B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yabancılar Türkiye’de Vakıf Kurabilir mi? 5737 m.5-6 Mütekabiliyet ve Yönetim Şartı | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.5 ve m.6 ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün güncel uygulamasına göre yabancılar Türkiye’de hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilir. Vakıf kurucusunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunlu değildir. Bununla birlikte yeni vakfın yönetim organında görev alan kişilerin çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması zorunludur. Yabancı kurucunun vakfı da Türk Medenî Kanunu m.101 ve devamındaki kuruluş şartlarına, 2026 için 5.000.000 TL asgari kuruluş malvarlığına, noter/tescil usulüne ve VGM denetimine tabidir.

Yabancının Türkiye'de vakıf kurması için pasaport ve hukuki belgeler
Yabancı kurucu da Türk vakıf hukukundaki kuruluş ve tescil şartlarına tabidir. Fotoğraf: Nicole Geri / Unsplash.

Yabancı Türkiye’de yeni vakıf kurabilir mi?

Evet. Vakıflar Genel Müdürlüğünün güncel “Vakıf Nasıl Kurulur?” rehberi, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.5 ve m.6’ya dayanarak yabancıların Türkiye’de hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabileceklerini açıkça belirtir. Aynı resmî kaynak, vakıf kurucularının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma zorunluluğu bulunmadığını da açıkça ifade eder.

Bu düzenleme, yabancı kurucunun Türk Medenî Kanunu’na göre kurulacak “yeni vakıf” modelinden yararlanabilmesini sağlar. Kurulan vakıf, yabancı ülkede kurulmuş bir tüzel kişiliğin Türkiye şubesi değildir; Türkiye’de Türk hukukuna göre tescil edilen ayrı bir özel hukuk tüzel kişisidir.

Yabancı gerçek kişi tek başına veya Türk/yabancı diğer gerçek ve tüzel kişilerle birlikte kurucu olabilir. Ancak kurucu sıfatının mümkün olması, her kuruluş başvurusunun otomatik kabul edileceği anlamına gelmez. Mütekabiliyet koşulu, vakıf amacı, yeterli malvarlığı, senet içeriği, yönetim yapısı ve mahkeme tescili birlikte değerlendirilir.

Hukukî ve fiilî mütekabiliyet ne anlama gelir?

5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun yabancıların yeni vakıf kurmasına ilişkin rejiminde “hukukî ve fiilî mütekabiliyet” esası kullanılır. Bu kavram, yabancının bağlı bulunduğu devletin hukukunda ve uygulamasında Türk vatandaşları bakımından karşılıklı nitelikte bir vakıf kurma imkânının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesini ifade eder.

Hukukî mütekabiliyet, karşı devletin mevzuatındaki imkânı; fiilî mütekabiliyet ise bu imkânın uygulamada gerçekten kullanılabilir olmasını gündeme getirir. Bu nedenle yalnız yabancı ülke mevzuatındaki tek bir kanun maddesine bakılarak kesin sonuç çıkarılması doğru değildir. İlgili ülkenin güncel düzeni ve uygulaması somut kurucu bakımından araştırılmalıdır.

Mütekabiliyet şartı, yabancının Türkiye’de oturma iznine sahip olup olmamasıyla aynı kavram değildir. Bir kişinin Türkiye’de ikamet etmesi veya taşınmaz sahibi olması tek başına vakıf kurma bakımından hukukî ve fiilî mütekabiliyetin varlığını kanıtlamaz. Aynı şekilde Türkiye’de yerleşik olmaması da tek başına kuruculuğu imkânsız hale getirmez; yönetim organı çoğunluğu için ayrıca yerleşiklik şartı vardır.

Vakıf kurucusunun Türk vatandaşı olması gerekir mi?

Hayır. VGM’nin güncel rehberindeki ifade nettir: “Vakıf kurucu/kurucularının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma zorunluluğu bulunmamaktadır.” Dolayısıyla yabancı gerçek kişi, diğer kuruluş şartlarını taşıdığı takdirde yeni vakfın kurucusu olabilir.

Kuruculuk ile yöneticilik birbirinden ayrılmalıdır. Bir kişinin kurucu olması, yönetim organında mutlaka yer alması gerektiği anlamına gelmez. Kurucu senette yönetim modelini belirler; yönetim organının kimlerden oluşacağı senet hükümlerine göre kurulur. Yabancı kurucu yönetimde de görev alabilir, ancak yönetim organındaki kişilerin çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olması zorunluluğu korunur.

Kurucunun vatandaşlığının yabancı olması, vakfın Türk hukukuna tabi olmasını değiştirmez. Vakfın kuruluşu TMK m.101 ve devamına, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na ve Vakıflar Yönetmeliği’ne göre yürür; tescil kararı Türkiye’de yetkili asliye hukuk mahkemesince verilir ve vakıf VGM merkezî siciline kaydedilir.

Yönetim organındaki Türkiye’de yerleşiklik şartı nedir?

VGM’nin güncel kuruluş rehberine ve “Vakıfların Yönetimi” açıklamasına göre yeni vakıfların yönetim organında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması zorunludur. Bu şart yalnız yabancı kuruculu vakıflar açısından değil, yeni vakıfların yönetim yapısı bakımından genel bir kural olarak uygulanır.

Örneğin yönetim organı beş kişiden oluşuyorsa en az üç kişinin Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir. Yedi kişilik organda çoğunluk en az dört kişidir. Vakıf senedinde organ sayısı belirlenirken bu zorunluluğun sürdürülebilir biçimde karşılanması gerekir.

Yerleşiklik ile vatandaşlık aynı değildir. Türkiye’de yerleşik yabancı bir kişi de çoğunluk hesabında yerleşiklik koşulunu karşılayabilir; Türk vatandaşı olup fiilen yurt dışında yerleşik kişi ise vatandaşlığı nedeniyle otomatik olarak “Türkiye’de yerleşik” sayılmaz. Somut durumda yerleşim yeri ve fiilî durum belgeler üzerinden değerlendirilmelidir.

Yönetim organındaki ölüm, istifa veya başka bir nedenle meydana gelen değişiklik sonucunda yerleşiklik çoğunluğunun bozulmaması gerekir. Senette yedek veya tamamlayıcı mekanizma kurulması, ileride yönetim işleyişinin kesilmesini önler.

Yabancı kurucunun vakıf kuruluş işlemleri nasıl yürür?

Yabancı kurucu için ayrı bir “yabancı vakıf kuruluş sicili” bulunmaz. Yeni vakıf, Türk Medenî Kanunu’ndaki genel kuruluş sistemine göre kurulur. TMK m.102 gereğince kurma iradesi resmî senet veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır; vakıf yerleşim yeri mahkemesi nezdindeki sicile tescille tüzel kişilik kazanır.

Sağlığında kuruluşta resmî senet noterde düzenleme şeklinde hazırlanır. Senette TMK m.106 gereğince vakfın adı, amacı, özgülenen mal ve haklar, örgütlenme ve yönetim şekli ve yerleşim yeri gösterilir. Yabancı kurucunun kimlik ve temsil belgelerinin Türkiye’de kullanılabilir biçimde hazırlanması gerekir.

Ardından yetkili asliye hukuk mahkemesine tescil başvurusu yapılır. Mahkeme VGM’nin görüşünü alır, gerekirse vakfedeni dinler ve bilirkişi incelemesi yaptırır. Tescil kararıyla tüzel kişilik doğar; TMK m.104 gereğince VGM merkezî sicili ve Resmî Gazete ilanı süreci yürütülür.

Ayrıntılı noter ve tescil akışı için Resmî Senetle Vakıf Nasıl Kurulur? rehberi incelenebilir.

Yabancı kurucu için 2026 asgari kuruluş malvarlığı farklı mıdır?

Hayır. VGM’nin 2 Ocak 2026 tarihli duyurusuyla yeni vakıfların kuruluşunda amaçlarına özgülenecek asgari malvarlığı 2026 yılı için 5.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Duyuruda yabancı kurucular için daha düşük veya farklı bir eşik öngörülmemiştir.

Bu tutar yine yalnız alt sınırdır. TMK m.101 gereğince vakfa özgülenen mal ve hakların belirli ve sürekli amacı gerçekleştirmeye yeterli olması gerekir. Vakıf amacı yüksek maliyetli sürekli faaliyetler içeriyorsa mahkeme, 5.000.000 TL’nin üzerinde malvarlığının gerekli olduğu sonucuna varabilir.

Yabancı para veya yurt dışındaki malvarlığının kuruluşta nasıl değerlendirileceği somut malın niteliğine, değer tespitine, transfer ve sicil rejimine göre ayrıca incelenmelidir. Kuruluş dosyasındaki değerlerin Türkiye’deki tescil ve denetim mekanizmasında ispatlanabilir olması gerekir. Asgari malvarlığına ilişkin ayrıntı için 2026 Vakıf Kurma Asgari Malvarlığı yazısı kullanılabilir.

Yabancı şirket veya yabancı tüzel kişi kurucu olabilir mi?

VGM’nin genel kuruluş rehberi, kurucular arasında tüzel kişi bulunması halinde tüzel kişinin vakıf kurabilmesine ve vakfa malvarlığı tahsis edebilmesine ilişkin yetkisinin kuruluş statüsü veya yetkili organ kararıyla ortaya konulmasını ister. Yabancı tüzel kişi bakımından buna ek olarak yabancı kurucuya ilişkin mütekabiliyet rejimi ve yabancı belgelerin Türkiye’de kullanılabilirliği değerlendirilir.

Yabancı şirketin veya başka bir tüzel kişinin kendi kuruluş hukukuna göre vakıf kurma, bağış veya malvarlığı özgüleme yetkisinin bulunup bulunmadığı; hangi organın bu kararı almaya yetkili olduğu; kararın usulüne uygun alınıp alınmadığı belgelenmelidir. Kuruluş kararının tercüme ve tasdik işlemleri eksiksiz yapılmalıdır.

Tüzel kişinin yalnız temsilcisinin imzası yeterli görülmemelidir. Temsilcinin yetkisi ile tüzel kişinin vakıf kurma yönündeki kurumsal iradesi iki ayrı konudur. Yönetim kurulu/genel kurul veya diğer yetkili organ kararı ile temsil belgesi gerektiğinde birlikte sunulmalıdır.

Türkiye’de yeni vakıf kurmak ile yabancı vakfın şube/temsilcilik açması aynı şey midir?

Hayır. Türkiye’de yabancı gerçek veya tüzel kişinin TMK hükümlerine göre yeni vakıf kurması ile merkezi yurt dışında bulunan mevcut yabancı vakfın Türkiye’de şube veya temsilcilik açması tamamen farklı hukukî mekanizmalardır.

VGM’nin güncel açıklamasına göre yabancı vakıfların Türkiye’de şube/temsilcilik açması 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve Dernekler Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür; başvuru İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne yapılır. Yabancı vakıf şubesi/temsilciliği İçişleri Bakanlığının izin sistemiyle faaliyet gösterir.

Buna karşılık yabancı kurucunun Türkiye’de yeni vakıf kurmasında ortaya çıkan tüzel kişi Türkiye’de kurulmuş yeni vakıftır; noter, asliye hukuk mahkemesi tescili ve VGM merkezî sicil süreci uygulanır. Kuruluş planlanırken bu iki seçenek hukuken birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Yabancı kurucunun belgeleri nasıl hazırlanmalıdır?

Kurucunun yabancı olması halinde kimlik, tüzel kişi sicil belgesi, yetkili organ kararı, temsil belgesi veya vekâletname gibi yurt dışında düzenlenen belgelerin Türkiye’de resmî işlemde kullanılabilir hale getirilmesi gerekir. Belgenin düzenlendiği ülkeye göre apostil, konsolosluk tasdiki veya uluslararası anlaşma hükümleri gündeme gelebilir; Türkçe olmayan belgeler için usulüne uygun tercüme gerekir.

Hangi belgenin hangi tasdik zincirine tabi olduğu ülkeye ve belgenin niteliğine göre değiştiğinden, yalnız genel bir “apostil yaptırın” önerisiyle hareket edilmemelidir. Türkiye ile belgeyi düzenleyen devlet arasındaki sözleşmeler ve ilgili kurumun kabul şartları incelenmelidir.

Yabancı kurucu vekil aracılığıyla işlem yapacaksa TMK m.102 bakımından ayrıca özel yetki şartı vardır. Noterlikçe düzenlenmiş temsil belgesinde vakfın amacı ile vakfa özgülenecek mal ve haklar belirlenmelidir. Genel dava veya işlem vekâletnamesi, vakıf kurma bakımından kanunun aradığı özel içeriği otomatik olarak karşılamaz.

Yabancı kurucunun vakıf amacı bakımından farklı bir serbestisi var mıdır?

Hayır. Yabancı kurucunun vakfı da TMK m.101’deki amaç sınırlamalarına aynen tabidir. Vakıf amacı hukuka uygun, belirli, anlaşılabilir ve sürekli olmalıdır. Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.

Bu nedenle “yabancı kurucu” sıfatı, Türkiye’de kurulacak vakfın amaç rejimini değiştiren bir istisna yaratmaz. Eğitim, bilim, kültür, çevre veya sosyal yardım gibi alanlarda faaliyet planlanabilir; ancak amaç maddesi Türk hukukuna uygun hazırlanmalı ve faaliyetler vakıf senedindeki amaç sınırını aşmamalıdır.

Uluslararası faaliyetin hedeflenmesi halinde de senette bu faaliyet alanının açık ve uygulanabilir biçimde kurulması gerekir. Yurt dışından yardım/bağış alınması, yurt dışına yardım yapılması veya yabancı kuruluşlarla işbirliği gibi işlemler kuruluş anındaki genel amaç hükmünden ayrı olarak kendi bildirim ve mevzuat rejimlerine tabi olabilir. Bu işlemler ilerleyen içeriklerde ayrıca ele alınmaktadır.

Kuruluş dosyası, uluslararası unsurun varlığı nedeniyle amaç ve faaliyet ayrımını özellikle açık ve denetlenebilir kurmalıdır.

Yabancının vakıf kuruluşunda sık yapılan hatalar

Birinci hata, yabancının hiçbir şart olmadan Türk vatandaşıyla tamamen aynı kuruluş rejimine tabi olduğunu düşünerek mütekabiliyet incelemesini atlamaktır. İkinci hata, kuruculukta vatandaşlık şartı bulunmamasını yönetim organındaki yerleşiklik çoğunluğu şartıyla karıştırmaktır.

Üçüncü hata, merkezi yurt dışında bulunan mevcut vakfın Türkiye şubesi açma prosedürüyle Türkiye’de yeni vakıf kurma prosedürünü birbirine karıştırmaktır. Dördüncü hata, yabancı tüzel kişinin yetkili organ kararını ve temsil yetkisini ayrı ayrı belgelememektir.

Beşinci hata, yabancı resmî belgelerin apostil/tasdik ve tercüme şartlarını dosya verilmeden önce tamamlamamaktır. Altıncı hata, 2026 için 5.000.000 TL asgari kuruluş malvarlığının yabancı kurucu bakımından uygulanmadığını sanmaktır. Yedinci hata, vakıf amacı ve yönetim yapısını Türkiye’de fiilen yürütülemeyecek biçimde tasarlamaktır.

Sekizinci hata, yabancı kurucunun Türkiye’de yerleşik olmamasını otomatik ret sebebi; Türkiye’de ikamet ediyor olmasını ise otomatik mütekabiliyet kanıtı sanmaktır. Bunlar farklı hukukî ölçütlerdir.

Resmî kaynaklar ve ilgili site içi rehberler

Senet içeriği için Vakıf Senedinde Neler Yazmak Zorunlu?; tescil ve ilan için Vakıf Ne Zaman Tüzel Kişilik Kazanır? yazıları incelenebilir. Tüm seri Dernek ve Vakıf Hukuku kategorisindedir.

Sık Sorulan Sorular

1. Yabancı uyruklu kişi Türkiye’de vakıf kurabilir mi?

Evet. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.5 ve m.6 çerçevesinde hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilir.

2. Türk vatandaşlığı almak gerekir mi?

Hayır. VGM’nin güncel rehberi, vakıf kurucularının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma zorunluluğu bulunmadığını açıkça belirtir.

3. Yabancı kurucunun Türkiye’de ikamet etmesi zorunlu mu?

Kurucu sıfatı bakımından VGM açıklaması vatandaşlık şartı koymaz; ancak yönetim organında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olması zorunludur.

4. Yönetim organının tamamı yabancılardan oluşabilir mi?

Yabancılık tek başına engel değildir; fakat yöneticilerin çoğunluğu Türkiye’de yerleşik olmalıdır. Bu çoğunluk şartı korunmalıdır.

5. 2026’da yabancı kurucu için asgari malvarlığı ne kadar?

Yeni vakıflar için ilan edilen genel 2026 asgari kuruluş malvarlığı 5.000.000 TL’dir.

6. Yabancı şirket Türkiye’de vakıf kurabilir mi?

Tüzel kişi kuruculuğunun genel şartları, yabancı kurucuya ilişkin mütekabiliyet ve tüzel kişinin kendi hukukundaki yetki kuralları birlikte değerlendirilir.

7. Yabancı kurucu vekille vakıf kurabilir mi?

Evet; TMK m.102 gereği noterlikçe düzenlenmiş temsil belgesinde vakfın amacı ile özgülenecek mal ve haklar belirlenmelidir.

8. Yabancı vakfın Türkiye şubesi açması aynı işlem midir?

Hayır. Yabancı vakıf şube/temsilciliği Dernekler Kanunu ve ilgili izin rejimine tabidir; yeni vakıf ise TMK hükümlerine göre Türkiye’de tescil edilen ayrı tüzel kişidir.

9. Yabancı belgeler doğrudan mahkemeye verilebilir mi?

Belgenin ülkesine ve türüne göre apostil, konsolosluk tasdiki veya anlaşma hükümleri ile Türkçe tercüme şartları uygulanabilir; her belge somut olarak kontrol edilmelidir.

10. Vakfın yönetim organı sonradan değişirse yerleşiklik şartı devam eder mi?

Evet. Yeni vakfın yönetim organında çoğunluğun Türkiye’de yerleşik bulunması zorunluluğu yönetim değişikliklerinde de korunmalıdır.

Hukuki değerlendirme ve E-E-A-T notu

Bu içerik 15 Eylül 2026 itibarıyla 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.5 ve m.6, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.101–106 ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün güncel kuruluş/yönetim açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Mütekabiliyet ve yabancı belgelerin tasdik şekli kurucunun vatandaşlığına, tüzel kişi statüsüne ve belge ülkesine göre ayrıca incelenmelidir.

Av. Halil Bakırcı

Mersin Barosu – Sicil No: 3472
BAKIRCI & KESKİN Hukuk Bürosu
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yürütülmektedir. Hukuki değerlendirme talebi için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp