B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kamu Görevlisi Görev Sırrı Hakkında Tanık Olabilir mi? HMK m.242 | 2026

Kısa ve net cevap: HMK m.242’ye göre kamu görevlileri, görevlerinden ayrılmış olsalar bile görevleri gereği sır olarak saklamak zorunda oldukları hususlar hakkında ilgili resmî makamın yazılı izni olmadıkça tanık olarak dinlenemez. İzin; milletvekilleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında Cumhurbaşkanı, diğer kamu görevlileri hakkında ise bağlı oldukları bakan veya kuruluşun amiri tarafından verilir. Tanıklık kamu yararına aykırı bulunmadıkça izin verilmesinden kaçınılamaz ve izin mahkeme kararı üzerine yazıyla istenir.

Kamu görevlisinin görev sırrı hakkında tanıklığı HMK 242
Photo by Michael D Beckwith on Unsplash

HMK m.242’nin açık kuralı nedir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 242. maddesi “Tanıklığın izne bağlı olduğu hâller” başlığını taşır. Hüküm, kamu görevlilerinin görevleri gereği sır olarak saklamak zorunda oldukları hususlarda tanıklığını özel bir izin sistemine bağlar.

Kanunun amacı iki farklı menfaati dengelemektir. Bir tarafta mahkemenin uyuşmazlığı aydınlatmak için tanık deliline ulaşması gerekir. Diğer tarafta devlet hizmeti sırasında öğrenilen ve hukuken korunması gereken görev sırlarının yargılama nedeniyle kontrolsüz biçimde açıklanması kamu yararına zarar verebilir. HMK m.242, tanıklığı tamamen yasaklamaz; ilgili resmî makamın yazılı iznini şart koşar.

İzin mekanizması mahkeme üzerinden işler. Tarafın kamu görevlisine özel olarak “tanıklık yapması için izin vermesi” veya tanığın kendi takdiriyle sır niteliğindeki bilgiyi açıklaması kanundaki şartın yerine geçmez.

HMK m.242 hangi kamu görevlilerini kapsar?

Madde “kamu görevlileri” ifadesini kullanır. Bu nedenle yalnız belirli bir bakanlık personeli veya memur sınıfı değil, kamu görevi nedeniyle sır saklama yükümlülüğü taşıyan kişiler kapsamda olabilir. Belirleyici nokta kişinin kamu görevlisi olması ve tanıklık konusu bilginin görevi gereği sır olarak saklamak zorunda olduğu hususlardan olmasıdır.

Tanıklık konusu bilgi kişinin görev alanıyla ilgisizse veya sır saklama yükümlülüğü kapsamında değilse HMK m.242’nin izin rejimi uygulanmaz. Bir kamu görevlisinin özel hayatında gördüğü trafik kazası hakkında tanıklığı ile görev sırasında eriştiği gizli resmî bilgi hakkında tanıklığı aynı hukuki rejime tabi değildir.

Bu nedenle tanık listesinde kamu görevlisi gösterildiğinde yalnız kişinin unvanına bakmak yeterli değildir. Hangi vakıa hakkında dinleneceği ve bu bilginin görev sırrı kapsamına girip girmediği belirlenmelidir.

Kamu görevlisi emekli olmuş veya görevden ayrılmışsa izin gerekir mi?

Evet. HMK m.242/1 açıkça “görevlerinden ayrılmış olsalar bile” ifadesini kullanır. Görevden ayrılma, görev sırasında öğrenilen sırların kendiliğinden açıklanabilir hâle gelmesi sonucunu doğurmaz.

Emeklilik, istifa, başka kuruma geçiş veya görevin sona ermesi tanıklık izni zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Kişi bilgiyi kamu görevi nedeniyle ve sır saklama yükümlülüğü altında edinmişse, tanıklık için kanundaki yazılı izin süreci uygulanır.

Bu kuralın amacı görev sırrının korunmasını kişinin mevcut statüsüne değil, bilginin niteliğine bağlamaktır. Aksi hâlde kamu görevlisi görevden ayrıldıktan sonra sır niteliğindeki bilgileri sınırsız biçimde açıklayabilir ve koruma etkisiz hâle gelirdi.

Her resmî bilgi “görev sırrı” mıdır?

Hayır. HMK m.242 yalnız kamu görevlisinin görevi gereğince sır olarak saklamak zorunda olduğu hususları kapsar. Kamu kurumunda öğrenilen her bilgi otomatik olarak sır değildir. Bilginin mevzuat, görevin niteliği veya resmî karar nedeniyle gizli tutulması gereken bir nitelik taşıması gerekir.

Tanığın hangi konuda dinlenmek istendiğinin açıkça belirlenmesi bu nedenle önemlidir. Mahkeme, talep edilen tanıklık konusunu ortaya koymadan ilgili makamdan sağlıklı izin isteyemez. İzin makamı da tanıklığın kamu yararına aykırı olup olmadığını ancak konu belirli olduğunda değerlendirebilir.

Tarafın genel biçimde “kurum çalışanı tüm dosya hakkında dinlensin” şeklindeki tanık talebi, görev sırrı ve izin kapsamının belirlenmesini zorlaştırabilir. Hangi çekişmeli vakıa için tanıklık istendiği HMK m.240 ve m.194 çerçevesinde somutlaştırılmalıdır.

Tanıklık iznini kim verir?

HMK m.242/1 izin makamlarını açıkça ayırır. Milletvekilleri hakkında izin Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri tarafından; Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında Cumhurbaşkanı tarafından; diğer kamu görevlileri hakkında ise bağlı bulundukları bakan veya kuruluşun amiri tarafından verilir.

Bu düzenleme 2018 yılında 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile güncel hükûmet sistemine uygun hâle getirilmiştir. Bu nedenle eski kaynaklardaki “Bakanlar Kurulu üyeleri” veya önceki izin makamı ifadeleri güncel metin yerine kullanılmamalıdır.

İzin yazılı olmalıdır. Sözlü onay, kurum içi gayriresmî bilgi veya tanığın “amirimin haberi var” şeklindeki beyanı HMK m.242’deki yazılı izin şartını karşılamaz.

İzin makamı tanıklığa istediği zaman engel olabilir mi?

Hayır. HMK m.242/2 önemli bir sınır koyar: Tanıklık kamu yararına aykırı bulunmadıkça izin verilmesinden kaçınılamaz. Bu nedenle izin sistemi kamu görevlisinin tanıklığını keyfî biçimde engellemek için kullanılamaz.

İzin makamının değerlendirmesi, açıklanacak bilginin kamu yararı bakımından doğuracağı sonuçlara dayanmalıdır. Tanıklığın kamu yararına aykırı olduğu değerlendirilirse izin verilmeyebilir; aksi durumda kanun izin vermekten kaçınılamayacağını açıkça söyler.

“Kamu yararı” değerlendirmesi soyut bir gizlilik iddiasından ibaret olmamalıdır. Tanıklık konusu bilginin niteliği, korunmasının neden gerekli olduğu ve yargılamadaki ispat ihtiyacı birlikte ele alınır.

Tanıklık izni nasıl istenir?

HMK m.242/3’e göre izin, mahkeme kararı üzerine yazıyla istenir. Taraf doğrudan kuruma başvurup aldığı herhangi bir yazıyı mahkeme kararının yerine geçiremez. Yargılamada tanığın dinlenmesi için mahkeme izin prosedürünü işletir.

Mahkeme kararında tanığın kim olduğu ve hangi konuda dinlenmesinin istendiği yeterince açık olmalıdır. İlgili resmî makam tanıklık konusunu bilmeden kamu yararı değerlendirmesi yapamaz. İzin verilirse tanık davet edilerek dinlenir.

Tanığın daveti HMK m.243 ve devamındaki genel kurallara tabidir. İzin alınması, tanığın duruşmaya çağrılma usulünü ortadan kaldırmaz; yalnız tanıklığın ön şartını yerine getirir.

İzin verilmezse kamu görevlisi dinlenebilir mi?

HMK m.242 kapsamındaki görev sırrı hakkında gerekli yazılı izin yoksa kamu görevlisi tanık olarak dinlenemez. Mahkeme izin sürecinin sonucunu beklemeli ve izin verilmemişse sır kapsamındaki hususlarda tanıklık yaptıramamalıdır.

Ancak izin verilmemesinin kanundaki “tanıklık kamu yararına aykırı bulunmadıkça kaçınılamaz” şartına uygun olup olmadığı ayrı bir hukuki tartışma yaratabilir. Mahkeme izin cevabını dosyaya alır ve taraflar bu işlemin yargılamadaki etkisine ilişkin beyanlarını sunabilir.

Tanığın sır kapsamı dışında kalan başka bir vakıa hakkında bilgi sahibi olması hâlinde o kısmın izin rejimi dışında olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Bir kişinin bazı bilgileri sır kapsamında, bazı bilgileri sır dışında olabilir.

HMK m.242 ile tanıklıktan çekinme aynı şey midir?

Hayır. HMK m.242 tanıklığın resmî izne bağlı olduğu özel bir durumu düzenler. Tanıklıktan çekinme ise HMK m.247 ve devamında kişinin belirli yakınlık, sır veya menfaat durumları nedeniyle tanıklık yapmaktan kaçınabilmesini düzenleyen ayrı kurumdur.

Kamu görevlisinin görev sırrı için izin alınmaması hâlinde sorun tanığın kişisel tercihinden değil, kanuni izin şartının gerçekleşmemesinden doğar. İzin verildikten sonra tanığın başka bir çekinme sebebi bulunuyorsa bu sebep ayrıca incelenebilir.

Bu ayrım özellikle meslek sırrı, aile yakınlığı veya kendisini suçlama riski gibi diğer çekinme sebepleriyle görev sırrının karıştırılmaması için önemlidir.

Kamu görevlisi tanık gösterilirken kontrol listesi

  • Tanığın kamu görevlisi olup olmadığı belirlenmelidir.
  • Tanıklık konusu vakıa açıkça yazılmalıdır.
  • Bilginin görev nedeniyle edinilip edinilmediği tespit edilmelidir.
  • Bilginin sır olarak saklanması gereken nitelikte olup olmadığı değerlendirilmelidir.
  • Tanık görevden ayrılmış olsa bile izin gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir.
  • Doğru izin makamı HMK m.242/1’e göre belirlenmelidir.
  • İzin mahkeme kararı üzerine yazıyla istenmelidir.
  • İzin verilince tanık HMK m.243 uyarınca davet edilmelidir.
  • Sır kapsamı dışında kalan bilgi varsa tanıklık konusu ayrıştırılmalıdır.

Resmî kaynaklar

Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Resmî Gazete – 700 sayılı KHK
Resmî Gazete – Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Sık Sorulan Sorular

Kamu görevlisi mahkemede tanık olabilir mi?

Evet. Ancak görev gereği sır olarak saklamak zorunda olduğu hususlar hakkında HMK m.242’deki yazılı izin alınmadan dinlenemez.

Emekli memur görev sırrı hakkında izinsiz tanıklık yapabilir mi?

Hayır. Kanun görevden ayrılmış kamu görevlilerini de açıkça kapsar.

Her resmî bilgi için izin gerekir mi?

Hayır. İzin, görev nedeniyle sır olarak saklanması zorunlu hususlar bakımından aranır.

İzni kim ister?

HMK m.242/3’e göre izin mahkeme kararı üzerine yazıyla istenir.

İzni taraf kendisi kurumdan alabilir mi?

Kanuni tanıklık süreci mahkeme kararı üzerine yazılı izin talebiyle işler.

İzin makamı sebep göstermeden reddedebilir mi?

HMK m.242/2’ye göre tanıklık kamu yararına aykırı bulunmadıkça izin verilmesinden kaçınılamaz.

Bakanın tanıklığına kim izin verir?

Güncel HMK m.242’ye göre Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında izin Cumhurbaşkanı tarafından verilir.

Milletvekili için izin makamı kimdir?

HMK m.242/1’de milletvekilleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri belirtilmiştir.

İzin verildikten sonra tanık ayrıca çağrılır mı?

Evet. HMK m.242/3 izin verilince tanığın davet edilerek dinleneceğini düzenler.

Hukuki içerik notu: Bu içerik 17 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.242 ve 2018 tarihli değişiklik esas alınarak hazırlanmıştır. Belirli bir bilginin görev sırrı sayılıp sayılmadığı ve doğru izin makamı somut tanığın statüsüne göre ayrıca kontrol edilmelidir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp