Bilirkişinin Sır Saklama Yükümlülüğü Nedir? HMK 277 | 2026
Kısa ve net cevap: Bilirkişi görevi nedeniyle veya görevini yerine getirirken öğrendiği sırları saklamak ve bu bilgileri kendisinin ya da başkalarının yararına kullanmaktan kaçınmak zorundadır.

HMK 277 Ne Düzenliyor?
HMK 277 bilirkişinin iki yönlü gizlilik yükümlülüğünü düzenler: görev sebebiyle veya görev sırasında öğrenilen sırları saklamak ve bu sırları kendisi ya da başkaları yararına kullanmamak. Yükümlülük, bilirkişinin dosyaya erişiminin güven ilişkisi içinde yürütülmesinin temelidir.
277. madde bilirkişilik sürecinin belirli bir halkasını düzenler. Hüküm, yalnız başlığı üzerinden değil HMK 266–287 arasındaki bütün sistem içinde okunmalıdır. Teknik bilgi ihtiyacının varlığı, bilirkişinin seçimi, görev sınırı, süre, raporun içeriği, tebligat ve hâkimin serbest değerlendirmesi farklı maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bu ayrım kanunun her aşamaya farklı işlev yüklediğini gösterir.
Maddenin Zorunlu Unsurları
- 1. unsur: Sır görev sebebiyle öğrenilmiş olabilir.
- 2. unsur: Sır görevin fiilen icrası sırasında öğrenilmiş olabilir.
- 3. unsur: Bilgi açıklanmamalıdır.
- 4. unsur: Bilgi bilirkişinin kendi yararına kullanılamaz.
- 5. unsur: Bilgi üçüncü kişinin yararına kullanılamaz.
- 6. unsur: Gizlilik teknik incelemenin tamamı boyunca korunur.
1. Sır görev sebebiyle öğrenilmiş olabilir.
Sır görev sebebiyle öğrenilmiş olabilir. bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
2. Sır görevin fiilen icrası sırasında öğrenilmiş olabilir.
Sır görevin fiilen icrası sırasında öğrenilmiş olabilir. bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
3. Bilgi açıklanmamalıdır.
Bilgi açıklanmamalıdır. bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
4. Bilgi bilirkişinin kendi yararına kullanılamaz.
Bilgi bilirkişinin kendi yararına kullanılamaz. bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
5. Bilgi üçüncü kişinin yararına kullanılamaz.
Bilgi üçüncü kişinin yararına kullanılamaz. bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
6. Gizlilik teknik incelemenin tamamı boyunca korunur.
Gizlilik teknik incelemenin tamamı boyunca korunur. bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından bu nokta dosyada açık ve denetlenebilir olmalıdır. Mahkeme ile bilirkişinin görev alanları birbirinden ayrıldığı için her usul adımı kendi hukuki dayanağıyla yürütülür. Taraflar da itiraz veya talepte bulunurken soyut bir eleştiri yerine bu unsurun hangi işlemde eksik kaldığını göstermelidir. Böylece rapor veya ilgili bilirkişi işlemi teknik içeriği kadar hazırlanış usulü yönünden de sağlıklı biçimde değerlendirilir.
Mahkeme Bu Hükmü Nasıl Uygular?
Mahkeme bilirkişiye yalnız görev için gerekli materyali vermeli ve inceleme kapsamını açık belirlemelidir; gizlilik ihlali iddiası somutlaştığında gerekli usul kararlarını almalıdır.
Mahkeme ilgili işlemi ara karar, görevlendirme yazısı, tutanak veya tebligatla dosyada görünür hâle getirmelidir. Bilirkişilikte usulün yazılı ve izlenebilir olması önemlidir; çünkü sonraki aşamalarda raporun hangi görevle, hangi materyalle ve hangi süre içinde hazırlandığı ancak bu kayıtlar üzerinden denetlenebilir.
Taraflar Açısından Pratik Sonuç
Taraflar ticari sır, kişisel veri veya özel nitelikli dosya içeriğinin yalnız görev kapsamında kullanılmasını talep edebilir ve somut ihlali mahkemeye bildirebilir.
Tarafın yapması gereken, rapor geldikten sonra yalnız sonuç bölümüne bakmak değildir. Görevlendirmenin başlangıcından itibaren seçilen uzmanlık alanı, soru seti, süre, bilirkişiye teslim edilen belgeler, raporun tarihi ve tebliğ gibi aşamalar kronolojik olarak kontrol edilmelidir. İtiraz varsa hangi kanuni unsurla bağlantılı olduğu açıkça belirtilmelidir.
Maddenin Sınırı
Gizlilik, bilirkişinin raporda görevin gerektirdiği teknik bulguları mahkemeye açıklamasını engellemez. Yasaklanan şey, görevin gerektirmediği ifşa ve kişisel/üçüncü kişi yararına kullanımdır. Raporun kapsamı HMK 273 ve 279’daki görev sınırlarıyla belirlenir.
Bu sınır, bilirkişinin hâkim yerine geçmesini önler. Bilirkişi teknik olguyu açıklayabilir fakat hukuki sorumluluğu, talebin kabul veya reddini, normun yorumunu ve hükmün sonucunu belirleyemez. Mahkeme teknik bulguyu diğer delillerle birlikte değerlendirip kendi hukuki gerekçesini kurar.
Süre ve Bildirim Rejimi
Madde belirli bir gün süresi koymaz. Sır saklama yükümlülüğü görevin öğrenilmesi ve yürütülmesiyle doğar; niteliği gereği dosyadaki bilgiye erişildiği andan itibaren korunur.
Bir süre öngörülmüşse başlangıç anı, uzatma imkânı ve sürenin hangi işlem için getirildiği ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Bir maddede yer alan gün veya ay sayısı başka bir bilirkişilik işlemine otomatik uygulanmaz. Özellikle HMK 272, 274, 275 ve 281 farklı başlangıç noktaları ve farklı işlevler içermektedir.
Kurala Uyulmamasının Etkisi
Sırların açıklanması veya menfaat için kullanılması HMK 277’deki doğrudan yükümlülüğe aykırıdır; olayın niteliğine göre bilirkişilik mevzuatı ve diğer hukuki sorumluluk hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.
Usul eksikliğinin sonucu belirlenirken kanunun açık yaptırımı varsa önce o hüküm uygulanır. Kanunun doğrudan yaptırım öngörmediği hâllerde eksikliğin bilirkişilik işleminin sağlıklı yürütülmesine etkisi, tamamlatma veya yeni inceleme gibi ilgili araçlar çerçevesinde değerlendirilir. Başka bir maddenin yaptırımı varsayımla bu maddeye taşınmamalıdır.
İlgili Maddelerle Sistematik Bağlantı
HMK 266 bilirkişiye başvurunun teknik bilgi eşiğini; 268 seçimi; 272 tarafsızlık ve ret rejimini; 273 görev sınırını; 274 rapor süresini; 275 erken bildirimleri; 276 şahsen ifayı; 277 gizliliği; 278 mahkeme gözetimini; 279 raporun içeriğini; 280 tebliği; 281 rapora karşı talepleri; 282 ise hâkimin serbest değerlendirmesini düzenler. 277. madde bu zincirde bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü işlevini üstlenir.
Uygulamada Kaçınılması Gereken Hatalar
Dosyada görülmüş bir bilgiyi başka işte kullanmak, taraflarla gereksiz biçimde paylaşmak veya raporla ilgisi olmayan hassas veriyi yaymak maddenin amacına aykırıdır.
Eski kanun metnine veya kaynağı belirsiz özetlere dayanmak da önemli bir risktir. Bilirkişilik hükümleri farklı tarihlerde değiştirildiğinden yürürlükteki metin Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden doğrulanmalıdır. Liste, tarife veya ikincil düzenleme kullanılıyorsa güncel tarih ve resmî kaynak ayrıca kontrol edilmelidir.
Dosya Kontrol Listesi
- Sır görev sebebiyle öğrenilmiş olabilir.
- Sır görevin fiilen icrası sırasında öğrenilmiş olabilir.
- Bilgi açıklanmamalıdır.
- Bilgi bilirkişinin kendi yararına kullanılamaz.
- Bilgi üçüncü kişinin yararına kullanılamaz.
- Gizlilik teknik incelemenin tamamı boyunca korunur.
- İlgili ara karar veya tutanak dosyada açık mı?
- Tarafların beyan ve itiraz hakkı korunmuş mu?
- Hukuki değerlendirme mahkemede bırakılmış mı?
Resmî Kaynaklar
Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığı güncel kontrol için resmî kaynaklardır.
Site İçinde İlgili Rehberler
- Bilirkişi görevlendirmesinde konu ve sınırlar
- Bilirkişinin bağımsızlık yükümlülüğü
- Bilirkişi taraflardan menfaat kabul edebilir mi?
- Bilirkişilik başvurusu nereye yapılır?
Sık Sorulan Sorular
HMK 277: Temel kural nedir?
Bilirkişi görevi nedeniyle veya görevini yerine getirirken öğrendiği sırları saklamak ve bu bilgileri kendisinin ya da başkalarının yararına kullanmaktan kaçınmak zorundadır. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 277: Mahkemenin rolü nedir?
Mahkeme bilirkişiye yalnız görev için gerekli materyali vermeli ve inceleme kapsamını açık belirlemelidir; gizlilik ihlali iddiası somutlaştığında gerekli usul kararlarını almalıdır. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 277: Taraf neyi kontrol etmeli?
Taraflar ticari sır, kişisel veri veya özel nitelikli dosya içeriğinin yalnız görev kapsamında kullanılmasını talep edebilir ve somut ihlali mahkemeye bildirebilir. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 277: Maddenin sınırı nedir?
Gizlilik, bilirkişinin raporda görevin gerektirdiği teknik bulguları mahkemeye açıklamasını engellemez. Yasaklanan şey, görevin gerektirmediği ifşa ve kişisel/üçüncü kişi yararına kullanımdır. Raporun kapsamı HMK 273 ve 279’daki görev sınırlarıyla belirlenir. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 277: Süre nasıl işler?
Madde belirli bir gün süresi koymaz. Sır saklama yükümlülüğü görevin öğrenilmesi ve yürütülmesiyle doğar; niteliği gereği dosyadaki bilgiye erişildiği andan itibaren korunur. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 277: Kurala aykırılık ne doğurur?
Sırların açıklanması veya menfaat için kullanılması HMK 277’deki doğrudan yükümlülüğe aykırıdır; olayın niteliğine göre bilirkişilik mevzuatı ve diğer hukuki sorumluluk hükümleri ayrıca gündeme gelebilir. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 277: Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi?
Hayır. HMK 279/4 uyarınca bilirkişi yalnız özel veya teknik bilgi gerektiren hususlarda açıklama yapabilir; hâkime ait hukuki nitelendirme ve değerlendirmeyi üstlenemez. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 277: Hâkim raporla bağlı mı?
Hayır. HMK 282 uyarınca hâkim bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
HMK 277: Güncel metin nereden kontrol edilir?
Mevzuat Bilgi Sistemi içindeki 6100 sayılı Kanun ve Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığının resmî kaynakları esas alınmalıdır. Bu cevap bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü başlığıyla sınırlıdır; bağlantılı maddelerdeki görev, süre ve itiraz hükümleri ayrıca uygulanır.
Sonuç
Bilirkişi görevi nedeniyle veya görevini yerine getirirken öğrendiği sırları saklamak ve bu bilgileri kendisinin ya da başkalarının yararına kullanmaktan kaçınmak zorundadır. Gizlilik, bilirkişinin raporda görevin gerektirdiği teknik bulguları mahkemeye açıklamasını engellemez. Yasaklanan şey, görevin gerektirmediği ifşa ve kişisel/üçüncü kişi yararına kullanımdır. Raporun kapsamı HMK 273 ve 279’daki görev sınırlarıyla belirlenir. Dosyada kanuni unsurun hangi işlemle karşılandığı açıkça tespit edildiğinde bilirkişilik süreci hem taraflar hem mahkeme bakımından daha denetlenebilir hâle gelir.
HMK 277 İçin Ayrıntılı Dosya İncelemesi
HMK 277 bilirkişinin iki yönlü gizlilik yükümlülüğünü düzenler: görev sebebiyle veya görev sırasında öğrenilen sırları saklamak ve bu sırları kendisi ya da başkaları yararına kullanmamak. Yükümlülük, bilirkişinin dosyaya erişiminin güven ilişkisi içinde yürütülmesinin temelidir. Bu kuralın uygulandığı bir dosyada inceleme yalnız sonuç raporuna indirgenmemelidir. Mahkeme bilirkişiye yalnız görev için gerekli materyali vermeli ve inceleme kapsamını açık belirlemelidir; gizlilik ihlali iddiası somutlaştığında gerekli usul kararlarını almalıdır. Taraflar ticari sır, kişisel veri veya özel nitelikli dosya içeriğinin yalnız görev kapsamında kullanılmasını talep edebilir ve somut ihlali mahkemeye bildirebilir. Madde belirli bir gün süresi koymaz. Sır saklama yükümlülüğü görevin öğrenilmesi ve yürütülmesiyle doğar; niteliği gereği dosyadaki bilgiye erişildiği andan itibaren korunur. Sırların açıklanması veya menfaat için kullanılması HMK 277’deki doğrudan yükümlülüğe aykırıdır; olayın niteliğine göre bilirkişilik mevzuatı ve diğer hukuki sorumluluk hükümleri ayrıca gündeme gelebilir. Bu dört başlık kronolojik olarak karşılaştırıldığında bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından kanunun aradığı usulün yerine getirilip getirilmediği anlaşılır. Teknik süreçte görev alanı, tarafsızlık, süre ve tebligat gibi başka maddeler devreye giriyorsa her biri kendi şartıyla uygulanır; bir hükmün şartı başka bir hükme varsayımla taşınmaz.
HMK 277 İçin Ayrıntılı Dosya İncelemesi
HMK 277 bilirkişinin iki yönlü gizlilik yükümlülüğünü düzenler: görev sebebiyle veya görev sırasında öğrenilen sırları saklamak ve bu sırları kendisi ya da başkaları yararına kullanmamak. Yükümlülük, bilirkişinin dosyaya erişiminin güven ilişkisi içinde yürütülmesinin temelidir. Bu kuralın uygulandığı bir dosyada inceleme yalnız sonuç raporuna indirgenmemelidir. Mahkeme bilirkişiye yalnız görev için gerekli materyali vermeli ve inceleme kapsamını açık belirlemelidir; gizlilik ihlali iddiası somutlaştığında gerekli usul kararlarını almalıdır. Taraflar ticari sır, kişisel veri veya özel nitelikli dosya içeriğinin yalnız görev kapsamında kullanılmasını talep edebilir ve somut ihlali mahkemeye bildirebilir. Madde belirli bir gün süresi koymaz. Sır saklama yükümlülüğü görevin öğrenilmesi ve yürütülmesiyle doğar; niteliği gereği dosyadaki bilgiye erişildiği andan itibaren korunur. Sırların açıklanması veya menfaat için kullanılması HMK 277’deki doğrudan yükümlülüğe aykırıdır; olayın niteliğine göre bilirkişilik mevzuatı ve diğer hukuki sorumluluk hükümleri ayrıca gündeme gelebilir. Bu dört başlık kronolojik olarak karşılaştırıldığında bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından kanunun aradığı usulün yerine getirilip getirilmediği anlaşılır. Teknik süreçte görev alanı, tarafsızlık, süre ve tebligat gibi başka maddeler devreye giriyorsa her biri kendi şartıyla uygulanır; bir hükmün şartı başka bir hükme varsayımla taşınmaz.
HMK 277 İçin Ayrıntılı Dosya İncelemesi
HMK 277 bilirkişinin iki yönlü gizlilik yükümlülüğünü düzenler: görev sebebiyle veya görev sırasında öğrenilen sırları saklamak ve bu sırları kendisi ya da başkaları yararına kullanmamak. Yükümlülük, bilirkişinin dosyaya erişiminin güven ilişkisi içinde yürütülmesinin temelidir. Bu kuralın uygulandığı bir dosyada inceleme yalnız sonuç raporuna indirgenmemelidir. Mahkeme bilirkişiye yalnız görev için gerekli materyali vermeli ve inceleme kapsamını açık belirlemelidir; gizlilik ihlali iddiası somutlaştığında gerekli usul kararlarını almalıdır. Taraflar ticari sır, kişisel veri veya özel nitelikli dosya içeriğinin yalnız görev kapsamında kullanılmasını talep edebilir ve somut ihlali mahkemeye bildirebilir. Madde belirli bir gün süresi koymaz. Sır saklama yükümlülüğü görevin öğrenilmesi ve yürütülmesiyle doğar; niteliği gereği dosyadaki bilgiye erişildiği andan itibaren korunur. Sırların açıklanması veya menfaat için kullanılması HMK 277’deki doğrudan yükümlülüğe aykırıdır; olayın niteliğine göre bilirkişilik mevzuatı ve diğer hukuki sorumluluk hükümleri ayrıca gündeme gelebilir. Bu dört başlık kronolojik olarak karşılaştırıldığında bilirkişinin gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü bakımından kanunun aradığı usulün yerine getirilip getirilmediği anlaşılır. Teknik süreçte görev alanı, tarafsızlık, süre ve tebligat gibi başka maddeler devreye giriyorsa her biri kendi şartıyla uygulanır; bir hükmün şartı başka bir hükme varsayımla taşınmaz.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
