Kaptanın Donatanı Temsil Yetkisi: Liman ve Kredi
Kısa ve net cevap: Kaptanın donatanı temsil yetkisi, geminin bulunduğu yer ve işlemin niteliğine göre değişir. TTK m.1103’e göre gemi bağlama limanındayken kaptanın işlemleri, özel yetki veya başka özel borçlandırıcı sebep yoksa donatanı bağlamaz; gemi adamı tutma yetkisi istisnadır. Bağlama limanı dışında TTK m.1104, geminin donatılması, yakıt ve kumanya, personel ve güvenli yolculuk için kanuni temsil yetkisi verir. Kredi işlemleri m.1105’teki zorunluluk ve gerekli miktar şartlarına tabidir. Kambiyo taahhüdünden donatanın şahsen sorumlu olması için açık temsil yetkisi gerekir. Yetki içindeki işlemin borcu ile kaptanın kusur tazminatı farklıdır.

Kaptanın imzası görüldüğünde önce hangi soru sorulur?
Bir tedarik veya hizmet sözleşmesinde kaptanın imzası bulunması, borçlunun kim olduğunu tek başına açıklamaz. Kaptanın hangi sıfatla hareket ettiği, işlemin kanuni yetkisine girip girmediği ve ayrıca kişisel bir taahhüt verip vermediği belirlenmelidir. Gemiyle ilgili bütün işlemleri kaptanın kişisel borcu saymak da donatanın her imzadan koşulsuz sorumlu olduğunu kabul etmek de kanundaki ayrımları gözden kaçırır.
Donatanın kimliği de doğru saptanmalıdır. TTK m.1061, kendi gemisini menfaat sağlamak için suda kullananı donatan olarak tanımlar; başkasına ait gemiyi kendi adına işleten kişinin üçüncü kişiler karşısındaki konumunu ayrıca düzenler. Sicilde malik olan kişiyle işletmeci bazı yapılarda farklı olabilir. Gemi kira sözleşmesi bu ayrımın ortaya çıkabildiği ilişkilerden biridir.
Bu yazı, kaptanın kanundan doğan temsilini ele alır. Gemi müdürünün donatma iştirakini temsili başka bir düzenlemeye dayanır. Gemi müdürünün yetkileri kaptana otomatik olarak aktarılamaz. Aynı kişinin birden fazla sıfat taşıdığı durumda bile, imzaladığı işlemde hangi sıfatı kullandığı ve bu sıfata bağlı yetki ayrıca incelenir.
Kaptan bağlama limanında donatanı hangi şartlarla borçlandırır?
TTK m.1103/1, gemi henüz bağlama limanındayken kaptanın yaptığı hukuki işlemlerin kural olarak donatanı bağlamayacağını belirtir. Kaptanın ayrıca verilmiş özel yetkiye dayanması veya borcun başka özel borçlandırıcı sebepten doğması istisna olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla geminin kendi bağlama limanındaki sözleşmede yalnız kaptanlık unvanına dayanılarak sınırsız temsil varsayılamaz.
Bağlama limanı, geminin o sırada herhangi bir iş için bulunduğu limanla aynı kavram değildir. Önce geminin bağlama limanı belgelerden belirlenir, sonra işlem tarihindeki gerçek konumu karşılaştırılır. Geminin sicil yeri ve bağlama limanı bağlantısı için TTK 955 sicil yeri rehberi yardımcıdır. Limanın adı üzerinden tahmin yapılmamalıdır.
TTK m.1103/2, kaptanın bağlama limanında da gemi adamı tutmaya yetkili olduğunu açıkça belirtir. Bu özel yetki, aynı yerde yapılan bütün yakıt, bakım, kredi veya satış işlemlerine genişletilemez. Her sözleşmenin türü belirlenmelidir. Personel tutma yetkisi ile o personelin iş sözleşmesinin zorunlu şekli ve çalışma koşulları da farklı konulardır.
Özel yetki belgesi varsa kapsamı okunmalıdır. Belirli bir hizmetin alınması için verilmiş yetkinin bütün gelecekteki borçlanmaları içerdiği kabul edilemez. Yetki tarihi, veren kişinin temsil konumu, işlem türü ve varsa sınırlar karşılaştırılır. Sonradan gönderilen genel bir teşekkür veya bilgi mesajı, kendi başına önceden verilmiş özel yetki belgesi gibi sunulmamalıdır.
Bağlama limanı dışında kaptanın kanuni yetkisi hangi işleri kapsar?
TTK m.1104/1, kaptanın geminin donatılması, yakıt ve kumanyası, gemi adamları, denize, yola ve yüke elverişli tutulması ve genel olarak yolculuğun güvenli biçimde sürdürülmesine ilişkin işlemleri donatan adına yapmasına izin verir. Yetki geminin işletme ve yolculuk ihtiyaçlarıyla bağlantılıdır. Gemiyle uzaktan ekonomik ilişkisi bulunan her yatırım kararı aynı kapsama girmez.
İşlemin hangi somut ihtiyacı karşıladığı açıklanmalıdır. Hizmetin veya malın gemiyle bağlantısı, miktarı, teslim yeri ve zamanı sözleşme ile teslim belgelerinden anlaşılır. Bu inceleme, sonradan uyuşmazlık doğduğunda borcun dayanağını göstermeye de yarar. Kaptanın unvanı doğru olsa bile gerçekte başka bir işletmeye sağlanan malın bu gemiye teslim edildiği varsayılmamalıdır.
TTK m.1104/2, taşıma sözleşmesi yapmayı ve görevlerine giren konularda dava açmayı da kaptanın yetkisi içinde sayar. Dava yetkisinin konusu kaptanın görev alanıyla ilişkilidir. Bu hüküm, donatanın gemiyle ilgisiz bütün özel hukuk uyuşmazlıklarında kaptanın sınırsız temsilci olduğu anlamına gelmez. Yargılama usulünün temsil ve başvuru şartları ayrıca uygulanır.
Bağlama limanı dışında bulunmak tek başına her kredi işlemini olağan tedarik işlemi hâline getirmez. Kanun kredi için m.1105’te ayrıca zorunluluk ve gerekli miktar sınırı koymuştur. Bu nedenle m.1104’ün genel işlem yetkisiyle m.1105’in özel koşulları birlikte okunmalıdır. İşletmeye yararlı olmak ile gemiyi korumak veya yolculuğu yapmak için zorunlu olmak aynı ölçü değildir.
İşlem türlerine göre yetki nasıl ayrılır?
| İşlem veya durum | Kanuni başlangıç noktası | Temel kontrol |
|---|---|---|
| Bağlama limanındaki işlem | TTK 1103/1 | Özel yetki veya başka özel borçlandırıcı sebep var mı? |
| Bağlama limanında gemi adamı tutma | TTK 1103/2 | Personel ilişkisi ve iş sözleşmesi şartları doğru mu? |
| Bağlama limanı dışındaki işletme işlemi | TTK 1104 | İşlem geminin donatımı ve güvenli yolculukla bağlantılı mı? |
| Ödünç para veya veresiye mal | TTK 1105/1–2 | Zorunluluk, gerekli miktar ve karşı tarafın bilgisi nedir? |
| Kambiyo taahhüdü | TTK 1105/3 | Donatanın açık temsil yetkisi bulunuyor mu? |
| Kaptanın kendi parasından avans | TTK 1108 | Donatan hesabına yapılan ödeme ve alacağın dayanağı nedir? |
Tablo, aynı gemi için farklı işlemlerin farklı yetki temeline dayanabileceğini gösterir. Sözleşme tek metinde tedarik, kredi ve senet yükümlülüğü içeriyorsa her bölüm ayrı incelenmelidir. Bir bölüm için yetkinin bulunması diğer bütün bölümlere otomatik olarak yayılmaz. Hukuki sonuç, sözleşmenin yalnız başlığından değil içerdiği taahhütlerden anlaşılır.
Kaptanın kredi kullanma yetkisinde zorunluluk şartı nedir?
TTK m.1105/1, gemiyi korumak veya yolculuğu yapmak için zorunluluk bulunmasını arar. Kredi ancak bu ihtiyaçları karşılayacak gerekli miktarda kullanılabilir. Ödünç para, veresiye mal ve benzeri kredi işlemleri kapsam içindedir. İhtiyaç listesinin ve tutarın açıklanması, yetkinin sınırını belirler; sınırsız finansman serbestisi söz konusu değildir.
Zorunluluk değerlendirmesinde mevcut kaynaklar ve geminin ihtiyacı belgelendirilmelidir. Yakıt veya korunma gereği ileri sürülüyorsa talep edilen tutarın bu ihtiyaca nasıl bağlandığı gösterilir. Ancak m.1105/2, işlemin geçerliliğini kaptanın seçiminin amaca uygunluğuna veya sağlanan paranın fiilen nasıl kullanıldığına her durumda bağlamaz. Kanun üçüncü kişinin bilgi durumuna özel önem verir.
Üçüncü kişi kaptanın yetkisiz olduğunu veya krediyi başka amaçla kullanma niyetini biliyorsa yahut bunları bilmemesi ağır ihmal oluşturuyorsa işlem donatanı bağlamaz. Buna karşılık sırf paranın sonradan farklı kullanıldığının ortaya çıkması, kanundaki bilgi ve ağır ihmal incelemesi yapılmadan her işlem için aynı sonucu doğurmaz. İç kullanım sorunu ile karşı tarafın hukuki konumu ayrı değerlendirilir.
Kredi veren veya veresiye mal sağlayan kişi, işlemin gemi ve yolculukla bağlantısını gösteren belgeleri saklamalıdır. Kaptanın talebi, teslim edilen mal, ödeme hesabı ve bilinen kullanım amacı birlikte görülmelidir. Bu belgelerden bazıları açık biçimde farklı amaç gösteriyorsa yalnız sözleşmeye geminin adının yazılması yetki sorununu ortadan kaldırmaz.
Kaptanın verdiği senetten donatan otomatik sorumlu mudur?
TTK m.1105/3, kaptanın kambiyo taahhütlerinden donatanın şahsen sorumlu tutulmasını donatan tarafından açık temsil yetkisi verilmiş olmasına bağlar. Bu nedenle tedarik sözleşmesi yapma veya zorunlu kredi kullanma yetkisi ile kambiyo taahhüdüne ilişkin açık yetki aynı değildir. Temel borç için yetki bulunması, senet üzerindeki sorumluluğu tek başına açıklamaz.
Senet incelemesinde kimin adına imza atıldığı, imzalayanın sıfatı ve yetki belgesinin kapsamı belirlenir. İşlemde hem temel sözleşme hem kambiyo belgesi varsa bunların tarafları ve tutarları karşılaştırılır. Temel alacağın varlığı ile senedin geçerliliği ve temsil şartları ayrı sorulardır. Birindeki eksiklik, diğerinin bütün sonuçlarını aynı biçimde etkiliyor kabul edilmemelidir.
Bu yazı belirli bir senedin geçerli veya geçersiz olduğu sonucunu belge görülmeden vermemektedir. Yetki aşımı, kişisel taahhüt ve kambiyo hukukunun özel hükümleri birlikte incelenir. Kaptanın imzasının varlığına dayanarak donatanın bütün malvarlığına doğrudan başvurulabileceği şeklinde genel sonuç kurulmaz. Açık temsil yetkisinin kanundaki yeri korunmalıdır.
Donatanın iç talimatla koyduğu sınır herkese karşı geçerli mi?
TTK m.1106, donatanın kaptanın kanuni temsil yetkisini sınırlandırması durumunda bu sınırlamaya uyulmadığını yalnız sınırlamayı bilen kişilere karşı ileri sürebileceğini düzenler. Kaptana şirket içinde gönderilen bir talimatın karşı tarafça da bilindiği kendiliğinden kabul edilemez. Bilginin kime ve ne zaman ulaştığı belgelerden belirlenir.
Burada kanunda hiç bulunmayan yetki ile mevcut kanuni yetkinin iç ilişkide daraltılması ayrılmalıdır. Kambiyo taahhüdü için açık yetki aranan durumda, m.1106 gerekçesiyle böyle bir yetki varmış gibi hareket edilemez. Önce işlemin hangi kanuni kategoriye girdiği saptanır; sonra iç sınırlamanın üçüncü kişiye etkisi değerlendirilir.
Donatan ile kaptan arasındaki sorumluluk da dış sözleşmenin etkisinden farklıdır. Üçüncü kişiye karşı borcun doğmuş olması, kaptanın iç talimata uygun davrandığını göstermez. İç yükümlülük ihlali iddiası ayrı incelenebilir. Tersinden, iç talimatın ihlal edilmiş olması dış sözleşmenin her durumda geçersiz olduğu anlamına gelmez.
Kaptanla sözleşmenin feshi bildirildiğinde temsil yetkisi hemen sona erer mi?
TTK m.1107, sözleşmenin feshini bildiren donatanın, feshi bildirim süresi içinde kaptanın yetkilerini kullanmasını yasaklayabileceğini belirtir. Bu nedenle fesih bildirimiyle yetkinin kullanılmasına ilişkin yasak aynı işlem olarak varsayılmamalıdır. Donatanın hangi iradeyi ne zaman açıkladığı ve bunun kapsamı belirlenir.
İş ilişkisine ilişkin fesih süresi, geminin güvenli yönetimi için görev devri ve temsil yetkisinin kullanılmasının yasaklanması ayrı başlıklardır. Yeni kaptanın göreve başlamasıyla eski kaptanın hangi tarihe kadar işlem yaptığı açık olmalıdır. Kaptanın ayrılması ve vekâlet rehberi fiilî görev düzenindeki ayrımları açıklar.
Kaptan kendi parasını kullanırsa donatandan ne isteyebilir?
TTK m.1108, vekâleti olmaksızın donatan hesabına kendi parasından avans veren veya kendi adına borçlanan kaptanı, donatandan olan tazminat alacağı bakımından üçüncü kişiler durumunda kabul eder. Bu hüküm, kaptanın yaptığı her kişisel harcamanın koşulsuz geri ödeneceği anlamına gelmez. Harcamanın donatan hesabına yapıldığı ve talebin hukuki dayanağı ortaya konulmalıdır.
Kendi adına borçlanma ile donatanı temsil ederek borçlandırma farklıdır. Kredi belgesinde kaptan kişisel borçluysa alacaklıyla arasındaki ilişki ve donatana yönelteceği talep ayrı incelenir. Ödeme dekontu, faturanın hangi ihtiyaca ilişkin olduğu ve gemiyle bağlantısı gösterilir. Aynı tutarın hem kaptanın avans alacağı hem tedarikçinin ödenmemiş faturası olarak iki kez talep edilmesi önlenmelidir.
Yetki içindeki işlemin borcu kime aittir?
TTK m.1109/1, kaptanın donatan adına hareket ettiğini bildirerek veya bildirmeyerek, gemiyi yöneten kişi sıfatıyla kanuni yetkileri içinde yaptığı işlemlerden donatanın hak ve borç kazanacağını düzenler. Bu hüküm, kanuni temsil kapsamında doğrudan sonuç doğurur. Ancak yetki kapsamının incelenmesi yine zorunludur; sadece geminin adının sözleşmede geçmesi yeterli değildir.
İkinci fıkraya göre kaptan ifayı ayrıca üstlenmemiş ve kanuni yetkilerini aşmamışsa yaptığı işlem nedeniyle şahsen borç altına girmez. Bunun yanında m.1088–1089’daki kusur sorumluluğu saklıdır. Kaptanın tazminat sorumluluğu, bu sözleşmesel borç ayrımından bağımsız olarak incelenmelidir.
Yabancı bayraklı gemide dava kaptana yöneltilebilir mi?
TTK m.1104/3, yabancı bayraklı gemilerde malik veya kiracıya açılacak dava veya takibin onlar hakkında geçerli olmak üzere kaptana da yöneltilebilmesini düzenler. Bu, kaptanın her durumda borcun kişisel borçlusu olduğu anlamına gelmez. Dava veya takipte hangi kişi adına ve hangi sıfatla muhatap alındığı açık tutulmalıdır.
Hükmün uygulanmasında geminin yabancı bayrağı, malik veya kiracının kimliği ve yöneltilen talep belirlenir. Görev, yetki, tebligat ve diğer usul şartları ayrıca değerlendirilir. Kaptanın isminin dosyada bulunması, onun kişisel malvarlığının bütün talepler için teminat sayılmasıyla eş anlamlı değildir. Temsil yolu ile maddi borçluluk karıştırılmamalıdır.
Tedarikçi ve donatan için belge kontrol sırası
Önce geminin kimliği, bağlama limanı ve işlem tarihindeki konumu kaydedilir. Sonra sözleşmenin tedarik, kredi, kambiyo veya başka bir tasarruf içerip içermediği belirlenir. Yetki belgesi varsa kapsamı; kanuni yetkiye dayanılıyorsa ilgili madde ve koşullar kontrol edilir. Teslim, ödeme ve yazışma belgeleri bu işlemle eşleştirilir.
Son kontrolde kişisel taahhüt ile temsil sıfatı ayrılır. Kaptanın kendi adına verdiği avans, donatan adına alınmış mal ve başka şirkete yapılan ödeme aynı hesapta açıklamasız birleştirilmez. Uyuşmazlık doğarsa her talebin dayanağı ayrı gösterilir. Böylece imzayı kimin attığı kadar, bu imzanın hangi hak ve borcu kimin için doğurduğu da anlaşılır.
Kredi dosyasında tarih ve amaç eşleştirmesi
Kredi veya veresiye alım dosyasında talebin yapıldığı tarih, geminin o tarihteki konumu, ihtiyaç duyulan mal veya para ve teslim zamanı aynı çizelgede gösterilir. Bağlama limanındaki bir görüşmenin ardından gemi başka limana gitmişse, sözleşmenin hangi aşamada kurulduğu özellikle belirlenir. Fatura kesilme tarihi her zaman sözleşmenin kuruluş tarihi değildir. Bu ayrım yapılmadan yalnız faturadaki liman adına bakılarak TTK m.1103 veya m.1104 seçilmemelidir.
Karşı tarafın bildiği hususlar da belge bazında ayrılmalıdır. Kaptanın gönderdiği ihtiyaç listesi, donatanın cevapları ve malın teslim edildiği yer kredi verenin bilgi durumunu açıklayabilir. Sadece sonradan ortaya çıkan kullanım sonucu, işlem anında bilinen amaçla aynı kabul edilmez. Buna karşılık yazışmalarda kredinin geminin korunması veya yolculuk dışında bir amaçla istendiği açıkça görülüyorsa bu bilgi yok sayılmaz. TTK m.1105/2 incelemesinde kanundaki bilme ve ağır ihmal ölçüleri esas alınır.
Ödeme talebi hazırlanırken temel sözleşme borcu ile senetten doğan talep ayrı yazılmalıdır. Aynı ekonomik ilişki için iki belge bulunması, borcun iki katına çıktığı anlamına gelmez. Kaptanın ayrıca ifayı üstlendiği ileri sürülüyorsa hangi beyanın bu sonucu doğurduğu gösterilir. Temsil sıfatıyla atılan imza, açıklama yapılmadan kişisel kefalet veya borca katılma gibi sunulmaz. Belgelerin hukuki niteliği kendi şartlarına göre belirlenir.
Son olarak karşılanan gider ve kalan bakiye birlikte kaydedilir. Donatanın daha önce yaptığı ödeme, kaptanın verdiği avans veya başka bir kişinin tahsilatı hesabın dışında bırakılmamalıdır. Talebin muhatabı değişse bile aynı alacağa ilişkin ödeme kayıtları korunur. Böylece uyuşmazlık, temsil yetkisindeki belirsizliğin yanında gereksiz bir mükerrer tahsilat tartışmasına dönüşmez.
Sık sorulan sorular
Kaptan bağlama limanında donatanı her işlemle bağlar mı?
Hayır. TTK 1103/1 özel yetki veya başka özel borçlandırıcı sebep arar; gemi adamı tutma ikinci fıkradaki istisnadır.
Bağlama limanı dışında hangi işlemler yapılabilir?
TTK 1104 geminin donatımı, yakıt, kumanya, personel, elverişlilik ve güvenli yolculukla ilgili işlemler için kanuni temsil yetkisi verir.
Kaptan sınırsız kredi alabilir mi?
Hayır. TTK 1105/1 gemiyi koruma veya yolculuk için zorunluluk ve gerekli miktar sınırı koyar.
Kredi başka amaçla kullanılırsa işlem her zaman geçersiz mi?
TTK 1105/2 üçüncü kişinin bilgisi ve ağır ihmalini ayrıca değerlendirir. Sonradan farklı kullanım tek başına her işlem için aynı sonucu doğurmaz.
Donatan kaptanın senedinden otomatik sorumlu mu?
TTK 1105/3, kambiyo taahhüdünden şahsi sorumluluk için donatanın açık temsil yetkisini arar.
İç yetki sınırı herkese ileri sürülebilir mi?
TTK 1106, kanuni yetkinin iç sınırlamasını yalnız bunu bilen kişilere karşı ileri sürme imkânı tanır.
Kaptanın her imzası kişisel borç doğurur mu?
TTK 1109/2 gereğince ifayı ayrıca üstlenmemiş ve yetkisini aşmamışsa işlem nedeniyle şahsen borçlanmaz. Kusur tazminatı ayrıdır.
Yabancı bayraklı gemide kaptana dava yöneltmek onu kişisel borçlu yapar mı?
Hayır. TTK 1104/3 malik veya kiracı hakkında geçerli olacak yöneltme yolunu düzenler; maddi borçluluk ayrıca belirlenir.
Resmî dayanaklar
Doğrudan kaynak TTK m.1103–1109; donatanın sıfatı bakımından m.1061’dir. Resmî Gazete’deki kanun yayımı kabul edilen metni gösterir. Arşiv belgeleri bütün kanunun güncel konsolide sürümü olarak sunulmamaktadır. Belirli işlemde temsil belgeleri, sözleşme ve uygulanacak özel hükümler birlikte incelenmelidir.
Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472. Yayın: 28 Eylül 2026.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki süreçler Mersin merkezli yürütülür. Temsil uyuşmazlıklarında geminin konumu, kaptanın yetkisi, işlem türü ve teslim belgeleri birlikte değerlendirilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.