Adli Kontrolün Gözden Geçirilme Süresi Kaç Ay? CMK 110/4 | 2026
CMK 110/4’e Göre Adli Kontrol Kaç Ayda Bir Gözden Geçirilir?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesinin dördüncü fıkrası açıktır. Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmediği konusunda en geç dört aylık aralıklarla karar verilmelidir. Bu hüküm 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanunla sisteme eklenmiştir.
Kanunun kullandığı “en geç” ifadesi önemlidir. Dört ay, gözden geçirme yapılabilecek en erken tarih değildir; iki gözden geçirme arasındaki azami aralığı ifade eder. Dosyanın özellikleri gerektiriyorsa adli kontrol daha kısa aralıkla değerlendirilebilir. Şüpheli veya sanığın kaldırma talebi varsa dört ayın dolması beklenmez.
Gözden geçirmenin konusu yalnız “tedbir var mı yok mu?” değildir. CMK m.110/4, değerlendirmede m.109 hükümlerinin dikkate alınmasını emreder. Bu nedenle tutuklama nedenlerinin devam edip etmediği, mevcut yükümlülüğün hâlen gerekli olup olmadığı, daha hafif bir yükümlülüğün yeterli olup olmayacağı ve tedbirin ölçülülüğü değerlendirilmelidir.
Örneğin yalnız yurt dışına çıkış yasağı uygulanan bir dosyada, soruşturma delillerinin büyük ölçüde toplanmış olması, şüphelinin düzenli biçimde çağrılara uyması ve kaçma riskini gösteren yeni bir olgunun bulunmaması kaldırma veya hafifletme talebinin gerekçesi olabilir. Ancak sonuç otomatik değildir; karar mercii dosyadaki somut olgulara göre karar verir.
Soruşturma Evresinde Adli Kontrolü Kim Gözden Geçirir?
CMK m.110/4’e göre soruşturma evresinde gözden geçirme, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yapılır. Bu aşamada dosya henüz iddianameyle mahkemeye gönderilmemiştir. Dolayısıyla periyodik inceleme mekanizması savcılık istemi ve sulh ceza hâkimliği kararı üzerinden işler.
İlk adli kontrol kararı da soruşturmada Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından verilir. CMK m.110/1 bu yetkiyi açıkça düzenler. Hâkim, savcının istemiyle mevcut yükümlülüklere yeni yükümlülük ekleyebilir; yükümlülükleri tamamen veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir ya da şüpheliyi bazı yükümlülüklere uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.
Soruşturma aşamasında dosyanın uzun sürmesi, dört aylık inceleme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Özellikle iletişim tespiti, bilirkişi incelemesi, finansal kayıt, dijital materyal veya başka şehir/ülkeden delil beklenen dosyalarda soruşturmanın uzaması mümkündür. Buna rağmen adli kontrolün gerekliliği ayrıca ve periyodik olarak değerlendirilmelidir.
Şüpheli bakımından önemli olan, periyodik incelemeyi pasif biçimde beklemek zorunda olmamasıdır. CMK m.111 kapsamında adli kontrolün kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir. Bu nedenle yeni bir delil, sağlık sorunu, iş gereği seyahat zorunluluğu veya tedbirin ölçüsüz hâle geldiğini gösteren somut değişiklik varsa dört aylık takvimden bağımsız başvuru yapılabilir.
Kovuşturma Evresinde Adli Kontrolü Kim Gözden Geçirir?
İddianamenin kabulünden sonra kovuşturma evresine geçilir. CMK m.110/4 bu aşamada farklı bir usul kurar: adli kontrolün devamının gerekip gerekmediği mahkeme tarafından resen en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilir.
“Resen” ifadesi, sanığın ayrıca talepte bulunmasının periyodik incelemenin şartı olmadığı anlamına gelir. Mahkeme kendi takibiyle tedbirin devamını kontrol etmelidir. Bununla birlikte sanık veya müdafi, periyodik inceleme tarihini beklemeden CMK m.111 uyarınca kaldırma veya değişiklik talebinde bulunabilir.
Kovuşturma sırasında her duruşmada adli kontrolün ayrıca tartışılması, dört aylık yükümlülüğün fiilen daha kısa aralıklarla yerine getirilmesine yol açabilir. Fakat duruşmalar arasında dört aydan uzun dönem varsa, kanunun periyodik gözden geçirme hükmü ayrıca önem kazanır.
Mahkeme yalnız tedbirin “devamına” karar vermekle yetinmeyebilir. CMK m.110/2 ve m.110/3 birlikte değerlendirildiğinde yükümlülüğün değiştirilmesi, kaldırılması veya başka bir yükümlülüğe çevrilmesi mümkündür. Örneğin konutu terk etmeme tedbirinin daha hafif imza yükümlülüğüne çevrilmesi, yurt dışı yasağının kaldırılması veya belirli bir bölgeye gitmeme tedbirinin kapsamının daraltılması somut dosyaya göre değerlendirilebilir.
Dört Aylık Gözden Geçirme Süresi ile Toplam Adli Kontrol Süresi Aynı mı?
Hayır. Bu iki süre farklı hukuki işlevlere sahiptir. CMK m.110/4, tedbirin gerekliliğinin hangi azami aralıklarla yeniden değerlendirileceğini belirler. CMK m.110/A ise kişinin toplamda ne kadar süre adli kontrol altında tutulabileceğinin üst sınırını düzenler.
Dört aylık periyodik inceleme sonunda tedbirin devamına karar verilirse adli kontrol sona ermez; yeni dönemde de devam eder. Buna karşılık CMK m.110/A’daki toplam azami süre dolduğunda kanuni süre sınırı gündeme gelir. Bu nedenle dosyada hem son gözden geçirme tarihi hem de ilk adli kontrol kararından itibaren geçen toplam süre takip edilmelidir.
Kanun, dört aylık gözden geçirme aralığının geçirilmesine “tedbir kendiliğinden kalkar” şeklinde otomatik bir sonuç bağlamaz. Ancak m.110/4’teki periyodik inceleme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, tedbirin hukuka uygun biçimde sürdürülüp sürdürülmediği bakımından başvuru ve itirazda ileri sürülebilecek doğrudan bir usul sorunudur. Kişi, ayrıca m.111 kapsamında kaldırma/değiştirme talebinde bulunabilir.
CMK 110/A’ya Göre Azami Adli Kontrol Süresi Ne Kadardır?
| Dosya türü | Normal azami süre | Uzatma |
|---|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler | 2 yıl | Zorunlu hâllerde, gerekçesi gösterilerek 1 yıl daha |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler | 3 yıl | Zorunlu hâllerde gerekçeyle; uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez |
| CMK 110/A/2’de belirtilen TCK bölümleri ve TMK kapsamındaki suçlar | 3 yıl | Uzatma süresi toplam 4 yılı geçemez |
| Çocuklar | Yukarıdaki sürelerin yarısı | Kanundaki yarı oran kuralı uygulanır |
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde temel azami süre iki yıldır. Zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Böylece kanundaki şartlar oluşursa toplam süre üç yıla kadar çıkabilir.
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde temel azami süre üç yıldır. Zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatma yapılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. CMK m.110/A/2’nin özel olarak saydığı Türk Ceza Kanunu bölümlerindeki suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda uzatma süresi toplam dört yıla kadar çıkabilir.
Çocuklar bakımından bu süreler yarı oranında uygulanır. Bu nedenle dosyada kişinin çocuk statüsü ayrıca dikkate alınmalıdır.
Azami süre hesabı ile “ev hapsinde geçen süre cezada nasıl mahsup edilir?” konusu da birbirinden farklıdır. CMK m.109/6’ya göre kural olarak adli kontrolde geçen süre cezadan mahsup edilmez; ancak m.109/3’ün (e) ve (j) bentlerindeki özel hâller istisnadır. Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.
Dört Ay Dolmadan Adli Kontrolün Kaldırılması İstenebilir mi?
Evet. CMK m.111, şüpheli veya sanığa adli kontrol kararının kaldırılmasını veya m.110/2 çerçevesinde değiştirilmesini isteme imkânı tanır. Kanun bu talebi dört aylık gözden geçirme tarihine bağlamamıştır.
CMK m.111/1’e göre şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme m.110/2 uyarınca beş gün içinde karar verebilir. Başvuruda talep açık olmalıdır: tamamen kaldırma mı, belirli yükümlülüğün kaldırılması mı, başka bir yükümlülüğe çevirme mi istendiği belirtilmelidir.
Kaldırma talebinin somut gerekçeye dayanması önemlidir. Sadece “tedbir uzun sürdü” demek yerine; delillerin toplanmış olması, düzenli imza verilmesi, çağrılara eksiksiz uyulması, sabit ikamet, düzenli iş, yurt dışı yasağının mesleki faaliyeti ölçüsüz biçimde engellemesi veya soruşturma risklerinin ortadan kalkması gibi dosyayla bağlantılı olgular ortaya konulmalıdır.
Adli kontrolün kaldırılması ve değiştirilmesi konusunda ayrıntılı yol haritası için Adli Kontrol Nasıl Kaldırılır veya Değiştirilir? CMK 111 rehberimize bakılabilir.
Adli Kontrol Kararına İtiraz Edilebilir mi? Süre Nedir?
CMK m.111/2 açıkça “Adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir” hükmünü içerir. İtiraz usulünde CMK m.267 ve devamı uygulanır. CMK m.268/1’in güncel metnine göre, kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde itiraz, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilerek veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır.
Burada eski kaynaklardaki “7 gün” bilgisinin güncel olmadığını özellikle belirtmek gerekir. 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun değişikliğiyle CMK m.268/1’deki genel itiraz süresi iki haftaya çıkarılmıştır. Bu nedenle 2026’da adli kontrole ilişkin itiraz hazırlanırken güncel iki haftalık genel süre esas alınmalı, kararda özel bir düzenleme bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
İtiraz dilekçesinde yalnız tedbirin ağır olduğu söylenmemeli; CMK m.109 şartlarının neden artık bulunmadığı veya mevcut yükümlülüğün neden ölçüsüz olduğu somutlaştırılmalıdır. İlk karardan sonra değişen olgular ayrıca gösterilmelidir.
Adli kontrolün hangi hâllerde uygulanabileceği ve yükümlülük türleri için CMK 109 adli kontrol şartları rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Adli Kontrol Yükümlülüğüne Uyulmazsa Ne Olur?
CMK m.112/1 ağır bir sonuç öngörür. Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir.
Bu nedenle imza yükümlülüğü, yurt dışına çıkmama, konutu terk etmeme veya belirlenen yere gitmeme gibi yükümlülükler “basit idari formalite” değildir. Mazeret varsa bunun belgelendirilmesi ve yükümlülüğe uyulmasını fiilen engelleyen durumun ilgili mercie gecikmeden bildirilmesi gerekir.
CMK m.112’nin uygulanması için kanun “isteyerek” yerine getirmemeyi arar. Bu kelime, objektif olarak gerçekleşen her aksaklığın otomatik tutuklama sebebi olduğu anlamına gelmez. Ancak kişi mazeretini kendiliğinden varsaymamalı; sağlık raporu, ulaşım engeli veya başka somut neden varsa kayıt altına almalıdır.
Tutuklama ve adli kontrol arasındaki temel farklar ile tutuklama kararında gerekçe zorunluluğu için CMK 101 tutuklama kararı ve müdafi rehberimize bakılabilir.
Adli Kontrol Dosyasında Hangi Tarihler Kontrol Edilmeli?
Bir adli kontrol dosyasında yalnız karar tarihine bakmak yeterli değildir. İlk adli kontrol kararının tarihi, yükümlülüğün fiilen başladığı tarih, sonraki değiştirme kararları, son gözden geçirme kararı, iddianamenin kabul tarihi ve dosyanın kovuşturma evresine geçtiği tarih ayrı ayrı çıkarılmalıdır.
İlk karar ile sonraki incelemeler arasında dört aylık aralık kuralına uyulup uyulmadığı incelenmelidir. Soruşturma evresinde savcılığın talep tarihi ve sulh ceza hâkimliğinin karar tarihi; kovuşturmada mahkemenin resen verdiği ara kararlar kontrol edilir.
Ayrıca toplam süre CMK m.110/A bakımından hesaplanmalıdır. Dosyanın ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmediği, özel suç gruplarından olup olmadığı ve şüpheli/sanığın çocuk olup olmadığı toplam süreyi doğrudan değiştirir.
Son olarak kararın içeriği incelenmelidir. Sadece “adli kontrolün devamına” şeklindeki soyut bir ara kararın dosya koşullarını ne ölçüde değerlendirdiği, CMK m.109 şartlarının güncelliği ve ölçülülük yönünden ortaya konulan gerekçe itiraz veya kaldırma talebinin merkezini oluşturabilir.
Adli Kontrol Gözden Geçirmesinde Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, dört aylık süreyi toplam süre sanmaktır. Bu yanlış yaklaşım “dört ay dolunca yasağın otomatik kalkacağı” beklentisine yol açar. Oysa periyodik inceleme ve toplam azami süre farklı maddelerde düzenlenmiştir.
İkinci hata, kaldırma talebi için dört ayın dolmasını beklemektir. CMK m.111 buna gerek bırakmaz. Üçüncü hata, 2024 değişikliğinden önceki internet kaynaklarına bakarak adli kontrol kararına itiraz süresini hâlâ yedi gün sanmaktır; genel süre artık iki haftadır.
Dördüncü hata, yükümlülüğe bir kez uymamanın hiçbir sonucu olmayacağını düşünmektir. İhlalin isteyerek gerçekleşmesi hâlinde CMK m.112 tutuklama kararı verilmesine imkân tanır. Beşinci hata, dört aylık inceleme yapılmadığında hiçbir başvuru yapılamayacağını sanmaktır; kaldırma/değiştirme talebi ve itiraz mekanizmaları kullanılabilir.
Altıncı hata ise yalnız “işim var, seyahat edeceğim” gibi genel ifadelerle yurt dışı yasağının kaldırılmasını istemektir. Başvuruda seyahat amacı, tarih, davet, iş ilişkisi, dönüş bağlantıları ve dosyadaki kaçma riskini azaltan olgular somutlaştırılmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. Adli kontrol kaç ayda bir gözden geçirilir?
CMK m.110/4 uyarınca en geç dört aylık aralıklarla adli kontrolün devamının gerekip gerekmediği hakkında karar verilir.
2. Dört ay dolunca adli kontrol kendiliğinden kalkar mı?
Hayır. Dört ay periyodik gözden geçirme aralığıdır. Toplam süre CMK m.110/A’da ayrıca düzenlenmiştir.
3. Soruşturmada gözden geçirme kararını kim verir?
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi karar verir.
4. Dava açıldıktan sonra gözden geçirmeyi kim yapar?
Kovuşturma evresinde davaya bakan mahkeme adli kontrolü resen en geç dört aylık aralıklarla değerlendirir.
5. Dört ay dolmadan kaldırma talep edilebilir mi?
Evet. CMK m.111 uyarınca şüpheli veya sanık adli kontrolün kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyebilir.
6. Kaldırma talebine kaç günde karar verilir?
CMK m.111/1, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkemenin m.110/2’ye göre beş gün içinde karar verebileceğini düzenler.
7. Adli kontrol kararına itiraz süresi kaç gündür?
CMK m.268/1’in güncel hâline göre, özel bir süre öngörülmemişse genel itiraz süresi kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. 2024 öncesindeki yedi günlük bilgi güncel değildir.
8. Adli kontrol en fazla ne kadar sürer?
Ağır cezanın görevine girmeyen işlerde temel süre iki yıl; ağır cezanın görevine giren işlerde üç yıldır. CMK m.110/A’da zorunlu hâller için farklı uzatma sınırları ayrıca düzenlenmiştir.
9. Çocuklarda adli kontrol süresi aynı mı?
Hayır. CMK m.110/A/3 uyarınca maddede öngörülen süreler çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır.
10. İmza yükümlülüğüne uyulmazsa tutuklama olur mu?
CMK m.112 uyarınca adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir.
11. Yurt dışı çıkış yasağı da dört ayda bir incelenir mi?
Evet. Yurt dışına çıkamamak CMK m.109/3-a kapsamında bir adli kontrol yükümlülüğüdür ve m.110/4’teki periyodik inceleme kuralına tabidir.
12. Mahkeme adli kontrolü daha hafif bir tedbire çevirebilir mi?
Evet. CMK m.110/2 kapsamında yükümlülükler tamamen veya kısmen kaldırılabilir, değiştirilebilir veya bazılarına geçici muafiyet uygulanabilir.
Resmî Kaynaklar
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu – Adalet Bakanlığı
Mevzuat Bilgi Sistemi
UYAP – Adalet Bakanlığı
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
