B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Borçlu Ölürse İcra Takibi Ne Olur? Tereke ve Mirasçılara Takip – İİK m.53 | 2026

Kısa ve Net Cevap

Borçlu ölürse icra takibi kendiliğinden ortadan kalkmaz. İİK m.53 uyarınca tereke borçları bakımından ölüm günü dâhil üç gün takip geri bırakılır. Mirasçılar mirası henüz kabul veya reddetmemişse, Türk Medeni Kanunu’ndaki ret süresi geçinceye kadar takip geri kalır. İcra takibi devam ederken borçlu ölür ve tereke henüz paylaşılmamış, resmî tasfiyeye tabi tutulmamış veya mirasçılar arasında aile şirketi kurulmamışsa, takip borçlu hayatta olsaydı uygulanacak usulle terekeye karşı devam eder. Takibin mirasçılara karşı sürdürülmesi ise ancak rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla mümkündür. TMK m.606’ya göre mirasın reddi için genel süre üç aydır; sürenin başlangıcı mirasçının sıfatına göre değişir.

Borçlunun ölümü sonrası tereke ve mirasçılara icra takibi İİK 53
Borçlunun ölümü sonrası icra dosyası ve tereke işlemleri. Fotoğraf: Beatriz Pérez Moya / Unsplash.
  • Borçlunun ölümü icra takibini sona erdirir mi?
  • Ölümden sonra üç günlük takip yasağı nasıl işler?
  • Mirasın reddi süresinde takip yapılabilir mi?
  • Devam eden takip terekeye karşı nasıl sürer?
  • Mirasçılara karşı hangi takip yolları kullanılabilir?
  • Tereke paylaşılmışsa ne değişir?
  • Miras reddedilmişse icra borcu ne olur?
  • Hükmen ret hâli icra dosyasını nasıl etkiler?
  • Takipte hangi belgeler kontrol edilmelidir?
  • Sık sorulan sorular

Borçlunun Ölümü İcra Takibini Sona Erdirir mi?

Hayır. Borçlunun ölümü, alacağın ve mevcut icra dosyasının otomatik olarak yok olması sonucunu doğurmaz. İİK m.53, borçlunun ölmesi ihtimalini özel olarak düzenleyerek takibin hangi sürelerle duracağını ve daha sonra kime karşı devam edebileceğini belirler. Alacak, niteliği gereği ölümle sona eren kişiye sıkı sıkıya bağlı bir borç değilse tereke borcu olarak varlığını sürdürebilir.

Bu nedenle icra müdürlüğü ölüm bilgisini aldığında dosyayı “borçlu öldü” gerekçesiyle kapatmaz. Önce ölüm tarihi, mirasçılar, terekenin durumu ve mirasın reddi/ kabul süreci tespit edilir. Takip daha önce başlamışsa yapılmış tebligat, haciz ve diğer geçerli işlemler de sırf ölüm nedeniyle geçmişe etkili olarak yok sayılmaz; bundan sonraki işlemler İİK m.53’ün çizdiği çerçevede yürütülür.

Terekenin mal ve borç kapsamını belirlemek bakımından tereke tespit rehberi incelenebilir. İcra dosyası bakımından ise esas norm İİK m.53’tür.

Ölüm Günü Dâhil Üç Gün Takip Geri Bırakılır

İİK m.53’ün ilk cümlesi açıktır: terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Bu süre, borçlunun ölümünün hemen ardından mirasçılara ve terekeye karşı cebri icra baskısının devam etmesini önleyen kısa bir kanuni bekleme süresidir.

Sürenin “ölüm günü ile beraber” hesaplanması gerekir. Örneğin borçlu 15 Eylül’de ölmüşse ölüm günü üç günlük sürenin içinde yer alır. İcra müdürlüğünün ölüm kaydını hangi gün öğrendiği ile ölüm tarihi aynı olmayabilir; kanunun metni süreyi ölüm olayına bağlar. Ölüm tarihinin nüfus kayıt örneği veya resmî ölüm belgesiyle dosyaya sunulması gerekir.

Bu üç günlük geri bırakma, mirasın reddi süresinden ayrıdır. İlk üç gün bütün tereke borçları bakımından kanundan doğan kısa durma dönemidir; mirasçılar henüz mirası kabul veya reddetmemişse daha uzun bekleme ikinci cümle uyarınca gündeme gelir.

Mirasçılar Mirası Henüz Kabul veya Reddetmemişse

İİK m.53, mirasçıların mirası kabul veya reddetmemiş olması hâlinde, Türk Medeni Kanunu’nda belirlenen süreler geçinceye kadar takibin geri kalacağını düzenler. Bu hükmün amacı, mirasçının henüz tereke borçlarını üstlenip üstlenmeyeceği belirlenmeden şahsına karşı cebri icra yürütülmesini engellemektir.

TMK m.606’ya göre miras, kural olarak üç ay içinde reddedilebilir. Yasal mirasçılar bakımından bu süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetnameyle atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Terekenin koruma önlemi olarak yazımı yapılmışsa başlangıç TMK m.607’ye göre farklılaşır.

Bu nedenle icra müdürlüğü “ölümden itibaren her mirasçı için kesin üç ay” şeklinde mekanik hesap yapmamalıdır. Mirasçının sıfatı, ölüm/atanma bilgisini ne zaman öğrendiği ve varsa tereke yazımı gibi durumlar kanuni başlangıcı etkiler. Süre konusunda resmi miras dosyası ve sulh hukuk mahkemesi kayıtları incelenmelidir.

Mirasın Açıkça Kabul Edilmesi Takibi Nasıl Etkiler?

Mirasçı mirası açıkça kabul etmişse ret süresinin sonuna kadar bekleme koruması aynı şekilde uygulanmaz. Kabul beyanı veya ret hakkını düşüren davranışlar, mirasçının tereke borçları karşısındaki hukuki statüsünü değiştirir. TMK m.610, yasal sürede mirası reddetmeyen mirasçının mirası kayıtsız şartsız kazanacağını; ayrıca terekenin olağan yönetimi dışındaki işlemlere karışan, tereke malını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçının ret hakkını kaybedebileceğini düzenler.

İcra müdürlüğü bu tür maddi hukuk uyuşmazlıklarını sınırsız biçimde çözemez. Mirasın kabul edilip edilmediği çekişmeliyse ilgili sulh hukuk/asliye hukuk süreci ve resmi belgeler esas alınır. Alacaklı yalnız kendi varsayımıyla “mirasçı tereke malını kullandı, artık kabul etmiş sayılır” diyerek kanuni talik dönemini atlayamaz.

Devam Eden Takip Terekeye Karşı Nasıl Sürer?

İİK m.53’ün devam eden takip bakımından temel kuralı şudur: İcra takibi sırasında borçlu ölür ve tereke henüz paylaşılmamış, resmî tasfiyeye tabi tutulmamış ve mirasçılar arasında aile şirketi kurulmamışsa, borçlu hayatta olsaydı hangi usul uygulanacak idiyse takip terekeye karşı o usulle devam eder.

Bu hüküm, yeni bir takip açılması zorunluluğunu ortadan kaldırır. Örneğin borçlu hakkında haciz yoluyla ilamsız takip başlamışken ölüm gerçekleşmişse şartlar oluştuğunda mevcut dosya terekeye yöneltilerek sürdürülebilir. İlamlı takip başlamışsa ilamlı takip karakteri korunur. Ancak taraf sıfatı ve tebligat işlemleri ölümden sonraki hukuki duruma uygun biçimde düzeltilmelidir.

Takibin borçlu hayattayken hangi aşamada bulunduğu önemlidir. Ödeme emri tebliğ edilmiş, itiraz süresi geçmiş veya haciz konulmuş olabilir. Ölüm, geçmiş işlemleri kendiliğinden hükümsüz kılmaz; İİK m.53 bundan sonraki cebri icranın muhatabını ve bekleme sürelerini düzenler.

Terekeye Karşı Takipte Tebligat Kime Yapılır?

Tereke henüz paylaşılmamışken takip terekeye karşı devam ettiriliyorsa tebligatın mirasçıların veya terekeyi temsil etmeye yetkili kişinin hukuki durumuna uygun yapılması gerekir. Mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları, varsa tereke temsilcisi, resmî tasfiye memuru veya tereke yönetimi kararı dosyada belirleyici olabilir.

Takip talebinde bir terekeye karşı işlem yapılırken tebligat yapılacak mirasçıların ad, soyad ve adreslerinin gösterilmesi İİK m.58 sistemiyle de bağlantılıdır. Mirasçıların kimliği bilinmiyorsa veraset ilamı ve nüfus kayıtlarıyla tespit edilmelidir. veraset ve miras intikali rehberi, mirasçılık belgesi ve yurtdışındaki mirasçılar bakımından ilgili belge zincirini açıklar.

Mirasçılara Karşı Takip Hangi Yollarla Devam Edebilir?

İİK m.53 son cümlesi, mevcut takibin mirasçılara karşı devam ettirilmesini yalnız rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yolları bakımından mümkün kılar. Kanun bu konuda takip yolu sınırlaması getirmiştir. Bu nedenle borçlu iflasa tabi olsa bile, ölümden sonra mirasçıların şahsına karşı önceki iflas takibinin aynı şekilde sürdürülmesi mümkün değildir.

Rehinli alacakta rehnin paraya çevrilmesi; rehin dışındaki para alacaklarında ise haciz yolu esas alınır. Mirasçıların sorumluluğunun kapsamı, mirası kabul/ret durumu ve tereke borçlarından sorumluluk hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. Takip yolunun yanlış seçilmesi icra müdürlüğü işleminin şikâyetle iptaline yol açabilir.

Tereke Paylaşılmışsa Ne Değişir?

İİK m.53’ün “terekeye karşı mevcut takibin aynı usulle devamı” kuralı, açıkça terekenin henüz paylaşılmamış olmasına bağlanmıştır. Tereke paylaşılmışsa artık tek bir tereke bütünü yerine mirasçıların kazandığı malvarlığı ve kişisel sorumlulukları değerlendirilir. Bu aşamada alacaklının mirasçılara yönelteceği takip, miras hukuku sorumluluk hükümleri ve İİK m.53’ün son cümlesindeki takip yolu sınırlamasıyla birlikte ele alınır.

Paylaşmanın biçimi, mirasın kabulü, resmi tasfiye veya resmi defter tutulması gibi işlemler sorumluluğun kapsamını değiştirebilir. İcra müdürlüğü yalnız veraset ilamındaki pay oranına bakarak her mirasçıya otomatik olarak o oranda borç yüklememelidir; TMK m.641’deki tereke borçlarından müteselsil sorumluluk ve özel miras hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Miras Reddedilmişse İcra Borcu Ne Olur?

Mirası süresinde ve usulüne uygun reddeden kişi mirasçı sıfatıyla tereke borçlarından sorumlu tutulamaz. TMK m.609’a göre ret, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı kayıtsız-şartsız beyanla yapılır ve özel kütüğe kaydedilir. İcra dosyasında mirası ret kararı/belgesi sunulduğunda takip bu kişiye sırf yasal mirasçı olduğu gerekçesiyle sürdürülemez.

Ret, alacaklının terekeye ilişkin alacağını ortadan kaldırmaz. Sonraki mirasçılar, tüm en yakın mirasçıların reddi hâlinde tasfiye veya Devlete geçiş gibi sonuçlar TMK hükümlerine göre belirlenir. Bu nedenle “tüm çocuklar reddetti, borç silindi” şeklindeki ifade hukuken doğru değildir; borcun tereke ve sonraki miras hukuku sonuçları devam eder.

Hükmen Ret Durumu

TMK m.605/2’ye göre mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Bu, gerçek ret beyanından farklı olarak kanundan doğan hükmen ret hâlidir. İcra dosyasında mirasçı, terekenin ölüm anında açıkça borca batık olduğunu ileri sürüyorsa maddi hukuk uyuşmazlığı ortaya çıkabilir.

Hükmen reddin şartları konusunda taraflar arasında çekişme varsa, icra müdürlüğü kapsamlı delil yargılaması yaparak nihai karar veremez. İlgili mahkemede tespit ve diğer başvuru yolları gündeme gelir. Hükmen ret iddiasının yalnız “borç çoktu” şeklinde soyut beyana değil, ölüm tarihindeki malvarlığı ve borç durumuna dayanması gerekir.

Ölümden Önce Konulan Hacizler Ne Olur?

Borçlu hayattayken kanuna uygun şekilde konulan hacizler ölümle kendiliğinden hükümsüz hâle gelmez. Ancak bundan sonraki satış, muhafaza ve paylaştırma işlemleri İİK m.53’teki talik süreleri ve tereke hukuku dikkate alınarak yürütülür. Borçlunun ölümü öğrenildiği hâlde kanuni bekleme süresi gözetilmeden yeni cebri işlemler yapılması şikâyet konusu olabilir.

Haczin konulduğu malın terekeye girip girmediği de önemlidir. Borçluya ait olmadığı ileri sürülen mal bakımından üçüncü kişi istihkak hükümleri ayrı uygulanır. Ölüm olayı üçüncü kişinin mülkiyet iddiasını ortadan kaldırmaz.

Ölümden Sonra Yeni İcra Takibi Başlatılabilir mi?

Alacaklı, borçlunun ölümünden sonra tereke borcu için kanundaki muhatap ve süre kurallarına uyarak takip başlatabilir. Ancak İİK m.53’teki ölüm günü dâhil üç günlük talik ve mirasın kabul/ret süreci gözetilmelidir. Takibin doğrudan ölen kişinin adına açılması doğru değildir; ölmüş kişi artık taraf ehliyetine sahip değildir.

Yeni takipte tereke veya sorumlu mirasçılar doğru şekilde gösterilmeli, mirasçılık belgesi ve ölüm kaydı dosyaya eklenmeli, takip yolu borcun niteliğine göre seçilmelidir. Genel icra takibi aşamaları için icra takibi nasıl başlatılır rehberi kullanılabilir.

Dosyada Kontrol Edilmesi Gereken Belgeler

Borçlunun ölümü bulunan bir icra dosyasında en az şu belgeler kontrol edilmelidir: ölüm kayıt örneği ve kesin ölüm tarihi; mirasçılık belgesi; varsa mirasın reddi beyanları ve sulh hukuk kayıtları; terekenin paylaşılmış olup olmadığı; resmi tasfiye kararı; tereke temsilcisi veya yönetici kararı; mevcut icra takip talebi ve ödeme/icra emri; ölümden önceki hacizler; mirasçı tebligatları ve takip yolu.

Terekenin aktif ve pasifinin belirlenmesinde yalnız icra dosyası yeterli olmayabilir. Tapu, araç, banka, şirket payı ve diğer borç/alacak kayıtlarının araştırılması gerekebilir. Özellikle mirasın reddi değerlendirmesi yapılacaksa ölüm tarihindeki net tereke durumu önem taşır.

İcra Müdürünün Hatalı İşlemine Karşı Başvuru

İcra müdürlüğü İİK m.53’teki talik süresine aykırı takip işlemi yapar, mirası reddetmiş kişiyi borçlu olarak takipte tutar veya yanlış takip yolu kullanırsa işlemin niteliğine göre İİK m.16 kapsamında icra mahkemesine şikâyet gündeme gelebilir. Şikâyet süresi ve süresiz şikâyet ihtimali, ihlalin türüne göre ayrıca belirlenir.

Mirasçının borca maddi hukuk yönünden itirazı ile icra müdürlüğünün usulsüz işlemi aynı başvuru değildir. Önce uyuşmazlığın “icra işlemi mi, miras sorumluluğu mu” olduğu ayrıştırılmalıdır.

Resmî Kaynaklar

İİK m.53’ün güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi ve Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı; TMK m.605-615 ve özellikle m.606 için yine Mevzuat Bilgi Sistemi; icra dosyası kayıtları için UYAP Vatandaş Portal kullanılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Borçlu ölünce icra dosyası kapanır mı?

Hayır. İİK m.53 şartlarında takip önce geri bırakılır, ardından terekeye veya sorumlu mirasçılara karşı kanundaki usulle devam edebilir.

Ölümden sonra kaç gün haciz yapılamaz?

Tereke borçları bakımından ölüm günü dâhil üç gün takip geri bırakılır. Miras kabul veya reddedilmemişse daha uzun kanuni ret süresi de dikkate alınır.

Mirasın reddi süresi kaç aydır?

TMK m.606’ya göre genel ret süresi üç aydır; başlangıç yasal mirasçı ve atanmış mirasçı bakımından farklıdır.

Mirası reddeden çocuğa icra takibi devam eder mi?

Usulüne uygun ve geçerli ret varsa kişi mirasçı sıfatıyla tereke borcundan takip edilemez. Alacağın terekeye ve sonraki miras hukuku sonuçlarına göre takibi ayrıca sürer.

Ölümden önceki hacizler silinir mi?

Hayır. Kanuna uygun önceki hacizler sırf ölüm nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz; sonraki işlemler İİK m.53’e uygun yürütülür.

Takip doğrudan mirasçılara çevrilebilir mi?

İİK m.53, mirasçılara karşı devamı yalnız rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla mümkün kılar; ayrıca ret/kabul süreci gözetilir.

Tereke paylaşılmamışsa mevcut takip ne olur?

Kanundaki diğer şartlar da varsa borçlu hayatta olsaydı uygulanacak usulle terekeye karşı devam eder.

Hükmen ret varsa icra borcu mirasçıdan istenir mi?

TMK m.605/2 şartları gerçekleşmişse miras reddedilmiş sayılır. Şartlar çekişmeliyse ilgili mahkemede tespit edilmesi gerekebilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507. Son mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026. İçerik İİK m.53 ile TMK m.605-615 ve özellikle m.606 esas alınarak hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; Türkiye geneli icra ve miras dosyaları Mersin’den yürütülür.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir. Borçlunun ölümü bulunan icra dosyasında ölüm tarihi, mirasın kabul veya reddi, terekenin paylaşım/tasfiye durumu ve seçilen takip yolu birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp