B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İşe İade Kararı Sonrası 10 İş Günü Başvuru Süresi: İş Kanunu 21 (2026)

Kısa ve net cevap: İşe iade davasını kazanan işçi, 4857 sayılı İş Kanunu m.21 uyarınca kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Süre, kararın ilk derece mahkemesinde verildiği tarihten değil, işe iade kararının kesinleşmesinden sonra işçiye tebliğ edildiği tarihten hareketle hesaplanır. İşçi bu 10 işgünlük süre içinde başvurmazsa işverence yapılan fesih geçerli fesih sayılır ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur. Süresinde ve gerçek işe başlama iradesi içeren başvurudan sonra ise işverenin işçiyi bir ay içinde işe başlatması gerekir; başlatmazsa mahkemece belirlenen 4-8 aylık işe başlatmama tazminatı ile en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar gündeme gelir.

İşe İade Kararı Sonrası 10 İş Günü Kuralı Nedir?

İşe iade sürecinde yalnız davayı kazanmak yeterli değildir. Feshin geçersizliğine ve işe iadeye ilişkin karar kesinleştikten sonra işçinin kanunda öngörülen başvuru yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu m.21 bu aşamayı açık biçimde düzenler.

Kanunun hükmü uyarınca işçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Bu başvuru, işe iade kararının parasal sonuçlarının doğması bakımından temel şartlardan biridir.

Bu nedenle işe iade dosyasında üç ayrı süre birbirine karıştırılmamalıdır: fesih bildiriminden sonra arabulucuya başvuru süresi, işe iade davasına geçiş süresi ve karar kesinleştikten sonraki 10 işgünlük işe başlatma başvurusu. Bu yazı üçüncü aşamayı, yani kararın kesinleşmesinden sonraki başvuruyu ele almaktadır.

İşten çıkış kodunun işe iade bakımından etkisini ayrıca incelemek için İşten Çıkış Kodu 04 ve İşe İade Hakları rehberimize bakabilirsiniz.

10 İşgünlük Süre Hangi Tarihten Başlar?

İş Kanunu m.21 süre başlangıcını doğrudan belirlemiştir: kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının işçiye tebliği. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin karar günü, gerekçeli kararın yazıldığı gün, UYAP’ta kararın görüldüğü gün veya istinaf kararının verildiği gün tek başına 10 işgünlük sürenin başlangıcı değildir.

Önce işe iade kararının kanun yolu süreci tamamlanmalı ve karar kesinleşmelidir. Ardından kesinleşen kararın işçiye veya usulüne uygun temsil durumunda vekiline tebliğ tarihi dosyadan kontrol edilmelidir. Süre hesabında tebligatın türü de önem taşır; fiziki tebligat, elektronik tebligat veya vekile yapılan tebligat bakımından ilgili tebligat kuralları dikkate alınır.

Pratik kural: “Karar kesinleştiğini UYAP’tan bugün gördüm, 10 gün bugün başladı” şeklinde varsayım yapılmamalıdır. İşK m.21 açıkça kesinleşen kararın tebliğini başlangıç noktası olarak düzenler. Dosyada kesinleşme ve tebliğ kayıtları birlikte kontrol edilmelidir.

Elektronik tebligat kullanılıyorsa Tebligat Kanunu m.7/a’daki beşinci gün kuralı ayrıca önemlidir. Bu konunun ayrıntıları için Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır? rehberimizi inceleyebilirsiniz.

“10 İş Günü” Takvim Günü Değildir

Kanun “on gün” değil, açıkça “on işgünü” ifadesini kullanır. Bu nedenle süre hesabı yapılırken sıradan on takvim günü hesabı uygulanmaz. Resmî tatiller, hafta tatili ve işgünü kavramının somut takvimdeki karşılığı kontrol edilmelidir.

Uygulamada süre hesabını son güne bırakmak gereksiz risk yaratır. İşçinin hukuki menfaati bakımından en güvenli yöntem, kesinleşen kararın tebliği doğrulanır doğrulanmaz işe başlama iradesini açık ve ispatlanabilir şekilde işverene bildirmektir. Böylece cumartesi, pazar, resmî tatil, tebligat saati veya posta gecikmesi gibi tartışmaların önüne geçilir.

Başvurunun son gününde gönderilen belgenin ne zaman işverene ulaştığı da sonradan uyuşmazlık konusu olabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu uygulamasında işe başlatma talebinin kanunda belirli bir şekle bağlanmadığı; işçinin veya yetkili vekilinin sözlü ya da yazılı uygun araçlarla başvuru yapabileceği kabul edilmiştir. Bununla birlikte ispat kolaylığı açısından yazılı ve tarih-saat kaydı oluşturabilen yöntem kullanılmalıdır.

İşe Başlama Başvurusu Nasıl Yapılmalıdır?

İş Kanunu m.21 başvuruyu belirli bir şekil şartına bağlamamıştır. Kanunda “mutlaka noter ihtarnamesi”, “mutlaka iadeli taahhütlü mektup” veya “mutlaka işyerine bizzat gidilmesi” şartı yoktur. Bununla birlikte uyuşmazlık çıktığında başvurunun yapıldığını ve içeriğini işçi ispatlamak zorunda kalabileceğinden, ispat gücü yüksek bir yöntem seçilmelidir.

Başvuruda en az şu unsurların açık olması gerekir:

  • işçinin adı, soyadı ve iletişim bilgileri,
  • işverenin doğru ticaret unvanı veya kimliği,
  • işe iade kararının mahkemesi, esas/karar bilgisi ve kesinleşme durumu,
  • işçinin işe başlamak istediğine ilişkin açık irade beyanı,
  • işverenin işe başlama yeri ve tarihini bildirmesi talebi,
  • başvurunun tarihi,
  • başvuruyu yapan işçi veya yetkili vekilin imzası/kimliği.

Başvurunun özü “kararı kazandım, alacaklarımı ödeyin” değil, “işe başlamak istiyorum ve işe başlatılmamı talep ediyorum” iradesidir. İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre hakları, kanundaki bu işe başlama başvurusunun sonuçlarıdır.

Noter İhtarnamesi Zorunlu mudur?

Hayır. İşK m.21’de noter şartı bulunmamaktadır. Ancak noter ihtarnamesi, başvurunun tarihi, içeriği ve muhatabını belgelediği için uygulamada güçlü bir ispat aracıdır. Özellikle işverenin daha sonra “işçi hiç başvurmadı” veya “yalnız para istedi, işe dönmek istemedi” savunması yapma ihtimali varsa metnin açık hazırlanması önemlidir.

Noter dışında iadeli taahhütlü posta, KEP, işverenin kayıtlı elektronik iletişim kanalları veya teslim alındısı karşılığında elden başvuru gibi yöntemler de somut olayda delil işlevi görebilir. Buna karşılık yalnız telefon görüşmesine dayanmak, görüşmenin içeriği ve tarihi bakımından ispat sorununa neden olabilir.

Başvurunun işverenin güncel ve doğru adresine yöneltilmesi gerekir. Şirketin ticaret sicilindeki merkezi, fiili işyeri, insan kaynakları birimi ve tebligat adresi kontrol edilmelidir. Eski veya ilgisiz adrese gönderim, başvurunun işverene yöneltilip yöneltilmediği konusunda uyuşmazlık yaratabilir.

Avukat İşçi Adına İşe Başlama Başvurusu Yapabilir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında işe başlatma başvurusunun işçi tarafından bizzat yapılmasının zorunlu olmadığı, yetkili vekil aracılığıyla da yapılabileceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla işçi, avukatı aracılığıyla süresi içinde işverene işe başlatma talebini ulaştırabilir.

Ancak vekâletnamenin temsil yetkisi, başvurunun içeriği ve işçinin gerçekten işe dönme iradesi uyumlu olmalıdır. İşveren işe başlatma daveti gönderdiğinde işçinin bu davete gerçek şekilde cevap vermesi gerekir. Avukat tarafından yapılan ilk başvuru, işçinin daha sonra işe başlamaktan açıkça kaçınmasını hukuken etkisiz hâle getirmez.

Başvurunun Gerçek ve Samimi Olması Ne Demektir?

İşe iade başvurusunun amacı, yalnız tazminat almak için şeklen bir bildirim göndermek değildir. İşçi gerçekten işe başlamak istediğini ortaya koymalıdır. İşveren de işe başlatma iradesini gerçek biçimde kullanmalıdır.

İşçi başvuruda işe dönmek istediğini bildirip, işveren aynı veya esaslı ölçüde eşdeğer koşullarda işe başlaması için makul ve ciddi bir çağrı yaptığında, işçinin haklı neden olmaksızın işe başlamaması sonuç doğurabilir. Bu durumda başlangıçtaki başvurunun samimiyeti ve işveren çağrısının gerçekliği birlikte incelenir.

Öte yandan işverenin yalnız işe başlatmama tazminatından kaçınmak için görünüşte çağrı yapması, işçiyi fiilen çalıştırmayacak bir yere çağırması veya çalışma koşullarını esaslı biçimde ağırlaştırması da “gerçek işe başlatma” olarak kabul edilmeyebilir. İşverenin çağrısında işyeri, görev, işe başlama tarihi ve temel çalışma koşullarının açık olması uyuşmazlığı azaltır.

İşverenin İşçiyi İşe Başlatma Süresi Kaç Gündür?

İşçinin süresinde başvurmasının ardından İş Kanunu m.21’in birinci fıkrası uygulanır. İşveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Kanun bu aşamada “30 işgünü” veya “10 gün” değil, doğrudan bir aylık süre öngörmüştür.

İşveren bir ay içinde işçiyi işe başlatabilir veya işe başlatmama sonucunu göze alabilir. İşe başlatmama hâlinde mahkemece belirlenmiş işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar gündeme gelir.

Aşama Kanuni süre Dayanak
Kesinleşen işe iade kararından sonra işçinin başvurusu Tebliğden itibaren 10 işgünü İşK m.21
Süresinde başvurudan sonra işverenin işe başlatması 1 ay İşK m.21
İşe başlatmama tazminatı En az 4, en çok 8 aylık ücret İşK m.21
Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar En çok 4 aya kadar İşK m.21

İşveren İşçiyi Bir Ay İçinde İşe Başlatmazsa Ne Olur?

İşveren, süresinde başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa İş Kanunu m.21 gereğince işe başlatmama tazminatından sorumlu olur. Bu tazminat işçinin en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarındadır. Tazminatın miktarı işe iade kararında mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenir.

Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. 7036 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında mahkeme veya özel hakem, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarını dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler.

İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya ihbar ücreti peşin ödenmemişse bildirim süresine ait ücret ayrıca değerlendirilir. İşçi işe başlatılırsa daha önce peşin ödenen ihbar süresi ücreti ile kıdem tazminatı, kanundaki ödeme sistemine göre mahsup edilir.

İşçi 10 İşgünü İçinde Başvurmazsa Ne Olur?

İş Kanunu m.21 bu sonuca da açık cevap verir. İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmazsa işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır. İşveren yalnız bu geçerli feshin hukuki sonuçlarından sorumlu olur.

Bu durumda işe iade kararına bağlı işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre haklarının talep edilebilmesi ciddi biçimde etkilenir. Kanunun kurduğu sistem, bu hakları süresinde işe başlama başvurusuna bağlamıştır.

Buna karşılık geçerli feshe ilişkin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacakları kendi maddi şartları varsa ayrı olarak değerlendirilebilir. “10 işgünü kaçtı, bütün işçilik hakları kayboldu” sonucu doğru değildir; kaybedilen sonuç işe iade kararının özel hukuki sonuçlarıyla ilgilidir.

İşveren İşe Çağırırsa İşçi Kaç Gün İçinde Başlamalıdır?

İş Kanunu m.21 işverenin süresinde başvuru üzerine işçiyi bir ay içinde işe başlatmasını emreder; ancak işveren çağrısından sonra işçinin mutlaka belirli sayıda gün içinde başlamasını öngören ayrı ve genel bir “X günlük” süre yazmaz. İşverenin çağrısında somut işe başlama tarihi belirlenir.

İşçiye makul hazırlık imkânı tanınmalı; çağrı gerçek, açık ve işçiye ulaşmış olmalıdır. İşçinin başka şehirde bulunması, çağrının bildirim zamanı, işyerinin değişmiş olması veya çalışma koşullarındaki esaslı farklılıklar somut olayda değerlendirilir.

İşçi, haklı bir neden olmaksızın gerçek işe başlatma çağrısına uymuyorsa işe başlama başvurusunun sonucu tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle işveren çağrısı alındığında sessiz kalmak yerine yazılı cevap verilmesi ve varsa engelin belgelenmesi gerekir.

İşveren Eski İşe Değil Başka İşe Çağırabilir mi?

İşe iadenin amacı iş ilişkisinin geçersiz fesih öncesindeki esaslı koşullarıyla devam ettirilmesidir. İşverenin yönetim hakkı saklı olmakla birlikte işçiyi işe başlatma adı altında ücretini düşürmesi, unvanını esaslı biçimde değiştirmesi, çalışma yerini sözleşmeye aykırı biçimde değiştirmesi veya koşulları ağırlaştırması İş Kanunu m.22 kapsamındaki esaslı değişiklik kurallarını gündeme getirebilir.

İşK m.22’ye göre çalışma koşullarında esaslı değişiklik işçiye yazılı olarak bildirilmelidir ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklik işçiyi bağlamaz. İşe iade çağrısı ile çalışma koşulu değişikliği birbirine karıştırılmamalıdır.

İşveren gerçekten işe başlatmak istiyorsa çağrı, önceki işe veya hukuken kabul edilebilir eşdeğer koşullara dönüş imkânı vermelidir. İşçi de sırf daha yüksek tazminat elde etmek amacıyla makul işe başlatma teklifini reddetmemelidir.

İşçinin Başvurusu İşverene Ulaşmazsa Ne Olur?

Başvurunun işverene yöneltilmesi ve ispatlanabilir olması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, posta yoluyla yapılan başvurularda işçinin süresinde uygun araçla talepte bulunmasına rağmen postadaki gecikmeden veya işveren adresinin kapalı olmasından her durumda sorumlu tutulamayacağını kabul eden kararlar vermiştir.

Bununla birlikte bu yaklaşım, yanlış adrese gelişigüzel gönderim yapılabileceği anlamına gelmez. İşçinin işverenin bilinen ve güncel adresini kullanması, gönderi belgesini saklaması ve mümkünse eş zamanlı alternatif bir yazılı kanal kullanması güvenli yöntemdir.

Noter ihtarı, KEP kaydı, teslim tutanağı veya posta barkodu; başvurunun ne zaman ve hangi içerikle yapıldığının ispatında önem taşır. İçeriği görünmeyen yalnız kargo barkodu, ileride “zarfta ne vardı?” tartışmasına neden olabilir.

İşveren Başvuruyu Almaktan Kaçınırsa Ne Yapılmalıdır?

İşveren veya işyeri yetkilisi elden teslimi kabul etmiyorsa teslim girişimi tutanak altına alınabilir; ancak tek başına tarafça düzenlenen belgeye güvenilmemelidir. Noter, KEP veya resmî gönderi kanallarıyla aynı gün içinde ikinci bir ispat izi oluşturulması daha güvenlidir.

Şirket adresi kapanmışsa ticaret sicili, MERSİS, SGK işyeri kayıtları ve işverenin güncel faaliyet adresi araştırılmalıdır. Tüzel kişi işverenlerde şirket unvanı ve adresin doğru yazılması önemlidir; grup şirketi veya başka bir şirket adresine başvuru yapılması muhatap sorunu doğurabilir.

İşe İade Arabuluculukta Anlaşmayla Sonuçlanırsa Ne Olur?

İş Kanunu m.21, işe iade konusunda arabuluculukta anlaşma sağlanması hâlini ayrıca düzenler. Tarafların anlaşması hâlinde şu üç unsurun belirlenmesi zorunludur:

  • işe başlatma tarihi,
  • en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücret ve diğer hakların parasal miktarı,
  • işçinin işe başlatılmaması durumunda ödenecek işe başlatmama tazminatının parasal miktarı.

Bu üç unsur belirlenmezse kanun gereğince anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçi arabuluculukta kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hâle gelir ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur.

Bu nedenle arabuluculuk anlaşma metninde “işçi işe iade edilecektir” şeklindeki tek cümle yeterli değildir. Başlama tarihi ve parasal sonuçlar kanunun istediği açıklıkta yazılmalıdır.

İşe İade Sonrası Başvuru İçin Kontrol Listesi

Kontrol Yapılacak işlem
Karar kesin mi? İlk derece/BAM süreci ve kesinleşme kaydı kontrol edilir.
Kesinleşen karar tebliğ edildi mi? 10 işgünlük sürenin başlangıç tarihi belirlenir.
İşverenin doğru adresi Ticaret sicili ve işyeri kayıtlarıyla teyit edilir.
Başvuru metni Gerçek işe başlama talebi açıkça yazılır.
İspat yöntemi Noter, KEP, teslim tutanağı veya doğrulanabilir yazılı yöntem kullanılır.
İşveren çağrısı Bir aylık süre, işe başlama tarihi ve çalışma koşulları kayda alınır.
İşe başlatmama Tazminat ve boşta geçen süre alacaklarının tahsili değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. İşe iade kararından sonra kaç gün içinde başvuru yapılır?

İş Kanunu m.21 uyarınca kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde işverene işe başlamak için başvurulmalıdır.

2. 10 işgünü karar tarihinden mi başlar?

Hayır. Kanun başlangıcı kesinleşen kararın tebliğine bağlamıştır.

3. Noterden işe iade başvurusu yapmak zorunlu mu?

Hayır. Kanunda noter şartı yoktur. Ancak noter ihtarnamesi tarih ve içerik ispatı bakımından güçlü bir yöntemdir.

4. Avukat işe iade başvurusu yapabilir mi?

Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu uygulamasında yetkili vekil aracılığıyla başvuru geçerli kabul edilmektedir.

5. İşçi 10 işgününde başvurmazsa ne olur?

İşK m.21 gereğince işverence yapılan fesih geçerli fesih sayılır ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur.

6. İşveren kaç gün içinde işe başlatmalıdır?

Süresinde başvuru üzerine işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmalıdır.

7. İşveren işe başlatmazsa tazminat kaç aylıktır?

İşK m.21 uyarınca işe başlatmama tazminatı en az dört ve en çok sekiz aylık ücret tutarındadır; miktarı mahkeme veya özel hakem belirler.

8. Boşta geçen süre ücreti kaç aydır?

Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir.

9. İşveren farklı pozisyona çağırırsa gitmek zorunda mıyım?

Çağrının önceki veya hukuken eşdeğer çalışma koşullarını koruyup korumadığı incelenir. Esaslı değişiklik varsa İşK m.22 ayrıca uygulanır.

10. Başvuru işverene geç ulaşırsa ne olur?

Gönderim yöntemi, başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı, doğru adrese yöneltilip yöneltilmediği ve gecikmenin kaynağı birlikte değerlendirilir. Bu nedenle başvuru ilk günlerde ve ispatlanabilir biçimde yapılmalıdır.

11. İşe dönmek istemiyorum, sadece tazminat alabilir miyim?

İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre sonuçları kanundaki süresinde işe başlama başvurusuna bağlıdır. Yalnız tazminat alma amacıyla gerçek işe başlama iradesi olmadan yapılan şekli başvuru uyuşmazlık doğurabilir.

12. Arabuluculukta işe iade anlaşmasında neler yazmalıdır?

İşK m.21 uyarınca işe başlatma tarihi, boşta geçen süre ücret ve diğer hakların parasal miktarı ile işe başlatmama hâlinde tazminatın parasal miktarı belirlenmelidir.

Resmî Kaynaklar

İşe iadenin şartları ve karar sonrası sonuçlar için 4857 sayılı İş Kanunu m.18-22; zorunlu arabuluculuk ve iş mahkemesi usulü için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu; güncel uygulama bilgileri için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İş Kanunu Sıkça Sorulan Sorular bölümü esas alınmalıdır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu m.18-22 ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Karar tarihinden sonraki kanun yolu, kesinleşme, tebliğ, 10 işgünlük işçi başvurusu ve işverenin bir aylık işe başlatma süresi birbirinden ayrılmıştır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin · Tel/WhatsApp: +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp