B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sosyal Medyada Başkasının Kişisel Verisini Paylaşmak TCK 136 Suçu mudur? AYM 2023/96656 | 2026

sosyal medyada kişisel veri paylaşımı: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 2 Eylül 2026 tarihli toplantısında 2023/96656 numaralı bireysel başvuruyu karara bağladı. Başvuru, başkasına ait kişisel verilerin sosyal medya hesabından paylaşılması nedeniyle hapis cezasıyla cezalandırılmanın ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindi. AYM, Anayasa’nın 26. maddesindeki ifade özgürlüğü ile 28. maddesindeki basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Bu karar, TCK m.136’daki kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçunun ortadan kalktığı anlamına gelmez; sosyal medya paylaşımının cezalandırılmasında verinin niteliği, paylaşım bağlamı, kamusal tartışmaya katkısı, ilgili kişinin mahremiyet beklentisi ve ceza yaptırımının ölçülülüğü somut olayda birlikte değerlendirilmelidir.

Kısa ve net cevap: Başkasına ait kişisel veriyi sosyal medyada paylaşmak, paylaşım hukuka aykırıysa TCK m.136 kapsamında suç oluşturabilir. Maddede kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişinin iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması düzenlenir. Ancak her kişisel veri paylaşımı otomatik olarak cezalandırılabilir değildir. AYM 2023/96656 başvurusunda, sosyal medyadaki kişisel veri paylaşımı nedeniyle verilen hapis cezasının somut olayda ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğine karar verdi. Ceza mahkemesi, verinin zaten kamuya açık olup olmadığını, paylaşımın haber verme/kamusal tartışma işlevini, ilgili kişinin konumunu, ifşa edilen verinin mahremiyet derecesini ve ceza yaptırımının zorunlu olup olmadığını gerekçesinde tartışmalıdır.

Sosyal medyada kişisel veri paylaşımı TCK 136 AYM 2023/96656 ifade basın özgürlüğü
Kişisel verilerin korunması ile ifade ve basın özgürlükleri arasında kurulacak denge, paylaşımın bağlamına göre somut olarak gerekçelendirilmelidir.

AYM 2023/96656 Kararı Ne Diyor?

Anayasa Mahkemesinin 2 Eylül 2026 tarihli Birinci Bölüm toplantı sonucuna göre 2023/96656 numaralı başvurunun konusu, başkasına ait kişisel verilerin sosyal medya hesabından paylaşılması nedeniyle hapis cezasıyla cezalandırılmanın ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasıdır.

AYM bu şikâyeti kabul edilebilir buldu. Esas incelemesinde Anayasa m.26’da güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile Anayasa m.28’de güvence altına alınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Toplantı sonucu 7 Eylül 2026 tarihinde ilan edildi.

Bu sonuç TCK m.136’nın uygulanamayacağı veya sosyal medyada kişisel veri paylaşımının serbest olduğu anlamına gelmez. AYM, somut ceza yargılamasında temel haklar arasındaki dengelemenin ve ceza yaptırımının demokratik toplum düzeninde gerekli olup olmadığının yeterli biçimde değerlendirilip değerlendirilmediğini denetler.

Resmî toplantı sonucu paylaşılan verinin tam içeriğini, ilgili kişinin kimliğini veya derece mahkemelerinin bütün gerekçelerini açıklamadığından bu ayrıntılar hakkında varsayım yapılmamalıdır. Karardan çıkarılabilecek güvenli sonuç, kişisel veri koruması ile ifade/basın özgürlükleri arasındaki çatışmanın olayın bağlamı dikkate alınarak somut ve gerekçeli biçimde çözülmesi gerektiğidir.

TCK m.136 Kişisel Verileri Verme, Yayma veya Ele Geçirme Suçunu Nasıl Düzenler?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Suçun koruduğu hukuki değer, kişinin kendisine ilişkin bilgilerin hukuka aykırı biçimde başkalarının erişimine açılmaması ve kişisel alan üzerindeki kontrolünün korunmasıdır.

Suç seçimlik hareketlidir. Verme, yayma veya ele geçirme fiillerinden birinin gerçekleşmesi suçun hareket unsurunu oluşturabilir. Sosyal medyada paylaşım çoğu dosyada “yayma” hareketi bakımından değerlendirilir; özel mesajla belirli kişiye iletme ise “verme” hareketiyle bağlantılı olabilir.

TCK m.136 açısından verinin mutlaka çok gizli veya özel nitelikli olması şart değildir. Bir gerçek kişiyi belirli veya belirlenebilir kılan bilgiler kişisel veri niteliği taşıyabilir. Ancak ceza sorumluluğu için yalnız verinin kişisel veri olması yeterli değildir; verme/yayma/ele geçirme fiilinin hukuka aykırı olması da gerekir.

Suçun manevi unsuru kasttır. Fail, verinin bir kişiye ait olduğunu ve fiilinin kişisel veriyi başkasına verme/yayma/ele geçirme niteliği taşıdığını bilerek hareket etmelidir. Somut dosyada hata, hukuka uygunluk sebebi veya kastı etkileyen diğer durumlar ayrıca incelenir.

Kişisel Veri Nedir?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.3’e göre kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Ad-soyad, telefon numarası, adres, fotoğraf, kimlik numarası, araç plakası, IP bilgisi, konum verisi, mesleki bilgi, imza veya kişinin belirlenmesini sağlayan başka bilgiler bu kapsama girebilir.

Özel nitelikli kişisel veriler KVKK m.6’da ayrıca düzenlenir. Irk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, kılık-kıyafet, dernek/vakıf/sendika üyeliği, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili veriler ile biyometrik ve genetik veriler özel koruma rejimine tabidir.

TCK m.136 bakımından suçun konusu yalnız KVKK m.6’daki özel nitelikli veriler değildir. Genel nitelikli kişisel veriler de suçun konusu olabilir. Verinin mahremiyet derecesi ise temel hak dengesinde ve ceza yaptırımının ölçülülüğünde önem kazanabilir.

Tüzel kişiye ait bilgiler kural olarak KVKK anlamında kişisel veri değildir; ancak şirket bilgisi içinde gerçek kişiyi belirleyen unsurlar bulunabilir. Örneğin “şirketin cirosu” tek başına kişisel veri olmayabilirken şirket yetkilisinin kişisel cep telefonu veya imzası kişisel veri niteliğindedir.

Verme, Yayma ve Ele Geçirme Arasındaki Fark Nedir?

“Verme”, kişisel verinin başka bir kişinin erişimine sunulmasıdır. E-posta, mesaj uygulaması, fiziksel belge veya dijital dosya yoluyla belirli kişiye aktarım bu kapsamda değerlendirilebilir.

“Yayma”, verinin daha geniş veya belirsiz bir kişi grubuna erişilebilir hâle getirilmesidir. Herkese açık sosyal medya paylaşımı, internet sitesinde yayınlama veya çok sayıda kişinin bulunduğu dijital grupta paylaşma somut olaya göre yayma niteliği taşıyabilir.

“Ele geçirme” ise kişinin erişim yetkisi bulunmayan veya hukuka uygun biçimde edinmediği kişisel veriyi elde etmesidir. Hesaba izinsiz giriş, veri tabanından yetkisiz kopyalama veya başkasına ait belgeyi hukuka aykırı elde etme bu hareket bakımından değerlendirilebilir.

Aynı olayda birden fazla hareket arka arkaya gerçekleşebilir. Örneğin veriyi yetkisiz biçimde ele geçirip sonra sosyal medyada yayınlayan kişinin fiili bütünlük içinde incelenir. Zincirleme suç, içtima ve mağdur sayısı gibi ceza hukuku meseleleri somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Bir Paylaşımın Hukuka Aykırı Olduğu Nasıl Belirlenir?

TCK m.136’nın metni hukuka aykırılığı açıkça suçun unsuruna dâhil eder. Bu nedenle mahkeme, yalnız “kişisel veri paylaşıldı” sonucuyla yetinmemeli; paylaşımın neden hukuka aykırı olduğunu gerekçelendirmelidir.

Kişinin geçerli rızası, kanunun açıkça izin verdiği veri aktarımı, hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi veya diğer hukuka uygunluk nedenleri somut olayda değerlendirilebilir. Ancak ceza hukukundaki hukuka uygunluk değerlendirmesi KVKK’daki veri işleme şartlarının mekanik tekrarı değildir; ceza normunun amacı ve temel haklar da birlikte ele alınır.

Gazetecilik, haber verme, eleştiri veya kamusal tartışmaya katkı taşıyan paylaşımlarda ifade ve basın özgürlükleri ayrıca değerlendirilir. Bir verinin kişisel veri olması, kamusal öneme sahip bir konuda hiçbir şekilde kullanılamayacağı anlamına gelmez.

Öte yandan “haber değeri var” demek de her verinin sınırsız ifşasını haklılaştırmaz. Kişinin ev adresi, sağlık bilgisi, aile bireylerinin bilgileri veya kamu yararıyla ilgisiz özel yaşam ayrıntılarının gereksiz biçimde yayılması, haber verme amacının sınırlarını aşabilir.

Daha Önce Kamuya Açıklanmış Kişisel Veri Yeniden Paylaşılabilir mi?

Bir verinin daha önce internette bulunması, onun her bağlamda yeniden paylaşılmasını otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez. Verinin ilk hangi amaçla açıklandığı, ne kadar erişilebilir olduğu, güncelliği, yeniden paylaşımın ulaştığı kitle ve kişinin makul mahremiyet beklentisi değerlendirilmelidir.

Örneğin kamu kurumunun mevzuat gereği yayımladığı bir isim listesi ile kişinin yıllar önce sınırlı bir çevreye açık sosyal medya hesabında paylaştığı bilginin yeniden milyonlarca kişiye yayılması aynı değildir. Bağlam değişikliği, kişisel veri korumasının ağırlığını etkileyebilir.

Buna karşılık kişinin kamuya açık bir görevle bağlantılı olarak resmî kayıtlarda yer alan bir bilgisinin kamusal tartışmaya katkı amacıyla kullanılması ifade özgürlüğü lehine ağırlık taşıyabilir. Yine de paylaşımın gereksiz özel ayrıntılar içermemesi gerekir.

Ceza mahkemesi, verinin daha önce kamuya açık olduğunu ileri süren savunmayı değerlendirirken kaynağın güvenilirliğini, ilk açıklamanın kapsamını ve yeniden paylaşımın bağlamını somutlaştırmalıdır.

Kişisel Verilerin Korunması ile İfade ve Basın Özgürlüğü Nasıl Dengelenir?

Anayasa m.20 kişisel verilerin korunmasını özel hayatın gizliliği kapsamında güvence altına alır. Anayasa m.26 ifade özgürlüğünü, m.28 ise basın özgürlüğünü korur. Sosyal medya veya basın yoluyla kişisel veri paylaşımı bu hakların çatıştığı alanlardan biridir.

Dengelemede paylaşımın kamusal tartışmaya katkısı, ilgili kişinin kamusal konumu, paylaşımın konusu, verinin elde edilme yöntemi, verinin özel hayatın çekirdeğine ne kadar yaklaştığı, kullanılan dil ve yayılma biçimi değerlendirilir.

Kamu görevlisi veya kamuya mal olmuş kişi olmak özel hayat korumasını ortadan kaldırmaz; ancak kamusal görevle doğrudan ilgili konularda eleştiri ve haber verme sınırları daha geniş olabilir. Buna karşılık kişinin göreviyle ilgisiz sağlık, aile veya adres bilgisi için mahremiyet beklentisi güçlüdür.

AYM 2023/96656 başvurusunda ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verilmesi, derece mahkemelerinin kişisel veri korumasını tek başına üstün tutmak yerine bu çatışan hakları somut gerekçelerle dengelemesi gerektiğini gösterir.

Hapis Cezasının Ölçülü Olup Olmadığı Nasıl Değerlendirilir?

Ceza yaptırımı ifade özgürlüğüne en ağır müdahale araçlarından biridir. Özellikle haber verme veya kamusal tartışma bağlamındaki bir paylaşım nedeniyle hapis cezası verilmesi, müdahalenin demokratik toplum düzeninde gerekli olup olmadığı yönünden sıkı bir inceleme gerektirir.

Mahkeme, suçun kanuni unsurlarını tespit ettikten sonra temel hak dengesini de kararında göstermelidir. Yalnız “veri kişiseldir ve sanık paylaşmıştır” biçimindeki gerekçe, ifade özgürlüğü savunmasının esaslı olduğu dosyada yeterli olmayabilir.

Ceza belirlenirken TCK’nın temel ceza, takdiri indirim, erteleme veya diğer bireyselleştirme hükümleri somut olayda uygulanabilir. Ancak temel hak sorunu yalnız cezanın miktarı değildir. Eylemin cezalandırılmasının kendisinin gerekliliği ve ölçülülüğü de anayasal denetime tabidir.

AYM ihlal kararı, “TCK m.136 hapis cezası artık uygulanamaz” sonucu doğurmaz. Mahkemeler suçun gerçekten oluştuğu ve cezalandırmanın temel hak dengesi bakımından gerekli olduğu dosyalarda kanuni yaptırımı uygulamaya devam eder.

Sosyal Medya Paylaşımı Ceza Davasında Nasıl İspatlanır?

Ekran görüntüsü önemli başlangıç delilidir; ancak tek başına hesabın kime ait olduğu, paylaşımın ne zaman yapıldığı ve sonradan değiştirilip değiştirilmediği konusunda her zaman yeterli olmayabilir. URL, kullanıcı adı, paylaşım tarihi, paylaşım kimliği ve erişim bilgileri mümkün olduğunca birlikte kaydedilmelidir.

Hesabın sanığa ait olup olmadığı tartışmalıysa platform kayıtları, IP bilgileri, cihaz incelemesi, doğrulanmış iletişim bilgileri ve diğer dijital deliller değerlendirilebilir. Dijital delilin hukuka uygun elde edilmesi gerekir.

Noter tespiti veya mahkeme aracılığıyla delil tespiti, içeriğin sonradan silinme ihtimali bulunan dosyalarda değerlendirilebilir. Buna rağmen internet içeriğinin varlığı ile ceza sorumluluğunun unsurları birbirinden ayrıdır; paylaşımın fail tarafından gerçekleştirildiği ve hukuka aykırılık unsuru ayrıca ispatlanmalıdır.

Dijital delilin elde edilme yöntemi hukuka aykırıysa CMK m.206/2-a ve m.217/2 kapsamında hukuka aykırı delil yasağı gündeme gelebilir. Bu nedenle mağdurun da sanığın da delil toplarken hukuki sınırları gözetmesi gerekir.

TCK m.136 Davasında Savunma Nasıl Kurulur?

İlk olarak paylaşılan bilginin gerçekten kişisel veri olup olmadığı belirlenir. İkinci olarak fiilin “verme”, “yayma” veya “ele geçirme” hareketlerinden hangisine girdiği ve paylaşımı sanığın yaptığının nasıl ispatlandığı incelenir.

Üçüncü olarak hukuka aykırılık unsuru tartışılır. Veri hangi kaynaktan elde edilmiştir, daha önce kamuya açıklanmış mıdır, paylaşımın amacı nedir, kamusal tartışmaya katkısı var mıdır, ilgili kişinin kamusal göreviyle bağlantısı nedir? Bu soruların cevapları belgelenmelidir.

Dördüncü olarak Anayasa m.26 ve m.28 kapsamında ifade/basın özgürlüğü savunması somutlaştırılır. Savunma yalnız “ifade özgürlüğüm var” dememeli; paylaşımın neden toplumsal bilgi alma hakkına veya haber verme işlevine katkı sunduğunu açıklamalıdır.

Beşinci olarak daha az müdahaleci araçlar ve ceza yaptırımının ağırlığı tartışılabilir. İçeriğin kaldırılması, cevap/düzeltme, özel hukuk veya KVKK yolları somut olayda mevcutsa hapis cezasının neden gerekli olduğu mahkemece açıklanmalıdır.

Genel suç tipi ve dilekçe yapısı için TCK m.136 kişisel verileri ele geçirme ve yayma dilekçesi içeriği incelenebilir. Bu yazı ise özellikle 2026 AYM kararının temel hak dengelemesi boyutuna odaklanmaktadır.

Sosyal Medyada Kişisel Veri Paylaşımı Kontrol Listesi

  1. Paylaşılan bilginin belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ait olup olmadığını belirleyin.
  2. Verinin genel veya özel nitelikli kişisel veri olup olmadığını ayırın.
  3. Paylaşımın verme, yayma veya ele geçirme hareketlerinden hangisi olduğunu tespit edin.
  4. Hesabın ve paylaşımın faille bağlantısını dijital delillerle doğrulayın.
  5. Verinin hangi kaynaktan elde edildiğini belirleyin.
  6. Verinin daha önce kamuya açık olup olmadığını ve hangi bağlamda açıklandığını inceleyin.
  7. Paylaşımın haber verme veya kamusal tartışmaya katkısını somutlaştırın.
  8. İlgili kişinin kamuya mal olmuş kişi/kamu görevlisi konumunun konuya etkisini değerlendirin.
  9. Gereksiz adres, sağlık, aile veya kimlik bilgisi ifşası bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  10. TCK m.136’daki hukuka aykırılık unsurunu ayrıca tartışın.
  11. Ceza yaptırımının Anayasa m.26 ve m.28 yönünden ölçülülüğünü değerlendirin.
  12. AYM 2023/96656 kararını yalnız somut temel hak dengesiyle bağlantılı biçimde kullanın.

İlgili İçerikler

Resmî Kaynaklar

TCK 136 İncelemesi Yalnız “Veri Paylaşıldı mı?” Sorusu Değildir

Sosyal medya paylaşımında kişisel verinin niteliği, verinin kaynağı, paylaşımın kamusal işlevi ve ilgili kişinin mahremiyet beklentisi birlikte incelenmelidir. Özellikle haber verme bağlamında ifade ve basın özgürlüğü savunması karar gerekçesinde karşılanmalıdır.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile İletişim

Sık Sorulan Sorular

Sosyal medyada başkasının telefon numarasını paylaşmak suç mudur?

Telefon numarası kişisel veridir. Paylaşım hukuka aykırıysa TCK m.136 kapsamında değerlendirme yapılabilir. Rıza, kanuni dayanak ve paylaşım bağlamı somut olayda incelenir.

TCK m.136 cezası nedir?

TCK m.136, kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi için iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörür.

Kamuya açık kişisel veriyi paylaşmak her zaman serbest midir?

Hayır. Verinin ilk açıklanma amacı, yeniden paylaşımın bağlamı, ulaştığı kitle ve kişinin mahremiyet beklentisi ayrıca değerlendirilir. Kamuya açıklanmış olma otomatik sınırsız kullanım hakkı vermez.

Gazeteci kişisel veri paylaşabilir mi?

Gazetecilik faaliyeti ifade ve basın özgürlükleri kapsamında güçlü koruma görür; ancak bu koruma sınırsız değildir. Haber değeri, kamu yararı ve mahremiyet arasında somut denge kurulmalıdır.

AYM 2023/96656 kararında hangi haklar ihlal edildi?

AYM, kişisel veri paylaşımı nedeniyle verilen hapis cezası bakımından Anayasa m.26’daki ifade özgürlüğü ile m.28’deki basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

Bu AYM kararı TCK m.136’yı geçersiz mi yaptı?

Hayır. TCK m.136 yürürlüktedir. AYM somut ceza yargılamasında temel hakların yeterli ve ölçülü biçimde dengelenip dengelenmediğini incelemiştir.

Ekran görüntüsü tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?

Ekran görüntüsü delil olabilir; ancak hesabın kime ait olduğu, paylaşımın gerçekliği, tarihi ve dijital bütünlüğü tartışmalıysa başka teknik delillerle desteklenmesi gerekebilir.

Kişisel veri ile özel hayat aynı şey midir?

Hayır. Kişisel veri daha geniş bir kavramdır. Bir gerçek kişiyi belirleyen birçok bilgi kişisel veri olabilir; özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ise TCK m.134’te ayrı düzenlenir.

Kişinin rızası varsa paylaşım suç olur mu?

Geçerli rıza hukuka aykırılık değerlendirmesini etkiler. Ancak rızanın kapsamı, belirli paylaşımı kapsayıp kapsamadığı ve geri alınıp alınmadığı somut olayda incelenmelidir.

AYM’ye doğrudan başvuru yapılabilir mi?

Bireysel başvuru öncesinde ihlal iddiasıyla ilgili etkili olağan kanun yollarının tüketilmesi gerekir. Başvuru süresi ve diğer kabul edilebilirlik şartları ayrıca kontrol edilmelidir.

Hukuki Kaynak Kontrolü

Bu içerik Anayasa Mahkemesinin 2 Eylül 2026 tarihli Birinci Bölüm toplantı sonucu, yürürlükteki TCK m.136, 6698 sayılı Kanun ve Anayasa m.20, m.26, m.28 esas alınarak hazırlanmıştır. AYM toplantı sonucunda açıklanmayan maddi olay ayrıntıları eklenmemiştir.

Sorumlu yazar: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Son kaynak kontrolü: 16 Eylül 2026

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki kişisel veri, sosyal medya ve ceza hukuku uyuşmazlıkları Mersin’deki ofisten koordine edilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp