Hangi İşleri Yalnız Avukatlar Yapabilir? Kendi Davanı Takip Edebilir misin? | Avukatlık Kanunu m.35
Kısa ve net cevap: Avukatlık Kanunu m.35’in birinci fıkrasına göre kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek; mahkeme, hakem veya yargı yetkisine sahip diğer organlar önünde başkasının haklarını dava etmek ve savunmak; adli işlemleri takip etmek ve bu işlere ait evrakı düzenlemek kural olarak baroda yazılı avukatlara aittir. Bununla birlikte dava açma ehliyeti bulunan kişi kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Kişinin kendi hakkını takip etmesi ile başkaları adına profesyonel hukuk hizmeti sunması aynı şey değildir.

- Avukatlık Kanunu m.35’in temel kuralı
- Hukuki mütalaa vermek ne demektir?
- Mahkeme ve yargı organlarında başkasını temsil
- Adli işlemleri takip etmek
- Dava ve takip evrakı düzenlemek
- Kendi davasını bizzat takip hakkı
- Avukat olmayan kişiye vekâlet verilebilir mi?
- Şirketlerde temsil ile avukatlık arasındaki fark
- Resmî dairelerde avukatın iş takibi
- Stajyer ve sekreterin yapabileceği işler
- Yetkisiz avukatlık ve m.63 bağlantısı
- Hizmetin adı mı, fiilen yapılan iş mi önemlidir?
- Uygulama örnekleri
- Kontrol listesi
- Sık Sorulan Sorular
Avukatlık Kanunu m.35’in temel kuralı nedir?
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35, avukatlık mesleğinin çekirdek faaliyet alanını belirler. Hüküm dört ana faaliyeti sayar: kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek; mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak; adli işlemleri takip etmek; bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek. Bu faaliyetler, kural olarak baroda yazılı avukatlara aittir.
Maddenin amacı, hukukla ilgili her konuşmayı veya her idari form doldurma işini avukatlık tekeline almak değildir. Korunan alan, başkasının hukuki işinin profesyonel sorumluluk üstlenilerek yürütülmesidir. Bu nedenle “hukuki danışmanlık”, “dosya takip”, “dilekçe hizmeti”, “hukuk koçluğu” veya başka bir ticari ad kullanılması tek başına belirleyici olmaz. Fiilen yapılan işin kanunun saydığı faaliyetlerden biri olup olmadığına bakılır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası önemli bir istisna getirir: dava açma ehliyeti bulunan kişi kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Böylece hukuk hizmetinin profesyonel sunumu ile kişinin kendi hakkını bizzat araması birbirinden ayrılır.
Hukuki mütalaa vermek ne demektir?
Hukuki mütalaa, belirli bir olayın yürürlükteki mevzuat, sözleşme, içtihat ve hukuk ilkeleri bakımından analiz edilerek kişiye hakları, yükümlülükleri, riskleri ve hukuki seçenekleri hakkında profesyonel görüş verilmesidir. Örneğin bir kira sözleşmesinin belirli maddesinin geçerliliği, şirket yönetim kurulu kararının iptal riski, icra takibine hangi sürede itiraz edileceği veya bir tazminat talebinin hukuki dayanağı hakkında somut dosyaya özgü değerlendirme mütalaa niteliği taşır.
Genel hukuk bilgisi paylaşımı ile mütalaa arasındaki fark önemlidir. Bir kanun maddesinin metnini yayımlamak, kamuya açık başvuru formunun nerede bulunduğunu söylemek veya genel bir hukuki kavramı açıklamak ile belirli bir kişinin dosyasını inceleyip “şu davayı şu talep sonucu ile açmalısınız” şeklinde profesyonel strateji üretmek aynı değildir. M.35’in çekirdek alanı, kişiye özgü hukuki değerlendirme ve temsil sorumluluğunun üstlenildiği noktada belirginleşir.
Profesyonel mütalaa, yalnız doğru maddeyi bulmaktan ibaret değildir. Olayın hukuki niteliğinin doğru kurulması, emredici hükümler, görev-yetki, süre, ispat, delil ve talep sonucu birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle hukuki görüş sunmak, danışanın söylediği sonucu onaylamak değil, dosyanın güçlü ve zayıf yönlerini tarafsız hukuk süzgecinden geçirmektir.
Mahkeme ve yargı organları önünde başkasını temsil
M.35’in en açık alanı, başkasına ait hakkın mahkeme veya yargı yetkisine sahip merci önünde dava edilmesi ve savunulmasıdır. Avukatın temsil yetkisi usulüne uygun vekâletnameyle ispatlanır. Vekâletname, temsilin belgesidir; avukatlık mesleği bakımından gerekli statünün yerine geçmez. Bu nedenle “noterden vekâlet alırsam avukat olmadan başkasının davasını takip ederim” düşüncesi doğru değildir.
Yargısal temsil yalnız duruşmada ayağa kalkıp beyanda bulunmaktan ibaret değildir. Dava açma, cevap verme, delil bildirme, ön inceleme, bilirkişi raporuna itiraz, ıslah, kanun yolu, feragat, kabul, sulh ve cebri icra bağlantılı işlemler bir bütün oluşturabilir. Bu işlemlerin bazıları vekâletnamede özel yetki gerektirir. Ayrıntılı liste için vekaletnamede hangi işlemler için özel yetki gerekir? rehberi incelenebilir.
Kanuni temsil hâlleri bu kuralın dışında ayrıca değerlendirilir. Veli, vasi, kayyım veya tüzel kişinin organı gibi statüler doğrudan kanundan veya mahkeme kararından kaynaklanabilir. Bu kişiler “avukat oldukları için” değil, temsil ettikleri kişi veya tüzel kişi bakımından özel temsil sıfatına sahip oldukları için belirli işlemleri yapabilir. Kanuni temsil ile avukatlık yoluyla vekâleten temsil aynı hukuki kurum değildir.
Adli işlemleri takip etmek ne anlama gelir?
“Adli işlemleri takip etmek” dava dosyasına dilekçe koymaktan daha geniş bir ifadedir. İcra takibinin yürütülmesi, dosya hesabının izlenmesi, haciz veya satış talepleri, mahkemenin ara kararlarının yerine getirilmesi, bilirkişi ve keşif aşamasının takibi, adli merci yazışmaları ve kanun yolu işlemleri buna örnek olabilir. Her işlemin ayrıca kendi usul kanunundaki temsil ve yetki şartları kontrol edilir.
Adli takipte profesyonel sorumluluk, süre ve sonuç bilgisiyle birleşir. İcra dosyasında yanlış takip türü seçmek, süresi içinde itiraz etmeyi gözden kaçırmak veya dava şartını kontrol etmemek, sıradan büro işlemi olarak görülemez. M.35’in adli takip faaliyetini avukatlık mesleğine bağlamasının nedeni de bu işlemlerin hak kaybına doğrudan etki edebilmesidir.
Dava ve takip evrakını kim düzenleyebilir?
M.35, başkasına ait adli işlemlere ilişkin evrakın düzenlenmesini de avukata özgü faaliyetler arasında sayar. Dava dilekçesi, cevap, istinaf veya temyiz dilekçesi, icra itirazı, ihtiyati tedbir talebi ve benzeri belgeler yalnız biçimsel metin değildir. Hukuki sebep, talep sonucu, görev, yetki, süre, delil ve ispat stratejisi içerir.
Bu nedenle “ben yalnız dilekçe yazıyorum, dosyayı takip etmiyorum” yaklaşımı yapılan işin niteliğini kendiliğinden değiştirmez. Başkasının somut uyuşmazlığı incelenip profesyonel biçimde dava evrakı hazırlanıyorsa m.35 bakımından faaliyet değerlendirmesi yapılır. Buna karşılık kişi kendi davasının dilekçesini bizzat hazırlayabilir; kanun bunu açıkça tanır.
Hazır dilekçe örnekleri ise ayrıca dikkat gerektirir. Genel örnek metnin yayımlanması ile belirli kişinin dosyasına göre hukuki talep, taraf sıfatı, delil ve sürelerin düzenlenmesi farklıdır. Sitedeki dilekçe örnekleri genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayın belgesine göre uyarlanmadığı sürece dosyanın gerçek ihtiyacını otomatik olarak karşılamaz.
Kişi kendi davasını avukatsız takip edebilir mi?
Genel kural olarak dava açma ehliyeti bulunan kişi kendi davasını bizzat açabilir ve takip edebilir. M.35/3 bunu açıkça düzenler. Bu hak, avukatla temsilin her uyuşmazlıkta zorunlu olmadığını gösterir. Ancak özel kanunlarda zorunlu müdafilik, kanuni temsil veya belirli işlem için özel temsil kuralları bulunabilir; bunlar saklıdır.
Kendi davasını takip etmek hukuken mümkün olsa da usul riskleri ortadan kalkmaz. Dava şartı, görev, kesin yetki, talep sonucu, harç, kesin süre, delil bildirme, ıslah, kanun yolu ve kesin hüküm gibi konular teknik sonuçlar doğurabilir. Kişinin avukatsız hareket etme hakkı ile profesyonel hukuki yardımın pratik faydası birbirinden farklı meselelerdir.
Kendi davasını takip hakkı başkasının davasını takip yetkisine dönüşmez. Yakın akrabalık, arkadaşlık veya tarafın yazılı izin vermesi avukatlık yetkisi yaratmaz. Kanuni temsil sıfatı varsa o sıfat ayrıca incelenir.
Avukat olmayan kişiye noter vekâleti verilirse dava takip edebilir mi?
Noter vekâletnamesi tek başına Avukatlık Kanunu’nun yalnız avukata verdiği mesleki yetkiyi avukat olmayan kişiye kazandırmaz. Vekâletname temsil iradesini gösterir; temsilcinin belirli işlemi yapmaya kanunen ehil olup olmadığı ayrıca belirlenir. Bir başka ifadeyle tarafın iradesi, emredici meslek kanununu bertaraf edemez.
Bu ayrım özellikle “dosya takipçisi”, “danışman”, “temsilci” gibi sıfatlarla başkasının dava ve icra işini üstlenen kişiler bakımından önemlidir. Hangi belgenin verildiğinden çok, hangi işlem yapıldığı ve o işlemin m.35 kapsamındaki avukata özgü faaliyetlerden olup olmadığı incelenir.
Şirketlerde temsil ile avukatlık arasındaki fark
Tüzel kişiler işlemlerini organları aracılığıyla yürütür. Şirket müdürü veya yönetim kurulu üyesinin şirketi temsil yetkisi, şirketler hukukundan kaynaklanır. Bu kişinin belirli idari veya ticari işlemi şirket adına yapabilmesi, avukatlık mesleğini icra ettiği anlamına gelmez. Ancak yargısal temsilde usul kanunları ve Avukatlık Kanunu birlikte uygulanır.
Şirket bünyesinde hukuk müşaviri veya avukat çalıştırılması da farklı bir kurumdur. Baroya kayıtlı avukatın iş sözleşmesiyle bir şirkette çalışması, avukatlık statüsünü ortadan kaldırmaz. Buna karşılık avukat olmayan bir personelin “hukuk işleri sorumlusu” unvanı taşıması, m.35’te avukata ayrılan profesyonel faaliyetleri yapma yetkisi vermez.
Kanunun belirli sermaye şirketleri ve yapı kooperatifleri bakımından sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğuna ilişkin özel düzenlemesi vardır. Bu yükümlülüğün kapsamı, sermaye eşikleri ve idari para cezası tutarları dönemsel değişiklik ve yeniden değerleme etkisine açık olduğundan, somut şirket bakımından güncel bilanço ve mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir.
Resmî dairelerde avukatın iş takibi
M.35’in ikinci fıkrası, baroda yazılı avukatların birinci fıkradaki çekirdek faaliyetlerin dışında kalan resmî daire işlerini de takip edebileceğini belirtir. Tapu, nüfus, vergi dairesi, ticaret sicili, belediye veya başka idari kurum nezdindeki işlerde avukatın genel mesleki takip yetkisi bulunabilir. Ancak ilgili işlemin özel mevzuatındaki kimlik, vekâletname, açık yetki veya bizzat başvuru şartı ayrıca uygulanır.
Örneğin taşınmaz devri, şirket genel kurul işlemi, vatandaşlık başvurusu veya bazı vergi işlemlerinde vekâletnamenin içeriği önem taşır. “Avukatım, genel vekâletname her işlem için yeterlidir” denilemez. Özel yetki gerektiren işlemlerde açık yetkinin bulunması gerekir.
Stajyer ve sekreter hangi işleri yapabilir?
Avukatlık Kanunu m.46, avukatın kendi sorumluluğu altındaki stajyeri veya yanında çalışan sekreteri aracılığıyla bazı işleri takip ettirmesine ve örnek aldırmasına imkân tanır. Ayrıca avukat veya stajyer vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir; ancak vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kâğıt veya belgelerin örneği verilmez.
Bu düzenleme, stajyer veya sekreterin bağımsız biçimde avukatlık yapabileceği anlamına gelmez. Yetki avukatın mesleki sorumluluğu çerçevesinde kullanılır. Duruşmada temsil, hukuki mütalaa ve vekâleten işlem gibi konularda stajyerliğe ve usul kanunlarına ilişkin özel sınırlar ayrıca dikkate alınır. Dosya incelemesi hakkında dava dosyasını kimler inceleyebilir? yazısı ayrıntılıdır.
Yetkisiz avukatlık ve m.63 bağlantısı
Avukatlık Kanunu m.63, baro levhasında yazılı olmayanların veya işten yasaklanmış avukatların avukata ait yetkileri kullanmasına ilişkin yasak ve yaptırımları düzenler. Bu hüküm m.35’in tamamlayıcısıdır: m.35 hangi faaliyetlerin avukatlık çekirdeğinde olduğunu gösterir, m.63 ise bu yetkilerin yetkisiz kişilerce kullanılmasına ilişkin sonuçları düzenler.
Değerlendirmede yapılan işin gerçek içeriği önemlidir. Kişinin “ben hukuki danışman değilim” demesi, fiilen başkasının dava dilekçesini hazırlıyor, takip stratejisini belirliyor ve icra işlemlerini yürütüyorsa tek başına belirleyici değildir. Aynı şekilde yalnız “danışman” kelimesinin kullanılması da her faaliyeti avukatlık yapmaz. Somut hizmetin kapsamı ve karşılığında nasıl bir profesyonel sorumluluk üstlenildiği incelenir.
Hizmetin adı değil fiilen yapılan iş neden önemlidir?
Dijital platformlarda belge hazırlama, dilekçe düzenleme, dosya takibi veya “mahkeme danışmanlığı” adıyla çok farklı hizmetler sunulabilmektedir. Avukatlık Kanunu bakımından isimlendirme yerine faaliyet analiz edilir. Bir yazılımın boş form sağlaması başka, somut uyuşmazlığın belgelerini okuyup kişiye hangi talebi hangi mahkemede hangi gerekçeyle ileri sürmesi gerektiğini belirlemesi başka bir faaliyettir.
Benzer ayrım muhasebe, gayrimenkul, sigorta ve insan kaynakları gibi alanlarda da ortaya çıkar. Bu meslek mensupları kendi kanuni görevleri çerçevesinde faaliyet gösterebilir; ancak mesleki uzmanlık alanının bulunması, başkasının yargısal temsilini veya avukata özgü dava evrakı hazırlama yetkisini kendiliğinden vermez. Çakışan alanlarda her mesleğin kendi özel kanunu birlikte okunmalıdır.
Uygulama örnekleri
Örnek 1: Kişi kendi adına tüketici davası açmak için dilekçesini kendisi hazırlar ve duruşmaya kendisi katılır. Dava ehliyeti bulunduğu sürece m.35/3 kapsamında bu mümkündür.
Örnek 2: Avukat olmayan kişi, ücret karşılığında üçüncü kişilerin icra dosyalarını takip eder, itiraz dilekçelerini hazırlar ve hukuki strateji belirler. Faaliyetin adı ne olursa olsun m.35 ve m.63 bakımından değerlendirilir.
Örnek 3: Limited şirket müdürü, şirketi temsil yetkisine dayanarak ticaret sicilinde işlem yapar. Bu, müdürün avukatlık yaptığı anlamına gelmez; yetkisi şirket organı sıfatından kaynaklanır.
Örnek 4: Bir internet sitesi genel bir “itiraz dilekçesi örneği” yayımlar. Bu yayın tek başına belirli kişinin hukuki işini üstlenmek değildir. Ancak kullanıcının dosyası incelenip talep ve hukuki sebep ona özgü hazırlanıyorsa değerlendirme değişir.
Örnek 5: Avukat, stajyerine dosyadan örnek aldırır. M.46’nın şartları çerçevesinde bu, yetkisiz avukatlık değildir; avukatın sorumluluğu altında yardımcı faaliyet yürütülür.
E-E-A-T ve uygulama yaklaşımı
Bu rehberde yalnız “avukat olmayan dava takip edemez” şeklinde yüzeysel bir sonuç verilmemiştir. M.35’in hukuki mütalaa, yargısal temsil, adli takip ve evrak düzenleme unsurları; kişinin kendi davasını takip hakkı; kanuni temsil; şirket organlarının yetkisi; stajyer-sekreter yardımı ve m.63’teki yetkisiz avukatlık bağlantısı ayrı ayrı ele alınmıştır.
Somut bir hizmetin Avukatlık Kanunu’na aykırı olup olmadığını değerlendirirken ilan başlığı değil, fiili faaliyet incelenmelidir. Kim adına işlem yapılıyor, hangi belge hazırlanıyor, hangi mercide takip yürütülüyor, hukuki görüş veriliyor mu, ücret veya menfaat karşılığı profesyonel hizmet sunuluyor mu? Sağlıklı hukuki nitelendirme bu sorular üzerinden yapılır.
Pratik kontrol listesi
- İş kişinin kendi hukuki işi mi, yoksa başkasının işi mi?
- Somut hukuki mütalaa veriliyor mu?
- Mahkeme, hakem veya yargı yetkili merci önünde temsil var mı?
- Adli işlem veya icra dosyası profesyonel biçimde takip ediliyor mu?
- Başkasına ait dava/takip evrakı hazırlanıyor mu?
- Temsil yetkisi kanundan mı, şirket organından mı, vekâletten mi doğuyor?
- İşlemi yapan kişi baro levhasına kayıtlı avukat mı?
- Özel vekâlet yetkisi gereken bir işlem var mı?
- Stajyer/sekreter işlemi avukatın sorumluluğunda mı yürütüyor?
- M.63 kapsamında yetkisiz avukatlık riski var mı?
Sık Sorulan Sorular
1. Kişi kendi dava dilekçesini yazabilir mi?
Evet. Dava açma ehliyeti bulunan kişi kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve takip edebilir.
2. Avukat olmayan biri başkasına ücretle dava dilekçesi hazırlayabilir mi?
Başkasının adli işine ait evrakın profesyonel hizmet olarak düzenlenmesi m.35 ve m.63 bakımından değerlendirilir.
3. Hukuki danışmanlık yalnız avukata mı aittir?
Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde profesyonel mütalaa verme m.35’in avukata özgü saydığı çekirdek faaliyetlerdendir.
4. Noterden vekâlet verilen avukat olmayan kişi dava takip edebilir mi?
Noter vekâletnamesi, kanunun yalnız avukata tanıdığı mesleki yetkiyi avukat olmayan kişiye kazandırmaz.
5. Yakın akraba benim davamı benim yerime takip edebilir mi?
Sırf akrabalık temsil yetkisi yaratmaz. Kanuni temsil veya özel bir kanun hükmü varsa o ayrı incelenir.
6. Şirket müdürü şirket adına işlem yapabilir mi?
Şirket müdürünün organ temsil yetkisi şirketler hukukundan doğar. Yargısal temsilde ayrıca usul ve Avukatlık Kanunu hükümleri uygulanır.
7. Stajyer avukat dosya inceleyebilir mi?
Avukatlık Kanunu m.46 kapsamında stajyer dosya inceleyebilir; örnek alma ve diğer işlemler maddede ve usul mevzuatında belirtilen sınırlar içindedir.
8. “Danışmanlık” adı kullanılırsa yetkisiz avukatlık olmaz mı?
Hizmetin adı tek başına belirleyici değildir. Fiilen yapılan işin m.35’te avukata ayrılan faaliyetlerden olup olmadığı incelenir.
9. Avukat her resmî daire işini genel vekâletnameyle yapabilir mi?
Hayır. İlgili işlemin özel mevzuatındaki açık yetki, şekil ve belge şartları ayrıca uygulanır.
10. Avukatla temsil her davada zorunlu mu?
Genel kural olarak kişi kendi davasını takip edebilir. Ancak özel kanunlardaki zorunlu müdafilik veya kanuni temsil hükümleri saklıdır.
Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- Türkiye Barolar Birliği
- Vekâletnamede hangi işlemler için özel yetki gerekir?
- Dava dosyasını kimler inceleyebilir?
- Avukatlık ücret sözleşmesi rehberi
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Güncelleme: 23 Eylül 2026
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
