Bilirkişi Görevlendirmesinde Konu ve Sınırlar Açıkça Yazılmak Zorunda mı? 6754 m.3/6 | 2026

Bilirkişi görevinin açıkça belirlenmesinin hukuki dayanağı
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3/6, uzmanlık gerektiren sorunun açıkça belirtilmesini ve inceleme yaptırılacak konunun kapsamı ile sınırlarının gösterilmesini bilirkişi görevlendirmesinin ön koşulu hâline getirir. Bilirkişilik Yönetmeliği m.5/6 aynı temel ilkeyi tekrar eder. Böylece bilirkişiye dosyayı genel olarak inceleyip rapor düzenleme şeklinde sınırsız bir görev verilmesi yerine hangi teknik sorunun çözülmesi gerektiği açıkça ortaya konulmalıdır.
Yönetmelik m.51 bu genel ilkeyi ayrıntılandırır. Görevlendirilen bilirkişiye inceleme konusu yazılı olarak bildirilir ve açıkça anlatılır. Yazıda inceleme konusunun bütün sınırlarıyla belirlenmesi, cevaplanacak sorular, takdir edilen bilirkişi ücreti, raporun verilme süresi ve gerçeğe aykırı mütalaanın TCK m.276 kapsamında cezai sorumluluk doğuracağı uyarısı bulunmalıdır.
6754 sayılı Kanunun Resmî Gazete metni incelendiğinde görev sınırı kuralının hukuki değerlendirme yasağı ve görevi bizzat yerine getirme ilkesiyle birlikte düzenlendiği görülür. Bu sistem, bilirkişinin neyi inceleyeceğini ve nerede duracağını baştan görünür hâle getirmeyi amaçlar.
Görevlendirme yazısında hangi unsurlar bulunmalıdır?
Yönetmelik m.51/1’e göre ilk zorunlu unsur inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesidir. İkinci unsur bilirkişinin cevaplaması gereken sorulardır. Üçüncü unsur takdir edilen ücret, dördüncü unsur raporun verilme süresi, beşinci unsur ise gerçeğe aykırı mütalaanın TCK m.276 uyarınca cezalandırılacağına ilişkin uyarıdır.
Görevlendirme yazısında yalnız dava başlığının veya taraf iddialarının tekrar edilmesi yeterli değildir. Bilirkişiye bırakılan özel veya teknik mesele ayırt edilmelidir. Mali bir dosyada hangi dönem ve kayıtların inceleneceği, mühendislik dosyasında hangi imalat veya teknik kriterin değerlendirileceği, sağlık dosyasında hangi tıbbi bulgunun uzmanlık yönünden açıklanacağı belirlenmelidir. Bu açıklık hem bilirkişinin çalışma planını hem tarafların raporu denetleme imkânını güçlendirir.
Yönetmelik m.51/2 ayrıca dosya ve belgelerin bilirkişiye teslim usulünü düzenler. İnceleme konusu belgelerin aslı veya onaylı sureti dizi pusulasına bağlanarak imza karşılığı teslim edilebilir. UYAP üzerinden incelemenin mümkün olduğu hâllerde fiziki teslim yerine sistemden dosya inceleme yetkisi verilir. Bu hüküm hangi materyalin bilirkişinin incelemesine sunulduğunun belirlenebilmesini sağlar.
Bilirkişiye yöneltilecek sorular nasıl kurulmalıdır?
Soru, bilirkişinin uzmanlık alanı içinde kalmalı ve hukuki hüküm kurmasını istememelidir. Bilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz; bu konuda Bilirkişi Hukuki Değerlendirme Yapabilir mi? rehberimizde ayrıntılı açıklama yer almaktadır. Görevlendirme sorusu davacı haklı mıdır gibi yargısal sonuç istemek yerine hangi teknik verinin tespit edilmesi gerektiğini göstermelidir.
Sorular birbirinden ayrılmalı ve her biri cevaplanabilir olmalıdır. Bir cümle içinde birden fazla uzmanlık alanını ve hukuki sonucu bir arada isteyen genel sorular raporun belirsizleşmesine yol açar. Özellikle heyet görevlendirmelerinde her uzmanlık alanının hangi soruya katkı sunacağı belirlenebilmelidir.
Bir başka önemli nokta, sorunun dosyada zaten UYAP veya entegre sistem üzerinden doğrudan ulaşılabilecek bilgiye indirgenmemesidir. Kanun m.3/8 ve Yönetmelik m.5/8, bu sistemlerden ulaşılabilen bilgiler veya çözülebilen sorunlar için bilirkişiye başvurulamayacağını belirtir. Görevlendirme kararı teknik ihtiyaç ile bilgi temini işlemini birbirinden ayırmalıdır.
Görev kapsamı ve sınırının açık olması neden önemlidir?
Birinci neden hukuki değerlendirme yasağının korunmasıdır. Görev sınırı belirsiz olduğunda bilirkişi teknik tespitten çıkıp hukuki sonuç üretmeye yönelebilir. İkinci neden raporun denetlenebilirliğidir. Taraflar ve mahkeme, raporun verilen soruları cevaplayıp cevaplamadığını ancak görev açıkça tanımlanmışsa kontrol edebilir.
Üçüncü neden uzmanlık yeterliliğidir. Bilirkişi kendisine verilen işin temel veya alt uzmanlık alanına girmediğini görevlendirme metninden anlayabilmelidir. Yönetmelik m.53 uyarınca görev kendi alanına girmiyorsa veya başka bir uzmanla işbirliği gerekiyorsa durumu en geç bir hafta içinde görevlendiren mercie bildirmek zorundadır.
Dördüncü neden rapor süresinin ve ücretin gerçekçi belirlenmesidir. İnceleme alanı açık olmadan işin hacmi, gereken çalışma ve süre sağlıklı biçimde takdir edilemez. Yönetmelik m.52’deki rapor süresi ve m.57’deki ücret sistemi tanımlı bir görevin varlığını varsayar.
Bilirkişi görev alanı veya sınırları konusunda tereddüt ederse ne yapmalıdır?
Yönetmelik m.54/2, bilirkişinin görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşmesi hâlinde bunun giderilmesini görevlendiren merciden her zaman talep edebileceğini düzenler. Bu hak bilirkişinin belirsiz görevi kendi yorumuyla genişletmesini engelleyen önemli bir mekanizmadır.
Bilirkişi ayrıca ön incelemede ek kayıt veya belgeye ihtiyaç duyarsa Yönetmelik m.54/1 uyarınca bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan merciden talepte bulunur. Bilirkişi doğrudan taraflardan belge toplamak veya görev sınırını kendi başına değiştirmek yerine yargı mercii üzerinden hareket eder.
Görevin kendi uzmanlık alanına girmediği, uzmanlık gerektirmediği veya başka uzmanla işbirliği gerektirdiği anlaşılırsa m.53’teki bir haftalık bildirim yükümlülüğü uygulanır. Görevin başkasına devredilemeyeceği konusunda Bilirkişi Görevini Başkasına Devredebilir mi? içeriğimiz tamamlayıcıdır.
Rapor görevlendirme sınırını aşarsa ne olur?
Raporun hangi bölümünün görevlendirme sorularına cevap verdiği, hangi bölümünün görev dışına çıktığı ayrıştırılmalıdır. Yönetmelik m.55/4 hukuki değerlendirmeyi ayrıca yasaklar. Görevde bulunmayan yeni bir teknik mesele hakkında sonuç kurulması da raporun kapsam bakımından denetlenmesini gerektirir.
Mahkeme Yönetmelik m.56 uyarınca raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Eksiklik veya belirsizlik varsa ek rapor ya da açıklama isteyebilir. Taraflar da ilgili usul hükümleri kapsamında itirazlarını sunabilir. Hukuk yargılamasında HMK m.281 bilirkişi raporuna itiraz süresi özellikle dikkate alınmalıdır.
İtirazın etkili olması için görevlendirme ara kararı ile rapor yan yana konulmalı ve bilirkişinin hangi sorunun dışına çıktığı sayfa ve paragraf düzeyinde gösterilmelidir. Rapor görev dışıdır biçimindeki genel ifade yerine somut karşılaştırma yapılması mahkemenin sorunu değerlendirmesini kolaylaştırır.
Taraflar bilirkişi görevlendirmesinde hangi noktaları kontrol etmelidir?
- Çözülmesi istenen teknik sorun açıkça yazılmış mı?
- İncelemenin kapsamı ve sınırları belirli mi?
- Her soru bilirkişinin uzmanlık alanına giriyor mu?
- Sorular hukuki sonuç değil teknik tespit istiyor mu?
- Birden fazla uzmanlık gerekiyorsa bunun gerekçesi ve görev paylaşımı anlaşılır mı?
- Rapor süresi ve ücret görevlendirme yazısında yer alıyor mu?
- Bilirkişiye teslim edilen veya UYAP’tan açılan belgeler belirlenebilir mi?
- Rapor sonradan bu görev çerçevesine bağlı kalmış mı?
UYAP üzerinden bilirkişi dosya inceleme süreci için UYAP Bilirkişi Portalı Rehberi kullanılabilir. Tarafsızlıkla ilgili ayrı bir sorun varsa bilirkişinin reddi kurumu değerlendirilmelidir.
Görevlendirme sorularının sonradan değiştirilmesi veya genişletilmesi
Yargılama sırasında yeni teknik mesele ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda çözüm bilirkişinin kendiliğinden inceleme alanını genişletmesi değildir. Yeni sorunun görevlendiren merci tarafından açıkça belirlenmesi, gerekirse ek süre ve ek ücretin değerlendirilmesi gerekir. Bilirkişinin görev alanı yargı merciinin yazılı belirlemesiyle şekillenir.
Bilirkişinin kendiliğinden dosyadaki tüm iddia ve savunmaları inceleyip bunlardan yeni uyuşmazlık konuları üretmesi bilirkişilik kurumunu karar mercii hâline getirir. Bu nedenle raporun kapsamı görev yazısına sadık kalmalıdır. Eksik görülen bir teknik soru varsa taraf bunu mahkemeye iletebilir; bilirkişi tarafların doğrudan talebi üzerine yeni görevi üstlenmemelidir.
Görevlendirme kapsamı ile tarafsızlık ve gizlilik arasındaki bağlantı
Görev sınırı ne kadar açık olursa bilirkişinin yalnız gerekli belgelere ve verilere erişmesi o kadar kolay olur. Bu durum gizlilik bakımından da önemlidir. Kanun m.3/5 kapsamında bilirkişi görevi nedeniyle öğrendiği bilgileri korumak zorundadır. Konuyla ilgisiz belgelerin gereksiz yere bilirkişiye açılması hem veri güvenliği hem inceleme verimliliği bakımından uygun değildir.
Gizlilik kuralını ayrıntılı ele alan Bilirkişinin Sır Saklama Yükümlülüğü rehberimiz bu yönü tamamlar. Görevlendirme yalnız gerekli teknik materyali kapsamalı ve bilirkişinin erişimi bu amaçla sınırlı kalmalıdır.
Görevlendirme kapsamı ile raporun bilimsel gerekçesi arasındaki ilişki
Yönetmelik m.55, raporda inceleme yöntemi ile bilimsel ve teknik dayanakların gösterilmesini zorunlu kılar. Bu zorunluluk görevlendirme sorularından bağımsız değildir. Bilirkişinin seçtiği yöntem, kendisine sorulan somut teknik soruyu cevaplamaya elverişli olmalıdır. Görev belirsiz ise yöntemin uygunluğu da denetlenemez.
Örneğin bilirkişiye belirli bir dönemin hesaplanması görevi verilmişse raporun başka dönemleri kendiliğinden hesaplaması veya farklı varsayımlarla alternatif hukuki senaryolar üretmesi görev genişlemesine neden olabilir. Mahkeme farklı senaryoların teknik hesabını istiyorsa bunları açıkça görevlendirme sorusu hâline getirebilir. Bilirkişinin rolü mahkemenin kurduğu teknik varsayımlar altında hesabı veya uzmanlık tespitini yapmaktır.
Birden fazla bilirkişi bulunan heyette görev sınırı nasıl belirlenir?
Yönetmelik m.50/2, işin mahiyeti gerektiriyorsa birden fazla bilirkişinin gerekçesi gösterilerek görevlendirilebileceğini kabul eder. Heyet oluşturulması görev sınırının önemini azaltmaz; aksine her uzmanlık alanının hangi teknik soruya cevap vereceğinin belirlenmesini daha önemli hâle getirir.
Bir inşaat uyuşmazlığında mimari, statik, elektrik ve mali hesap gibi farklı alanlar bir araya gelebilir. Her uzmanın dosyanın tamamı hakkında hukuki sonuç üretmesi yerine kendi uzmanlık kısmını incelemesi gerekir. Yönetmelik m.55/2, heyet üyeleri arasında farklı görüş varsa bunun raporda ayrı ayrı açıklanmasına veya ayrı rapor sunulmasına izin verir. Bu da uzmanlık sınırlarının görünür tutulmasını destekler.
Görevlendirme kararı ile rapor arasında yapılacak son kontrol
Yayınlanan veya tebliğ edilen rapor incelenirken ilk sayfadan sonuç bölümüne kadar her başlık görevlendirme sorularıyla karşılaştırılmalıdır. Raporun teknik tespitleri görevle ilgili mi, tüm sorular cevaplanmış mı, cevaplanmayan soru varsa nedeni yazılmış mı ve bilirkişi kendi uzmanlık alanı dışında açıklama yapmış mı soruları ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Bu kontrol yalnız taraf vekilleri için değil, yargı merciinin raporu serbestçe değerlendirmesi bakımından da önemlidir. Gerektiğinde ek rapor veya açıklama istenebilir. Ancak ek rapor da ilk görevlendirmede olduğu gibi kapsam ve sınırı belirli teknik sorulara dayanmalıdır. Aynı dosyada belirsiz görevlendirmeyi tekrar etmek uyuşmazlığın çözümünü hızlandırmaz.
Sık sorulan sorular
1. Mahkeme dosyanın incelenip rapor hazırlanmasına şeklinde genel görev verebilir mi?
Kanun m.3/6 teknik sorunun, kapsamın ve sınırların açıkça gösterilmesini arar. Belirsiz ve sınırsız görevlendirme bu ilkeyle bağdaşmaz.
2. Bilirkişinin cevaplayacağı sorular yazılmak zorunda mı?
Evet. Yönetmelik m.51/1-b cevaplanacak soruların görevlendirme yazısında yer almasını öngörür.
3. Ücret ve süre de görev yazısında bulunur mu?
Evet. Yönetmelik m.51 uyarınca takdir edilen ücret ile raporun verilme süresi yazıda gösterilir.
4. Bilirkişi görev sınırını kendisi genişletebilir mi?
Hayır. Tereddüt hâlinde m.54/2 uyarınca görevlendiren merciden açıklama istemelidir.
5. Ek belge gerekiyorsa bilirkişi ne yapar?
Ön incelemede gerekli ek kayıt ve belgeleri bir hafta içinde görevlendiren merciden talep eder.
6. Görev bilirkişinin uzmanlık alanına girmiyorsa ne olur?
Yönetmelik m.53 uyarınca durum en geç bir hafta içinde görevlendiren mercie bildirilir.
7. Görev sınırını aşan rapora itiraz edilebilir mi?
Evet. İlgili usul hükümleri çerçevesinde görevlendirme kararıyla rapor karşılaştırılarak somut itiraz yapılabilir.
8. Bilirkişi hukuki soruya cevap verebilir mi?
Hayır. Hukuki nitelendirme ve değerlendirme bilirkişinin görev alanında değildir.
Resmî kaynaklar
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Hukuk yargılaması ve bilirkişilik rehberleri.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
