B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İdare Cevap Vermezse KDK 6 Aylık Süre Ne Zaman Başlar? 6328 m.17/7

Kısa ve net cevap: İdare, KDK öncesi başvuruya 60 gün içinde cevap vermezse 6328 sayılı Kanun m.17/7 uyarınca KDK’ya başvuru için altı aylık süre 60 günlük sürenin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İdare daha önce cevap verirse altı aylık süre cevabın tebliğinden itibaren hesaplanır. Bu KDK süresi, idari dava açma süresiyle karıştırılmamalıdır.

6328 m.17/7 neyi düzenler?

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu m.17/7, KDK’ya şikâyetin hangi süre içinde yapılacağını açıkça belirler. İdari başvuru üzerine idare bir cevap vermişse altı aylık süre bu cevabın tebliğinden itibaren başlar. İdare 60 gün içinde cevap vermezse, 60 günlük bekleme süresinin bittiği günden itibaren altı aylık KDK başvuru süresi işlemeye başlar. Böylece idarenin sessiz kalması KDK yolunu süresiz biçimde açık tutmaz.

Kanunun güncel metni KDK resmî mevzuat sayfasında yayımlanır. Süre hesabında olayın özel kanununda farklı bir zorunlu idari başvuru veya daha kısa cevap süresi bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

60 günlük süre nasıl hesaplanır?

Başvuru sahibinin ilgili kamu idaresine usulüne uygun müracaatının idare kayıtlarına girdiği tarih başlangıç noktasıdır. Takvim hesabında başvurunun teslim veya elektronik kayıt tarihi belgelendirilmelidir. İdarenin cevabı 60 günlük dönem içinde tebliğ edilirse m.17/7’deki altı aylık KDK süresi cevap tebliğiyle başlar. Cevap gelmezse 60 günün dolduğu tarih esas alınır.

Uygulamada yalnızca dilekçenin yazıldığı tarih değil, idareye ulaştığını gösteren evrak kayıt numarası, e-Devlet/e-başvuru kaydı, iadeli taahhütlü teslim belgesi veya resmi alındı önemlidir. Süre tartışması çıkması hâlinde bu kayıt başvuru tarihini ispatlar.

İdare 60 gün dolmadan olumsuz cevap verirse ne olur?

İdarenin 60 gün dolmadan verdiği ve başvurana tebliğ edilen açık ret veya olumsuz cevap, altı aylık KDK süresini tebliğ tarihi itibarıyla başlatır. Başvuranın kalan 60 günlük dönemi beklemesi gerekmez. KDK’ya başvuru yapılırken önceki dilekçe ile idarenin cevabı birlikte eklenmeli ve tebliğ tarihi açıkça belirtilmelidir.

İdarenin cevabı kısmen olumlu fakat uyuşmazlığın esasını çözmüyorsa, başvuran hangi bölümün devam ettiğini açıklamalıdır. “Cevap geldi” olgusu tek başına uyuşmazlığın sona erdiğini göstermez; önemli olan şikâyet konusu idari sorunun giderilip giderilmediğidir.

İdare 60 günden sonra cevap verirse?

İdare 60 günlük sessizlik süresi geçtikten sonra cevap verirse, başvuranın m.17/7 uyarınca 60 günün sonunda doğan KDK başvuru imkânını gözden kaçırmaması gerekir. Geç cevap, daha önce başlayan süre hesabını otomatik olarak güvenli biçimde sıfırlayan bir işlem gibi kabul edilmemelidir. Hak kaybı riskini önlemek için altı aylık süre 60 günlük cevapsızlık döneminin bitiminden itibaren takip edilmelidir.

Geç cevap yeni ve farklı bir idari işlem içeriyorsa bunun ayrıca hukuki etkisi olabilir. Ancak “cevabı bekleyeyim, süre sonra başlar” varsayımıyla hareket etmek risklidir. Süre koruyucu yaklaşım benimsenmelidir.

KDK süresi ile idari dava süresi aynı mı?

Hayır. KDK’ya başvuru için m.17/7’de düzenlenen altı aylık süre ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu veya özel kanunlarda düzenlenen dava açma süresi ayrı hukuki sürelerdir. KDK’ya altı ay içinde başvuru yapılabiliyor olması, idari davanın da altı ay içinde açılabileceği anlamına gelmez.

İdari dava süresi daha kısa olabilir ve ayrı tarihten başlayabilir. Bu nedenle bir dosyada iki takvim oluşturulması yararlıdır: “KDK son başvuru günü” ve “dava açma süresi son günü”. Her ikisi ayrı hesaplanmalıdır.

KDK başvurusu dava süresini nasıl etkiler?

6328 m.17/8’e göre dava açma süresi içinde yapılan KDK başvurusu işlemekte olan dava açma süresini durdurur. Süre kesilip sıfırlanmaz; KDK süreci sonrasında kaldığı yerden devam eder. Kanunun 21. maddesi ret kararı, tavsiyenin uygulanmaması veya altı aylık inceleme süresinin dolması gibi hâllerde sürenin yeniden işlemesini düzenler.

Bu nedenle KDK başvuru tarihindeki “kalan dava günü” not edilmelidir. KDK kararı tebliğ edildiğinde veya m.21’deki diğer hâl gerçekleştiğinde kalan günlerin ne zaman yeniden başladığı hesaplanmalıdır.

Özel kanunda daha kısa cevap süresi varsa?

6328 m.17/7 genel bir KDK süre kuralıdır. Ancak KDK öncesinde tüketilmesi gereken idari başvuru yolunu düzenleyen özel kanunda farklı cevap veya itiraz süreleri bulunabilir. Örneğin belirli ruhsat, disiplin, vergi veya sosyal güvenlik süreçlerinde özel usul hükümleri olabilir. Başvurunun hangi mevzuata dayandığı bu nedenle baştan belirlenmelidir.

KDK’ya başvurunun süresini hesaplarken yalnızca 6328 sayılı Kanunu okumak yeterli olmayabilir. Önceki idari başvurunun geçerli olup olmadığı ve özel usulde hangi tarihte sonuçlanmış sayıldığı ayrıca incelenmelidir.

60 gün beklemeden KDK’ya gidilebilir mi?

İdare açık cevap vermişse beklemek gerekmez. Cevap yoksa kural olarak idari başvuru yolunun sonuçlanması beklenir. Bununla birlikte 6328 m.17/4, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde KDK’nın idari başvuru yolları tüketilmeden de başvuruyu kabul edebileceğini düzenler.

Bu istisna acil durumlar içindir ve otomatik uygulanmaz. Sağlık, eğitim, barınma, kamu hizmetine erişim veya geri dönülmez ekonomik/idari sonuçlarda beklemenin yaratacağı zarar somut belgelerle gösterilmelidir.

Başvuru tarihi nasıl ispatlanır?

İdareye yapılan ilk müracaatın tarihini ispatlayan kayıt, bütün süre hesabının temelidir. Kurum evrak kayıt numarası, elektronik başvuru ekranı, KEP teslim kaydı, iadeli taahhütlü posta belgesi veya e-Devlet başvuru kaydı saklanmalıdır. Sadece bilgisayarda bulunan imzasız dilekçe örneği teslim tarihini ispatlamaz.

KDK başvurusu bakımından da Kuruma, valiliğe veya kaymakamlığa verilen dilekçenin kayıt tarihi önemlidir. Elektronik başvuruda sistem kaydı başvuru anını gösterir. Süre sonuna yakın dosyalarda ekran görüntüsü yanında resmî başvuru numarası da saklanmalıdır.

Örnek süre hesabı

Örneğin ilgili idareye 1 Şubat 2026 tarihinde usulüne uygun başvuru yapıldığını ve hiçbir cevap verilmediğini varsayalım. 60 günlük sürenin tam hesabı takvim ve mevzuat kurallarına göre yapılmalı; bu sürenin sona ermesinden itibaren altı aylık KDK süresi izlenmelidir. Örnekte amaç “1 Şubat + 60 gün + 6 ay” mantığını göstermektir; hafta sonu, resmî tatil ve süre sonu kuralları somut tarihte ayrıca kontrol edilmelidir.

İdare 20 Şubat 2026’da cevap verip bunu aynı gün tebliğ etmişse altı aylık KDK süresinin başlangıcı artık bu cevap tebliğidir. Cevap tarihi ile tebliğ tarihi aynı olmayabilir; esas alınacak tarih belgelendirilmelidir.

Süre hesabında sık yapılan hatalar

En sık hata, altı aylık sürenin idareye ilk dilekçe verildiği gün başladığını düşünmektir. İkinci hata, idare cevap vermediği sürece KDK yolunun süresiz açık kaldığını sanmaktır. Üçüncü hata, KDK’nın altı aylık süresi ile idari dava süresini aynı kabul etmektir. Dördüncü hata ise geç gelen idari cevabın her durumda süreyi sıfırladığını varsaymaktır.

Bir diğer hata da idareye yapılan başvurunun teslim tarihini belgelememektir. Süre hesabı belgesiz kaldığında başvuranın iddiası tartışmalı hâle gelebilir.

Pratik kontrol yöntemi

Dosyanın ilk sayfasına dört tarih yazılması pratik bir yöntemdir: idareye başvuru tarihi, cevabın tebliğ tarihi veya 60 günün sonu, KDK son başvuru tarihi ve idari dava son günü. KDK’ya başvuru yapılınca beşinci tarih olarak KDK başvuru tarihi eklenir. Böylece m.17/8 kapsamında duran dava süresinin kaçıncı günde durduğu görülebilir.

KDK süreci bittikten sonra m.21 uyarınca sürenin yeniden başladığı olay ve tarih de aynı çizelgeye eklenmelidir. Bu basit yöntem, özellikle uzun idari yazışmalarda süre karışıklığını ciddi ölçüde azaltır.

Cevapsızlık süresinde idareden ara yazı gelirse ne olur?

İdare bazen başvurunun sonuçlandırılmadığını, incelemenin sürdüğünü veya başka birimden görüş beklendiğini bildiren ara yazılar gönderebilir. Böyle bir yazının 6328 m.17/7 anlamında başvuruyu esastan cevaplayan bir karar olup olmadığı içeriğine göre değerlendirilmelidir. Sadece “başvurunuz incelenmektedir” şeklindeki bir bildirim, başvurucunun talebini kabul veya reddeden nihai cevap niteliği taşımayabilir. Bu durumda başvuranın 60 günlük cevapsızlık takvimini güvenli biçimde takip etmeye devam etmesi gerekir.

Ara yazı, başvurunun başka bir idareye yönlendirildiğini bildiriyorsa yeni kurumun hangi tarihte dosyayı aldığı da kaydedilmelidir. Başvuru sahibinin hukuki risk almamak için ilk başvuru tarihini ve tüm yazışmaları saklaması önemlidir. KDK’ya gidildiğinde “idare cevap vermedi” ifadesi tek başına bırakılmamalı; hangi tarihte başvurulduğu, hangi ara yazıların geldiği ve esas talebin neden hâlâ karşılanmadığı kronolojik biçimde gösterilmelidir.

60 günlük süre içinde kısmi cevap verilirse süre nasıl ele alınır?

İdare başvurunun bazı bölümlerini cevaplayıp bazı bölümlerini cevapsız bırakabilir. Böyle bir durumda tek bir başvuru içinde farklı taleplerin hukuki akıbeti ayrıştırılmalıdır. Kısmen reddedilen veya kesin biçimde cevaplanan bölüm yönünden tebliğ tarihi önem kazanırken, hiç cevaplanmayan bölüm bakımından 60 günlük cevapsızlık kuralının uygulanması gündeme gelebilir. Başvurucunun tüm dosyayı tek bir tarih üzerinden otomatik biçimde hesaplaması risk yaratabilir.

KDK dilekçesinde hangi talebin ne zaman cevaplandığı tablo hâlinde gösterilebilir. Örneğin “A talebi 15 Mart’ta reddedildi; B talebi hakkında hiç cevap verilmedi; C talebi başka bir birime yönlendirildi” şeklinde ayrım yapılması, Kurumun ön incelemesini kolaylaştırır. Süre hesabı hukuki sonuç doğurduğu için tereddütlü dosyalarda daha erken tarihin esas alınması hak kaybını önleyici yaklaşımdır.

KDK başvuru süresinin son gününü belirlerken resmî tatil nasıl dikkate alınır?

Altı aylık sürenin son günü hesaplanırken genel süre hesaplama kuralları, özel mevzuat ve son günün resmî tatile rastlaması gibi konular birlikte değerlendirilmelidir. Başvuruyu son gün saatlerine bırakmak, sistem arızası, evrak biriminin kapanması veya eksik belge nedeniyle önemli risk oluşturur. KDK’nın e-başvuru sistemi elektronik kayıt sağlasa da teknik sorunların süreyi kendiliğinden uzatacağı varsayılmamalıdır.

Pratikte başvuru takviminde “kanuni son gün” yanında bir de “güvenli gönderim günü” belirlemek yararlıdır. Güvenli günün kanuni son günden birkaç iş günü önce seçilmesi, belge kontrolü ve kayıt numarasının doğrulanması için zaman bırakır. Özellikle posta, valilik veya kaymakamlık aracılığıyla başvurularda ulaştırma ve kayıt süreci dikkate alınmalıdır.

İdarenin cevabı tebliğ edilmemişse sadece karar tarihine bakılır mı?

Hayır. 6328 m.17/7, idarenin cevabının “tebliği” üzerinden süre başlatır. İdarenin iç sisteminde kararın oluşturulduğu tarih ile başvurana usulüne uygun biçimde bildirildiği tarih aynı olmayabilir. Başvuran, cevabın hangi tarihte kendisine ulaştığını gösteren tebligat, elektronik bildirim veya kayıt belgesini saklamalıdır. Sadece belgenin üzerinde yazan karar tarihine dayanmak yanlış süre hesabına neden olabilir.

Elektronik bildirimlerde hesabın ne zaman açıldığı, tebligatın hangi tarihte hukuki sonuç doğurduğu ve özel elektronik tebligat kuralları ayrıca değerlendirilmelidir. KDK başvurusunda “cevap tarihi” ile “tebliğ tarihi” ayrı satırlarda gösterildiğinde süre hesabı daha şeffaf hâle gelir.

Başvuru geri çekilip yeniden yapılırsa altı aylık süre yeniden başlar mı?

Başvurucunun aynı idari konuda yaptığı müracaatı geri çekmesi veya aynı talebi tekrar idareye sunması, daha önce doğmuş süreleri otomatik biçimde sıfırlayan bir yöntem olarak görülmemelidir. Süreyi canlandırmak amacıyla tekrarlanan başvuruların hukuki sonucu somut olay ve ilgili özel mevzuata göre değerlendirilir. Hak kaybı riski bulunan durumda eski takvimin sona erdiği varsayımıyla hareket etmek tehlikelidir.

Başvuru konusu gerçekten yeni bir idari işlem veya yeni olgu nedeniyle değişmişse yeni süre tartışması doğabilir. Bunun için önceki işlem ile yeni işlemin aynı olup olmadığı, yeni cevabın bağımsız hukuki sonuç doğurup doğurmadığı ve talebin değişip değişmediği incelenmelidir. KDK başvurusunda bu ayrım açıkça anlatılmalıdır.

Süre hesabı için dosyada tutulacak asgari kayıtlar

KDK süresi tartışmasını önlemek için dosyada en az şu belgeler birlikte tutulmalıdır: idareye verilen ilk dilekçenin tarihli sureti, evrak kayıt veya elektronik başvuru numarası, varsa ara yazılar, idarenin nihai cevabı, cevabın tebliğ belgesi ve KDK başvuru kaydı. Bu belgeler yalnızca başvurunun süresinde olup olmadığını değil, m.17/4’teki idari başvuru yollarının tüketilip tüketilmediğini de göstermeye yarar.

Birden fazla idari başvuru yapılmışsa her biri ayrı satırda kronolojiye yazılmalıdır. Böylece sonradan gelen cevabın hangi dilekçeye ait olduğu ve hangi talebi sonuçlandırdığı karışmaz. Süre yönetiminde en güçlü yöntem, her hukuki sonucu bir belge ve tarihle eşleştirmektir.

İlgili rehberler

KDK genel başvurusu için KDK başvuru rehberi, dava süresinin durması için KDK ve dava süresi, ücretsiz başvuru için KDK başvurusu ücretli mi? yazıları birlikte incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

İdare cevap vermezse KDK süresi ne zaman başlar?

6328 m.17/7 uyarınca 60 günlük cevapsızlık süresinin bitiminden itibaren altı aylık KDK süresi başlar.

İdare 30. günde cevap verirse 60 gün beklenir mi?

Hayır. Cevap tebliğ edilmişse altı aylık süre cevap tebliğinden itibaren hesaplanır.

Geç cevap süreyi sıfırlar mı?

Buna güvenilmemelidir. Koruyucu hesap 60 günlük cevapsızlık süresinin sonundan itibaren yapılmalıdır.

KDK süresi idari dava süresi midir?

Hayır. Bunlar farklı sürelerdir ve ayrı ayrı hesaplanır.

KDK başvurusu dava süresini durdurur mu?

Dava açma süresi içinde yapılmışsa 6328 m.17/8 uyarınca işlemekte olan süreyi durdurur.

Başvuru tarihi nasıl ispatlanır?

Evrak kayıt numarası, e-başvuru kaydı, KEP veya posta teslim belgesiyle.

60 gün dolmadan başvurulabilir mi?

Açık cevap varsa evet; ayrıca telafisi güç zarar hâlinde m.17/4 istisnası gündeme gelebilir.

Altı aylık süre uzatılabilir mi?

Kanunda genel bir uzatma imkânı öngörülmemiştir; süre güvenli biçimde takip edilmelidir.

Valilik üzerinden başvuru tarihi nasıl belirlenir?

Dilekçenin valiliğe verildiği tarih kanundaki başvuru tarihi kurallarına göre dikkate alınır.

En güvenli yöntem nedir?

Tüm tarihleri belgeleyip KDK ve dava süresi için ayrı takvim tutmaktır.

Sonuç

İdarenin sessizliği KDK başvuru hakkını süresiz bırakmaz. 6328 m.17/7, 60 günlük cevapsızlık döneminden sonra altı aylık başvuru süresini başlatır. Başvuranın idareye müracaat tarihini, 60 günün sonunu ve varsa dava süresini ayrı ayrı kaydetmesi gerekir.

Hukuki dayanak ve yazar notu: Bu çalışma 6328 sayılı Kanun m.17/4, m.17/7, m.17/8 ve m.21 esas alınarak hazırlanmıştır. Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yönetilebilir. İçerik genel hukuki bilgilendirmedir; somut olayda tebliğ tarihi ve özel kanun hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp