B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Siyaset Hukuku: Anayasa, Seçim ve Siyasi Haklar (2026)

Anayasa, seçim ve siyasi haklar rehberi · Güncel 2026

Kısa cevap: Siyaset hukuku; devlet yetkisinin kaynağını ve sınırlarını, yasama-yürütme-yargı ilişkisini, seçimlerin yargı gözetimindeki işleyişini, siyasi parti özgürlüğünü ve siyasal katılımla bağlantılı temel hakları inceler. Türkiye’de yasama yetkisi TBMM’ye, yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanına, yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelere aittir.

Bir seçim, siyasi parti, toplantı, ifade özgürlüğü veya kamu işlemi uyuşmazlığında doğru yol; olayın türü, yetkili organ, karar ya da tebliğ tarihi ve özel kanundaki süre birlikte belirlenerek seçilir. Seçim hukukunda süreler son derece kısa olabildiği için yaklaşık hesap yapılmaz.

Anayasal sistemSeçim ve YSKSiyasi partilerİfade ve toplantı hakkıYargısal denetim
Siyaset hukuku kapsamında Anayasa, seçim, siyasi haklar ve demokratik kurumları anlatan görsel
Siyaset hukukunda anayasal yetki, seçim güvenceleri, siyasi katılım ve temel haklar birlikte değerlendirilir.

Siyaset Hukuku Nedir ve Hangi Konuları Kapsar?

Siyaset hukuku, tek bir kanunun adı değildir. Anayasa hukuku, seçim hukuku, siyasi partiler hukuku, idare hukuku, insan hakları hukuku ve bazı durumlarda ceza hukuku kurallarının kesiştiği bir çalışma alanıdır. Hukuki inceleme siyasi görüş açıklamak veya güncel siyasi tartışmada taraf olmak değildir; yetkinin kaynağını, işlemin usulünü, temel hak güvencelerini ve açık başvuru yolunu mevzuat üzerinden belirlemektir.

Yetkiİşlemi hangi anayasal veya kanuni organın yapabileceği incelenir.
UsulKarar, ilan, tebligat, seçim takvimi ve toplantı süreci kontrol edilir.
Hak ve denetimMüdahalenin kanuni dayanağı, ölçülülüğü ve başvuru mercii belirlenir.

Bir uyuşmazlığın “siyasi” nitelik taşıması, onun hukuki denetim dışında olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık her siyasi tartışma da dava konusu oluşturmaz. Kişisel, güncel ve doğrudan bir hukuki menfaat; kesin veya yürütülmesi zorunlu işlem; kanunda tanımlanan başvuru yetkisi ve süre ayrı ayrı değerlendirilir.

Türkiye’de Yasama, Yürütme ve Yargı Nasıl Düzenlenir?

2017 Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girmesiyle yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanına aittir; Türkiye’de başbakanlık makamı bulunmaz. Yasama yetkisi Türk Milleti adına TBMM tarafından kullanılır ve devredilemez. Yargı yetkisi ise Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.

Devlet yetkisiAnayasal organTemel hukuk ölçütü
YasamaTürkiye Büyük Millet MeclisiKanun yapma, değiştirme ve kaldırma yetkisi Anayasa sınırları içinde kullanılır.
YürütmeCumhurbaşkanıYetki ve görev Anayasa ve kanunlara uygun biçimde yerine getirilir.
YargıBağımsız ve tarafsız mahkemelerMahkemelere emir veya talimat verilemez; kararlar bağlayıcıdır.

Kuvvetler ayrılığı organlar arasında sınırsız bir üstünlük sırası kurmaz. Her organ Anayasada kendisine verilen yetkiyi, yine Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü içinde kullanır. İşlemin hukukiliği değerlendirilirken organın adı kadar yetkinin konusu, dayanağı ve usulü önemlidir.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin sınırları

Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanunun yerine geçen sınırsız bir düzenleme aracı değildir. Anayasa m.104/17; ikinci kısmın birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümdeki siyasi hakları ve ödevleri bu kararname alanının dışında bırakır. Anayasanın münhasıran kanunla düzenlenmesini öngördüğü veya kanunun açıkça düzenlediği konularda kararname çıkarılamaz. Kararname ile kanun arasında farklılık varsa kanun uygulanır; TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa kararname hükümsüz hâle gelir.

Somut işlemde önce belgenin kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik veya bireysel idari karar olduğu saptanır. Bir atama kararıyla genel düzenleyici kararname aynı yargısal incelemeye tabi sayılmaz. Olağanüstü hâl kararnameleri ise Anayasa m.119 ve temel haklar bakımından m.15 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir; olağan dönem için açıklanan düzen istisnasız biçimde bu alana taşınmaz. Dayanak: Anayasa m.104, 119 ve 148.

Siyasi İfade, Örgütlenme ve Toplantı Hakları Nasıl Korunur?

Demokratik katılım yalnız oy vermekten ibaret değildir. Düşünceyi açıklama ve yayma, dernek kurma, siyasi parti faaliyetine katılma ve silahsız-saldırısız toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenleme hakları birlikte demokratik alanı oluşturur. Bu haklar sınırsız değildir; fakat sınırlama yalnız kanunla, ilgili Anayasa maddesindeki sebebe dayanarak, hakkın özüne dokunmadan ve ölçülülük ilkesine uygun biçimde yapılabilir.

Bir müdahale incelenirken beş soru

  1. Müdahalenin açık ve erişilebilir bir kanuni dayanağı var mı?
  2. İşlemi yapan makam yetkili mi ve gerekli usule uyulmuş mu?
  3. Anayasada sayılan meşru amaçlardan hangisine dayanılıyor?
  4. Önlem demokratik toplum düzeninde gerekli mi?
  5. Daha hafif bir araçla amaç sağlanabilecekken aşırı bir sınırlama uygulanmış mı?

İfade özgürlüğünün kapsamına ilişkin ayrıntılı örnekler için ifade özgürlüğünün sınırları rehberini; siyasi hakların cebir veya tehditle engellenmesi iddiası için TCK m.114 siyasi hakların engellenmesi açıklamasını inceleyebilirsiniz.

Toplantıda izin, bildirim ve anayasal koruma ayrımı

Anayasa m.34’teki önceden izin almama güvencesi ile 2911 sayılı Kanun m.10’daki bildirim aynı şey değildir. Kanun kapsamındaki önceden planlanan toplantıda düzenleme kurulunun imzalı bildirimi, en az kırk sekiz saat önce ve çalışma saatleri içinde ilgili valilik veya kaymakamlığa verilir; gün ve saati gösteren alındı belgesi korunur. Kanunun m.4’te kapsam dışında bıraktığı toplantılar ve seçim dönemi propaganda toplantılarına ilişkin özel hükümler ayrıca ayrılır. Yabancıların toplantı düzenlemesinde m.3’teki özel izin kuralı da gözetilir. Bu nedenle tek bir genel cümleyle bütün etkinliklerin aynı izin veya bildirim usulüne tabi olduğu söylenmez. Dayanak: 2911 sayılı Kanun m.3–5 ve 10.

Bildirim yapılmamış olması da barışçıl bir toplantıya her müdahalenin otomatik olarak haklı sayılmasını sağlamaz. AYM, toplantının barışçıl niteliğini, somut kamu düzeni riskini, müdahalenin gerekçesini ve ölçülülüğünü birlikte inceler. Kanuni usul incelemesi ile anayasal hak ihlali değerlendirmesi ayrı yapılır. Başvuruda tam görüntü, müdahale tutanağı, varsa sağlık kaydı ve karar gerekçesi saklanmalıdır. Resmî kaynak: AYM’nin toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin emsal kararları.

Seçim Hukukunda YSK, İtiraz ve Süre Kontrolü

Seçimler yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Yüksek Seçim Kurulu; seçim sürecinin düzen ve dürüstlüğüyle ilgili işlemleri, şikâyet ve itirazları ve seçim tutanaklarına ilişkin görevleri Anayasa ile seçim kanunları çerçevesinde yerine getirir. YSK kararlarına karşı başka bir mercie başvurulamaz.

Seçim uyuşmazlığında tek ve değişmez bir “genel itiraz süresi” yoktur. Sandık kurulu işlemi, ilçe veya il seçim kurulu kararı, aday listesi, seçmen kütüğü ya da seçim türü farklı hükümlere ve ilgili YSK seçim takvimine tabi olabilir. Bu nedenle kararın öğrenildiği an, yazılı tebliğ veya ilan, itirazın son saati, yetkili başvurucu ve dilekçenin verileceği kurul aynı gün içinde kontrol edilmelidir.

Kritik süre uyarısı: Seçim hukukunda bazı başvurular gün ve saatle sınırlıdır. “Tebligatı bekleyeyim” veya “hafta sonu süre işlemez” varsayımıyla hareket edilmez; ilgili kanun, YSK kararı ve seçim takvimi birlikte okunur.

Seçim dosyasında ilk alınacak belgeler

  • Kararın, tutanağın veya ilan metninin tam ve okunaklı örneği
  • İlan, öğrenme ve varsa tebliğ tarih-saatini gösteren kayıt
  • Sandık sonuç tutanağı, sayım-döküm cetveli ve varsa karşılaştırmalı kayıtlar
  • Başvurucunun sıfatını ve yetkisini gösteren belge
  • İddianın sonucu etkileyebileceğini gösteren somut hesap ve deliller
  • İlgili seçim takvimi ile başvuru biçimi ve merci bilgisi

Siyasi Partilerin Kuruluşu, Üyelik ve Denetimi

Anayasa siyasi partileri demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olarak kabul eder. Partiler önceden izin almadan kurulur; kuruluş, üyelik, faaliyet, mali denetim, seçim harcaması ve kapatma usulleri Anayasa ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde yürütülür.

Parti üyeliğinde yaş, kamu görevi, askerlik veya öğrencilik statüsü önem taşıyabilir. Parti tüzüğü ve iç düzenlemelerinin yanı sıra Anayasanın emredici hükümleri uygulanır. Parti içi karar uyuşmazlıklarında işlemin hangi organdan çıktığı, tüzükteki itiraz yolu, kesinleşme ve dava şartları dosya üzerinden belirlenir.

Siyasi partilerin gelir ve giderleri ile mal edinimlerinin kanuna uygunluğu Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir. Kapatma davası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince karara bağlanır. Bir üyelik veya parti içi işlem uyuşmazlığı, kapatma davasıyla aynı usule tabi değildir; talebin hukuki niteliği baştan ayrılmalıdır.

İdari Dava, Seçim İtirazı ve Bireysel Başvuru Nasıl Ayrılır?

Uyuşmazlığın siyasi haklarla ilgili olması, bütün başvurular için aynı merci ve süreyi doğurmaz. Bir seçimin sayım tutanağına itiraz, toplantı yasağının iptali, parti organının üyelik kararı ve temel hak ihlali iddiası ayrı başvuru konularıdır. Önce doğrudan itiraz edilen işlem ve başvurucunun sıfatı belirlenir. Anayasa m.79’daki seçim yargısı düzeni ile m.125’teki idari yargı güvencesi birbirinin yerine geçirilmez.

Başvuru yollarını ayıran temel kontroller
KonuBaşlangıç incelemesiHukuki yol
Seçim işlemi veya seçim tutanağıİşlem türü, itiraz hakkı, ilan veya tebliğ ve özel seçim takvimi298 sayılı Kanun ve ilgili seçim kanunundaki kurul ve itiraz düzeni
Kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemİşlemi yapan makam, görev, ehliyet ve dava açma süresiİYUK ve özel kanun uyarınca idari başvuru veya idari yargı
Somut temel hak ihlaliOrtak koruma alanı, kişisel ve güncel etkilenme, başvuru yollarının tüketilmesiKoşulları varsa AYM’ye bireysel başvuru; olağan temyiz değildir
Kanunun soyut olarak Anayasaya aykırılığıDoğrudan dava açma yetkisi veya görülmekte olan davada uygulanacak kuralAnayasa m.150–152 ve 6216 sayılı Kanundaki norm denetimi; bireysel başvuruyla doğrudan kanun iptali istenmez

Bireysel başvurunun 30 günlük süresi

6216 sayılı Kanun m.47/5, bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmasını arar. Başvuruya konu nihai kararın daha önce öğrenilmesi, tebliğ kaydı ve vekile bildirim ayrı incelenir. Süre her durumda kişinin daha sonra eline geçen yeni bir karar örneğinden başlamaz. Haklı mazerette, mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün içinde delilleriyle başvuruya ilişkin özel hüküm uygulanır; mazeretin kabulünü Mahkeme değerlendirir.

AYM’nin süre aşımı açıklamasına göre adli tatil bu süreyi uzatmaz. Kanun yolunun açık olmadığı bir karara gereksiz başvuru yapmak veya olağanüstü kanun yoluna gidilmesini istemek de süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz. Bu nedenle nihai karar, öğrenme ve tebliğ kayıtlarıyla kullanılacak gerçek başvuru yolu aynı çizelgede tutulur. Resmî dayanak: AYM, süre aşımı ölçütleri ve 6216 m.47.

Kanun iptali talebi ile kişisel hak ihlali farklıdır

6216 m.45/3 uyarınca yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz. Kanunun uygulanması niteliğindeki işlem, eylem veya ihmalden doğan kişisel ihlal ise kendi kabul koşullarıyla incelenir. Bireysel başvuru, toplumdaki bütün hukuka aykırılıkları herhangi bir kişinin soyut olarak denetleteceği bir yol değildir. Kamu tüzel kişileri başvuramaz; özel hukuk tüzel kişileri yalnız kendilerine ait hakların ihlalini ileri sürer. Yalnız Türk vatandaşlarına tanınan haklarda yabancıların başvuru hakkı bulunmaz.

Bir mahkemede görülmekte olan davada uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Anayasaya aykırılığı ileri sürülüyorsa, m.152 ve 6216 m.40 kapsamındaki somut norm denetimi ayrıca değerlendirilir. Tarafın aykırılık iddiası, davaya bakan mahkemenin gerekli incelemeyi yapmadan otomatik başvuru göndermesi sonucunu doğurmaz. AYM’nin konu bakımından yetki açıklaması ve 6216 sayılı Kanun bu ayrımı düzenler.

YSK kararlarını, sıradan idari işlem gibi idare mahkemesinde dava konusu yapmak veya AYM’ye otomatik bir üst itiraz yolu bulunduğunu varsaymak doğru değildir. Anayasa m.79 ve 6216 m.45/3’teki konu sınırı gözetilir. Seçim sırasında ayrıca gerçekleşen kolluk müdahalesi veya başka bağımsız hak ihlali ise sırf seçimle bağlantılı diye YSK kararına dönüşmez; itiraz edilen gerçek işlem ve uygun hukuk yolu ayrı belirlenir.

Başvuru Öncesi Dosya Hazırlama Planı

  1. İşlemi tanımlayın: Karar, tutanak, tebligat, ilan, kolluk işlemi veya parti organı kararını ayırın.
  2. Kronoloji kurun: Her olayı gün ve saat bilgisiyle sıralayın; ilan ve öğrenme biçimini yazın.
  3. Taraf sıfatını belirleyin: Seçmen, aday, parti yetkilisi, üye, toplantı düzenleyicisi veya işlem muhatabı olmanın etkisini kontrol edin.
  4. Mevzuatı sabitleyin: Olay tarihinde yürürlükteki Anayasa, kanun, tüzük, YSK kararı ve seçim takvimini dosyalayın.
  5. Talebi netleştirin: İptal, itiraz, tedbir, kayıt düzeltme, hak ihlali tespiti veya tazminat taleplerini birbirinden ayırın.
  6. Son süreyi yazın: Başvuru gününü ve gerekiyorsa son saatini güvenli pay bırakarak belirleyin.
Hukuki görüşmeye hazırlık: Karar ve tebligatın tam metni, ilgili seçim takvimi, kimlik ve yetki belgesi, kronoloji ve hukuka uygun elde edilmiş deliller tek dosyada sunulduğunda görev ve süre incelemesi hızlanır.

İlgili Anayasa Maddelerinin Tam Metni

Aşağıdaki hükümler, siyaset hukukunun temel başlıklarıyla doğrudan ilgili güncel Anayasa maddeleridir. Metinler TBMM’nin yürürlükteki Anayasa PDF’sinden 31 Ağustos 2026 tarihinde kontrol edilmiştir.

Anayasa m.2 – Cumhuriyetin nitelikleri

MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Anayasa m.6 – Egemenlik

MADDE 6- Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.

Anayasa m.7 – Yasama yetkisi

MADDE 7- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.

Anayasa m.8 – Yürütme yetkisi ve görevi

MADDE 8- (Değişik: 21/1/2017-6771/16 md.) Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

Anayasa m.9 – Yargı yetkisi

MADDE 9- (Değişik: 21/1/2017-6771/1 md.) Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.

Anayasa m.13 – Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması

MADDE 13- (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.)

Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

Anayasa m.26 – Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

MADDE 26- Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

(Mülga: 3/10/2001-4709/9 md.)

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

Anayasa m.34 – Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

MADDE 34- (Değişik: 3/10/2001-4709/13 md.)

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Anayasa m.67 – Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları

MADDE 67- Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

(Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.) Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.

(Değişik: 17/5/1987-3361/1 md.; 23/7/1995-4121/5 md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.

Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.

(Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.; 3/10/2001-4709/24 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.

(Ek fıkra: 23/7/1995-4121/5 md.) Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/24 md.) Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.

Anayasa m.68 – Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma

MADDE 68- (Değişik: 23/7/1995-4121/6 md.)

Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir.

Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.

Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.

Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.

Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar.

Yükseköğretim elemanlarının siyasî partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.

Yükseköğretim öğrencilerinin siyasî partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.

Anayasa m.69 – Siyasi partilerin uyacakları esaslar

MADDE 69- (Değişik: 23/7/1995-4121/7 md.)

Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.

Siyasî partiler, ticarî faaliyetlere girişemezler.

Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.

Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.

Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.

Bir siyasî partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/25 md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.

Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.

Bir siyasî partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.

Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzelkişilerden maddî yardım alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır.

(Değişik: 3/10/2001-4709/25 md.) Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.

Anayasa m.79 – Seçimlerin genel yönetim ve denetimi

MADDE 79- Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.

(Değişik: 21/10/2007-5678/2 md.) Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.

Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.

Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.

Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler.

(Değişik: 21/10/2007-5678/2 md.) Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.

Anayasa m.125 – İdarenin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolu

MADDE 125- İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek cümleler: 13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.

(Ek cümle: 12/9/2010-5982/11 md.) (Değişik: 21/1/2017-6771/16 md.) Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.

(Değişik: 12/9/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.

İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

(Değişik: 21/1/2017-6771/16 md.) Kanun, olağanüstü hallerde, seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Anayasa m.138 – Mahkemelerin bağımsızlığı

MADDE 138- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

Anayasa m.148 – Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri

MADDE 148- (Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.; 21/1/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde ve savaş hallerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def’i yoluyla da ileri sürülemez.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

(Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.; 21/1/2017-6771/16 md.) Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) (Değişik: 21/1/2017-6771/16 md.) Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.

Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.

(Değişik: 12/9/2010-5982/18 md.) Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.

Mersin’den Türkiye Geneline Hukuki İnceleme

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fiziksel ofisi Akdeniz/Mersin’dedir. Mersin’deki idari işlem, toplantı ve gösteri, siyasi parti üyeliği veya seçim kurulu dosyalarında ilgili yerel merci ve özel süre ayrıca belirlenir. Türkiye’nin diğer illerindeki dosyalar bakımından çevrim içi ön görüşme ve belge incelemesi yapılabilir; fiziki takip, görev ve yetki kuralları ile gerekli yetkilendirmeye göre planlanır.

Seçim veya siyasi hak dosyasında ilk görüşmeden önce karar, tutanak, tebligat, ilan, seçim takvimi ve yetki belgesinin gönderilmesi süre kontrolünün doğru yapılmasını sağlar.

Siyaset Hukuku Hakkında Sık Sorulan Sorular

Türkiye’de yasama, yürütme ve yargı yetkisi kimdedir?

Anayasa m.7–9 uyarınca yasama yetkisi TBMM’ye, yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanına, yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelere aittir. Her organ yetkisini Anayasa ve kanun sınırlarında kullanır.

Seçim itirazında her işlem için aynı süre mi uygulanır?

Hayır. İşlem, seçim türü, başvurucunun sıfatı ve ilgili seçim takvimi belirlenir. Bazı süreler gün ve saatle sınırlıdır; hafta sonu veya tebligat beklentisinin süreyi durdurduğu varsayılmaz.

YSK kararına karşı idare mahkemesinde dava açılır mı?

Anayasa m.79 YSK kararları aleyhine başka mercie başvurulamayacağını düzenler. Seçim sırasındaki ayrı kolluk veya idare işlemi ise kendiliğinden YSK kararına dönüşmez; itiraz edilen gerçek işlem ayrılır.

Siyasi parti kurmak için önceden izin gerekir mi?

Anayasa m.68 uyarınca siyasi partiler önceden izin almadan kurulur. Ancak kuruluş bildirimi, belge ve faaliyet şartları Anayasa ve 2820 sayılı Kanun çerçevesinde tamamlanır; izin gerekmemesi bütün usullerin kaldırılması değildir.

Her kamu görevlisi siyasi partiye üye olabilir mi?

Hayır. Anayasa m.68’de belirtilen yargı mensupları, kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ve yükseköğretim öncesi öğrenciler için üyelik yasakları vardır. Kişinin gerçek statüsü ve özel düzenleme incelenir.

Toplantı bildirimi önceden izin almakla aynı mı?

Hayır. Anayasa m.34’teki izin almama güvencesi ile 2911 m.10’daki bildirim ayrıdır. Kanun kapsamındaki planlı toplantıda en az 48 saat önce çalışma saatleri içinde bildirim yapılır; kapsam dışı toplantılar ve yabancılara ilişkin özel kurallar ayrıca değerlendirilir.

Bireysel başvuru için süre kaç gündür?

6216 sayılı Kanun m.47/5 uyarınca başvuru yollarının tüketilmesinden, yol öngörülmemişse ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gündür. Nihai kararın öğrenilmesi ve tebliğ kaydı birlikte incelenir. Haklı mazerete ilişkin özel süre ayrıca uygulanır.

Adli tatil AYM’ye bireysel başvuru süresini uzatır mı?

Uzatmaz. AYM’nin süre ölçütleri uyarınca adli tatil bireysel başvuru süresini etkilemez. Açık olmayan kanun yoluna veya olağanüstü başvuruya gitmek de süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz.

Her vatandaş bireysel başvuruyla doğrudan kanun iptali isteyebilir mi?

Hayır. 6216 m.45/3 yasama ve düzenleyici idari işlemlere karşı doğrudan bireysel başvuruyu dışlar. Kanunun uygulanmasından doğan kişisel hak ihlali ile Anayasa m.150–152 kapsamındaki norm denetimi farklıdır.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle siyasi haklar düzenlenir mi?

Olağan dönem kararnamesinde Anayasa m.104/17 siyasi hakları ve ödevleri kararname alanının dışında bırakır. Kanunun açıkça düzenlediği konularda da kararname çıkarılamaz. Olağanüstü hâl düzeni kendi anayasal hükümleriyle ayrıca incelenir.

Resmî Kaynaklar ve Son Kontrol

Son mevzuat ve bağlantı kontrolü: 31 Ağustos 2026.

Bilgilendirme: Bu sayfa genel hukuki bilgi verir; siyasi görüş açıklaması, somut olay hakkında hukuki mütalaa veya sonuç garantisi değildir. Seçim ve başvuru süreleri işlem türüne göre değiştiğinden güncel resmî kaynak ile belge incelemesi zorunludur.

Yazar

— Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

İlk yayın: . Hukuk ve kaynak kontrolü: .

Genel hukuki bilgilendirmedir; siyasi görüş açıklaması veya sonuç garantisi değildir. Görev, süre ve başvuru koşulları ilgili işlem ve belgeler üzerinden belirlenir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Adres: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Google Maps’te yol tarifiİletişim bilgileri

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp