İmza Atamayan Kişinin Belgesi Senet Sayılır mı? HMK m.206 | 2026
Kısa ve net cevap: HMK m.206, imza atamayan kişinin mühür, bir alet veya parmak izi kullanarak yaptığı hukuki işlemi içeren belgenin hangi şartla senet niteliği taşıyacağını açıkça düzenler. Okuma ve yazma bilmediği için imza atamayan kişinin belgesi, senet niteliği kazanabilmek için noter tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmalıdır. Okuma ve yazma bildiği hâlde imza atamayan kişinin belgesi ise noter tarafından onaylanmalı veya düzenlenmelidir. Kanun ayrıca cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlardaki işlemler için özel bir istisna ve noter işlemleri bakımından harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli muafiyeti getirir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor

HMK m.206 neyi düzenler?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 206. maddesi “İmza atamayanların durumu” başlığını taşır. Madde, imza atamayan kişilerin mühür, bir alet veya parmak izi kullanarak yaptıkları hukuki işlemleri içeren belgelerin hangi koşullarda “senet” niteliği taşıyacağını düzenler. Bu nedenle hüküm, kişinin hukuki işlem yapıp yapamayacağıyla değil, düzenlenen belgenin medeni usul hukukundaki ispat niteliğiyle ilgilidir.
Kanun 2020 yılında yapılan değişiklikle iki farklı grubu açık biçimde ayırmıştır. Birinci grup okuma ve yazma bilmediği için imza atamayanlardır. İkinci grup ise okuma ve yazma bildiği hâlde başka nedenle imza atamayanlardır. Bu iki grup için noter işleminin şekli aynı değildir.
Hükmün amacı, imza yerine kullanılan mühür, alet veya parmak izinin gerçek iradeyi yansıttığının güvenilir biçimde belirlenmesini sağlamaktır. İmza, senedin kişiye aidiyetini ve irade açıklamasını gösteren temel araç olduğundan, imza atamayan kişinin işlemi bakımından noter güvencesi kanunen öngörülmüştür.
Okuma ve yazma bilmediği için imza atamayan kişinin belgesi nasıl düzenlenir?
HMK m.206/1’e göre okuma ve yazma bilmediği için imza atamayan kişinin mühür, bir alet veya parmak izi kullanarak yaptığı hukuki işlemi içeren belgenin senet niteliği taşıyabilmesi için belgenin noter tarafından düzenleme biçiminde oluşturulması gerekir.
Düzenleme biçimi, noterin yalnız mevcut bir imzayı veya işareti onaylamasından daha kapsamlıdır. Noter hukuki işlemi düzenleme şeklinde belgelendirir ve işlemin kanuni usule uygun kurulmasını sağlar. Kanunun okuma ve yazma bilmeyen kişi bakımından daha güçlü bir şekil güvencesi istemesinin nedeni, kişinin belge metnini kendi başına okuyup doğrulayamaması nedeniyle iradesinin içeriğinin güvenli biçimde saptanmasıdır.
Bu nedenle okuma ve yazma bilmeyen kişinin özel olarak hazırlanmış bir kâğıda parmak izi basması, tek başına HMK m.206/1 anlamında senet niteliği kazandırmaz. Belge noter tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmamışsa, m.206’nın senet için aradığı özel koşul gerçekleşmez.
Burada önemli olan “hukuki işlem” içeren belgedir. Borç ikrarı, sözleşme, taahhüt veya başka hukuki sonuç doğuran irade açıklaması senet olarak kullanılacaksa m.206’daki özel şekil şartı gözetilmelidir.
Okuma ve yazma bildiği hâlde imza atamayan kişi için kural nedir?
HMK m.206/2, 22 Temmuz 2020 tarihli 7251 sayılı Kanun ile eklenmiştir. Buna göre okuma ve yazma bildiği hâlde imza atamayan kişinin mühür, bir alet veya parmak izi kullanarak yaptığı hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliği taşıyabilmesi için noter tarafından onaylanması veya düzenlenmesi yeterlidir.
Bu grup için kanun iki seçenek tanır: noter onayı veya noter düzenlemesi. Okuma yazma bilmeyen kişide ise yalnız düzenleme biçimi kabul edilir. Bu fark, maddenin uygulamasındaki en önemli ayrımdır.
Okuma ve yazma bilmesine rağmen bedensel engel, hastalık, yaralanma veya başka bir fiilî nedenle imza atamayan kişi m.206/2 kapsamına girebilir. Kişinin neden imza atamadığı ve okuma-yazma durumunun noter işleminde doğru saptanması gerekir.
Kanunun yaptığı bu ayrım nedeniyle eski tarihli uygulama bilgileri dikkatle kullanılmalıdır. 2020 değişikliğinden sonra, okuma-yazma bilen fakat imza atamayan kişi bakımından yalnız düzenleme değil, noter onayı da kanunen yeterli hâle gelmiştir.
Mühür, bir alet veya parmak izi imza yerine kullanılabilir mi?
HMK m.206, imza atamayan kişinin mühür, bir alet veya parmak izi kullanmasını açıkça kabul eder. Ancak bu araçların kullanılması tek başına senet niteliği doğurmaz. Kanunun aradığı noter işlemi de tamamlanmalıdır.
Mühür veya parmak izi, belge ile kişi arasındaki aidiyet bağını kurmaya yardımcı olur. Buna rağmen özel bir kâğıt üzerine basılmış mühür veya parmak izinin kim tarafından ve hangi iradeyle kullanıldığı konusunda uyuşmazlık çıkabilir. Noter işlemi bu nedenle kanuni güvence sağlar.
“Bir alet” ifadesi, kişinin imza yerine belirli bir araçla işaret oluşturmasını kapsayan geniş bir ifadedir. Hangi araç kullanılırsa kullanılsın m.206’daki noter şartı ortadan kalkmaz.
Noter düzenleme biçimi ile noter onayı arasındaki fark neden önemlidir?
HMK m.206’nın uygulamasında “düzenleme” ve “onaylama” kavramlarının karıştırılmaması gerekir. Düzenleme biçiminde noter hukuki işlemi bizzat resmî belge biçiminde oluşturur. Onaylama işleminde ise mevcut belgedeki imza veya işaretin ilgili kişiye ait olduğu noter tarafından tasdik edilir.
Okuma ve yazma bilmeyen kişi bakımından kanun yalnız düzenleme biçimini kabul eder. Dolayısıyla salt noter onayı yeterli değildir. Okuma ve yazma bilen fakat imza atamayan kişi bakımından ise onaylama veya düzenleme seçeneklerinden biri yeterlidir.
Bu ayrım, daha sonra mahkemede belgenin senet niteliği tartışıldığında belirleyici olabilir. Belgenin noter başlığına bakmakla yetinilmemeli, yapılan işlemin gerçekten düzenleme mi yoksa onaylama mı olduğu tespit edilmelidir.
Cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarda özel kural nedir?
HMK m.206/3, imza atamayan kişinin cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla olan işlemleri için istisna getirir. Bu işlemlerde kullanılacak mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izinin işlemin başlangıcında hesap defterine veya cüzdanına basılmış olması ya da önceden noterde bir örneğinin saklanmak üzere onaylanmış bulunması yeterlidir.
Bu şartlardan biri gerçekleşmişse her işlemde ayrıca noter onayı aranmaz. Hükmün amacı, sürekli ve tekrarlanan işlemlerde her defasında noter işlemine gitme zorunluluğunu ortadan kaldırırken kişinin kullandığı işaretin önceden güvenilir biçimde belirlenmesini sağlamaktır.
Bu istisna yalnız m.206/3’te tarif edilen cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla olan işlemler için uygulanır. Genel hukuki işlemlerde “bir defa parmak izi örneği verdim, artık bütün sözleşmelerde noter gerekmez” şeklinde genişletilemez.
HMK m.206 kapsamındaki noter işlemlerinde harç ve vergi alınır mı?
HMK m.206/4’e göre maddede belirtilen hükümler dairesinde noterlerce onaylanacak veya düzenlenecek senetler için ilgilisinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmaz. Bu düzenleme, imza atamayan kişinin kanunun zorunlu tuttuğu noter güvencesine erişimini mali yük nedeniyle zorlaştırmamak amacı taşır.
Muafiyet, m.206 kapsamında yapılan ilgili noter işlemiyle sınırlıdır. Başka hukuki işlemler veya maddenin kapsamı dışında kalan noter hizmetleri için genel ücret ve vergi düzenlemeleri ayrıca uygulanabilir.
Noter işlemine gidilirken kişinin okuma-yazma durumu ve imza atamama nedeni doğru biçimde açıklanmalı, yapılacak işlemin HMK m.206 kapsamında olup olmadığı noterlikçe değerlendirilmelidir.
HMK m.206’ya uygun belge neden “senet” niteliği bakımından önemlidir?
Medeni usul hukukunda senet, belirli hukuki işlemlerin ispatında güçlü ve bazı hâllerde zorunlu bir delildir. HMK m.200, belirli parasal sınırın üzerindeki hukuki işlemler bakımından senetle ispat kuralı öngörür. Bu nedenle imza atamayan kişinin düzenlediği belgenin senet niteliği taşıyıp taşımaması doğrudan ispat sonucunu etkileyebilir.
HMK m.206 özel şekil güvencesiyle imza yerine kullanılan mühür, işaret veya parmak izini senet sistemine bağlar. Şartlar gerçekleşmediğinde belgenin başka bir delil niteliği taşıyıp taşımayacağı ayrı değerlendirilebilir; ancak m.206 anlamında senet niteliğinin kazanıldığı otomatik olarak kabul edilemez.
Bu nedenle özellikle yüksek değerli borç, satış, ödünç, taahhüt veya başka hukuki işlemlerde belge daha baştan kanuni şekle uygun düzenlenmelidir. Dava çıktıktan sonra eksik noter işlemini geriye dönük biçimde tamamlayarak başlangıçtaki belgeyi m.206’ya uygun hâle getirmek mümkün olmayabilir.
İmza atamama ile imza inkârı aynı şey midir?
Hayır. HMK m.206, kişinin imza atamadığı durumda hangi alternatif işaretlerin ve noter güvencesinin kullanılacağını düzenler. İmza inkârı ise imzalı olduğu iddia edilen bir belgedeki imzanın belirli kişiye ait olup olmadığının yargılama sırasında tartışılmasıdır.
İmza atabilen bir kişinin sonradan imzasını inkâr etmesi m.206 kapsamına girmez. Bu durumda HMK’nın adi senetlerde imza inkârı ve sahtelik incelemesine ilişkin m.208 ve devamındaki hükümler uygulanır.
Aynı şekilde okuma-yazma bilmeme, tek başına fiil ehliyetsizliği anlamına gelmez. HMK m.206 yalnız belgenin senet niteliği için şekil güvencesi koyar; kişinin hukuki işlem ehliyeti Türk Medeni Kanunu’nun ayrı hükümlerine göre belirlenir.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar
- Kişinin okuma ve yazma bilip bilmediği doğru belirlenmelidir.
- Okuma-yazma bilmiyorsa belge noter tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmalıdır.
- Okuma-yazma biliyor fakat imza atamıyorsa noter onayı veya düzenlemesi gerekir.
- Mühür, alet veya parmak izi tek başına noter şartının yerine geçmez.
- Cüzdanla iş yapan kuruluşlara ilişkin m.206/3 istisnası yalnız kendi kapsamındaki işlemlerde uygulanmalıdır.
- Belgenin noter işleminin türü dosyada açıkça anlaşılmalıdır.
- Hukuki işlemin değeri nedeniyle senetle ispat zorunluluğu bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
- İmza atamama ile imza inkârı birbirine karıştırılmamalıdır.
Resmî kaynaklar
Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Resmî Gazete – 7251 sayılı Kanun
Resmî Gazete – Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Sık Sorulan Sorular
Okuma yazma bilmeyen kişi parmak iziyle senet yapabilir mi?
HMK m.206/1’e göre parmak izi kullanılabilir; ancak belgenin senet niteliği taşıması için noter tarafından düzenleme biçiminde oluşturulması gerekir.
Okuma yazma bilen fakat imza atamayan kişi için ne gerekir?
HMK m.206/2’ye göre belge noter tarafından onaylanmalı veya düzenlenmelidir.
Noter onayı okuma yazma bilmeyen kişi için yeterli mi?
Hayır. m.206/1 bu grup için noter tarafından düzenleme biçimini arar.
Mühür basmak tek başına senet için yeterli mi?
Genel kural olarak hayır. HMK m.206’daki noter şartı da yerine getirilmelidir.
Parmak izi yerine başka bir işaret kullanılabilir mi?
Kanun mühür, bir alet veya parmak izi kullanımını düzenler; kullanılan araçla birlikte ilgili noter şartı yerine getirilmelidir.
Her işlemde noter onayı gerekir mi?
HMK m.206/3’te cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlar için özel istisna vardır; şartları varsa her işlemde ayrıca onay aranmaz.
Bu noter işlemlerinde harç alınır mı?
HMK m.206/4 kapsamındaki senetlerin noter onayı veya düzenlenmesi için ilgilisinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmaz.
2020 değişikliği ne getirdi?
Okuma-yazma bildiği hâlde imza atamayan kişiler için noter onayı veya düzenlemesinin yeterli olduğu ayrı fıkra getirildi.
İmza atamayan kişinin yaptığı işlem geçersiz mi?
HMK m.206 doğrudan işlemin maddi hukuk bakımından geçerliliğini değil, belgenin senet niteliği taşımasının şartlarını düzenler. İşlemin geçerliliği ilgili maddi hukuk hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
