Sigorta Şirketi Aidat ve Gider Payını Ödemezse Levhadan Silinir mi? | 5684 m.24/3-a-3 (2026)

5684 m.24/3-a-3 hangi ödeme ihlalini Levhadan silinme sebebi sayar?
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.24/3, Türkiye Sigorta Birliği nezdindeki Levhadan silinme sebeplerini şirket türüne göre ayrı ayrı düzenler. Sigorta ve reasürans şirketleri bakımından üçüncü sebep, giderlere katılma payları ile aidatların tebligata rağmen süresinde ödenmemesidir. Hüküm, meslek kuruluşunun finansman yükümlülüğüne uyulmamasını Levha statüsüyle doğrudan ilişkilendirir.
Burada üç unsur birlikte aranır. Birincisi, şirkete ait aidat veya giderlere katılma payı borcunun bulunmasıdır. İkincisi, bu borç bakımından şirkete tebligat yapılmış olmasıdır. Üçüncüsü, tebligata rağmen ilgili tutarın öngörülen süre içinde ödenmemesidir. Kanun lafzı bu aşamaları birbirinden ayırdığı için sırf muhasebe sisteminde gecikmiş borç görünmesiyle m.24/3-a-3 sonucu otomatik olarak eşitlenmemelidir.
Güncel Kanun metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden, Birlik duyuruları ve kurumsal uygulamalar Türkiye Sigorta Birliği üzerinden, sektörel düzenlemeler ise SEDDK üzerinden takip edilmelidir.
Aidat ile giderlere katılma payı aynı şey midir?
Hayır. 5684 m.24/21, Birlik finansman sistemini ayrıntılı şekilde düzenler. Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri Birliğe girişte Genel Kurul tarafından her yıl belirlenen miktarda giriş aidatı öder. Bunun yanında Birliğin masraflarına iştirak için giderlere katılma payları hesaplanır. Sigorta ve reasürans şirketlerinin giderlere katılma payında bir yıl içinde Türkiye dahilinde elde ettikleri direkt prim gelirleri esas alınır.
Giriş aidatı ilk üyelikle bağlantılıdır. Giderlere katılma payı ise Birliğin sürekli faaliyetlerinin finansmanına ilişkin dönemsel bir yükümlülüktür. M.24/3-a-3’te “giderlere katılma paylarını ve aidatlarını” ifadesi kullanıldığı için şirketin mali yükümlülükleri tek kalem gibi izlenmemeli; borcun türü, dönemi, tahakkuk dayanağı ve son ödeme tarihi ayrı ayrı gösterilmelidir.
Birlik üyeliğine ilişkin ilk bir aylık sürenin ayrıntıları için Sigorta Şirketi Türkiye Sigorta Birliğine Kaç Günde Üye Olmalı? yazımız incelenebilir.
Tebligat neden m.24/3-a-3 bakımından belirleyicidir?
Kanun “kendisine yapılan tebligata rağmen” ifadesini açıkça kullanır. Bu nedenle Levhadan silinme sürecinde şirkete hangi borcun, hangi dönem için, hangi tutarda ve hangi süre içinde ödenmesi gerektiğinin usulüne uygun şekilde bildirilmesi temel önemdedir. Tebligat tarihi aynı zamanda ödeme süresinin ve sonradan itiraz sürecinin kronolojisini belirleyen ana belgedir.
Şirket hukuk birimi, bildirimin yalnız ulaştığını değil, hangi hukuki ve mali yükümlülüğe ilişkin olduğunu da kontrol etmelidir. Aidat, giderlere katılma payı, giriş aidatı veya başka bir Birlik alacağı farklı hukuki sonuçlara sahip olabilir. M.24/3-a-3’teki silinme sebebi açıkça giderlere katılma payları ve aidatların ödenmemesini konu alır.
Elektronik tebligat kullanılan hallerde tebliğ tarihi mevzuata göre belirlenmeli; e-posta gönderim saati ile hukuki tebliğ tarihi karıştırılmamalıdır. Fiziki tebligatta da teslim belgesi ve tebliğ mazbatası saklanmalıdır. Şirketin iç evrak sistemine geç işlenmesi, dış dünyada gerçekleşen hukuki tebliğ tarihini değiştirmez.
Tebligat sonrası ödeme yapılmışsa banka valörü, ödeme emrinin verildiği tarih, Birlik hesabına geçiş tarihi ve varsa ödeme açıklaması birlikte saklanmalıdır. Böylece “süresi içinde ödeme” unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği sonradan belgeyle ortaya konabilir.
“Süresi içinde ödeme” hangi süreye göre belirlenir?
M.24/21, aidatlar ve giderlere katılma paylarının yönetmelikte belirtilen süre içinde ödenmesini öngörür. Dolayısıyla somut borçta yalnız Kanunun 24 üncü maddesine bakmak yeterli değildir; yürürlükteki Birlik düzenlemeleri ve ilgili yönetmelik de incelenmelidir. Şirketin ödeme takvimi her yıl güncel düzenlemeye göre oluşturulmalıdır.
M.24/3-a-3 bakımından silinme sonucunun doğması için tebligata rağmen bu sürenin geçirilmesi gerekir. Şirket, “ödeme yaptık” savunmasını soyut muhasebe kaydıyla değil, bankacılık belgesi ve borç hesabının kapanmasıyla göstermelidir. Kısmi ödeme yapılmışsa kalan borcun silinme sürecine etkisi ayrıca değerlendirilir; Kanun toplam yükümlülüğün süresinde yerine getirilmesini esas alır.
Birlik alacağına ilişkin tutarın hatalı olduğu düşünülüyorsa şirketin ödeme ve itiraz stratejisi ayrı belirlenmelidir. Borca itiraz edilmesi, yürürlükteki düzenlemede açıkça durdurucu etki tanınmadıkça ödeme süresini kendiliğinden durdurduğu varsayımıyla hareket edilmemelidir. Uyuşmazlığın hangi kanaldan ileri sürüleceği resmi düzenlemelerden teyit edilmelidir.
İcra yoluyla tahsil ile Levhadan silinme aynı hukuki sonuç mudur?
Hayır. 5684 m.24/21, aidatlar ve giderlere katılma payları süresinde ödenmediğinde Birlik tarafından icra yoluyla tahsil edileceğini düzenler. Aynı fıkra, giderlere katılma paylarının ödenmesine dair kararların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinde yazılı resmi belge niteliğinde olduğunu belirtir. Bu, alacağın tahsil mekanizmasıdır.
M.24/3-a-3 ise belirli şartlar gerçekleştiğinde şirketin Levha kaydının silinmesini düzenler. Biri alacağın tahsiline, diğeri meslek kuruluşu kayıt statüsüne ilişkindir. Aynı borç olayı her iki hukuki mekanizmayı da tetikleyebilir; ancak icra takibi açılması ile Levhadan silinme kararı aynı işlem değildir.
Şirket aleyhine icra takibi başlamış olması, Levha silme kararının mutlaka aynı gün verileceği anlamına gelmez. Buna karşılık borcun sonradan icra dosyasında ödenmesi de geçmişte verilen Levha kararının kendiliğinden yok olduğu anlamına gelmez. Silinme nedeni ortadan kalktıktan sonra m.24/4’teki yeniden yazılma süreci ayrıca işletilir.
Levhadan silinince şirketin hangi hakları etkilenir?
M.24/4’e göre Levhaya kayıtlı olmayan sigorta veya reasürans şirketi Birlik Genel Kurulunda seçme ve seçilme hakkına sahip değildir. Bu sonuç doğrudan Kanundan doğar. Dolayısıyla şirketin aidat borcu yalnız mali ilişki değil, meslek kuruluşu içindeki temsil hakkını da etkileyebilen bir uyum konusu haline gelir.
Levhadan silinme şirketin tüzel kişiliğini sona erdirmez. Şirketin ruhsatları, mevcut sigorta sözleşmeleri ve diğer yükümlülükleri kendi hukuki rejimlerine tabidir. Ancak Levha statüsünün kaybedilmesi, Birlik organları ve Genel Kurul bakımından açık bir temsil sonucu doğurur.
Levhadan silinme ile Birlik üyeliğinin düşmesi de birbirinden ayrıdır. M.24/7 üyeliğin düşme sebeplerini ayrıca saymıştır. Aidat borcu nedeniyle m.24/3-a-3 kapsamında Levhadan silinen şirketin üyelik statüsü, somut olayda m.24/7 koşullarının bulunup bulunmadığına göre değerlendirilir.
Aidat ve gider payı ödendiğinde şirket yeniden Levhaya yazılır mı?
Silinmeyi gerektiren hal sona ererse m.24/4 uyarınca şirket yeniden Levhaya yazılma hakkını kazanır. Aidat ve giderlere katılma payının ödenmemesi nedeniyle silinmiş şirkette borcun tamamen ödenmesi, silinme nedeninin sona erdiğinin temel göstergesidir. Ödeme dekontu, Birlik borç durum yazısı ve varsa icra dosyası kapatma kaydı başvuru dosyasına eklenmelidir.
Yeniden yazılan şirketten giriş aidatı alınmaz. Bu hüküm, şirketin ilk üyelik sırasında ödediği giriş aidatının ikinci kez tahsil edilmesini engeller. Ancak ödenmemiş dönemsel aidat ve katılma payları, faiz, takip gideri veya başka yasal borçlar ayrı değerlendirilir.
M.24/5 uyarınca Birlik Yönetim Kurulu gerekli gördüğü hallerde nedenlerini açıklayarak şirketten Levhaya yazılma şartlarının varlığının devam ettiğini ispat etmesini isteyebilir. Talep reddedilirse karar gerekçeli verilmelidir.
Levhadan silme kararına kaç iş günü içinde itiraz edilir?
M.24/6’ya göre Levhadan silinen şirket, Birlik Yönetim Kurulunun silme kararına karşı on beş iş günü içinde yazılı itirazda bulunabilir. Kararın şirkete bildirim tarihi süre takibinin başlangıcıdır. Bu nedenle hukuk birimi tebligatı aldığı gün son başvuru gününü hesaplayıp süre takip sistemine kaydetmelidir.
İtiraz dosyasında borcun bulunmadığı, ödemenin süresinde yapıldığı, tebligatın hukuki sonucu doğurmadığı veya silinme şartlarının başka nedenle oluşmadığı ileri sürülüyorsa her iddia belgeyle desteklenmelidir. Banka dekontları, Birlik hesap ekstresi, tebligat belgeleri ve yazışmalar temel delillerdir.
Kanun itiraz hakkında en geç on beş iş günü içinde karar bildirilmesini öngörür. Güncel başvuruda 2026’daki yetkili düzenleyici kurum ve yürürlükteki usul esas alınmalı, SEDDK’nın resmi kanalları kontrol edilmelidir.
Mali işler ve hukuk birimleri hangi kontrol sistemini kurmalıdır?
Birinci kontrol, Birlik aidatları ve giderlere katılma payları için ayrı bir mevzuat ödeme takvimi tutulmasıdır. Vergi veya ticari fatura takvimiyle aynı sistemde kaybolmaması için bu borçlara özel sorumlu atanmalıdır. İkinci kontrol, Birlikten gelen bütün tebligatların aynı gün hukuk ve mali işler birimlerine yönlendirilmesidir.
Üçüncü kontrol, ödeme belgesinin yalnız bankada değil mevzuat dosyasında da saklanmasıdır. Dördüncü kontrol, her ödeme sonrasında Birlik hesabında borcun kapandığının doğrulanmasıdır. Beşinci kontrol, olası ihtilaf halinde ödeme süresinin kaçırılmasını önlemek üzere hukuk görüşünün son tarihten önce tamamlanmasıdır.
Altıncı kontrol, Levha statüsünün periyodik olarak kontrol edilmesidir. Yedinci kontrol, bir silme kararı gelirse on beş iş günlük itirazın aynı gün açılmasıdır. Sekizinci kontrol, ödeme sonrası yeniden yazılma başvurusunun ayrıca yapılması ve kayıt tamamlanana kadar sürecin kapatılmamasıdır.
Bu konu neden m.24/21’deki tahsil yazısından ayrı ele alınmalıdır?
M.24/3-a-3’ün arama niyeti şirketin “Levhadan silinir mi?” sorusudur. M.24/21 ise borcun nasıl hesaplandığı ve icra yoluyla nasıl tahsil edildiği sorusunu düzenler. Her iki hüküm aynı mali yükümlülüğe temas etse de hukuki sonuçları farklıdır. Bu nedenle içeriklerin aynı başlık altında birleştirilmesi kullanıcı niyetini ve madde sistematiğini bulanıklaştırır.
Bu yazı Levha sonucunu merkezine alır. İcra yoluyla tahsil, İİK m.68 kapsamındaki belge niteliği ve prim gelirine göre gider payı hesabı ayrıca m.24/21 odaklı rehberde ele alınmalıdır. Böylece aynı kelimeleri tekrar eden kopya içerik yerine, birbirini tamamlayan ve farklı hukuki sorulara cevap veren içerik yapısı kurulur.
Sık Sorulan Sorular
1. Aidat gecikince şirket hemen Levhadan silinir mi?
M.24/3-a-3 tebligat yapılmasını ve tebligata rağmen süresinde ödeme yapılmamasını arar.
2. Giderlere katılma payı da silinme sebebi midir?
Evet. Hüküm hem giderlere katılma paylarını hem aidatları kapsar.
3. Tebligat şart mıdır?
Evet. Kanun açıkça “kendisine yapılan tebligata rağmen” ifadesini kullanır.
4. Aidat borcu icra yoluyla tahsil edilebilir mi?
Evet. M.24/21 süresinde ödenmeyen aidat ve giderlere katılma paylarının Birlik tarafından icra yoluyla tahsilini düzenler.
5. İcra takibi ile Levha silinmesi aynı işlem midir?
Hayır. Biri alacağın tahsili, diğeri meslek kuruluşu kayıt statüsüdür.
6. Borç ödenince yeniden Levhaya yazılabilir mi?
Evet. Silinme nedeni sona erdiğini ispat eden şirket yeniden yazılma hakkı kazanır.
7. Yeniden giriş aidatı alınır mı?
Hayır. M.24/4 yeniden yazılan şirketten giriş aidatı alınmayacağını düzenler.
8. Silme kararına itiraz süresi nedir?
On beş iş günüdür.
9. Kısmi ödeme yeterli midir?
Kanun yükümlülüğün süresinde yerine getirilmesini esas alır; kalan borç varsa borç tamamen sona ermiş sayılmaz.
10. Reasürans şirketleri de aynı kurala tabi midir?
Evet. M.24/3-a sigorta ve reasürans şirketlerini birlikte kapsar.
Resmî Kaynaklar ve İlgili Rehberler
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu
- Türkiye Sigorta Birliği
- SEDDK Sigortacılık Mevzuatı
- TSB Üyelik Süresi
- TSB’de İki Ayrı Levha
- Altı Ay Sözleşme Yapmama ve Levha
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
Sigorta şirketlerinin Birlik üyeliği, aidat, Levha ve düzenleyici uyum süreçlerinde hukuki danışmanlık.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
