B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Adli Kontrol Hangi Hallerde Uygulanır? CMK 109 ve Yükümlülükler (2026)

Kısa ve net cevap: CMK 109’a göre bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada CMK 100’deki tutuklama sebeplerinin bulunması hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine bir veya birden fazla adli kontrol yükümlülüğü altına alınmasına karar verilebilir. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol uygulanabilir. Başlıca yükümlülükler; yurt dışına çıkmamak, belirli yerlere düzenli başvurmak, mesleki/öğrenim çağrılarına uymak, araç kullanmamak ve ehliyeti teslim etmek, tedavi veya muayene tedbirlerine uymak, güvence yatırmak, silah bulundurmamak, mağdur haklarını güvenceye bağlamak, konutu terk etmemek, belirli yerleşim bölgesini terk etmemek veya belirli yer/alanlara gitmemektir. Adli kontrol ceza değil koruma tedbiridir; seçilen yükümlülük somut riskle bağlantılı ve ölçülü olmalıdır.

Adli kontrol nedir?

Adli kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmadan toplum içinde kalmasına imkân verirken soruşturma veya kovuşturmanın güvenli yürütülmesi amacıyla belirli yükümlülüklere tabi tutulduğu koruma tedbiridir. Kişi özgürlüğüne tutuklamadan daha hafif müdahale eder.

Adli kontrolün temel işlevi, kaçma veya delile müdahale gibi muhakeme risklerini tutuklamaya başvurmadan azaltmaktır. Bu nedenle hâkim, tutuklama talebi önüne geldiğinde uygun adli kontrol seçeneklerinin amacı sağlayıp sağlayamayacağını değerlendirmelidir.

Tedbir, mahkûmiyet kararı değildir. Hakkında adli kontrol uygulanan kişi suçlu kabul edilmiş olmaz; masumiyet karinesi devam eder.

CMK 109 hangi şartlarda adli kontrol uygulanmasına izin verir?

CMK 109/1, bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada CMK 100’de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama yerine adli kontrol uygulanabileceğini düzenler. Dolayısıyla tedbirin somut soruşturma amacı bulunmalıdır.

Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve tutuklama nedeni değerlendirilirken, adli kontrolün o riski karşılayıp karşılamayacağı incelenir. Örneğin tek risk yurt dışına kaçma ise yurt dışı çıkış yasağı ve düzenli başvuru yükümlülüğü tutuklama yerine yeterli olabilir.

CMK 109/2, kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümlerinin uygulanabileceğini açıkça belirtir. Bu nedenle “tutuklama yasak, hiçbir koruma tedbiri uygulanamaz” sonucu çıkarılamaz.

Adli kontrol neden tutuklamadan önce değerlendirilmelidir?

Tutuklama kişi özgürlüğüne daha ağır müdahaledir. Ölçülülük ilkesi, aynı muhakeme amacı daha hafif tedbirle sağlanabiliyorsa ağır tedbire başvurulmamasını gerektirir.

CMK 101 de tutuklama isteminde adli kontrolün neden yetersiz kalacağının açıklanmasını arar. Böylece adli kontrol yalnız “tahliye sonrası ikinci seçenek” değil, tutuklama öncesi zorunlu ölçülülük değerlendirmesidir.

Hâkim dosyanın riskini belirleyip bu riske uygun yükümlülük seçmelidir. Delil karartma riskiyle ilgisi bulunmayan ağır bir mali güvence veya mesleği tamamen engelleyen geniş yasak ölçüsüz olabilir.

CMK 109’da hangi adli kontrol yükümlülükleri vardır?

Kanun hâkime bir veya birden fazla yükümlülüğü birlikte uygulama imkânı verir. Başlıca tedbirler şunlardır:

  • Yurt dışına çıkmamak.
  • Hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.
  • Belirli merci veya kişilerin çağrılarına, mesleki uğraş veya eğitime ilişkin kontrol tedbirlerine uymak.
  • Her türlü veya belirli araçları kullanmamak ve gerektiğinde sürücü belgesini teslim etmek.
  • Uyuşturucu, uyarıcı veya alkol bağımlılığından arınmak amacıyla muayene/tedavi tedbirlerine tabi olmak.
  • Belirlenen güvence miktarını yatırmak.
  • Silah bulunduramamak veya taşıyamamak ve gerektiğinde silahları teslim etmek.
  • Mağdurun haklarını güvence altına almak için ayni veya kişisel güvence göstermek.
  • Konutu terk etmemek.
  • Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.
  • Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

Dosyanın gereğine göre birden çok tedbir birlikte uygulanabilir. Ancak yükümlülüklerin toplam etkisi de ölçülü olmalıdır.

Konutu terk etmeme adli kontrol müdür?

Evet. “Konutu terk etmemek” CMK 109’daki adli kontrol yükümlülüklerinden biridir. Uygulamada elektronik kelepçe gibi teknik yöntemlerle denetlenebilir. Bu tedbir fiziksel özgürlüğü yoğun biçimde sınırladığı için diğer adli kontrollerden daha ağır sonuç doğurur.

Konutu terk etmeme, ceza infazındaki ev hapsiyle aynı kavram değildir; yargılama sürerken uygulanan koruma tedbiridir. Süresi ve koşulları adli kontrol mevzuatına göre denetlenir.

Sağlık, çalışma veya zorunlu ihtiyaçlar bakımından mahkeme kararının kapsamı açık olmalıdır. İzin verilmeyen ayrılmalar ihlal oluşturabilir; gerekli istisna varsa önceden mahkemeden değişiklik istenmelidir.

Yurt dışı çıkış yasağı ne zaman uygulanır?

Yurt dışına çıkmamak en sık uygulanan adli kontrol tedbirlerinden biridir. Özellikle kaçma veya yargılamadan uzaklaşma riskinin yurt dışına çıkışla bağlantılı olduğu dosyalarda tercih edilir.

Yasak pasaportun fiziken alınmasıyla sınırlı değildir; karar ilgili sistemlere işlenir ve sınır kapılarında uygulanır. Kişinin pasaportu bulunmasa dahi yasak hukuki sonuç doğurur.

Tedbir uzun süre devam ediyorsa iş, eğitim, aile veya sağlık nedeniyle ölçülülük yeniden değerlendirilebilir. Yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması veya geçici izin/değişiklik talepleri somut belgelerle mahkemeye sunulmalıdır.

İmza yükümlülüğü nasıl uygulanır?

Hâkim, şüphelinin belirli yerlere belirlenen aralıklarla başvurmasına karar verebilir. Uygulamada polis merkezi veya başka yetkili birime haftanın belirli günlerinde imza verme biçiminde görülür.

Kararda hangi gün, hangi saat aralığı ve hangi birime başvurulacağı açık olmalıdır. İş veya sağlık nedeniyle yükümlülüğün uygulanması imkânsız hâle gelirse kişi kendi başına bırakmak yerine değişiklik istemelidir.

Düzenli başvuru, kişinin erişilebilirliğini ve yargı makamlarından kaçmadığını göstermeyi amaçlar. Sırf cezalandırma amacıyla gereksiz sıklıkta imza zorunluluğu ölçülülük sorununa yol açabilir.

Güvence yatırma adli kontrolü nasıl çalışır?

CMK 109, hâkimin belirlediği miktar ve ödeme takvimine göre güvence yatırma yükümlülüğü getirebilmesine izin verir. Güvencenin miktarı kişinin ekonomik durumuyla ve amaçlanan muhakeme güvencesiyle orantılı olmalıdır.

Ödenmesi fiilen imkânsız çok yüksek güvence, kişinin ekonomik durumuna bağlı dolaylı tutuklama sonucuna yol açmamalıdır. Gelir, malvarlığı ve aile yükümlülükleri mahkemeye belgelenebilir.

Güvencenin hangi koşullarda iade edileceği veya hangi alacaklara mahsup edileceği CMK’nın güvenceye ilişkin hükümlerine göre belirlenir.

Adli kontrol nasıl kişiselleştirilmelidir?

Her şüpheliye otomatik “yurt dışı yasağı + haftada iki imza” verilmesi CMK’nın somut risk yaklaşımıyla bağdaşmaz. Tedbirin hangi riski önlediği kararda anlaşılmalıdır.

Şüphelinin yaşı, mesleği, ikametgâhı, sağlık durumu, eğitim hayatı, aile yükümlülükleri ve suç isnadının niteliği göz önünde bulundurulur. Örneğin sürekli yurt dışında çalışan kişinin çıkış yasağı, ekonomik hayatını tamamen bitirebileceğinden gereklilik ve alternatif tedbirler daha dikkatli tartışılmalıdır.

Birden fazla yükümlülük verilmişse toplam müdahale ölçülülüğü de incelenir. Konutu terk etmeme ile her gün imza yükümlülüğünün birlikte teknik olarak çelişmemesi gerekir.

Adli kontrol yükümlülüğü ihlal edilirse ne olur?

CMK 112’ye göre adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. Bu nedenle yükümlülükler ciddiyetle takip edilmelidir.

Her aksama otomatik olarak kasıtlı ihlal değildir. Hastane yatışı, doğal afet veya belgelendirilebilir zorunluluk nedeniyle imzaya gidilememişse durum derhâl ilgili merciye bildirilmelidir.

Yükümlülüğün iş veya sağlık koşulları nedeniyle artık uygulanamaz olması hâlinde ihlal etmek yerine CMK 111 uyarınca kaldırma veya değiştirme talep edilmelidir.

Adli kontrol süresiz devam edebilir mi?

Hayır. CMK’da adli kontrol altında geçecek süreler ayrıca düzenlenmiştir. Suçun görev alanına, dosyanın niteliğine ve kanundaki uzatma koşullarına göre azami süreler bulunur; çocuklar bakımından özel süre kuralları uygulanır.

Azami süre dolmamış olsa bile tedbirin gerekliliği ortadan kalkmışsa adli kontrol kaldırılmalıdır. Koruma tedbirleri yalnız hukuki üst sınıra kadar otomatik uygulanmaz.

Dosyanın aşaması değiştikçe mahkeme tedbiri re’sen veya talep üzerine gözden geçirebilir. Özellikle deliller toplandığında, beraat ihtimalini güçlendiren yeni delil çıktığında veya yargılama uzun sürdüğünde ölçülülük yeniden değerlendirilmelidir.

Adli kontrol kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. CMK 111, adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebileceğini açıkça düzenler. Ayrıca şüpheli veya sanık kaldırma/değişiklik talebinde bulunabilir.

İtirazda kararın somut gerekçesi, tedbirin riske uygunluğu ve kişiye getirdiği yük birlikte tartışılmalıdır. İş veya sağlık nedeniyle doğan somut zarar belgelenirse ölçülülük değerlendirmesi güçlenir.

Adli kontrolün tutuklamaya göre hafif olması, itiraz edilemeyeceği anlamına gelmez. Yurt dışı yasağı, konutu terk etmeme ve mesleki faaliyet sınırlaması temel haklara ciddi müdahale yaratabilir.

Mersin ve Türkiye geneli uygulama

CMK 109 Türkiye genelinde uygulanır. Mersin’de sulh ceza hâkimlikleri ve ceza mahkemeleri de adli kontrolü dosyanın somut risklerine göre belirlemek ve ölçülülük ilkesini gözetmek zorundadır.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki adli kontrol, tutuklama ve tahliye dosyaları yetkili savcılık ve mahkemeler nezdinde Mersin’den koordine edilir.

Sık Sorulan Sorular

1. Adli kontrol için tutuklama nedeni gerekir mi?

CMK 109/1, CMK 100’deki tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama yerine adli kontrol uygulanmasını düzenler.

2. Tutuklama yasağı olan suçta adli kontrol verilebilir mi?

Evet. CMK 109/2 bunu açıkça mümkün kılar.

3. Yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol müdür?

Evet.

4. Elektronik kelepçe adli kontrol kapsamında uygulanabilir mi?

Konutu veya belirlenen bölgeyi terk etmeme gibi yükümlülüklerin teknik takibinde kullanılabilir.

5. Her gün imza zorunluluğu verilebilir mi?

Hâkim başvuru sıklığını belirleyebilir; tedbir somut riskle bağlantılı ve ölçülü olmalıdır.

6. Adli kontrol ceza siciline mahkûmiyet gibi işler mi?

Hayır. Koruma tedbiridir, mahkûmiyet değildir.

7. Adli kontrol ihlal edilirse tutuklanabilir miyim?

CMK 112 koşulları oluşursa tutuklama kararı verilebilir.

8. İşim nedeniyle yurt dışına çıkmam gerekiyorsa ne yapmalıyım?

Tedbiri ihlal etmek yerine kaldırma veya değiştirme talebi ve uygun belgeler sunulmalıdır.

9. Birden fazla yükümlülük aynı anda verilebilir mi?

Evet. Ancak toplam müdahalenin de ölçülü olması gerekir.

10. Adli kontrol ne zaman kaldırılır?

Tedbirin gerekliliği kalmadığında hâkim veya mahkeme kaldırabilir; şüpheli/sanık talepte bulunabilir.

11. Karara itiraz edilebilir mi?

Evet. CMK 111 açıkça itiraz yolunu öngörür.

12. Adli kontrol ile tutukluluk aynı şey mi?

Hayır. Adli kontrol, tutuklamaya göre daha hafif koruma tedbiridir.

Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler

Hukukçu incelemesi ve güncellik

Bu rehber 15 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki CMK 109-112 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Adli kontrolün tutuklamaya alternatif niteliği ve kanundaki temel yükümlülükler güncel metne göre açıklanmıştır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil 3472. İnceleme: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu, Sicil 5507.

Ofis: İhsaniye Mah. 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 D:14, Akdeniz/Mersin
Telefon: +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp