B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Savcılık İfade Çağrısına Gidilmezse Ne Olur? 2026 | CMK 145-146

Kısa ve net cevap: Cumhuriyet savcılığı, polis veya jandarma tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişi geçerli çağrıya mazeretsiz olarak gitmezse hakkında zorla getirme kararı verilebilir. CMK m.145 uyarınca ifadeye çağrı, çağrı kâğıdıyla yapılır ve çağrılma nedeni açıkça belirtilir; çağrıya uyulmaması hâlinde zorla getirileceği yazılır. CMK m.146 ise zorla getirme kararının koşullarını ve uygulanmasını düzenler. Bu durum otomatik olarak “tutuklama” veya “suçlu kabul edilme” anlamına gelmez. İfade öncesinde kişi isnadı öğrenme, müdafi yardımından yararlanma, susma ve lehine delillerin toplanmasını isteme haklarına sahiptir.

Şüpheli İfadeye Nasıl Çağrılır?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.145, ifade veya sorgu için çağrıyı düzenler. İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi çağrı kâğıdıyla çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve çağrıya uymazsa zorla getirileceği yazılır.

Bu düzenleme, kişi hakkında bir soruşturma bulunduğunu öğrendiğinde neyle karşılaşacağını önceden bilmesini ve savunmasını hazırlamasını amaçlar. Çağrı kâğıdında dosya/merci bilgisi, kişinin hangi sıfatla çağrıldığı, yer ve zaman ile çağrıya uymamanın sonucu bulunmalıdır.

Savcılık soruşturmasının genel işleyişini görmek için Savcılık Soruşturması Ne Kadar Sürer? rehberimizi inceleyebilirsiniz.

İfade Çağrısına Gitmezsem Ne Olur?

Usulüne uygun çağrıya rağmen kişi mazeretsiz biçimde gelmezse CMK m.145’te belirtilen ihtar gerçekleşir ve zorla getirme gündeme gelebilir. CMK m.146 uyarınca hakkında zorla getirme kararı verilen kişi kolluk tarafından alınarak kararda belirtilen merci önüne götürülebilir.

Zorla getirme bir “ceza” değildir; soruşturma veya kovuşturma işleminin yapılabilmesi için kişinin hazır edilmesini sağlayan koruma tedbiridir. Kişinin hakkında mahkûmiyet kararı bulunduğu veya tutuklanacağı anlamına gelmez.

Önemli: “İfadeye gitmezsem dosya kapanır” veya “savcı bir daha çağırmaz” düşüncesi yanlıştır. Çağrıya uymamak, savunma hakkını ortadan kaldırmaz; fakat kişinin kolluk vasıtasıyla zorla getirilmesine neden olabilir.

Zorla Getirme Kararını Kim Verebilir?

CMK m.146 kapsamında şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki yetkili merciler karar verebilir. Düzenlemede Cumhuriyet savcısı ve hâkim/mahkeme bakımından yetki çerçevesi bulunur.

Zorla getirme kararında kişinin kimliği, gerekiyorsa eşkâli, getirilme nedeni, hangi mercie ve ne zaman getirileceği belirtilmelidir. Kolluk, kararı yerine getirirken kişiyi gereksiz yere özgürlüğünden yoksun bırakamaz; işlem amacı ifadeye/sorguya hazır etmektir.

Zorla Getirme Tutuklama mıdır?

Hayır. Zorla getirme ile yakalama, gözaltı ve tutuklama farklı koruma tedbirleridir. Zorla getirme, kişinin belirli işlem için merci önüne hazır edilmesini sağlar. Tutuklama ise CMK m.100 ve devamındaki kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni ve ölçülülük koşullarına bağlı, hâkim kararıyla uygulanabilen ayrı bir tedbirdir.

İfade için zorla getirilen kişinin işlem sonrasında mutlaka tutuklanacağı söylenemez. Savcı ifadenin ardından serbest bırakabilir, başka soruşturma işlemleri yapabilir veya tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edebilir. Tutuklama kararı ancak hâkim tarafından ve kanuni koşullarla verilebilir.

Telefonla “İfadeye Gel” Denirse Gitmek Zorunlu mu?

CMK m.145’in temel usulü çağrı kâğıdıdır. Uygulamada kolluk, işlemleri hızlandırmak amacıyla telefonla kişiye ulaşarak uygun zamanda ifade için gelmesini isteyebilir. Telefon görüşmesi ile kanundaki usulüne uygun çağrı kâğıdı aynı şey değildir.

Bununla birlikte resmî bir kolluk birimi aradığını söylüyorsa çağrıyı tamamen görmezden gelmek yerine arayan birimin adı, görevlinin bilgisi, soruşturma numarası ve hangi sıfatla çağrıldığınız teyit edilmelidir. Dolandırıcılık ihtimaline karşı telefonda para, şifre veya banka bilgisi verilmemelidir.

Resmî çağrı teyit edilirse avukatla görüşüp ifade gününü planlamak savunma açısından daha sağlıklıdır. Telefonla çağrıya gitmemek tek başına her durumda m.145’teki usulüne uygun tebligatın sonuçlarını doğurmasa da sonrasında yazılı çağrı veya zorla getirme işlemi gündeme gelebilir.

Mazeret Varsa Ne Yapılmalıdır?

Sağlık sorunu, başka şehirde bulunma, zorunlu görev veya belgelenebilir başka haklı neden varsa çağrı gününden önce ilgili savcılık/kolluk birimiyle iletişime geçilerek mazeret bildirilmelidir. Mazeretin mümkünse yazılı ve belgeli sunulması gerekir.

“Gelemiyorum” şeklindeki telefon mesajı ile hastane raporu, seyahat belgesi veya resmî görev yazısıyla sunulan mazeret aynı ispat gücüne sahip değildir. Mazeret kabul edilirse yeni ifade günü verilebilir.

Mazeret bildirilmiş olması da otomatik kabul anlamına gelmez. Yetkili merci mazereti değerlendirir. Bu nedenle çağrı tarihine kadar sonuç alınmamışsa işlem durumu ayrıca teyit edilmelidir.

İfade Vermeden Önce İsnadı Öğrenme Hakkı

CMK m.147, şüpheli veya sanığın ifade ve sorgusunda uyulacak temel kuralları düzenler. Kişiye yüklenen suç anlatılır. Bu, savunma hakkının başlangıç noktasıdır. Kişi hangi eylem nedeniyle şüpheli olduğunu bilmeden sağlıklı savunma yapamaz.

İsnadı öğrenmek yalnız suç adını duymak değildir. Mümkün olduğu ölçüde olayın tarihi, yeri, mağdur/şikâyetçi ve isnat edilen davranış anlaşılmalıdır. Müdafi de savunmayı bu çerçevede kurar.

İfade İçin Avukat Zorunlu mu?

Her şüpheli ifadesinde zorunlu müdafi şartı yoktur. Ancak CMK m.150’de zorunlu müdafilik hâlleri düzenlenmiştir. Kişi müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eder ve müdafi isterse barodan müdafi görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ve kanunda sayılan bazı özel durumlarda kişinin istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

Kişinin kendi seçtiği avukatla ifadeye katılma hakkı vardır. Kolluk veya savcılık “avukat gelmesin, önce sen anlat” diyerek müdafi hakkını keyfî biçimde ortadan kaldıramaz. Müdafi yardımının kısıtlanması yalnız kanundaki açık özel hâllerde ve gerekli yargısal kararlarla mümkündür.

Ceza soruşturmasında avukatın rolünü Ceza Avukatı Ne Yapar? rehberimizde ayrıca açıkladık.

Susma Hakkı Var mı?

Evet. CMK m.147 uyarınca şüpheli veya sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir. Susma hakkı, suçluluk kabulü değildir ve kişi sırf susma hakkını kullandığı için mahkûm edilemez.

Susma hakkının tamamı veya belirli sorular bakımından kullanılması savunma stratejisiyle ilgilidir. Dosya içeriği bilinmeden, çelişkili veya eksik açıklama yapmak yerine müdafiyle değerlendirme yapmak gerekebilir. Ancak kimlik bilgileri bakımından kanundaki yükümlülükler farklıdır.

Lehe Delillerin Toplanmasını İsteme Hakkı

CMK m.147 uyarınca şüpheli, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebilir. Kamera kaydı, HTS, banka hareketi, tanık, konum verisi veya başka bir belge olayın aydınlatılmasına yarıyorsa ifade sırasında açıkça belirtilmesi önemlidir.

“Ben yapmadım” demekle yetinmek yerine savunmayı destekleyen somut delilin nerede olduğu ve nasıl temin edilebileceği açıklanmalıdır. Özellikle kamera gibi kısa sürede silinen kayıtlar bakımından erken talep önem taşır.

İfade Öncesi Dosya İncelenebilir mi?

Müdafi CMK m.153 kapsamında soruşturma dosyasını inceleme ve belgelerden örnek alma hakkına sahiptir. Bununla birlikte soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek durumlarda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimince belirli şartlarla inceleme yetkisi kısıtlanabilir.

Kısıtlama kararı bulunsa dahi kanunda kısıtlamanın uygulanamayacağı bazı belgeler vardır; yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesi, bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olunan işlemlerin tutanakları gibi belgeler özel rejime tabidir.

Bu nedenle “savcılık dosyası her zaman tamamen gizlidir” veya “avukat her şeyi mutlaka görür” şeklindeki iki uç ifade de doğru değildir. Somut dosyada kısıtlama kararı olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Yakalama Kararı ile Zorla Getirme Arasındaki Fark

İşlem Amaç Temel sonuç
Çağrı Kişinin kendi iradesiyle ifade/sorguya gelmesi Belirlenen gün mercide hazır bulunma
Zorla getirme Çağrıya uymayan veya kanuni şartı bulunan kişinin işlem için hazır edilmesi Kollukla ilgili merciye götürülme
Yakalama CMK m.90 ve devamındaki şartlarla kişinin özgürlüğünün geçici sınırlandırılması Yakalama sonrası kanuni işlemler
Tutuklama CMK m.100 şartlarıyla muhakemenin güvence altına alınması Hâkim kararıyla ceza infaz kurumuna alınma

İfade Sonrası Ne Olabilir?

Cumhuriyet savcısı ifade ve diğer delillerden sonra soruşturmaya devam edebilir, ek delil toplayabilir, kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir veya yeterli şüphe varsa iddianame düzenleyebilir. Tutuklama tedbiri gerektiğini düşünürse şüpheliyi sulh ceza hâkimliğine sevk edebilir.

İfade vermek dosyanın aynı gün kapanacağı anlamına gelmez. Özellikle dijital inceleme, banka kayıtları, HTS, bilirkişi raporu veya başka şüphelilerin ifadeleri beklenebilir.

İfade Tutanağı İmzalanmadan Önce Ne Kontrol Edilmeli?

Tutanak okunmalı; verilen cevapların doğru yazıldığından emin olunmalıdır. Yanlış veya eksik ifade varsa düzeltilmesi istenmelidir. “Okudum, doğrudur” denilerek imza atıldıktan sonra tutanak resmî soruşturma belgesine dönüşür.

Müdafi varsa tutanakta müdafinin hazır olduğu, gerekli açıklama ve taleplerin yer aldığı kontrol edilmelidir. Lehe delil toplama talepleri ve varsa usule ilişkin itirazlar tutanağa geçirilmelidir.

İfade Çağrısı Aldığında Pratik Kontrol Listesi

Adım Yapılacak işlem
1 Çağrının gerçekliğini, merci ve dosya numarasını teyit edin.
2 Hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenin.
3 Çağrı tarihi ve zorla getirme ihtarını kontrol edin.
4 Mazeret varsa önceden yazılı ve belgeli bildirin.
5 Müdafi yardımını ve dosya incelemesini değerlendirin.
6 Lehe delilleri ve olay kronolojisini hazırlayın.
7 Tutanağı imzalamadan önce tamamen okuyun.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Savcılık ifadeye çağırdı, gitmezsem ne olur?

Usulüne uygun çağrıya mazeretsiz uyulmazsa zorla getirme kararı verilebilir.

2. Zorla getirme tutuklama demek mi?

Hayır. İfade/sorgu işlemi için kişinin hazır edilmesidir; tutuklama ayrı hâkim kararı gerektirir.

3. Polis telefonla çağırırsa gitmek zorunlu mu?

CMK m.145’in temel usulü çağrı kâğıdıdır; telefonla çağrı resmî birimden teyit edilmeli ve sonrasında usul işlemleri takip edilmelidir.

4. Hastaysam ifadeye gitmeyebilir miyim?

Belgelendirilebilir mazereti önceden ilgili mercie bildirin; kabul edilip edilmediğini teyit edin.

5. İfade vermek için avukat şart mı?

Her dosyada zorunlu değildir; ancak müdafi yardımından yararlanma hakkı vardır ve CMK m.150’de zorunlu müdafilik hâlleri düzenlenmiştir.

6. Susma hakkımı kullanabilir miyim?

Evet. CMK m.147 uyarınca yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkınız vardır.

7. İfadeye gitmek suçlu olduğum anlamına mı gelir?

Hayır. Şüpheli sıfatı mahkûmiyet veya suçluluğun kesinleşmesi anlamına gelmez.

8. Dosyayı avukat ifade öncesi görebilir mi?

CMK m.153 kapsamında müdafinin inceleme hakkı vardır; kanuni şartlarla kısıtlama kararı bulunabilir.

9. İfadeyi yazılı verebilir miyim?

Savunma dilekçesi sunulabilir; ancak merci şüphelinin usulüne uygun sözlü ifadesini de almak isteyebilir.

10. Yanlış ifade tutanağını imzalamak zorunda mıyım?

Hayır. Tutanaktaki yanlışlığın düzeltilmesini isteyin ve doğru beyanın yazıldığından emin olmadan imzalamayın.

11. Zorla getirme kararı evden alınmam anlamına gelir mi?

Kararın infazı kollukça yapılır; kişi kararda belirtilen merciye götürülür. Uygulama şekli karar ve kişinin bulunduğu yere göre değişir.

12. İfadeden sonra hemen dava açılır mı?

Hayır. Savcı diğer delilleri toplar; yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenler, oluşmazsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.

Resmî Kaynaklar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.145-147, m.150 ve m.153 esas alınmıştır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde CMK m.145-146’nın yürürlükteki metni kontrol edilerek hazırlanmıştır. Çağrıya uymamanın sonucu olan zorla getirme ile yakalama, gözaltı ve tutuklama birbirinden ayrılmıştır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin · Tel/WhatsApp: +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp