3091 Başvuru Süresi Kaç Gün? 60 Gün ve 1 Yıllık Kesin Süre | m.4 (2026)
Kısa ve net cevap: 3091 sayılı Kanun m.4’e göre özel nitelikteki taşınmazlara yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için yetkili kişinin, fiili öğrendiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari makama başvurması gerekir. Bunun yanında tecavüz veya müdahalenin oluş tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra başvuru yapılamaz. Yani iki süre birlikte uygulanır: öğrenmeden itibaren 60 gün ve fiilden itibaren en geç bir yıl. Buna karşılık Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile menfaati umuma ait taşınmazlara yapılan tecavüz veya müdahalelerde m.4 açıkça süre aranmayacağını düzenler.
Bu nedenle “işgali yeni öğrendim” demek her zaman başvuruyu kurtarmaz. Fiil bir yıldan daha eskiyse özel taşınmaz yönünden bir yıllık üst süre dolmuştur. Tersine, fiil henüz bir yıllık süre içinde olsa bile başvurucu müdahaleyi 60 günden önce öğrenmişse 60 günlük öğrenme süresi dolduğu için 3091 idari başvuru yolu kullanılamaz. Süre hesabında müdahalenin oluş tarihi ile öğrenme tarihi ayrı ayrı belirlenmelidir.

3091 m.4 hangi iki süreyi getirir?
Kanunun 4. maddesi başvuru süresini tek bir takvime bağlamaz. Birinci süre, tecavüz veya müdahalenin öğrenildiği tarihten itibaren altmış gündür. İkinci süre, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıldır. Başvurunun kabul edilebilmesi için her iki sürenin de korunmuş olması gerekir.
Örnek olarak müdahale 1 Ocak’ta gerçekleşmiş, zilyet 1 Şubat’ta öğrenmişse 60 günlük süre 1 Şubat’tan itibaren işler; bir yıllık üst sınır ayrıca 1 Ocak esas alınarak değerlendirilir. Zilyet müdahaleyi fiilden on bir ay sonra öğrense bile kalan süre otomatik olarak 60 güne uzamaz; bir yıllık üst süre dolduğunda 3091 başvurusu yapılamaz.
Bu düzenleme idari zilyetlik korumasının hızlı kullanılmasını zorunlu kılar. 3091, yıllarca beklenen bir işgali her zaman idari yoldan çözmek için kurulmuş değildir. Eski uyuşmazlıkların mülkiyet ve zilyetlik boyutu genel hükümlere göre mahkemede çözülebilir.
Kanunun güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir. Başvuru hakkı bakımından 3091 m.3 başvuru ehliyeti yazısı da birlikte okunmalıdır.
60 günlük öğrenme süresi ne zaman başlar?
Altmış günlük süre, yetkili başvurucunun tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendiği tarihte başlar. Bu tarih, fiilin gerçekleştiği tarihle aynı olmak zorunda değildir. Zilyet taşınmazdan uzakta yaşıyorsa, fiil gerçekleşmiş ancak daha sonra öğrenilmiş olabilir. Bu durumda m.4 öğrenme anını ayrı bir başlangıç noktası olarak kabul eder.
Öğrenme tarihinin soyut bırakılmaması gerekir. Başvuruda “yakın zamanda öğrendim” ifadesi yerine kesin tarih verilmelidir. Haber veren kişinin mesajı, komşu bildirimi, kolluk veya muhtarlık tutanağı, taşınmazın ziyaret edildiği tarih, fotoğrafın çekildiği tarih, e-posta veya WhatsApp yazışması gibi belgeler öğrenme anını destekler.
Zilyet müdahaleyi bizzat olay tarihinde görmüşse öğrenme tarihi de olay tarihidir. Bu durumda iki süre aynı tarihten hareket eder; pratikte 60 günlük süre daha önce dolacağı için başvurunun altmış gün içinde yapılması gerekir.
Yetkili kişi öğrenme tarihini gerçeğe aykırı biçimde ileri bir tarih olarak gösteremez. İdari soruşturma sırasında tanık beyanları, yazışmalar, önceki şikâyetler veya başka kurum başvuruları daha erken öğrenmeyi ortaya koyuyorsa süre buna göre değerlendirilir.
Bir yıllık üst süre neden önemlidir?
Bir yıllık süre fiilin oluş tarihinden başlayan objektif üst sınırdır. Özel taşınmazlarda tecavüz veya müdahalenin üzerinden bir yıl geçtikten sonra kişi olayı daha sonra öğrendiğini söylese bile 3091 başvurusu yapılamaz. Bu yönüyle bir yıllık süre, öğrenmeye bağlı 60 günlük süreden bağımsız çalışır.
Kanun “bir yıl geçtikten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamaz” şeklinde açık hüküm kurar. Dolayısıyla idari makamın takdir kullanarak eski başvuruyu kabul etmesi mümkün değildir. Başvurucunun yurt dışında bulunması, uzun süre taşınmaza gitmemesi veya işgalden haberdar olmaması bir yıllık üst süreyi uzatan özel bir hüküm oluşturmaz.
Bu nedenle özellikle gurbetçi veya başka şehirde yaşayan taşınmaz sahipleri, taşınmazlarının fiili kullanımını düzenli kontrol ettirmelidir. Uzun süre hiç kontrol edilmeyen tarla, bağ, arsa veya yazlık taşınmazlarda idari koruma süresinin kaybedilmesi riski vardır. Bir yıllık sürenin geçmesi mülkiyet hakkını sona erdirmez; yalnızca 3091’deki bu hızlı idari koruma yolunun kullanılamamasına yol açar.
Öğrenme tarihi hangi delillerle belirlenir?
Öğrenme tarihi, başvurunun süresinde olup olmadığını doğrudan belirlediği için kronoloji dosyanın temel parçalarından biridir. Başvurucu, müdahaleyi hangi gün, hangi olay veya bildirim üzerine öğrendiğini dilekçede açıkça yazmalıdır. Varsa bunu destekleyen belge eklenmelidir.
Taşınmazın fotoğrafının gönderildiği mesaj, komşunun ihbar ettiği telefon kaydı veya yazışma, muhtarlığa yapılan bildirim, kolluk başvurusu, noter ihtarı, e-Devlet üzerinden görülen işlemle bağlantılı belge veya başka kuruma verilen dilekçe öğrenme tarihini gösterebilir. Başvurucunun daha önce karşı tarafa “işgali kaldır” içerikli mesaj gönderdiği tespit edilirse en geç o tarihte müdahaleyi bildiği kabul edilmesini gerektiren güçlü bir delil ortaya çıkar.
Süre tartışmasını azaltmak için başvuru formunda “müdahalenin gerçekleşme tarihi” ve “öğrenme tarihi” ayrı başlıklar hâlinde yazılmalıdır. Aynı tarihse ikisine de aynı gün kaydedilir; farklıysa farkın sebebi kısaca açıklanır.
Tecavüz veya müdahalenin oluş tarihi nasıl tespit edilir?
Fiilin oluş tarihi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ilk kez bozulduğu veya tecavüzün somutlaştığı tarihtir. Çit çekilmesi, tarlanın sürülmesi, yapının yerleştirilmesi, taşınmaza girilerek zilyedin dışlanması veya geçişin kapatılması gibi fiillerde olayın gerçekleştiği gün belirlenir.
Tam tarih bilinmiyorsa soruşturma delilleriyle mümkün olan en kesin tarih aralığı ortaya konmalıdır. Uydu görüntüsü, fotoğraf, kamera kaydı, iş makinesi giriş kaydı, tanık beyanları, belediye veya kolluk tutanakları bu konuda kullanılabilir. “Yaklaşık bir yıl önce” gibi belirsiz ifade, bir yıllık üst sınır bakımından ciddi sorun yaratır.
Başvurucunun kendi ihmaliyle tarihin belirsiz kalması süre kuralını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay öğrenildiğinde deliller derhâl korunmalı, görüntüler tarih bilgisiyle saklanmalı ve varsa tanıklar dilekçede gösterilmelidir.
Devam eden işgalde süre her gün yeniden mi başlar?
3091 m.4, süreyi “tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrenme” ve “tecavüz veya müdahalenin oluşu” kavramlarına bağlar. Bir defada gerçekleşip sonuçları devam eden işgalde, sonuçların her gün sürmesi başlangıç tarihini kendiliğinden her gün yenilemez. Aksi yorum bir yıllık üst süreyi işlevsiz hâle getirir.
Bununla birlikte ilk fiilden bağımsız yeni bir tecavüz veya müdahale gerçekleşmişse yeni fiilin kendi tarihi ayrıca değerlendirilir. Örneğin ilk olarak küçük bir alana girilmiş, aylar sonra ayrı bir bölüm yeni bir eylemle ele geçirilmişse olayların fiili kapsamı ve tarihleri ayrı tespit edilir. Aynı işgalin yalnızca devam ediyor olması ile yeni ve bağımsız müdahale birbirine karıştırılmamalıdır.
İdari başvuruda her müdahale tarihi ayrı yazılmalı, olay kronolojisi gün gün veya en azından kesin tarihlerle kurulmalıdır. Bu yaklaşım, hem 60 günlük hem bir yıllık sürenin hangi fiil için nasıl hesaplanacağını açık hâle getirir.
Hangi taşınmazlarda süre aranmaz?
Madde 4’ün ikinci fıkrası açık bir istisna getirir: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile menfaati umuma ait taşınmazlara yapılan tecavüz veya müdahalelerde süre aranmaz. Bu alanlarda 60 günlük ve bir yıllık sınırlama uygulanmaz.
Bu hüküm kamu malı niteliğindeki alanların sürekli korunması amacına dayanır. Kıyı, yol, meydan, ortak kullanım alanı veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki diğer yerlerin uzun süre işgal edilmiş olması 3091 bakımından tek başına süre engeli yaratmaz. Ayrıca m.3 uyarınca vali veya kaymakam böyle bir tecavüzü öğrendiğinde soruşturmayı resen yaptırabilir.
Her kamu kurumunun mülkiyetindeki taşınmazın otomatik olarak “süre aranmaz” istisnasına girdiği sonucuna yalnız kurum malikliği üzerinden varılmamalıdır. M.4’ün istisna cümlesi özellikle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile menfaati umuma ait taşınmazları sayar. Taşınmazın hukuki statüsü bu nedenle doğru tespit edilmelidir.
Süre bakımından hangi belgeler dosyaya eklenmelidir?
En az iki tarih belgelendirilmelidir: fiilin oluş tarihi ve öğrenme tarihi. İlk tarih için olay fotoğrafları, tutanaklar, tanıklar, kamera veya uydu görüntüleri; ikinci tarih için bildirim mesajları, noter ihtarı, kolluk başvurusu, muhtarlık yazısı veya başvurucunun taşınmazı ziyaret tarihini gösteren deliller kullanılabilir.
Başvurunun idareye verildiği tarih de ayrıca önemlidir. Dilekçenin evrak kayıt numarası ve tarihi alınmalı, elektronik başvuru imkânı kullanılmışsa gönderim ve kayıt belgesi saklanmalıdır. Sürenin son gününe bırakılan başvurularda teknik veya idari gecikme riski bulunduğundan başvurunun mümkün olan en erken tarihte yapılması doğru yöntemdir.
Avukat aracılığıyla yapılacak başvuruda vekâletname süreci beklenirken m.4 süresinin dolmasına izin verilmemelidir. Zilyet bizzat başvuru yapabilecek durumdaysa sürenin korunması önceliklidir; vekâletname ve diğer tamamlayıcı belgeler usulüne uygun şekilde hazırlanmalıdır.
60 gün veya bir yıllık süre geçerse ne olur?
Özel taşınmaz bakımından m.4 süresi geçtiğinde 3091 sayılı Kanundaki idari zilyetlik koruması kullanılamaz. Bu durum mülkiyet hakkının kaybedildiği veya işgalin hukuka uygun hâle geldiği anlamına gelmez. Hak sahibi, somut hukuki ilişkiye göre elatmanın önlenmesi, ecrimisil, tapu iptal ve tescil, müdahalenin men’i veya diğer adli yolları kullanabilir.
Fiil suç oluşturuyorsa ceza hukuku süreleri ve şikâyet koşulları ayrıca değerlendirilir. TCK m.154 kapsamındaki hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından 3091 m.4 süreleri ceza soruşturmasının süresi değildir.
Özel hukuk yolu gerektiğinde elatmanın önlenmesi ve tapu iptal ve tescil rehberleri incelenmelidir. İdari sürenin kaçırılması, doğru adli yolun kullanılmasını engellemez.
Başvuru öncesi süre kontrol tablosu nasıl hazırlanır?
Dosyanın başında dört tarih yazılmalıdır: müdahalenin ilk oluş tarihi, başvurucunun öğrenme tarihi, varsa yeni/bağımsız müdahalelerin tarihleri ve idari başvuru tarihi. Ardından öğrenme tarihinden başvuru tarihine kadar geçen gün ile ilk fiilden başvuruya kadar geçen süre ayrı ayrı hesaplanmalıdır.
Özel taşınmazda ilk hesap 60 günü aşmamalı, ikinci hesap bir yılı aşmamalıdır. Kamu istisnası söz konusuysa taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya menfaati umuma ait olduğunu gösteren statü belgesi dosyaya eklenmelidir. Bu yöntem süre tartışmasını dilekçenin daha ilk bölümünde çözer.
Görevli makam da ayrıca kontrol edilmelidir. Taşınmazın bulunduğu ilçeye göre yetki için 3091 m.2 rehberi; başvuruyu kimin yapabileceği için 3091 m.3 rehberi birlikte kullanılmalıdır.
Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler
- 3091 sayılı Kanun – Mevzuat Bilgi Sistemi
- 3091 sayılı Kanun – resmî Kaymakamlık sayfası
- 3091 kapsamı
- Başvuru hakkı
Sık sorulan sorular
3091 başvurusu kaç gün içinde yapılır?
Öğrenmeden itibaren 60 gün içinde ve her hâlde fiilin oluşundan itibaren bir yıl dolmadan yapılmalıdır.
İşgali 11 ay sonra öğrendim; 60 günüm var mı?
Bir yıllık üst süre ayrıca uygulanır. Fiilin oluşundan bir yıl dolduğunda, öğrenmeden sonraki 60 gün henüz tamamlanmamış olsa bile 3091 başvurusu yapılamaz.
Fiil 6 ay önce oldu ama 3 ay önce öğrendim; başvurabilir miyim?
Hayır. Öğrenmeden itibaren 60 günlük süre geçtiği için m.4’teki öğrenme süresi dolmuştur.
Devlet arazisi işgalinde 1 yıllık süre var mı?
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde m.4 açıkça süre aranmayacağını düzenler.
Menfaati umuma ait yerde 60 gün şartı uygulanır mı?
Hayır. M.4’ün ikinci fıkrası menfaati umuma ait taşınmazlarda süre aranmayacağını belirtir.
İşgal devam ediyorsa süre her gün yeniden başlar mı?
Bir defada gerçekleşen tecavüzün sonuçlarının devam etmesi başlangıç tarihini her gün yenilemez. Yeni ve bağımsız bir müdahale varsa o fiilin tarihi ayrıca değerlendirilir.
Süre geçince mülkiyet hakkımı kaybeder miyim?
Hayır. Yalnız 3091’in idari başvuru yolu kapanır; özel hukuk ve varsa ceza yolları ayrı olarak devam eder.
Öğrenme tarihini nasıl ispatlarım?
Mesaj, tutanak, noter ihtarı, kolluk kaydı, fotoğraf tarihi, tanık ve diğer tarihli belgelerle öğrenme kronolojisi kurulmalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
