B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Patent Başvurusunun Gerçek Hak Sahibi Başkasıysa Ne Yapılır? SMK 110 Hak Sahipliği Davası | 2026

Kısa ve net cevap: Patent başvurusunu yapan kişi gerçek patent isteme hakkı sahibi değilse, bu iddia TÜRKPATENT nezdinde basit bir “hak sahibi düzeltme talebi” olarak ileri sürülemez. SMK m.110/1 başvuru sahibi lehine aksi ispatlanabilir karine kurar. Gerçek hak sahibi olduğunu ileri süren kişi, patent verilmesi işlemleri devam ederken başvuru sahibine karşı hak sahipliği davası açar ve davayı TÜRKPATENT’e bildirir. Mahkeme, karar kesinleşinceye kadar patent verilmesi işlemlerini durdurabilir. Dava kesinleşene kadar başvuru davacının rızası olmadan geri çekilemez; dava sürerken patent verilirse uyuşmazlık patentin gaspı davasına dönüşür.

Kanun Maddesi – SMK 110’da dava öncesi ve dava sırasındaki kurallar

m.110/1: Patent isteme hakkının başvuru sahibine ait olmadığı Kurum nezdinde iddia edilemez; aksi ispat edilene kadar başvuru sahibinin hak sahibi olduğu kabul edilir.
m.110/2: Gerçek hak sahibi olduğunu ileri süren kişi başvuru sahibine karşı dava açabilir ve davayı Kuruma bildirir; mahkeme patent verilmesi işlemlerini karar kesinleşinceye kadar durdurabilir.
m.110/6: Buluşu başvuru sahibiyle birlikte gerçekleştirdiğini ileri süren kişi ortak hak sahipliği tanınması için dava açabilir.
m.110/8: Hak sahipliği davası kesinleşene kadar başvuru davacının rızası olmadan geri çekilemez.
m.110/9: Dava devam ederken patent verilirse başvurunun gaspı davası patentin gaspı davasına dönüşür.

Bu yazının özgün kapsamı: Burada üç aylık seçimlik hakların ayrıntısı değil, hak sahipliği iddiasının dava açılmasından kesin karara kadar nasıl yönetileceği incelenir. Kesin karar sonrası üç aylık seçenekler ayrı SMK 110 rehberinde ele alınmıştır.

Neden TÜRKPATENT nezdinde “gerçek hak sahibi benim” denilemez?

SMK 110/1 bilinçli bir görev ayrımı yapar. Patent isteme hakkının başvuru sahibine ait olmadığı iddiası Kurum nezdinde ileri sürülemez. TÜRKPATENT başvuruyu, aksi ispat edilene kadar başvuru sahibinin patent isteme hakkına sahip olduğu karinesiyle yürütür.

Bu hükmün amacı Kurumu özel hukuk hak sahipliği uyuşmazlığını çözen bir mahkemeye dönüştürmemektir. “Buluşu ben yaptım”, “çalışan dosyayı izinsiz kendi adına başvurdu”, “eski ortak gizli Ar-Ge dosyasını alıp başvurdu” gibi iddialar teknik patent incelemesinden farklı bir yargısal ispat gerektirir.

Bu nedenle gerçek hak sahibi, TÜRKPATENT’e yalnız dilekçe gönderip başvuru sahibinin adının değiştirilmesini isteyerek sonuca ulaşamaz. Hak sahipliği mahkeme kararıyla belirlenir; Kurum dosyası dava ve kesin karar üzerinden etkilenir.

Hak sahipliği davası kime karşı açılır?

SMK 110/2 davanın başvuru sahibine karşı açılacağını söyler. Davacı ise SMK 109/1 uyarınca patent isteme hakkının gerçek sahibi olduğunu ileri süren kişidir. Bu nedenle dava öncesinde hem davacının hak zinciri hem de TÜRKPATENT dosyasındaki güncel başvuru sahibi doğrulanmalıdır.

Başvuru sahibi şirket değişmiş, devir işlemi yapılmış veya birden fazla başvuru sahibi bulunuyorsa taraf teşkili somut sicil durumuna göre kurulmalıdır. Eski bir başvuru çıktısına dayanmak yerine dava tarihine yakın güncel TÜRKPATENT kaydı alınmalıdır.

Davanın merkezinde “patentlenebilir bir buluş var mı?” sorusundan önce “patent isteme hakkı kime ait?” sorusu bulunur. Teknik çözümün oluşum süreci, tarafların hukuki ilişkisi ve hak devri belgeleri bu nedenle temel delillerdir.

Dava TÜRKPATENT’e neden bildirilir?

Kanun, hak sahipliği davasının Kuruma bildirilmesini açıkça öngörür. Bildirim sayesinde devam eden patent başvuru dosyasında hak sahipliği uyuşmazlığının varlığı görünür hâle gelir ve mahkemenin patent verilmesi işlemlerini durdurma kararı varsa uygulanabilir.

Bildirim yalnız e-posta ile “dava açıldı” demek şeklinde bırakılmamalıdır. Dava açılış belgesi, mahkeme ve esas numarası, uyuşmazlığa konu patent başvuru numarası ve varsa tedbir/durdurma kararıyla birlikte Kurumun öngördüğü usulde sunulmalıdır.

Başvuru numarasının yanlış yazılması ciddi sonuç doğurabilir. Aynı buluş ailesinde birden fazla ulusal veya bölünmüş başvuru varsa davanın hangi dosyayı kapsadığı açıkça gösterilmelidir.

Patent verilmesi işlemleri durdurulabilir mi?

SMK 110/2, hak sahipliği davası açıldığında patent verilmesi işlemlerinin kendiliğinden duracağını söylemez. Kanunun ifadesi, işlemlerin mahkeme tarafından durdurulabileceği yönündedir. Dolayısıyla “dava açıldığı anda TÜRKPATENT dosyası otomatik askıya alınır” şeklindeki ifade doğru değildir.

Durdurma talep edilecekse neden gerekli olduğu somutlaştırılmalıdır. Patent verilirse uyuşmazlığın m.111 kapsamındaki patent gaspı davasına dönüşeceği, sicilde üçüncü kişi işlemlerinin gündeme gelebileceği veya başvurunun ilerlemesinin uyuşmazlığı karmaşıklaştıracağı gibi hususlar somut dosyada değerlendirilir.

Mahkeme kararının TÜRKPATENT’e ulaştırılması ve dosyaya işlenmesi ayrıca takip edilmelidir. Durdurma kararının varlığı, tarafların Kurum kayıtlarını kontrol etme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Gerçek hak sahipliği nasıl ispatlanır?

Hak sahipliği davası genellikle teknik ve hukuki delilin birlikte kullanılmasını gerektirir. Davacı yalnız “bu fikir bana aitti” beyanıyla yetinmemelidir. Buluşun ne zaman, hangi teknik problem üzerine ve hangi kişilerce geliştirildiği kronolojik olarak gösterilmelidir.

  • Tarihli laboratuvar veya Ar-Ge defterleri.
  • Kaynak kodu sürüm kayıtları, CAD çizimleri, devre şemaları veya teknik taslaklar.
  • Prototip ve test raporları.
  • Buluş bildirim formu ve çalışan buluşu yazışmaları.
  • Gizlilik, danışmanlık, ortak geliştirme ve devir sözleşmeleri.
  • Toplantı tutanakları ve teknik karar e-postaları.
  • TÜRKPATENT başvuru dosyasındaki tarifname, istemler ve başvuru tarihi.
  • Taraflar arasındaki hak devri veya halefiyet belgeleri.

Delilin hedefi yalnız davacının teknik katkısını göstermek değildir; başvuru sahibinin patent isteme hakkını hangi hukuki sebebe dayandırdığını da test etmektir. Başvuru sahibinin geçerli devir veya çalışan buluşu hak talebi varsa salt buluşu başka kişinin yapmış olması tek başına başvurunun haksız olduğu anlamına gelmeyebilir.

Kısmi veya ortak hak sahipliği davası

SMK 110/6, uyuşmazlığın her zaman “patentin tamamı benim” şeklinde kurulmadığını açıkça kabul eder. Buluşu başvuru sahibiyle birlikte gerçekleştirdiğini ve kısmi hakkı bulunduğunu ileri süren kişi, ortak hak sahipliği tanınması talebiyle dava açabilir.

Bu durumda teknik katkı analizi daha ayrıntılıdır. Patent istemlerindeki hangi teknik unsurların kim tarafından geliştirildiği, katkıların tek bir buluş bütünlüğü oluşturup oluşturmadığı ve tarafların önceden yaptığı sözleşmeler birlikte incelenir.

Kısmi hak iddiası, yalnız projede görev almış olmaya dayanamaz. Gerçek buluş katkısı somut teknik kayıtlarla açıklanmalıdır.

Dava sırasında patent başvurusu geri çekilebilir mi?

SMK 110/8 davacıyı koruyan özel bir hüküm getirir: hak sahipliğini belirlemek için açılan dava hakkında karar kesinleşene kadar başvuru davacının rızası olmadan geri çekilemez. Bu hüküm, başvuru sahibinin tek taraflı geri çekmeyle davanın konusunu etkisizleştirmesini önler.

Burada zamanlama önemlidir. Dava açılmış ve m.110/2 uyarınca süreç Kuruma bildirilmiş olmalıdır. Başvurunun daha önce geri çekilmiş veya reddedilmiş olduğu bir durumda aynı hükmün uygulanması varsayılamaz; başvuru statüsü dava öncesinde mutlaka kontrol edilmelidir.

Dava sürerken patent verilirse ne olur?

SMK 110/9 son derece nettir: dava devam ederken başvuruya patent verilirse başvurunun gaspı davası patentin gaspı davasına dönüşür. Uyuşmazlık sona ermez; hukuki nesne başvurudan verilmiş patente dönüşür ve SMK 111’in devir, süre ve üçüncü kişi sonuçları önem kazanır.

Bu nedenle davacı yalnız başlangıçtaki başvuru statüsüne güvenmemeli, TÜRKPATENT Bülteni ve dosya durumunu dava boyunca izlemelidir. Patent verilmişse taleplerin ve sicil bildirimlerinin yeni duruma uyarlanması gerekir.

Dava stratejisinde hangi acil tedbirler düşünülmelidir?

Hak sahipliği uyuşmazlığında zaman kritik olabilir. Davacı, dava dilekçesiyle birlikte patent verilmesi işlemlerinin durdurulmasını talep edip etmeyeceğini somut olayın risklerine göre değerlendirmelidir. Ayrıca teknik delillerin kaybolma riski varsa delil tespiti veya belge ibrazı gibi usul araçları gündeme gelebilir.

Gizli Ar-Ge kayıtlarının karşı tarafta bulunması hâlinde delil stratejisi özel önem taşır. Hangi belgenin kimde olduğu, ticari sır niteliği ve mahkemeye sunum usulü önceden planlanmalıdır. Patent tarifnamesi yayımlanmış olsa bile başvuru öncesi geliştirme kayıtlarının tamamı kamuya açık olmayabilir.

Somut uyuşmazlık senaryoları

Senaryo 1: Eski ortak gizli teknik dosyayla kendi adına başvuruyor

İki ortak proje geliştiriyor; ayrılıktan sonra ortaklardan biri diğerinin teknik katkılarını içeren buluşu tek başına kendi adına patent başvurusuna dönüştürüyor. Gerçek hak sahibi olduğunu ileri süren diğer ortak, m.110/2 uyarınca başvuru sahibine karşı dava açıp Kuruma bildirir. Teknik katkı ve ortaklık sözleşmeleri temel delillerdir.

Senaryo 2: Çalışan buluşu kendi adına başvuruyor

Çalışan hizmet buluşunu işverene bildirmeden veya çalışan buluşu prosedürü tartışmalı biçimde yürürken kendi adına başvuru yapıyor. Hak sahipliği yalnız m.110’a bakılarak çözülemez; SMK 113-116’daki çalışan buluşu hükümleri ve işverenin hak talebinin süresi birlikte değerlendirilir.

Senaryo 3: Davacı yalnız buluşun yarısında hak iddia ediyor

Davacı, teknik çözümün belirli kısmını başvuru sahibiyle birlikte geliştirdiğini ispatlıyor ancak tamamının kendisine ait olduğunu ileri sürmüyor. M.110/6 ortak hak sahipliği talebine açıkça imkân verir.

Senaryo 4: Dava devam ederken patent veriliyor

Mahkeme işlemleri durdurmamış ve TÜRKPATENT incelemesi sonuçlanarak patent verilmişse, m.110/9 uyarınca başvurunun gaspı davası patentin gaspı davasına dönüşür. Artık SMK 111’deki süre ve üçüncü kişi hükümleri ayrıca dikkate alınır.

Bu yazı ile üç aylık seçimlik haklar yazısı arasındaki fark

Bu yazıAyrı SMK 110 üç aylık süre yazısı
Dava açılması ve davalıKesin karar sonrası seçenekler
Kurum nezdinde iddia yasağıBaşvurunun kendi adına devamı
Kurum bildirimi ve olası durdurmaRüçhan bağlantılı yeni başvuru
Kısmi hak sahipliğiBaşvurunun reddini isteme
Dava sırasında geri çekme yasağıÜç aylık sürenin kaçırılmasının sonucu
Dava sırasında patent verilmesiKesinleşme tarihinin süre başlangıcına etkisi

Dava açılmadan önce yapılması gereken hak zinciri incelemesi

Hak sahipliği davası hazırlanırken ilk adım karşı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürmek değil, davacının kendi patent isteme hakkını kesintisiz biçimde kurmaktır. Buluşu davacı mı gerçekleştirdi, hak ona sözleşmeyle mi geçti, çalışan buluşu hükümleri mi uygulandı, ortak geliştirme sözleşmesi var mı, miras veya şirket birleşmesi gibi halefiyet söz konusu mu? Bu zincirdeki her halka belgeye bağlanmalıdır.

Özellikle şirket davacıysa “buluş şirketimizde geliştirildi” cümlesi tek başına yeterli bir hukuki açıklama değildir. Buluşu gerçekleştiren gerçek kişiler belirlenmeli ve patent isteme hakkının hangi kanuni veya sözleşmesel mekanizmayla şirkete geçtiği gösterilmelidir. Çalışan buluşu söz konusuysa çalışanın bildirimi, işverenin hak talebi ve tarihleri dosyanın merkezine alınmalıdır.

TÜRKPATENT tarifnamesi hak sahipliği davasında neden kritik delildir?

Başvuru dosyasındaki tarifname ve istemler, uyuşmazlığın teknik konusunu sınırlar. Davacı kendi Ar-Ge kayıtlarını doğrudan patent istemleriyle eşleştirmelidir. Örneğin davacının iki yıl önce geliştirdiği genel ürün fikri değil, patent istemlerinde koruma talep edilen teknik çözümle bağlantılı katkı ispatlanmalıdır.

Bu nedenle bir “teknik karşılaştırma matrisi” hazırlanabilir: patent istemindeki her unsur bir sütunda, bu unsurun davacının hangi tarihli belgesinde bulunduğu başka sütunda, başvuru sahibinin bu bilgiye ne zaman ve nasıl eriştiği üçüncü sütunda gösterilir. Böyle bir çalışma mahkemenin karmaşık teknik geçmişi kronolojik biçimde görmesini kolaylaştırır.

Başvuru sahibinin geçerli bir devir iddiası varsa ne olur?

Buluşu ilk geliştiren kişinin davacı olması, patent isteme hakkının dava tarihinde mutlaka hâlâ davacıda bulunduğunu göstermez. Patent isteme hakkı SMK 109/1 uyarınca devredilebilir. Başvuru sahibi, gerçek buluş sahibinden daha önce geçerli bir devir aldığını savunabilir. Bu durumda uyuşmazlık “buluşu kim yaptı?” sorusunun yanında “patent isteme hakkı daha sonra kime geçti?” sorusunu da içerir.

Devir belgesinin kapsamı, tarihi, imza yetkisi ve devredilen buluşun yeterince belirli olup olmadığı incelenmelidir. Genel danışmanlık veya iş sözleşmesindeki fikrî hak maddesinin somut buluş üzerindeki sonucu da ilişkinin tabi olduğu özel hükümlerle birlikte değerlendirilir.

Dava devam ederken bölünmüş başvuru yapılırsa ne olur?

SMK 110/7, kesin karar sonrası m.110/3’teki mekanizmanın SMK 91’e göre yapılan bölünmüş başvurular hakkında da uygulanacağını açıkça belirtir. Bu nedenle hak sahipliği uyuşmazlığı bulunan ana başvurunun teknik içeriğinden bölünmüş başvuru yapılması, gerçek hak sahibinin kanuni korumasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Davacı, TÜRKPATENT dosyasını yalnız ana başvuru numarası üzerinden takip etmekle yetinmemeli; bölünmüş başvuru oluşturulup oluşturulmadığını da kontrol etmelidir. Teknik kapsamın farklı dosyalara ayrılması, dava konusu hak zincirini ve kesin karar sonrası yapılacak Kurum işlemlerini etkileyebilir.

Başvurunun geri çekilmesinde davacı rızası nasıl belgelenmelidir?

SMK 110/8’in amacı, hak sahipliği davası sürerken başvuru sahibinin dosyayı tek taraflı geri çekerek uyuşmazlığı anlamsızlaştırmasını önlemektir. Davacı gerçekten geri çekmeye rıza gösterecekse bu iradenin açık, yazılı ve hangi başvuru numarasına ilişkin olduğu tereddütsüz biçimde belgelenmesi gerekir.

Bir uzlaşma sözleşmesi kapsamında geri çekme kararlaştırılıyorsa yalnız “taraflar davadan feragat eder” cümlesi yerine patent başvurusunun akıbeti, dava, masraflar, gizlilik ve aynı buluş için başka başvuruların durumu ayrı maddelerde düzenlenmelidir. Aksi hâlde dava sona erse dahi yeni hak sahipliği uyuşmazlığı doğabilir.

Sık sorulan sorular

1. TÜRKPATENT’e “başvuru sahibi gerçek hak sahibi değil” diye itiraz edilebilir mi?

SMK 110/1 bu hak sahipliği iddiasının Kurum nezdinde ileri sürülemeyeceğini düzenler; yargı yolu gerekir.

2. Dava kime karşı açılır?

Patent başvuru sahibine karşı.

3. Dava Kuruma bildirilmeli mi?

Evet. M.110/2 bunu açıkça düzenler.

4. Dava açılınca patent işlemleri otomatik durur mu?

Hayır. Mahkeme tarafından durdurulabilir.

5. Ortak buluş sahibi de dava açabilir mi?

Evet. M.110/6 kısmi hak iddiasıyla ortak hak sahipliği talebine imkân verir.

6. Başvuru sahibi dava sırasında başvuruyu geri çekebilir mi?

Karar kesinleşene kadar davacının rızası olmadan geri çekemez.

7. Dava sürerken patent verilirse dava biter mi?

Hayır. M.110/9 uyarınca patent gaspı davasına dönüşür.

8. Hak sahipliğinde en önemli deliller nelerdir?

Teknik geliştirme kayıtları, sözleşmeler, buluş bildirimleri ve başvuru dosyasıdır.

9. İlk başvuran kişi kesin hak sahibi midir?

Hayır. SMK 109/4 yalnız aksi ispatlanabilir karine kurar.

10. Kesin karar davacı lehine çıkarsa sonraki süre nedir?

SMK 110/3-5’te üç aylık seçim süresi vardır; ayrıntısı ayrı rehberde ele alınmaktadır.

Resmî kaynaklar ve ilgili yazılar

Resmî kaynak: TÜRKPATENT – 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu · TÜRKPATENT Mevzuat.

İlgili içerikler: SMK 109 – Patent isteme hakkı · SMK 110 – Kesin karar sonrası üç aylık seçimlik haklar · SMK 111 – Patentin gaspı · Fikri Mülkiyet Hukuku.

Hukuki kaynak notu: İçerik 28.09.2026 tarihinde SMK m.110/1, 2, 6, 8 ve 9 merkezli olarak baştan yazılmıştır. Kesin karar sonrası üç aylık seçimlik haklar ayrı içerikte ele alınmıştır. Yazar: Av. Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp