Yalan Tanıklık Şüphesinde Tutanak ve Savcılığa Gönderme Talebi Dilekçesi | HMK 264
Yalan tanıklık şüphesinde tutanak düzenlenmesi ve savcılığa gönderme talebi, HMK m. 264’teki yeterli delil veya emare ölçütüne göre hazırlanmalıdır. Bu örnek, aynı saatte iki farklı şehirde bulunduğu resmî mahkeme kayıtlarından anlaşılan tanığın ödeme beyanına ilişkindir.

- Kısa cevap: HMK 264 talebi nasıl kurulur?
- Bu dilekçe hangi ihtiyacı karşılar?
- Örnek olay: Aynı saatte iki şehirde bulunma çelişkisi
- HMK 264 birinci fıkranın koşulları
- Mahkemenin düzenleyeceği tutanak neyi içermelidir?
- Derhâl başsavcılığa gönderme ne anlama gelir?
- TCK 272 özel hukuk davasındaki tanıklığa nasıl uygulanır?
- Tanığa yapılan uyarı ve yemin neden önemlidir?
- Her çelişki yalan tanıklık şüphesi oluşturur mu?
- Menfaat karşılığı tanıklık iddiası nasıl somutlaştırılır?
- Hangi belgeler sunulmalı veya getirtilmelidir?
- Tanığa hangi tamamlayıcı sorular sorulmalıdır?
- HMK 264 ikinci fıkradaki tutuklama hükmü
- Savcılığa gönderme hukuk davasını nasıl etkiler?
- Kesin suç isnadı ve iftira riski nasıl önlenir?
- Benzer görünen dilekçelerden farkı
- Başvuru ne zaman yapılmalıdır?
- Word dilekçe nasıl kişiselleştirilir?
- Resmî mevzuat kaynakları
- Word dilekçe indir
- Sık sorulan sorular
Kısa cevap: HMK 264 talebi nasıl kurulur?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 264/1, hâkim tanığın tanıklığı sırasında yalan söylediği veya menfaat temin ederek tanıklık ettiği hakkında yeterli delil ya da emare elde ederse tutanak düzenlemesini ve tutanağı derhâl Cumhuriyet başsavcılığına göndermesini emreder. Tarafın dilekçesi, tanığın suçlu ilan edilmesini değil; kanundaki eşiğin somut kayıtlar üzerinden değerlendirilmesini, çelişkinin tutanağa geçirilmesini ve eşik oluşmuşsa kanuni bildirimin yapılmasını istemelidir.
Bu yazıdaki örnek, tanığın Mersin’de gerçekleştiğini söylediği bir nakit ödeme anında bulunduğunu bildirmesine karşın aynı saatte İzmir’de başka bir mahkemenin duruşma tutanağında hazır göründüğü özel hukuk davasına göre hazırlanmıştır. Yer, saat, esas numarası ve resmî kayıt bağlantısı tek tek gösterilir. Soyut biçimde “tanık yalan söylüyor” denilmez; iki kaydın aynı anda doğru olamayacağı açıklanır ve her belgenin doğrulanması talep edilir.
Bu dilekçe hangi ihtiyacı karşılar?
Arama yapan kişinin ihtiyacı çoğu zaman yalan tanıklık nedeniyle doğrudan suç duyurusu hazırlamak değildir. Devam eden hukuk davasında hâkimin önünde ortaya çıkan ciddi çelişkinin HMK m. 264 çerçevesinde kayıt altına alınması, ilgili belgelerin korunması ve Cumhuriyet başsavcılığına gönderilip gönderilmeyeceğinin karara bağlanması istenir. Bu işlem, hukuk davasındaki delil değerlendirmesi ile ceza soruşturmasını birbirine karıştırmadan yürütülmelidir.
Örnek Word dilekçe, devam eden alacak davasında kullanılacak şekilde hazırlanmıştır. Tanığın beyanı başka bir dosyanın resmî tutanağıyla zaman ve yer bakımından çatışmaktadır. Dilekçe; karşılaştırılacak cümleleri, istenecek onaylı kayıtları, HMK m. 264 ölçütünü ve sonuç talebini ayrıntılı gösterir. Gerçek dosyada bu dört unsurdan biri yoksa örneğin ilgili kısmı çıkarılmalıdır.
Örnek olay: Aynı saatte iki şehirde bulunma çelişkisi
Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2026/814 E. sayılı alacak davasında davalı, 14 Mayıs 2025 günü saat 10.30’da Mersin Akdeniz’deki deposunda davacıya 680.000 TL nakit ödeme yaptığını savunmaktadır. Davalı tanığı Mehmet Sarp, 22 Eylül 2026 tarihli celsede ödeme sırasında deponun içinde olduğunu, banknotların sayıldığını ve paranın davacıya teslim edildiğini bizzat gördüğünü söylemiştir. Tanık, olay saatini özellikle 10.30 olarak tekrar etmiştir.
Davacı taraf, aynı tanığın 14 Mayıs 2025 günü saat 10.12’de İzmir 4. İş Mahkemesinin 2024/991 E. sayılı dosyasındaki duruşmada bizzat hazır bulunduğunu gösteren UYAP duruşma tutanağını dosyaya sunmuştur. İzmir tutanağında tanığın kimlik bilgileri, hazır olduğu saat ve imzası bulunmaktadır. İzmir ile Mersin arasındaki mesafe ve iki kayıt arasındaki on sekiz dakikalık süre nedeniyle aynı kişinin her iki yerde fizikî olarak bulunması mümkün görünmemektedir.
Davacı, İzmir tutanağının onaylı örneğinin doğrudan ilgili mahkemeden istenmesini; Mersin’deki tanığa İzmir celsesine katılıp katılmadığının, ödeme saatini neye dayanarak söylediğinin ve parayı gerçekten sayıp saymadığının açıklattırılmasını talep eder. Amaç, internet çıktısı veya taraf yorumu üzerinden kesin suç isnadı kurmak değil, resmî kayıtları karşılaştırarak HMK m. 264’teki yeterli delil veya emare ölçütünü mahkemenin değerlendirmesine sunmaktır.
HMK 264 birinci fıkranın koşulları
HMK m. 264/1’in uygulanabilmesi için sıradan bir beyan farklılığından fazlası gerekir. Hüküm, tanığın tanıklığı esnasında yalan söylediği ya da menfaat temin ederek tanıklık ettiği hakkında “yeterli delil veya emare” elde edilmesini arar. Bu ifade, ceza mahkûmiyeti için kesin ispat kurulduğu anlamına gelmez. Hâkim, önündeki somut olguların soruşturma makamına gönderilmeyi gerektirecek ağırlığa ulaşıp ulaşmadığını değerlendirir.
Örnekte çelişki olayın tali ayrıntısına değil, tanığın ödeme yerinde bulunup bulunmadığına ilişkindir. Ödemenin bizzat görülmesi savunmanın merkezindeki vakıadır. Diğer mahkemenin onaylı tutanağı tanığın aynı dakikalarda İzmir’de bulunduğunu gösterirse, bu kayıt yalnız hafıza yanılması açıklamasıyla geçiştirilemeyecek nitelikte bir emare oluşturabilir. Yine de belgenin aidiyeti, tarih ve saat kaydı ile aynı kişi olup olmadığı doğrulanmadan kesin sonuç kurulmaz.
Mahkemenin düzenleyeceği tutanak neyi içermelidir?
HMK m. 264, hâkimin bir tutanak düzenlemesini açıkça öngörür. Tutanakta yalnız “yalan tanıklık şüphesi vardır” cümlesi bulunması yeterli değildir. Tanığın hangi soruya hangi cevabı verdiği, çelişen resmî kaydın tarihi ve esas numarası, belgenin hangi saat ve yeri gösterdiği, tanığa çelişki hakkında açıklama fırsatı verilip verilmediği ve sunulan belgelerin listesi belirtilmelidir.
Tutanak, ceza soruşturmasının yerine geçmez; soruşturma makamına aktarılacak maddi başlangıç verilerini korur. Tanığın önceki ve sonraki sözleri ayrı ayrı yazılmalı, tarafların beyanları tanığın sözü gibi gösterilmemelidir. Duruşmada belge aslı getirtilmemişse bu eksiklik de kayda geçirilmelidir. Word örneğinde bu nedenle “suç sabittir” sonucu yerine doğrulanmış kayıtların ve açıklamanın tutanağa bağlanması istenir.
Derhâl başsavcılığa gönderme ne anlama gelir?
Kanun, yeterli delil veya emare oluştuğunda tutanağın derhâl Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesini emreder. “Derhâl” ifadesi, hukuk davasının kesinleşmesinin beklenmesini şart koşmaz. Ancak önce HMK m. 264’te aranan eşiğin somut olayda oluştuğu değerlendirilmelidir. Taraf dilekçesi, bu değerlendirmeyi görünür kılmalı ve mahkemenin olumlu ya da olumsuz kararını gerekçelendirmesini istemelidir.
Gönderilecek dosyada tanık beyanının tam tutanağı, karşılaştırılan resmî tutanak, kimlik eşleştirmesine yarayan bilgiler, tanığa sorulan tamamlayıcı sorular ve mahkemenin düzenlediği HMK m. 264 tutanağı bulunmalıdır. Başsavcılık, gönderme üzerine ceza muhakemesi kuralları çerçevesinde soruşturma yürütür. Hukuk mahkemesi, savcılık adına iddianame düzenlemez veya ceza tayin etmez.
TCK 272 özel hukuk davasındaki tanıklığa nasıl uygulanır?
Türk Ceza Kanunu m. 272/2, mahkeme huzurunda veya yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi ya da kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörür. Devam eden hukuk davasında usulüne uygun tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda verilen beyan bu fıkra bakımından değerlendirilir. Ceza sorumluluğuna ve yaptırıma hukuk mahkemesi değil, görevli ceza makamı karar verir.
TCK m. 273/2, aynı maddenin birinci fıkrasındaki şahsî cezasızlık veya indirim nedenlerinin özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hâllerinde uygulanmayacağını düzenler. TCK m. 274 ise gerçeğin belirli aşamalarda söylenmesine bağlı etkin pişmanlık hükümlerini içerir. Dilekçede bu hükümler açıklanabilir; fakat tanığın etkin pişmanlıktan yararlanıp yararlanamayacağı konusunda hukuk mahkemesinden peşin karar istenmez.
Tanığa yapılan uyarı ve yemin neden önemlidir?
HMK m. 256 kapsamında tanığa doğruyu söyleme yükümlülüğü, gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı ve yemin edeceği anlatılır. HMK m. 258 ise yeminin şeklini düzenler. Tutanakta bu işlemlerin yapılıp yapılmadığı incelenmelidir. Uyarı ve yemin kaydı, beyanın hangi usulde alındığını gösterir; ancak tek başına beyanın doğru veya yanlış olduğunu kanıtlamaz.
Tanığın uyarılmadığı ya da yeminin kaydedilmediği iddiası varsa bu husus ayrıca somutlaştırılır. Sitedeki HMK 258 dilekçesi, yemin kaydının bulunmamasına odaklanan farklı bir arama niyetidir. HMK 264 başvurusunda ise ağırlık, tanığın maddi beyanı ile doğrulanabilir dış kayıt arasındaki ciddi çatışmadadır.
Her çelişki yalan tanıklık şüphesi oluşturur mu?
Hayır. İnsan hafızası tarih, saat, sıra ve tali ayrıntılarda yanılabilir. İki tanığın farklı anlatımı, tek başına birinin yalan söylediğini göstermez. HMK m. 264 başvurusu; çelişkinin uyuşmazlığın sonucunu etkileyen bir vakıaya ilişkin olduğu, tanığın beyanının kişisel görgü iddiası taşıdığı ve beyanla çatışan kaydın doğrulanabilir nitelikte bulunduğu durumlarda anlamlıdır.
Örnekte tanığın “sabah saatlerinde” demesiyle başka kaydın “öğleden sonra” göstermesi gibi açıklanabilir bir zaman farkı yoktur. Tanık, ödeme yerini ve saati kesin olarak söylemiş; resmî tutanak ise aynı kişinin on sekiz dakika önce yüzlerce kilometre uzakta mahkemede hazır olduğunu göstermiştir. Bu somutluk, sıradan tanık çelişkisi ile HMK m. 264 değerlendirmesi arasındaki farkı ortaya koyar.
Menfaat karşılığı tanıklık iddiası nasıl somutlaştırılır?
HMK m. 264 yalnız yalan beyanı değil, menfaat temin ederek tanıklık edilmesini de düzenler. Menfaat iddiası; ödeme dekontu, yazılı anlaşma, mesaj kaydı, fatura, iş ilişkisi veya tanıklıkla bağlantısı açık başka bir delille kurulmalıdır. Tanığın tarafla arkadaşlığı, akrabalığı ya da iş ilişkisi tek başına menfaat karşılığı tanıklık sonucunu doğurmaz.
Para transferi varsa tutar, tarih, gönderen, alıcı ve açıklama alanı gösterilir; transferin tanıklıkla bağlantısı ayrıca açıklanır. Tanıklık tarihinden önceki olağan ücret veya ticari ödeme, bağlamı incelenmeden “tanıklık bedeli” olarak sunulmamalıdır. Örnek dosyada menfaat ödemesine ilişkin somut belge bulunmadığından Word dilekçe menfaat karşılığı tanıklık iddiası kurmaz; yalnız gerçeğe aykırı beyan emaresine dayanır.
Hangi belgeler sunulmalı veya getirtilmelidir?
Başvuruya, şüphe konusu tanık beyanının onaylı tutanağı eklenir. Karşılaştırılan kayıt başka mahkemedeyse mahkeme adı, esas numarası, celse tarihi ve ilgili sayfa belirtilir; onaylı örneğin doğrudan o mahkemeden istenmesi talep edilir. UYAP ekran görüntüsü bilgi verebilir, fakat doğrulama için resmî kayıt getirtilmelidir. Aynı ad ve soyada sahip farklı kişi ihtimali kimlik bilgileriyle dışlanmalıdır.
Somut olaya göre otel kaydı, uçuş veya otobüs bileti, HGS geçişi, işyeri giriş kaydı, noter belgesi ya da elektronik imza zaman damgası gündeme gelebilir. Her veri ölçülü şekilde istenmeli ve yalnız çekişmeli yer-zaman vakıasıyla bağlantılı dönemle sınırlandırılmalıdır. Gereksiz geniş kişisel veri talepleri, başvurunun amacını aşar.
Word örneğinde öncelik başka mahkemenin onaylı tutanağıdır. Bu belge, kamu makamınca düzenlenmiş ve olay saatini doğrudan gösteren somut kayıttır. Ek ulaşım kayıtları ancak kimlik veya saat konusunda açıklığa ihtiyaç varsa istenir. Dilekçenin ek listesine yalnız gerçekten sunulan belgeler yazılmalı; getirtilmesi istenen belge “ek” gibi gösterilmemelidir.
Tanığa hangi tamamlayıcı sorular sorulmalıdır?
Tanığa önce 14 Mayıs 2025 günü İzmir 4. İş Mahkemesindeki celseye katılıp katılmadığı sorulur. Katıldığını kabul ederse celsenin bitiş saati ve Mersin’e hangi araçla, hangi güzergâhla geçtiği açıklattırılır. Katılmadığını söylerse İzmir tutanağındaki imza ve kimlik bilgilerinin kendisine ait olup olmadığı belirlenir. Ardından Mersin’deki ödeme saatini hangi kaynağa dayanarak söylediği ve banknotları bizzat görüp sayıp saymadığı sorulur.
Sorular yönlendirici hüküm cümleleri biçiminde kurulmamalıdır. “Yalan söylediğinizi kabul ediyor musunuz?” sorusu maddi çelişkiyi aydınlatmaz. Yer, saat, ulaşım, kişisel görgü, para sayımı ve önceki resmî tutanak ayrı ayrı sorulmalıdır. Cevaplar kesilmeden alınır, sonra gerekli açıklama ve tamamlama soruları yöneltilir.
HMK 264 ikinci fıkradaki tutuklama hükmü
HMK m. 264/2, hâkimin tanığın ve suçta ortakları varsa onların tutuklanmasına da karar verebileceğini ve kovuşturma yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına sevk edebileceğini düzenler. Bu hüküm, her HMK m. 264 talebinde otomatik tutuklama kararı verilmesi gerektiği anlamına gelmez. Tutuklama, kişi özgürlüğüne ağır müdahaledir ve somut yasal koşullar ayrıca değerlendirilir.
Örnek olayda kaçma, delilleri karartma veya suç ortaklığına ilişkin somut veri ileri sürülmediğinden Word dilekçede tutuklama talebi yer almaz. Başvuru, tanığın beyanı ile resmî yer-zaman kaydı arasındaki çelişkinin tutanağa bağlanması ve eşik oluşmuşsa savcılığa gönderme ile sınırlıdır. Dosyada bulunmayan ağırlaştırıcı olgular şablona eklenmemelidir.
Savcılığa gönderme hukuk davasını nasıl etkiler?
HMK m. 264 işlemi, hukuk mahkemesinin tanık delilini değerlendirme yetkisini ortadan kaldırmaz. Hâkim tanığın güvenilirliğini, diğer delillerle ilişkisini ve ispat yükünü hukuk yargılaması kurallarına göre değerlendirir. Savcılığa gönderme yapılması tanık beyanının otomatik olarak yok sayılması veya davanın otomatik kazanılması anlamına gelmez.
Ceza soruşturmasının sonucu hukuk davasındaki belirli vakıayı etkileyebilecek nitelikteyse bekletici sorun tartışması doğabilir; ancak her dosyada zorunlu bir bekleme sonucu çıkarılamaz. Dilekçede öncelikle mevcut resmî kayıtların toplanması, tanığın açıklamasının alınması ve tanık beyanına verilecek değerin dosyadaki bütün delillerle belirlenmesi istenir.
Kesin suç isnadı ve iftira riski nasıl önlenir?
Taraf, doğrulamadığı bir iddiayı kesin gerçek gibi yazmamalıdır. “Tanık para karşılığı yalan söyledi” cümlesi ancak bu iki unsuru gösteren somut deliller varsa kurulabilir. Belge yalnız yer-zaman çelişkisini gösteriyorsa dilekçe de bu sınırda kalmalıdır. Tanığın niyeti, nedeni veya para aldığı varsayımı eklenmemelidir.
Güvenli ve hukuken doğru anlatım, somut kayıtları sıralamak ve kanundaki eşiğin değerlendirilmesini istemektir: Mersin’de ödeme gördüğünü söyleyen tanığın aynı dakikalarda İzmir’deki resmî duruşma tutanağında hazır görünmesi; iki kaydın aynı anda doğru olamayışı; belgenin onaylı örneğinin getirtilmesi; tanığın açıklamasının alınması; yeterli delil veya emare oluşursa HMK m. 264 işleminin yapılması. Bu anlatım ne suçu önemsizleştirir ne de mahkeme yerine hüküm kurar.
Benzer görünen dilekçelerden farkı
Tanıkların birbirleriyle çelişmesi durumunda tanıkların yüzleştirilmesi dilekçesi farklı bir araçtır. Tanığın davada menfaati veya tarafla yakın ilişkisi bulunması için HMK 255 tanık menfaati itirazı incelenebilir. HMK 264 ise yeterli delil veya emare üzerine tutanak ve savcılığa gönderme sonucunu düzenler.
Tanık beyanı yanlış yazıldı, okunmadı veya imza alınmadıysa HMK 261/5 tutanak itirazı doğrudan o usul sorununa yönelir. Tanık yemini kayda geçirilmediyse HMK 258 yeniden dinleme dilekçesi kullanılır. Bir dosyada birden fazla sorun bulunsa bile her talebin dayanağı ve sonucu ayrı gösterilmelidir.
Başvuru ne zaman yapılmalıdır?
Çelişki duruşma sırasında fark edilmişse belge gösterilerek hemen tutanağa geçirilmesi ve tanığa açıklattırılması istenir. Çelişen kayıt daha sonra elde edilmişse öğrenme tarihi belirtilerek gecikmeden dilekçe sunulur. HMK m. 264 için bu örnekte özel bir hak düşürücü süre varmış gibi gün sayısı verilmez; ancak delilin kaybolması ve tanığın yeniden dinlenememesi riskine karşı işlem ertelenmemelidir.
Hüküm verilmişse yalnız bu örneği sunmak yeterli olmayabilir. Kanun yolu süresi, yeni delilin niteliği ve usul aşaması ayrıca değerlendirilir. Word metni, tahkikatın devam ettiği ve tanığın yeniden çağrılmasının mümkün olduğu dosya içindir. Kesinleşmiş dosyada aynı sonuç bölümü aynen kullanılmamalıdır.
Word dilekçe nasıl kişiselleştirilir?
Mahkeme adı, esas numarası, taraflar, tanığın kimliği, tartışmalı celse tarihi, tanığın tam cümlesi, karşılaştırılan resmî kaydın mahkemesi ve esas numarası gerçek dosyadan yazılır. Örnekteki 680.000 TL, Mersin, İzmir ve saat bilgileri kurgu senaryoya aittir. Kendi dosyanızda aynı anda iki yerde bulunma çelişkisi yoksa bu senaryo kullanılmamalıdır.
Karşılaştırılan belgenin onaylı örneği dosyada yoksa “ek” olarak gösterilmez; ilgili mahkemeden istenmesi talep edilir. Tanığa sorulacak sorular gerçek çelişkiye göre yeniden yazılır. Menfaat karşılığı tanıklık belgesi yoksa bu iddia eklenmez. Köşeli alanlar, açıklama notları ve kullanılmayan seçenekler mahkemeye sunulacak nüshadan çıkarılır.
Resmî mevzuat kaynakları
- UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı: 6100 sayılı HMK
- Resmî Gazete: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- TBMM: Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni
- TBMM: Türk Ceza Kanunu kabul metni ve TCK 272–274
HMK 264 yalan tanıklık şüphesi Word dilekçe indir
HMK 264 tutanak ve savcılığa gönderme talebi dilekçesi (.docx) indir
Sık sorulan sorular
Yalan tanıklık şüphesinde hukuk mahkemesine mi savcılığa mı başvurulur?
Devam eden hukuk davasında HMK m. 264 işlemi aynı mahkemeden istenir. Mahkeme yeterli delil veya emare görürse tutanak düzenleyip başsavcılığa gönderir. Ayrı suç duyurusu ihtiyacı somut dosyaya göre ayrıca değerlendirilir.
HMK 264 için kesin delil gerekir mi?
Hüküm yeterli delil veya emare arar. Ceza mahkûmiyeti düzeyinde kesin hüküm aranmaz; ancak soyut şüphe veya tarafın kanaati yeterli değildir.
Tanıkların farklı anlatımı tek başına yeterli midir?
Genellikle hayır. Çelişkinin önemli bir vakıaya ilişkin olması ve doğrulanabilir dış kayıtlarla desteklenmesi gerekir.
Mahkeme tutanağı savcılığa göndermek zorunda mı?
Hâkim HMK m. 264/1’deki yeterli delil veya emare eşiğinin oluştuğunu değerlendirirse tutanak düzenleyip derhâl başsavcılığa gönderir.
Hukuk davasındaki yalan tanıklığın cezası nedir?
TCK m. 272/2, mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörür. Cezaya görevli ceza mahkemesi karar verir.
Tanığın tutuklanması zorunlu mudur?
Hayır. HMK m. 264/2 bir yetki düzenler; tutuklama otomatik değildir ve somut yasal koşullar ayrıca değerlendirilir.
UYAP ekran görüntüsü yeterli olur mu?
Ekran görüntüsü çelişkiyi göstermeye yardımcı olabilir; onaylı tutanak veya belgenin doğrudan ilgili makamdan getirtilmesi daha güvenli doğrulamadır.
Tanığa önce açıklama fırsatı verilmeli midir?
Somut çelişkinin tanığa sorulması, saat ve yer kaydının açıklattırılması tutanağın kapsamını ve değerlendirmeyi güçlendirir.
Savcılığa gönderme davayı otomatik kazandırır mı?
Hayır. Hukuk mahkemesi tanık delilini diğer deliller ve ispat yüküyle birlikte değerlendirir.
Word dilekçedeki olay aynen kullanılabilir mi?
Hayır. Örnek olay, tutar, şehirler, tarihler ve dosya numaraları gerçek dosyanıza göre tamamen değiştirilmelidir.
Yazar ve kapsam
Avukat Halil Bakırcı tarafından HMK m. 256, 258, 261 ve 264 ile TCK m. 272–274 temelinde hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dava ve hukuki süreçler Mersin merkezli yönetilir. Örnek olay bilgilendirme amaçlıdır; Word dilekçe gerçek tutanaklar ve dava aşaması incelenmeden kullanılmamalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
