B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’de Tereke Tespiti ve Defter Tutulmasını Nasıl İster? TMK m.589–591 | 2026

Kısa ve net cevap: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.589 uyarınca mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, mirasın geçmesiyle birlikte tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak için gerekli önlemleri re’sen veya istem üzerine alır. TMK m.590’a göre sulh hâkimi; mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kişi varsa, mirasçılardan biri uzun süredir bulunamıyor ve temsilcisi yoksa ya da mirasçı/ilgili ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde talepte bulunursa terekenin defterinin tutulmasına karar verir. TMK m.591 gerektiğinde tereke mallarının mühürlenmesini ve diğer koruma önlemlerini düzenler. Bu işlem, TMK m.619 ve devamındaki “mirasın resmî defterinin tutulması” kurumu ile aynı değildir; burada amaç terekeyi tespit etmek ve korumaktır.

Yurt dışında yaşayan mirasçılar için Türkiye’deki miras dosyasının en kritik aşamalarından biri, daha paylaşım veya dava başlamadan önce terekenin hangi mal ve haklardan oluştuğunu tespit etmek ve bunların kaybolmasını önlemektir. Mirasbırakanın banka hesapları, tapuları, araçları, şirket payları, değerli eşyaları, alacakları veya borçları hakkında mirasçılar arasında bilgi eşitsizliği olabilir. Türkiye’de bulunan bir mirasçı tereke mallarını fiilen kontrol ederken yurt dışındaki mirasçı olayları aylar sonra öğrenebilir.

Türk Medeni Kanunu m.589–591 bu risk için “koruma önlemleri” sistemi kurar. Sulh hukuk mahkemesi mirasın açılmasından sonra terekenin korunması, hak sahiplerinin belirlenmesi ve gerekli hâllerde malların yazımı veya mühürlenmesi için işlem yapabilir. Uygulamada “tereke tespiti” denilen talepler çoğunlukla bu koruma hükümlerine dayandırılır.

Yurt dışındaki mirasçının Türkiye’de tereke tespiti, defter tutma ve mühürleme talebi TMK 589 590 591

Tereke Tespiti Ne Demektir?

Tereke, mirasbırakanın ölümuyla mirasçılara geçen malvarlığı hak ve borçlarının bütünüdür. “Tereke tespiti” uygulamada, ölüm anında terekeye hangi mal, hak, alacak ve borçların dâhil olduğunun mahkeme eliyle belirlenmesi ve gerektiğinde bunların korunması amacıyla kullanılan bir ifadedir.

Bu işlem mirasın paylaştırılması değildir. Sulh mahkemesinin tereke mallarını tespit etmesi, kimin hangi taşınmazı alacağına karar verdiği anlamına gelmez. Aynı şekilde tereke tespiti, mirasçılar arasındaki mülkiyet uyuşmazlığını her durumda kesin hükümle çözen bir eda davası değildir. Amaç, mirasın açılmasından sonra malvarlığının kaybolmasını, gizlenmesini veya hak sahiplerinin zarar görmesini önleyen koruma mekanizmasını işletmektir.

Tespit sürecinde tapu, banka, araç, şirket, menkul kıymet, alacak, borç ve ev eşyaları gibi kalemler araştırılabilir. Hangi kurumdan bilgi isteneceği, mirasbırakanın yaşamı ve malvarlığı bağlantılarına göre belirlenir. Mirasçının yalnız bildiği malları yazmasıyla yetinmek yerine, mahkeme kanuni koruma amacı kapsamında gerekli araştırmaları yapabilir.

Yurt dışında yaşayan mirasçı açısından bu işlem özellikle değerlidir; çünkü Türkiye’de tereke mallarına fiilen erişimi olmayan kişi, mahkeme dosyası üzerinden resmî kayıtların toplanmasını ve gerekli koruma önlemlerinin alınmasını isteyebilir.

TMK m.589 Sulh Hâkimine Hangi Görevleri Verir?

TMK m.589’a göre mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak için gerekli bütün önlemleri alır. Kanun bu önlemlere özellikle tereke mallarının yazımı, mühürlenmesi, terekenin resmen yönetilmesi ve vasiyetnamelerin açılmasını örnek verir.

Hâkimin görevi yalnız taraflardan biri dava açarsa başlayan pasif bir süreç değildir. Kanun belirli koruma ihtiyacında re’sen hareket imkânı tanır. Ancak yurt dışındaki mirasçı bakımından koruma ihtiyacının mahkemeye somut belgelerle bildirilmesi pratikte önemlidir. Örneğin mirasbırakanın evindeki değerli eşyanın çıkarıldığı, banka hesaplarının bilinmediği veya bir mirasçının uzun süredir kayıp olduğu açıklanabilir.

Mirasbırakan yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüşse, ölüm yerinin sulh hâkimi de ölüm yerinde bulunan malların korunması için gerekli önlemleri alır ve dosyayı yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir. Böylece mirasbırakanın ölüm yeri ile son yerleşim yerinin farklı olması korumasızlık yaratmaz.

Koruma önlemlerinin giderleri konusunda da TMK m.589 sistem kurar. İstem üzerine alınan önlemlerde giderler ileride terekeden alınmak üzere başvuran tarafından; hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde ise kural olarak Devlet tarafından karşılanır. Somut dosyada mahkemenin istediği gider avansı süresinde yatırılmalıdır.

TMK m.590’da Terekenin Defteri Hangi Hâllerde Tutulur?

TMK m.590 üç açık sebep sayar. Birincisi, mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya vesayet altına alınması gereken kişi bulunmasıdır. Kanun bu durumda korunmaya muhtaç mirasçının payının zarar görmemesi için terekenin defterini sulh hâkiminin tutmasını zorunlu kılar.

İkinci sebep, mirasçılardan birinin uzun süreden beri bulunamaması ve temsilcisinin de olmamasıdır. Mirasçının yurt dışında yaşaması tek başına “uzun süreden beri bulunamama” değildir. Kişinin bilinen adresi, iletişimi ve vekili varsa yalnız yabancı ülkede bulunması TMK m.590/1-2 anlamındaki kayıp mirasçı durumunu doğurmaz. Buna karşılık nerede olduğu bilinmeyen ve temsilcisi olmayan mirasçı varsa koruma hükmü devreye girer.

Üçüncü sebep, mirasçılardan veya ilgililerden birinin ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunmasıdır. Bu bent yurt dışındaki mirasçı için doğrudan kullanılabilir. Mirasçı, tereke hakkında bilgi alamıyor veya malların korunmasından endişe ediyorsa bir aylık kanuni süre içinde defter tutulmasını talep edebilir.

TMK m.590 ayrıca defter tutma işleminin gecikmeksizin tamamlanmasını emreder. Koruma önleminin amacı, yıllar süren bir yargılamadan sonra geçmişte ne olduğunu tahmin etmek değil, ölüm sonrası malvarlığı durumunu mümkün olan en yakın zamanda kayıt altına almaktır.

Bir Aylık Talep Süresi Nasıl Hesaplanır?

TMK m.590/1-3, mirasçı veya ilgilinin talebiyle tereke defteri tutulmasını ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde isteme şartına bağlar. Buradaki süre, mirasın reddindeki TMK m.606 üç aylık süreden farklıdır. İki kurum birbirine karıştırılmamalıdır.

Kanun m.590’da süreyi “ölüm tarihinden başlayarak” kurar. Bu nedenle yurt dışındaki mirasçının ölümü daha sonra öğrendiğini ileri sürmesi, m.590/3’teki bir aylık talep süresini kendiliğinden ölümün öğrenilme tarihine taşımaz. Mirasçının yurt dışında bulunması da otomatik durma sebebi değildir.

Bununla birlikte m.590’daki diğer iki sebep mevcutsa, örneğin vesayet altındaki mirasçı veya uzun süredir bulunamayan temsilcisiz mirasçı varsa, koruma yükümlülüğü yalnız üçüncü bentteki talep süresine indirgenemez. Ayrıca TMK m.589’un genel koruma yetkisi somut tehlike bakımından ayrı değerlendirilir.

Bu nedenle ölüm öğrenilir öğrenilmez terekenin korunma ihtiyacı incelenmelidir. “Üç aylık reddi miras sürem var, tereke tespiti için de üç ay var” düşüncesi yanlıştır. Defter talebi bakımından TMK m.590/3’teki süre bir aydır.

Tereke Malları Ne Zaman Mühürlenebilir?

TMK m.591, yazımı yapılan tereke mallarından gerekenlerin mühürlenmesini öngörür. Mühürlenmeyen mallar için de uygun koruma önlemi alınır. Kanun ayrıca mühürlemenin yazımdan önce de yapılabileceğini açıkça belirtir. Amaç, tespit tamamlanmadan malın kaybolmasını veya el değiştirmesini önlemektir.

Mühürleme her tereke dosyasında bütün evin kapatılması anlamına gelmez. Mirasbırakanla birlikte yaşayan kişilerin ihtiyaçları için gerekli eşya tutanakla tespit edilip güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılır; taşınmazların oturmaları için zorunlu bölümleri mühürleme dışında tutulabilir.

Alacaklının istemi üzerine mühürleme yapılıyorsa koruma, güvence altına alınmak istenen miktarla sınırlıdır. Alacaklıya yeterli güvence gösterilirse mühürleme yapılmayabilir veya yapılmış mühür kaldırılabilir. Bu nedenle mühürleme cezalandırıcı değil, ölçülü bir koruma tedbiridir.

Yurt dışındaki mirasçı, evdeki değerli eşyanın taşındığına veya tereke mallarının yok edildiğine dair somut bilgiye sahipse başvuruda bu tehlikeyi açıkça açıklamalı ve varsa fotoğraf, mesaj, tutanak, tanık bilgisi veya diğer delilleri sunmalıdır.

Tereke Tespiti ile Mirasın Resmî Defterinin Tutulması Aynı Şey mi?

Hayır. Bu ayrım miras hukukunda kritik önemdedir. TMK m.589–591’deki defter ve koruma önlemleri, tereke mallarının tespit edilmesi ve korunmasına yöneliktir. TMK m.619 ve devamında düzenlenen resmî defter ise mirasçının mirası kabul veya reddetme seçenekleriyle, özellikle tereke borçlarına karşı sorumluluğun sınırlandırılmasıyla bağlantılı farklı bir kurumdur.

TMK m.590 kapsamında defter tutulması, mirasçının mirası resmî deftere göre kabul etmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde m.590 tespiti yapılmış olması, mirasın borçlarından sorumluluğun otomatik sınırlandığı anlamına gelmez.

Resmî defter isteminin kendine özgü başvuru süresi, alacaklıların ilan yoluyla çağrılması, alacak ve borçların yazılması ve mirasçının seçim hakları vardır. Koruma amaçlı tespit defteri ise ölüm sonrası tereke fotoğrafını çıkarmaya ve malvarlığını korumaya yöneliktir.

Bu nedenle başvuruda yalnız “tereke defteri tutulsun” denilmesi yerine hangi kanuni kurumun istendiği açık yazılmalıdır. Amaç malvarlığını tespit ve muhafaza etmekse TMK m.589–591; amaç mirası resmî deftere göre kabul rejiminden yararlanmaksa TMK m.619 ve devamı değerlendirilir.

Tereke Tespitinde Hangi Mal ve Haklar Araştırılabilir?

Tereke yalnız taşınmazlardan oluşmaz. Tapu kayıtları, araçlar, banka hesapları, mevduat ve yatırım hesapları, şirket ortaklık payları, kooperatif hakları, alacaklar, fikrî haklar, değerli eşya ve diğer malvarlığı unsurları araştırılabilir. Mirasbırakanın borçları da tereke tablosunun anlaşılması bakımından önemlidir.

Mahkeme, somut talep ve koruma amacı çerçevesinde Tapu ve Kadastro, bankalar, trafik tescil, ticaret sicili, Merkezi Kayıt Kuruluşu, ilgili kamu kurumları ve diğer kuruluşlardan bilgi isteyebilir. Kurumlara yapılacak müzekkerenin kapsamı dosyada bilinen bağlantılara göre belirlenir.

Yurt dışındaki malvarlığı için Türk sulh mahkemesinin doğrudan bütün yabancı kurumların kayıtlarına erişebileceği varsayılmamalıdır. Yabancı ülkedeki mal veya hesaplar bakımından ilgili ülke hukuku, uluslararası adli yardımlaşma ve yerel belge temin yolları devreye girebilir.

Dijital varlıklar ve çevrim içi hesaplar da mirasın ekonomik değeri bakımından önem taşıyabilir. Ancak kişisel veri, sözleşme ve ilgili hizmet sağlayıcının tabi olduğu ülke hukuku nedeniyle erişim yöntemi farklı olabilir. Başvuruda mümkün olduğunca somut hesap, platform veya cüzdan bilgisi verilmelidir.

Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’ye Gelmeden Tereke Tespiti İsteyebilir mi?

Evet. Mirasçının Türkiye’ye fizikî olarak gelmesi zorunlu değildir. Türk konsolosluğunda veya bulunduğu ülkenin yetkili noterinde Türkiye’de kullanılabilir vekâletname düzenlenerek avukat aracılığıyla sulh hukuk mahkemesine başvuru yapılabilir.

Vekâletnamede miras ve tereke işlemlerini takip etmeye, mahkemelerden ve kurumlardan bilgi istemeye, gerektiğinde koruma tedbiri talep etmeye yetecek yetkiler açık yazılmalıdır. Yabancı noter belgesi kullanılıyorsa ülkeye göre apostil veya legalizasyon ve Türkçe tercüme şartları kontrol edilir.

Yurt dışında yaşayan mirasçının kimlik bilgilerinde Türk kayıtlarıyla fark varsa bu fark da başvuru öncesi giderilmelidir. Evlilik sonrası soyadı, yabancı pasaporttaki farklı yazım veya ikinci ad gibi durumlar kimlik zincirini gösteren resmî belgelerle açıklanır.

Bir aylık TMK m.590/3 süresi nedeniyle vekâletname randevusunu son güne bırakmak risklidir. Ölüm haberi alınır alınmaz mahkeme, vekâletname ve belge hazırlığı paralel yürütülmelidir.

Tereke Tespiti İçin Hangi Mahkeme Yetkilidir?

TMK m.589’un temel makamı mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimidir. Mirasbırakan başka yerde ölmüşse ölüm yerinin sulh hâkimi, o yerdeki malların korunması için gerekli tedbirleri alıp dosyayı yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

Mirasbırakanın son yerleşim yerinin yurt dışında olması durumunda milletlerarası yetki ayrıca MÖHUK m.43 ve çekişmesiz yargı kuralları çerçevesinde belirlenir. MÖHUK m.43, mirasa ilişkin davalarda mirasbırakanın Türkiye’deki son yerleşim yeri; Türkiye’de yerleşim yeri yoksa terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemelerini yetkilendirir. Koruma tedbirlerinin niteliğine göre Türkiye’deki malların bulunduğu yer bağlantısı önem kazanabilir.

Yetkili mahkemenin yanlış seçilmesi özellikle bir aylık talep süresinde zaman kaybına yol açabilir. Mirasbırakanın nüfus kayıtları, son adresi ve Türkiye’deki malvarlığının bulunduğu yerler başvuru öncesinde kontrol edilmelidir.

Mirasın milletlerarası yetkisi hakkında sitenizdeki ayrı MÖHUK m.43 rehberiyle birlikte genel Yurt Dışı Miras ve Veraset içeriği de incelenebilir.

Başvuruda Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?

Ölüm belgesi veya nüfus kaydındaki ölüm bilgisi, mirasçılık bağlantısını gösteren kayıtlar, başvuranın kimliği ve varsa mirasçılık belgesi temel belgelerdir. Tespit edilmesi istenen mallar biliniyorsa tapu ada-parsel, banka adı, araç plakası, şirket unvanı, hesap veya sözleşme bilgileri mümkün olduğunca somut yazılmalıdır.

Koruma tehlikesi varsa bunu gösteren belgeler eklenir. Tereke evinden eşya çıkarıldığına dair mesajlar, taşınmazın izinsiz kullanımı, banka hesabından çekim şüphesi, araç devri girişimi veya şirket paylarında işlem riski somutlaştırılır. Hâkim alınacak tedbirin türünü ve ölçüsünü bu bilgiler ışığında belirler.

Yabancı ülkeden getirilen resmî belgeler için apostil/legalizasyon ve tercüme rejimi kontrol edilmelidir. Bu konuda yabancı resmî belgenin Türk mahkemesine sunulması rehberi kullanılabilir. Yabancı dilde özel yazışmalar için HMK m.223 tercüme kuralları uygulanır.

Tereke borçları nedeniyle mirası reddetme ihtimali varsa tespit dosyası ile TMK m.606’daki üç aylık ret süresi birlikte takip edilmelidir. Ayrıntılı açıklama için yurt dışındaki mirasçının reddi mirası rehberi kullanılabilir.

10 Adımlık Tereke Koruma Kontrol Listesi

  1. Mirasbırakanın ölüm tarihi ve son yerleşim yerini doğrulayın.
  2. Türkiye’de bilinen taşınmaz, banka, araç ve şirket bağlantılarını listeleyin.
  3. TMK m.590/3 bakımından ölümden itibaren bir aylık talep süresini hemen hesaplayın.
  4. Vesayet altındaki veya uzun süredir bulunamayan temsilcisiz mirasçı olup olmadığını kontrol edin.
  5. Koruma ihtiyacını ve kaybolma riskini somut delillerle açıklayın.
  6. Defter tutulması, mühürleme veya diğer tedbirlerden hangisinin gerektiğini belirleyin.
  7. TMK m.589–591 koruma defteri ile TMK m.619 resmî defterini birbirine karıştırmayın.
  8. Yurt dışındaysanız vekâletname ve yabancı belge tasdik/tercümesini gecikmeden tamamlayın.
  9. Tereke borçları varsa reddi miras süresini ayrı takvimde takip edin.
  10. Mahkemenin kurum müzekkereleri ve tespit sonuçlarını paylaşım/dava stratejisine bağlayın.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Tereke tespiti nedir?

Mirasbırakanın ölümünden sonra terekeye dâhil mal, hak ve borçların sulh mahkemesi koruma hükümleri çerçevesinde tespit edilmesi ve gerektiğinde korunmasıdır.

2. Tereke tespiti için süre var mı?

TMK m.590/3 uyarınca mirasçı veya ilgilinin talebiyle defter tutulması ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istenmelidir. Diğer kanuni koruma sebepleri ayrıca değerlendirilir.

3. Yurt dışında olmam bir aylık süreyi uzatır mı?

Hayır. TMK m.590/3 süreyi ölüm tarihine bağlar; yurt dışında bulunma otomatik uzatma sebebi değildir.

4. Tereke tespiti ile resmî defter aynı mı?

Hayır. TMK m.589–591 koruma ve tespit; TMK m.619 ve devamındaki resmî defter ise mirasın borçlarına karşı farklı kabul ve sorumluluk rejimidir.

5. Mahkeme banka hesaplarını araştırabilir mi?

Koruma ve tespit amacı kapsamında somut tereke bağlantısına göre bankalar ve diğer kurumlara müzekkere yazılarak bilgi istenebilir.

6. Tereke evi mühürlenebilir mi?

Evet. TMK m.591 gereken tereke mallarının mühürlenmesini ve mühürlenmeyen mallar için uygun koruma önlemi alınmasını düzenler.

7. Mirasçılardan biri kayıpsa ne olur?

TMK m.590, uzun süredir bulunamayan ve temsilcisi olmayan mirasçı bulunmasını tereke defteri tutulması sebeplerinden biri sayar.

8. Türkiye’ye gelmeden tereke tespiti isteyebilir miyim?

Evet. Türkiye’de kullanılabilir vekâletnameyle avukat aracılığıyla başvuru ve dosya takibi yapılabilir.

9. Tereke tespiti miras paylaşımını yapar mı?

Hayır. Koruma/tespit dosyası malvarlığını kayıt altına alır; mirasın paylaşımı veya uyuşmazlıkların kesin çözümü ayrı işlemlere tabi olabilir.

10. Tereke borçluysa tespit dosyası reddi miras süresini durdurur mu?

Hayır. TMK m.606’daki reddi miras süresi ayrı takip edilmelidir; koruma/tespit başvurusu bu süreyi kendiliğinden durdurmaz.

Uygulama notu: Yurt dışındaki mirasçının “önce malları tam öğreneyim, sonra süreye bakarım” yaklaşımı risklidir. TMK m.590/3’teki defter talebi için ölümden itibaren bir ay, TMK m.606’daki reddi miras için kural olarak üç ay vardır; iki süre ve iki kurum ayrı takip edilmelidir.
Yurt dışı tereke koruma dosyası
Tereke mallarının tespiti, korunması, mühürleme ihtiyacı, mirasçıların durumu ve reddi miras süreleri aynı dosyada ancak ayrı hukuki başlıklar olarak yönetilmelidir. Türkiye geneli dosyalar Mersin ofisinden yönetilebilir.
Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki 4721 sayılı TMK m.589–591 ve ilgili milletlerarası miras/usul hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp