B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Patent İsteme Hakkı Kime Aittir? Birden Fazla Buluş Sahibi ve İlk Başvuran Kuralı SMK 109 | 2026

Kısa ve net cevap: SMK m.109’a göre patent isteme hakkı kural olarak buluşu yapana veya onun haleflerine aittir ve devredilebilir. Buluş birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse, taraflar aksini kararlaştırmadıkça patent isteme hakkı bunların tamamına aittir. Aynı buluş birbirinden bağımsız olarak birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmişse, önceki tarihli başvurunun yayımlanmış olması şartıyla hak daha önce başvuru yapana aittir. Ayrıca ilk başvuran kişi, aksi ispat edilinceye kadar patent isteme hakkının sahibi kabul edilir. Bu son hüküm kesin hak sahipliği değil, aksi ispatlanabilir bir karinedir.

Kanun Maddesi – 6769 sayılı SMK m.109

m.109/1: Patent isteme hakkı buluşu yapana veya onun haleflerine aittir; bu hak devredilebilir.
m.109/2: Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa patent isteme hakkı bunların tamamına aittir.
m.109/3: Aynı buluş birbirinden bağımsız olarak birden çok kişi tarafından gerçekleştirilmişse, önceki tarihli başvurunun yayımlanmış olması şartıyla patent isteme hakkı daha önce başvuru yapana aittir.
m.109/4: Patent almak için ilk başvuran kişi, aksi ispat edilinceye kadar patent isteme hakkının sahibidir.

Maddeye özgü sonuç: SMK 109 “ilk başvuran her zaman gerçek buluş sahibidir” demez. İlk başvuran lehine bir karine kurar; gerçek hak sahibinin buna karşı SMK 110’daki hak sahipliği davası yolu saklıdır.

Patent isteme hakkı neden önce buluşu yapana aittir?

SMK 109/1’in başlangıç noktası gerçek kişidir: patent isteme hakkı “buluşu yapana” aittir. Şirketin laboratuvarı, projenin finansmanı veya işveren sıfatı tek başına bir tüzel kişiyi “buluşu yapan” hâline getirmez. Tüzel kişinin patent başvurusu sahibi olabilmesi, patent isteme hakkının kanun veya hukuki işlem yoluyla kendisine geçmesiyle açıklanır.

Bu ayrım özellikle şirket Ar-Ge projelerinde önemlidir. Patent başvurusunda başvuru sahibi şirket olabilir; ancak teknik çözümü ortaya koyan gerçek kişi veya kişiler “buluş sahibi” sıfatına sahiptir. Çalışan buluşları gibi özel rejimlerde hakkın işverene geçişi ayrıca SMK 113 ve devamındaki kurallara tabidir.

Patent başvurusu hazırlanırken “başvuru sahibi” ve “buluş sahibi” alanlarının aynı kavram olmadığı bilinmelidir. Yanlış kişi bildirimi yalnız idari bir isim hatası değil, ileride hak sahipliği, çalışan bedeli veya gasp davası uyuşmazlığına dönüşebilecek bir sorundur.

Halef ve devir kavramları

SMK 109/1, patent isteme hakkını yalnız buluşu yapana değil “onun haleflerine” de tanır ve hakkın devredilebileceğini açıkça söyler. Böylece patent başvurusu yapılmadan önce dahi patent isteme hakkı hukuki işlemle başka kişiye geçirilebilir. Miras, şirket işlemleri veya sözleşmesel devir gibi farklı halefiyet biçimlerinin somut hukuki dayanağı ayrıca incelenir.

Devir sözleşmesinde yalnız “tüm fikrî haklar devredilmiştir” gibi genel bir cümle kullanmak yerine hangi buluş, hangi proje, patent isteme hakkı, yabancı başvuru hakları, rüçhan talebi ve ileride yapılacak bölünmüş başvuruların nasıl ele alınacağı açıkça yazılmalıdır. Devir zinciri başvuru tarihinde belgelendirilebilir olmalıdır.

Patent isteme hakkının devri ile verilmiş patentin devri de farklı aşamalardır. İlki başvuru yapma ve patent isteme yetkisine ilişkindir; verilmiş patent üzerindeki hakların devri ise patent hakkının tasarrufuna ilişkindir ve sicil hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

Ortak buluşta hak sahipliği

SMK 109/2, bir buluşun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlini düzenler. Taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa patent isteme hakkı bunların tamamına aittir. Bu hüküm, aynı projede çalışan herkesin otomatik ortak buluş sahibi olduğu anlamına gelmez; ortaklık, buluşun gerçekleştirilmesine ilişkin gerçek katkı üzerinden değerlendirilmelidir.

Ortak buluşta tarafların “başka türlü kararlaştırması” mümkündür. Ancak sözleşmenin kapsamı, çalışan buluşları gibi emredici veya özel rejimler varsa bu hükümlerle birlikte değerlendirilmelidir. Tarafların aralarındaki gelir paylaşımı veya başvuru masrafı düzenlemesi ile kimin gerçekten buluş sahibi olduğu kavramları da birbirine karıştırılmamalıdır.

Birden fazla gerçek buluş sahibi varsa başvuru öncesinde teknik katkı tablosu hazırlanması, daha sonra çıkabilecek “isim neden yazıldı/yazılmadı?” uyuşmazlıklarını azaltır. Özellikle çok disiplinli Ar-Ge projelerinde mekanik, yazılım, elektronik ve kimya ekiplerinin hangi istem veya teknik çözümde yaratıcı katkı sağladığı kayıt altına alınmalıdır.

Projeye katılmak ile buluş sahibi olmak aynı mı?

Bir kişinin projede yönetici, finansör, test uzmanı veya uygulayıcı olması tek başına patent hukuku anlamında buluşu yaptığı sonucunu doğurmaz. Buluş sahipliği, somut teknik çözümün ortaya çıkmasına yapılan katkı üzerinden değerlendirilir. Bu konuda kanun m.109’da ayrıntılı bir katkı testi yazmaz; dolayısıyla her somut dosyada teknik kayıt ve istem kapsamı üzerinden analiz gerekir.

Örneğin yalnız bütçe sağlayan şirket yöneticisinin adı kurumsal hiyerarşi nedeniyle “buluş sahibi” listesine eklenmemelidir. Buna karşılık başlangıçta projede görünmeyen bir mühendis, patent isteminin esas teknik çözümünü geliştirmişse gerçek katkısı nedeniyle buluş sahipliği tartışmasının merkezine girebilir.

Bu nedenle buluş sahibi listesi şirket içi unvanlara göre değil, teknik katkı kayıtlarına göre oluşturulmalıdır. Yanlış liste, patentin devri kadar çalışan buluşu bedeli ve hak sahipliği davası bakımından da sorun yaratabilir.

Aynı buluş bağımsız olarak iki kişi tarafından yapılırsa kim hak sahibi olur?

SMK 109/3, ortak çalışma hâlini değil, birbirinden habersiz ve bağımsız olarak aynı buluşun gerçekleştirilmesini düzenler. Kanun, önceki tarihli başvurunun yayımlanmış olması şartıyla patent isteme hakkını daha önce başvuru yapana verir.

Bu hüküm “ilk icat eden” sistemi değil, belirli şartlarla başvuru tarihini esas alan bir öncelik kuralıdır. İki bağımsız ekip benzer teknik çözüme ulaşmışsa laboratuvar defterindeki daha eski fikir tarihi tek başına patent isteme hakkını sağlamaz; başvuru ve yayın koşulları birlikte incelenir.

Ancak “aynı buluş” olup olmadığı da teknik olarak belirlenmelidir. İki başvurunun başlığı veya ürün amacı benzer olabilir fakat istemlerdeki teknik çözüm farklı olabilir. Bu nedenle m.109/3 analizi yalnız tarih karşılaştırması değil, teknik kapsam karşılaştırması da gerektirir.

Önceki başvurunun yayımlanması şartı neden önemlidir?

M.109/3, önceki tarihli başvurunun yayımlanmış olması şartını açıkça yazar. Bu ifade bilinçli olarak göz ardı edilemez. Gizli kalan, yayımlanmamış bir başvurunun sırf daha eski tarih taşıması nedeniyle m.109/3 kapsamında bağımsız diğer buluş sahibine karşı otomatik üstünlük sağladığı söylenemez.

Uygulamada önceki başvurunun başvuru tarihi, varsa rüçhan tarihi, yayın tarihi ve teknik kapsamı aynı tabloda gösterilmelidir. “Daha önce başvurdu” cümlesi ancak yayın şartı da karşılandığında m.109/3’ün tüm unsurunu ifade eder.

İlk başvuran lehine karinenin sınırı

SMK 109/4, patent almak için ilk başvuran kişinin aksi ispat edilinceye kadar patent isteme hakkının sahibi olduğunu düzenler. “Aksi ispat edilinceye kadar” ifadesi, karinenin çürütülebilir olduğunu açıkça gösterir.

Bu nedenle bir kişinin başka birinin buluşunu izinsiz biçimde alıp önce başvuru yapması onu kesin ve dokunulmaz hak sahibi hâline getirmez. Gerçek hak sahibi, şartları varsa SMK 110 kapsamında başvuru sahibine karşı hak sahipliği davası açabilir. Patent dava sürerken verilirse SMK 111’deki patent gaspı hükümleri gündeme gelebilir.

Kurum başvuru aşamasında karmaşık özel hukuk hak sahipliği uyuşmazlığını kendiliğinden çözen bir mahkeme gibi hareket etmez. Kanunun karinesi prosedürün yürütülmesini sağlar; gerçek hak sahipliği iddiası ise yargı yolunda ispatlanabilir.

Çalışan buluşlarında SMK 109’un yeri

Çalışanın gerçekleştirdiği buluşlarda m.109 genel başlangıç kuralını oluşturur; fakat SMK 113 ve devamı hizmet buluşu ve serbest buluş için özel hükümler getirir. Hizmet buluşunda çalışanın bildirimi, işverenin tam veya kısmi hak talebi, başvuru yükümlülüğü ve bedel hakkı ayrı prosedüre tabidir.

Bu nedenle iş sözleşmesinde “çalışanın yaptığı bütün buluşlar baştan işverene aittir” cümlesi görülmesi, kanundaki çalışan buluşu sisteminin hiç uygulanmayacağı anlamına gelmez. Her buluşun hizmet buluşu mu serbest buluş mu olduğu ve işverenin kanuni prosedürü yerine getirip getirmediği ayrıca incelenmelidir.

Üniversite ve kamu destekli buluşlarda özel rejim

Yükseköğretim kurumlarında bilimsel araştırma sonucu gerçekleştirilen buluşlar SMK 121’de; kamu kurum ve kuruluşlarınca desteklenen projelerde ortaya çıkan buluşlar ise SMK 122’de özel olarak düzenlenmiştir. Bu alanlarda m.109’daki genel kural, özel bildirim ve hak sahipliği mekanizmalarıyla birlikte uygulanır.

Örneğin üniversitede araştırmacının gerçek buluş sahibi olması ile kurumun kanuni prosedür sonunda patent başvurusu üzerindeki hakkı kazanması farklı aşamalardır. Aynı şekilde kamu destekli projede proje sözleşmesinin varlığı, SMK 122’deki bildirim ve hak sahipliği tercih sürecinin yerine geçmez.

Buluş sahipliği nasıl belgelenir?

  • Tarihli laboratuvar defterleri ve deney kayıtları.
  • Kaynak kodu sürüm geçmişi ve teknik tasarım dosyaları.
  • Prototip çizimleri, test raporları ve değişiklik kayıtları.
  • Proje toplantı tutanakları ve teknik karar kayıtları.
  • Buluş bildirim formları ve şirket içi Ar-Ge kayıtları.
  • Çalışan buluşu bildirimleri ve işveren hak talebi belgeleri.
  • Patent istemleriyle kişilerin teknik katkısını eşleştiren katkı matrisi.
  • Devir, miras veya halefiyet belgeleri.

Belgenin yalnız varlığı değil, tarihi ve içeriği önemlidir. Uyuşmazlık çıktıktan sonra hazırlanan genel beyan, buluşun gelişim sürecinde tutulmuş tarihli teknik kayıtla aynı ispat gücüne sahip değildir.

Somut uygulama senaryoları

Senaryo 1: İki mühendis aynı teknik çözümü birlikte geliştiriyor

İki mühendis farklı alt bileşenlerde yaratıcı katkı yaparak tek bir patent isteminde birleşen çözümü geliştiriyor. Taraflar farklı bir hak düzenlemesi yapmamışsa m.109/2 gereği patent isteme hakkı ikisine birlikte aittir. Şirket çalışanı olmaları hâlinde SMK 113 ve devamındaki işveren hak talebi ayrıca uygulanır.

Senaryo 2: Rakip şirketler aynı buluşu bağımsız geliştiriyor

A ve B şirketlerinin ekipleri birbirinden habersiz aynı teknik çözümü buluyor. A’nın başvurusu daha erken ve yayımlanmış. Teknik kapsam gerçekten aynıysa m.109/3 gereği patent isteme hakkı daha önce başvuru yapan taraf lehine sonuç doğurur.

Senaryo 3: Proje yöneticisi kendisini buluş sahibi yazdırıyor

Yönetici bütçe ve ekip koordinasyonunu yürütmüş ancak patent istemlerindeki teknik çözümün oluşmasına yaratıcı katkı sunmamış. Sırf yöneticilik sıfatı buluş sahipliği için yeterli değildir. Teknik katkı kayıtları incelenerek gerçek buluş sahipleri belirlenmelidir.

Senaryo 4: Buluş dosyasını gören kişi önce başvuru yapıyor

Gerçek buluş sahibinin gizli teknik dosyasına erişen kişi kendi adına önce başvuru yapıyor. M.109/4 ilk başvuran lehine karine kurar; ancak bu karine kesindir denilemez. Gerçek hak sahibi SMK 110 kapsamında dava yoluyla aksi durumu ispatlayabilir.

Ar-Ge sözleşmelerinde hak sahipliği nasıl yazılmalıdır?

Ortak geliştirme, danışmanlık ve teknoloji tedarik sözleşmelerinde yalnız “fikrî mülkiyet müşteriye aittir” şeklinde tek cümlelik hüküm çoğu zaman yetersizdir. En az şu konular ayrı düzenlenmelidir:

  • Projede ortaya çıkacak buluşun kim tarafından bildirileceği.
  • Gerçek buluş sahiplerinin nasıl belirleneceği.
  • Patent isteme hakkının kime ve hangi anda devredileceği.
  • Ortak buluş hâlinde başvuruyu kimin yöneteceği ve masrafları kimin ödeyeceği.
  • Yabancı başvuru ve rüçhan kararını kimin vereceği.
  • Lisans, devir ve dava kararlarının hangi usulle alınacağı.
  • Proje sona erdiğinde henüz başvurulmamış buluşların nasıl ele alınacağı.

Bu sözleşmesel düzenlemeler, kanundaki özel çalışan/üniversite/kamu destekli buluş hükümlerini bertaraf edecek biçimde kurulamaz. Somut ilişkinin tabi olduğu özel rejim önce belirlenmelidir.

Patent isteme hakkı, buluş sahipliği ve patent sahipliği karşılaştırması

KavramNe ifade eder?Temel dayanak
Buluş sahibiTeknik buluşu gerçekleştiren gerçek kişi/kişilerSMK 109 başlangıç kuralı
Patent isteme hakkı sahibiPatent başvurusu yapma ve patent talep etme hakkına sahip kişiSMK 109 ve özel rejimler
Başvuru sahibiTÜRKPATENT dosyasında başvuruyu yapan kişiİlk başvuran lehine m.109/4 karinesi
Patent sahibiPatent verildikten sonra sicilde hak sahibi olan kişiPatent verilmesi ve sicil hükümleri

Bu kavramların aynı kişide birleşmesi mümkündür fakat zorunlu değildir. Uyuşmazlıkların önemli kısmı, sözleşmede veya şirket kayıtlarında bu dört kavramın tek bir “patent sahibi” ifadesi altında karıştırılmasından doğar.

Hak sahipliği ile patentlenebilirlik neden ayrı incelenmelidir?

Bir kişinin patent isteme hakkına sahip olması, buluşun mutlaka patentlenebilir olduğu anlamına gelmez. SMK 109 “patenti kimin isteyebileceği” sorusunu çözer; yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik gibi patentlenebilirlik koşulları başka maddelerde incelenir. Gerçek buluş sahibi doğru kişi olsa bile teknik çözüm önceki tekniğe dâhilse patent verilmeyebilir.

Tersi de mümkündür: Teknik çözüm patentlenebilir olabilir fakat başvuruyu yapan kişi patent isteme hakkının gerçek sahibi olmayabilir. Bu durumda teknik incelemenin olumlu ilerlemesi hak sahipliği uyuşmazlığını kendiliğinden çözmez. SMK 110’daki dava yolu bu nedenle m.109’un doğal devamıdır.

Patent başvurusu yapılmadan önce buluş sahibi toplantısı neden yapılmalıdır?

Çok kişili Ar-Ge projelerinde başvuru metni patent vekiline gönderilmeden önce istemlerin ana teknik unsurları ekip üyeleriyle gözden geçirilmeli ve her unsurun kim tarafından geliştirildiği kayıt altına alınmalıdır. Bu toplantının amacı herkesi buluş sahibi yazmak değil, gerçek teknik katkıyı zamanında tespit etmektir.

Sonradan bir kişinin isminin eksik bırakıldığı veya katkısı olmayan yöneticinin sırf kıdemi nedeniyle eklendiği iddiası ortaya çıktığında, yıllar önce tutulmuş tarihli katkı matrisi ve teknik toplantı kaydı sonradan hazırlanmış beyanlardan daha açıklayıcı olabilir. Bu yöntem özellikle ortak patent, çalışan buluşu bedeli ve hak sahipliği davalarında uyuşmazlığı azaltır.

SMK 109’da patent isteme hakkının dört ayrı görünümü

SMK 109/1: Patent isteme hakkı buluşu yapana veya onun haleflerine aittir ve bu hak devredilebilir. Bu nedenle buluşu yapan kişi ile patent başvurusunda hak sahibi görünen kişi her zaman aynı olmak zorunda değildir; devir, miras veya çalışan buluşu rejimi hak zincirini değiştirebilir.

SMK 109/2: Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse taraflar başka türlü kararlaştırmadıkça patent isteme hakkı bunların tamamına aittir. Aynı projede görev almak tek başına ortak buluş sahipliği yaratmaz; patent konusu teknik çözüme gerçek yaratıcı katkı önem taşır.

SMK 109/3: Aynı buluş birbirinden bağımsız olarak birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, önceki tarihli başvurunun yayımlanmış olması şartıyla daha önce başvuru yapana aittir. Bu hüküm birlikte buluş yapan kişiler için değil, birbirinden bağımsız aynı buluş senaryosu içindir.

SMK 109/4: Patent almak için ilk başvuran kişi aksi ispat edilinceye kadar patent isteme hakkının sahibidir. Bu bir kesin hak sahipliği kuralı değil, aksi ispat edilebilir kanuni karinedir. Gerçek hak sahibinin başka bir kişi olduğu ileri sürülüyorsa SMK 110’daki hak sahipliği davası ayrıca gündeme gelir.

Ar-Ge dosyasında hangi kayıtlar tutulmalı?

Buluş bildirimi, görev tanımı, teknik katkı kayıtları, toplantı tutanakları, kod veya laboratuvar kayıtları, devir sözleşmeleri ve başvuru evrakı aynı kronolojiye bağlanmalıdır. Başvuru formundaki isim tek başına gerçek hak sahipliği uyuşmazlığını çözmez.

Resmî kaynak: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu – m.109.

Sık sorulan sorular

1. Patent isteme hakkı kime aittir?

SMK 109/1’e göre buluşu yapana veya onun haleflerine.

2. Patent isteme hakkı devredilebilir mi?

Evet. Kanun bunu açıkça mümkün kılar.

3. Ortak buluşta hak kime aittir?

Taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa buluşu birlikte gerçekleştirenlerin tamamına.

4. Aynı projede çalışan herkes buluş sahibi midir?

Hayır. Somut teknik katkı ayrıca belirlenmelidir.

5. Aynı buluş iki kişi tarafından bağımsız yapılırsa kim önceliklidir?

Önceki tarihli başvurunun yayımlanmış olması şartıyla daha önce başvuru yapan kişi.

6. İlk başvuran kesin gerçek hak sahibi midir?

Hayır. M.109/4 aksi ispatlanabilir karine kurar.

7. Gerçek hak sahibi başka kişiyse ne yapabilir?

Şartları varsa SMK 110 uyarınca hak sahipliği davası açabilir.

8. Çalışan buluşlarında yalnız SMK 109 mu uygulanır?

Hayır. SMK 113 ve devamındaki özel hükümler uygulanır.

9. Üniversite buluşlarında özel hüküm var mı?

Evet. SMK 121 özel rejim getirir.

10. Patent isteme hakkı ile verilmiş patent hakkı aynı mı?

Hayır. İlki başvuru ve patent talep etme yetkisi, ikincisi patent verildikten sonraki sınai mülkiyet hakkıdır.

Resmî kaynaklar ve ilgili yazılar

Resmî kaynak: TÜRKPATENT – 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu · TÜRKPATENT Mevzuat.

İlgili içerikler: SMK 110 – Hak sahipliği davası · SMK 111 – Patentin gaspı · SMK 113 – Hizmet ve serbest buluş · Fikri Mülkiyet Hukuku.

Hukuki kaynak notu: İçerik 28.09.2026 tarihinde SMK m.109’un dört fıkrası ve bağlantılı özel hak sahipliği hükümleri esas alınarak baştan yazılmıştır. Somut dosyada buluş sahibi kayıtları, devir/halefiyet belgeleri ve TÜRKPATENT başvuru-yayın tarihleri ayrıca doğrulanmalıdır. Yazar: Av. Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp