Dolandırıcılıkta Banka veya Kripto Hesabını Kullandırmada Ceza Yarısı İndirilir mi? TCK m.158/4 | 2026

TCK m.158/4 Düzenlemesi Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildi ve 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunun 13. maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine dördüncü fıkra eklendi. Bu hüküm, Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.
Düzenleme özellikle banka hesabı, kredi kartı, ödeme hesabı veya kripto varlık hesabının başkasının dolandırıcılık eyleminde kullanılmasına imkân sağlayan kişiler bakımından ceza tayininde yeni ve açık bir indirim normu oluşturdu. Kanun, dolandırıcılık suçunun asli failini değil, iştirak biçimi yalnız belirli ödeme aracı veya hesap bilgilerinin kullandırılmasından ibaret kalan kişiyi hedefler.
Yeni hüküm bir suç olmaktan çıkarma düzenlemesi değildir. TCK m.157 veya m.158’e iştirak eden kişinin cezalandırılabilirliği devam eder; ancak kanunda belirtilen dar katkı biçimi sabit olduğunda verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu nedenle mahkemenin ilk görevi, sanığın eyleminin gerçekten dolandırıcılığa iştirak oluşturup oluşturmadığını belirlemektir. Kast veya iştirak bulunmadığı sonucuna varılırsa m.158/4 indirimine geçilmez; cezalandırma için gereken temel şart oluşmamıştır.
Yarı İndirim Hangi Şartlarda Uygulanır?
TCK m.158/4’ün uygulanabilmesi için kanun metnindeki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Birincisi, esas suç TCK m.157’deki dolandırıcılık veya TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık olmalıdır. İkincisi, sanığın bu suça iştiraki bulunmalıdır. Üçüncüsü, iştirak eden kişinin amacı kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak olmalıdır. Dördüncüsü, kişinin iştirak fiili yalnız kanunda sayılan ödeme aracı veya hesap kullanımını mümkün kılan bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalmalıdır.
Kanun kapsamındaki araç ve hesaplar açık biçimde sayılmıştır. Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları kapsamdadır. Banka nezdindeki hesaplar, aracı kurum hesapları, ödeme hizmeti sağlayıcıları nezdindeki hesaplar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar da kapsam içindedir. Kişinin kendi hesabının yanı sıra başkasına ait hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları vermesi de hükümde düzenlenmiştir.
İndirim oranı hâkimin takdirine bırakılmış değişken bir oran değildir. Kanun “verilecek ceza yarı oranında indirilir” demektedir. Dolayısıyla m.158/4’ün hukuki şartları sabit olduğunda yarı indirim uygulanması gerekir. Uyuşmazlığın esas noktası çoğu dosyada indirim oranı değil, sanığın katkısının gerçekten kanundaki sınırlı iştirak biçimine girip girmediğidir.
Banka Hesabını Kullandırmak Tek Başına Suç mudur?
Hayır. Bir banka hesabının başka bir kişi tarafından kullanılmış olması, hesap sahibini kendiliğinden dolandırıcılık suçunun faili veya iştirakçisi yapmaz. Ceza sorumluluğu için TCK’nın genel kast ve iştirak hükümleri ile TCK m.157 veya m.158’deki suç unsurlarının somut olayda gerçekleşmesi gerekir.
Örneğin hesap sahibi hesabının dolandırıcılık amacıyla kullanıldığını bilmiyor ve suç işleme iradesine iştirak etmiyorsa, sırf hesabına para gelmiş olması m.158/4 uygulanarak ceza verilmesi için yeterli hukuki temel değildir. TCK m.158/4, suç kastı bulunmayan kişiyi cezalandırmak için kurulmuş bir varsayım hükmü değildir. Hüküm, iştirak sorumluluğu saptandıktan sonra cezanın indirilmesini düzenler.
Buna karşılık kişi haksız menfaat sağlama amacıyla hesabının kullanılmasını mümkün kılan zorunlu bilgileri veya araçları bilerek başkasına veriyor ve bu davranışı dolandırıcılık suçuna iştirak oluşturuyorsa, katkısı yalnız bu davranıştan ibaret kaldığı takdirde yeni yarı indirim gündeme gelir. Dolandırıcılık kastı, hesap üzerindeki teknik sahiplikten değil dosyanın bütün delillerinden belirlenir.
IBAN Vermek Yarı İndirim İçin Tek Başına Yeterli mi?
Kanun yalnız IBAN numarasının paylaşılmasından söz etmez. Düzenleme, hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgilerin veya araçların başkasına verilmesini esas alır. IBAN numarası para gönderilmesini sağlayabilir; fakat hesabın aktif biçimde başkası tarafından kullanılabilmesi için internet bankacılığı şifresi, kart, telefon doğrulaması, erişim kodu veya benzeri araçlar da somut olayda önem taşıyabilir.
Bir kişinin yalnız IBAN’ını ticari veya kişisel ödeme almak için vermesi suç değildir. İndirim hükmü, dolandırıcılık suçuna iştirakin zaten sabit olduğu dosyalarda uygulanır. Bu nedenle “IBAN paylaşılmışsa m.158/4 mutlaka uygulanır” ve “IBAN paylaşılmışsa mutlaka dolandırıcılık suçu vardır” biçimindeki iki genelleme de kanun metnine uygun değildir.
Kripto Varlık Hesabını Kullandırmak TCK m.158/4 Kapsamında mı?
Evet. Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların verilmesini açıkça saymıştır. Bu nedenle kripto varlık platformu hesabı, düzenlemenin dışında değildir.
Örneğin kişinin kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabının giriş bilgilerini ve gerekli doğrulama araçlarını, haksız menfaat sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçuna katılacak şekilde başkasına vermesi ve iştirakinin yalnız bu fiille sınırlı kalması hâlinde m.158/4 değerlendirilir. Aynı hüküm banka ve aracı kurum hesapları ile ödeme hizmeti sağlayıcısı hesapları bakımından da geçerlidir.
Burada da teknik hesabın bulunması değil, ceza sorumluluğunun unsurları önemlidir. Hesabın ele geçirilmesi, kişinin iradesi dışında kullanılması veya kimlik bilgilerinin izinsiz kullanılması gibi durumlarda failin kastı ve katkısı ayrıca ispatlanmalıdır.
İştirakin Yalnız Bilgi veya Araç Vermekle Sınırlı Olması Ne Demektir?
TCK m.158/4’teki en kritik ifade, iştirakin kanunda tarif edilen fiille “sınırlı olması” şartıdır. Bu şart, yeni indirimin her dolandırıcılık iştirakçisine uygulanmadığını gösterir. Sanığın dolandırıcılık planındaki fiili katkısı hesap veya ödeme aracının kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ya da aracı vermekten ibaret olmalıdır.
Mahkeme bu değerlendirmeyi dosyadaki somut eylemler üzerinden yapar. Mağdurla iletişime geçmek, hileli anlatımı bizzat yürütmek, sahte ilan veya sahte hesap oluşturmak, para transfer zincirini organize etmek, diğer failleri yönlendirmek veya suçun icrasında ayrıca aktif görev almak gibi eylemler varsa iştirak yalnız bilgi veya araç vermekten ibaret değildir. Böyle bir dosyada m.158/4’ün “sınırlı olma” şartı ayrıca değerlendirilir.
Bu ayrım, sanığın suçtaki rolünün ayrıntılı biçimde ortaya konulmasını gerektirir. Telefon kayıtları, mesajlaşmalar, banka hareketleri, ATM kayıtları, IP ve cihaz verileri, hesap giriş kayıtları, transfer açıklamaları, komisyon veya menfaat ödemeleri ve diğer sanıklarla bağlantılar birlikte incelenmelidir. Mahkeme yalnız hesabın kime ait olduğuna bakarak iştirak biçimini belirleyemez.
Hesaptan Para Çekmek veya Başka Hesaba Aktarmak İndirimi Etkiler mi?
Kanunun indirim şartı, iştirak fiilinin zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı olmasıdır. Bu nedenle sanığın ayrıca para çekmesi, transfer zincirini yönetmesi veya suç gelirinin taşınmasına aktif biçimde katılması durumunda bu ek eylemlerin m.158/4’teki sınırlılık şartıyla bağdaşıp bağdaşmadığı mahkemece somut olarak incelenir.
Burada kanun dışı kesin bir “şu işlem varsa indirim asla olmaz” listesi oluşturmak doğru değildir. Belirleyici ölçüt kanun metnidir: dolandırıcılık suçuna iştirakin yalnız hesap veya ödeme aracının kullanılmasını sağlayan bilgi ya da araçları vermek fiiliyle sınırlı kalması. Sanığın bundan daha geniş icra katkısı varsa hükmün uygulanma şartı oluşmayabilir.
Bu nedenle savunmada sadece “hesap benimdi” veya “parayı ben çekmedim” cümlesi yeterli değildir. Dosyadaki bütün eylem zinciri belirlenmeli; sanığın hangi tarihte, hangi bilgi veya aracı, kime ve hangi amaçla verdiği; mağdurla veya diğer faillerle başka bir icra bağlantısının bulunup bulunmadığı gösterilmelidir.
Haksız Menfaat Sağlama Amacı Neden Önemlidir?
Yeni fıkra, kişinin kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla hareket etmesini açıkça şart koşar. Bu amaç, hükmün doğrudan kanuni unsurudur. Hesap bilgisi paylaşımı sırf teknik bir olgu olarak yeterli değildir.
Menfaatin mutlaka kişinin kendi hesabında kalması gerekmez. Kanun “kendisine veya başkasına” haksız menfaat sağlama amacını kapsar. Dolayısıyla kişinin komisyon almaması tek başına hükmün uygulanmayacağı veya suç kastının bulunmadığı sonucunu doğurmaz; amaç ve iştirak bütün delillerle değerlendirilir. Aynı şekilde bir ödeme alınmış olması da tek başına dolandırıcılık kastını otomatik ispatlamaz. Ödemenin nedeni ve suçla bağlantısı belirlenmelidir.
TCK m.158/4 Ceza Hesabında Nasıl Uygulanır?
Mahkeme önce somut olayın TCK m.157 dolandırıcılık mı yoksa TCK m.158 nitelikli dolandırıcılık mı olduğunu belirler. Ardından sanığın fail, azmettiren veya yardım eden olarak ceza sorumluluğu TCK’nın iştirak hükümlerine göre değerlendirilir. Somut ceza, suçun ilgili fıkrası ve diğer yasal artırma veya indirim nedenleri gözetilerek tayin edilir.
TCK m.158/4 şartları oluşuyorsa kanunun emredici yarı indirim hükmü uygulanır. Ancak mahkemenin ceza tayin sıralamasında hangi hükmün hangi aşamada uygulanacağı dosyanın diğer artırım ve indirim nedenlerine göre gerekçeli kararda gösterilmelidir. Sonuç cezanın yalnız başlıktan değil, hüküm fıkrasındaki uygulama maddelerinden kontrol edilmesi gerekir.
31 Temmuz 2026’dan Önce İşlenen Fiillerde Yeni Hüküm Uygulanır mı?
TCK m.7/2 uyarınca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. TCK m.158/4, şartları oluşan kişi bakımından cezayı yarı oranında indiren bir hükümdür. Bu nedenle 31 Temmuz 2026’dan önce işlenmiş fiillerde de lehe kanun değerlendirmesi yapılır.
Lehe kanun değerlendirmesi soyut biçimde değil, somut dosyada önceki ve sonraki hükümlerin bütün sonuçları karşılaştırılarak yapılır. 7589 sayılı Kanun ayrıca TCK m.158/4 bakımından kanun yolu ve infaz aşamasındaki dosyalar için özel geçiş hükümleri getirmiştir.
İstinaf Aşamasındaki Eski Dosyalara Ne Olur?
7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin altıncı fıkrası, yeni TCK m.158/4’ün uygulanacağı ve kanun yolu aşamasında bulunan dosyalar için özel usul öngörür. Bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesinde bulunan ve yeni hükmün uygulanması gereken dosyalarda, ilgili ceza dairesi hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verir.
Bu geçiş hükmünün amacı, yeni yarı indirim normunun uygulanması için sanığın fiilinin m.158/4’teki dar iştirak biçimine girip girmediğinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmesini sağlamaktır. Dosyanın yalnız karar tarihine bakılarak eski ceza ile kesinleştirilmesi doğru değildir; yeni hükmün somut olaya uygulanabilirliği incelenmelidir.
Temyiz İçin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında Bulunan Dosyalara Ne Olur?
7589’un geçiş hükmü, temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan ve TCK m.158/4 kapsamında değerlendirilmesi gereken dosyalar için de özel düzenleme getirir. Bu dosyalar gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine iletilir. Böylece yeni fıkranın maddi olaya uygulanıp uygulanmayacağı yeniden değerlendirilebilir.
Dosyanın hangi kanun yolu aşamasında olduğu önemlidir. Bölge adliye mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve kesinleşmiş infaz dosyaları için aynı usul uygulanmaz; 7589 geçici maddesindeki ayrı hükümler takip edilir.
İnfaz Aşamasındaki Hükümlüler İçin Yeni Hak Nedir?
7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası, yürürlük tarihinden önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında bulunan ve hakkında daha önce TCK m.168 uygulanmamış belirli hükümlüler için özel bir mekanizma kurmuştur.
Bu mekanizmadan yararlanabilmek için ilk şart, yeni TCK m.158/4’ün hükümlü bakımından uygulanabilir olmasıdır. İkinci şart, önceki hükümde TCK m.168 etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamış olmasıdır. Üçüncü şart, mağdurun uğradığı zararın mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir.
Bu şartlar gerçekleştiğinde hükümlü TCK m.168’in ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünden faydalanabilir. TCK m.168/2, etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde verilecek cezanın yarısına kadar indirilmesini öngören hükümdür; 7589 geçici düzenlemesi bu imkânı belirtilen infaz dosyaları için özel olarak açmıştır.
Kanun önemli bir sınırlama da getirir: altı aylık süre verilmiş olması, infazı kendiliğinden durdurmaz veya ertelemez. Mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar yalnız bu fıkraya dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
31 Temmuz 2026’da Hüküm Verilmiş Ancak Sonradan Kesinleşmiş Dosyalar
Geçici 1. maddenin yedinci fıkrası, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle yürürlük tarihinden sonra kesinleşen hükümleri de kapsar. Dolayısıyla geçiş hükmü yalnız 31 Temmuz 2026’dan önce kesinleşmiş mahkûmiyetlerle sınırlı değildir.
Dosyada ilk olarak suç tarihi, hüküm tarihi, kesinleşme tarihi, kanun yolu durumu, TCK m.168’in daha önce uygulanıp uygulanmadığı ve sanığın fiilinin yeni m.158/4 kapsamındaki sınırlı iştirak biçimine girip girmediği belirlenmelidir.
TCK m.158/4 ile Etkin Pişmanlık Aynı Şey midir?
Hayır. TCK m.158/4, suçun işlenişindeki iştirak biçimine bağlı özel bir ceza indirimidir. TCK m.168 ise suç tamamlandıktan sonra mağdur zararının geri verilmesi veya tazmin edilmesine bağlı etkin pişmanlık hükümlerini düzenler.
Yeni fıkra bakımından temel soru “sanığın suça katkısı neydi?” sorusudur. Etkin pişmanlık bakımından ise “mağdur zararı hangi aşamada ve ne ölçüde giderildi?” sorusu önemlidir. 7589 geçici 1/7, bu iki kurumu belirli eski dosyalarda bir araya getirmiştir: m.158/4 uygulanabilen ve daha önce m.168 uygulanmamış hükümlü, mahkeme ihtarından sonra altı ay içinde zararı tamamen giderirse m.168/2’den yararlanabilir.
Dolandırıcılıkta etkin pişmanlığın genel şartlarını ayrıca Dolandırıcılıkta Etkin Pişmanlık ve Zararı Giderme rehberimizde inceleyebilirsiniz.
Mahkeme Hangi Delilleri İncelemelidir?
TCK m.158/4 değerlendirmesinde yalnız banka hesabının kime ait olduğu yeterli değildir. İştirakin kapsamı dosyanın bütün delilleriyle belirlenmelidir. Banka ve ödeme kuruluşu hesap hareketleri, kripto varlık transfer kayıtları, hesaba giriş yapılan IP ve cihaz bilgileri, ATM kamera ve para çekme kayıtları, GSM ve HTS verileri, sanıklar arasındaki mesajlaşmalar, mağdurla yapılan görüşmeler, para transfer zinciri ve varsa komisyon ödemeleri birlikte değerlendirilir.
Hesap sahibinin kartı veya internet bankacılığı erişimini kime verdiği, hesap üzerindeki fiili kontrolün kimde olduğu, para geldikten sonra kimin talimatıyla ne yapıldığı ve sanığın mağdurla hileli iletişimde rol alıp almadığı açıkça belirlenmelidir. Mahkeme, m.158/4’teki “sınırlı iştirak” şartı yönünden gerekçe kurmalıdır.
Savunmada Hangi Hususlar Somutlaştırılmalıdır?
Dosyada yeni hükmün uygulanması isteniyorsa savunmanın yalnız “IBAN’ımı kullandırdım” cümlesinden ibaret bırakılması yeterli değildir. Sanığın suça katılım biçimi tarih ve işlem bazında açıklanmalıdır. Hesabın ne şekilde verildiği, kart veya erişim bilgilerinin teslim edilip edilmediği, sanığın mağdurla iletişimi bulunup bulunmadığı, para üzerinde fiili tasarrufu olup olmadığı, başka faillerden talimat alıp almadığı ve sağlanan menfaatin niteliği belgelerle tartışılmalıdır.
Sanığın dolandırıcılık kastının hiç bulunmadığı savunuluyorsa bu durum m.158/4 indirim talebinden hukuken farklıdır. Kastın bulunmadığı iddiası beraat sonucuna yöneliktir; m.158/4 ise iştirak sorumluluğu kabul edilen kişinin katkısının sınırlı olması hâlinde cezanın yarıya indirilmesine ilişkindir. Savunmada bu iki hukuki ihtimal birbirine karıştırılmamalıdır.
Hesap Kiralama İlanları ve Komisyon Ödemeleri
Sosyal medya veya mesajlaşma uygulamalarında “hesap kiralama”, “IBAN kullanımı”, “ödeme alma işi” gibi ifadelerle yapılan teklifler bakımından ceza sorumluluğu yine somut olay üzerinden belirlenir. Kişinin hesabını ücret veya komisyon karşılığında bilerek kullandırması, haksız menfaat amacının ve suç kastının değerlendirilmesinde delil olabilir. Ancak mahkûmiyet otomatik değildir; dolandırıcılık suçuna iştirak unsurları ayrıca ispatlanmalıdır.
Yeni TCK m.158/4, böyle bir iştirak yalnız kanunda tanımlanan bilgi veya araç verme fiiliyle sınırlıysa yarı indirim öngörür. Kişi ayrıca mağdurları bulan, hileli konuşmayı yapan, sahte ilanı yöneten veya para transferlerini sevk eden kişi ise rolünün artık yalnız hesap kullandırma düzeyinde kalıp kalmadığı ayrıca incelenir.
İlgili İçerikler
- Dolandırıcılıkta etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi
- TCK m.157 ve m.158 dolandırıcılık yargılaması rehberi
- Ceza dosyaları için iletişim
Resmî Kaynaklar
- TBMM – 7589 sayılı Kanun bilgileri ve kanun metni
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- T.C. Resmî Gazete – 31 Temmuz 2026 tarihli 33326 sayılı Resmî Gazete
Sık Sorulan Sorular
Banka hesabını kullandıran herkesin cezası yarıya iner mi?
Hayır. Önce TCK m.157 veya m.158 kapsamındaki dolandırıcılık suçuna iştirak sabit olmalı; iştirak yalnız kanunda sayılan ödeme aracı veya hesap kullanımını sağlayan bilgi ya da aracı vermekle sınırlı kalmalıdır.
TCK m.158/4 ne zaman yürürlüğe girdi?
7589 sayılı Kanunun 31 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girdi.
Kripto hesabını kullandırmak yeni yarı indirim kapsamında mı?
Evet. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları vermek kanunda açıkça sayılmıştır.
Hesabım bilgim dışında kullanıldıysa TCK m.158/4 mü uygulanır?
Önce suç kastı ve iştirak belirlenir. Bilgi dışında kullanımda iştirak ve kast yoksa yalnız hesap sahipliği nedeniyle m.158/4 uygulanarak ceza verilmez.
Hesaptan parayı da çeken kişi yarı indirim alır mı?
Kanun, iştirakin yalnız bilgi veya araç vermekle sınırlı olmasını şart koşar. Para çekme veya başka aktif eylemler varsa bu sınırlılık şartı somut dosyada ayrıca incelenir.
31 Temmuz 2026’dan önceki suçlara yeni hüküm uygulanabilir mi?
Evet. Şartları oluşuyorsa TCK m.7/2’deki lehe kanun ilkesi ve 7589’un özel geçiş hükümleri uyarınca eski dosyalarda da değerlendirilir.
İnfazdaki hükümlü zararı öderse ne olur?
7589 geçici 1/7 şartları varsa ve TCK m.168 daha önce uygulanmamışsa, mahkeme ihtarından itibaren altı ay içinde zarar tamamen giderildiğinde TCK m.168/2 etkin pişmanlık hükmünden yararlanılabilir.
Altı aylık süre verilince infaz otomatik durur mu?
Hayır. Kanun, mağdur zararı tamamen giderilinceye kadar yalnız bu hükme dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini düzenler.
TCK m.158/4 ile etkin pişmanlık aynı indirim midir?
Hayır. m.158/4 iştirak biçimine, m.168 ise mağdur zararının giderilmesine bağlı farklı hukuki indirimlerdir.
Yarı indirim hâkimin takdirine mi bağlıdır?
m.158/4’ün şartları oluşmuşsa kanun “verilecek ceza yarı oranında indirilir” demektedir; indirim oranı yarıdır.
Mersin’de Hukuki Destek
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.