Tıp Merkezi Kimler Tarafından Açılabilir? Yüzde 51 Hekim Ortaklığı | Yönetmelik m.7 (2026)
Kısa ve net cevap: Tıp merkezi, 19 Nisan 2025 tarihli ve 32875 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik m.7/1 uyarınca; mesleğini serbest icra etme hak ve yetkisi bulunan bir tabip, birden fazla tabip ve diş tabibinin ortaklığı veya sermayesinin en az %51’i tabip ve diş tabibi ortaklarına ait olan bir tüzel kişi tarafından açılabilir. Bu oran, şirket bünyesinde tıp merkezi işletmek isteyen yatırımcılar bakımından doğrudan ruhsat şartıdır. Poliklinik için ise aynı hüküm uygulanmaz; poliklinik en az iki tabip tarafından müştereken açılmalıdır.

- Tıp merkezi açma yetkisinin hukuki dayanağı
- Kimler tıp merkezi açabilir?
- %51 hekim ortaklığı nasıl uygulanır?
- Poliklinik ve müessese bakımından fark
- Tıp merkezi sahibinin ölümü halinde devam
- Ruhsat iptali ve ortaklık yapısına ilişkin yasaklar
- Ruhsat sürecinde ortaklık yapısının önemi
- Şirketler için uygulama kontrol listesi
- Sık sorulan sorular
Tıp Merkezi Açma Yetkisinin Hukuki Dayanağı
Tıp merkezi sahipliğine ilişkin temel düzenleme, 19 Nisan 2025 tarihli ve 32875 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesidir. Yönetmelik; tıp merkezi, poliklinik, fizik tedavi ve rehabilitasyon müessesesi ile muayenehanelerin açılması, işletilmesi, personeli, fiziki şartları, denetimi, ruhsatının askıya alınması ve iptaline kadar uzanan bütün idari çerçeveyi düzenler.
Yönetmeliğin m.3 hükmü düzenlemenin kanuni dayanaklarını da açıkça saymıştır. Bunlar arasında 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3. maddesi, 9/c bendi, ek 11 ve ek 19. maddeleri ile 3153 sayılı Kanun bulunmaktadır. Bu nedenle tıp merkezi ortaklık yapısı, yalnızca ticaret şirketinin kendi iç ilişkisi olarak görülemez. Sağlık hizmetinin sunumuna ilişkin kamu hukuku niteliğindeki ruhsat rejiminin parçasıdır.
Yönetmeliğin güncel metnine Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüğü mevzuat sayfasından, 19 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete metni ve eklerine ise Resmî Gazete arşivinden ulaşılabilir.
Kimler Tıp Merkezi Açabilir?
Yönetmelik m.7/1 üç ayrı sahiplik modeline izin vermektedir. Birinci model, mesleğini serbest icra etme hak ve yetkisi bulunan tek bir tabibin doğrudan tıp merkezi açmasıdır. Burada ruhsat sahibi gerçek kişidir ve kişinin Türkiye’de tabiplik mesleğini icra etmeye yetkili olması gerekir.
İkinci model, birden fazla tabip ve diş tabibinin ortaklığıdır. Yönetmeliğin lafzı, tıp merkezi açma hakkını tabip ve diş tabibi ortaklığına açıkça tanımıştır. Bu modelde ortaklık yapısının kuruluş aşamasından ruhsat başvurusuna kadar mevzuata uygun şekilde belgelendirilmesi gerekir.
Üçüncü model ise tüzel kişi üzerinden işletmedir. Buradaki kritik şart, tüzel kişinin sermayesinin veya ortaklık paylarının en az yüzde 51’inin tabip ve diş tabibi ortaklara ait olmasıdır. Başka bir ifadeyle, sağlık meslek mensubu olmayan yatırımcıların ortak olması bütünüyle yasak değildir; ancak hekim ve diş hekimi ortakların toplam payı %51’in altına inemez.
Bu düzenleme, sıradan bir şirket kuruluşundan farklıdır. Ticaret sicilinde şirketin kurulmuş olması, tek başına tıp merkezi işletme hakkı doğurmaz. Şirketin ortaklık yapısının sağlık mevzuatındaki oranı sağlaması ve Bakanlık ruhsatlandırma sürecinden geçmesi zorunludur.
Sağlık alanındaki genel hukuki sorumluluk çerçevesi için Tıp Hukuku Nedir? Malpraktis, Hasta Hakları ve Tazminat başlıklı rehberimiz de incelenebilir.
%51 Hekim Ortaklığı Kuralı Nasıl Uygulanır?
%51 şartı, ruhsatın ilk düzenlendiği gün için geçici bir koşul değildir. Tıp merkezi tüzel kişi adına faaliyet gösterdiği sürece ortaklık yapısının Yönetmelik m.7 ile uyumlu olması gerekir. Bu nedenle pay devri, sermaye artırımı, birleşme, ortak çıkışı veya miras yoluyla pay intikali gibi işlemler yapılmadan önce yeni pay yapısının sağlık mevzuatına etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin tüzel kişinin hekim ve diş hekimi ortaklarının toplam payı %60 iken, yapılacak bir sermaye artırımı sonucunda bu oran %49’a düşecekse Yönetmelikteki asgari oran kaybedilmiş olur. Ticaret hukuku bakımından sermaye artırımı geçerli olsa dahi tıp merkezinin ruhsat şartları yönünden ayrı bir sorun doğar. Bu nedenle pay oranı hesabı işlem sonrasındaki sermaye ve oy yapısı dikkate alınarak yapılmalıdır.
Burada önemli nokta, m.7/1’in “en az %51 hissesi tabip ve diş tabibi ortaklığı bulunan tüzel kişiler” ifadesini kullanmasıdır. Dolayısıyla asgari eşik %51’dir; %50 yeterli değildir. Yüzde hesabında küsuratlı ortaklık yapıları oluşturulacaksa hekim ve diş hekimi ortakların toplam payı her hâlükârda %51 veya üzerinde tutulmalıdır.
Şirket sözleşmesinde sağlık işletmeciliği faaliyetinin yazılması da tek başına yeterli değildir. Ruhsatlandırma sürecinde şirketin güncel ortaklık yapısının, ilgili tabiplerin mesleki yetkisinin ve Yönetmelikte aranan diğer açılış koşullarının belgelendirilmesi gerekir.
Hekim olmayan yatırımcı ortak olabilir mi?
Evet. Yönetmelik, tıp merkezi tüzel kişiliğinin tüm paylarının hekimlere ait olmasını şart koşmamıştır. Ancak hekim ve diş hekimi ortakların toplam payı en az %51 olmalıdır. Hekim olmayan yatırımcıların toplam payı bu sistem içinde en fazla %49 düzeyinde kalabilir. Bu sonuç doğrudan m.7/1’deki oran şartından çıkar.
Diş hekimi payı %51 hesabına dahil midir?
Evet. Hüküm tabip ve diş tabibi ortaklığını birlikte saymaktadır. Dolayısıyla tüzel kişi ortaklığında tabipler ile diş tabibi ortakların payları birlikte değerlendirilerek %51 eşiğinin sağlanıp sağlanmadığı tespit edilir.
Poliklinik ve FTR Müessesesi Bakımından Aynı Kural Uygulanmaz
Yönetmelik m.7, sağlık kuruluşu türlerine göre farklı sahiplik modelleri benimsemiştir. Poliklinik, m.7/2 uyarınca mesleğini serbest icra etme hak ve yetkisi bulunan en az iki tabip tarafından müştereken açılır. Bu nedenle tıp merkezleri için öngörülen “%51’i hekim olan tüzel kişi” modeli doğrudan poliklinik hükmü yerine kullanılamaz.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon müessesesi ise m.7/3 gereğince mesleğini serbest icra etme hak ve yetkisi bulunan fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarınca açılır. Sağlık kuruluşunun türü seçilmeden önce hangi hizmetlerin sunulacağı, planlama kapsamı, uzmanlık dalları, fiziki standartlar ve sahiplik modelinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu ayrım özellikle yatırım ve şirketleşme aşamasında önemlidir. “Klinik”, “merkez”, “poliklinik” gibi ticari ifadeler günlük dilde birbirinin yerine kullanılabilse de ruhsat hukukunda kuruluş türü ve buna bağlı sahiplik şartları farklıdır. Ruhsatta yer almayan veya mevzuatta karşılığı farklı olan bir sağlık kuruluşu modeli, yalnızca marka adı seçilerek oluşturulamaz.
Tıp Merkezi Sahibinin veya Hekim Ortağın Ölümü Halinde Ne Olur?
Yönetmelik m.7/4, tıp merkezinin ani şekilde faaliyetsiz kalmasını önlemek amacıyla özel bir devam hükmü getirmiştir. Tıp merkezi sahibi tabibin veya sahiplik şirket ise şirket ortağı tabibin/diş tabibinin ölümü halinde, belirli sürelerle mesul müdür sorumluluğunda faaliyete devam edilebilir.
Ölen kişinin eşi veya çocukları varsa tıp merkezi bunlar hesabına en fazla beş yıl faaliyet gösterebilir. Mirasçılar arasında eş veya çocuk yoksa diğer mirasçılar hesabına faaliyet süresi en fazla bir yıldır. Bu süreler kalıcı bir sahiplik muafiyeti oluşturmaz; geçiş dönemi niteliğindedir.
Miras planlaması yapılırken yalnızca şirketler hukuku ve miras hukuku değil, sağlık ruhsatının sürdürülebilirliği de değerlendirilmelidir. Tıp merkezi şirket paylarının mirasçılara geçmesi sonucunda hekim ortaklık oranı veya özel sağlık mevzuatındaki diğer şartlar etkilenebilir. Yönetmelikteki geçici faaliyet imkânı, uzun vadeli ortaklık yapısının mevzuata uygun hale getirilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.
Ruhsat İptali ve Ortaklık Yapısına İlişkin Yasaklar
Yönetmelik m.7 yalnızca kimlerin tıp merkezi açabileceğini belirlemekle kalmaz; ruhsat geçmişi nedeniyle getirilen sınırlamaları da düzenler. Hükme göre belirli kişiler tıp merkezi, poliklinik ve müessese ruhsatını devralamaz ve bu kuruluşların ruhsat sahibi tüzel kişilerinin ortaklık yapısında yer alamaz.
Ayrıca m.7/8 uyarınca, sahipliğinde ruhsat iptali gerçekleşen gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri adına beş yıl boyunca yeni sağlık kuruluşu ruhsatı düzenlenmez. Bu sonuç yatırım kararından önce ruhsat ve ortak geçmişinin incelenmesini zorunlu kılar.
Beş yıllık yasak, yalnızca aynı adreste aynı tıp merkezinin yeniden açılması meselesi değildir. Düzenleme, sahipliğinde ruhsat iptali gerçekleşen gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi adına yeni sağlık kuruluşu ruhsatı verilmemesini öngörür. Bu nedenle yeni bir şirket veya pay devri işlemi tasarlanırken, ortakların ve şirketin ruhsat geçmişi belgeler üzerinden kontrol edilmelidir.
Şirket Kurmak ile Tıp Merkezi Ruhsatı Almak Aynı Şey Değildir
Ticaret sicilinde şirket kuruluşunun tamamlanması, sağlık hizmeti sunmaya başlanabileceği anlamına gelmez. Yönetmelik m.28/1-a uyarınca ruhsat veya uygunluk belgesi alınmadan faaliyet gösterilemez. Tıp merkezleri bakımından ayrıca ruhsat sonrasında faaliyet izin belgesi süreci vardır. Sağlık kuruluşunun hizmete başlaması, ruhsat ve faaliyet izin belgelerinin kapsamı ile bağlıdır.
Bu nedenle “önce şirketi kurup hastayı kabul etmeye başlamak, ruhsatı daha sonra tamamlamak” şeklindeki yaklaşım hukuken kabul edilemez. Sağlık kuruluşu, Bakanlık ve il sağlık müdürlüğü nezdindeki izin sürecini tamamlamadan sağlık hizmeti veremez.
İşyeri niteliğindeki bağımsız bölümlerde ayrıca kat mülkiyeti ve yapı kullanım rejimi de önem taşıyabilir. Bu konuda Apartmanda İşyeri Açmak İçin İzin Gerekir mi? başlıklı rehberimizde Kat Mülkiyeti Kanunu m.24 çerçevesi açıklanmıştır.
Tıp Merkezi Yatırımında Ortaklık Yapısı İçin Kontrol Listesi
Tıp merkezi yatırımı planlanırken ortaklık yapısı bakımından en az şu hukuki kontroller yapılmalıdır:
- Kuruluş türünün gerçekten tıp merkezi olarak planlandığı ve sunulacak hizmetlerin bu ruhsat türüyle uyumlu olduğu belirlenmelidir.
- Gerçek kişi sahibi veya hekim ortakların Türkiye’de mesleğini serbest icra etme hak ve yetkisinin bulunduğu doğrulanmalıdır.
- Tüzel kişi modelinde tabip ve diş tabibi ortakların toplam payının en az %51 olduğu şirket belgeleri üzerinden kontrol edilmelidir.
- Pay devri veya sermaye artırımı sonrasında %51 eşiğinin kaybolmaması sağlanmalıdır.
- Ortakların ve ruhsat sahibi tüzel kişinin, m.7’deki ruhsat iptali ve ortaklık yasağı kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
- Planlama uygunluk belgesi, ön izin, ruhsat ve faaliyet izin belgesi süreçleri şirket kuruluşundan ayrı bir idari izin zinciri olarak yürütülmelidir.
- Ortak değişikliklerinin mevzuatta öngörülen süre ve usulde il sağlık müdürlüğüne bildirilmesi sağlanmalıdır.
Sağlık kuruluşunda yabancı uyruklu hekim çalıştırılması planlanıyorsa ayrıca çalışma izni ve mesleki ön izin rejimi gündeme gelir. Ayrıntılı bilgi için Yabancı Doktor ve Sağlık Personeli İçin Ön İzin Zorunlu mu? başlıklı yazımız incelenebilir.
Denetim Açısından Ortaklık Yapısı Neden Önemlidir?
Özel sağlık kuruluşlarının ruhsat şartları, sadece başvuru dosyasının incelendiği anda kontrol edilen belgelerden ibaret değildir. Yönetmelik kapsamında ruhsat sonrası denetim yapılır ve kuruluşun mevzuata uygunluğunu sürdürmesi gerekir. Ortaklık yapısının değişmesi, sağlık kuruluşunun ruhsat şartını etkileyen bir değişiklik olduğunda idare açısından doğrudan önem taşır.
Bu nedenle şirketler hukuku işlemleri sağlık hukuku denetiminden bağımsız yürütülmemelidir. Pay devir sözleşmesi, sermaye artırımı kararı, genel kurul işlemleri ve ticaret sicili tescili yapılmadan önce işlemin ruhsata etkisi değerlendirilmelidir. Aksi halde ticaret sicilinde tamamlanan işlem, sağlık kuruluşunun faaliyet izni bakımından uygunsuzluk doğurabilir.
Ortaklık Değişikliği Öncesinde Hangi Belgeler Birlikte İncelenmelidir?
Tıp merkezi işleten bir şirkette ortaklık değişikliği planlanırken yalnızca ticaret sicili gazetesi veya pay defteri yeterli değildir. Ruhsatın kimin adına düzenlendiği, şirketin güncel ortaklık yapısı, hekim ve diş hekimi ortakların mesleki statüsü, mesul müdürlük düzeni ve Bakanlık planlamasıyla bağlantılı izinler birlikte ele alınmalıdır. Özellikle pay devri sonrasında tabip ve diş tabibi ortakların toplam hissesinin yüzde 51 sınırının altına inip inmediği işlem tamamlanmadan hesaplanmalıdır.
Şirket ana sözleşmesi, güncel pay cetveli, ticaret sicili kayıtları ve ruhsat dosyası arasında çelişki bulunmaması gerekir. Sağlık kuruluşunun ticaret unvanının değişmesi, şirket türünün dönüşmesi veya ortaklık yapısına yeni bir yatırımcının katılması halinde, yalnızca ticaret sicilindeki tescille yetinilmemeli; değişikliğin özel sağlık mevzuatı uyarınca İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmesi veya izin gerektirip gerektirmediği somut işlem bakımından kontrol edilmelidir. Mesul müdürün Yönetmelik m.14/5-k kapsamındaki ortak değişikliklerini on beş iş günü içinde Müdürlüğe bildirme görevi de bu noktada ayrıca önem taşır.
Ruhsat şartlarının sürekliliği ilkesi nedeniyle, işlem öncesi ve işlem sonrası ortaklık yapısını gösteren belgelerin dosyada saklanması ispat bakımından da yararlıdır. Bir denetimde şirketin m.7’deki sahiplik şartını hangi tarihten itibaren ve hangi pay oranıyla sağladığı açıkça ortaya konulabilmelidir. Özellikle birden fazla pay devrinin kısa aralıklarla yapıldığı şirketlerde zincirleme değişikliklerin toplam etkisi gözden kaçırılmamalıdır.
Sağlık kuruluşunda işlenen hasta ve personel verileri bakımından ortaklık değişikliği, veri sorumluluğu ve erişim yetkilerini de etkileyebilir. Sağlık verilerinin korunmasına ilişkin ayrı yükümlülükler için Hasta Mahremiyeti 2026: Hasta Hakları Yönetmeliği ve KVKK rehberimiz incelenebilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Hekim olmayan biri tek başına tıp merkezi açabilir mi?
Hayır. Yönetmelik m.7/1, tıp merkezinin tabip, tabip ve diş tabibi ortaklığı veya en az %51 hissesi tabip ve diş tabibi ortaklara ait tüzel kişi tarafından açılmasını öngörür.
2. Şirket üzerinden tıp merkezi açmak mümkün mü?
Evet. Ancak şirketin ortaklık yapısında tabip ve diş tabibi ortakların toplam hissesi en az %51 olmalıdır ve şirket diğer ruhsat şartlarını da sağlamalıdır.
3. Hekim olmayan yatırımcının payı en fazla kaç olabilir?
M.7/1’deki en az %51 hekim ve diş hekimi payı şartı nedeniyle, hekim ve diş hekimi olmayan ortakların toplam payı en fazla %49 olabilir.
4. Diş hekimi ortakların payları %51 hesabına dahil edilir mi?
Evet. Yönetmelik açıkça tabip ve diş tabibi ortaklığını birlikte esas alır.
5. Poliklinik için de %51 şirket modeli geçerli mi?
Hayır. Yönetmelik m.7/2’ye göre poliklinik, mesleğini serbest icra etme yetkisi olan en az iki tabip tarafından müştereken açılır.
6. FTR müessesesini kim açabilir?
Yönetmelik m.7/3 uyarınca fizik tedavi ve rehabilitasyon müessesesi, mesleğini serbest icra etme hak ve yetkisi olan fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarınca açılır.
7. Tıp merkezi sahibinin ölümü halinde merkez hemen kapanır mı?
Hayır. M.7/4, eş veya çocuklar hesabına en fazla beş yıl; bunlar yoksa diğer mirasçılar hesabına en fazla bir yıl mesul müdür sorumluluğunda faaliyete devam imkânı tanır.
8. Ruhsatı iptal edilen kişi hemen başka bir sağlık kuruluşu açabilir mi?
Yönetmelik m.7/8’e göre sahipliğinde ruhsat iptali gerçekleşen gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi adına beş yıl boyunca yeni sağlık kuruluşu ruhsatı düzenlenmez.
9. Şirket kurulunca hasta kabulüne başlanabilir mi?
Hayır. Şirket kuruluşu ruhsat yerine geçmez. Sağlık kuruluşu ruhsat ve gerekli faaliyet izin belgeleri olmadan sağlık hizmeti sunamaz.
10. Tıp merkezi pay devrinde sağlık mevzuatı ayrıca kontrol edilmeli mi?
Evet. Pay devri sonrasında hekim ve diş hekimi ortakların toplam payının %51’in altına düşmemesi ve diğer ruhsat şartlarının korunması gerekir.
Sonuç
Tıp merkezi sahipliği, 2026 itibarıyla Yönetmelik m.7’de açık ve ölçülebilir şekilde düzenlenmiştir. Gerçek kişi modelinde mesleğini serbest icra etme yetkisi olan tabip; ortaklık modelinde tabip ve diş tabipleri; tüzel kişi modelinde ise en az %51 hekim ve diş hekimi payı zorunludur. Poliklinik ve fizik tedavi-rehabilitasyon müesseselerinde farklı sahiplik kuralları uygulanır. Ruhsat iptali geçmişi, miras, pay devri ve sermaye değişiklikleri doğrudan ruhsat hukukunu etkileyebileceğinden, şirket işlemleri özel sağlık mevzuatından bağımsız yürütülmemelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
