B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

3091 Soruşturma ve Karar Tebligatı Nasıl Yapılır? 3 Günlük İlan | m.8 (2026)

Kısa ve net cevap: 3091 sayılı Kanun m.8 uyarınca soruşturmanın yapılacağı yer, gün ve saat taraflara bildirilir. Mütecavize tebligat yapılamazsa soruşturmadan en az üç gün önce taşınmazın bulunduğu köy veya beldede ilan yapılır ve soruşturma onun yokluğunda yürütülebilir. Kararın taraflara bildirilmesi ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Usulsüz bildirim, soruşturma ve sonrasındaki yargı süresi bakımından somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

3091 m.8 neden önemlidir?

3091 sayılı Kanunun amacı taşınmaz zilyetliğine yapılan müdahaleyi hızlı biçimde sona erdirmektir. Ancak hızlı işlem yapılması, tarafların soruşturmanın nerede ve ne zaman yapılacağını öğrenmeden haklarında karar verilmesi anlamına gelmez. Kanun m.8, soruşturma aşamasındaki bildirim ve yokluk kurallarını düzenleyerek sürat ile usul güvencesi arasında denge kurar.

Taşınmaz başında yapılacak yerinde soruşturmada tarafların hazır bulunması; zilyetlik alanının gösterilmesi, sınırların açıklanması, tanıkların hazır edilmesi ve müdahalenin somut biçimde tespiti bakımından önemlidir. Bu nedenle soruşturmanın yer, tarih ve saati önceden bildirilir. Mütecavize doğrudan tebligat yapılamıyorsa kanun dosyanın süresiz biçimde bekletilmesini kabul etmez; üç gün önceden ilan yolunu devreye sokar.

Tanıkların dinlenmesi ve 15 günlük karar süresi için 3091 m.6 rehberi; soruşturma memuru ve yerinde inceleme bakımından 3091 m.5 rehberi ayrıca incelenebilir.

Soruşturma yeri, günü ve saati kime bildirilir?

Kanunun sistemine göre başvuruda bulunan taraf ile hakkında müdahale iddiası ileri sürülen taraf soruşturmanın yapılacağı yer, tarih ve saat konusunda bilgilendirilir. Uygulama Yönetmeliği m.24 de bu bildirimin içeriğini somutlaştırır. Tarafların yalnız “soruşturma yapılacak” diye haberdar edilmesi yeterli değildir; nerede ve hangi gün/saatte hazır bulunacakları anlaşılabilir olmalıdır.

Bildirim özellikle başvuran için tanık ve delil hazırlığının başlangıç noktasıdır. Yönetmelik, tarafların tanık ve diğer delilleriyle birlikte hazır bulunmalarını ister ve sonradan tanık dinletemeyecekleri konusunda uyarılmalarını öngörür. Bu nedenle soruşturma tebligatı sıradan bir çağrı kağıdı gibi değerlendirilmemelidir.

Başvuru sahibinin soruşturmaya katılması zorunlu mudur?

Başvuru sahibinin veya kanunen yetkili temsilcisinin yerinde soruşturmada hazır bulunması sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından esastır. Köy tüzel kişiliği adına yapılan başvurularda muhtar veya yetkili ihtiyar kurulu üyesinin hazır bulunması söz konusu olabilir. Başvuran kişi, taşınmazın fiilî kullanımını, müdahalenin gerçekleştiği bölümü ve delillerini soruşturma memuruna doğrudan gösterebilir.

Uygulama Yönetmeliği m.26 başvuru sahibinin belirlenen günde gelmemesi veya soruşturmanın yapılması için gerekli yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlini ayrıca düzenler. Dolayısıyla “başvuru yaptım, bundan sonra benim katılmama gerek yok” yaklaşımı doğru değildir. Bildirilen gün ve saatte hazır bulunmamanın dosyanın ilerleyişi üzerinde sonucu olabilir.

Avukat veya kanuni temsilci soruşturmaya katılabilir mi?

Başvuru ve takip işlemlerinin temsilci aracılığıyla yapılabildiği hâllerde temsil yetkisinin belgeyle ortaya konulması gerekir. Vekilin dosyaya sunduğu vekâletname ve temsil kapsamı, soruşturma memurunun kimin adına işlem yapıldığını tereddütsüz biçimde belirleyebilmesini sağlamalıdır. Ancak taşınmazın fiilî kullanımına ilişkin bilgi yalnız vekilde bulunmayabilir; bu nedenle başvuranın veya doğrudan olay bilgisi bulunan kişilerin hazır olması delil değerlendirmesini kolaylaştırır.

Temsil, tanık yerine geçmez. Avukat hukuki açıklama yapabilir, dosyadaki belgeleri sunabilir ve usule ilişkin talepleri iletebilir; fakat müdahaleyi bizzat görmemişse olayı tanık gibi anlatması beklenmez. Tanık delili Kanun m.6 ve Yönetmelik m.24 çerçevesinde ayrıca hazırlanmalıdır.

Mütecavize normal tebligat yapılamazsa ne olur?

3091 m.8, mütecavize tebligat yapılamadığı durumda özel bir ilan mekanizması kurar. Uygulama Yönetmeliği m.25 uyarınca soruşturmanın yapılacağı yer, gün ve saat taşınmazın bulunduğu köy veya beldede alışılmış usullerle ilan edilir. İlan, soruşturma tarihinden en az üç gün önce yapılmalıdır.

Bu özel usulün amacı tebligat yapılamadığı için 15 günlük karar süresinin işlemez hâle gelmesini önlemektir. 3091 sistemi kısa süreli ve pratik bir idari koruma yoludur. Kanun, adres bulunamaması veya kişinin tebligatı almaması nedeniyle fiilî zilyetliğe yönelik müdahalenin belirsiz süre devam etmesini istemez.

Ancak ilan işlemi dosyada görünür olmalıdır. İlanın ne zaman, nerede ve hangi usulle yapıldığına ilişkin tutanak düzenlenmesi, üç günlük sürenin gerçekten sağlanıp sağlanmadığının sonradan denetlenebilmesi açısından önemlidir.

Adres araştırması yapılmadan doğrudan ilana geçilebilir mi?

Özel ilan usulü, mütecavize tebligat yapılamaması şartına bağlanmıştır. Dosyada bilinen ve kullanılabilir bir adres varken normal bildirim hiç denenmeden doğrudan ilana geçilmesi, m.8’in kademeli yapısıyla uyumlu değildir. İdare, elindeki adres bilgisini ve tebligatın neden yapılamadığını dosyada gösterebilmelidir.

Bununla birlikte 3091 soruşturması genel bir adres tespiti davası değildir. Kanunun 15 günlük karar süresi dikkate alındığında sınırsız araştırma yapılması da sistemin amacıyla bağdaşmaz. Esas olan makul ve dosyaya kaydedilebilir bildirim girişiminden sonra, şartları oluşmuşsa Yönetmelikteki özel ilan yolunun zamanında işletilmesidir.

Üç günlük ilan süresi nasıl hesaplanır?

Yönetmelik soruşturmadan en az üç gün önce ilan yapılmasını öngörür. Bu nedenle ilan tarihi ile soruşturma tarihi arasındaki süre dosya üzerinden açıkça kontrol edilmelidir. Amaç mütecavize soruşturmadan haberdar olabileceği asgari bir zaman tanımaktır. Aynı gün yapılan ilanla hemen soruşturmaya geçilmesi üç günlük kuralın amacına uygun değildir.

Süre hesabında yalnız tutanak üzerindeki tarih değil, ilan işleminin gerçekten ne zaman yerine getirildiği de önem taşır. Sonradan düzenlenmiş veya tarihi belirsiz bir ilan tutanağı uyuşmazlık doğurabilir. İdari yargı denetiminde işlem dosyası inceleneceğinden, tebligat ve ilan evrakının düzenli tutulması gerekir.

Mütecaviz gelmezse soruşturma yapılabilir mi?

Evet. Usulüne uygun bildirim yapılmışsa veya doğrudan tebligat mümkün olmadığında üç günlük ilan usulü yerine getirilmişse mütecavizin soruşturmaya katılmaması işlemi durdurmaz. 3091 m.8’in temel sonuçlarından biri budur. Aksi halde hakkında tecavüz iddiası bulunan kişi yalnız gelmeyerek kanunun hızlı koruma sistemini işlemez hâle getirebilirdi.

Yoklukta soruşturma yapılabilmesi, idarenin delil toplama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Soruşturma memuru başvuranın beyanını otomatik doğru kabul etmek yerine yerinde inceleme yapmalı, tanıkları dinlemeli, gerekli belgeleri değerlendirmeli ve fiilî zilyetlik ile müdahalenin varlığını somutlaştırmalıdır.

Köy tüzel kişiliği başvurularında bildirim nasıl önem kazanır?

3091 sayılı Kanun kamuya veya köy tüzel kişiliğine ait bazı taşınmazlar yönünden özel başvuru ve takip hükümleri içerir. Köy tüzel kişiliği adına yapılan başvuruda muhtarın veya ilgili ihtiyar kurulu üyesinin soruşturmada hazır bulunması, taşınmazın ortak kullanım biçiminin ve müdahalenin gösterilmesi açısından önemlidir.

Bu dosyalarda ilan da çoğu kez aynı yerleşim biriminde yapılacağından, ilan tutanağının objektif biçimde düzenlenmesi gerekir. Muhtarın başvuran sıfatıyla sürece katıldığı bir olayda ilan işleminin kim tarafından ve nasıl gerçekleştirildiği açıkça kayda bağlanmalıdır. Böylece işlem dosyası sonradan denetlendiğinde başvuru, ilan ve soruşturma aşamalarının birbirinden ayrıldığı görülebilir.

Karar nasıl tebliğ edilir?

3091 m.8, soruşturma çağrısındaki özel ilan rejiminin yanında kararın tebliğini de düzenler. Kararın taraflara bildirilmesinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Bu ayrım önemlidir: soruşturma öncesi yer-gün-saat bildirimi için 3091 ve Yönetmelikte özel hükümler varken, nihai kararın tebliğinde genel tebligat rejimi devreye girer.

Karar tebliği yalnız bilgi verme işlevi görmez. Karara karşı idari yargı yoluna başvurulacaksa dava açma süresinin başlangıcı bakımından resmi tebliğ tarihi önem taşır. Bu nedenle tebliğ mazbatası, elektronik tebligat kaydı veya diğer resmi tebligat belgesi saklanmalıdır.

E-tebligat ile 3091 kararı bildirilebilir mi?

7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği kapsamında elektronik tebligat adresi bulunan ve mevzuat gereği elektronik tebligata tabi olan kişiler bakımından nihai kararın elektronik yolla tebliği gündeme gelebilir. Burada belirleyici olan 3091’in soruşturma çağrısından çok, karar tebliğinde 7201 sayılı Kanunun uygulanmasıdır.

Elektronik tebligatta tebliğ tarihi, 7201 sayılı Kanunun elektronik tebligata ilişkin özel hükmüne göre belirlenir. Dava süresi hesabı yapılırken yalnız mesajın görüldüğü tarih değil, mevzuatın tebliğ edilmiş sayılmaya bağladığı tarih esas alınmalıdır.

Usulsüz tebligat 3091 kararını otomatik olarak yok saydırır mı?

Usulsüz tebligat iddiası ile işlemin esastan hukuka aykırılığı aynı şey değildir. Bildirim eksikliği, tarafın soruşturmaya katılmasını ve delil sunmasını engellemişse işlemin şekil ve usul yönünden hukuka uygunluğu üzerinde ciddi etki doğurabilir. Bunun sonucu somut dosyadaki eksikliğin niteliğine ve etkisine göre idari yargıda değerlendirilir.

Öte yandan tebligat hukukunda usulsüz tebliğin hangi tarihte geçerli sayılacağına ilişkin 7201 sayılı Kanun hükümleri de ayrıca uygulanır. Bu nedenle “tebligat hatalıysa işlem hiç doğmamıştır” veya “adres yanlış olsa da hiçbir önemi yoktur” şeklindeki iki uç yaklaşım da doğru değildir.

Usulsüz tebligat dava açma süresini nasıl etkiler?

İdari dava süresinin hesabında tebliğ tarihi merkezi önemdedir. 7201 sayılı Kanun m.32, usulsüz tebliğde muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarihin sonuç doğurabileceği özel bir sistem kurar. Bu nedenle tebligat evrakında hata bulunduğunda yalnız “usulsüz” tespiti yapılmamalı; muhatabın ne zaman öğrendiği, öğrenmenin dosyada nasıl ortaya çıktığı ve dava süresinin hangi tarihten hesaplandığı birlikte incelenmelidir.

3091 kararlarının süratle infaz edilebilmesi, bu hesabı daha da önemli hâle getirir. Kararın uygulandığını öğrenmek ile usulüne uygun karar tebliği aynı olay olmayabilir. Dava dilekçesinde tebligat sorunu ileri sürülecekse ilgili mazbata, UETS kaydı, iadeli zarf veya öğrenme tarihini gösteren belge dosyaya eklenmelidir.

Tebligatta isim veya adres hatası varsa ne yapılmalıdır?

Taraf adının, taşınmaz bilgisinin veya adresin yanlış yazılması her olayda aynı sonucu doğurmaz. Hatanın muhatabın belirlenmesini engelleyip engellemediği, bildirimin doğru kişiye ulaşıp ulaşmadığı ve kişinin soruşturmaya katılma imkanını fiilen etkileyip etkilemediği incelenmelidir. Açık maddi hata varsa dosya evrakı karşılaştırılmalı; karar metnindeki hata ayrıca Kanun m.7 kapsamında değerlendirilmelidir.

Adres değişikliği bulunan dosyalarda tebligat hukukunun bilinen son adres, adres kayıt sistemi ve elektronik tebligata ilişkin hükümleri ayrıca önem kazanır. 3091’in üç günlük ilan hükmü, 7201 sayılı Kanunun nihai karar tebliğine ilişkin bütün kurallarını ortadan kaldırmaz.

Soruşturma tebligatı ile karar tebligatı arasındaki fark nedir?

Soruşturma tebligatı, yerinde incelemeye katılma ve delil sunma imkanını sağlar. Bu bildirimde yer, gün ve saat ile tanık/delil hazırlığı ön plandadır. Karar tebligatı ise tamamlanmış idari işlemi muhataba bildirir ve yargı yolu bakımından süre hesabını etkileyebilir.

Bu iki belgenin karıştırılması uygulamada ciddi hata doğurur. Tarafın soruşturma çağrısını almış olması, nihai kararın da usulüne uygun tebliğ edildiği anlamına gelmez. Aynı şekilde kararın sonradan tebliğ edilmesi, soruşturma gününden önce yapılması gereken çağrının yokluğunu kendiliğinden gidermez.

İnfaz öncesi bildirim soruşturma tebligatından farklı mıdır?

Evet. Kanun m.9 ve Yönetmeliğin infaz hükümleri, kararın fiilen uygulanması aşamasını düzenler. Soruşturma çağrısı delillerin toplanmasına, karar tebliği tamamlanmış idari işlemin bildirilmesine, infaz bildirimi ise kararın uygulanmasına ilişkindir. Aynı dosyada üç farklı aşamaya ait tebligat veya bildirim belgesi bulunabilir.

Bu ayrım özellikle “ben hiçbir şeyden haberdar edilmedim” iddiasında önemlidir. Dosya incelenirken hangi belgenin hangi aşamaya ait olduğu belirlenmeden sağlıklı değerlendirme yapılamaz. Bir aşamada yapılan usulüne uygun bildirim, başka aşamadaki zorunlu bildirimi otomatik olarak ikame etmez.

Tebligat dosyasında hangi belgeler kontrol edilmelidir?

  • Soruşturmanın yer, gün ve saatini gösteren çağrı yazısı.
  • Başvuran ve mütecavize ilişkin tebliğ belgeleri.
  • Mütecavize tebligat yapılamamışsa bunun nedenini gösteren evrak.
  • Üç gün önceden yapılan ilan tutanağı ve ilan tarihi.
  • Soruşturma tutanağında tarafların hazır olup olmadığını gösteren kayıt.
  • Nihai kararın 7201 sayılı Kanuna göre tebliğine ilişkin mazbata veya elektronik kayıt.
  • İnfaz aşamasında ayrıca yapılmış bildirim ve tutanaklar.

Karara karşı dava açılacaksa tebligat neden kritik?

3091 m.7 kapsamındaki idari yargı yolunda süre hesabı kararın resmi bildirim tarihiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle karar örneği ile tebliğ belgesi birlikte incelenmelidir. Sitedeki 3091 kararına karşı idari yargı rehberi, kesinlik ve dava yolu ayrımını ayrıntılı açıklar.

Başvuru için gereken 60 günlük öğrenme ve bir yıllık üst süre ise farklıdır. Bu süreler için 3091 m.4 başvuru süresi ayrıca kontrol edilmelidir. Başvuru süresi, soruşturma çağrısı ve karar tebliği birbirinden ayrı hukuki aşamalardır.

Sık sorulan sorular

3091 soruşturması için taraflara haber verilmek zorunda mı?

Evet. Soruşturmanın yapılacağı yer, gün ve saat taraflara bildirilir; mütecavize bildirim yapılamazsa özel ilan usulü uygulanır.

Mütecavize tebligat yapılamazsa dosya düşer mi?

Hayır. Taşınmazın bulunduğu köy veya beldede soruşturmadan en az üç gün önce ilan yapılır ve koşulları varsa soruşturma yokluğunda yürütülür.

İlan aynı gün yapılabilir mi?

Hayır. Yönetmelik soruşturma tarihinden en az üç gün önce ilan yapılmasını öngörür.

Mütecaviz soruşturmaya gelmezse karar verilebilir mi?

Usulüne uygun bildirim veya ilan yapıldıktan sonra yokluğu soruşturmayı engellemez. Deliller yine objektif biçimde toplanmalıdır.

Başvuru sahibi gelmezse ne olur?

Başvuru sahibinin yokluğu Yönetmelik m.26 kapsamında ayrıca sonuç doğurabilir. Başvuranın belirtilen gün ve saatte hazır bulunması gerekir.

3091 kararı nasıl tebliğ edilir?

Nihai kararın tebliğinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

Elektronik tebligat mümkün mü?

7201 sayılı Kanun ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği kapsamında elektronik tebligata tabi muhataplar yönünden nihai karar elektronik yolla tebliğ edilebilir.

Usulsüz tebligat dava süresini etkiler mi?

Evet. Sürenin başlangıcı 7201 sayılı Kanunun hükümleri ve somut tebligat belgesiyle birlikte hesaplanmalıdır.

Soruşturma çağrısı ile karar tebligatı aynı belge midir?

Hayır. İlki yerinde soruşturmaya katılımı sağlar; ikincisi tamamlanmış kararı bildirir ve yargı süresi bakımından önem taşır.

Tebligat yapılmadan doğrudan infaz mümkün mü?

İnfazın usulü Kanun m.9 ve Yönetmeliğin infaz hükümlerine tabidir. Soruşturma ve karar tebliği aşamalarındaki usul güvenceleri ayrı ayrı yerine getirilmelidir.

Hukukçu incelemesi ve resmî kaynaklar

İnceleyen: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil 3472. Güncelleme: 23 Eylül 2026. Rehber 3091 sayılı Kanun m.8, Uygulama Yönetmeliği m.24–26 ve karar tebliği bakımından 7201 sayılı Tebligat Kanunu esas alınarak hazırlanmıştır.

Türkiye genelindeki zilyetlik ve 3091 dosyaları Mersin’den takip edilebilmektedir. Tebligat ve dava süreleri somut tebliğ evrakı üzerinden ayrı ayrı hesaplanmalıdır.

Yazar bilgisi

Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde gayrimenkul ve idare hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp