Yabancı Alacaklı Türkiye’de İhtiyati Haciz İsterse Teminat | İİK m.259 ve MÖHUK m.48 | 2026
Kısa ve net cevap: Yabancı alacaklı Türkiye’de ihtiyati haciz talep ettiğinde iki farklı teminat rejimi aynı dosyada gündeme gelebilir. İcra ve İflas Kanunu m.259 uyarınca ihtiyati haciz isteyen alacaklı, hacizde haksız çıktığı takdirde borçlu ve üçüncü kişilerin zararını karşılamak için kural olarak teminat gösterir. Alacak bir ilama dayanıyorsa m.259 teminatı aranmaz; alacak ilam niteliğinde bir belgeye dayanıyorsa teminat gerekip gerekmediğini mahkeme takdir eder.
Buna ek olarak alacaklı yabancı gerçek veya tüzel kişiyse MÖHUK m.48 kapsamında yabancılık nedeniyle yargılama/takip teminatı ayrıca gündeme gelebilir. MÖHUK m.48’de karşılıklılık veya uygulanabilir uluslararası sözleşme nedeniyle muafiyet mümkün olabilir. Bu nedenle “ihtiyati hacizde tek bir teminat vardır” veya “ilama dayalı alacakta yabancı alacaklı hiçbir teminat ödemez” şeklinde genelleme yapılmamalıdır; iki teminatın hukuki sebebi ayrı ayrı incelenmelidir.

- İki ayrı teminat rejimi
- İİK m.259 teminatı
- İlama dayalı alacakta teminat
- İlam niteliğinde belgede mahkemenin takdiri
- MÖHUK m.48 yabancılık teminatı
- Karşılıklılık ve sözleşme muafiyeti
- Teminat miktarı nasıl belirlenir?
- Haksız ihtiyati haciz zararı
- Yabancı mahkeme ilamı ve tenfiz
- Hacizden sonra icra takibi
- Teminatın iadesi
- Sık sorulan sorular
1. Yabancı Alacaklı İçin Neden İki Farklı Teminat Kuralı Vardır?
İhtiyati haciz, alacaklının henüz kesin haciz aşamasına gelmeden borçlunun malvarlığını geçici olarak güvence altına almasına yarayan güçlü bir koruma tedbiridir. Bu tedbir yanlış kullanılırsa borçlu veya üçüncü kişiler ciddi zarara uğrayabilir. İİK m.259’daki teminat bu zararı güvence altına alır.
MÖHUK m.48 ise ihtiyati haczin niteliğinden değil, başvuru sahibinin yabancı gerçek veya tüzel kişi olmasından kaynaklanır. Yabancı kişinin Türkiye’de dava açması, davaya katılması veya icra takibinde bulunması hâlinde yargılama/takip giderleri ve karşı tarafın zararını güvence altına alan ayrı bir teminat sistemidir.
Bu nedenle aynı yabancı alacaklı bakımından önce İİK m.259 uyarınca ihtiyati haciz teminatı, ardından veya birlikte MÖHUK m.48 kapsamındaki yabancılık teminatı tartışılabilir. Birinden muaf olmak diğerinden otomatik muafiyet sağlamaz.
Her iki Kanunun güncel metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.
2. İİK m.259 İhtiyati Haciz Teminatı Neyi Güvence Altına Alır?
İİK m.259’un temel kuralına göre ihtiyati haciz isteyen alacaklı, hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumludur ve kural olarak teminat göstermek zorundadır.
Bu teminatın amacı, alacaklının haciz talebini engellemek değil, geçici koruma tedbirinin sonradan haksız olduğunun ortaya çıkması hâlinde zararın tahsil edilebilmesini sağlamaktır. İhtiyati haciz borçlunun banka hesaplarını, ticari faaliyetini veya taşınır/taşınmaz malvarlığını etkileyebildiği için kanun karşı risk yaratır.
Alacaklının Türk veya yabancı olması İİK m.259’un temel uygulaması bakımından belirleyici değildir. Türk alacaklı da kural olarak ihtiyati haciz teminatı gösterir. Yabancı alacaklıda buna MÖHUK m.48’in eklenebilmesi ayrı meseledir.
Teminatın gösterilmesi mahkemenin ihtiyati haciz kararının icra dairesinde uygulanabilmesi bakımından karar koşullarından biridir. Mahkeme kararında teminatın türü ve miktarı açıkça yer almalıdır.
3. Alacak Bir İlâma Dayanıyorsa İİK m.259 Teminatı Alınır mı?
İİK m.259 açık bir istisna getirir: Alacak bir ilâma dayanıyorsa teminat aranmaz. Bunun nedeni alacağın bir mahkeme hükmüyle tespit edilmiş olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin güvenilirlik düzeyinin daha yüksek kabul edilmesidir.
Ancak yabancı mahkeme kararı, Türk mahkeme ilamıyla aynı şekilde doğrudan icra edilebilir bir “ilam” değildir. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de cebri icra kabiliyeti kazanması için kural olarak MÖHUK m.50 ve devamı hükümlerine göre tenfiz edilmesi gerekir.
Bu nedenle yabancı mahkeme kararına dayalı ihtiyati hacizde, kararın Türkiye’de tenfiz edilip edilmediği ve hangi aşamada “ilam” etkisi doğurduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Sadece yabancı mahkemenin mühürlü kararını sunmak, İİK m.259’daki ilam istisnasını otomatik olarak kurmayabilir.
Tenfiz kararı kesinleşmişse alacağın Türk hukukunda ilamlı icraya elverişli niteliği güçlenir; ancak somut ihtiyati haciz talebi ve yabancılık teminatı ayrıca incelenmelidir.
4. İlam Niteliğinde Belgeye Dayalı Alacakta Teminat Zorunlu mudur?
İİK m.259, alacak ilam niteliğinde bir belgeye dayanıyorsa teminat konusunda mahkemeye takdir yetkisi verir. Yani mahkeme teminat alınmasına veya alınmamasına karar verebilir.
İlam niteliğindeki belgeler İİK m.38 ve özel kanunlarda sayılan belgelerdir. Noterlikçe düzenlenen belirli para borcu ikrarları, uygun şartlarda bu niteliğe sahip olabilir. Her noter belgesi veya sözleşme ilam niteliğinde değildir.
Yabancı noterde düzenlenen belgenin Türkiye’de “ilam niteliğinde belge” sayılıp sayılmayacağı ayrıca Türk icra hukuku ve belgenin tanınması/tasdik şartları üzerinden incelenmelidir. Apostil yalnız belgenin resmîliğinin tasdikine hizmet eder; belgeyi kendiliğinden İİK m.38 anlamında ilam niteliğinde belgeye dönüştürmez.
Mahkeme takdirini kullanırken alacağın belgelendirilme gücü, haciz riskleri ve borçluya doğabilecek zararları değerlendirebilir.
5. Yabancı Alacaklı İçin MÖHUK m.48 Teminatı Ne Zaman Uygulanır?
Yabancı gerçek veya tüzel kişi Türkiye’de icra takibinde bulunduğunda MÖHUK m.48 devreye girer. Madde, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere teminat gösterilmesini kural olarak öngörür.
Bu yabancılık teminatı, İİK m.259’daki ihtiyati haciz teminatının aynısı değildir. İİK m.259 tedbirin haksız çıkma riskine; MÖHUK m.48 yabancı tarafın dava/takip başlatmasına bağlıdır.
Yabancı alacaklı alacağını Türk ilamına dayandırsa bile İİK m.259 teminatından muafiyet, MÖHUK m.48’in ayrıca uygulanıp uygulanmayacağı sorusunu otomatik çözmez. Karşılıklılık veya uluslararası sözleşme muafiyeti ayrıca incelenmelidir.
MÖHUK m.48’in ayrıntıları için Yabancı Davacının Türkiye’de Teminat Gösterme Zorunluluğu rehberi kullanılabilir.
6. Yabancı Alacaklı Karşılıklılık Nedeniyle Teminattan Muaf Olabilir mi?
MÖHUK m.48/2’ye göre mahkeme, karşılıklılık esasına göre yabancı gerçek veya tüzel kişiyi yabancılık teminatından muaf tutar. İlgili devlet Türk vatandaşlarından benzer dava/takiplerde yabancılık teminatı almıyorsa karşılıklılık gündeme gelir.
Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı adli yardımlaşma sözleşmeleri yabancılık teminatını kaldırabilir. Bu durumda alacaklının vatandaşlığı veya şirketin kuruluş devleti ile sözleşmenin kapsamı birlikte kontrol edilir.
Muafiyet MÖHUK m.48 teminatına ilişkindir. İİK m.259’daki haksız ihtiyati haciz teminatı kendi kanuni şartlarına göre ayrıca uygulanır. Uluslararası sözleşme açıkça ihtiyati tedbir/haciz teminatını da kapsamadıkça iki rejim birbirine karıştırılmamalıdır.
Yabancı alacaklı, teminat muafiyetini ihtiyati haciz talep dilekçesinde resmi dayanaklarıyla ileri sürmelidir.
7. İhtiyati Haciz Teminatının Miktarı Nasıl Belirlenir?
İİK m.259 teminat için sabit bir yüzde öngörmez. Mahkeme, ihtiyati haczin kapsamı ve borçlu/üçüncü kişilerin uğrayabileceği muhtemel zararları dikkate alarak teminat miktarını belirler.
Uygulamada mahkemeler alacak tutarının belirli bir oranını teminat olarak belirleyebilir; ancak bu oran kanunda sabit bir yüzde değildir. Dosyanın niteliğine göre daha düşük, daha yüksek veya farklı biçimde teminat kararı verilebilir.
Teminat nakit, banka teminat mektubu veya mahkemenin kabul ettiği başka güvence şeklinde gösterilebilir. Teminat mektubunun süresiz, kesin veya mahkemenin istediği içeriğe uygun olması gerektiğinde bankayla metin önceden kontrol edilmelidir.
Yabancı bankadan düzenlenen teminat mektubunun Türk mahkemesince kabul edilip edilmeyeceği ayrıca değerlendirilir. Türkiye’de geçerli tahsil kabiliyeti ve bankacılık düzenlemeleri önemlidir.
8. Haksız İhtiyati Haciz Nedeniyle Hangi Zararlar İstenebilir?
İİK m.259, ihtiyati hacizde haksız çıkan alacaklının borçlu ve üçüncü kişilerin bu nedenle uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu açıkça düzenler. Haksız haciz nedeniyle banka hesabının bloke edilmesi, ticari faaliyet kaybı, malın kullanılamaması veya başka somut zararlar tazminat konusu olabilir.
Zararın ihtiyati hacizle uygun illiyet bağının bulunması ve miktarının ispatlanması gerekir. Sadece “ticari itibarım bozuldu” şeklindeki soyut beyan yeterli olmayabilir; finansal kayıt, sözleşme kaybı veya somut ekonomik etki gösterilmelidir.
Teminat, bu tazminat riskinin tahsil güvenliğini sağlar. Teminat tutarını aşan zarar varsa alacaklının sorumluluğunun yalnız teminatla sınırlı olduğu varsayılmamalıdır; teminat güvence aracıdır, maddi sorumluluğun üst sınırı değildir.
Haksız haciz tazminatı için görevli/yetkili mahkeme ve zamanaşımı somut olayın hukuki sebebine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
9. Yabancı Mahkeme Kararına Dayanarak Türkiye’de İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de kendiliğinden cebri icra edilemez. Para alacağına ilişkin yabancı ilamın Türkiye’de icra kabiliyeti için kural olarak MÖHUK m.50 ve devamı uyarınca tenfiz kararı gerekir.
Tenfiz davası sürerken borçlunun mal kaçırma riski bulunuyorsa ihtiyati haciz talebi gündeme gelebilir. Ancak yabancı kararın kesinliği, alacağın muacceliyeti, İİK m.257 şartları ve teminat birlikte incelenir.
Yabancı ilam henüz tenfiz edilmemişken m.259’daki “ilama dayalı alacakta teminatsız haciz” istisnasının otomatik uygulanacağı varsayılmamalıdır. Türk hukukunda icra edilebilir ilam statüsü ayrıca önemlidir.
Tenfiz kararı alındıktan sonra ilamlı icra yolu kullanılabilir. Bu durumda ihtiyati haciz ihtiyacı ve teminat değerlendirmesi dosyanın geldiği aşamaya göre değişebilir.
10. İhtiyati Haciz Kararından Sonra Hangi Sürede İcra Takibi Yapılmalıdır?
İhtiyati haciz geçici bir koruma tedbiridir ve alacaklının esas takip/dava sürecini süresinde yürütmesi gerekir. İİK m.264 ve ilgili hükümler, kararın uygulanmasından sonra alacaklının takip veya dava açma yükümlülüğünü düzenler.
Sürelerin kaçırılması ihtiyati haczin hükümsüz kalmasına yol açabilir. Yabancı alacaklı açısından tercüme, apostil, yabancı şirket kararları veya vekâletname hazırlığı zaman aldığı için esas takip belgeleri ihtiyati haciz başvurusundan önce hazırlanmalıdır.
İhtiyati haciz kararı alınması, borcun kesinleştiği anlamına gelmez. Borçlu itiraz edebilir, haciz kararına karşı kanuni başvuru yapabilir ve alacağın esasını takip/davada tartışabilir.
Yabancı alacaklının MÖHUK m.48 teminatı ve esas takip usulü de bu aşamada ayrı olarak sürdürülür.
11. İhtiyati Haciz Teminatı Ne Zaman İade Edilir?
Teminat, haksız ihtiyati haciz nedeniyle doğabilecek zarar güvence altına alındığı sürece tutulur. Esas dava/takip sonucunda haczin haklı olduğu kesinleşmiş veya tazminat riski sona ermişse teminatın iadesi talep edilebilir.
İade otomatik olmayabilir. Dosyanın kesinleşme durumu, borçlunun haksız haciz nedeniyle tazminat talebi bulunup bulunmadığı ve mahkemenin teminatın çözülmesine ilişkin kararı kontrol edilir.
Banka teminat mektubunda mektubun iadesi/serbest bırakılması; nakit teminatta mahkeme veznesinden ödeme işlemleri ayrı yürütülür.
MÖHUK m.48 kapsamında ayrıca yatırılmış yabancılık teminatı varsa, onun iadesi de kendi güvence amacı sona erdiğinde ayrı değerlendirilir.
12. Yabancı Alacaklı İçin İhtiyati Haciz Kontrol Listesi
- Alacağın İİK m.257 şartlarını taşıyıp taşımadığını kontrol edin.
- Alacağın ilama mı, ilam niteliğinde belgeye mi, sözleşmeye mi dayandığını belirleyin.
- İİK m.259 teminat istisnasını buna göre değerlendirin.
- Alacaklı yabancıysa MÖHUK m.48’i ayrıca kontrol edin.
- Karşılıklılık veya uluslararası sözleşme muafiyetini araştırın.
- Yabancı mahkeme kararında tenfiz durumunu belirleyin.
- Teminat miktarı ve türünü mahkeme kararına göre hazırlayın.
- İhtiyati haciz kararını süresinde icra ettirin.
- Esas dava/takip sürelerini kaçırmayın.
- Dosya sonunda her iki teminatın iadesini ayrı takip edin.
Resmî Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257–264
- 5718 sayılı MÖHUK m.48 ve m.50–57
- Adalet Bakanlığı – Uluslararası Hukuk ve İcra Mevzuatı
Sık Sorulan Sorular
1. Yabancı alacaklı ihtiyati haciz isterken teminat öder mi?
İİK m.259 kural olarak ihtiyati haciz teminatı öngörür; ayrıca yabancı alacaklı için MÖHUK m.48 teminatı gündeme gelebilir.
2. İlama dayalı alacakta ihtiyati haciz teminatı var mı?
İİK m.259’a göre alacak bir ilama dayanıyorsa bu madde kapsamındaki teminat aranmaz.
3. Yabancı mahkeme kararı doğrudan ilam sayılır mı?
Yabancı ilamın Türkiye’de cebri icrası için kural olarak tenfiz gerekir. Bu nedenle m.259 istisnası tenfiz durumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
4. İlam niteliğinde belge varsa teminat alınır mı?
İİK m.259 bu durumda teminat gerekip gerekmediğini mahkemenin takdirine bırakır.
5. Karşılıklılık varsa tüm teminatlardan muaf olur muyum?
Karşılıklılık MÖHUK m.48 yabancılık teminatı bakımından muafiyet sağlar; İİK m.259 ihtiyati haciz teminatı kendi kurallarına tabidir.
6. Teminat yüzdesi kanunda sabit mi?
Hayır. İİK m.259 sabit yüzde belirlemez; miktarı mahkeme somut dosyaya göre belirler.
7. Haksız haciz nedeniyle borçlu tazminat isteyebilir mi?
Evet. İİK m.259 haksız ihtiyati haciz nedeniyle borçlu ve üçüncü kişilerin uğradığı zarardan alacaklının sorumluluğunu öngörür.
8. Yabancı şirket de m.48 teminatına tabi mi?
Yabancı ülkede o ülke hukukuna göre kurulmuş yabancı tüzel kişi m.48 kapsamına girebilir; karşılıklılık ve sözleşme muafiyetleri ayrıca incelenir.
9. İhtiyati haciz alınca ayrıca icra takibi gerekir mi?
İhtiyati haciz geçici korumadır. İİK’daki sürelerde esas takip veya dava süreci yürütülmelidir.
10. Teminat ne zaman geri verilir?
Güvence altına alınan haksız haciz ve gider riski sona erdiğinde, dosyanın kesinleşme ve tazminat durumuna göre iade talep edilir.
Hukuki Değerlendirme ve E‑E‑A‑T
Yabancı alacaklının ihtiyati haczinde İİK m.259 ile MÖHUK m.48 ayrı hukuki amaçlara hizmet eder. İlama dayalı alacak m.259 teminatından muaf olabilir; ancak yabancılık teminatı karşılıklılık veya uluslararası sözleşme üzerinden ayrıca incelenir. Yabancı ilamda tenfiz statüsü, teminat değerlendirmesinin merkezindedir.
Bu içerik Av. Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Son mevzuat ve resmî uygulama kontrolü: 15 Eylül 2026
Yurt dışındaki alacaklıların Türkiye’de dava, ihtiyati haciz ve icra işlemleri için Yurt Dışındaki Müvekkiller konu merkezini inceleyebilirsiniz.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
