Deniz Kıyısında İskele, Rıhtım ve Kayıkhane İçin Liman İzni Gerekir mi? 618 m.4 | 2026
Deniz kıyısında iskele, rıhtım, kızak, kayıkhane, tamirhane, fabrika, depo veya mağaza yapmak için liman başkanlığı izni gerekir mi? 618 sayılı Limanlar Kanunu m.4 uyarınca liman başkanlığından resmî izin alınmadıkça deniz kıyılarında maddede sayılan yapı ve tesisler yapılamaz. Bu izin tek başına imar, kıyı, çevre, yapı ruhsatı veya tahsis işlemlerinin yerine geçmez; proje hangi mevzuata tabi ise o izinler de ayrıca tamamlanmalıdır.
Kısa ve net cevap: Evet. 618 sayılı Limanlar Kanunu m.4; iskele, rıhtım, kızak, kayıkhane, tamirhane, fabrika, gazino, depo, mağaza ve umumi deniz hamamı gibi deniz kıyısındaki yapılar için liman başkanlığından resmî izin alınmasını şart koşar. Liman izni deniz emniyeti ve liman düzeni bakımından gereklidir; Kıyı Kanunu, imar planı, çevre, tahsis, ruhsat ve işletme izinleri bundan bağımsızdır.

618 Sayılı Limanlar Kanunu m.4 Ne Düzenler?
618 sayılı Limanlar Kanunu m.4, deniz kıyısında yapılacak belirli yapıların liman idaresinin denetiminden geçmesini zorunlu tutar. Kanunun tarihî metninde “liman reisliğinden resmî izin” ifadesi kullanılır; güncel idari teşkilatta bu görev liman başkanlığı tarafından yürütülür. Maddenin mantığı, kıyıda yapılacak bir yapının yalnız karadaki parseli ilgilendirmediğini, deniz trafiği, yanaşma-manevra güvenliği ve liman düzenini de doğrudan etkilediğini kabul etmektir.
Bu nedenle kıyı yapısının küçük veya özel mülkiyete bitişik olması izinsiz yapılabileceği anlamına gelmez. İzin yükümlülüğü yapının fonksiyonuna, denizde kapladığı alana, seyir emniyetine etkisine ve başka mevzuatta aranan izinlere göre birlikte değerlendirilir. Liman başkanlığı izni bir “tek pencere” ruhsatı değildir; diğer idari izinlerin yerine geçmez.
Hangi Yapılar m.4’te Açıkça Sayılmıştır?
Madde; iskele, rıhtım, kızak, kayıkhane, tamirhane, fabrika, gazino, depo, mağaza ve umumi deniz hamamlarını açıkça sayar. Tarihî kanun dilindeki bazı yapı adları günümüz yatırım terminolojisinde farklı isimlerle kullanılabilir. Bununla birlikte hükmün özü, deniz kıyısında liman düzenini ve deniz alanını etkileyen yapı ve tesislerin liman idaresinin resmî iznine tabi olmasıdır.
Bugün akaryakıt veya kimyasal terminali iskelesi, yük elleçleme iskelesi, marina pontonu, balıkçı barınağı içindeki özel tesis, bakım-onarım çekek yeri, yat bağlama iskelesi veya benzeri projelerde yalnız 618 m.4 değil; Kıyı Kanunu, çevre, imar, yangın, güvenlik, tehlikeli yük ve işletme mevzuatı da devreye girebilir. Projenin adı değil, fiilî işlevi esas alınır.
Liman Başkanlığı İzninin Amacı Nedir?
Liman başkanlığı, kıyı yapısının gemi ve deniz aracı trafiğine, demirleme sahalarına, seyir kanallarına, kılavuzluk ve römorkörcülük operasyonlarına, güvenli yanaşma ve ayrılma manevralarına etkisini inceler. Bir iskelenin denize ne kadar uzandığı, hangi boydaki gemilere hizmet edeceği, su derinliği, dönüş havuzu ve bağlama düzeni deniz emniyeti bakımından önemlidir.
Bu izin, kıyı alanının mülkiyetini yatırımcıya geçirmez. Liman başkanlığı olumlu görüş verse bile kıyının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmasına ilişkin kurallar devam eder. Aynı şekilde deniz emniyeti bakımından uygun bulunan bir yapı, imar planı veya çevre mevzuatı bakımından ayrıca uygun olmak zorundadır.
Kıyı Kanunu Ayrıca Uygulanır mı?
Evet. 3621 sayılı Kıyı Kanunu, kıyı ve sahil şeridindeki kullanımların temel çerçevesini düzenler. Kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olması, herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık tutulması ve kıyı yapılarının planlama rejimi 618 m.4’ten bağımsız olarak değerlendirilir. Liman başkanlığı izni, Kıyı Kanununa aykırı bir projeyi hukuka uygun hâle getirmez.
Özellikle dolgu ve kurutma yoluyla kazanılacak alanlar, kıyı kenar çizgisi ve kıyıda yapılabilecek tesislerin türü bakımından plan kararları önemlidir. Yatırımcı kıyıya bitişik özel taşınmazın sahibi olsa bile deniz alanında dilediği yapıyı kuramaz. Mülkiyet hakkı, kamuya ait kıyı ve deniz alanı üzerinde otomatik yapı hakkı yaratmaz.
İmar Planı ve Yapı Ruhsatı Gerekir mi?
Projenin niteliğine göre imar planı, uygulama imar planı, kıyı yapısı planı, yapı ruhsatı veya ilgili idari izinler gerekebilir. Bir kıyı tesisinin 618 m.4 kapsamında liman başkanlığı izni alması, imar mevzuatındaki plan ve ruhsat yükümlülüklerini kaldırmaz. Tersine, farklı kurumlara sunulan projelerin birbirleriyle uyumlu olması gerekir.
Örneğin liman başkanlığına 80 metre uzunluğunda iskele projesi sunulurken imar dosyasında 120 metre uzunluğunda yapı gösterilmesi ciddi uyumsuzluk yaratır. Yapı aplikasyonu, koordinat, uzunluk, kapasite ve kullanım amacı tüm kurumlardaki belgelerde aynı olmalıdır. Proje değişirse izinlerin güncellenmesi gerekebilir.
ÇED ve Çevre İzinleri Ne Zaman Gündeme Gelir?
Kıyı ve liman projeleri deniz ekosistemi, dip tarama, dolgu, atık, gürültü, yakıt ikmali, tehlikeli yük ve deniz kirliliği riski nedeniyle çevresel değerlendirmeye tabi olabilir. Projenin kapasitesi ve türüne göre Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci veya başka çevre izinleri gerekebilir. Bu süreç, liman başkanlığı izninden farklı bir idari denetim alanıdır.
Çevresel uygunluk alınmış olması seyir emniyeti izninin verildiği anlamına gelmez; liman başkanlığı izni de çevre uygunluğunun yerine geçmez. Yatırım takviminde bu süreçler birbiriyle koordineli yürütülmeli, bir kurumun onayına güvenilerek diğer izinler alınmadan inşaata başlanmamalıdır.
Başvuru Dosyasında Hangi Belgeler Bulunur?
Somut projeye göre belge listesi değişir; ancak kıyı yapısının koordinatlı vaziyet planı, batimetri ve deniz derinliği verileri, kıyı kenar çizgisi, mülkiyet veya kullanım hakkı belgeleri, teknik proje, statik ve deniz yapısı hesapları, yanaşacak gemilerin tip ve boyutları, kullanım amacı ve kapasite bilgileri temel niteliktedir. Gerekirse manevra simülasyonu, seyir emniyeti raporu veya uzman değerlendirmesi de istenebilir.
Proje tarama veya dolgu gerektiriyorsa bunun miktarı, alanı ve bertaraf/kullanım yöntemi ayrıca gösterilmelidir. Denizaltı kablosu, boru hattı, askeri alan, koruma alanı veya başka kıyı tesisiyle çakışma varsa ilgili kurum görüşleri alınmalıdır. Eksik ve çelişkili koordinat bilgisi, başvurunun uzamasına veya ret riskine yol açar.
Proje Koordinatları Neden Kritik?
Kıyı yapılarında birkaç metrelik konum farkı bile seyir kanalı, komşu tesis, kıyı kenar çizgisi veya tahsis sınırı bakımından hukuki sonuç yaratabilir. Bu nedenle harita, vaziyet planı, tahsis krokisi ve liman başkanlığı başvurusunda kullanılan koordinat sistemleri aynı olmalıdır. Eski datum ile yeni koordinat sisteminin karıştırılması uygulamada ciddi hata kaynağıdır.
İnşaat sırasında yapının izin verilen koordinat dışına taşması, “küçük uygulama farkı” olarak görülmeyebilir. Deniz alanındaki fiilî işgal, komşu tesisin manevra sahasına müdahale veya izin kapsamı dışına çıkma iddiası doğabilir. Bu nedenle aplikasyon ve as-built proje kayıtları yatırım tamamlandıktan sonra da saklanmalıdır.
Mevcut İskele veya Rıhtım Uzatılırsa Yeni İzin Gerekir mi?
Mevcut yapının uzunluğu, kapasitesi, yanaşacak gemi büyüklüğü veya kullanım amacı değişiyorsa eski iznin yeni projeyi otomatik olarak kapsadığı varsayılamaz. Küçük bakım ve onarım ile yapısal büyütme birbirinden ayrılmalıdır. Yapının deniz trafiğine etkisini artıran değişiklikler yeni veya tadil edilmiş izin süreci gerektirebilir.
Örneğin küçük tekne iskelesinin ticari yük elleçleme terminaline dönüştürülmesi, deniz emniyeti ve çevre riski bakımından tamamen farklı bir faaliyettir. “Mevcut iskele zaten var” gerekçesi yeni kullanımın izin yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Tadilata başlamadan önce mevcut plan, izin ve işletme belgelerinin kapsamı kontrol edilmelidir.
Yüzer Ponton ve Geçici Platformlar da İzne Tabi Olabilir mi?
Bir yapının yüzer veya geçici olması deniz trafiğine etkisini ortadan kaldırmaz. Ponton, yüzer iskele, çalışma platformu veya geçici bağlama düzeni liman idari sahasında seyir güvenliğini, yanaşmayı veya kıyı kullanımını etkileyebilir. Bu nedenle yapının niteliğine göre liman başkanlığı ve diğer ilgili kurumların izni gerekir.
“Beton temeli yok, bu yüzden yapı değildir” yaklaşımı güvenli değildir. İdare yapının adından çok fiilî etkisine, kullanım süresine, bağlama sistemine ve bulunduğu deniz alanına bakar. Geçici faaliyet bittikten sonra kaldırma ve deniz alanını eski hâline getirme yükümlülüğü de izin koşullarında düzenlenebilir.
İzinsiz Kıyı Yapısı Yapılırsa Ne Olur?
618 m.4’e aykırılık, Limanlar Kanununun idari yaptırım hükümlerini ve ilgili ikincil mevzuatı gündeme getirebilir. Ayrıca Kıyı Kanunu, imar, çevre, kamu malı kullanımı ve varsa tehlikeli yük mevzuatı bakımından ayrı işlemler tesis edilebilir. Aynı fiziksel yapı birden fazla hukuk düzenlemesine aykırı olabilir.
Faaliyetin durdurulması, idari para cezası, kaldırma/yıkım, izin başvurusunun reddi veya kullanımın yasaklanması gibi sonuçlar ilgili mevzuata göre gündeme gelebilir. Sonradan izin alınabileceği varsayımıyla izinsiz inşaata başlanması yüksek risktir; plan veya kıyı rejimine aykırı bir yapı sonradan meşrulaştırılamayabilir.
Kıyı Kenar Çizgisi ve Mülkiyet Neden Önemlidir?
Kıyı alanının hukuki statüsü yatırımın temelidir. Kıyıya komşu özel taşınmazın malikinin deniz alanında otomatik olarak kullanım veya yapı hakkı yoktur. Dolgu ve kıyı yapılarında tahsis, kullanım izni, irtifak veya diğer kamu taşınmazı işlemleri gerekebilir. Mülkiyet çözümlenmeden yalnız teknik projeyle ilerlemek ileride iptal ve tahliye riski doğurur.
Kıyı kenar çizgisinin kesin konumu, yapının kara ve deniz yönündeki sınırlarını etkiler. Eski tarihli parsel krokileriyle güncel kıyı çizgisi arasında fark bulunabilir. Bu nedenle tapu kaydı, kadastro, kıyı kenar çizgisi ve proje aplikasyonunun birlikte incelenmesi gerekir.
Özel Liman, Terminal ve Marina Projelerinde Ek Riskler Nelerdir?
Özel terminal yalnız bir kıyı yapısı değildir; işletmeye geçildiğinde gemi trafiği, tehlikeli yük, gümrük, güvenlik, çevre, iş sağlığı, yangın ve lojistik mevzuatı da devreye girer. İnşaat izni tamamlanmış olsa bile işletme faaliyetleri için ayrıca izin ve belgeler gerekebilir.
Yatırım sözleşmelerinde hangi iznin yatırımcı, arsa sahibi, EPC yüklenicisi veya işletmeci tarafından alınacağı açıkça yazılmalıdır. İzinlerin alınamaması nedeniyle gecikme ve maliyet artışı olduğunda kimin sorumlu olacağı sözleşmesel risk paylaşımına bağlıdır. İzin takvimi proje takviminin bir eki olarak düzenlenmelidir.
Deniz Emniyeti İncelemesinde Hangi Unsurlar Değerlendirilir?
Yanaşacak gemilerin boyu, genişliği, draftı, manevra kabiliyeti, rüzgâr ve akıntı koşulları, dönüş alanı, römorkör ihtiyacı, bağlama düzeni, gece aydınlatması ve seyir yardımcıları incelenebilir. Büyük gemi veya tehlikeli yük tesislerinde manevra simülasyonu ve bağlama analizi önem kazanır.
Deniz emniyeti değerlendirmesi yalnız normal hava koşullarına göre yapılmamalıdır. Operasyon limitleri, maksimum rüzgâr, dalga ve akıntı değerleri, acil ayrılma prosedürü ve arıza senaryoları da belirlenmelidir. İşletme başladıktan sonra bu limitlerin ihlali ayrı idari ve sözleşmesel sorumluluk doğurabilir.
Liman Başkanlığı İzni Hangi Aşamada Alınmalı?
Proje yatırım kararı alındıktan sonra, inşaat başlamadan ve geri dönülmesi zor maliyetler oluşmadan önce izin yol haritası çıkarılmalıdır. Plan, kıyı, çevre ve liman başkanlığı süreçlerinin hangisinin diğerine bağlı olduğu belirlenmeli; teknik proje tüm kurum başvurularında tutarlı şekilde kullanılmalıdır. İnşaat tamamlandıktan sonra izin aramak doğru yöntem değildir.
Özellikle finansman kullanılan projelerde kredi sözleşmesi veya yatırım anlaşması izinlerin alınmasını ön koşul yapabilir. Bu durumda liman izni yalnız idari bir formalite değil, finansman kullanımının da şartı hâline gelir. Yatırımcı izinlerin gerçekleşme tarihlerini sözleşmesel yükümlülükleriyle birlikte planlamalıdır.
İzin Reddedilirse İdari Yargı Yolu Var mı?
Liman başkanlığının ret işlemi idari işlem niteliğindedir. Ret gerekçesi, işlemin kesinliği, tebliğ tarihi ve varsa üst idari başvuru yolları incelendikten sonra idari yargıda iptal davası değerlendirilebilir. Dava açma süresinin hesaplanmasında somut tebliğ tarihi esas alınmalıdır.
Ret teknik belge eksikliğine dayanıyorsa yeni ve tamamlanmış başvuru daha hızlı çözüm olabilir. Buna karşılık idarenin kanuna aykırı değerlendirme yaptığı veya eşitlik/ölçülülük ilkelerine aykırı şart öne sürdüğü düşünülüyorsa yargı denetimi gündeme gelir. Yatırımın devamında telafisi güç zarar doğacaksa yürütmenin durdurulması koşulları ayrıca değerlendirilir.
Belge ve Proje Kontrol Listesi
- Kıyı kenar çizgisi ve güncel imar planı
- Mülkiyet, tahsis veya kullanım hakkı belgeleri
- Koordinatlı vaziyet planı ve aplikasyon
- Batimetri ve deniz tabanı verileri
- İskele/rıhtım teknik projesi
- Yanaşacak gemilerin boyut ve kapasite bilgileri
- Manevra ve bağlama analizi
- Tarama veya dolgu gereksinimi
- ÇED/çevre karar ve izinleri
- Liman başkanlığı görüş ve izinleri
- Diğer kamu kurumlarının uygunluk yazıları
- Yapı ruhsatı ve işletme aşaması belgeleri
İlgili İçerikler
- Gemi liman tesisine zarar verirse kim öder?
- Liman ordinosu olmadan gemi yanaşabilir mi?
- Liman sahasına geliş bildirimi
- Tehlikeli yük liman bildirimi
Resmî Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 618 sayılı Limanlar Kanunu ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu
- Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Sık Sorulan Sorular
Deniz kıyısında iskele yapmak için liman başkanlığı izni gerekir mi?
Evet. 618 m.4 iskeleyi açıkça izin kapsamındaki yapılar arasında sayar.
Liman başkanlığı izni yapı ruhsatı yerine geçer mi?
Hayır. İmar, Kıyı Kanunu, çevre ve diğer özel izinler ayrıca tamamlanır.
Rıhtım ve kayıkhane de m.4 kapsamında mı?
Evet. Rıhtım, kızak ve kayıkhane kanun metninde açıkça sayılmıştır.
Mevcut iskeleyi uzatmak için yeni izin gerekir mi?
Kapasite, uzunluk veya kullanım amacı değişiyorsa mevcut izin kapsamı kontrol edilerek tadil/yeni izin süreci yürütülmelidir.
Yüzer ponton izinsiz konulabilir mi?
Yüzer olması otomatik muafiyet yaratmaz; konum ve kullanımına göre liman başkanlığı ve diğer izinler gerekebilir.
İzinsiz kıyı tesisi sonradan ruhsatlandırılabilir mi?
Her durumda mümkün değildir. Plan, kıyı ve çevre mevzuatına uygunluk ayrıca aranır.
Arsa sahibi olmak denizde yapı hakkı verir mi?
Hayır. Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; bitişik mülkiyet tek başına deniz alanında yapı yetkisi vermez.
ÇED kararı varsa liman iznine gerek kalmaz mı?
Hayır. Çevresel değerlendirme ile liman/deniz emniyeti izni farklı idari süreçlerdir.
İzin reddine dava açılabilir mi?
Kesin ve yürütülmesi zorunlu idari ret işlemine karşı şartları varsa idari yargı yolu değerlendirilebilir.
Proje koordinatları sonradan değiştirilebilir mi?
İzin kapsamını etkileyen koordinat ve proje değişiklikleri için ilgili idarelerden tadil veya yeni onay gerekebilir.
Hukuki Kaynak Kontrolü
Bu içerik 28 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan 618 sayılı Limanlar Kanunu m.4, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve bağlantılı imar/çevre düzenlemeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Liman başkanlığı izninin tek başına tüm yapı ve çevre izinlerinin yerine geçtiği yönünde varsayım yapılmamıştır.
Yazar: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472.
Son kaynak kontrolü: 28 Eylül 2026.
Kıyı Yapısı ve Liman İzni İncelemesi
İskele, rıhtım, marina, terminal ve diğer kıyı tesisi projelerinde izin, plan, sözleşme ve idari uyuşmazlıkların hukuki incelenmesi için iletişim.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Mersin ve Türkiye genelindeki liman, kıyı yapısı ve deniz ticareti dosyaları Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.