süreyi derhal hesaplayın.
  4. Mirasbırakanın son yerleşim yerini belirleyin.
  5. Bilinen taşınmaz, banka, araç, şirket payı ve alacakları listeleyin.
  6. Bilinen kredi, vergi, kefalet ve icra borçlarını listeleyin.
  7. Sulh hukuk mahkemesine açık biçimde “resmî defter tutulması” talebi sunun.
  8. Mahkemenin ilan ve bilgi toplama sürecini takip edin.
  9. Defter tamamlandığında aktif/pasif kalemleri ve değerleri kontrol edin.
  10. TMK 626’daki beyan çağrısından sonra ret, resmî tasfiye, deftere göre kabul veya kayıtsız kabul seçeneklerinden birini süresinde bildirin.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Mirasın resmî defteri kaç gün içinde istenir?

TMK m.619 uyarınca mirasın reddine ilişkin usule göre bir ay içinde sulh hâkiminden istenir.

2. Resmî defteri her mirasçı ayrı ayrı mı istemelidir?

Hayır. Bir mirasçının resmî defter talebi diğer mirasçılar hakkında da etkili olur.

3. Resmî defter tutulurken icra takibi devam eder mi?

TMK m.625’e göre defter tutulduğu sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz.

4. Defter süresinde zamanaşımı işler mi?

Hayır. TMK m.625 uyarınca resmî defter tutulması devam ederken zamanaşımı işlemez.

5. Defter bittikten sonra mirası reddedebilir miyim?

Evet. TMK m.627, mirasçının süresinde mirası reddetme, resmî tasfiye isteme, deftere göre kabul veya kayıtsız şartsız kabul seçeneklerinden birini bildirebileceğini düzenler.

6. Hiç beyan vermezsem ne olur?

TMK m.627’ye göre süresinde beyan vermeyen mirasçı, mirası tutulmuş deftere göre kabul etmiş sayılır.

7. Deftere yazılmayan borçlardan sorumlu olur muyum?

TMK m.629 kural olarak mirasçıyı deftere yazılmamış borçlardan korur; alacaklının kusursuz bildirememe veya bildirdiği hâlde kayda geçmeme gibi kanuni istisnalar vardır.

8. Kefalet borcu da deftere yazılır mı?

Evet. TMK m.630 kefalet borçlarının defterde ayrı yere yazılmasını ve özel sorumluluk rejimini düzenler.

9. Yurt dışındaki mirasçı Türkiye’ye gelmeden başvurabilir mi?

Evet. Usulüne uygun vekâletname ile avukat aracılığıyla sulh hukuk mahkemesi nezdinde başvuru ve takip yapılabilir.

10. Resmî defter ile resmî tasfiye aynı şey mi?

Hayır. Resmî defter terekenin aktif ve pasiflerini ortaya çıkarıp mirasçıya seçim imkânı verir; resmî tasfiye TMK 632–636’da düzenlenen ayrı tasfiye kurumudur.

Uygulama notu: Resmî defter talebinde kritik nokta bir aylık süredir. Terekenin borç yapısı belirsizse, reddi miras süresini beklemeden TMK 619 seçeneği değerlendirilmelidir. Defter bittiğinde mahkemenin beyana çağrısı da ayrıca süreye tabidir.
Yurt dışındaki mirasçılar
Türkiye’deki mirasın borçlu olup olmadığını bilmeyen yurt dışındaki mirasçılar için resmî defter, reddi miras ve resmî tasfiye seçenekleri birlikte değerlendirilerek dosya Türkiye’den yürütülebilir.
Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki TMK m.619–630 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp