B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Haciz İhbarnamesine Gerçeğe Aykırı İtirazın Sonucu Nedir? İİK 89/4 ve 338 | 2026

Kısa ve net cevap: Üçüncü kişi İİK m.89 haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmiş fakat verdiği cevap gerçeğe aykırıysa, alacaklı İİK m.89/4 uyarınca üçüncü kişinin cevabının aksini icra mahkemesinde ispat ederek hem İİK m.338/1 kapsamında cezalandırılmasını hem de uğradığı zarar nedeniyle tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İİK m.338/1, bu Kanuna göre istenen beyanı hakikate aykırı yapan kişi için alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörür. Ceza şikâyeti yönünden İİK m.347’deki üç aylık ve her hâlde bir yıllık süre ayrıca dikkate alınmalıdır.

İİK m.89/4 Ne Düzenler?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişideki alacağı veya üçüncü kişinin elindeki taşınır malı için özel bir haciz ihbarnamesi sistemi kurar. Üçüncü kişi, birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine kanundaki süre içinde itiraz ederek takip borçlusuna borçlu olmadığını, borcun daha önce ödendiğini, malın kendisine ait olduğunu veya kanunda belirtilen başka bir itiraz sebebinin bulunduğunu bildirebilir.

İtiraz süresinde yapılmışsa, sırf alacaklının itirazı kabul etmemesi nedeniyle üçüncü kişinin borç zimmetinde sayılmaz. Ancak üçüncü kişinin verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülebiliyorsa İİK m.89/4 devreye girer. Hükme göre alacaklı, üçüncü kişinin verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İİK m.338/1 uyarınca cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir.

Bu sistem iki ayrı sonucu aynı maddede bir araya getirir. Birincisi ceza sonucudur: hakikate aykırı beyanın İİK m.338/1 kapsamında cezalandırılması. İkincisi özel hukuk sonucudur: gerçeğe aykırı cevap yüzünden alacaklının uğradığı zararın tazmini. İki talebin hukuki niteliği ve sorumluluk süjesi aynı değildir; bu nedenle dilekçede talepler açıkça ayrılmalıdır.

Haciz müzekkeresi ile İİK m.89 haciz ihbarnamesinin birbirinden nasıl ayrıldığı konusunda önce Haciz Müzekkeresi ile İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Arasındaki Fark rehberimiz incelenmelidir. Çünkü m.89/4’teki özel yaptırım, İİK m.89 sisteminde gönderilen haciz ihbarnamesine verilen gerçeğe aykırı cevapla ilgilidir.

Haciz İhbarnamesine Haksız İtiraz ile Gerçeğe Aykırı İtiraz Aynı Şey mi?

Uygulamada “haksız itiraz” ifadesi sık kullanılır; ancak İİK m.89/4 bakımından asıl mesele üçüncü kişinin verdiği cevabın gerçeğe aykırı olmasıdır. Üçüncü kişinin hukuki yorumu alacaklıdan farklı diye otomatik olarak m.89/4 sorumluluğu doğmaz. Alacaklı, üçüncü kişinin ihbarnameye verdiği cevabın maddi gerçeğe aykırı olduğunu ispatlamalıdır.

Örneğin takip borçlusu ile üçüncü kişi arasında haciz ihbarnamesi tarihinde kesinleşmiş ve muaccel bir alacak-borç ilişkisi bulunduğu hâlde üçüncü kişinin “borçlu değilim” cevabı vermesi; muhasebe kayıtları, banka hareketleri, fatura, hakediş, sözleşme veya cari hesap kayıtlarıyla aksinin ortaya konulması hâlinde m.89/4 incelemesine konu olabilir.

Buna karşılık üçüncü kişi borcun varlığını değil miktarını tartışıyorsa, karşılıklı mahsup varsa, alacak şarta bağlıysa, vadesi veya hukuki niteliği tartışmalıysa dosya daha ayrıntılı incelenmelidir. İİK m.89/4’te alacaklı, salt haciz ihbarnamesini dosyaya sunmakla yetinemez; üçüncü kişinin cevabının aksini kanıtlamalıdır.

Önemli: Süresinde itiraz edilmemesi ile süresinde fakat gerçeğe aykırı itiraz edilmesi farklıdır. İtiraz edilmezse İİK m.89’un ikinci ve üçüncü ihbarname zinciri işler. Süresinde itiraz varsa üçüncü kişi zimmet sonucundan korunur; ancak cevap gerçeğe aykırıysa alacaklı m.89/4 yoluna başvurabilir.

İİK 89/4 Davasında İspat Yükü Kimdedir?

İİK m.89/4 açık biçimde alacaklının, üçüncü kişinin verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat etmesini öngörür. Bu nedenle başlangıç noktası, alacaklının “üçüncü kişi aslında takip borçlusuna borçluydu veya takip borçlusuna ait mal elindeydi” iddiasını somut delillerle ortaya koymasıdır.

İspat yalnız tek bir belgeyle sınırlı değildir. Ticari defterler, banka hareketleri, cari hesap ekstreleri, fatura ve irsaliyeler, hakediş belgeleri, sözleşmeler, çek ve senet kayıtları, mahsup belgeleri, elektronik yazışmalar, vergi kayıtları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi uyuşmazlığın niteliğine göre önem taşıyabilir.

Özellikle şirketler arası ticari ilişkide haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi kritik eşiktir. Mahkeme, bu tarih itibarıyla takip borçlusunun üçüncü kişiden alacağının bulunup bulunmadığını ve varsa miktarını belirlemelidir. Daha sonra doğan bir borç veya daha önce sona ermiş bir borç aynı şekilde değerlendirilemez.

Alacaklı açısından dilekçede yalnız “ticari ilişkileri vardı” denilmesi yeterli değildir. Hangi sözleşmenin, faturanın, hakedişin veya banka hareketinin hangi alacağı gösterdiği açıklanmalı; istenen kayıtların nereden getirtilmesi gerektiği belirtilmelidir. Bu yaklaşım hem ispat konusunu daraltır hem bilirkişi incelemesinin denetlenebilirliğini artırır.

İİK 89/4 Kapsamında Tazminatın Konusu Nedir?

İİK m.89/4’teki tazminat, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı cevabı nedeniyle takip alacaklısının uğradığı zararı karşılamaya yöneliktir. Bu nedenle tazminat talebi, cezalandırma talebinden ayrı bir maddi sorumluluk değerlendirmesi gerektirir.

Alacaklı, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı cevabı yüzünden hangi alacağını tahsil edemediğini veya gecikmeli tahsil ettiğini ortaya koymalıdır. Haciz ihbarnamesi tarihinde üçüncü kişinin takip borçlusuna borcu yoksa sırf taraflar arasında ticari ilişki bulunması tazminat için yeterli olmaz.

Tazminat miktarının belirlenmesinde takip dosyasındaki alacak, üçüncü kişinin gerçekte borçlu olduğu tutar ve gerçeğe aykırı cevapla zarar arasındaki nedensellik bağı birlikte değerlendirilir. Talep, üçüncü kişinin hiçbir zaman borçlu olmadığı tutarlara doğru genişletilemez.

Genel menfi tespit davası ile İİK m.89’a özgü mekanizmaların karıştırılmaması gerekir. Borçlu olmadığının tespiti konusunda genel çerçeve için İcra Takibinden Sonra Menfi Tespit Davası rehberimize bakılabilir; ancak üçüncü haciz ihbarnamesi sonrası açılan m.89/3 davası ve m.89/4 tazminat yolu özel hükümlere tabidir.

İİK m.338/1’e Göre Gerçeğe Aykırı Beyanın Cezası Nedir?

İİK m.338/1’in güncel metni açıktır: “Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı cevap iddiasında İİK m.89/4 doğrudan bu fıkraya gönderme yapar.

Ceza sorumluluğu kişiseldir. Özellikle tüzel kişilerin cevap verdiği haciz ihbarnamelerinde şirketin tazminat sorumluluğu ile gerçeğe aykırı beyanı fiilen gerçekleştiren gerçek kişinin ceza sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır. Şirket adına kimin cevap verdiği, imza ve temsil yetkisi, cevabın hazırlanmasına ilişkin süreç ve kişinin gerçeğe aykırılığı bilip bilmediği dosya bazında değerlendirilir.

İİK m.338/1’in uygulanması için yalnız yanlış sonuca ulaşılmış olması yeterli değildir. Kanun “hakikate aykırı beyan” şartını arar. Bu nedenle suçun maddi ve manevi unsurları, şikâyet şartı ve süresi ayrı ayrı incelenmelidir.

Ceza talebi ile tazminat talebi aynı dilekçede birlikte ileri sürülebilse de mahkemenin her talep bakımından farklı hukuki ölçütleri değerlendirmesi gerekir. Bu ayrım, tüzel kişi üçüncü kişi bulunan dosyalarda özellikle önemlidir.

Gerçeğe Aykırı İtirazda Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

İİK m.338/1’deki ceza bakımından alacaklının şikâyeti gerekir. İİK m.347, İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili ceza bölümündeki fiiller bakımından genel şikâyet süresini düzenler: şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Bu süreler birlikte değerlendirilir. Alacaklı gerçeğe aykırı cevabı ne zaman öğrendiğini ve fiilin ne zaman işlendiğini dosyada açıkça belirlemelidir. “Öğrenme” tarihi, yalnız haciz ihbarnamesine itiraz dilekçesinin tebliğ tarihiyle her zaman aynı olmayabilir; gerçeğe aykırılığı gösteren olgunun ne zaman öğrenildiği somut olayda önem taşır.

Şikâyet süresinin kaçırılması ceza talebi bakımından hak kaybına yol açabilir. Tazminat isteminin hukuki niteliği ve tabi olduğu süre ise ceza şikâyet süresiyle otomatik olarak aynı kabul edilmemelidir; iki talebin ayrı hukuki karakteri vardır.

İcra dosyasındaki evrak ve safahatın nasıl kontrol edileceği için UYAP Vatandaş Portal İcra Dosyası Sorgulama rehberimizden yararlanılabilir.

Şirket Haciz İhbarnamesine Gerçeğe Aykırı Cevap Verirse Kim Sorumlu Olur?

Üçüncü kişi bir limited veya anonim şirketse iki ayrı sorumluluk düzlemi vardır. Tazminat talebi, haciz ihbarnamesinin muhatabı olan üçüncü kişi tüzel kişiliğe yöneltilir. Ceza sorumluluğu ise kişisellik ilkesi gereği gerçeğe aykırı beyanın oluşumundaki gerçek kişi bakımından değerlendirilir.

Bu nedenle yalnız şirket yetkilisini tazminat davalısı göstermek ile şirket tüzel kişiliğini davalı göstermek aynı değildir. Haciz ihbarnamesinin kime tebliğ edildiği, cevabın hangi tüzel kişi adına verildiği ve alacağın hangi hukuki ilişkiye ait olduğu dosyanın başında netleştirilmelidir.

Örneğin grup şirketleri arasında benzer ticaret unvanları bulunması, yanlış şirket adına hesap tutulması veya ödemelerin başka bir grup şirketi üzerinden yapılması uyuşmazlığı karmaşıklaştırabilir. Bu durumda banka dekontlarında gönderici/alıcı, fatura düzenleyen şirket, sözleşmenin tarafı, vergi numarası ve cari hesap kayıtları birlikte incelenmelidir.

Şirket yetkilisi açısından da sadece imza yetkisi bulunması tek başına yeterli bir değerlendirme değildir. Haciz ihbarnamesine verilen cevabın kim tarafından hazırlandığı, hangi kayıtlara dayanıldığı, imza ve temsil sürecinin nasıl işlediği araştırılır.

Gerçeğe Aykırı İtiraz İddiasında Hangi Deliller Önemlidir?

Delil Gösterdiği konu
Haciz ihbarnamesi ve tebliğ belgesi İhbarname tarihi, muhatap ve kanuni sürecin başlangıcı
Üçüncü kişinin itiraz dilekçesi Hangi olgunun inkâr edildiği veya hangi miktarın kabul edildiği
Ticari defterler ve cari hesap Takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki borç-alacak ilişkisi
Fatura, hakediş, irsaliye Borcun sebebi, miktarı ve doğum zamanı
Banka kayıtları Ödeme tarihi, miktarı, kime yapıldığı ve ihbarname sonrası hareket
Sözleşmeler ve ekleri Alacağın vadesi, koşulu, mahsup ve teminat hükümleri
Bilirkişi incelemesi Karmaşık muhasebe kayıtlarının karşılaştırılması

Delillerin odak noktası haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihidir. O tarihte takip borçlusunun üçüncü kişiden alacağı bulunup bulunmadığı ve alacağın niteliği saptanmalıdır. Sonradan düzenlenen belgeler de delil olabilir; ancak asıl olayı geriye dönük doğrulayıp doğrulamadığı incelenir.

Üçüncü kişi itirazında “borcum yoktur” demiş ancak ihbarname sonrasında takip borçlusuna ödeme yapmışsa, ödemenin hangi hukuki ilişkiye ait olduğu açıklanmalıdır. Ödeme, tek başına her durumda ihbarname tarihindeki borcu ispatlamaz; fakat araştırılması gereken güçlü bir kayıt olabilir.

Üçüncü Kişi Gerçeğe Aykırı İtiraz Davasında Nasıl Savunma Yapmalı?

Üçüncü kişinin savunması ilk olarak ihbarname tarihindeki hukuki ve mali durumu netleştirmelidir. Takip borçlusuna borç olmadığı iddia ediliyorsa bunun nedeni açıkça yazılmalıdır: borç daha önce ödenmiş olabilir, mahsup edilmiş olabilir, sözleşme feshedilmiş olabilir, alacak henüz doğmamış olabilir veya borç başka bir tüzel kişiye ait olabilir.

İkinci olarak itirazın hazırlanmasında kullanılan muhasebe kayıtları korunmalı ve mahkemeye sunulmalıdır. Cari hesabın yalnız bir sayfası yerine dönemsel hareketler, ilgili faturalar, banka dekontları ve karşı kayıtlar birlikte gösterilmelidir.

Üçüncü olarak ceza talebi ile tazminat talebine ayrı cevap verilmelidir. Tazminatta borç-alacak ve zarar ilişkisi; ceza talebinde gerçeğe aykırı beyanın kişisel unsurları, şikâyet süresi ve sorumluluk sahibi kişi önem taşır.

Dördüncü olarak ihbarnamenin usulüne uygun tebliği, itirazın süresi ve içeriği kontrol edilmelidir. İcra dosyasında tarafların varsayımlarına değil, UYAP ve tebligat kayıtlarına dayanılmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

En sık hata, üçüncü kişinin süresinde itiraz etmesini “artık hiçbir sorumluluk doğmaz” şeklinde yorumlamaktır. Süresinde itiraz, İİK m.89’un zimmet karinesini önler; fakat cevap gerçeğe aykırıysa m.89/4 ayrı bir yol açar.

İkinci hata, her hatalı muhasebe kaydını otomatik suç saymaktır. Ceza sorumluluğu için İİK m.338/1’in unsurları ve kişisel sorumluluk değerlendirilmelidir. Üçüncü hata, tazminatı şirket yerine doğrudan şirket yetkilisine yöneltmek veya ceza sorumluluğunu tüzel kişiliğe yüklemektir.

Dördüncü hata, şikâyet süresini genel icra şikâyeti süresi olan İİK m.16’daki yedi günle karıştırmaktır. İİK m.338 kapsamındaki fiiller için İİK m.347’nin üç ay ve her hâlde bir yıllık şikâyet süresi uygulanır.

Beşinci hata, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihindeki borç durumunu değil dava tarihindeki cari hesabı esas almaktır. İspat, ilgili tarih kesitine göre kurulmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

1. 89/1 haciz ihbarnamesine yalan cevap verilirse ne olur?

Alacaklı İİK m.89/4 uyarınca cevabın aksini icra mahkemesinde ispatlayarak ceza ve tazminat talep edebilir.

2. Gerçeğe aykırı beyanın cezası nedir?

İİK m.338/1 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülür.

3. Alacaklı neyi ispatlamak zorundadır?

Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine verdiği cevabın aksini; yani ihbarname tarihinde takip borçlusuna karşı gerçekte borç veya mal ilişkisinin bulunduğunu ispatlamalıdır.

4. Haksız itiraz ile gerçeğe aykırı itiraz aynı mıdır?

İİK m.89/4 bakımından belirleyici kavram gerçeğe aykırı cevaptır. Salt hukuki görüş ayrılığı otomatik olarak m.89/4 sorumluluğu doğurmaz.

5. Şikâyet süresi kaç aydır?

İİK m.347 uyarınca fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıldır.

6. Tazminat için şirket yetkilisine dava açılır mı?

Haciz ihbarnamesinin muhatabı bir tüzel kişiyse tazminat sorumluluğu bakımından tüzel kişi ile ceza sorumluluğu bakımından gerçek kişi ayrımı yapılmalıdır.

7. Ticari defterler delil olur mu?

Evet. Özellikle şirketler arası uyuşmazlıklarda ticari defterler, cari hesap, banka kayıtları, fatura ve hakedişler temel delillerdendir.

8. Üçüncü kişi süresinde itiraz etmişse borç zimmetinde sayılır mı?

Hayır. Süresinde itiraz, m.89’daki zimmet sonucunu önler. Ancak cevabın gerçeğe aykırı olduğu m.89/4 kapsamında ispatlanabilir.

9. Ceza ve tazminat birlikte istenebilir mi?

Evet. İİK m.89/4 alacaklıya hem İİK m.338/1 uyarınca cezalandırma hem de tazminat isteme imkânı tanır.

10. Haciz ihbarnamesinden sonra borçluya ödeme yapılırsa ne olur?

Ödemenin tarihi, sebebi ve hangi borca ilişkin olduğu incelenir. İhbarname tarihindeki borç ve sonraki ödeme kayıtları birlikte değerlendirilir.

11. İcra mahkemesi tazminat istemini hangi usulle inceler?

İİK m.89/4, icra mahkemesinin tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre çözmesini düzenler.

12. Yanlış şirkete gelen haciz ihbarnamesine nasıl cevap verilir?

Şirket, takip borçlusuyla hukuki ilişkisinin bulunmadığını veya borcun başka tüzel kişiye ait olduğunu somut kayıtlarla süresinde icra dairesine bildirmelidir.

Resmî Kaynaklar

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
UYAP – Adalet Bakanlığı
Yargıtay Karar Arama

Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu | Mersin Avukat
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan İİK m.89/4, m.338/1 ve m.347 esas alınarak hazırlanmıştır. Haciz ihbarnamesine süresinde itiraz ile gerçeğe aykırı itirazın hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp