B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bir İşin Yapılmamasına İlişkin İlâma Uyulmazsa Ne Olur? İİK m.30 ve m.343 | 2026

Kısa ve Net Cevap

Bir işin yapılmamasına ilişkin ilama uymayan borçlu hakkında İİK m.30 ve m.343 birlikte uygulanır. İcra dairesi ilamın hükmünü borçluya tebliğ eder ve emirde ilama aykırılığın İİK m.343 yaptırımını doğuracağını bildirir. Borçlu, makbul bir mazereti olmaksızın yalnız kendisinin uyması gereken yapmama hükmüne aykırı davranırsa, lehine hüküm verilen kişinin şikâyeti üzerine icra mahkemesi üç aya kadar tazyik hapsine karar verebilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra ilamın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Şikâyet hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Bir işin yapılmamasına ilişkin ilam ve İİK 343 tazyik hapsi
Bir işin yapılmamasına ilişkin ilamın icrası ve yaptırım süreci. Fotoğraf: Markus Spiske / Unsplash.
  • Yapmama borcuna ilişkin ilam nedir?
  • İİK m.30 icra emri nasıl düzenlenir?
  • İİK m.343 hangi fiilleri yaptırıma bağlar?
  • Üç aya kadar tazyik hapsinin şartları
  • Makbul mazeret ne anlama gelir?
  • Şikâyet süresi ne kadardır?
  • Görevli ve yetkili mahkeme
  • İlamın gereği sonradan yerine getirilirse ne olur?
  • Borçlu hükmün sonucunu yeniden ortadan kaldırırsa ne olur?
  • Sık sorulan sorular

Bir İşin Yapılmamasına İlişkin İlam Nedir?

Mahkeme kararları yalnız bir işin yapılmasını emretmez; bazen bir davranışın yapılmamasına veya mevcut bir müdahaleye son verilip tekrar edilmemesine hükmeder. Belirli alana müdahale edilmemesi, belirli faaliyetin durdurulması, komşuluk hukukuna aykırı eylemin tekrarlanmaması, bir markanın belirli şekilde kullanılmaması veya hükümde açıkça yasaklanan başka bir davranış bu nitelikte olabilir. İİK m.30, bu tür yapmama ilamlarının icrasını da düzenler.

İcra hukukunda yaptırımın uygulanabilmesi için mahkeme ilamının hüküm fıkrası açık olmalıdır. Borçlunun hangi eylemden kaçınacağı belirsizse icra müdürlüğü yeni bir yasak oluşturamaz. İcra emri, yalnız ilamın hüküm fıkrasında mevcut yükümlülüğü borçluya bildirir.

Bir işin yapılmasına ilişkin ilamların masraf ve üçüncü kişiye yaptırma mekanizması için İİK m.30 yapma borcu ilamı rehberi ayrıca incelenebilir. Bu sayfanın odağı yapmama borcuna aykırılık ve İİK m.343 yaptırımıdır.

İİK m.30 Uyarınca İcra Emri Nasıl Düzenlenir?

İlam bir işin yapılmamasına ilişkinse icra dairesi, ilam hükmünü borçluya icra emriyle tebliğ eder. İİK m.30’un açık hükmü gereğince emirde, ilam hükmüne muhalefetin İİK m.343’teki yaptırımı gerektireceği yazılır. Bu ihtar, borçlunun hem yasaklanan davranışı hem de uymamanın hukuki sonucunu açık biçimde bilmesini sağlar.

İcra emrinin hüküm fıkrasıyla aynı kapsamda olması gerekir. Mahkeme belirli bir eylemi yasaklamışsa icra müdürlüğü bunun dışındaki davranışları da “yapmama borcu” olarak ekleyemez. Tebligatın usulüne uygun yapılması da yaptırım sürecinde önem taşır; borçluya hangi yükümlülüğün hangi ilama dayandığı açıkça bildirilmelidir.

İİK m.343 Hangi Fiilleri Yaptırıma Bağlar?

İİK m.343, yalnız kendisi tarafından yapılacak bir işin yapılması, bir işin yapılmaması veya bir irtifak hakkının kurulması ya da kaldırılması hakkındaki ilam hükümlerine makbul mazerete dayanmadan aykırı davranan borçlular için yaptırım öngörür. Bu yaptırım kendiliğinden uygulanmaz; lehine hüküm verilen kişinin şikâyeti gerekir.

Yapmama ilamında fiil, borçlunun hükümle yasaklanan davranışı gerçekleştirmesiyle ortaya çıkar. Örneğin mahkeme belirli müdahalenin tekrar edilmemesine karar vermiş ve bu hüküm icra emriyle borçluya bildirilmişse, borçlunun aynı müdahaleyi yeniden yapması İİK m.30 ve m.343 bakımından değerlendirilir.

Her uyuşmazlık otomatik olarak tazyik hapsi doğurmaz. Önce ilamın kapsamı, icra emri, tebliğ, borçlunun fiili ve varsa mazereti somut biçimde belirlenir. İcra mahkemesi, şikâyete konu eylemin gerçekten ilam hükmüne aykırı olup olmadığını inceler.

Üç Aya Kadar Tazyik Hapsinin Şartları

İİK m.343’teki yaptırım üç aya kadar tazyik hapsidir. Bunun için bir mahkeme ilamı bulunmalı; ilam m.343’te sayılan edimlerden birini içermeli; borçlu ilam hükmüne aykırı davranmalı; aykırılık makbul bir mazerete dayanmamalı ve lehine hüküm verilen kişi süresinde şikâyet etmelidir.

Tazyik hapsinin amacı geçmişteki fiili yalnız cezalandırmak değildir; borçluyu ilamın gereğini yerine getirmeye zorlayan icra hukuku yaptırımıdır. Bu nedenle maddenin ikinci cümlesi, hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra ilamın gereği yerine getirilirse borçlunun tahliye edileceğini açıkça düzenler.

Tazyik hapsi kararı icra müdürlüğü tarafından verilemez. İİK m.346 uyarınca disiplin ve tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir. İcra dairesinin görevi, ilamı icra emriyle tebliğ etmek ve cebri icra işlemlerini yürütmektir.

“Yalnız Kendisi Tarafından Yapılacak İş” Unsuru

İİK m.343’ün yapma borcu bakımından önemli sınırı, işin yalnız borçlu tarafından yapılabilecek nitelikte olmasıdır. Başka bir kişinin yapabileceği maddi işlerde İİK m.30’un bilirkişi, masraf ve üçüncü kişiye yaptırma sistemi ön plandadır. Buna karşılık borçlunun kişisel iradesi veya davranışı zorunlu olan edimlerde m.343 tazyik hapsi işlev kazanır.

Yapmama borcunda ise zaten borçlunun kendisinin yasaklanan eylemden kaçınması gerekir. Başka bir kişi borçlu adına “kaçınma” edimini yerine getiremez. Bu yüzden borçlunun bizzat yasak davranışı yapması m.343 açısından doğrudan önemlidir.

Makbul Mazeret Ne Anlama Gelir?

Kanun, m.343 yaptırımını “makbul mazerete müstenit olmayarak” ilama aykırılık şartına bağlar. Bu ifade, borçlunun iradesi dışında gerçekleşen ve ilamın gereğine uymasını gerçekten engelleyen kabul edilebilir bir neden bulunması hâlinde yaptırım değerlendirmesinin değişebileceğini gösterir. Mazeretin varlığı soyut beyanla değil, somut olgu ve belgelerle ortaya konulmalıdır.

“Unuttum”, “önemsemedim” veya ilamı artık doğru bulmadığına ilişkin açıklama, tek başına kanuni mazeret oluşturmaz. Mahkeme, ileri sürülen nedenin eylemi engelleyip engellemediğini ve ilama aykırılıkla bağlantısını değerlendirir. İlamın yanlış olduğu düşünülüyorsa bunun yolu kanun yoludur; borçlunun hükmü kendi kararıyla uygulamaması değildir.

Şikâyet Süresi: Üç Ay ve Bir Yıl

İİK m.347, bu bapta yer alan fiiller için açık hak düşürücü süre düzenler. Şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Dolayısıyla yalnız bir yıllık üst süreye bakmak yeterli değildir. Alacaklı eylemi daha erken öğrendiyse üç aylık süre ayrıca işlemeye başlar.

Öğrenme tarihi ve fiil tarihi dosyada mümkün olduğunca belgelenmelidir. İcra tespit tutanağı, fotoğraf, resmi yazışma, noter tespiti, kolluk tutanağı veya başka güvenilir deliller bu tarihlerin belirlenmesinde kullanılabilir. Süre geçirildikten sonra şikâyet hakkının yeniden canlandırılması mümkün değildir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İİK m.346 uyarınca tazyik hapsine karar verme görevi icra mahkemesindedir. İİK m.348 ise bu bapta yer alan fiiller bakımından yetkili mahkemenin icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesi olduğunu düzenler. Bu nedenle şikâyet, ilamın cebren icra edildiği takip dosyasının bulunduğu yerle ilişkilendirilmelidir.

Şikâyet dilekçesinde dayanak ilam, icra dosya numarası, icra emrinin tebliğ tarihi, aykırılık oluşturan fiil, öğrenme tarihi ve deliller açıkça gösterilmelidir. Soyut “ilama uymuyor” ifadesi yerine hangi hükmün hangi eylemle ihlal edildiği somutlaştırılmalıdır.

Hapsin Uygulanmasına Başlandıktan Sonra İlam Yerine Getirilirse

İİK m.343, tazyik hapsinin baskı işlevini açık biçimde gösterir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Bu nedenle yaptırımın amacı borçluyu süresiz şekilde cezalandırmak değil, mahkeme hükmüne uyumu sağlamaktır.

İlamın gereğinin gerçekten yerine getirilip getirilmediği belgelendirilmelidir. Yapmama borcunda ihlalin sona erdirilmesi ve hükmün sonucu yeniden kurulmuş olmalıdır. Kısmi veya görünüşte uyum, hüküm fıkrasının gereğini karşılamıyorsa tahliye için yeterli sayılmaz.

Borçlu İlamın Sonucunu Yeniden Ortadan Kaldırırsa

İİK m.30’un son fıkrası, yapma veya yapmama ilamı yerine getirildikten sonra borçlunun ilam hükmünü ortadan kaldıracak eylemde bulunması hâlinde mahkemeden ayrıca yeni hüküm almadan önceki ilamın tekrar zorla yerine getirileceğini düzenler. Böylece borçlunun “uydum, sonra tekrar ihlal ettim” yöntemiyle ilamı etkisizleştirmesi engellenir.

Örneğin kaldırılması hükmedilen müdahale kaldırılmış, ancak borçlu kısa süre sonra aynı müdahaleyi yeniden kurmuşsa önceki ilamın tekrar uygulanması gündeme gelir. Yeni eylemin gerçekten önceki hükmün sonucunu ortadan kaldırıp kaldırmadığı icra dosyasında tespit edilmelidir.

Tazyik Hapsi ile Ceza Mahkûmiyeti Aynı Şey Değildir

İİK m.343’teki yaptırım “tazyik hapsi”dir. Tazyik hapsi, cebri icra düzeninde ilama uyumu sağlamaya yönelik özel bir yaptırımdır. Kanunda ayrıca bazı icra fiilleri için ceza hükümleri de bulunur; her ikisini aynı hukuki sonuç gibi değerlendirmek doğru değildir. M.343 bakımından görevli merci icra mahkemesidir ve ilam yerine getirildiğinde tahliye imkânı kanunda açıkça düzenlenmiştir.

İcra suçlarında süre ve görev kuralları ayrı olduğundan, sıradan ceza şikâyet süreleriyle karıştırılmamalıdır. M.347’deki üç aylık öğrenme ve bir yıllık mutlak süre doğrudan esas alınır.

İlamın Esası Yeniden Tartışılabilir mi?

İcra mahkemesindeki m.343 şikâyeti, hükmü veren mahkemenin kararının esasını yeniden yargılama yolu değildir. Borçlu “mahkeme yanlış karar verdi” savunmasıyla ilama aykırılığı meşrulaştıramaz. İcra mahkemesi; ilamın kapsamını, icra emrini, borçlunun fiilini, mazereti ve şikâyet koşullarını inceler.

İlamın kaldırılması veya bozulması isteniyorsa uygun kanun yolu kullanılmalıdır. Cebri icranın durdurulması bakımından İİK m.36 icranın geri bırakılması hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Deliller Nasıl Hazırlanmalıdır?

Yapmama ilamına aykırılık çoğu zaman fiilî bir durumla ortaya çıkar. Bu nedenle tarih içeren fotoğraf/video, resmi tutanak, icra memuru tespiti, noter tespiti, belediye veya kolluk yazıları, uzman raporu ve diğer hukuka uygun deliller önemlidir. Delilin, yalnız mevcut durumu değil mümkün olduğunca eylemin tarihini ve ilam hükmüyle bağlantısını da göstermesi gerekir.

Şikâyet süresi öğrenme tarihinden başladığı için alacaklının ihlali ne zaman öğrendiği de belgelenmelidir. Delil toplama yöntemi hukuka aykırı olmamalıdır; özel hayat ve kişisel veri kuralları ihlal edilerek elde edilen kayıtlar ayrıca sorun doğurabilir.

Resmî Kaynaklar

İİK m.30, m.343, m.346-348’in güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi ve Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı; takip dosyası için UYAP Vatandaş Portal kullanılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Yapmama ilamına aykırılığın yaptırımı nedir?

İİK m.343 şartları varsa şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.

İcra müdürü tazyik hapsi kararı verebilir mi?

Hayır. İİK m.346 uyarınca tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.

Şikâyet süresi kaç gündür?

Gün değil, İİK m.347 uyarınca öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıldır.

İlamın gereği sonradan yerine getirilirse ne olur?

Hapsin uygulanmasına başlanmışsa ve ilamın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.

Her yapma borcuna aykırılık m.343 kapsamına girer mi?

M.343, özellikle yalnız borçlunun kendisi tarafından yapılacak iş ile yapmama ve irtifak ilamlarını kapsar; başkasının yapabileceği işlerde m.30’un cebri yaptırma sistemi ayrıca uygulanır.

Makbul mazeret varsa tazyik hapsi verilir mi?

Kanun aykırılığın makbul mazerete dayanmamasını şart koşar; mazeretin gerçekliği ve etkisi mahkemece incelenir.

Yetkili mahkeme neresidir?

İİK m.348’e göre icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesidir.

Borçlu ilam uygulandıktan sonra aynı ihlali tekrar ederse yeni dava şart mı?

İİK m.30’un son fıkrası koşullarında önceki ilam, ayrıca yeni hüküm almadan tekrar zorla yerine getirilebilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507. Son mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026. İçerik İİK m.30, m.343, m.346, m.347 ve m.348 esas alınarak hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; Türkiye geneli icra dosyaları Mersin’den yürütülür.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir. Tazyik hapsi değerlendirmesinde ilamın hüküm fıkrası, icra emri, tebligat, ihlal fiili, öğrenme tarihi ve varsa mazeret birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp