Alacaklar Üzerinde Taşınır Rehni Kurulabilir mi? 6750 m.5 | 2026
Kısa ve net cevap: Evet. 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu m.5/1-a alacakları rehne konu olabilecek taşınır varlıklar arasında sayar; m.5/5 ise her tür sözleşmeden doğan mevcut veya müstakbel alacakların rehne konu edilebileceğini açıkça düzenler. Rehin, alacağın devriyle aynı işlem değildir. Rehin veren, alacağını teminat amacıyla yükler; rehin hakkı Sicile tescille kurulur ve güvence tutarı sözleşmede açıkça gösterilir.
Kanun mevcut ve gelecekteki alacakları nasıl düzenliyor?
6750 m.5/5, her tür sözleşmeden doğan mevcut veya müstakbel alacakların rehne konu edilebileceğini belirtir. Bu ifade, yalnız bugün doğmuş ve faturası kesilmiş alacakları değil, ileride doğması beklenen sözleşme alacaklarını da kapsar. Mal satımı, hizmet, kira, taşıma, lisans, dağıtım, eser, tedarik, komisyon ve benzeri özel hukuk ilişkilerinden doğan alacaklar somut koşullarla teminat konusu yapılabilir.
Kanun aynı fıkrada 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerini saklı tutar. Bu nedenle kamu alacakları ve sosyal güvenlik alanındaki özel kurallar görmezden gelinemez. “Her tür sözleşme” ifadesi, emredici özel mevzuatı bertaraf eden sınırsız bir yetki vermez.
Alacak rehni ile alacağın devri arasındaki temel fark
Alacağın devrinde alacak hakkı devralanın malvarlığına geçer. Rehin işleminde ise alacak, başka bir borcun güvencesi olarak yüklenir. Rehinli alacaklı doğrudan alacağın sahibi hâline gelmez; temerrüt ve paraya çevirme aşamasında rehin ilişkisinden doğan yetkilerini kullanır. Bu fark, borçlunun kime ödeme yapacağı, tahsilatın kime ait olduğu, mahsup ve temerrüt sonuçları bakımından önemlidir.
Sözleşmede “temlik”, “rehin”, “tahsil yetkisi” ve “ödeme yönlendirmesi” kavramlarının birbirine karıştırılması ciddi uyuşmazlık yaratır. Tarafların gerçek amacı, Sicil kaydı, sözleşme metni ve üçüncü kişi borçluya yapılan bildirim birlikte okunmalıdır. Bir güvence işlemini sırf başlığında “temlik” yazdığı için devre, “rehin” yazdığı için de geçerli rehne dönüştürmek mümkün değildir; kanuni şartlar fiilen yerine getirilmelidir.
Müstakbel alacak yeterince belirli olmalı mı?
Gelecekte doğacak alacak üzerinde rehin kurulabilmesi, belirsiz her ekonomik beklentinin topluca teminat sayılacağı anlamına gelmez. Rehin sözleşmesinde borcun ve güvence kapsamının belirlenmesi, Sicilde üçüncü kişilerin hangi varlığın rehinli olduğunu anlayabilmesi gerekir. Bu sebeple müstakbel alacağın hangi sözleşmeden, hangi iş ilişkisinden, hangi müşteri grubundan veya hangi proje/dönemden doğacağının açık biçimde tanımlanması önemlidir.
Örneğin belirli bir lojistik sözleşmesinden 2026 yılı boyunca doğacak taşıma ücretleri, belirli bir mağazanın kira gelirleri veya belirli bir tedarik sözleşmesinden doğacak satış alacakları somutlaştırılabilir. Buna karşılık “şirketin bugün ve gelecekteki bütün gelirleri” gibi sınırı belirsiz ifadeler, kapsam ve öncelik tartışmasını büyütür. Rehin işlemi, üçüncü kişi haklarını da etkilediği için açıklık yalnız taraflar arasındaki anlaşma meselesi değildir.
Alacağın üçüncü kişi borçlusu bakımından ne yapılmalı?
6750 bakımından rehin hakkının kuruluşu Sicile tescille gerçekleşir. Bunun yanında alacağın borçlusu olan üçüncü kişinin kime ve hangi hesapla ödeme yapacağı, borçtan kurtarıcı ifanın nasıl gerçekleşeceği ve temerrüt hâlinde ödeme talebinin kim tarafından yöneltileceği ayrıca düzenlenmelidir. Temel sözleşme, varsa temlik veya ödeme yasağı kayıtları ve Türk Borçlar Kanununun alacak ilişkisine dair hükümleri birlikte incelenir.
Uygulamada üçüncü kişi borçluya açık yazılı bildirim yapılması; tahsilatın yanlış hesaba yönelmesi, rehin verenin alacağı ikinci kez temlik etmesi veya tarafların farklı ödeme talimatı vermesi gibi riskleri azaltır. Ancak bildirimin kuruluş şartı olup olmadığı ile risk yönetimi amacı taşıması birbirinden ayrılmalıdır; rehin hakkının 6750 kapsamındaki kuruluş anı Sicile tescildir.
Aynı alacak üzerinde birden fazla hak çatışırsa ne olur?
Bir alacak daha önce temlik edilmiş, haczedilmiş, başka bir rehinle yüklenmiş veya kanundan doğan bir öncelik ilişkisine tabi olabilir. Bu nedenle alacak rehni kurulmadan önce yalnız rehin verenin beyanına güvenilmemelidir. TARES/Sicil, temel sözleşme, üçüncü kişi borçlu yazışmaları ve varsa icra kayıtları incelenmelidir.
6750 kapsamında aynı taşınır üzerinde birden fazla rehin kurulması mümkündür. Derece belirtilmişse derece sistemi, belirtilmemişse m.11 uyarınca rehnin kurulma anı önceliği belirler. Ancak alacağın daha önce tamamen devredilmiş olması hâlinde rehin verenin artık o alacak üzerinde tasarruf yetkisi bulunup bulunmadığı ayrı sorundur. Hak sahibi olmayan kişinin sonraki teminat işlemi, sırf Sicil başvurusu yapıldığı için tartışmasız geçerli hâle gelmez.
Tahsil edilen para otomatik olarak aynı rehnin konusu olur mu?
Rehne konu alacağın tahsil edilmesi, teminatın ekonomik yapısını değiştirir. Alacak, para hâline gelir; paranın hangi hesapta tutulduğu, sözleşmede getirilerin ve ikame değerlerin rehin kapsamına alınıp alınmadığı önem kazanır. 6750 m.5/4 işletmelerin mevcut veya müstakbel taşınır varlıklarının getirileri üzerinde de rehin kurulabileceğini kabul eder. Bu nedenle sözleşme hazırlanırken tahsilat sonrası teminat zinciri açıkça planlanmalıdır.
Teminat borcu tamamen sona ermişse artık rehin kaydının devam ettirilmesi doğru değildir. 6750 m.15, alacak sona erdiğinde rehin alacaklısına üç iş günü içinde terkin başvurusu yükümlülüğü getirir. Buna karşılık yalnız rehne konu alt alacaklardan biri tahsil edilmiş, fakat güvence altındaki ana borç devam ediyorsa rehnin tamamının sona erdiği sonucu otomatik olarak çıkmaz.
Alacak rehni finansmanında sözleşme dili nasıl kurulmalı?
Rehin sözleşmesi, teminat verilen alacağı yalnız ticari adıyla değil hukuki kaynağıyla tanımlamalıdır. Sözleşme tarihi ve numarası, borçlu taraf, ödeme dönemi, fatura/hakediş sistemi, para cinsi ve gerektiğinde üst sınır gösterilmelidir. Gelecekte doğacak alacaklarda doğum kriteri ve hangi dönemin kapsandığı yazılmalıdır.
Ayrıca tahsilat hesabı, üçüncü kişi borçluya bildirim, erken ödeme, mahsup, iade, sözleşmenin feshi ve esas sözleşmede fiyat değişikliği gibi ihtimaller düşünülmelidir. Bir alacak hukuken doğmazsa veya temel sözleşme sona ererse teminatın beklenen değeri de azalabilir. Rehin hakkı, hiç doğmamış bir alacağı ekonomik olarak var edemez.
Hangi deliller alacağın gerçekten var olduğunu gösterir?
Alacak rehni uyuşmazlığında temel sözleşme, siparişler, teslim tutanakları, faturalar, hakedişler, e-fatura/e-arşiv kayıtları, banka hareketleri, mutabakatlar ve üçüncü kişi borçlunun borcu kabul eden yazışmaları önemlidir. Müstakbel alacakta ise gelecekteki doğumu sağlayacak çerçeve sözleşme ve sipariş mekanizması incelenir.
Sicil kaydı rehin hakkını gösterir; fakat temel alacağın hiç doğmadığı veya daha önce ödendiği iddiasını tek başına çözmez. Bu nedenle teminat dosyası ile alacağın ispat dosyası birlikte tutulmalıdır.
Belge ve kayıt kontrolü
Rehin sözleşmesinde alacağın kaynağı, varsa sözleşme numarası, para cinsi, azami güvence tutarı, alacağın borçlusu ve müstakbel alacaksa doğum kriteri açık olmalıdır. Üçüncü kişi borçluya yapılan bildirimler, ödeme talimatları, TARES kaydı, varsa temlik/haciz kayıtları ve tahsilat dekontları ayrıca saklanmalıdır.
Uyuşmazlık çıkmadan önce belge zincirinin tamamlanması önemlidir. Temel borç sözleşmesi, rehin sözleşmesi, Rehinli Taşınır Sicili kaydı, tarafların temsil belgeleri, varsa değerleme, devir ve değişiklik kayıtları aynı dosyada tutulmalıdır. Sicildeki veri ile dayanak sözleşme arasında fark varsa takip veya tahsil aşamasına geçmeden önce farkın kaynağı belirlenmelidir. Rehin hakkı ayni nitelikte bir güvence olduğu için yalnız muhasebe kaydına veya taraflar arasındaki e-postaya dayanmak yeterli değildir.
İcra ve temerrüt boyutu
Borç ödenmezse rehinli alacaklı, geçerli rehin ve derece durumuna göre 6750 m.14 kapsamındaki yollara başvurabilir. Rehin konusu bir alacak olduğunda tahsil, değerleme ve üçüncü kişi borçluya yöneltilecek işlemler fiziksel makine rehniyle aynı görünmeyebilir. Bu yüzden temerrüt öncesi sözleşme ve tahsilat mekanizması özellikle açık kurulmalıdır.
6750 m.14’teki özel haklar, geçerli biçimde kurulmuş ve devam eden rehin hakkını varsayar. Temerrüt tarihi, alacağın miktarı, derece ve Sicil kaydı ayrı ayrı doğrulanmalıdır. Alacaklı genel takip yollarıyla 6750’ye özgü yolu birbirine karıştırmamalıdır. Rehin veren bakımından da borcun ödendiği veya teminatın sona erdiği durumda m.15’teki terkin süreci izlenmelidir.
Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
6750 sayılı Kanun Türkiye genelinde uygulanır. Rehin verenin, rehinli alacaklının veya varlığın farklı illerde bulunması maddi hukuk kuralını değiştirmez. Buna karşılık icra, dava, geçici hukuki koruma ve yetki değerlendirmesi somut uyuşmazlığın niteliğine göre yapılır. Mersin’deki ticari işletmeler bakımından liman, lojistik, tarım, imalat ve hizmet sektöründe taşınır teminatları özellikle finansman sözleşmelerinde görülür. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosyalar yetki ve usul kuralları çerçevesinde Mersin’den takip edilebilir.
Resmî kaynaklar ve site içi bağlantılar
Ticaret Bakanlığı Taşınır Rehni Mevzuatı · Mevzuat Bilgi Sistemi · Ticaret ve Sözleşmeler Hukuku · Tescilin kurucu etkisi rehberi · Ticari icra ve taşınır rehni suçları.
Sık Sorulan Sorular
Fatura alacağı rehnedilebilir mi?
Evet. Sözleşmeden doğan mevcut alacaklar 6750 m.5 kapsamında rehne konu olabilir.
Henüz doğmamış alacak rehnedilebilir mi?
Evet. Kanun müstakbel sözleşme alacaklarını açıkça kapsar.
Alacak rehni için alacağın borçlusunun onayı gerekir mi?
Rehin hakkının 6750 kapsamındaki kuruluşu Sicile tescille olur; üçüncü kişi borçluya bildirim ve temel sözleşmedeki sınırlamalar ayrıca değerlendirilir.
Alacak temliki ile rehin aynı mıdır?
Hayır. Temlikte alacak devredilir; rehin işleminde alacak teminat olarak yüklenir.
Aynı alacak iki kez rehnedilebilir mi?
Kanun birden fazla rehin ve derece/öncelik sistemine izin verir.
Daha önce temlik edilmiş alacak rehnedilebilir mi?
Rehin verenin hâlâ hak sahibi olup olmadığı incelenir; daha önceki devir sonradan yapılacak tasarrufu etkileyebilir.
Tahsil edilen para da rehinli sayılır mı?
Sözleşmedeki getiri/ikame değer düzeni ve m.5/4 dikkate alınır; tahsilat sonrası paranın hukuki statüsü ayrıca incelenmelidir.
Kamu alacağı için aynı kural geçerli mi?
m.5/5, 6183 ve 5510 sayılı Kanun hükümlerini saklı tutar.
Alacak ödenirse TARES kaydı otomatik silinir mi?
Hayır. Güvence altındaki borç sona erdiğinde m.15 uyarınca terkin gerekir.
Rehinli alacağın değeri nasıl belirlenir?
Alacağın tahsil kabiliyeti, vadesi, borçlunun durumu ve varsa itiraz/mahsup hakları değerlendirilir; nominal tutar tek başına yeterli değildir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik, 6750 sayılı Kanun m.5/1-a ve m.5/5 ile m.4, m.11, m.14 ve m.15 birlikte okunarak hazırlanmıştır. Mevcut ve müstakbel alacak ayrımı ile alacağın devri–rehin farkı kanun sistemine uygun biçimde ayrı tutulmuştur.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

