B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Gemi Kira Sözleşmesi Nedir? Bareboat Charter ve TTK m.1119 | 2026

Kısa ve net cevap: Türk Ticaret Kanunu m.1119 uyarınca gemi kira sözleşmesi, kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanımını kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Gemi, gemi adamlarıyla birlikte kiracının kullanımına bırakılmış olsa bile sözleşmenin gemi kirası niteliği değişmez. Bu yapı, deniz ticaretinde sık kullanılan bareboat/demise charter ilişkisinin Türk hukukundaki temel karşılığıdır; ancak sözleşmenin gerçek hukuki niteliği başlığından değil, tarafların geminin zilyetliği, teknik ve ticari yönetimi üzerindeki yetkilerinden belirlenir.
Liman yakınında ticari gemi
Photo by Nathan Cima on Unsplash

Gemi kira sözleşmesinin kanuni tanımı nedir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, gemi kira sözleşmesini deniz ticareti sözleşmeleri içinde özel olarak düzenler. TTK m.1119’a göre kiraya veren, belirli bir süre için geminin kullanımını kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmayı üstlenir. Tanımın merkezinde üç unsur vardır: kullanılabilir bir gemi, belirli süre ve kira bedeli karşılığında kullanımın kiracıya bırakılması. Bu nedenle yalnızca bir seferde belirli yükün taşınmasının kararlaştırıldığı klasik navlun ilişkisi ile geminin bütün kullanımının kiracıya bırakıldığı gemi kirası aynı hukuki işlem değildir.

Denizcilik uygulamasında sözleşmeler çoğu zaman İngilizce başlıklarla hazırlanır. “Bareboat charter”, “demise charter”, “time charter”, “voyage charter” gibi ifadeler sözleşmenin niteliğine ilişkin güçlü işaretlerdir; fakat Türk hukukunda uyuşmazlık çıktığında yalnızca belgenin başlığına bakılmaz. Geminin fiilî ve hukuki kullanımının kime bırakıldığı, kaptan ve mürettebat üzerinde kimin işveren ve talimat yetkisine sahip olduğu, işletme giderlerini kimin karşıladığı, geminin ticari yönetiminin kimde bulunduğu ve kira/ücret mekanizmasının nasıl kurulduğu birlikte değerlendirilir.

Bareboat charter ile zaman çarteri aynı şey midir?

Hayır. Gemi kirası ile zaman çarteri TTK’da ayrı bölümlerde düzenlenmiştir. Gemi kirasında geminin kullanımı kiracıya bırakılır. Zaman çarterinde ise TTK m.1131 uyarınca donatılmış bir geminin ticari yönetimi belirli süre ve ücret karşılığında tahsis olunana bırakılır; geminin teknik yönetimi tahsis edende kalır. Bu ayrım, yakıt ve liman masraflarından gemi adamı borçlarına, sigortadan üçüncü kişilere karşı sorumluluğa kadar birçok sonucu değiştirir.

Bu nedenle “charter” sözcüğü tek başına yeterli değildir. Sözleşmede geminin çıplak olarak teslimi, mürettebatın kimin emrinde olduğu, bakım-onarım yükümlülüğünün dağılımı, teknik yönetim, ticari rotalama, bunker giderleri, liman ve acente giderleri gibi hükümler incelenmelidir. Sitemizdeki navlun sözleşmesi rehberi taşıma ilişkisini; bu yazı ise geminin kullanımının kiracıya bırakıldığı hukuki modeli ele almaktadır.

Geminin kullanımının kiracıya bırakılması ne anlama gelir?

TTK m.1119’daki “kullanımın bırakılması”, kiracıya yalnızca gemide yer tahsisi yapılmasından daha geniştir. Gemi kira sözleşmesinde kiracı, sözleşme süresince gemiden kararlaştırılan amaç doğrultusunda yararlanma yetkisini elde eder. Bu yetkinin kapsamı sözleşmeyle sınırlandırılabilir. Taşınacak yük türü, coğrafi ticaret sahası, yasaklı limanlar, klas ve bayrak şartları, yaptırım rejimleri, emniyet standartları ve geminin kullanılabileceği işler açık biçimde belirlenebilir.

Kullanım hakkı mülkiyet devri değildir. Gemi malikinin mülkiyet hakkı devam eder; kiracı sözleşmeden doğan kullanım yetkisini kullanır. Bu ayrım özellikle gemi üzerinde ipotek, haciz veya sicil kaydı bulunduğunda önemlidir. Kira sözleşmesinin sicile şerhi, TTK m.1121 uyarınca sonraki malik bakımından özel sonuç doğurabilir. Bu nedenle uzun süreli ve yüksek bedelli gemi kiralarında sicil incelemesi yalnızca mülkiyet teyidi için değil, sözleşmesel hakkın korunma yöntemi açısından da yapılmalıdır.

Geminin gemi adamlarıyla teslim edilmesi sözleşmeyi değiştirir mi?

TTK m.1119 açık bir kural getirir: Geminin gemi adamlarıyla birlikte kiracının kullanımına bırakılması sözleşmenin niteliğini değiştirmez. Dolayısıyla mürettebatın gemide bulunması tek başına “bu artık gemi kirası değildir” sonucunu doğurmaz. Ancak gemi adamlarının hukuki statüsü, emir-komuta ilişkisi ve borçlardan sorumluluk ayrıca incelenir. TTK m.1127, gemi adamlarının çalıştırılmasından doğan borç ve yükümlülükler bakımından özel sorumluluk kuralları öngörür.

Uygulamada en büyük risk, sözleşmenin bir maddesinde gemi kirası yazarken diğer hükümlerinin teknik yönetimi tamamen malikte bırakması veya mürettebatın yalnızca malik tarafından yönetilmesini öngörmesidir. Böyle bir çelişki, uyuşmazlıkta sözleşmenin nitelendirilmesini güçleştirir. Bu yüzden personel devri, işveren sıfatı, ücret, sosyal güvenlik, repatriation, iaşe, çalışma emri ve kaptanın ticari talimatları kimin adına uygulayacağı ayrı maddeler hâlinde düzenlenmelidir.

Gemi kira sözleşmesinde hangi hükümler açıkça yazılmalıdır?

Kanuni tanım kısa olsa da ticari sözleşmenin ayrıntılı olması gerekir. Geminin adı, IMO numarası, bayrağı, sicili, teknik özellikleri, klas durumu, teslim ve iade yeri, teslim tarihi, kira süresi, kira bedeli, ödeme para birimi, ödeme günü, gecikme sonuçları, kullanım bölgesi, yasak yükler, bakım-onarım paylaşımı, sigorta, gemi adamları, denetim hakkı, alt kiralama, teminat, sözleşmenin erken sona ermesi, uyuşmazlık çözümü ve uygulanacak hukuk hükümleri somut olarak belirlenmelidir.

Özellikle standart form sözleşmeler kullanıldığında ek klozlar ile basılı form arasında çelişki doğmaması sağlanmalıdır. Tarafların hangi hükmün öncelikli olduğunu belirleyen bir “order of precedence” maddesi koyması ispat sorununu azaltır. Değişikliklerin yazılı yapılacağı, elektronik bildirim adresları, teslim-tesellüm tutanakları ve gemi condition survey raporunun sözleşmenin eki olduğu da açıkça düzenlenmelidir.

Kiraya verenin temel borcu nedir?

TTK m.1123’e göre kiraya veren gemiyi kararlaştırılan tarihte ve yerde, denize ve sözleşmede öngörülen amaca elverişli şekilde, kullanıma hazır olarak teslim etmekle yükümlüdür. Bu kural, m.1119’daki kullanım bırakma borcunun somutlaşmış hâlidir. Teslim sırasında geminin teknik ve hukuki durumu belgelenmelidir. Klas sertifikaları, emniyet belgeleri, sicil kayıtları, tank/ambar durumu, makine ve ekipman listeleri, mevcut arızalar ve yakıt miktarı tutanak altına alınmalıdır.

Teslimdeki ayıp veya elverişsizlik daha sonra ciddi kira ve zarar uyuşmazlığına dönüşebilir. TTK m.1124, ayıpların giderilmesi ve belirli onarım giderleri bakımından kiraya veren ile kiracı arasında özel bir paylaşım getirir. Bu nedenle teslim öncesi survey yalnızca teknik işlem değil, hukuki delil üretme aracıdır. Fotoğraflı rapor, klas kayıtları ve tarafların imzaladığı teslim protokolü sonradan “ayıp teslimden önce mi vardı, kullanım sırasında mı oluştu?” tartışmasında belirleyici olabilir.

Kiracının temel borçları nelerdir?

Kiracı gemiyi sözleşmede kararlaştırılan amaca ve sınırlara uygun kullanmalı, kira bedelini ödemeli, kendisine yüklenen bakım ve işletme giderlerini karşılamalı ve sözleşme sonunda gemiyi kanuni esaslara uygun şekilde iade etmelidir. TTK m.1125 kullanımın sınırını, m.1128 kira bedelini, m.1129 ise iade ve gecikme sonuçlarını düzenler. Bu hükümler birlikte okunduğunda kiracının yalnızca para borcu olan pasif bir taraf olmadığı görülür.

Kiracının gemiyi yaptırım riski taşıyan bir limana göndermesi, sözleşmede yasaklanan yükü taşıması, sınıf veya sigorta koşullarını ihlal edecek işletme faaliyetine girişmesi, bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesi veya gemiyi süresinde iade etmemesi ayrı ihlal türleridir. Her ihlalin fesih, tazminat, teminatın paraya çevrilmesi veya üçüncü kişi talepleri bakımından farklı sonucu olabilir.

Üçüncü kişi talepleri ve ticari risk neden önemlidir?

Gemi işletildiğinde liman, bunker, acente, yük, mürettebat, hasar, çevre ve sözleşme kaynaklı çok sayıda alacak doğabilir. TTK m.1122, üçüncü kişilerin geminin işletilmesinden dolayı kiraya verene yöneltecekleri istemlerin kiracı tarafından karşılanmasına ilişkin özel kural içerir. Bu düzenleme, tarafların kendi aralarındaki risk paylaşımını gösterir; fakat üçüncü kişinin doğrudan hangi kişiye başvurabileceği ayrıca ilgili alacak türünün hukukuna göre değerlendirilir.

Örneğin bir alacağın gemi alacaklısı hakkı doğurması veya gemi üzerinde ihtiyati haciz riski yaratması, sözleşmedeki basit bir “kiracı sorumludur” hükmünden bağımsız sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle gemi kira sözleşmesinde üçüncü kişi taleplerinin derhâl bildirilmesi, savunmanın kim tarafından yürütüleceği, güvence verilmesi ve geminin hacizden kurtarılması için gereken masrafların kime ait olacağı ayrıca düzenlenmelidir. Bu konuda gemi alacaklısı hakkı ve gemi ihtiyati haczi rehberleri tamamlayıcıdır.

Sigorta neden sözleşmenin merkezindedir?

TTK m.1126, kira süresince denizcilik ve sorumluluk rizikolarına karşı sigorta yükümlülüğü getirir. Gemi kira sözleşmesinin uygulama değeri, sigorta hükümlerinin açık olmasına bağlıdır. Hangi poliçelerin yapılacağı, primleri kimin ödeyeceği, deductible tutarları, P&I kapsamı, hull & machinery sigortası, savaş rizikoları, yaptırım ve trading warranty koşulları, malik ve kiracının poliçedeki sıfatları ayrı ayrı belirlenmelidir.

Poliçe ile kira sözleşmesinin uyumsuz olması en tehlikeli durumlardan biridir. Sözleşmenin izin verdiği bir seferin poliçe kapsamı dışında kalması, hem hasar tazminatını hem de tarafların birbirine karşı sorumluluğunu etkileyebilir. Bu nedenle sözleşme imzalanmadan önce sadece broker teyidi değil, poliçe koşullarının ve endorsement’ların hukuki uyumu da incelenmelidir.

Gemi kira sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

TTK m.1120, taraflardan her birine gideri kendisine ait olmak üzere sözleşme şartlarını içeren bir gemi kira çarter partisi düzenlenmesini ve verilmesini isteme hakkı tanır. Ticari uygulamada yüksek değerli ve uzun süreli gemi kiralarının ayrıntılı yazılı sözleşmeyle kurulması ispat ve risk yönetimi açısından zorunlu derecede önemlidir. Sözlü veya dağınık yazışmalarla yürütülen ilişkilerde teslim, süre, hire, off-hire, bakım ve iade konularında ciddi uyuşmazlık çıkar.

E-posta zincirleri, recap mesajları, broker yazışmaları, imzalı charter party, addendum, teslim tutanakları, kira faturaları ve banka kayıtları bir arada saklanmalıdır. Sözleşmede tahkim veya yabancı mahkeme şartı varsa temsilcilerin bu şartı kurma yetkisi de kontrol edilmelidir. Uluslararası bağlantılı sözleşmelerde hukuk seçimi ayrıca incelenmeli; Türk hukukunun doğrudan uygulanan veya emredici hükümleri gözden kaçırılmamalıdır.

Gemi kira uyuşmazlığında hangi belgeler toplanmalıdır?

İlk belge sözleşmenin imzalı tam nüshasıdır. Bunun yanında recap, ek protokoller, gemi sicil tasdiknamesi, class status, teslim ve iade condition survey raporları, bunker survey, engine log, deck log, kira ödeme dekontları, faturalar, sigorta poliçeleri, P&I yazışmaları, acente hesapları, liman kayıtları, kaptan raporları ve taraf bildirimleri birlikte dosyalanmalıdır. Bir iddia yalnızca e-posta seçkisine dayandırılmamalı; sözleşme ve operasyon akışı kronolojik kurulmalıdır.

Uyuşmazlık kiraya verenin teslim borcuna ilişkinse teslim anındaki teknik durum; kiracının kötü kullanımına ilişkinse işletme kayıtları; kira bedeline ilişkinse hesap ekstresi; geç iadeye ilişkinse iade tarihi ve fiilî teslim tutanağı ön plana çıkar. Böylece delil dosyası hukuki sebebe göre inşa edilir. Deniz ticareti uyuşmazlıklarında teknik rapor ile hukuki nitelendirme birlikte yürütülmelidir.

Mersin ve liman bağlantılı gemi kiralarında nelere dikkat edilmelidir?

Mersin Limanı ve çevresindeki ticari faaliyetlerde gemi kira ilişkisi, liman operasyonu ve yük taşımadan ayrı düşünülmemelidir. Kiracının liman masrafları, acente, kılavuzluk, römorkaj, bunker, yükleme-boşaltma ve terminal yükümlülüklerinin sözleşmede açıkça kime ait olduğu belirlenmelidir. Liman düzenlemeleri gemi kira sözleşmesini ortadan kaldırmaz; operasyonel yükümlülükler sözleşmesel risk dağılımıyla birlikte uygulanır.

Geminin limana giriş-çıkışında yaşanan gecikme, gemi kirasında her zaman klasik demuraj alacağı anlamına gelmez. Sözleşmenin kira/hire ve off-hire düzeni ayrı incelenir. Bu ayrım için demuraj alacağı rehberi ile gemi kira sözleşmesinin farklı kurumlar olduğu dikkate alınmalıdır.

Uyuşmazlık çıkmadan önce yapılacak hukuki kontrol

İmza öncesi kontrol dört katmanlı yapılmalıdır. Birinci katman gemi ve malik doğrulamasıdır: sicil, ipotek, haciz ve bayrak durumu. İkinci katman teknik uygunluktur: klas, sertifikalar ve teslim condition. Üçüncü katman sözleşmesel risk dağılımıdır: ücret, bakım, sigorta, mürettebat, ticari sınırlar ve iade. Dördüncü katman uyuşmazlık çözümüdür: uygulanacak hukuk, mahkeme veya tahkim, bildirim ve teminat mekanizması.

Bu kontrollerden biri eksik bırakıldığında uyuşmazlık çoğu zaman yalnızca kira bedelinden ibaret kalmaz; geminin tutulması, üçüncü kişi talepleri, sigorta kapsamı, liman masrafları ve zincirleme zarar iddiaları gündeme gelir. Bu nedenle gemi kirasında sözleşme metni ile operasyon planı aynı anda incelenmelidir.

Gemi kira sözleşmesi nasıl sona erer ve fesih maddesi nasıl kurulmalıdır?

TTK m.1119 ve devamındaki özel hükümler gemi kira ilişkisinin çekirdeğini düzenler; sözleşmenin sona erme sebepleri ise sözleşmedeki süre, tarafların kararlaştırdığı fesih olayları ve uygulanabildiği ölçüde genel kira hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Belirli sürenin dolması, tarafların anlaşması, ağır sözleşme ihlali, kira bedelinin ödenmemesi, geminin sözleşme amacına aykırı kullanılması, sigorta yükümlülüğünün ihlali veya geminin uzun süre kullanılamaz hâle gelmesi sözleşmede açık sonuçlara bağlanmalıdır. “Material breach” gibi yabancı hukuk kökenli ifadeler tanımsız bırakılmamalı; hangi ihlalin fesih hakkı verdiği, ihlalin giderilmesi için ek süre tanınıp tanınmayacağı ve bildirimin hangi adrese hangi yöntemle yapılacağı açıkça yazılmalıdır.

Sona ermenin en kritik sonucu geminin iadesidir. İade limanı, zaman penceresi, geminin teknik kondisyonu, klas durumu, sertifikaları, bunker miktarı, gemide bırakılacak ekipman ve kira döneminde yapılan değişikliklerin nasıl geri alınacağı önceden belirlenmelidir. Tarafların teslimde yaptığı ayrıntılı condition survey’in benzeri iadede de yapılmalı; normal aşınma ile kiracının sorumluluğundaki hasar birbirinden ayrılmalıdır. TTK m.1129’daki geç iade rejimi nedeniyle fiilî iade zamanı yalnız operasyonel değil, doğrudan parasal sonuç doğuran bir vakıadır. Bu nedenle sözleşmenin son günü ile geminin zilyetliğinin fiilen devredildiği an ayrı ayrı kayıt altına alınmalıdır.

Erken fesihte devam eden sefer, gemideki yük, liman masrafları, mürettebat, üçüncü kişi sözleşmeleri ve sigorta teminatının ne olacağı da düzenlenmelidir. Aksi hâlde taraflar arası sözleşme sona erse bile gemi üzerinde veya geminin işletilmesinden doğan üçüncü kişi talepleri devam edebilir. Etkin bir fesih maddesi, yalnız “sözleşme feshedilebilir” cümlesi kurmaz; geminin güvenli teslimi, devam eden borçların tasfiyesi, hesap kapanışı, teminatların iadesi ve hangi hükümlerin sona ermeden sonra da uygulanacağını birlikte düzenler.

İlgili içerikler

Resmî kaynak

Hukuki değerlendirme: Gemi kira sözleşmesinin hukuki niteliği sözleşmenin başlığından değil, geminin kullanımının, teknik yönetimin ve ticari risklerin fiilen nasıl dağıtıldığından belirlenir. Yüksek bedelli charter ilişkilerinde sözleşme, sicil ve sigorta belgeleri birlikte incelenmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Gemi kira sözleşmesi nedir?

TTK m.1119’a göre kiraya verenin geminin kullanımını belirli süre için kira bedeli karşılığında kiracıya bıraktığı sözleşmedir.

Bareboat charter Türk hukukunda gemi kirası sayılır mı?

Geminin kullanımının kiracıya bırakıldığı bareboat/demise charter yapısı TTK’daki gemi kira sözleşmesi hükümleriyle örtüşür; kesin nitelendirme sözleşmenin bütün hükümlerine göre yapılır.

Gemi mürettebatla verilirse gemi kirası sona erer mi?

Hayır. TTK m.1119, geminin gemi adamlarıyla birlikte bırakılmasının sözleşmenin niteliğini değiştirmediğini açıkça düzenler.

Gemi kirası ile zaman çarteri aynı mı?

Hayır. Zaman çarterinde ticari yönetim tahsis olunana bırakılırken teknik yönetim tahsis edende kalır; gemi kirası ayrı bir sözleşme tipidir.

Gemi kira sözleşmesinde sigortayı kim yaptırır?

TTK m.1126 kiracıya, gemiyi denizcilik ve sorumluluk rizikolarına karşı sigorta ettirme yükümlülüğü getirir.

Sözleşme sicile şerh edilebilir mi?

Evet. TTK m.1121’deki şartlarla gemi kira sözleşmesinin ilgili sicile şerhi istenebilir ve şerh sonraki malik bakımından kanunda belirtilen sonucu doğurur.

Yazar ve hukuki inceleme: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1119-1130 esas alınarak 17 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Mersin’de Deniz Ticareti Hukuku İçin Hukuki Destek

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp