B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

3091 Soruşturmasında Tanıklar Nasıl Dinlenir? 15 Günlük Karar Süresi | m.6 (2026)

Kısa ve net cevap: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun m.6 uyarınca soruşturma memuru tarafların tanıklarını dinler; gerekli görürse tarafsız kişileri, Hazine, il özel idaresi ve belediye temsilcilerini, köy muhtarı ile ihtiyar kurulu üyelerini de dinleyebilir. İfadeler Ceza Muhakemesi Kanunundaki usul çerçevesinde yeminli alınır. Soruşturma başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde tamamlanıp karara bağlanmalıdır.

3091 sayılı Kanun m.6 neyi düzenler?

3091 sayılı Kanun taşınmazın mülkiyetini kesin biçimde belirleyen bir dava yolu değildir. Kanunun amacı, taşınmaz üzerindeki mevcut fiilî zilyetliği idari yoldan korumak ve haksız müdahaleyi hızlı biçimde sona erdirmektir. Bu nedenle soruşturmanın merkezinde yalnız “tapu kimin adına?” sorusu değil; müdahaleden hemen önce taşınmazı fiilen kim kullanıyordu, kullanım hangi kapsamdaydı, tecavüz veya müdahale hangi tarihte ve nasıl gerçekleşti, tarafların gösterdiği deliller bu fiilî durumu doğruluyor mu soruları bulunur.

Kanun m.6, bu maddi vakıaların tanıklar ve gerektiğinde ilgili kamu görevlileri üzerinden nasıl aydınlatılacağını düzenler. Hükmün ilk bölümünde taraf tanıklarının dinlenmesi, devamında soruşturma memurunun gerekli gördüğünde tarafsız kişileri ve ilgili kamu temsilcilerini de dinleyebilmesi yer alır. Böylece soruşturma yalnız tarafların karşılıklı iddialarından ibaret bırakılmaz; yerel kullanım, sınır, fiilî hakimiyet ve müdahalenin niteliği bağımsız anlatımlarla da araştırılır.

Sitedeki 3091 m.5 yerinde soruşturma rehberi, soruşturmayı kimin ve nerede yapacağını açıklar. Bu yazının konusu farklıdır: soruşturma içindeki tanık delili, yeminli ifade, sonradan tanık dinletme sınırlaması ve 15 günlük karar süresidir.

Tarafların gösterdiği tanıklar dinlenir mi?

3091 m.6’nın açık lafzı, soruşturma memurunun tarafların tanıklarını dinledikten sonra gerekli görürse başka kişileri de dinleyebileceğini düzenler. Bu nedenle usulüne uygun biçimde hazır edilen taraf tanıkları soruşturmanın temel delillerindendir. Taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, müdahaleden önce sınırın nasıl olduğu, ekim veya tesisin kimin tarafından yapıldığı, yolun veya su kanalının kim tarafından kullanıldığı gibi fiilî olgular tanık anlatımıyla açıklığa kavuşturulabilir.

Uygulama Yönetmeliği m.24, soruşturmanın yapılacağı yer, gün ve saatin taraflara bildirilmesini; tarafların tanık ve diğer delilleriyle birlikte hazır bulunmalarının istenmesini düzenler. Aynı bildirimde sonradan tanık dinletemeyecekleri de taraflara bildirilir. Bu özel düzenleme, 3091 sürecinin süratle sonuçlandırılması amacının doğrudan sonucudur.

Bu nedenle tebligatı alan taraf tanık hazırlığını soruşturma gününe bırakmamalıdır. Tanığın adı, olayla bağlantısı ve hangi somut vakıayı bildiği önceden belirlenmelidir. Sadece “komşumuzdur, bizi tanır” biçiminde genel bir tanık anlatımı yerine, “taşınmazın doğu bölümünün üç yıldır başvuran tarafından ekildiğini görmüştür” gibi somutlaştırılmış bilgi soruşturmanın amacına daha uygundur.

Tanıklar taşınmazın başında mı dinlenir?

3091 soruşturması kural olarak yerinde yapılır. Çünkü uyuşmazlığın özü fiilî zilyetlik ve taşınmaza yönelik somut müdahaledir. Soruşturma memuru taşınmazın yerini, sınırını, kullanım biçimini, ekim veya tesisi, geçiş yolunu, çit veya duvarı, kapı-kilit durumunu ve tarafların fiilî hakimiyet iddialarını sahada değerlendirebilir.

Tanık anlatımının yerindeki fiziki bulgularla karşılaştırılması önemlidir. Bir tanık sınırın yıllardır belirli bir ağaç sırası boyunca devam ettiğini söylüyorsa bu unsur yerinde görülebilir. Bir başka tanık belirli bölümde her yıl başvuranın ürün yetiştirdiğini anlatıyorsa mevcut ürün, sulama sistemi, tarımsal tesis veya diğer kullanım izleriyle karşılaştırma yapılabilir. Yönetmeliğin yerinde soruşturma, kroki ve teknik yardım hükümleri bu nedenle önem taşır.

Sınırın teknik olarak belirlenmesi gereken uyuşmazlıklarda soruşturma memuru teknik elemandan yararlanabilir. Ancak teknik elemanın ölçümü de mülkiyet davasındaki bilirkişi incelemesinin yerine geçmez; 3091 bakımından fiilî zilyetliğin ve müdahalenin kapsamını belirlemeye hizmet eder.

Soruşturma memuru tarafsız kişileri kendiliğinden dinleyebilir mi?

Evet. Kanun m.6, soruşturma memuruna gerekli gördüğünde tarafsız kişileri dinleme yetkisi verir. Bu kişilerin taraflardan biri tarafından önceden tanık olarak bildirilmiş olması şart değildir. Olayı doğrudan bilen, taraflarla çıkar ilişkisi bulunmayan komşu parsel kullanıcısı veya müdahaleyi gören üçüncü kişi dinlenebilir.

Bu yetkinin amacı taraflardan biri lehine yeni delil üretmek değildir. Amaç, çelişkili beyanları veya belirsiz fiilî kullanımı nesnel bilgilerle açıklığa kavuşturmaktır. Dinlenen kişinin olayla ilişkisi, bilgiyi doğrudan mı yoksa başkasından mı öğrendiği, taraflarla yakınlık veya menfaat bağının bulunup bulunmadığı tutanakta gösterilmelidir.

Tanık sayısının çokluğu tek başına üstünlük sağlamaz. Beş kişinin aynı soyut cümleyi tekrar etmesi, olayı doğrudan görmüş tek kişinin ayrıntılı ve diğer bulgularla uyumlu anlatımından daha güçlü kabul edilmek zorunda değildir. Karar makamı dosyadaki bütün delilleri birlikte değerlendirir.

Hazine, belediye ve köy temsilcileri ne zaman dinlenebilir?

Kanun m.6, ilgisine göre Hazine, özel idare ve belediye temsilcileri ile köy muhtarı ve ihtiyar kurulu üyelerinin dinlenebileceğini açıkça düzenler. Kamuya ait taşınmazlarda, yol, meydan, park, mera benzeri kamusal kullanım alanlarında veya sınır ve kullanım geçmişinin kamu kayıtlarıyla bağlantılı olduğu olaylarda bu kişilerin bilgisi özellikle önem taşıyabilir.

Örneğin uyuşmazlık konusu yerin belediye yolu olup olmadığı, köy tüzel kişiliğinin geçmişte alanı nasıl kullandığı veya Hazine taşınmazında fiilî kullanımın hangi tarihte değiştiği konusunda ilgili temsilcilerin beyanı diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir. Bununla birlikte kamu temsilcisinin “mülkiyet şu kişinindir” şeklindeki hukuki kanaati 3091 soruşturmasını tapu davasına dönüştürmez. Korunacak husus, kanunun tanımladığı fiilî zilyetliktir.

Tanık ifadeleri yeminli mi alınır?

Evet. 3091 m.6, ifadelerin Ceza Muhakemesi Kanunundaki hükümler dairesinde yeminli olarak alınacağını açıkça belirtir. Bu hüküm, soruşturmanın tarafların karşılıklı iddialarını not eden basit bir görüşme olmadığını gösterir. Tanığın kimliği, taraflarla ilişkisi, olayı hangi kaynaktan bildiği ve beyanının içeriği tutanağa geçirilmelidir.

Yeminli beyan her söylenenin otomatik biçimde doğru kabul edilmesi anlamına gelmez. Soruşturma memuru beyanı taşınmazın fiziki durumu, mevcut kayıt ve belgeler, kroki, taraf anlatımları ve diğer tanık ifadeleriyle karşılaştırır. Çelişki varsa dosyada görünür olmalıdır. Karar makamı da hangi delile neden üstünlük tanıdığını dosya bütününde değerlendirmelidir.

Tanık beyanı tapu kaydından daha mı önemlidir?

Tapu kaydı ile tanık beyanı farklı işlev görür. Tapu kaydı mülkiyet ve ayni haklar bakımından resmî belgedir. 3091 ise mülkiyetin kesin tespitini değil, fiilî zilyetliğin idari korunmasını amaçlar. Bu nedenle tapu sahibi olmayan fakat taşınmazı fiilen kullanan kişinin zilyetliği de kanunun şartları varsa korunabilir.

Uygulama Yönetmeliği m.4, 3091 kararlarının mülkiyet yönünden hak sağlamadığını ve idari zabıta tedbiri niteliğinde olduğunu açıklar. Tapu, kadastro kaydı, kira sözleşmesi veya benzeri belgeler dosyada dikkate alınsa da soruşturma memuru olay anındaki fiilî hakimiyeti ayrıca araştırır. Başvuru hakkının kimlerde bulunduğuna ilişkin ayrıntılar 3091 başvurusunu kim yapabilir? rehberinde ele alınmıştır.

3091 soruşturması için 15 günlük süre ne zaman başlar?

Kanun m.6/2, soruşturmanın en geç 15 gün içinde tamamlanarak karara bağlanacağını düzenler. Uygulama Yönetmeliği m.36 süreyi daha açık kurar: başvuru tarihinden itibaren soruşturmanın en kısa zamanda yapılarak kararın 15 gün içinde verilmesi zorunludur. Süre, soruşturma memurunun taşınmaza gittiği veya tanıkları dinlediği tarihten değil, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren değerlendirilir.

Bu 15 günlük işlem süresi, başvuru için geçerli 60 günlük ve bir yıllık hak düşürücü nitelikteki sürelerden farklıdır. Başvurunun ne zaman yapılması gerektiği için 3091 m.4 başvuru süresi rehberi incelenebilir. m.4, başvuru hakkının ne zamana kadar kullanılacağını; m.6 ile Yönetmelik m.36 ise yapılmış başvurunun idarece ne kadar sürede sonuçlandırılacağını düzenler.

15 gün geçerse karar kendiliğinden geçersiz olur mu?

Kanun, 15 günlük süreyi idareye yüklenen açık bir işlem süresi olarak belirlemiştir; ancak m.6’da “15 gün geçerse dosya kendiliğinden düşer” veya “sonradan verilen karar yok hükmündedir” şeklinde bir sonuç yoktur. Kanun m.11, 15 gün içinde karar verilmemesi hâlinde durumun sebepleriyle birlikte bir üst makama bildirilmesini ayrıca düzenler.

Bu nedenle başvuru sahibi 16. günde “artık işlem yapılamaz” sonucuna varmamalıdır. Dosyanın hangi aşamada olduğunu, gecikme nedenini ve m.11 uyarınca üst makama bildirim yapılıp yapılmadığını yazılı olarak sormalıdır. İdarenin işlem yapmaması veya süreci hukuka aykırı biçimde uzatması hâlinde genel idare hukuku yolları ayrıca değerlendirilir.

Eksik tanık veya belge sonradan tamamlatılabilir mi?

Uygulama Yönetmeliği m.35, karar vermeye yetkili makamın soruşturma evrakını incelemesini ve eksiklik varsa evrakı soruşturma memuruna vererek tamamlattırmasını öngörür. Bu hüküm, temel bir usul veya belge eksikliğinin görmezden gelinerek karar verilmemesi gerektiğini gösterir.

Ancak eksiklik tamamlama yetkisi taraflara sınırsız biçimde yeni delil sunma hakkı vermez. Özellikle tanık bakımından Yönetmelik m.24’teki “belirlenen gün ve saatte tanık ve delille hazır olma, sonradan tanık dinletememe” sistemi korunur. Dosya eksikliğinin tamamlanması ile tarafın kendi ihmaliyle ilk gün getirmediği yeni tanığı haftalar sonra dosyaya ekletmesi aynı şey değildir.

Taraf soruşturmaya gelmezse ne olur?

Kanun m.8 ve Yönetmelik, taraflara soruşturma yeri, günü ve saatinin bildirilmesini öngörür. Mütecavize tebligat yapılamazsa soruşturmanın yapılacağı yer, tarih ve saat üç gün önceden taşınmazın bulunduğu köy veya beldede alışılmış usullerle ilan edilir. Bu usul yerine getirildikten sonra mütecavizin gelmemesi soruşturmanın yapılmasına engel değildir.

Başvuru sahibinin durumu farklıdır. Yönetmelik m.26, başvuru sahibinin tespit ve tebliğ edilen günde gelmemesi veya taşıt ve gider yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde uygulanacak sonuçları düzenler. Başvuran “tanıklar zaten orada olacak” düşüncesiyle hareket etmemelidir. Yerinde fiilî kullanımın gösterilmesi, sınırların açıklanması ve belgelerin sunulması bakımından hazır bulunmak önemlidir.

3091 soruşturmasında hangi deliller hazırlanmalıdır?

Tanık tek başına dosyanın bütününü oluşturmaz. Somut olaya göre tapu ve kadastro kayıtları, kira veya kullanım sözleşmesi, tarihli fotoğraf ve görüntüler, tarımsal üretim kayıtları, abonelik ve kullanım belgeleri, muhtarlık veya belediye kayıtları, önceki tutanaklar, keşif sırasında düzenlenecek kroki ve teknik ölçüm sonuçları birlikte değerlendirilebilir.

Başvuru dilekçesinde olay kronolojik kurulmalıdır: taşınmazın yeri, başvuranın ne zamandan beri hangi fiilî kullanımı sürdürdüğü, müdahalenin ilk kez hangi tarihte öğrenildiği, müdahalenin tam olarak ne olduğu ve hangi tanığın hangi olguyu bildiği yazılmalıdır. “Arazimi işgal etti” gibi soyut cümle yerine, müdahalenin tarih ve fiziki kapsamı açık biçimde gösterilmelidir.

Yetkili makamın kim olduğu konusunda hata yapılmaması için 3091’de vali ve kaymakamın yetkisi başlıklı rehber de dosya hazırlığından önce kontrol edilebilir.

Tanıkların anlatımları birbiriyle çelişirse ne yapılır?

Çelişkili anlatım otomatik olarak başvurunun reddi veya kabulü anlamına gelmez. Soruşturma memuru her tanığın olay bilgisinin kaynağını, taraflarla bağlantısını ve anlatımın yerindeki maddi bulgularla uyumunu değerlendirir. Sınır izleri, ekim durumu, yapılar, yollar, su tesisleri veya diğer kullanım izleri tanık anlatımının doğrulanmasına yardımcı olabilir.

Taraf tanıkları tamamen zıt anlatımda bulunuyorsa m.6’daki yetki kullanılarak tarafsız kişiler veya ilgili kamu temsilcileri dinlenebilir. Teknik ölçüm gerekiyorsa m.5 kapsamında teknik eleman görevlendirilebilir. Nihai karar yalnız “tanıklar dinlendi” cümlesine değil, kabul edilen somut olgular ile bunları destekleyen delillere dayanmalıdır.

3091 kararı mülkiyet davasının yerine geçer mi?

Hayır. 3091 m.7 ve Uygulama Yönetmeliği m.37 uyarınca idari karar, tarafların üstün hak iddiasını yargıda ileri sürmesine engel değildir. Kararda, üstün sayılabilecek bir hakkı olduğunu iddia edenlerin yargı yoluna başvurabileceği belirtilir. Bu nedenle 3091 soruşturmasında tanık dinlenmesi; tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi veya kira uyuşmazlığı davalarının yerine geçmez.

Kanun m.14 ayrıca, başvuru sırasında taraflar arasındaki taşınmaz uyuşmazlığı hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi veya maddede belirtilen nitelikte bir davanın açılmış olması hâlinde 3091 yolunun uygulanmasına engel doğurur. Bu özel mesele ayrı bir rehberde m.14 çerçevesinde ele alınacaktır.

Uygulamada yapılması gerekenler

  • Başvurunun doğru vali veya kaymakamlık makamına yapıldığını kontrol edin.
  • 3091 m.4’teki 60 günlük öğrenme ve bir yıllık üst süreyi ayrı hesaplayın.
  • Soruşturma günü tebligatını aldıktan sonra tanık ve belgeleri aynı gün için hazırlayın.
  • Her tanığın hangi somut olguyu bildiğini belirleyin.
  • Yerinde görülebilecek sınır, ekim, geçiş, yapı veya kullanım izlerini soruşturma memuruna gösterin.
  • Tutanakta tarafların, tanıkların ve taşınmazın doğru tanımlandığını kontrol edin.
  • Başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde karar verilmezse dosyanın durumunu ve üst makama bildirim yapılıp yapılmadığını yazılı sorun.
  • İdari karar mülkiyet uyuşmazlığını çözmüyorsa gerekli yargı yolunu ayrıca ve süresinde kullanın.

Sık sorulan sorular

3091 soruşturmasında kaç tanık gösterilebilir?

Kanun m.6 belirli bir sayısal tanık sınırı koymaz. Ancak soruşturmanın 15 gün içinde tamamlanması gerekir. Aynı olguyu tekrarlayan çok sayıda kişi yerine olayı doğrudan bilen tanıklar gösterilmelidir.

Tanıklar sonradan dinlenebilir mi?

Uygulama Yönetmeliği, taraflara soruşturma günü tanık ve delilleriyle hazır bulunmalarının ve sonradan tanık dinletemeyeceklerinin bildirilmesini öngörür. Bu nedenle tanıklar belirlenen soruşturma gününde hazır edilmelidir.

Mütecaviz gelmezse soruşturma durur mu?

Hayır. Usulüne uygun bildirim yapılmışsa veya tebligat yapılamadığında üç gün önceden gerekli ilan yapılmışsa mütecavizin yokluğunda da soruşturma yürütülebilir.

Tanık beyanı yeminli mi alınır?

Evet. 3091 m.6, ifadelerin Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde yeminli alınmasını emreder.

15 günlük süre hangi tarihten başlar?

Uygulama Yönetmeliği m.36 uyarınca süre başvuru tarihinden itibaren işler; soruşturmanın yapıldığı tarihten başlamaz.

15 gün geçince dosya düşer mi?

Hayır. Kanunda dosyanın kendiliğinden düşeceğine ilişkin hüküm yoktur. m.11, sürede karar verilmemesi hâlinde gecikmenin sebepleriyle birlikte üst makama bildirilmesini düzenler.

Tapu benim adıma değilse tanık dinletebilir miyim?

3091 yolu fiilî zilyetliği korur. Başvuru hakkının bulunması ve fiilî zilyetliğin delillerle gösterilmesi gerekir; tapu kaydı tek başına soruşturmanın konusunu değiştirmez.

Hissedar diğer hissedara karşı 3091’e başvurabilir mi?

Uygulama Yönetmeliği m.13, müşterek veya iştirak hâlinde mülkiyette fiilen tasarruf eden hissedarın zilyetliğinin diğer hissedarlara karşı da korunabilmesini düzenler. Fiilî kullanım somut olayda ayrıca araştırılır.

Kira sözleşmesi varsa 3091 uygulanmaz mı?

Hayır. Yönetmelik m.14, uyuşmazlığın kira veya ortaklık ilişkisinden kaynaklanmasının fiilî zilyetlik araştırmasına tek başına engel olmadığını düzenler. Sözleşmenin geçerliliği veya sona ermesi üstün hak uyuşmazlığı olarak adli yargıda çözülebilir.

3091 kararı tapu sahibini kesin olarak belirler mi?

Hayır. 3091 kararı mülkiyet hakkı kazandırmaz; fiilî zilyetliği koruyan idari tedbirdir. Üstün hak iddiası yargı mercilerinde ileri sürülür.

Hukukçu incelemesi ve resmî kaynaklar

İnceleyen: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil 3472. Güncelleme: 23 Eylül 2026. Bu rehber 3091 sayılı Kanun m.5–8 ve m.11 ile Uygulama Yönetmeliğinin özellikle m.24, m.26, m.35–37 hükümleri karşılaştırılarak hazırlanmıştır.

Türkiye genelindeki taşınmaz zilyetliği ve idari başvuru dosyaları Mersin’den takip edilebilmektedir. Başvuru veya dava süresi bulunan dosyalarda süre hesabı tebligat ve somut belgeler üzerinden ayrı yapılmalıdır.

Yazar bilgisi

Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde gayrimenkul, idare, ticaret, ceza ve aile hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp