İİK 89/3 Menfi Tespit Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu? 15 Günlük Süre | 2026
İİK m.89/3 Menfi Tespit Davası Nedir?
İcra ve İflas Kanunu m.89, takip borçlusunun üçüncü kişide bulunan alacak veya taşınır malının haczinde özel bir ihbarname sistemi kurar. Birinci haciz ihbarnamesine yedi gün içinde itiraz edilmezse borç üçüncü kişinin zimmetinde veya mal elinde sayılır ve ikinci haciz ihbarnamesi gönderilir. İkinci ihbarnameye de yedi gün içinde itiraz edilmezse üçüncü haciz ihbarnamesi aşamasına geçilir.
Üçüncü haciz ihbarnamesinde üçüncü kişiye, zimmetinde sayılan parayı icra dairesine ödemesi veya elinde sayılan malı teslim etmesi; aksi hâlde 15 gün içinde menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir. Üçüncü kişinin bu dava ile amacı, takip borçlusuna gerçekte borçlu olmadığını veya takip borçlusuna ait malın elinde bulunmadığını ispatlamaktır.
Bu dava, takip borçlusunun İİK m.72 kapsamında açtığı genel menfi tespit davasıyla aynı hukuki ihtiyacı paylaşsa da davacısı ve süresi bakımından özel bir düzenlemeye tabidir. İİK m.89/3’te davacı, haciz ihbarnamelerinin muhatabı olan üçüncü kişidir ve kanunda açıkça kısa bir 15 günlük süre öngörülmüştür.
Haciz müzekkeresi ile 89/1 ihbarnamesi arasındaki temel fark için Haciz Müzekkeresi ile İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Farkı rehberimiz incelenebilir. Üçüncü kişinin ilk aşamada verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiasındaki farklı yol için ise İİK 89/4 gerçeğe aykırı itiraz rehberimize bakılabilir.
Üçüncü Haciz İhbarnamesinde 15 Günlük Süre Nasıl İşler?
İİK m.89/3’te üçüncü kişinin üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açması gerektiği düzenlenmiştir. Uygulamada ve Yargıtay kararlarında bu süre hak düşürücü süre olarak kabul edilir. Sürenin geçirilmesi hâlinde mahkeme bunu taraf ileri sürmese dahi kendiliğinden dikkate alabilir.
Süre hesabının başlangıcı usulüne uygun tebliğ tarihidir. Fiziki tebligatta 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri; elektronik tebligatta ise m.7/a’daki özel kural uygulanır. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. UETS ekranında iletinin sisteme düştüğü tarih ile hukuken tebliğ tarihi bu nedenle farklı olabilir.
Hak düşürücü süre kısa olduğu için üçüncü kişi önce “icra dosyasına itiraz yazısı” verip sonrasında dava açmayı beklememelidir. Üçüncü haciz ihbarnamesi aşamasında İİK m.89/3, birinci ve ikinci ihbarnamedeki yedi günlük icra dairesine itiraz mekanizması yerine menfi tespit davasını öngörür.
Usulsüz tebligat iddiası varsa, tebliğ tarihinin düzeltilmesi veya icra müdürlüğü işleminin şikâyet edilmesi ayrı bir hukuki yoldur. Ancak üçüncü kişi, yalnız şikâyet yoluna güvenerek 15 günlük menfi tespit süresinin kendiliğinden korunacağını varsaymamalıdır. Süre ve dava şartı birlikte yönetilmelidir.
İİK 89/3 Menfi Tespit Davasında Arabuluculuk Ne Zaman Zorunlu?
Arabuluculuğun zorunlu olup olmadığına yalnız “davanın adı menfi tespit” denilerek karar verilemez. Önce uyuşmazlığın maddi hukuk bakımından hangi dava şartı arabuluculuk rejimine girdiği belirlenmelidir. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığının ticari uyuşmazlıklara ilişkin açıklamalarında, İİK m.89/3 uyarınca açılacak menfi tespit davasında uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamında ise arabuluculuk hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmektedir.
Bu nedenle üçüncü kişi ile takip alacaklısı arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması en sık karşılaşılan örnektir. Özellikle iki şirket veya iki tacir arasındaki ticari faaliyetten kaynaklanan ve İİK m.89 nedeniyle üçüncü kişiye yönelen parasal uyuşmazlıklarda TTK m.5/A’nın güncel metni incelenmelidir.
Buna karşılık üçüncü kişi tacir değilse veya uyuşmazlık ticari dava niteliğinde değilse sırf icra dosyasının ticari bir alacağa dayanması otomatik olarak TTK m.5/A sonucunu doğurmaz. Tarafların sıfatı, alacağın kaynağı, davanın görevli mahkemesi ve özel dava şartı hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin işçinin işverenden olan ücret alacağı üzerine haciz ihbarnamesi gönderilen işverenin konumu, ticari cari hesap borcunun haczinden farklıdır. Aynı şekilde tüketici ilişkisinden doğan bir borcun üçüncü kişi üzerinden tartışılması, tüketici hukukuna özgü dava şartı hükümlerini gündeme getirebilir.
Ticari Menfi Tespit Davalarında TTK m.5/A Ne Diyor?
7445 sayılı Kanunla TTK m.5/A değiştirildi ve 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması açıkça dava şartı hâline getirildi. Bu değişiklik, önceki dönemde menfi tespit davalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda oluşan tartışmayı kanun düzeyinde önemli ölçüde sona erdirdi.
Bu tarih ayrımı önemlidir. 1 Eylül 2023 öncesindeki Yargıtay kararlarında ticari menfi tespit davalarının TTK m.5/A kapsamında olmadığı yönünde kararlar bulunur. İnternette hâlâ bu eski döneme ait kararlar ve makaleler yoğun biçimde görünmektedir. 2026 yılında açılacak bir davada eski içtihadı güncel kanun metninin yerine koymak doğru değildir.
Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 2025 iş bölümü kararında da tarafları tacir olan İİK m.89 uyarınca açılmış menfi tespit davalarının ticari uyuşmazlık kapsamında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Ancak görev ve dava şartı değerlendirmesi somut ilişkiye göre yapılmalıdır; sırf haciz ihbarnamesi var diye bütün m.89/3 davaları asliye ticaret mahkemesinde görülmez.
Arabuluculuk sürecinde üçüncü kişi, takip alacaklısını karşı taraf göstermeli ve uyuşmazlığı “İİK m.89/3 kapsamında üçüncü haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti” olarak açık tanımlamalıdır. Son tutanakta uyuşmazlığın konusu ile daha sonra açılan dava arasında özdeşlik bulunması dava şartı yönünden önem taşır.
İş ve Tüketici Uyuşmazlıklarında Durum Nedir?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3’te 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, işçi veya işveren alacağı ve tazminatıyla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da dava şartı arabuluculuk kapsamına açıkça alınmıştır. Bu hüküm de 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girmiştir.
Dolayısıyla İİK m.89/3 menfi tespit uyuşmazlığının temelinde iş hukukundan doğan ve İş Mahkemeleri Kanunu m.3 kapsamına giren bir ilişki varsa bu özel dava şartı ayrıca uygulanır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları ise kanundaki istisna nedeniyle ayrıca incelenmelidir.
Tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar için dava şartı arabuluculuk sistemi kurar ve maddede sayılan istisnalar dışında arabulucuya başvurulmasını zorunlu tutar. İİK m.89/3 davasının temel ilişkisinin tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olup olmadığı buna göre belirlenir.
Bu nedenle “89/3 = her zaman arabuluculuk” veya “89/3 = hiçbir zaman arabuluculuk yok” şeklindeki iki genelleme de yanlıştır. Doğru yöntem, önce somut uyuşmazlığın görev ve hukuki niteliğini belirlemek, sonra ilgili dava şartı hükmünü uygulamaktır.
Arabuluculuğa Başvuru 15 Günlük Süreyi Durdurur mu?
Dava şartı arabuluculuğun uygulandığı uyuşmazlıklarda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A/15 doğrudan önem taşır. Hükme göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı işlemez ve hak düşürücü süre işlemez.
İİK m.89/3’teki 15 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte kabul edilmesi nedeniyle, dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir 89/3 uyuşmazlığında süresinde yapılan arabuluculuk başvurusu hak düşürücü sürenin arabuluculuk süresince işlememesini sağlar. Son tutanak düzenlendikten sonra kalan süre yeniden işlemeye devam eder.
Burada “15 gün yeniden başlar” denilmemelidir. Kanun sürenin işlememesini öngörür; arabuluculuk başvurusuna kadar kaç gün geçtiyse son tutanaktan sonra kalan süre takip edilmelidir. Örneğin üçüncü haciz ihbarnamesinin hukuken tebliğinden sonra 5. günde arabuluculuk bürosuna başvurulmuşsa, son tutanak düzenlendiğinde kural olarak 15 günlük sürenin kullanılmamış 10 günlük kısmı esas alınır. Süre hesabında hafta sonu, resmî tatil ve HMK m.90-93 hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Dava şartı olmayan bir uyuşmazlıkta ihtiyari arabuluculuğa başvurmanın İİK m.89/3’teki hak düşürücü süreye etkisi aynı şekilde kabul edilmemelidir. Eski Yargıtay kararlarında, o dönemde zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunmayan ticari menfi tespit davalarında ihtiyari arabuluculuğa başvurunun 15 günlük hak düşürücü süreyi korumadığı sonucuna varılmıştır. Bugün 7445 sonrası ticari menfi tespitler bakımından kanun değişmiştir; dolayısıyla kararın ait olduğu dönem mutlaka kontrol edilmelidir.
İİK 89/3 Menfi Tespit Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisi?
İİK m.89/3 üçüncü kişiye davayı “takibin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde” açma imkânı verir. Bu düzenleme yetki bakımından özel bir seçim hakkı tanır. Ancak hangi tür ilk derece mahkemesinin görevli olduğu, temel hukuki ilişkinin niteliğine göre ayrıca belirlenir.
Uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari dava veya TTK’da mutlak ticari dava niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir. Tüketici uyuşmazlığında tüketici mahkemesi, iş hukukuna tabi uyuşmazlıkta iş mahkemesi gündeme gelebilir. Bu nedenle yalnız icra takibinin açıldığı daireye bakarak görevli mahkeme seçilmemelidir.
Tarafların tacir olup olmadığı da tek başına her zaman yeterli değildir. Yargıtay 2025 iş bölümü kararında tarafları tacir olan İİK m.89 davaları ile tarafların tacir olmasına rağmen işin ticari işletmeyle ilgili olmadığı durumlar ayrı biçimde gösterilmiştir. Görev, maddi hukuki ilişki üzerinden kurulmalıdır.
Yanlış görevli mahkemede dava açılması kısa hak düşürücü süre nedeniyle ciddi risk yaratır. HMK m.20’deki görevsizlik sonrası gönderme prosedürü ayrı olmakla birlikte, 15 günlük süre ve arabuluculuk bakımından dava açılmadan önce görev analizi yapılması güvenlidir.
İİK 89/3 Davasında İspat Yükü Kimdedir?
İİK m.89/3 açık bir ispat kuralı getirir: üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek üzere dava açar. Birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmediği için oluşan karineyi çürütme yükü üçüncü kişidedir.
Üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını her türlü delille değil, uyuşmazlığın niteliğine ve delil hukukuna uygun araçlarla ortaya koymalıdır. Ticari uyuşmazlıklarda ticari defterler, cari hesap, faturalar, banka hareketleri, sözleşmeler, mahsup kayıtları ve hakediş belgeleri kritik olabilir.
“Borç yoktu” şeklindeki soyut beyan yeterli değildir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte borcun doğup doğmadığı, vadesi, miktarı, ödeme veya mahsupla sona erip ermediği ve varsa şarta bağlı olup olmadığı belgelerle açıklanmalıdır.
Genel menfi tespit davasının yapısı hakkında İcra Takibinden Sonra Menfi Tespit Davası rehberimiz incelenebilir; ancak İİK m.89/3 üçüncü kişi bakımından özel süre ve özel sonuçlar içerdiği için bu iki dava birebir aynı kabul edilmemelidir.
İİK 89/3 Davası Açılınca Cebri İcra Kendiliğinden Durur mu?
Kanun, yalnız davanın açılmasını yeterli görmez. Üçüncü kişi 15 günlük süre içinde menfi tespit davası açtıktan sonra, açtığı davaya ilişkin belgeyi üçüncü haciz ihbarnamesinin bildirim tarihinden itibaren 20 gün içinde ilgili icra dairesine sunarsa hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen karar kesinleşinceye kadar durur.
Bu nedenle iki ayrı süre vardır: menfi tespit davası için 15 gün ve dava açıldığına ilişkin belgenin icra dosyasına sunulması için kanundaki 20 günlük süre. Bu süreler tek bir takvim sanılmamalıdır.
Arabuluculuk dava şartı olan dosyada 15 günlük hak düşürücü süre arabuluculuk boyunca işlemese de İİK m.89/3’teki icra dairesine belge sunma yükümlülüğünün nasıl yönetileceği ayrıca dikkat gerektirir. En güvenli uygulama, dava açılır açılmaz dava tevzi veya esas kaydını gösteren belgeyi gecikmeden icra dosyasına sunmak ve icra müdürlüğünden cebri icra işlemlerinin durdurulması talebinde bulunmaktır.
UYAP’ta icra dosyasındaki tebligat, safahat ve evrakların nasıl okunacağı için UYAP Vatandaş Portal İcra Dosyası Sorgulama rehberimizden yararlanılabilir.
İİK 89/3 ve Arabuluculukta Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, 2021-2022 tarihli eski Yargıtay kararlarına bakarak 2026’da ticari menfi tespit davalarında arabuluculuğun hâlâ zorunlu olmadığını sanmaktır. 7445 sayılı Kanunla TTK m.5/A 1 Eylül 2023’ten itibaren değişmiştir.
İkinci hata, üçüncü haciz ihbarnamesine de icra dairesine yedi günlük itiraz yapılacağını düşünmektir. Üçüncü aşamada kanun 15 gün içinde menfi tespit davası açılmasını öngörür.
Üçüncü hata, arabuluculuğa başvurunca 15 günlük sürenin sıfırlandığını sanmaktır. Dava şartı arabuluculukta süre başvurudan son tutanağa kadar işlemez; başvurudan önce kullanılan günler ortadan kalkmaz.
Dördüncü hata, arabuluculuk zorunlu olmadığı hâlde ihtiyari başvurunun hak düşürücü süreyi mutlaka koruyacağını varsaymaktır. Dava şartı rejimi ve somut hukuki ilişki ayrılmalıdır.
Beşinci hata, dava açıldıktan sonra icra dosyasına hiçbir belge sunmamaktır. İİK m.89/3, cebri icranın durması için dava açıldığını gösteren belgenin kanuni süre içinde icra dairesine sunulmasını ayrıca düzenler.
Altıncı hata, uyuşmazlığın görevli mahkemesini yalnız tarafların şirket olmasına göre belirlemektir. Tacir sıfatı, ticari işletmeyle bağlantı ve özel görev kuralları birlikte incelenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
1. 89/3 menfi tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Her dosyada değil. Uyuşmazlık TTK m.5/A, 7036 m.3, 6502 m.73/A veya başka bir dava şartı arabuluculuk hükmü kapsamına giriyorsa zorunludur.
2. Ticari 89/3 menfi tespit davasında arabuluculuk var mı?
Evet. 1 Eylül 2023’ten itibaren TTK m.5/A kapsamındaki ticari menfi tespit davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır.
3. 89/3 davası kaç gün içinde açılır?
Üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde açılır.
4. 15 günlük süre hak düşürücü mü?
Evet. Uygulamada ve Yargıtay kararlarında hak düşürücü süre olarak kabul edilir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
5. Arabuluculuğa başvurunca 15 gün durur mu?
Dava şartı arabuluculuk kapsamında ise 6325 m.18/A/15 uyarınca başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü süre işlemez.
6. Arabuluculuk bitince yeni 15 gün mü başlar?
Hayır. Başvuruya kadar kullanılan süre silinmez; son tutanaktan sonra kalan süre işlemeye devam eder.
7. Eski Yargıtay kararlarında neden arabuluculuk zorunlu değil deniyor?
Çünkü TTK m.5/A, ticari menfi tespit davalarını açıkça 1 Eylül 2023’ten itibaren dava şartı arabuluculuk kapsamına aldı. Daha eski kararlar önceki kanun dönemine ilişkindir.
8. Görevli mahkeme her zaman asliye ticaret mi?
Hayır. Görev temel hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir. Ticari, iş veya tüketici uyuşmazlığı olup olmadığı ayrıca incelenir.
9. Yetkili mahkeme neresi?
İİK m.89/3, takibin yapıldığı yer veya üçüncü kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılmasına imkân tanır.
10. Dava açılınca icra otomatik durur mu?
Kanundaki belge sunma şartı ayrıca yerine getirilmelidir. Dava açıldığını gösteren belge ilgili icra dairesine m.89/3’teki süre içinde sunulmalıdır.
11. İspat yükü kimde?
Takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın ona ait olmadığını ileri süren üçüncü kişi, bu iddiasını ispat etmek zorundadır.
12. UETS’de hangi tarih esas alınır?
7201 sayılı Kanun m.7/a uyarınca elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. 15 günlük süre bu hukuki tebliğ tarihine göre hesaplanır.
Resmî Kaynaklar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Adalet Bakanlığı – Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk
7445 sayılı Kanun – Resmî Gazete
Adalet Bakanlığı Arabuluculuk SSS
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
