B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İşyerinde Tebligat Kime Yapılır? Tebligat Kanunu m.17 ile Daimi Memur ve Müstahdem | 2026

Kısa ve net cevap: 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.17’ye göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra eden kişi, tebliğ yapılacağı sırada o yerde bulunmazsa tebligat aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılabilir. Bu hüküm, muhatap işyerindeyken doğrudan çalışanına tebligat yapılabileceği anlamına gelmez; önce muhatabın o yerde bulunmadığı durum söz konusudur. Muhatap meslek veya sanatını evinde icra ediyorsa ve memur/müstahdem yoksa aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerden birine tebliğ gündeme gelebilir. Kanuni şartlar gerçekleşmeden yapılan teslim usulsüz tebligat tartışması doğurur; Tebligat Kanunu m.32 uyarınca usulsüz tebliğ, muhatap tebligatı fiilen öğrenmişse öğrenme tarihinde geçerli sonuç doğurabilir.

İşyerinde tebligat teslimi ve çalışan
Görsel: Unsplash.

Tebligat Kanunu m.17 İşyerinde Tebliği Nasıl Düzenler?

Tebligat Kanunu’nun temel amacı, yargısal ve idari işlemlerin muhatabına usulüne uygun biçimde ulaştırılmasıdır. Muhataba şahsen tebliğ kural olmakla birlikte kanun, kişinin belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanat icra etmesi hâlinde işyerinde yapılacak tebligat için özel bir düzenleme getirmiştir.

TK m.17’ye göre muhatap tebliğ anında meslek veya sanatını devamlı icra ettiği yerde bulunmazsa tebliğ, aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılabilir. Dolayısıyla hükmün uygulanması için üç unsur birlikte önemlidir: muhatabın o yerde devamlı meslek veya sanat icra etmesi, tebliğ anında orada bulunmaması ve teslim alanın o işyerindeki daimi çalışan niteliğinde olması.

Bu kural serbest çalışan avukat, doktor, muhasebeci, esnaf, işletme sahibi, mimar veya kendi adına faaliyette bulunan başka kişiler bakımından gündeme gelebilir. Bir şirket tüzel kişiliğine yapılacak tebligat ise TK m.12-13’teki tüzel kişi kurallarına göre değerlendirilir.

Maddenin amacı, işyerini sürekli kullanan muhatabın yokluğunda tebligatın güvenilir biçimde kendisine ulaşmasını sağlamaktır. Bu nedenle teslim alan kişinin işyeriyle gerçek ve sürekli bağlantısı önemlidir.

Muhatap İşyerindeyse Tebligat Çalışana Yapılabilir mi?

TK m.17’nin lafzı, muhatabın işyerinde bulunmaması hâlini düzenler. Muhatap işyerindeyse tebligatın öncelikle kendisine yapılması gerekir. Tebliğ memurunun kolaylık olsun diye sekretere, çalışanına veya resepsiyona bırakması m.17’nin sistematiğiyle bağdaşmaz.

Muhatabın orada olup olmadığı tebliğ mazbatasında doğru biçimde belirtilmelidir. “Muhatap işyerinde bulunmadığından daimi çalışan X’e tebliğ edildi” şeklindeki kayıt, m.17 uygulamasının temel vakıasını gösterir.

Muhatap arka odada veya toplantıda bulunduğu hâlde “yok” kabul edilmesi sonradan usulsüzlük iddiasına konu olabilir. Buna karşılık kısa süreli dışarı çıkmış olması, m.17 bakımından “bulunmama” durumunu oluşturabilir.

Tebliğ memurunun muhatabın neden bulunmadığını uzun bir soruşturmayla belirlemesi gerekmez; fakat fiilî durumu doğru kaydetmesi ve teslim alanın sıfatını açıkça yazması gerekir.

“Daimi Memur veya Müstahdem” Kimdir?

Kanunun kullandığı “daimi” kavramı, teslim alan kişinin o işyerinde süreklilik gösteren bir çalışma ilişkisi içinde bulunmasını ifade eder. İş sözleşmesinin mutlaka belirsiz süreli olması şart değildir; önemli olan kişinin o işyerinde tesadüfen bulunan üçüncü kişi değil, işyerinin olağan çalışanı olmasıdır.

Sekreter, ofis personeli, muhasebe çalışanı, satış personeli veya işyerinin düzenli görevlisi somut duruma göre bu kapsamda olabilir. Aynı binada çalışan fakat başka işletmenin personeli olan kişi, sırf koridorda bulunduğu için m.17 kapsamında tebligat alamaz.

Teslim alanın çalıştığı bölüm veya unvan tek başına belirleyici değildir. Muhatabın işyerinde sürekli çalışan personel olması ve tebliği muhataba ulaştırabilecek organizasyon içinde bulunması önemlidir.

Tebliğ mazbatasında yalnız isim yazılması yerine kişinin “daimi çalışan”, “sekreter”, “personel” gibi sıfatının belirtilmesi sonradan yapılacak denetimi kolaylaştırır.

Kargo Personeli, Temizlikçi veya O An Orada Bulunan Kişi Tebligat Alabilir mi?

Her işyerinde bulunan kişi m.17 anlamında daimi memur veya müstahdem değildir. Kargo teslimi için gelen kurye, müşteri, tedarikçi temsilcisi veya komşu işyeri çalışanı tebligatın muhatap adına teslim edilebileceği kişi değildir.

Temizlik veya güvenlik hizmeti dış şirketten alınıyorsa teslim alanın gerçekten muhatabın işyerindeki daimi çalışan niteliğini taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Binanın genel güvenlik görevlisi ile muhatabın kendi işyerinde çalışan güvenlik personeli aynı konumda değildir.

Stajyer veya çok kısa süreli geçici çalışanın durumu somut işyeri bağının niteliğine göre incelenir. Kanunun amacı güvenilir teslim olduğundan, işyeriyle zayıf veya tesadüfi bağ usulsüzlük riskini artırır.

Tebliğ memuru teslim alanın sıfatını sorup mazbataya yazmalıdır. Sonradan uyuşmazlık çıktığında SGK kaydı, personel listesi, kamera kaydı ve işyeri belgeleri gerçek çalışma ilişkisini gösterebilir.

Meslek veya Sanat Evde İcra Ediliyorsa Tebligat Nasıl Yapılır?

TK m.17’nin ikinci kısmı, kişinin meslek veya sanatını evinde icra etmesi ihtimalini düzenler. Bu durumda da öncelikle muhatap aranır. Muhatap yoksa aynı yerde çalışan daimi memur veya müstahdem varsa tebliğ ona yapılabilir.

Evde meslek icra edilen yerde memur veya müstahdem bulunmazsa kanun, aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerden birine tebligat yapılmasına imkân tanır. Bu düzenleme, işyeri ve konutun aynı adres olması nedeniyle oluşan özel durumu çözer.

“Aynı konutta oturan” kavramı fiilî birlikte yaşamı ifade eder. Tesadüfen ziyarete gelen akrabaya sırf yakınlık nedeniyle tebliğ yapılamaz.

Hizmetçi veya ev çalışanı bakımından da kişinin o konutla gerçek ve sürekli bağlantısı bulunmalıdır. Tebligatın muhataba ulaşma ihtimali kanunun seçtiği kişi grubu üzerinden güvence altına alınır.

İşyerinde Tebligat Mazbatasında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?

Tebligat Kanunu m.23, tebliğ mazbatasında bulunması gereken temel bilgileri düzenler. Tebliğin konusu, kimin tarafından çıkarıldığı, muhatabın kimliği, tebliğ tarihi, nerede ve kime yapıldığı, teslim alan kişinin sıfatı ve tebliğ memurunun imzası gibi unsurlar usul denetimi bakımından önemlidir.

TK m.17 uygulanıyorsa mazbatada muhatabın işyerinde bulunmadığı ve belgenin daimi memur veya müstahdeme teslim edildiği anlaşılmalıdır. Teslim alanın adı ve sıfatı açık olmalıdır.

“Çalışana verildi” şeklindeki aşırı genel kayıt, teslim alanın m.17 şartlarını taşıyıp taşımadığını değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Eksikliğin tebligatı hangi ölçüde etkilediği somut olayda TK m.32 ve yerleşik usul ilkeleri çerçevesinde incelenir.

Mazbata bir ispat belgesidir; ancak içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu somut delillerle ileri sürülebilir. Muhatabın o gün işyerinde bulunduğunu veya teslim alanın çalışan olmadığını gösteren kayıtlar önemlidir.

TK m.17 Şartları Olmadan Çalışana Yapılan Tebligat Ne Olur?

Kanuni sıra ve kişi şartlarına uyulmadan tebligat yapılması usulsüz tebligat sorununu doğurabilir. Örneğin muhatap işyerindeyken doğrudan çalışana teslim, teslim alan kişinin o işyerinin çalışanı olmaması veya işyerinin muhatabın devamlı meslek icra ettiği yer olmaması bu kapsamda tartışılır.

Usulsüz tebligat ile hiç tebligat yapılmaması aynı değildir. Tebligat Kanunu m.32, usulüne aykırı tebliğde muhatabın belgeyi fiilen öğrenmiş olması hâlinde önemli bir sonuç getirir.

Bu nedenle “usulsüzlük varsa süre hiç başlamaz” şeklinde otomatik sonuç doğru değildir. Muhatabın fiilî öğrenme tarihi tespit edilirse kanun bu tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edebilir.

Usulsüzlük iddiası, özellikle itiraz, istinaf, temyiz veya ödeme emrine karşı süre gibi hak düşürücü/usulî sürelerde önem taşır. Öğrenme tarihi açık ve tutarlı biçimde ileri sürülmelidir.

Tebligat Kanunu m.32’ye Göre Öğrenme Tarihi Neden Önemlidir?

TK m.32’ye göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliği öğrenmişse tebliğ geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi kural olarak tebliğ tarihi kabul edilir.

Bu hüküm usulsüz tebliği baştan itibaren usulüne uygun hâle getirmez; fakat fiilî öğrenmeye hukuki sonuç bağlar. Örneğin 1 Eylül’de çalışanına bırakılan usulsüz tebligatı muhatap 5 Eylül’de görmüşse ve bu tarih ispat/tespit edilmişse süre hesabı 5 Eylül üzerinden yapılabilir.

Muhatap “çok sonra öğrendim” dediğinde karşı taraf daha erken fiilî öğrenmeyi somut delille ispatlamaya çalışabilir. UYAP incelemesi, dosyaya verilen dilekçe, ödeme veya başka işlem öğrenmeye dair delil oluşturabilir.

Öğrenme tarihi konusunda çelişkili beyanlar güvenilirliği azaltır. İtiraz dilekçesinde tebligatın nasıl yapıldığı ve belgenin ilk hangi tarihte fiilen görüldüğü açıkça anlatılmalıdır.

İşyerinde Tebligattan Sonra Süre Ne Zaman Başlar?

Usulüne uygun m.17 tebligatında tebliğ tarihi, belgenin daimi memur veya müstahdeme teslim edildiği tarihtir. Muhatabın belgeyi daha sonra çalışanından alması süreyi ertelemez.

Usulsüz tebligatta ise TK m.32 kapsamında fiilî öğrenme tarihi önem kazanır. Bu nedenle bir günlük fark bile icra takibine itiraz veya kanun yolu süresinde sonucu değiştirebilir.

Sürenin tebliğ tarihini izleyen gün başlayıp başlamadığı ilgili usul kanununa göre belirlenir. Tebligat Kanunu yalnız tebliğin gerçekleştiği tarihi belirler; itiraz süresinin uzunluğu ve hesap yöntemi ilgili dava veya takip mevzuatından çıkarılır.

Resmî tatil, hafta sonu ve elektronik tebligat gibi başka özel kurallar da dosyanın türüne göre ayrıca uygulanabilir.

Usulsüz İşyerinde Tebligat İddiasında Hangi Deliller Kullanılır?

  • Tebliğ mazbatasının aslı veya UYAP örneği,
  • İşyerinin ticaret sicili veya vergi adresi,
  • SGK personel kayıtları,
  • Teslim alan kişinin işyeriyle ilişkisini gösteren belgeler,
  • İşyeri kamera ve giriş kayıtları,
  • Muhatabın o gün işyerinde bulunduğunu gösteren kayıtlar,
  • Fiilî öğrenme tarihini gösteren mesaj, e-posta veya dosya işlemi,
  • Tanık anlatımları,
  • İşyeri kira sözleşmesi veya faaliyet belgesi.

İtiraz yalnız “ben almadım” cümlesine dayandırılmamalıdır. M.17 zaten belirli şartlarda muhataptan başka kişiye tebliğe izin verir. Hangi şartın gerçekleşmediği somut olarak gösterilmelidir.

Tebligat hukukunda süreler kısa olabilir. Usulsüzlük fark edildiğinde kanun yoluna veya şikâyete ilişkin özel süre beklenmeden dosya incelenmelidir.

Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar

  • İşyerindeki herhangi bir kişiye tebligat yapılabileceğini sanmak.
  • Muhatap işyerindeyken çalışana teslimi m.17 kapsamında görmek.
  • Teslim alanın başka şirket çalışanı olduğunu kontrol etmemek.
  • Mazbatada teslim alanın sıfatını belirtmemek.
  • Usulsüz tebligatı otomatik olarak yok saymak.
  • TK m.32’deki fiilî öğrenme tarihini gözden kaçırmak.
  • Şirket tüzel kişiliğine tebligat ile gerçek kişinin işyerinde tebligatını karıştırmak.
  • Süre hesabını yalnız belgenin kişisel olarak ele alındığı güne göre yapmak.

İlgili Site İçi Kaynaklar

Usul ve tebligat hukukuna ilişkin diğer güncel içerikler için hukuk blogu, dava ve takip konuları için çalışma alanları ve yazar bilgisi için Av. Halil Bakırcı sayfası incelenebilir.

İşyerinde Tebligat Hakkında Sık Sorulan Sorular

İşyerinde çalışan tebligatı alabilir mi?

TK m.17 şartları varsa, muhatap o sırada işyerinde bulunmuyorsa aynı yerdeki daimi memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir.

Muhatap işyerindeyken sekretere tebligat bırakılabilir mi?

M.17 muhatabın bulunmaması hâlini düzenler. Muhatap oradaysa kural olarak tebliğ kendisine yapılmalıdır.

Başka şirketin çalışanına tebligat yapılabilir mi?

Hayır. Teslim alanın muhatabın devamlı meslek icra ettiği yerdeki daimi memur veya müstahdem olması gerekir.

Geçici çalışan tebligat alabilir mi?

“Daimi” niteliği somut çalışma ilişkisine göre incelenir. Tesadüfen veya çok geçici bulunan üçüncü kişiye teslim m.17 şartlarını karşılamaz.

Evden çalışan serbest meslek sahibine tebligat nasıl yapılır?

Muhatap yok ve çalışanı da bulunmuyorsa aynı konutta oturan kişiye veya hizmetçiye m.17’deki şartlarla tebliğ gündeme gelebilir.

Çalışan tebligatı patrona vermezse tebliğ geçersiz mi?

Usulüne uygun m.17 tebliğinde teslim tarihi hukuki sonuç doğurur; çalışanın sonradan belgeyi iletmemesi tebliği otomatik geçersiz yapmaz.

Mazbatada çalışanın sıfatı yazmıyorsa ne olur?

Eksikliğin usule etkisi somut olayda değerlendirilir. M.23’teki mazbata şartları ve m.32’deki öğrenme kuralı birlikte incelenir.

Usulsüz tebligat hiç yapılmamış mı sayılır?

Her durumda değil. TK m.32’ye göre muhatap belgeyi öğrenmişse öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak sonuç doğurabilir.

Öğrenme tarihini kim belirler?

Muhatabın beyanı önemlidir; ancak daha erken öğrenme somut delillerle ispatlanabilir.

İşyerinde tebligatla başlayan itiraz süresi nasıl hesaplanır?

Önce geçerli tebliğ veya m.32 öğrenme tarihi belirlenir; ardından ilgili usul veya takip kanunundaki süre hesabı uygulanır.

Resmî Kaynaklar

7201 sayılı Tebligat Kanunu
Mevzuat Bilgi Sistemi

Hukukçu İncelemesi ve E‑E‑A‑T

Bu içerik Av. Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından hukuki terminoloji ve güncel mevzuat yönünden incelenmiştir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu Mersin merkezlidir; Türkiye genelindeki dosyalar görev, yetki ve usul kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Son mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026

Bu sayfa genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada tebliğ mazbatası, muhatabın işyerinde bulunup bulunmadığı, teslim alan kişinin daimi çalışan sıfatı ve varsa fiilî öğrenme tarihi birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp