Yurt Dışından Verilen Vekâletnamede Sulh Yetkisi Neden Açıkça Yazılmalı? HMK m.74 | 2026
Yurt dışında yaşayan bir kişinin Türkiye’deki hukuk davasını avukat aracılığıyla takip ettirmesi mümkündür. Ancak dava açma ve takip yetkisi ile uyuşmazlığı sulh yoluyla sona erdirme yetkisi aynı şey değildir. Sulh, tarafların karşılıklı iradeleriyle uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdiren ve dava devam ederken yapıldığında doğrudan yargılamanın sonucunu etkileyen bir işlemdir. Bu nedenle kanun koyucu, avukatın yalnızca genel vekâletnameye dayanarak müvekkili adına sulh olmasını yeterli görmemiş; özel ve açık yetki aramıştır.
Bu ayrım özellikle Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, Avusturya, İsviçre, Birleşik Krallık, ABD, Kanada ve diğer ülkelerde yaşayan kişiler açısından önemlidir. Vekâletname Türk konsolosluğunda veya yabancı noter önünde düzenlenebilir; fakat belgenin nerede düzenlendiğinden bağımsız olarak Türkiye’de yürütülen davada sulh işlemi yapılacaksa vekâletname metninin HMK m.74 ve TBK m.504/3 bakımından yeterli olması gerekir. Belgenin apostilli olması, tercüme edilmiş olması veya avukata “her türlü davayı takip” yetkisi vermesi, açık sulh yetkisinin yerini tutmaz.
- HMK m.74 sulh yetkisi hakkında ne söylüyor?
- TBK m.504 neden ayrıca önemlidir?
- Mahkeme içi sulh nedir?
- Genel dava vekâletnamesi neden yeterli değildir?
- Yurt dışından sulh yetkili vekâletname nasıl düzenlenir?
- Vekâletnamede hangi ifade bulunmalıdır?
- Sulh yetkisi yoksa ne olur?
- Sulhun kapsamı ve sınırları nasıl belirlenir?
- Konsolosluk, yabancı noter, apostil ve tercüme ayrımı
- İmzadan önce kontrol listesi
- Sık sorulan sorular
1. HMK m.74 Sulh Yetkisi Hakkında Ne Söylüyor?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi vekilin hangi işlemleri açık yetki olmadan yapamayacağını tek tek belirler. Maddenin birinci fıkrasında sulh olma yetkisi açıkça özel yetki gerektiren işlemler arasında yer alır. Buna göre vekil, vekâletnamede açık yetki bulunmadıkça müvekkili adına sulh olamaz.
Bu hüküm uygulamada iki sonucu doğurur. Birincisi, “davaları açmaya, takip etmeye, duruşmalara katılmaya, delil sunmaya” ilişkin genel ifadeler sulh yetkisini kendiliğinden doğurmaz. İkincisi, müvekkilin yurt dışında bulunması bu kuralı değiştirmez. Türkiye’de görülen davada vekilin temsil yetkisinin kapsamı Türk usul hukuku bakımından HMK hükümleriyle belirlenir.
HMK m.74’ün özel yetki sisteminin amacı, müvekkilin dava konusu hakkı üzerinde önemli ve çoğu zaman geri dönüşü güç sonuç doğuran işlemlerin vekil tarafından ancak açık irade ile yapılmasını sağlamaktır. Sulh, yalnızca taktik bir usul işlemi değildir; uyuşmazlığın hangi şartlarla sona ereceğini belirleyebilir. Alacağın bir kısmından vazgeçilmesi, ödeme planı kurulması, taşınmaz teslim tarihi belirlenmesi, tarafların masraf paylaşımında anlaşması veya başka edimlerin üstlenilmesi sulh metninin içeriğinde yer alabilir.
2. TBK m.504 Neden Ayrıca Önemlidir?
Özel yetki yalnızca HMK’da düzenlenmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 504. maddesi vekâletin kapsamını düzenler. Maddenin üçüncü fıkrasına göre vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça sulh olamaz. Böylece hem usul hukuku hem de vekâlet sözleşmesinin maddi hukuk boyutu aynı yönde kural koyar.
HMK m.74, mahkeme ve dava temsilindeki özel yetkiyi; TBK m.504 ise vekil ile vekâlet veren arasındaki temsil ilişkisinin kapsamını güvence altına alır. Yurt dışındaki müvekkil açısından doğru yaklaşım, vekâletname hazırlanırken yalnızca “dava takibi” başlığına bakmamak ve yapılması öngörülen kritik işlemleri açıkça saymaktır.
Örneğin Türkiye’de devam eden bir alacak davasında karşı taraf 500.000 TL’lik talebin 400.000 TL ödenmesi karşılığında sona erdirilmesini teklif ederse avukat teklifin hukuki ve ekonomik sonuçlarını müvekkiline açıklayabilir ve müzakere edebilir. Ancak müvekkil adına bağlayıcı sulh iradesi açıklanacaksa vekâletnamede sulh yetkisinin bulunması gerekir.
3. Mahkeme İçi Sulh Nedir?
HMK m.313, sulhu görülmekte olan bir davada tarafların uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yaptıkları sözleşme olarak düzenler. Sulh, davanın yalnızca tarafların talep sonucuyla sınırlı olmayan bazı bağlantılı hususlarını da kapsayabilir; taraflar karşılıklı edimler ve şartlar kararlaştırabilir. Ancak düzenleme, kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına aykırı sonuç doğuracak bir anlaşmaya izin vermez.
HMK m.315 uyarınca sulh, ilgili maddede öngörülen hukuki sonuçları doğurur ve davayı sona erdirebilir. Bu nedenle sulh tutanağı hazırlanırken “nasıl olsa yalnızca protokol” yaklaşımı doğru değildir. Ödeme tarihi, para birimi, faiz, masraf ve vekâlet ücreti, teslim, terkin, fer’i talepler, icra dosyaları, karşılıklı ibra ve uyuşmazlık kapsamının her biri açık yazılmalıdır.
Mahkeme dışındaki sulh anlaşmaları ise davanın dışında kurulan sözleşmelerdir. Böyle bir anlaşmanın maddi hukuk bakımından geçerliliği ayrıca sözleşmenin konusu ve şekline göre değerlendirilir. Dava vekilinin mahkeme içi sulh iradesi açıklaması bakımından ise HMK m.74’teki açık özel yetki şartı nettir.
4. Genel Dava Vekâletnamesi Neden Yeterli Değildir?
Genel dava vekâletnamesi, HMK m.73 çerçevesinde davanın takibi için gerekli olağan usul işlemlerini yapma yetkisini kapsar. Dilekçe sunmak, delilleri bildirmek, duruşmaya katılmak, tebligat almak ve takip işlemlerini yürütmek ile uyuşmazlığı sulh yoluyla sona erdirmek farklı yetki kategorileridir.
“Ahzu kabz”, “davaları takip”, “mahkemelerde temsil”, “her türlü başvuruyu yapma” gibi genel ifadeler tek başına sulh yetkisinin açıkça verildiği anlamına gelmez. Kanunun aradığı şey, sulh işleminin vekâletname metninde tereddüde yer bırakmayacak biçimde yetkilendirilmesidir.
Bu nedenle yurt dışında yeni vekâletname çıkaracak kişinin önce Türkiye’de yürütülecek işlerin kapsamını avukatıyla belirlemesi gerekir. Sadece dava açılacaksa bir kapsam; sulh, feragat, kabul, tahkim veya haczin kaldırılması gibi işlemler de ihtimal dahilindeyse daha geniş ve fakat kontrollü bir kapsam hazırlanmalıdır. Her özel yetki otomatik olarak eklenmek zorunda değildir. Müvekkil hangi yetkileri vermek istediğini bilerek karar vermelidir.
5. Yurt Dışından Sulh Yetkili Vekâletname Nasıl Düzenlenir?
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bakımından pratik yollardan biri Türk başkonsolosluğu veya konsolosluk şubesinde noterlik işlemi yaptırmaktır. Konsoloslukta düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de kullanımı ile yabancı noter önünde düzenlenen belgenin Türkiye’de kullanımı aynı belge zincirine tabi değildir.
Türk konsolosluk makamınca noterlik yetkisi kullanılarak düzenlenen vekâletname, Türk makamınca oluşturulan bir belgedir. Yabancı noter önünde düzenlenen vekâletname ise yabancı resmi belgedir. Yabancı resmi belgenin Türkiye’de kullanılmasında, Türkiye ile belgenin düzenlendiği ülke arasındaki uluslararası sözleşmeye göre apostil veya tasdik zinciri gerekebilir. Belge yabancı dildeyse Türkiye’de işlem yapılabilmesi için usulüne uygun Türkçe tercüme de gündeme gelir.
Apostil yalnızca belgedeki imzanın/sıfatın ve mührün doğrulanmasına yönelik uluslararası tasdik mekanizmasıdır; vekâletnamenin içerik olarak HMK m.74’e uygun olduğunu göstermez. Bu ayrım önemlidir. Vekâletname usulen tasdikli olduğu hâlde “sulh” yetkisi içermiyorsa avukat sulh işlemini yapamaz.
Yurt dışından vekâletname hazırlayanlar, konsolosluk noterlik işlemlerine ilişkin rehberi ve yabancı noter–apostil ayrımını açıklayan rehberi da inceleyebilir.
6. Vekâletnamede Hangi İfade Bulunmalıdır?
Kanun “özel yetki” aradığı için vekâletname metninde sulh yetkisini doğrudan ifade eden bir düzenleme bulunmalıdır. Uygulamada “sulh olmaya” veya “sulh ve ibra işlemlerini yapmaya” benzeri açık ifadeler kullanılabilir. Bunun yanında sulhun yalnızca belirli bir dava, belirli bir alacak veya belirli bir parasal sınır için geçerli olmasını isteyen müvekkil, yetkiyi daraltabilir.
Örneğin müvekkil “Mersin … Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında 1.000.000 TL’den az olmamak üzere sulh olmaya” şeklinde bir alt sınır öngörebilir. Böyle bir sınırlama varsa vekil bu sınırın dışına çıkamaz. Yetkiyi sınırlandırmak isteyen kişinin metni vekâletname düzenlenmeden önce netleştirmesi gerekir; sonradan sözlü olarak verilen talimat, resmi vekâletnamede yazılı yetkinin kapsamı ile çelişiyorsa ayrıca ispat ve temsil sorunları doğurabilir.
Buna karşılık hiçbir sınır koymadan “sulh olmaya” yetki verilmesi, vekilin müvekkilin menfaatini gözetme ve talimatlara uygun hareket etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. TBK’nın vekâlete ilişkin hükümleri kapsamında vekil sadakat ve özen borcu altındadır. Özel yetki, keyfi davranma izni değildir.
7. Sulh Yetkisi Yoksa Ne Olur?
Vekâletnamede özel sulh yetkisi yoksa avukatın müvekkili adına HMK anlamında sulh işlemi yapmaması gerekir. Bu durumda çözüm, özel yetkiyi içeren yeni veya ek vekâletnamenin usulüne uygun şekilde düzenlenmesi ve dosyaya sunulmasıdır.
Yurt dışındaki müvekkilin bu eksikliği fark ettiğinde dava süresinin, duruşma tarihinin ve karşı tarafın teklif süresinin ayrıca dikkate alınması gerekir. Konsolosluk randevusu veya yabancı noter–apostil süreci dava takviminden bağımsız ilerlediği için belge hazırlığı son güne bırakılmamalıdır.
Yetki eksikliği ile “avukatın sulh görüşmesi yapması” birbirinden ayrılmalıdır. Avukat, müvekkiline karşı tarafın teklifini iletebilir, hukuki değerlendirme yapabilir ve müzakere sürecini yönetebilir. Fakat özel yetki yokken müvekkili bağlayan sulh iradesi açıklamak farklı bir aşamadır.
8. Sulhun Kapsamı ve Sınırları Nasıl Belirlenir?
Sulh metninin en kritik noktası, hangi hak ve taleplerin sona erdiğinin açık belirlenmesidir. “Taraflar sulh olmuştur” şeklindeki tek cümle, uyuşmazlığın çok unsurlu olduğu dosyalarda ileride yeni uyuşmazlıklara yol açabilir. Bu nedenle en az şu başlıklar ayrı ayrı yazılmalıdır:
- Sulh edilen dava ve varsa bağlantılı icra dosyasının numarası,
- Ödenecek veya teslim edilecek edimin miktarı ve niteliği,
- Ödeme tarihi, taksitler ve banka hesabı,
- Faiz ve gecikme sonucunun ne olacağı,
- Yargılama giderlerinin kim tarafından karşılanacağı,
- Vekâlet ücretine ilişkin düzenleme,
- Fer’i alacakların ve ek taleplerin durumu,
- Tarafların birbirini hangi kapsamda ibra ettiği,
- İcra takibi varsa dosyanın nasıl kapatılacağı,
- Taşınmaz, araç veya başka malvarlığı devri varsa ilgili resmi şekil işlemleri.
Sulh yetkisi, başka özel yetkilerin otomatik olarak var olduğu anlamına da gelmez. Örneğin sulh protokolünün uygulanması için taşınmaz devri yapılacaksa taşınmaz devri bakımından TBK m.504/3 ve ilgili tapu/noter düzenlemeleri ayrıca incelenmelidir. Davadan feragat edilecekse HMK m.74’teki feragat özel yetkisi; karşı taraf ibra edilecekse ibra özel yetkisi ayrıca dikkate alınmalıdır. Tek bir “sulh” kelimesi, HMK m.74’te ayrı ayrı sayılan bütün işlemlerin yerine geçmez.
9. Konsolosluk, Yabancı Noter, Apostil ve Tercüme Ayrımı
Türk konsolosluğunda düzenlenen vekâletname: Noterlik yetkisi bulunan Türk dış temsilciliğinde düzenlenen belgedir. İşlemden önce hangi özel yetkilerin yazılacağı belirlenmelidir. Konsolosluk randevusu ve belge şartları için resmi Konsolosluk İşlemleri portalı kontrol edilmelidir.
Yabancı noter önünde düzenlenen vekâletname: Belgenin düzenlendiği ülkenin makamınca oluşturulan yabancı resmi belgedir. Lahey Apostil Sözleşmesinin uygulanabildiği ülkelerde apostil; sözleşmenin uygulanmadığı veya özel ikili düzenlemenin bulunduğu durumlarda ilgili tasdik yolu esas alınır. Belgenin Türkçe kullanımı için tercüme/onay prosedürü ayrıca tamamlanır.
İçerik kontrolü: Apostil, tasdik ve tercüme tamamlandıktan sonra dahi vekâletnamenin sulh yetkisini taşıyıp taşımadığı ayrıca kontrol edilir. Belge zinciri “şekli geçerlilik/kanıtlama”, yetki cümlesi ise “temsil yetkisinin kapsamı” sorununu çözer.
Fotoğraf gerekliliği de yapılan işlemin türüne göre değerlendirilmelidir. Özellikle tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnamelerde Noterlik Kanunu ve Noterlik Kanunu Yönetmeliğindeki özel şekil kuralları devreye girer. Sadece hukuk davasında sulh yetkisi verilmesi, tek başına tapu vekâletnamesine ilişkin bütün şekil şartlarını doğurmaz. Bu konuda konsolosluk vekâletnamesinde fotoğraf şartı rehberine bakılabilir.
10. İmzadan Önce Kontrol Listesi
- Türkiye’de yürütülecek dava veya hukuki işin tam konusu belirlendi mi?
- Avukata yalnızca takip yetkisi mi, yoksa sulh yetkisi de mi verilecek?
- Vekâletnamede “sulh” yetkisi açıkça yazıyor mu?
- Yetkinin belirli bir dosya, tutar veya işlemle sınırlandırılması isteniyor mu?
- Feragat, kabul, ibra, tahkim, haczin kaldırılması gibi başka HMK m.74 yetkileri gerçekten gerekli mi?
- Belge Türk konsolosluğunda mı, yabancı noter önünde mi düzenlenecek?
- Yabancı noter belgesi için apostil/tasdik şartı ülkeye göre kontrol edildi mi?
- Türkçe tercüme gerekiyorsa usulüne uygun tercüme/onay planlandı mı?
- Belgenin aslı veya Türkiye’de kabul edilen elektronik/kurumsal doğrulama yolu hazır mı?
- Duruşma ve sulh görüşmesi tarihinden önce belge dosyaya sunulabilecek mi?
11. Kanuni Dayanakların Birlikte Okunması
Bu konuda temel üç düzenleme birlikte okunmalıdır. Birincisi HMK m.74’tür; dava vekilinin sulh olabilmesi için açık yetki arar. İkincisi TBK m.504/3’tür; vekilin özel yetki olmadan sulh olamayacağını maddi hukuk yönünden de düzenler. Üçüncüsü HMK m.313-315’tir; mahkeme içi sulhun tanımını ve yargılamaya etkisini belirler.
Resmi mevzuat için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Kanunlar sayfası, 6100 sayılı HMK resmi metni ve 6098 sayılı TBK resmi metni esas alınmalıdır.
Yurt dışındaki müvekkiller için vekâletname hazırlarken yalnızca hazır bir şablonu kopyalamak yerine somut dosyada hangi özel yetkilerin gerçekten gerekeceği belirlenmelidir. Özellikle dava konusu yüksek bedelli alacak, şirket ortaklığı, taşınmaz, miras veya ticari sözleşme ise sulhun malvarlığı sonucu daha büyük olabilir. Yetkinin kapsamı ile sulh protokolünün ekonomik sonucu birlikte kontrol edilmelidir.
12. Yurt Dışındaki Müvekkil Açısından Pratik Uygulama
Yurt dışında yaşayan bir müvekkilin Türkiye’ye yalnızca vekâletname çıkarmak için gelmesi zorunlu değildir. Belgenin Türk konsolosluğunda veya uygun yabancı noter prosedürüyle düzenlenmesi mümkündür. Ancak dosya stratejisi belirlenmeden “en geniş vekâletname” çıkarılması da her zaman doğru değildir. Özel yetkiler, müvekkilin iradesini doğrudan etkileyen işlemlerdir.
Örneğin sadece kira alacağının tahsili için dava açılacak bir dosyada avukatın sulh görüşmelerini yürütmesi istenebilir, ancak belirli bir tutarın altına inerek anlaşma yapması istenmeyebilir. Bu durumda özel sulh yetkisi verilirken parasal sınır açıkça yazılabilir. Buna karşılık şirketler arası uzun süreli ticari ilişkide tarafların ödeme planı ve yeni sözleşme kuralları üzerinde anlaşması bekleniyorsa sulh yetkisinin daha geniş düzenlenmesi gerekebilir.
Türkiye’de vekâletname ile işlem yapacak kişiler için ayrıca Vekâletname ve Konsolosluk İşlemleri ve Yurt Dışındaki Müvekkiller konu merkezlerindeki rehberler kullanılabilir.
Sık Sorulan Sorular
1. “Her türlü davayı sulhen sonuçlandırmaya” ifadesi yeterli midir?
Metnin kesin yeterliliği belgenin tamamıyla birlikte değerlendirilir. Bununla birlikte HMK m.74 bakımından sulh işleminin açıkça yetkilendirildiğinin anlaşılması gerekir. “Sulh olmaya” gibi doğrudan ifade en açık yöntemdir.
2. Genel dava vekâletnamesiyle avukat sulh görüşmesi yapabilir mi?
Evet. Görüşme ve teklif iletimi ile müvekkil adına bağlayıcı sulh iradesi açıklamak aynı şey değildir. Bağlayıcı sulh işlemi için HMK m.74’teki özel yetki gerekir.
3. Apostilli vekâletname sulh yetkisini otomatik verir mi?
Hayır. Apostil belgenin resmi tasdik zinciriyle ilgilidir; temsil yetkisinin içeriğini genişletmez. Sulh yetkisi vekâletnamenin metninde bulunmalıdır.
4. Türk konsolosluğunda çıkarılan vekâletnamede ayrıca apostil gerekir mi?
Türk dış temsilciliğinin noterlik yetkisi kapsamında düzenlediği belge Türk makamı belgesidir. Yabancı noter belgesi için uygulanan apostil mekanizmasıyla aynı işlem değildir.
5. Sulh yetkisi verilirse avukat istediği bedelle anlaşabilir mi?
Özel yetki, vekilin talimat ve sadakat yükümlülüğünü kaldırmaz. Müvekkil yetkiyi vekâletnamede parasal veya konu bakımından sınırlandırabilir; ayrıca avukat müvekkilin talimatlarına uygun hareket etmek zorundadır.
6. Sulh yetkisi, davadan feragat yetkisini de kapsar mı?
Hayır. HMK m.74 sulh ve davadan/kanun yollarından feragati ayrı özel yetkiler olarak düzenler. Feragat yapılacaksa ilgili yetkinin ayrıca bulunması gerekir.
7. Sulh yetkisi, karşı tarafı ibra yetkisini de kapsar mı?
HMK m.74 ibra işlemini de özel yetki kapsamında ayrıca sayar. Sulh metninde ibra beyanı bulunacaksa vekâletnamenin bu yönü de kontrol edilmelidir.
8. Sulh protokolü taşınmaz devri içeriyorsa yalnızca sulh yetkisi yeterli midir?
Hayır. Taşınmaz devri için TBK m.504/3 ve taşınmaz işlemlerine ilişkin özel şekil ve temsil kuralları ayrıca uygulanır. Sulh özel yetkisi taşınmaz devir yetkisinin yerine geçmez.
9. Sulh yetkisi eksikse yeni vekâletname gerekir mi?
Bağlayıcı sulh işlemi yapılacaksa özel yetkinin usulüne uygun biçimde verilmesi gerekir. Uygulamada özel yetkiyi içeren yeni veya ek vekâletname düzenlenerek dosyaya sunulur.
10. Yurt dışından vekâletname gönderirken asıl belge gerekli midir?
Kullanılacak makam, belgenin türü ve elektronik doğrulama imkânı dikkate alınır. Yabancı noter belgesinde apostil/tasdik ve tercüme zinciri ayrıca kontrol edilir; konsolosluk belgelerinde ilgili konsolosluk/noterlik sistemi esas alınır.
Resmi Kaynaklar
- T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü – Kanunlar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- T.C. Dışişleri Bakanlığı – Konsolosluk İşlemleri
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.73-74, HMK m.313-315 ve TBK m.504 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

