Taşıma Komisyoncusunun Sorumluluğu: TTK 921, 926 ve 927
Kısa ve net cevap: Taşıma işleri komisyoncusu, taşıma giderlerini de kapsayan tek bedel kararlaştırıldığında TTK m.921; taşıma işini kendisi üstlendiğinde m.926; kendi hesabına kurduğu taşıma sözleşmesiyle farklı gönderenlerin yüklerini birlikte taşıttığında m.927 uyarınca, ilgili taşıma yönünden taşıyıcının veya taşıyanın hak ve yükümlülüklerini taşır. Şirketin kendisini yalnız “forwarder” olarak tanıtması bu sonucu ortadan kaldırmaz. Ancak bu sıfat, her zarar için sınırsız tazminat veya bütün lojistik şirketleri arasında otomatik müteselsil sorumluluk anlamına gelmez.
Yük zararında ilk soru yalnızca “kamyon veya gemi kimin?” değildir. Müşteriye karşı taşımanın sonucunu kimin üstlendiği, fiyatın nasıl kurulduğu ve yüklerin hangi hesap üzerinden birleştirildiği de incelenmelidir. Bu yazı, taşıma işleri komisyoncusunun taşıyıcı gibi sorumlu tutulmasının üç özel dayanağını ele alır. Genel taşıma sözleşmesi, TİO izin başvurusu veya bütün navlun uyuşmazlıkları burada yeniden anlatılmamaktadır. Amaç, somut sevkiyatta doğru muhatabın ve doğru sorumluluk rejiminin belirlenmesidir.
Taşıtma borcu ile taşıma borcu neden ayrılmalıdır?
TTK m.917 ve m.918, komisyonculuğun merkezine eşyanın taşıtılmasını ve organizasyonunu yerleştirir. Bununla birlikte m.921, m.926 ve m.927, belirli faaliyet modellerinde taşımaya ilişkin hak ve borçları ayrıca düzenler. Hükümlerin resmî metni 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Resmî Gazete yayımında bulunmaktadır. İnceleme sırası, ticaret unvanından değil üstlenilen edimden başlamalıdır.
Bir sevkiyatta müşteriyle yazışan şirket, taşıma faturası düzenleyen şirket, aracı işleten şirket ve yükü teslim eden şirket farklı olabilir. Bu kişileri tek bir “nakliyeci” başlığı altında toplamak, özellikle dava öncesi ihtarın yanlış muhataba gönderilmesine ve sorumluluk savunmalarının eksik karşılanmasına yol açar. Dosya hazırlanırken önce şirketler ve aralarındaki sözleşmeler ayrı ayrı gösterilmelidir. Hangi şirketin hangi belgeyi kendi adına düzenlediği, yalnızca hangi markanın kullanıldığından daha açıklayıcıdır.
Organizasyon hizmetinin varlığı da başlı başına sorumsuzluk anlamına gelmez. Taşıyıcı sıfatı doğuran özel şartların bulunmaması, komisyoncunun kendi organizasyon görevlerinin değerlendirilmesini gereksiz kılmaz. Buna karşılık yalnız bir hasarın meydana gelmiş olması da her komisyoncuyu taşıyıcıya dönüştürmez. Önce sıfatı kuran olgular, ardından zarar ve sorumluluk koşulları ele alınmalıdır. Temel taşıma ilişkisinin kapsamı için TTK m.850 kapsamında taşıma sözleşmesi incelemesine başvurulabilir.
Taşıma giderlerini içeren tek bedel kararlaştırılırsa ne olur?
TTK m.921’in belirleyici unsuru, taşıma giderlerini de içeren tek bedel anlaşmasıdır. Bu nedenle araştırılacak belge yalnız son faturadan ibaret değildir. Siparişten önce gönderilen fiyat teklifi, teklifteki dahil ve hariç kalemler, teklifin kabulü, rezervasyon teyidi ve sonradan yapılan değişiklikler birlikte okunmalıdır. Ücretin sözleşmede nasıl kurulduğu ortaya çıkarılmadan, faturanın görünümünden hareketle kesin bir sıfat tespiti yapılmamalıdır.
Tek faturada birden fazla kalem bulunması ile sözleşmede tek toplam bedel kararlaştırılması aynı mesele değildir. Fatura muhasebeleştirme biçimini gösterirken teklif ve kabul yazışmaları tarafların üzerinde anlaştığı hizmet paketini ortaya koyar. Ayrıca “navlun” sözcüğünün kullanıldığı her belge, m.921 incelemesini tek başına bitirmez. Belgenin kim tarafından, hangi sözleşmenin ifası için ve hangi giderleri kapsayacak şekilde düzenlendiği açıklanmalıdır.
Uygulama bakımından fiyat dosyası iki katmanda okunmalıdır. İlk katman, müşterinin komisyoncuya ödeyeceği bedeli gösterir. İkinci katman, komisyoncunun seçtiği taşıyıcıya karşı üstlendiği maliyetleri gösterir. Müşterinin taşıyıcı maliyetindeki her değişikliği ayrıca üstlenip üstlenmediği, komisyoncunun kendi fiyatını bağımsız belirleyip belirlemediği ve sonradan hangi ek giderlerin istendiği bu ayrım üzerinden değerlendirilir. Bu belgeler, yalnız tazminat dosyasında değil ihtilaflı ek fatura incelemesinde de önemlidir.
TTK m.921’in son cümlesine göre bu modelde komisyoncu, giderlerin ayrıca ödenmesini ancak bunun olağan olduğu hâllerde isteyebilir. Başka bir anlatımla kanun, tek bedeli taşıyıcı sıfatı bakımından önemserken ek gider talebini de olağanlık şartına bağlar. “Tek bedel” başlığı, hiçbir durumda ek gider istenemeyeceği şeklinde sınırsız bir sonuç üretmez. Öte yandan taşıma tamamlandıktan sonra gönderilen her ek fatura da sırf düzenlenmiş olmasıyla kabul edilmez. Ek giderin ne olduğu, fiyat anlaşmasında nerede yer aldığı, hangi olay üzerine doğduğu ve talebin dayanağı ayrı bir kayıtla gösterilmelidir. Sorumluluk sıfatı tartışmasıyla bedel hesabı birbirine karıştırılmadan yürütülmelidir.
Komisyoncu taşıma işini üstlendiğinde hangi belgeler önem kazanır?
TTK m.926, komisyoncunun taşıma işini üzerine almasını düzenler. Burada inceleme, müşteriye hangi sonucun taahhüt edildiğine yönelir. Yazışmaların yalnız “araç bulma” veya “rezervasyon iletme” hizmetini mi anlattığı, yoksa belirli yükün belirli teslim noktasına taşınmasının mı üstlenildiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu ayrım yapılmadan “şirketin kendi kamyonu yok” savunmasıyla yetinilmesi, sözleşmenin gerçek içeriğini inceleme dışında bırakır.
Taşımanın üstlenilmesini araştırmak ile aracın mülkiyetini araştırmak farklıdır. Şirketin araç envanteri bir delil olabilir; fakat tarafların karşılıklı taahhütlerini gösteren sözleşmenin yerine geçmez. Operasyonu fiilen yürüten kişiyle müşteriye karşı sözleşme kuran kişinin ayrılması, taşıma zincirinin dikkatle çizilmesini gerektirir. İlk şirketin alt taşıyıcıya verdiği iş emri, müşteriye düzenlediği belgeyle birlikte okunmalıdır. Böylece kimin yalnız aracılık yaptığı, kimin kendi borcunun ifası için başka kişiden yararlandığı tartışılabilir.
Bu konuda tek bir e-posta cümlesini bağlamından koparmak yerine yazışma sırasını korumak gerekir. İlk teklif, müşterinin özel talimatları, yükün kabulü, taşıyıcı seçimi, rota değişiklikleri ve teslim teyidi kronolojik dosyaya alınmalıdır. Belgelerin eksik veya çelişkili olduğu noktalar açıkça işaretlenmelidir. Sonradan hazırlanan bir şirket açıklamasının, daha önceki teklif ve kabul kayıtlarını açıklayıp açıklamadığı da bu kronolojiyle denetlenir. Hukuki nitelendirme, yalnız ihtilaf çıktıktan sonra seçilen ticari etikete bırakılmamalıdır.
TTK m.926 ayrıca ücret bakımından açık bir sonuç getirir: Taşımayı üstlenme hakkını kullanan komisyoncu, kendi faaliyetine ilişkin ücret yanında olağan taşıma ücretini de isteyebilir. Bu hüküm ile m.921’deki taşıma giderlerini içeren tek bedel modeli birbirine karıştırılmamalıdır. Aynı hizmet için önce toplam bedel kararlaştırılıp sonra ücret kalemlerinin gerekçesiz biçimde çoğaltılması, sözleşmenin fiyat yapısı incelenmeden kabul edilmez. Hangi hükme dayanıldığı, talep edilen hizmetin hangi aşamaya ait olduğu ve tarafların ücret anlaşması birlikte açıklanmalıdır.
Toplama yükte her parsiyel sevkiyat aynı sonucu doğurur mu?
TTK m.927 bakımından farklı gönderenlerin eşyalarının birlikte taşınması kadar, taşıma sözleşmesinin komisyoncunun kendi hesabına kurulması da önem taşır. Dolayısıyla bir araçta çok sayıda müşterinin paletinin bulunması, incelemenin başlangıcıdır; tamamı değildir. Araştırmada toplama işlemini kimin yaptığı, taşıma kapasitesini kimin satın aldığı ve müşterilere karşı yüklerin nasıl kabul edildiği birlikte ortaya konulmalıdır.
Parsiyel yük listesi, depo giriş kaydı, yükleme planı, ana taşıma belgesi ve her gönderene verilen sevkiyat belgesi bu incelemede ayrı işlev görür. Depo giriş kaydı, yükün belirli yerde bulunmasını açıklayabilir. Ana taşıma belgesi, taşıyıcının kiminle sözleşme kurduğunun anlaşılmasına yardım eder. Gönderene verilen belge ise müşteriyle kurulan ilişkinin kapsamını gösterir. Bu belgelerin hepsini birbirinin yerine geçen evrak olarak görmek, özellikle kendi hesap unsurunu görünmez hale getirir.
Toplama yük düzenlemesi, taşımanın hangi bölümüne ilişkin olduğu gösterilerek uygulanmalıdır. Birden fazla aşamadan oluşan sevkiyatta depolama, yurtiçi sevk, liman işlemi ve deniz taşıması aynı anda incelenebilir; ancak her aşamanın sözleşmesi ve sorumlusu ayrıca belirlenir. Dosyada yalnız “kapıdan kapıya hizmet alındı” yazılması yeterli bir açıklama değildir. Hangi aşamaların tek taahhütte birleştiği ve hangi aşamaların bağımsız sözleşmelere bırakıldığı belgeler üzerinden gösterilmelidir.
Taşıyıcı gibi sorumluluk, sınırsız tazminat anlamına gelir mi?
Hayır. Taşıyıcıya ait hak ve yükümlülüklerin uygulanması, yalnız borçların değil ilgili rejimin bütününün değerlendirilmesini gerektirir. Sıfat tespiti yapıldıktan sonra uygulanacak taşıma türü, zararın oluştuğu aşama, sorumluluktan kurtuluş savunmaları, tazminatın hesabı ve sınırlandırma hükümleri ayrıca incelenir. Bu aşamalar tamamlanmadan malın fatura tutarının tamamının kesinlikle tahsil edileceği söylenemez. Böyle bir sonuç, kanuni sıfat ile hükmedilecek miktarı birbirine karıştırır.
Kara, deniz ve hava taşımasının her birine aynı parasal sınırı uygulamak da doğru bir inceleme yöntemi değildir. Uluslararası taşımada öncelikle ilgili milletlerarası sözleşmenin uygulanma alanı araştırılır. Türk hukukunun uygulanacağı kabulü, bu araştırmanın yerine geçmez. Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmeler için uluslararası eşya taşımasında uygulanacak hukuk rehberi, kanunlar ihtilafı sorusunu bu yazıdaki sıfat sorunundan ayrı ele alır.
Komisyoncunun taşıyıcı gibi sorumlu olması ile doğrudan organizasyon kusurundan sorumlu olması da aynı hukuki açıklama değildir. TTK m.928 ve m.929 kapsamındaki değerlendirme, özel sıfat hükümlerinin yanında ayrıca yer alır. İddia hazırlanırken “yük zarar gördü” cümlesiyle yetinilmemeli; taşıma sonucunun hangi belgeyle üstlenildiği veya hangi organizasyon görevinin ihlal edildiği somutlaştırılmalıdır. Bu ayrım, savunmanın hangi eksik belge veya hangi yanlış nitelendirme üzerine kurulduğunu da görünür kılar.
Teklif, fatura ve taşıma belgeleri nasıl karşılaştırılır?
Belge incelemesinde her sevkiyat için aynı kimlik bilgileri esas alınmalıdır. İş numarası, yük tanımı, miktar, yükleme günü ve teslim noktası bütün belgelerde karşılaştırılır. Aynı şirketler arasında çok sayıda taşıma yapılmışsa, bir sevkiyata ait fiyat teklifinin başka sevkiyata ait hasar dosyasıyla karıştırılması önlenmelidir. Karşılaştırma tablosuna belgenin düzenleyeni ve muhatabı da yazılmalıdır. Böylece yalnız tarih veya tutar benzerliğinden kaynaklanan yanlış eşleştirmeler fark edilir.
İlk sütunda müşterinin verdiği talimat, ikinci sütunda komisyoncunun kabul ettiği hizmet, üçüncü sütunda fiilen kullanılan taşıyıcının belgesi bulunabilir. Dördüncü sütunda her belgenin hangi hukuki soruyu aydınlattığı açıklanır. Teklif toplam fiyatı; taşıma belgesi taraf ve yük bilgisini; ödeme kaydı ise para hareketini gösterir. Bir ödeme dekontu, kendi başına sözleşmenin bütün şartlarını kanıtlayan belge gibi değerlendirilmemelidir. Aynı şekilde faturadaki ticaret unvanı da karşılıklı yazışmalar okunmadan tüm sorumluluk zincirini açıklamaz.
Elektronik yazışmalar saklanırken yalnız kırpılmış ekran görüntüsüyle yetinilmemesi, mesajın tarihi ve ekleriyle birlikte korunması yararlıdır. Hasar fotoğraflarında yükün kimliği ve çekim zamanı açıklanmalıdır. Teknik rapor, zararın kapsamını ortaya koyarken sözleşmeyi kimin kurduğunu her zaman çözmez. Bu nedenle deliller hem teknik zarar incelemesi hem hukuki sıfat incelemesi için ayrı başlıklarla düzenlenmelidir. Belgeye dayanmayan şirketler zinciri çizmek yerine eksik kayıtların hangileri olduğu açıkça belirtilmelidir.
Talep hangi şirkete yöneltilmelidir?
Doğru muhatap, kullanılan ticari marka ile her zaman aynı değildir. Grup şirketlerinin logoları, ortak e-posta alanları veya aynı operasyon personeli üzerinden yazışılması, ayrı tüzel kişileri kendiliğinden tek borçlu yapmaz. Teklif ve fatura üzerindeki tam ticaret unvanları karşılaştırılmalı; taraf olduğu ileri sürülen şirketin belge üzerindeki konumu gösterilmelidir. Bir şirketin başka bir şirket adına işlem yaptığını belirten kayıtlar ayrıca incelenmelidir. Acentelik veya temsil iddiası varsa bunun kapsamı somut belgeyle ortaya konulmalıdır.
Talep metni hazırlanırken önce ilgili sevkiyat tanımlanmalı, sonra karşı tarafın taşıyıcı gibi sorumluluğunu doğurduğu ileri sürülen olgu açıklanmalıdır. Tek bedel anlaşmasına dayanılıyorsa fiyat teklifinin ilgili bölümü; taşımanın üstlenilmesine dayanılıyorsa kabul veya taahhüt; toplama yüke dayanılıyorsa ana taşıma ve konsolidasyon kayıtları gösterilmelidir. Yalnız madde numaralarını art arda yazmak, maddelerin maddi olayla bağlantısını kurmaz. Talep edilen tutar da zarar belgeleriyle ilişkilendirilmelidir.
Birden fazla kişiye başvurulması, aralarında otomatik müteselsil sorumluluk bulunduğu sonucunu vermez. Her muhatap yönünden sözleşmesel konum ve talebin dayanağı ayrıca yazılmalıdır. Ayrıca aynı zarar için yapılan ödeme dosyada gösterilmeli, farklı talepler arasında mükerrer tahsilat yaratılmamalıdır. “Sorumlu değiliz, sadece aracıyız” kaydıyla karşılaşıldığında ise önce gerçek sözleşme niteliği, ardından kaydın geçerliliği değerlendirilir. Bu ikinci konu TTK m.854 ve sorumsuzluk kayıtları incelemesinde ayrıca açıklanmıştır.
Bildirim ve zamanaşımı incelemesi neden ayrı yapılmalıdır?
TTK m.930, bu kısımdaki istemler için bir yıllık zamanaşımını ve m.855’e yapılan özel atfı düzenler. Bununla birlikte taşıyıcı sıfatı, taşımanın türü ve milletlerarası sözleşmeler belirlenmeden bütün lojistik taleplerine tek bir süre yazılması doğru değildir. Ayrıca hasar bildirimi süresi ile dava açma veya zamanaşımı süresi aynı kavram değildir. Bildirimin zamanında yapılması, diğer sürelerin artık takip edilmeyeceği anlamına gelmez.
Operasyon ekibine yapılan telefon görüşmesi, sigorta eksperinin ziyareti ve resmî talep yazısı dosyada ayrı tarihlerle gösterilmelidir. Hangi bildirimin kime ulaştığı, içeriğinin hangi yük ve zararı kapsadığı ve hangi cevapların alındığı kayıt altına alınmalıdır. Dosya henüz taraf sıfatı araştırması aşamasında diye süre takibi ertelenmemelidir. Hukuki değerlendirmede teslim alma, teslim etme, hasarın öğrenilmesi ve başvuru tarihleri ayrı bir zaman çizelgesine yerleştirilmelidir.
Sigorta şirketine yapılan ihbarın, diğer sorumlulara yöneltilmesi gereken bildirimlerin yerine geçtiği varsayılmamalıdır. Sigortanın ödeme yapıp yapmadığı, ödeme kapsamı ve kalan zarar ayrıca belirlenmelidir. Poliçede yük sigortası ile sorumluluk sigortasının birbirinden ayrılması da incelemeyi kolaylaştırır. Bu bölüm herhangi bir poliçenin otomatik teminat verdiğini ileri sürmez; amaç, sigorta sürecinin taşıma sözleşmesindeki muhatap ve süre incelemesini gölgelememesidir.
Taşıma organizasyonu sözleşmesinde hangi noktalar açık yazılmalıdır?
Sözleşmede hizmetin kapsamı, taşıma aşamaları, fiyatın dahil ettiği giderler ve her aşamada belge düzenleyecek şirket açıkça gösterilmelidir. Yalnız “tüm lojistik hizmetleri” yazılması, tarafların hangi teslim sonucunu üstlendiğini ve hangi gideri kimin taşıyacağını açıklamaz. Fiyat eklerinde dahil olmayan kalemlerin de anlaşılır biçimde tanımlanması yararlıdır. Özellikle sonradan doğacak bekleme, depolama veya yeniden sevk giderlerinin hangi olayda tartışılacağı önceden kayıt altına alınmalıdır.
Alt taşıyıcı kullanımı, müşteriye bilgi akışı, özel yük talimatlarının iletilmesi ve hasar halinde belge paylaşımı ayrı düzenlenmelidir. Bir sorumluluk kaydının başlığı ile fiili işleyiş çelişiyorsa yalnız sözleşme başlığının düzeltilmesi yeterli bir çözüm değildir. Teklif hazırlayan, operasyonu yöneten ve fatura kesen ekiplerin aynı hizmet tanımını kullanması gerekir. Sonradan ortaya çıkan farklı anlatımlar, uyuşmazlıkta sözleşmenin anlaşılmasını güçleştirir.
TİO yetki belgesi ise burada incelenen özel hukuk sıfatından ayrı bir idari uyum başlığıdır. Yetki belgesinin bulunması, somut sevkiyattaki bütün sözleşme ve tazminat sorularını kendiliğinden çözmez. Belge zorunluluğu ve başvuru süreci için TİO yetki belgesi rehberi incelenmelidir. Mersin bağlantılı bir sevkiyatta da aynı ayrım korunur: limanın bulunduğu yer, taşıma zincirindeki şirketlerin rollerini tek başına belirlemez.
Sık sorulan sorular
1. Forwarder sözcüğü taşıyıcı sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?
Hayır. İnceleme ticari etikete değil sözleşmeyle üstlenilen faaliyete dayanır. TTK m.921, m.926 veya m.927 şartları varsa ilgili taşıma yönünden taşıyıcı veya taşıyan hak ve yükümlülükleri değerlendirilir.
2. Komisyoncunun kendi aracı yoksa dosya kapanır mı?
Hayır. Araç mülkiyeti ile müşteriye karşı taşıma sonucunu üstlenmek farklı inceleme konularıdır. Taahhüt ve operasyon belgeleri okunmadan yalnız araç kaydından hukuki sonuç çıkarılmamalıdır.
3. Tek fatura bulunması TTK m.921 için yeterli midir?
Tek faturanın varlığı incelemeyi tamamlamaz. Taşıma giderlerini kapsayan tek bedelin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, teklif, kabul ve sözleşme kayıtlarından belirlenmelidir.
4. Toplama yükte yalnız yüklerin aynı araçta olması yeterli mi?
Bu olgu tek başına bütün şartları açıklamaz. TTK m.927 kapsamında komisyoncunun kendi hesabına kurduğu taşıma sözleşmesi ve farklı gönderenlerin yüklerinin birlikte taşıtılması araştırılır.
5. Taşıyıcı gibi sorumluluk mal bedelinin tamamını garanti eder mi?
Hayır. Uygulanacak taşıma rejimi, zarar hesabı, sınırlandırma hükümleri ve savunmalar ayrıca incelenir. Sıfatın belirlenmesi, hükmedilecek tazminatın miktarını tek başına kesinleştirmez.
6. Komisyoncu ile fiilî taşıyıcı aynı kişi olmak zorunda mı?
Hayır. Sözleşmeyi kuran şirket ile taşıma işini fiilen yapan kişi ayrı olabilir. Her birinin rolü ve kendisine yöneltilen talebin dayanağı ayrı gösterilmelidir.
7. TİO yetki belgesi bütün sorumluluk tartışmasını çözer mi?
Hayır. İdari yetkilendirme ile somut sevkiyattaki sözleşmesel rol ayrı konulardır. Yetki belgesi yanında taşıma taahhüdü, fiyat yapısı ve operasyon belgeleri incelenir.
8. Komisyoncu taşıyıcı sayılmıyorsa hiçbir sorumluluğu yok mudur?
Bu sonuç çıkarılamaz. Özel sıfat hükümleri yanında TTK m.918, m.928 ve m.929 kapsamındaki görev ve sorumluluklar ayrıca değerlendirilir. Talep, somut ihlal ve delillerle ilişkilendirilmelidir.
9. Sigorta incelemesi sürerken diğer süreler bekletilebilir mi?
Sigorta incelemesinin sürmesi, taşıma hukukundaki bütün sürelerin durduğunu göstermez. İhbarlar, teslim tarihleri ve başvuru süreleri sigorta dosyasından bağımsız bir takvimde izlenmelidir.
10. İlk incelemede hangi belgeler birlikte hazırlanmalıdır?
Fiyat teklifi ve kabulü, sözleşme, faturalar, ödeme kayıtları, taşıma belgeleri, toplama yük kayıtları, teslim tutanakları ve hasar belgeleri aynı sevkiyat kimliği altında eşleştirilmelidir.
Hukuki dayanaklar ve yazının kapsamı
Temel dayanaklar: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.917–918, m.921, m.926–930. Resmî metin: 14 Şubat 2011 tarihli, 27846 sayılı Resmî Gazete. Genel mevzuat erişimi: Mevzuat Bilgi Sistemi.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirmedir; belirli bir sevkiyat için inceleme yapıldığı veya sonuç garantisi verildiği anlamına gelmez. Kanun hükümleriyle dosya hazırlama önerileri birbirinden ayrılmıştır. Uygulanacak uluslararası taşıma rejimi ve somut belgeler ayrıca değerlendirilmelidir. Türkiye geneli dosyalar Mersin’den yönetilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
