B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Faktoring Uyuşmazlıklarında Görevli Mahkeme ve Zorunlu Arabuluculuk | 2026

Kısa ve net cevap: Faktoring şirketlerinin faaliyetinden ve faktoring sözleşmesinden doğan hukuk uyuşmazlıkları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.4/1-f kapsamında finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerden doğduğu ve çoğu kez tarafların ticari işletmesini ilgilendirdiği için ticari dava niteliğindedir. TTK m.5 uyarınca aksine özel bir hüküm yoksa görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. TTK m.5/A uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Buna karşılık icra mahkemesine özgü şikâyet ve kambiyo takibine itiraz yolları bir “alacak davası” değildir; görev ve başvuru yolu takip türüne göre ayrıca belirlenir.

Faktoring uyuşmazlığında sözleşme incelemesi
Photo by Cytonn Photography on Unsplash

Faktoring uyuşmazlığı neden ticari dava sayılır?

TTK m.4, hangi hukuk davalarının ticari dava sayılacağını düzenler. Maddenin birinci fıkrasının (f) bendi; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarını ticari dava olarak kabul eder. Faktoring şirketleri 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında faaliyet gösteren finansal kuruluşlardır. Bu nedenle faktoring sözleşmesinin kurulması, devredilen alacağın niteliği, finansman, tahsilat, garanti, ücret, rücu ve hesap kapama gibi uyuşmazlıklar ticari yargının alanına girer.

6361 sayılı Kanunun 38. maddesi faktoring sözleşmesini; mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura ile tevsik edilen alacakların devralınması suretiyle müşteriye tahsilat, borçlu ve müşteri hesaplarının tutulması, garanti ve/veya finansman hizmetlerinden bir veya birkaçının sunulduğu sözleşme olarak tanımlar. Dolayısıyla uyuşmazlığın merkezinde sıradan bir borç ilişkisi değil, özel kanunla düzenlenmiş finansal hizmet ilişkisi vardır.

Güncel metinler için 6102 sayılı TTK ile BDDK faktoring mevzuatı birlikte kontrol edilmelidir.

Görevli mahkeme hangisidir?

TTK m.5/1, aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunu düzenler. Bu nedenle faktoring şirketi ile müşteri arasında faktoring sözleşmesine dayalı alacak, iade, komisyon, rücu, tazminat veya borçsuzluğun tespiti uyuşmazlığında kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Görev kamu düzenine ilişkindir. Taraflar sözleşmeyle “asliye hukuk mahkemesi görevlidir” diyerek kanuni görev kuralını değiştiremez. Mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında resen gözetir. Dava yanlış görevli mahkemede açılırsa usul hükümlerine göre görevsizlik kararı ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gündeme gelir.

Ancak faktoring ilişkisi içinde ortaya çıkan her başvuru asliye ticaret mahkemesinde görülmez. Kambiyo senedine özgü haciz yolu takibinde imzaya veya borca itiraz gibi İcra ve İflas Kanununun icra mahkemesine verdiği özel görevler vardır. Aynı olayda bir yandan icra mahkemesinde süreli bir itiraz, diğer yandan asliye ticaret mahkemesinde menfi tespit davası bulunabilir. Bu yolların konusu, süresi ve sonucu birbirinden farklıdır.

Faktoring uyuşmazlığında arabuluculuk ne zaman zorunludur?

TTK m.5/A’nın güncel metnine göre TTK m.4’te ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu nedenle faktoring şirketinin müşteriden para alacağı istemesi, müşterinin fazla tahsil edilen bedelin iadesini istemesi, ticari tazminat talebi, faktoring alacağına ilişkin itirazın iptali, borçsuzluğun tespiti ve ödeme sonrası istirdat istemleri kural olarak bu kapsamda değerlendirilir.

Dava şartı arabuluculuk, tarafları anlaşmaya zorlamaz; dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanmasını zorunlu kılar. Anlaşma olmazsa son tutanak düzenlenir ve dava açılabilir. Başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması halinde mahkeme HMK m.114-115 çerçevesinde dava şartını inceler.

Arabuluculuk başvurusunda uyuşmazlık konusu açık yazılmalıdır. “Faktoring uyuşmazlığı” gibi genel ifade yerine hangi sözleşme veya işlemden ne talep edildiği belirtilmelidir. Örneğin “… tarihli faktoring sözleşmesi ve … numaralı işlem nedeniyle … TL fazla komisyonun iadesi” veya “… numaralı icra takibine konu faktoring borcunun bulunmadığının tespiti” şeklindeki açıklama, sonraki davayla arabuluculuk konusunun bağlantısını gösterir.

Arabuluculuğun ticari davalardaki güncel kapsamı TTK m.5/A üzerinden kontrol edilmelidir. Sitedeki faktoring menfi tespit ve ihtiyati tedbir rehberi, icra takibi bulunan dosyalarda İİK m.72 yönünü ayrıca açıklar.

Faktoring menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuk

Faktoring şirketinin takip ettiği borcun hiç doğmadığı, sona erdiği, kısmen ödendiği veya teminat senedinin gerçek alacağın üzerinde kullanıldığı ileri sürülebilir. Borçlu bu durumda İİK m.72 çerçevesinde menfi tespit davası açabilir. TTK m.5/A’nın güncel metni menfi tespit davalarını da açıkça dava şartı arabuluculuk kapsamına alır. Bu nedenle ticari nitelikteki faktoring menfi tespit davasında arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açılmamalıdır.

Borçlu takip baskısıyla veya icra tehdidi altında borcu ödedikten sonra paranın geri alınmasını istiyorsa istirdat davası gündeme gelebilir. TTK m.5/A istirdat davalarını da açıkça sayar. Ancak İİK m.72’deki özel süreler, ödemenin icra dosyası üzerinden yapılıp yapılmadığı ve davanın hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir. Arabuluculuk başvurusu özel dava süresini ortadan kaldırmaz; süre hesabı 6325 sayılı Kanunun arabuluculuk sürecine ilişkin hükümleriyle birlikte yapılır.

Menfi tespit davası açılması icra takibini kendiliğinden durdurmaz. İİK m.72’de takipten önce ve takipten sonra istenebilecek ihtiyati tedbirlerin şartları farklıdır. Bu nedenle arabuluculuk başvurusu yapıldığı için icra dosyasının otomatik duracağı varsayılmamalıdır.

İcra mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi nasıl ayrılır?

Kambiyo senetlerine özgü takipte borçlu, İİK m.168 ve devamı hükümlerindeki özel süreler içinde icra mahkemesine başvurabilir. Borca itiraz, imzaya itiraz veya kambiyo vasfına ilişkin şikâyetin süresi kısa olabilir. Asliye ticaret mahkemesindeki menfi tespit davası bu süreli icra hukuku yolunun yerine geçmez. Aynı şekilde icra mahkemesine yapılan itiraz da temel ilişkideki tüm alacak uyuşmazlığını kesin hükümle çözmez.

Faktoring dosyalarında bu ayrım özellikle önemlidir; çünkü aynı belge hem fatura alacağının devrine hem de çek veya bonoya dayanabilir. Örneğin borçlu “senet teminat amacıyla verildi ve faktoring şirketi gerçek fatura alacağını ispatlayamıyor” diyorsa bir yandan kambiyo takibine özgü süresinde itiraz, diğer yandan temel alacağa ilişkin menfi tespit gündeme gelebilir. Sitedeki faktoringde teminat bonosu yazısı bu ayrımı işlem belgeleri yönünden tamamlar.

Yetkili mahkeme nasıl belirlenir?

Görev ile yetki farklıdır. Görev, davaya hangi mahkeme türünün bakacağını; yetki ise coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemenin davaya bakacağını belirler. Faktoring uyuşmazlığında genel yetki HMK m.6’daki davalının yerleşim yeri kuralıyla başlar. Sözleşmeden doğan davalarda HMK m.10 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkili olabilir. Taraflar tacir veya kamu tüzel kişisi ise HMK m.17-18 şartlarına uygun bir yetki sözleşmesi yapılması mümkündür.

Yetki kaydının varlığı doğrudan “tek yetkili mahkeme budur” sonucunu doğurmaz. Kaydın hangi uyuşmazlığı kapsadığı, tarafların yetki sözleşmesi yapabilen kişilerden olup olmadığı ve seçilen mahkemenin açıkça belirlenip belirlenmediği kontrol edilir. Sitedeki faktoring sözleşmesindeki yetki şartı rehberi bu konuyu ayrıntılı ele alır.

Faktoring davasında hangi belgeler dosyaya konulmalıdır?

Davanın hukuki niteliği doğru kurulsa bile işlem belgeleri eksikse sonuç alınamaz. Çerçeve faktoring sözleşmesi, işlem bazlı temlik formu, fatura/e-fatura, mal veya hizmetin teslim belgesi, borçlu teyidi, finansman ödeme dekontu, faktoring hesap ekstresi, varsa çek/bono, tahsilat ve mahsup kayıtları dosyada birlikte bulunmalıdır.

Arabuluculuk son tutanağı da dava şartı kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava dosyasının zorunlu usul belgelerindendir. Tutanaktaki taraflar ile davadaki tarafların, uyuşmazlık konusu ile dava talebinin örtüşmesi kontrol edilmelidir. Faktoring şirketi ile müşteri arasındaki taleple, faktoring şirketi ile faturadaki borçlu arasındaki talep aynı hukuki ilişki değildir; arabuluculuk başvurusunda taraf sıfatları dikkatle yazılmalıdır.

İspat bakımından HMK m.190 ve ticari defterler yönünden HMK m.222 önemlidir. Faktoring şirketinin elektronik işlem kayıtları ile müşterinin ticari defterleri karşılaştırılmalı; “hesap ekstresinde borç görünüyor” ifadesi tek başına hukuki alacağın varlığını kesinleştiren bir sonuç olarak kabul edilmemelidir.

Görev ve arabuluculuk için pratik kontrol listesi

  • Uyuşmazlığın 6361 sayılı Kanun kapsamındaki faktoring işleminden doğup doğmadığını belirleyin.
  • Talebin alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat olup olmadığını ayırın.
  • İcra mahkemesine özgü süreli bir başvuru olup olmadığını aynı gün kontrol edin.
  • Asliye ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığını TTK m.4-5 üzerinden değerlendirin.
  • Dava şartı arabuluculuk gerekiyorsa TTK m.5/A kapsamını uygulayın.
  • Arabuluculuk başvurusunda tarafları ve uyuşmazlık konusunu somut yazın.
  • Yetkiyi HMK m.6, m.10 ve varsa m.17-18’e göre belirleyin.
  • Faktoring sözleşmesi, işlem formları ve hesap kayıtlarını tek dosyada toplayın.
  • Takip varsa icra dosyasının güncel kapak hesabını ve senet aslını inceleyin.
  • Özel dava ve itiraz sürelerini arabuluculuk sürecinden bağımsız olarak hesaplayın.

Sık sorulan sorular

Faktoring şirketine karşı hangi mahkemede dava açılır?

Faktoring faaliyetinden doğan ticari uyuşmazlıklarda kural olarak TTK m.4-5 gereğince asliye ticaret mahkemesi görevlidir. İcra mahkemesine özgü başvurular ayrıdır.

Faktoring alacağı davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Konusu bir miktar para olan ticari alacak davasında TTK m.5/A gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Menfi tespit davasından önce arabuluculuk gerekir mi?

TTK m.5/A’nın güncel metni ticari menfi tespit davalarını açıkça kapsamına alır.

İstirdat davasında arabuluculuk var mı?

Ticari nitelikteki istirdat davası TTK m.5/A’da sayılmıştır; dava şartı arabuluculuk uygulanır.

Arabuluculuk icra takibini durdurur mu?

Hayır. Arabuluculuğa başvuru icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Takibin durması için İİK’daki ilgili itiraz veya tedbir mekanizması ayrıca kullanılmalıdır.

Kambiyo takibine itiraz asliye ticarette mi yapılır?

Kambiyo takibine özgü borca veya imzaya itiraz ile bazı şikâyetler İİK hükümlerine göre icra mahkemesinde görülür. Temel ilişkide menfi tespit ise ayrı bir davadır.

Sözleşmede İstanbul mahkemeleri yazıyorsa mutlaka İstanbul’da mı dava açılır?

Yetki şartının HMK m.17-18’e uygunluğu ve kapsamı incelenir. Görev ve yetki birbirinden ayrı değerlendirilir.

Arabuluculuk son tutanağındaki konu ile dava talebi aynı olmalı mı?

Dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa taşınmış olması gerekir. Tutanak ve başvuru içeriği, dava şartının yerine getirilip getirilmediği bakımından önemlidir.

Arabuluculuk ve dava dilekçesinde talep nasıl ayrıştırılmalıdır?

Faktoring uyuşmazlığında tek bir cari hesap içinde birden fazla hukuki talep bulunabilir. Örneğin müşteri bir işlem yönünden fazla komisyonun iadesini, başka bir işlem yönünden borçsuzluğun tespitini ve icra takibine konu edilen tutar yönünden de istirdat isteyebilir. TTK m.5/A bu dava türlerini arabuluculuk kapsamına alsa da başvuruda her talebin maddi dayanağı ayrı yazılmalıdır. Fatura numarası, temlik tarihi, finansman tutarı, takip dosyası ve talep edilen miktar birbirine bağlanırsa arabuluculuk konusu ile sonraki dava arasında tereddüt azalır.

Dava dilekçesinde görev ve yetki açıklaması da somutlaştırılmalıdır. “Ticari davadır” demek yerine uyuşmazlığın 6361 sayılı Kanun kapsamında bir faktoring işleminden doğduğu, bu nedenle TTK m.4/1-f kapsamındaki ticari dava niteliğinde bulunduğu ve TTK m.5 gereğince asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu belirtilmelidir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve varsa HMK m.17-18’e uygun yetki şartı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Takip sürerken arabuluculuk ve dava süreleri nasıl yönetilir?

Arabuluculuk başvurusu yapılmış olması, icra hukukuna özgü kısa başvuru sürelerini ortadan kaldırmaz. Kambiyo takibinde ödeme emrinin tebliğiyle başlayan itiraz veya şikâyet süreleri, İİK’daki özel hükümlere göre takip edilir. Bu nedenle dosyada iki takvim tutulmalıdır: birincisi icra takibine ilişkin süreler, ikincisi arabuluculuk ve açılacak ticari davaya ilişkin süreç. Menfi tespit talebinin arabuluculuğa götürülmesi, kambiyo itirazının süresinde icra mahkemesine sunulması gereğini ortadan kaldırmaz.

Arabuluculuk sürecinde 6325 sayılı Kanunun sürelerin işlemesine ilişkin hükmü dikkate alınır; ancak özel kanundaki icra hukuku süreleri bakımından başvurunun etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle “arabuluculuğa başvurdum, bütün süreler durdu” şeklinde genel bir kabul güvenli değildir. Özellikle takip kesinleşmesi, haciz işlemleri ve ihtiyati tedbir talepleri yönünden her hukuki yolun kendi şartları uygulanır.

Görevsizlik veya dava şartı eksikliği halinde dosya nasıl korunur?

Görev yanlış belirlenmişse mahkeme görevsizlik kararı verir ve HMK’nın dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Dava şartı arabuluculuk tamamlanmadan açılan davada ise HMK m.114-115 ile ilgili özel arabuluculuk hükümleri çerçevesinde dava şartı denetimi yapılır. Bu usul sorunları, maddi alacağın haklı olup olmadığından farklıdır; dosyanın esasına girilmeden sonuç doğurabilir.

Bu nedenle dava açılmadan önce görev, yetki, arabuluculuk ve takip türü ayrı başlıklar altında kontrol edilmelidir. Faktoring işlem belgeleri ne kadar güçlü olursa olsun yanlış yargı yolu veya tamamlanmamış dava şartı, esas incelemesini geciktirir. Usul planı ile maddi hukuk analizi aynı dosyada fakat birbirinden ayrılarak yürütülmelidir.

Sonuç

Faktoring uyuşmazlığında doğru yargı yolu üç aşamada belirlenir: önce uyuşmazlığın ticari niteliği ve görev, sonra dava şartı arabuluculuğun kapsamı, son olarak icra hukukuna özgü başvurular ile yetki kuralları ayrıştırılır. TTK m.4 ve m.5 görev temelini; TTK m.5/A para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuk şartını; HMK ise yetkiyi belirler. İcra takibi bulunan dosyalarda kısa itiraz süreleri ayrıca korunmalıdır.

Hukuki dayanak

Bu rehber 6102 sayılı TTK m.4, m.5 ve m.5/A; 6100 sayılı HMK m.6, m.10, m.17-18, m.114-115; 2004 sayılı İİK’nın takip ve menfi tespit hükümleri ile 6361 sayılı Kanun esas alınarak hazırlanmıştır. Dava ve takip tarihindeki güncel metinler ayrıca kontrol edilmelidir.

Dosya incelemesinde kronoloji neden önemlidir?

Uyuşmazlıkta sözleşmenin imza tarihi, her fatura veya alacağın devir tarihi, finansman ödeme tarihi, çek veya bononun teslim tarihi, borçlunun yaptığı tahsilat, müşterinin yaptığı ödeme ve kapama tarihi kronolojik bir çizelgeye işlenmelidir. Aynı gün içinde birden fazla işlem yapılmışsa banka dekontu, elektronik işlem fişi ve cari hesap kaydı birbirine bağlanmalıdır. Bu çalışma, sonradan düzenlenen açıklama belgeleriyle işlem tarihinde gerçekten mevcut kayıtları birbirinden ayırır.

Mahkeme veya arabuluculuk dosyasına sunulan hesap tablosunda her rakamın dayanak belgesi gösterilmelidir. Böylece tarafların tartışması soyut “borç var/yok” iddiasından çıkar; hangi işlem kaleminin hangi hukuki sebeple devam ettiği denetlenebilir hale gelir. Faktoring uyuşmazlıklarında hem görev ve usul hem de teminatın akıbeti bakımından işlem bazlı kronoloji, yanlış borç eşleştirmesini ve aynı tahsilatın iki kez hesaba katılmasını önleyen temel kontroldür.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp