B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Örgüt Dosyasında Şirkete Kayyım Atanması: CMK 133 Şartları

Örgütlü Suçlar · CMK 133 · 2026

Örgüt Dosyasında Şirkete Kayyım Atanması: CMK 133 Şartları

Bir şirketin suç örgütünün faaliyetinde araç olarak kullanıldığı iddiası, şirket yönetimine doğrudan el konulabileceği anlamına gelmez. CMK m.133; suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunmasını ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından kayyım atanmasının gerekli olmasını arayan özel bir koruma tedbiridir.

Kısa ve net cevap: CMK 133 uyarınca şirkete kayyım atanabilmesi için kanundaki katalog suçlardan biri bakımından suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğuna dair kuvvetli şüphe sebepleri bulunmalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için kayyım atanması gerekli olmalıdır. Karar şirket payına elkoymadan farklıdır: CMK 128 pay üzerindeki malvarlığı tasarrufunu sınırlar, CMK 133 ise şirket işlerinin yürütülmesine müdahale eder.
örgüt dosyasında şirkete kayyım atanması CMK 133
CMK 133 kayyım tedbiri, şirket faaliyetleri ile soruşturulan suç arasında somut bağ ve ayrıca gereklilik arar.

CMK 133 Şirkete Kayyım Atanmasını Nasıl Düzenler?

CMK m.133: Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması hâlinde, soruşturma ve kovuşturma sürecinde şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atanabilir.

Kararda kayyımın yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğini onaya bağlamakla mı, yoksa yönetim organının yetkilerini tümüyle kullanmakla mı görevlendirildiği açıkça gösterilmelidir.

Tedbir yalnız CMK 133’te sayılan katalog suçlar bakımından uygulanır.

5271 sayılı CMK resmî metni

Kayyım atanması ceza muhakemesinde şirketin ticari yaşamına doğrudan müdahale eden ağır bir tedbirdir. Bu nedenle yalnız şirket ortağının veya yöneticisinin suç şüphesi altında bulunması yeterli değildir; suçun şirketin faaliyet alanı ve işleyişi içinde gerçekleştirildiğini gösteren somut bağ kurulmalıdır.

Ayrıca kayyım atamasının maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olması gerekir. Bu ikinci şart, tedbirin sırf malvarlığını dondurmak veya şirketi cezalandırmak amacıyla kullanılamayacağını gösterir.

Kayyım Atanmasının İki Temel Maddi Şartı

Birinci şart, suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğuna ilişkin kuvvetli şüphedir. Şirket hesabının, araçlarının, personelinin, ticari belgelerinin veya kurumsal yapısının suç faaliyetinde sistematik biçimde kullanıldığına dair deliller bu bağlantıyı destekleyebilir.

İkinci şart, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için kayyım atanmasının gerekli olmasıdır. Şirket kayıtlarının başka koruma tedbirleriyle elde edilmesi mümkünse, yönetimin tümden kayyıma devredilmesinin neden gerekli olduğu ayrıca gerekçelendirilmelidir.

Bu iki unsurdan biri yoksa sırf suçun ağır veya örgütlü nitelikte olduğu gerekçesiyle şirket yönetimine müdahale edilemez. Şirketin ticari faaliyeti ile suç faaliyeti birbirinden ayrıştırılmalıdır.

KontrolSorulacak soru
Katalog suçİsnat CMK 133’te sayılan suçlardan mı?
Şirket bağlantısıSuç şirket faaliyeti çerçevesinde mi işleniyor?
Kuvvetli şüpheBağlantıyı destekleyen somut deliller neler?
GereklilikMaddi gerçek daha hafif tedbirle ortaya çıkarılamaz mı?
Yetki kapsamıKayyım yalnız onay mercii mi, yönetimi tamamen mi devralıyor?

“Şirket Faaliyeti Çerçevesinde İşlenme” Nasıl Belirlenir?

Şirketin banka hesaplarının suç gelirlerinin toplanması veya dağıtılmasında kullanılması, sahte ticari işlem ve faturaların örgütsel faaliyet için düzenlenmesi, şirket araçlarının amaç suçlarda sistematik kullanılması veya çalışanların örgütsel rol üstlenmesi şirket bağlantısını gösterebilir.

Buna karşılık şirket ortağının özel hayatında işlediği suç, sırf o kişi şirket sahibi olduğu için şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmiş sayılmaz. Şirket ile suç arasında fiilî ve ekonomik bağlantı bulunmalıdır.

Örneğin şirket hesabından yapılan her ödeme örgütsel finansman değildir. Mal veya hizmet faturaları, personel ücretleri, vergi ve ticari giderler ayrıştırılmalıdır. Suç isnadı şirketin bütün faaliyetini suç olarak nitelendirmeye dönüşmemelidir.

Örgütlü suçlarda paravan şirket iddiası varsa şirketin gerçek ticari faaliyeti, personel sayısı, fatura zinciri, stok, müşteri ve vergi kayıtları incelenir. Gerçek ticaretle suç gelirinin gizlenmesi aynı şirket bünyesinde birlikte bulunabilir; hukuki değerlendirme bu karma yapıyı ayrıştırmalıdır.

Kayyım Tedbirinde Gereklilik ve Ölçülülük

CMK 133 açık biçimde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından gereklilik arar. Bu, kayyım atamasının son çare niteliğinde düşünülmesini gerektirir. Şirket kayıtlarına arama ve elkoyma yoluyla ulaşılabiliyorsa veya belirli hesaplara CMK 128 tedbiri yeterliyse tam yönetim devrinin neden zorunlu olduğu açıklanmalıdır.

Tedbir şirketin çalışanlarını, alacaklılarını, tedarikçilerini ve suç isnadıyla ilgisi olmayan diğer ortakları doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle müdahalenin kapsamı hedeflenen soruşturma amacıyla orantılı olmalıdır.

Kanun kayyımın yetkisinin iki farklı biçimde düzenlenmesine imkân verir: Yönetim organının karar ve işlemlerinin kayyım onayına bağlanması veya yönetim organının yetkilerinin tümüyle kayyıma verilmesi. Tam yönetim devri daha ağır müdahaledir ve ayrıca güçlü gerekçe gerektirir.

Ölçülülük kontrolü: “Şirkete kayyım gerekli” sonucundan önce üç seçenek karşılaştırılmalıdır: belge/defter temini, belirli malvarlığına CMK 128 elkoyması ve yönetim işlemlerinin yalnız kayyım onayına bağlanması. Tam yönetim devri otomatik ilk seçenek değildir.

Kayyım Kararını Kim Verir?

CMK 133, soruşturma ve kovuşturma sürecinde kayyım atanmasını yargısal karara bağlar. Kararda şirketin kimliği, suç bağlantısı, kayyımın görevi ve yetkisinin kapsamı açık olmalıdır.

Atama kararı ticaret sicili bakımından ve üçüncü kişilerin hukuki güvenliği açısından ilan ve kayıt sonuçları doğurur. Kayyımın şirketi hangi tarihten itibaren temsil edeceği ve hangi işlemlerin onaya tabi olduğu belirsiz bırakılmamalıdır.

Şirketler topluluğu içinde bir şirket hakkında şüphe bulunması diğer tüm grup şirketlerine tedbiri otomatik yaymaz. Her tüzel kişi bakımından suç ve gereklilik bağlantısı ayrı kurulmalıdır.

Kayyım Şirketi Nasıl Yönetir?

Kayyımın görevi ceza soruşturmasını kolaylaştırırken şirket faaliyetinin hukuka uygun şekilde sürdürülmesini sağlamaktır. Karar yalnız belirli yönetim işlemlerini onaya bağlamışsa şirket yönetim organı görevde kalır; kayyımın onayı olmadan belirli işlemler geçerli olmaz.

Yönetim organının yetkileri tamamen kayyıma verilmişse şirketin günlük işletme kararları, personel, ödeme, sözleşme ve ticari faaliyetleri kayyımın yetkisi içine girer. Ancak kayyım da şirket malvarlığını keyfî kullanamaz; görev amacı ve şirketin hukuki menfaatleriyle bağlıdır.

Şirket kayıtlarının korunması, vergi ve SGK yükümlülüklerinin yerine getirilmesi, çalışan ücretlerinin ödenmesi ve ticari varlığın gereksiz biçimde çökertilmemesi önemlidir. Koruma tedbiri, mahkûmiyet öncesi ekonomik cezaya dönüşmemelidir.

CMK 133 Kayyım ile CMK 128 Şirket Payına Elkoyma Farkı

CMK 128 bir malvarlığı tedbiridir. Şüphelinin şirketteki ortaklık payına veya belirli hesaplara elkonulabilir; temel soru malvarlığının suçtan elde edilip edilmediğidir.

CMK 133 ise şirketin yönetim işleyişine müdahale eder. Temel soru suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediği ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için şirket işlerinin kayyım gözetimine alınmasının gerekli olup olmadığıdır.

İki tedbir aynı dosyada birlikte uygulanabilir; fakat biri diğerinin otomatik sonucu değildir. Şirket payının suç geliri olduğuna dair şüphe bulunması, şirket yönetimine kayyım atanmasının gerekliliğini kendiliğinden kanıtlamaz.

CMK 128 banka hesabı ve şirket payına elkoyma malvarlığı yönünü ayrıntılı açıklar.

Suçla İlgisi Olmayan Ortak, Çalışan ve Alacaklıların Durumu

Bir şirket hakkında kayyım tedbiri uygulanması, tüm ortakların veya çalışanların şüpheli olduğu anlamına gelmez. Ceza sorumluluğu şahsidir. Diğer ortakların pay sahipliği ve şirket hukukundan doğan hakları mümkün olduğunca korunmalıdır.

Çalışanların maaş, kıdem, sosyal güvenlik ve iş sözleşmesi hakları kayyım tedbirinden bağımsız özel hukuk haklarıdır. Şirketin işleyişi sürüyorsa bu yükümlülükler yerine getirilmelidir.

Alacaklıların sözleşme ve icra hakları da tedbirin hukuki etkisine göre değerlendirilir. Kayyım ataması şirketin bütün borçlarını ortadan kaldırmaz veya tüm icra takiplerini kendiliğinden hükümsüz hâle getirmez.

Kayyımın görevi şirket malvarlığını korumak ve hukuka uygun yönetmektir; suçla ilgisiz üçüncü kişilere gereksiz zarar veren işlemler yargısal denetime konu olabilir.

Kayyım Kararına Karşı Ne Yapılabilir?

Kayyım atanması bir koruma tedbiridir ve CMK’nın kanun yolu sistemi içinde itiraz edilebilir. İtiraz yalnız “şirket suçsuzdur” şeklinde genel olmamalı; katalog suç, kuvvetli şüphe, şirket faaliyeti bağlantısı, gereklilik ve ölçülülük unsurları ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Şirketin gerçek ticari faaliyetini gösteren vergi beyannameleri, faturalar, müşteri sözleşmeleri, bordrolar, bağımsız denetim kayıtları ve banka hareketleri suç faaliyetinden ayrıştırma için kullanılabilir.

Soruşturma ilerledikçe kayyım ihtiyacı ortadan kalkarsa tedbirin kaldırılması veya yetki kapsamının daraltılması talep edilebilir. Koruma tedbirinin sürekli olması için başlangıç şartlarının ve gerekliliğin devam etmesi gerekir.

Katalog Suç Kontrolü Neden Ayrı Yapılmalıdır?

CMK 133 yalnız kanunda sayılan suçlarda uygulanabilir. Bu nedenle örgüt dosyasında hangi TCK maddesinin ve hangi amaç suçun kayyım tedbirine dayanak olduğu karar metninden anlaşılmalıdır.

TCK 220’nin farklı fıkraları ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki amaç suçlar farklı koruma tedbirleri bakımından aynı katalog kapsamına sahip olmayabilir. “Örgüt dosyası” başlığı bütün gizli ve ekonomik tedbirleri otomatik uygulanabilir hâle getirmez.

Karar tarihinde katalogda bulunmayan bir suçun sonradan dosyaya eklenmesi, geçmişte verilen tedbir kararına geriye dönük hukuki dayanak oluşturmaz. Tedbirin verildiği tarihteki kanuni koşullar esas alınır.

CMK 133 Şirkete Kayyım Atanması Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Örgüt şüphelisinin şirketine otomatik kayyım atanır mı?

Hayır. Suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair kuvvetli şüphe ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gereklilik şartları aranır.

2. Kayyım ile şirket payına elkoyma aynı şey midir?

Hayır. CMK 128 malvarlığı payını, CMK 133 şirket yönetimini konu alır.

3. Şirket sahibinin kişisel suçu kayyım için yeterli mi?

Hayır. Suçun şirket faaliyetiyle somut bağlantısı kurulmalıdır.

4. Kayyım tüm yönetim yetkilerini kullanmak zorunda mı?

Hayır. Karar yönetim işlemlerini kayyım onayına bağlayabilir veya yetkileri tamamen kayyıma verebilir; kapsam açıkça belirtilmelidir.

5. Katalog suç şartı var mı?

Evet. CMK 133 yalnız maddede sayılan katalog suçlar bakımından uygulanabilir.

6. Şirket faaliyetleri durmak zorunda mı?

Hayır. Tedbirin amacı şirketi cezalandırmak değil, soruşturma ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından gerekli yönetim kontrolünü sağlamaktır.

7. Çalışanların hakları devam eder mi?

Evet. Çalışanların iş ve sosyal güvenlik hakları kayyım tedbiri nedeniyle ortadan kalkmaz.

8. Karara itiraz edilebilir mi?

Evet. Koruma tedbiri kararına CMK hükümleri uyarınca itiraz mümkündür.

9. Kayyım tedbiri kaldırılabilir mi?

Evet. Şartlar veya gereklilik ortadan kalktığında kaldırma ya da kapsam daraltma talep edilebilir.

10. En kritik fark nedir?

CMK 133’te suç geliri değil, suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiği ve şirket yönetimine müdahalenin maddi gerçek için gerekli olduğu ispat konusudur.

Son mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026. CMK m.133’ün yürürlükteki metni esas alınmıştır.

CMK 128 şirket payı elkoyması · Yönetici-üye farkı · Amaç suçlar · TCK 220 rehberi

İlgili Temel Rehberler

Resmî Kaynaklar

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Yazar: Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472 · Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

İçerik, kanun metni ve yürürlük tarihi esas alınarak hazırlanır; doğrulanmamış içtihat veya varsayımsal karar numarası kullanılmaz.

Yazar profili · Hukuki inceleme ekibi

Türkiye Geneli Dosya Takibi ve Mersin Ofisi

Örgütlü suç soruşturma ve kovuşturmalarında görev, yetki, koruma tedbirleri, delilin hukuka uygunluğu ve kanun yolu süreleri dosya belgesine göre ayrı ayrı incelenir. Büro, vekâlet ve iş kabul koşulları oluştuğunda Türkiye genelindeki ceza dosyalarında hukuki yardım sunar.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu | Mersin Avukat
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Hemen Araİletişim

Bilgilendirme: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayda suç tarihi, lehe kanun, isnadın niteliği, hukuka uygun deliller ve usul aşaması ayrıca değerlendirilir; sonuç garantisi verilmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp