B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

KDK Kararına İtiraz Edilebilir mi? 6328 m.20–21 ile Yargı Yolu

Kısa ve net cevap: 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununda KDK tarafından verilen kararlara karşı ayrıca bir KDK içi itiraz yolu öngörülmemiştir. KDK’nın güncel resmî başvuru sayfası da bunu açıkça belirtir. KDK kararı sonrasında, şikâyete konu idari işlem veya eyleme karşı şartları varsa süresinde yargı yoluna başvurulabilir. M.20/2 gereğince KDK, kararında kullanılabilecek başvuru yollarını, süreyi ve başvurulacak makamı gösterir; m.21 ise durmuş dava açma süresinin ne zaman yeniden işlemeye başlayacağını düzenler.

KDK kararına Kurum içinde itiraz edilebilir mi?

Hayır. KDK’nın güncel resmî başvuru rehberinde, 6328 sayılı Kanun uyarınca Kurum tarafından verilen kararlara karşı itiraz yolu öngörülmediği açıkça belirtilir. Bu nedenle KDK’nın ret, tavsiye veya başka bir kararından sonra “üst KDK kuruluna itiraz”, “Başdenetçiye ikinci kez itiraz” gibi kanunda düzenlenmiş bir iç kanun yolu bulunmaz.

Bu durum, başvuranın bütün hak arama yollarının sona erdiği anlamına gelmez. KDK mahkeme değildir; idari işlemin kendisine karşı açık olan idari ve yargısal yollar devam eder. Hangi yolun, hangi sürede kullanılacağı somut işlemin niteliğine ve KDK kararının sonucuna göre değerlendirilir.

KDK hangi tür kararlar verebilir?

KDK, başvurunun görev alanı veya usul şartlarını karşılamaması hâlinde incelenemezlik/gönderme gibi usul kararları verebilir; esas incelemesinde idareyi haklı bulursa ret, başvuranın şikâyetini haklı görürse tavsiye kararı verebilir. Dostane çözüm sağlanması da dosyanın sonuçlanma biçimini etkileyebilir. Kararın adı ve sonuç bölümü, sonraki hak arama yolunun anlaşılması bakımından önemlidir.

Başvuran yalnızca karar başlığını değil, gerekçeyi ve özellikle son bölümde gösterilen başvuru yolunu okumalıdır. KDK kararında hangi idari işlemin incelendiği, hangi talebin kabul veya reddedildiği ve idareye ne önerildiği açıkça görülmelidir.

6328 m.20/2 neden önemlidir?

M.20/2, KDK’nın inceleme sonucunu ve varsa önerilerini ilgili merciye ve başvurana bildirmesini düzenler. Aynı fıkraya göre Kurum, başvurana işleme karşı başvuru yollarını, başvuru süresini ve başvurulacak makamı da gösterir. Bu hüküm, KDK kararından sonra kişinin hangi hukuki yolu takip edeceği konusunda yönlendirici bir güvence sağlar.

Gösterilen başvuru yolu, KDK kararına karşı kurum içi itiraz anlamına gelmez. Esas olarak şikâyete konu idari işlem veya eylem nedeniyle kullanılabilecek hukuki yolu açıklar. Başvuran, kararın tebliğinden sonra bu bölümü somut dava süresiyle birlikte kontrol etmelidir.

KDK başvuruyu reddederse dava süresi ne olur?

6328 m.21/1 uyarınca, KDK başvuruyu reddederse durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar. Süre sıfırdan başlamaz. KDK’ya başvurmadan önce dava süresinden kullanılmış günler, ret kararından sonra tekrar verilmez.

Bu nedenle KDK başvuru tarihinde dava süresinin kaçıncı gününde bulunulduğu dosya notuna yazılmalıdır. Ret kararının “karar tarihi” ile başvurana “tebliğ tarihi” ayrılmalı; yeniden başlangıç için hukuki tebliğ tarihi esas alınmalıdır.

KDK tavsiye kararı verirse ne olur?

KDK başvuruyu yerinde görür ve idareye öneride bulunursa, ilgili idarenin tavsiye doğrultusunda işlem veya eylem tesis etmesi beklenir. 6328 m.20/3 uyarınca idare öneriyi uygulanabilir görmüyorsa gerekçesini 30 gün içinde KDK’ya bildirir. M.21/2 ise idare 30 gün içinde işlem tesis etmez veya eylemde bulunmazsa durmuş dava süresinin kaldığı yerden yeniden işlemesini öngörür.

Başvuran tavsiye kararını aldıktan sonra “itiraz” aramak yerine idarenin tavsiyeyi uygulayıp uygulamadığını takip etmelidir. Uygulama olmazsa kalan dava süresi bakımından gerekli adım atılmalıdır. Ayrıntı için KDK tavsiye kararına uyulmaması rehberine bakılabilir.

KDK altı ay içinde sonuçlandıramazsa ne olur?

M.21/3, KDK’nın inceleme ve araştırmayı başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlini ayrıca düzenler. Bu durumda durmuş dava açma süresi altı aylık sürenin sonunda kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar. Başvuranın KDK’dan karar gelmesini süresiz beklemesi gerekmez.

KDK’nın altı aylık inceleme sınırı ile kişinin KDK’ya başvuru için sahip olduğu altı aylık süre farklıdır. İnceleme süresinin ayrıntıları KDK incelemesi en fazla kaç ay sürer? yazısında ele alınmıştır.

Dava KDK kararına mı, asıl idari işleme mi açılır?

KDK’nın resmî açıklaması, Kurum kararı sonrasında idarenin şikâyete konu işlem veya eylemi için süresinde yargı yoluna başvurulabileceğini belirtir. KDK tavsiye kararının kendisi mahkeme kararı değildir ve temel uyuşmazlık idarenin işlem veya eylemidir. Başvuranın dava konusu ve husumeti, ilgili idari yargı mevzuatına ve somut işleme göre belirlenmelidir.

KDK kararındaki tespitler dava dosyasına delil veya hukuki argüman olarak sunulabilir; ancak mahkeme KDK değerlendirmesiyle bağlı değildir. Mahkeme kendi görev, süre, ehliyet ve esas incelemesini yapar.

Kalan dava süresi nasıl hesaplanır?

Önce asıl idari işlemin dava açma süresi belirlenir. Sonra KDK başvurusunun bu sürenin kaçıncı gününde yapıldığı tespit edilir. M.17/8 uyarınca KDK başvurusu işlemekte olan dava süresini durdurur. M.21’deki yeniden başlama olayı gerçekleştiğinde, kullanılmamış günler kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Örneğin 60 günlük bir dava süresinin 15. gününde KDK’ya başvurulmuşsa, yeniden işlemeye başladığında kural olarak 45 günlük kalan süre vardır. Bu yalnızca anlatım örneğidir; özel kanunlarda farklı dava süreleri ve özel başvuru yolları bulunabilir. Somut dosyada ilgili mevzuat esas alınmalıdır.

Aynı konuda KDK’ya yeniden başvuru yapılabilir mi?

6328 m.17/3, sebepleri, konusu ve tarafları aynı olup daha önce sonuçlandırılmış başvuruların incelenmeyeceğini düzenler. Bu nedenle olumsuz KDK kararından sonra aynı olguları farklı cümlelerle yeniden göndererek ikinci bir inceleme yaratmak genel olarak mümkün değildir. Yeni başvuru için gerçekten yeni işlem, yeni taraf, yeni olay veya hukuki açıdan farklı bir uyuşmazlık bulunması gerekir.

Başvuranın KDK kararının gerekçesine katılmaması tek başına yeni olay değildir. Kurum içi itiraz yolu bulunmadığı için, uygun hukuki yol asıl idari işleme karşı yargı veya başka kanuni başvuru mekanizmasıdır.

Üç uygulama örneği

Ret kararı: KDK belediye işlemine ilişkin başvuruyu esas yönünden reddeder. Karar başvurana tebliğ edilir. KDK başvurusu nedeniyle duran idari dava süresi, m.21/1 uyarınca tebliğden itibaren kaldığı yerden devam eder.

Tavsiye kararı: KDK kamu kurumuna işlemi yeniden değerlendirme tavsiyesi verir. İdare 30 gün içinde hiçbir işlem yapmaz. Başvuran m.21/2 gereğince kalan dava süresini takip ederek yargıya başvurabilir.

Karar çıkmaması: KDK altı ay içinde dosyayı sonuçlandıramaz. M.21/3 uyarınca dava süresi altı aylık dönemin sonunda yeniden işlemeye başlar; KDK’dan ileride gelecek kararı beklemek süreyi yeniden durdurmaz.

KDK kararındaki başvuru yolu bilgisi hatalı veya belirsiz görünürse

Başvuran, kararın son bölümünde gösterilen merci ve süreyi dikkatle okumalıdır. Uyuşmazlığın özel kanununda farklı bir zorunlu idari başvuru veya özel dava süresi varsa yalnızca genel açıklamaya dayanmak yerine özel mevzuat kontrol edilmelidir. KDK’nın yol gösterme yükümlülüğü önemli olmakla birlikte somut işlem hukuki niteliğiyle değerlendirilir.

Kararın tebliğ tarihi belirsizse tebligat zarfı, elektronik tebligat kaydı veya teslim belgesi saklanmalıdır. Dava süresi hesaplamasında bir günlük hata dahi hak kaybına yol açabileceğinden, tereddütlü durumda koruyucu ve erken başvuru yaklaşımı benimsenmelidir.

KDK kararını “temyiz” etmek mümkün mü?

Hayır. Temyiz, mahkeme kararlarına karşı usul kanunlarında düzenlenen bir kanun yoludur. KDK mahkeme olmadığı için kararına karşı “temyiz” veya “istinaf” başvurusu yapılmaz. Aynı şekilde KDK içinde ikinci derece inceleme kurulu şeklinde kanuni bir itiraz mercii bulunmaz.

Başvuranın hukuki koruması, KDK başvurusuyla durmuş olan dava süresinin m.21 uyarınca korunması ve asıl idari işlem için açık yargı yolunun kullanılabilmesidir. KDK’nın tavsiye veya ret kararının hukuki rolü bu çerçevede değerlendirilmelidir.

KDK kararından sonra idare yeni işlem yaparsa

İdare KDK kararı üzerine yeni bir işlem tesis edebilir. Yeni işlem eski işlemi geri alabilir, değiştirebilir, başvuruyu yeniden reddedebilir veya sorunu tamamen çözebilir. Böyle bir durumda yeni işlemin hukuki sonuçları ve tebliğ tarihi ayrıca değerlendirilmelidir. Yeni işlem bazı hâllerde yeni bir idari başvuru veya dava süresi doğurabilir.

Başvuran yeni kararı KDK kararındaki tavsiyeyle karşılaştırmalı ve hangi hususların giderildiğini yazılı olarak belirlemelidir. Sorun tamamen çözülmüşse yargı ihtiyacı kalmayabilir; kısmi veya yeni bir hukuka aykırılık varsa uygun yol süresinde kullanılmalıdır.

İç bağlantılar

Genel başvuru için KDK başvuru rehberi, dava açıldıktan sonra KDK incelemesinin durumu için dava açıldıktan sonra KDK, altı aylık başvuru süresi için KDK başvuru süresi yazıları birlikte incelenebilir. Kanunun güncel metni resmî KDK sayfasındadır.

Sık Sorulan Sorular

KDK kararına itiraz var mı?

6328 sayılı Kanunda KDK kararlarına karşı kurum içi itiraz yolu öngörülmemiştir.

KDK kararına istinaf yapılır mı?

Hayır. KDK mahkeme değildir; istinaf bir yargısal kanun yoludur.

KDK kararına temyiz yapılır mı?

Hayır. Temyiz yolu KDK kararları için uygulanmaz.

KDK reddederse dava açabilir miyim?

Şartları varsa asıl idari işleme karşı kalan dava süresi içinde yargıya başvurulabilir.

Retten sonra süre ne zaman başlar?

M.21/1 uyarınca gerekçeli ret kararının tebliğinden itibaren kaldığı yerden devam eder.

Tavsiye uygulanmazsa ne olur?

İdare 30 gün içinde işlem yapmazsa m.21/2 uyarınca durmuş dava süresi yeniden işler.

KDK 6 ayda karar vermezse?

M.21/3 uyarınca dava süresi altı aylık inceleme süresinin sonunda kaldığı yerden devam eder.

Aynı konuda yeniden KDK başvurusu yapabilir miyim?

Aynı sebep, konu ve taraflarla daha önce sonuçlandırılmış başvuru m.17/3 gereğince yeniden incelenmez.

Dava KDK’ya karşı mı açılır?

Esas uyuşmazlık bakımından idarenin şikâyete konu işlem veya eylemine karşı yargı yolu değerlendirilir.

KDK kararı mahkemeyi bağlar mı?

Hayır. Mahkeme kendi yargısal incelemesini yapar.

KDK kararına katılmayan başvuranın yazabileceği yeni dilekçe ne işe yarar?

Başvuran KDK kararının maddi hata içerdiğini, yeni bir belge ortaya çıktığını veya karar sonrasında idarenin yeni işlem yaptığını düşünüyorsa durumu KDK’ya bildirebilir; ancak bu bildirim kanunda düzenlenmiş bir “itiraz kanun yolu” hâline gelmez. Aynı sebep, konu ve taraflarla sonuçlandırılmış başvurunun yeniden incelenmemesi kuralı m.17/3’te devam eder. Yeni bir uyuşmazlık varsa bunun gerçekten yeni işlem veya yeni olgudan kaynaklandığı açıkça gösterilmelidir.

Örneğin KDK ret kararından sonra idare tamamen yeni tarihli ve farklı hukuki sonuç doğuran bir karar tesis ederse, bu yeni işlemin ayrıca KDK veya yargı yolu bakımından değerlendirilmesi mümkündür. Buna karşılık yalnızca “karara katılmıyorum” başlıklı aynı dilekçeyi tekrar göndermek yeni başvuru hakkı yaratmaz.

KDK kararında maddi hata bulunduğu düşünülürse ne yapılabilir?

Kararda isim, tarih, belge numarası veya açık maddi veri hatası bulunduğu düşünülüyorsa bu durum KDK’ya yazılı olarak bildirilebilir. Böyle bir bildirim ile kararın esasına karşı kanuni itiraz yolu birbirinden ayrılmalıdır. Maddi hatanın düzeltilmesi istemi, Kurumun esas değerlendirmesinin ikinci kez yapılmasını zorunlu kılan bir kanun yolu değildir.

Başvuran aynı zamanda dava süresini takip etmelidir. Maddi hata bildirimi yapıldığı için m.21’de yeniden işlemeye başlayan dava süresinin otomatik olarak yeniden duracağı varsayılmamalıdır. Süre koruması açısından asıl idari işleme karşı açık yargı yolu zamanında kullanılmalıdır.

KDK ret kararının gerekçesi dava dilekçesinde nasıl kullanılabilir?

KDK başvuruyu reddetmiş olsa bile kararın gerekçesi uyuşmazlıktaki idari işlem, mevzuat ve taraf görüşlerini sistematik biçimde ortaya koyabilir. Başvuran mahkemeye gidecekse KDK kararındaki hangi değerlendirmeye katılmadığını ve idari işlemin neden hukuka aykırı olduğunu somut hukuki gerekçelerle açıklamalıdır. “KDK reddetti ama ben haklıyım” şeklindeki soyut ifade yeterli dava argümanı değildir.

KDK kararının mahkemeyi bağlamadığı unutulmamalıdır. Mahkeme görev, süre, ehliyet ve esas yönlerinden bağımsız yargısal inceleme yapar. KDK dosyasındaki yazışma ve belgeler, hukuka uygun biçimde dava dosyasına sunulabilecek delil veya açıklayıcı belge niteliği taşıyabilir.

KDK tavsiye kararının başvuran lehine olması dava açmayı engeller mi?

Hayır. KDK başvuruyu yerinde bulmuş olsa bile idare tavsiyeyi uygulamaz veya kısmen uygularsa asıl idari uyuşmazlık devam edebilir. M.21/2 zaten bu ihtimali dikkate alarak, idarenin 30 gün içinde işlem veya eylem tesis etmemesi hâlinde durmuş dava süresinin kaldığı yerden devam etmesini düzenler.

Tavsiye kararı başvuran açısından önemli bir idari denetim tespiti olabilir; ancak yargı yoluna başvuru süresi ayrıca korunmalıdır. Başvuran tavsiye kararını dava açma süresinin sonsuza kadar durduğu şeklinde yorumlamamalıdır.

KDK kararının tebliği neden kritik?

KDK kararının verildiği tarih ile başvurana tebliğ edildiği tarih farklı olabilir. Özellikle ret kararında m.21/1, durmuş dava süresinin gerekçeli ret kararının tebliğiyle yeniden başlamasını öngörür. Bu nedenle e-tebligat kaydı, posta teslim belgesi veya kararın resmî tebliğ tarihi dosyada saklanmalıdır.

Başvuran sadece KDK internet sisteminde kararı gördüğü güne göre süre hesabı yapmamalıdır; hukuken tebliğ sayılan tarih ilgili bildirim yöntemine göre değerlendirilmelidir. Tereddüt hâlinde koruyucu yaklaşım benimsenerek yargı başvurusu son güne bırakılmamalıdır.

KDK kararından sonra zorunlu idari başvuru varsa

Şikâyete konu işlemin özel mevzuatı, dava açmadan önce başka bir zorunlu idari itiraz yolu öngörebilir. KDK kararından sonra doğrudan mahkemeye gidileceği varsayılmadan önce bu özel usul kontrol edilmelidir. M.20/2’de KDK’nın başvuru yolunu, süreyi ve makamı göstermesi bu nedenle önemlidir.

Özel kanundaki başvuru yolu ile KDK başvurusu farklı kurumlardır. KDK’ya gitmiş olmak, özel kanunda zorunlu tutulan başka bir idari başvuruyu her durumda ikame etmez. Somut işlem hangi kanuna dayanıyorsa o kanunun usul hükümleri ayrıca uygulanır.

Sonuç

KDK kararlarına karşı 6328 sayılı Kanunda kurum içi bir itiraz, istinaf veya temyiz mekanizması yoktur. Hukuki koruma, asıl idari işlem için açık olan yargı yolları ve KDK başvurusu nedeniyle durmuş dava süresinin m.21’de korunması üzerinden sağlanır. Başvuran KDK kararının tebliğ tarihini, kalan dava günlerini ve karar sonrasında idarenin yeni işlem yapıp yapmadığını birlikte takip etmelidir.

Hukuki dayanak ve yazar notu: Bu çalışma 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu m.17/3, m.17/8, m.20 ve m.21 ile KDK’nın güncel resmî başvuru açıklaması esas alınarak hazırlanmıştır. Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yönetilebilir. İçerik genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp