Sigorta Şirketi 6 Ay Sözleşme Yapmazsa Levhadan Silinir mi? | 5684 m.24/3-a-2 (2026)

5684 m.24/3-a-2 hangi faaliyetsizlik halini düzenler?
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.24/3, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdindeki Levhalardan silinme sebeplerini ayrı bentler halinde sayar. Sigorta ve reasürans şirketleri bakımından ikinci neden, belirli süre boyunca sözleşme akdedilmemesidir. Kanun bu nedeni genel bir “iş hacmi düşüklüğü” olarak değil, kesintisiz altı ay boyunca sözleşme akdedilmemesi şeklinde somutlaştırmıştır.
Hükmün kelimeleri birlikte okunmalıdır. Birincisi, şirketin sigorta veya reasürans sözleşmesi akdetmemesi gerekir. İkincisi, bu durum aralıksız altı ay sürmelidir. Üçüncüsü, Kanun ruhsatın verildiği tarihten itibaren bir yıllık ilk dönemi ve takip eden yılları açıkça anmaktadır. Dördüncüsü, düzenleyici idarenin bilgisi dahilindeki durumları hükmün dışında bırakan özel bir kayıt vardır.
Güncel Kanun metni Mevzuat Bilgi Sistemi – 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu üzerinden, ikincil düzenlemeler SEDDK Sigortacılık Mevzuatı üzerinden ve Birlik kayıtları Türkiye Sigorta Birliği üzerinden takip edilmelidir.
Ruhsatın verildiği tarihten itibaren bir yıllık dönem neden ayrıca yazılmıştır?
Kanun, Levhadan silinme hükmünü yalnız uzun süredir faaliyet gösteren şirketlere özgü tutmamıştır. Ruhsatın verilmesinden sonraki ilk yıl da açıkça hüküm kapsamına alınmıştır. Böylece yeni ruhsat alan bir şirketin ruhsatı aldıktan sonra fiilen sigorta veya reasürans sözleşmesi akdetmeden uzun süre pasif kalması Levha bakımından sonuç doğurur.
Ruhsat tarihinin doğru belirlenmesi bu nedenle temel önemdedir. Şirketin kuruluş tarihi, ticaret siciline tescil tarihi veya Birliğe üye olduğu tarih ile sigortacılık ruhsatının verildiği tarih aynı olmayabilir. M.24/3-a-2 metni ruhsat tarihini esas aldığı için uyum dosyasında ilgili branş ve ruhsat kararlarının tarihleri açıkça bulunmalıdır.
Sigorta şirketlerinin branş bazında ruhsat alması gerektiği 5684 m.5’te düzenlenmiştir. Bu nedenle şirketin hangi branşta hangi tarihte ruhsat aldığı, sözleşme üretiminin hangi ruhsata dayandığı ve Levha bakımından faaliyetsizliğin nasıl izleneceği birlikte değerlendirilmelidir. Branş ruhsat sistemi için Sigorta Şirketi Her Branş İçin Ayrı Ruhsat Almalı mı? rehberimiz incelenebilir.
“Aralıksız altı ay” ne anlama gelir?
Kanun altı aylık süreyi kesintisiz faaliyetsizlik üzerinden kurar. Bu nedenle şirketin sözleşme üretim kayıtları ay sonu toplamlarıyla değil, sözleşme akit tarihleri üzerinden incelenmelidir. Altı aylık dönemin içinde kanuna uygun şekilde akdedilmiş bir sigorta veya reasürans sözleşmesi bulunuyorsa kesintisizlik unsuru bakımından yeni durum ortaya çıkar.
Ancak sırf Levha kaydını korumak amacıyla gerçeği yansıtmayan, muvazaalı veya fiilen risk transferi doğurmayan kayıtlar oluşturulması hukuken geçerli bir çözüm değildir. Kanunun aradığı işlem gerçek bir sigorta veya reasürans sözleşmesidir. Poliçe numarası üretmek ile geçerli sigorta sözleşmesi akdetmek aynı şey değildir; sözleşmenin tarafları, risk, teminat, prim ve yürürlük bilgileri şirket sistemlerinde doğrulanabilir olmalıdır.
Altı aylık dönemin hesabında sözleşmenin düzenlenme, akit ve yürürlük tarihleri farklılaşabilir. Uyum incelemesinde hangi tarihin hukuken sözleşmenin kurulduğu tarih olduğu somut işlem yapısına göre belirlenmelidir. Sistemde yalnız teknik üretim tarihi bulunması yeterli görülmemeli; akit tarihiyle ilişkisi kayıt altına alınmalıdır.
Reasürans şirketlerinde sözleşme yapısı sigorta şirketlerinden farklı olabilir. Treaty veya ihtiyari reasürans işlemlerinin belge ve yürürlük tarihleri teknik özellik gösterebilir. Bu nedenle “altı ay sözleşme akdetmeme” kontrolü şirketin faaliyet türüne uygun veri seti üzerinden yürütülmelidir.
Düzenleyici idarenin bilgisi dahilindeki faaliyetsizlik neden ayrı değerlendirilir?
M.24/3-a-2’nin en önemli unsurlarından biri, takip eden yıllarda faaliyetsizliğin düzenleyici idarenin bilgisi haricinde olması koşuludur. Kanun, idarenin bilgisi dahilinde gerçekleşen belirli durumları otomatik silinme kuralıyla aynı şekilde değerlendirmemiştir. Bu nedenle şirketin neden sözleşme akdetmediği ve bu durumun idareye ne zaman, hangi belgeyle bildirildiği önem taşır.
“Bilgi dahilinde” olma iddiası sözlü beyana bırakılmamalıdır. SEDDK’ya sunulan yazılar, elektronik başvurular, izin veya uygun görüş kararları, denetim yazışmaları ve alınan cevaplar dosyada saklanmalıdır. İdarenin yalnız genel sektörel gelişmelerden haberdar olması ile belirli şirketin faaliyetsizliğinin resmi olarak bilgisine sunulması aynı şey değildir.
Şirketin yeniden yapılanma, portföy devri, birleşme, teknik sistem değişikliği veya düzenleyici tedbir nedeniyle geçici olarak yeni iş kabul etmemesi söz konusuysa, bu sürecin idareyle yazışmaları açık olmalıdır. Birleşme ve portföy devri işlemlerine ilişkin hukuki çerçeve için Sigorta Şirketi Birleşme, Devir ve Portföy Devri İzni rehberimiz incelenebilir.
Faaliyetsizlik ile tüm branşlarda yeni sözleşme yetkisinin kaldırılması aynı mıdır?
Hayır. M.24/3-a-1 ile m.24/3-a-2 farklı Levhadan silinme sebepleridir. Birinci bentte düzenleyici makamın tüm branşlarda yeni sözleşme yapma yetkisini kaldıran hukuki kararı vardır. İkinci bentte ise şirketin belirli süre sözleşme akdetmemesi olgusu esas alınır.
Bir şirketin sözleşme yapma yetkisi hukuken devam ettiği halde fiilen altı ay sözleşme akdetmemesi mümkündür. Bunun tersi olarak şirketin yetkisi kaldırıldığı için sözleşme yapamaması da mümkündür. Hangi silinme sebebinin uygulanacağı, olayın hukuki kaynağına göre belirlenmelidir.
Tüm branşlarda yeni sözleşme yetkisinin kaldırılmasına ilişkin özel inceleme için Tüm Branşlarda Yeni Poliçe Yetkisi Kaldırılan Sigorta Şirketi Levhadan Silinir mi? yazımıza bakılabilir.
Şirketin sözleşme akdettiği nasıl ispatlanır?
Sigorta şirketlerinde poliçe üretim kayıtları, poliçe numarası, teklif-kabul akışı, prim tahakkuku, tahsilat bilgisi ve teminat başlangıç tarihi birlikte incelenir. Reasürans şirketlerinde reasürans sözleşmesi, slip, cover note, treaty belgeleri ve kabul kayıtları önemlidir. Kayıtların şirketin ana bilgi sisteminde tarihçe ve değişiklik loglarıyla korunması gerekir.
Birlik veya düzenleyici makamın incelemesinde yalnız toplam prim üretim rakamı yeterli olmayabilir. Kanun sözleşme akdetmeme durumunu esas aldığı için sıfır primli zeyil, iptal edilmiş teklif veya sonuçlanmamış başvurular gerçek sözleşme akdiyle aynı kabul edilmemelidir. Her kayıt hukuki niteliğine göre sınıflandırılmalıdır.
Şirketin doğrudan satış, acente, broker, banka veya dijital kanal üzerinden akdettiği sözleşmeler tek merkezde izlenmelidir. Kanal bazında veri ayrılığı nedeniyle bir bölümün üretimi diğer sistemde görünmüyorsa, Levha kontrolünde yanlış “altı ay faaliyetsizlik” sonucu çıkabilir. Bu nedenle mevzuat raporlamasında bütün kanallar konsolide edilmelidir.
Levhadan silinmenin sonucu nedir?
Levhadan silinen şirket, m.24/4 uyarınca Birlik Genel Kurulunda seçme ve seçilme hakkını kaybeder. Levha kaydı meslek kuruluşu içindeki temsil sisteminin ön şartıdır. Silinme, üyeliğin her durumda aynı anda düştüğü anlamına gelmez; üyeliğin düşme sebepleri m.24/7’de ayrıca düzenlenmiştir.
Şirket tüzel kişiliği de sırf Levhadan silinme nedeniyle ortadan kalkmaz. Ticaret sicili, ruhsat, mevcut sigorta sözleşmeleri, portföy, hasar yükümlülükleri ve şirketin mali yapısı ilgili diğer hükümlere tabidir. Levha kaydı, bu alanlardan biri olan meslek kuruluşu statüsünü gösterir.
Birlik nezdinde iki ayrı Levha sisteminin ayrıntıları için Türkiye Sigorta Birliğinde Kaç Ayrı Levha Tutulur? rehberimiz incelenebilir.
Şirket yeniden Levhaya nasıl yazılır?
M.24/4’e göre Levhadan silinmeyi gerektiren halin sona erdiğini ispat eden sigorta veya reasürans şirketi yeniden yazılma hakkını kazanır. Altı aylık sözleşme akdetmeme nedeniyle silinmede, şirketin yeniden faaliyete geçtiğini ve silinme nedeninin sona erdiğini gösteren sözleşme ve faaliyet belgeleri başvurunun temelidir.
Yeniden yazılan şirketten giriş aidatı alınmaz. M.24/5 ise Birlik Yönetim Kuruluna, gerekli gördüğü hallerde nedenlerini açıklayarak şirketten Levhaya yazılma şartlarının varlığının devam ettiğini ispat etmesini isteme yetkisi verir. Bu nedenle yalnız tek bir yeni poliçe sunmak yerine şirketin ruhsat ve üyelik şartlarının güncel durumunu gösteren bütüncül dosya hazırlanmalıdır.
Yeniden yazılma talebi reddedilirse karar gerekçeli olmak zorundadır. Gerekçe hangi şartın eksik görüldüğünü göstermeli ve şirketin m.24/6’daki itiraz hakkını kullanmasına imkan vermelidir.
Silme kararına karşı itiraz süresi kaç iş günüdür?
M.24/6 uyarınca Levhadan silinen şirket, Birlik Yönetim Kurulunun silme kararına karşı on beş iş günü içinde yazılı itirazda bulunabilir. Sürenin başlangıcında kararın usulüne uygun bildirim tarihi esas alınmalı; başvuru son güne bırakılmamalıdır.
Kanun itiraz hakkında en geç on beş iş günü içinde karar bildirilmesini de öngörür. Güncel düzenleyici kurumsal yapı bakımından başvurunun 2026’da yetkili merci ve yürürlükteki başvuru kanalı üzerinden yapılması gerekir. SEDDK’nın resmi duyuruları ve mevzuat sayfaları kontrol edilmeden eski kurum adlarına göre işlem yapılmamalıdır.
İtirazda şirketin hangi tarihler arasında sözleşme akdettiği, faaliyetsizliğin kesintisiz olup olmadığı ve varsa bu dönemin düzenleyici idarenin bilgisi dahilinde bulunduğunu gösteren yazışmalar somut biçimde sunulmalıdır.
Şirketler altı aylık süreyi nasıl izlemelidir?
Uyum sisteminde son sözleşme akit tarihini esas alan otomatik alarm kurulmalıdır. Dördüncü ve beşinci aylarda hukuk, uyum ve teknik birimlere uyarı üretilmesi, altıncı ay dolmadan statünün incelenmesini sağlar. Yalnız yıllık faaliyet raporunu beklemek m.24/3-a-2 bakımından geç kalınmasına yol açabilir.
İkinci kontrol, düzenleyici yazışmaların üretim verisiyle aynı dosyada birleştirilmesidir. Eğer faaliyetsizlik idarenin bilgisi dahilindeyse bunu gösteren belge sistemde ilgili tarihe bağlanmalıdır. Üçüncü kontrol, bütün satış kanallarının tek veri modelinde konsolide edilmesidir.
Dördüncü kontrol, şirketin Levha statüsünün düzenli olarak TSB kayıtlarıyla karşılaştırılmasıdır. Beşinci kontrol, bir Levha silme kararı tebliğ edildiğinde 15 iş günlük itiraz süresinin hukuk biriminin süre takip sistemine aynı gün işlenmesidir.
Sık Sorulan Sorular
1. Sigorta şirketi altı ay poliçe üretmezse Levhadan silinir mi?
Kanundaki diğer unsurlar da mevcutsa, aralıksız altı ay sözleşme akdetmeme m.24/3-a-2 kapsamında silinme sebebidir.
2. Sürenin kesintisiz olması şart mı?
Evet. Kanun açıkça “aralıksız olarak altı ay” demektedir.
3. Bir gerçek sözleşme akdedilmesi kesintisizliği etkiler mi?
Evet. Sözleşme akdinin gerçek ve hukuken geçerli olması şartıyla kesintisizlik hesabı buna göre değerlendirilir.
4. Teklif verilmesi sözleşme akdi sayılır mı?
Hayır. Sonuçlanmamış teklif tek başına sigorta sözleşmesinin kurulduğunu göstermez.
5. İdarenin bilgisi dahilindeki faaliyetsizlik nasıl ispatlanır?
Resmi yazışma, elektronik başvuru, karar, izin veya düzenleyici makamın bilgi sahibi olduğunu gösteren kayıtlarla ispatlanmalıdır.
6. Levhadan silinince Birlik üyeliği otomatik düşer mi?
Hayır. Üyeliğin düşme sebepleri m.24/7’de ayrıca düzenlenmiştir.
7. Şirket yeniden Levhaya yazılabilir mi?
Evet. Silinme nedeni sona ermişse ve bu durum ispatlanırsa yeniden yazılma hakkı doğar.
8. Yeniden giriş aidatı alınır mı?
Hayır. M.24/4 yeniden yazılan şirketten giriş aidatı alınmamasını düzenler.
9. Silme kararına itiraz süresi nedir?
On beş iş günüdür.
10. Reasürans şirketleri de altı aylık kurala tabi midir?
Evet. M.24/3-a-2 sigorta ve reasürans şirketlerini birlikte kapsar.
Resmî Kaynaklar ve İlgili Rehberler
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu
- SEDDK – Sigortacılık Mevzuatı
- Türkiye Sigorta Birliği
- TSB’de İki Ayrı Levha
- Tüm Branşlarda Yeni Poliçe Yetkisi ve Levha
- Birleşme, Devir ve Portföy Devri
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
Sigorta şirketlerinin ruhsat, faaliyet, Levha ve düzenleyici uyum süreçlerinde hukuki danışmanlık.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
