B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tanık Beyanı Tutanağa Yanlış Geçirildi, Okunmadı ve İmza Alınmadıysa Dilekçe | HMK 261/5

Tanık beyanı tutanağa yanlış geçirildi, tanığa okunmadı veya imzası alınmadıysa HMK m. 261/5’e dayalı somut bir açıklattırma ve yeniden dinleme talebi gerekir. Bu örnek, tutanakta tanığın görmediği para miktarının görülmüş gibi yazıldığı alacak davasına göre hazırlanmıştır.

Tanık beyanı tutanağı okunmaması ve imza eksikliği HMK 261/5 dilekçesi

Kısa cevap: Tanık beyanı yanlış yazıldıysa ne yapılır?

HMK m. 261/5 uyarınca tanığın sözleri tutanağa yazılır, önünde okunur ve tutanağın altı tanığa imza ettirilir. HMK m. 154/3-d tanık beyanının okunmasını, m. 155 hâkim ve zabıt kâtibinin imzasını, m. 156 ise tahkikat ve yargılama işlemlerinin ancak tutanakla ispatını düzenler. Bu nedenle “tanık başka bir şey söylemişti” iddiası tek başına yeterli değildir; hangi cümlenin hangi gözlemle çeliştiği ve okuma-imza adımlarındaki eksiklik dosya üzerinden somutlaştırılmalıdır.

Dilekçeyle imzalanmış tutanağın taraf beyanına göre sessizce değiştirilmesi istenmez. Önce duruşma tutanağı, varsa mahkemenin aldığı teknik kayıt ve tanığın imza bölümü incelenir. Ardından tanığın belirli maddi noktalar hakkında yeniden veya tamamlayıcı dinlenmesi, önceki beyanın aynen okunup kendisine açıklatılması ve yeni işlemin HMK 261/5’e uygun tutanağa geçirilmesi talep edilir. Bu sayfadaki Word örneği böyle sınırlı ve uygulanabilir bir talep için hazırlanmıştır.

Örnek olay: Zarfı gördü, para miktarını görmedi

Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2026/722 E. sayılı ödünç alacak davasında davalı, 3 Şubat 2025 günü davacıya 450.000 TL nakit geri ödeme yaptığını savunmaktadır. Davalı tanığı Ali Selim, aynı gün davalının ofisinde bir zarfın davacıya uzatıldığını gördüğünü; zarfın içini açmadığını ve içindeki para tutarını saymadığını belirtmiştir. Çekişmeli vakıa, 450.000 TL’nin gerçekten davacıya ödenip ödenmediğidir.

18 Eylül 2026 tarihli duruşma tutanağına “Tanık davalının 450.000 TL parayı davacıya verdiğini gördü” yazılmıştır. Erişilen tutanak örneğinde tanığın imzası yoktur ve tanığa metnin okunduğuna dair kayıt bulunmamaktadır. Tarafın duyduğunu ileri sürdüğü söz ile yazılı kayıt arasındaki fark ödeme miktarını doğrudan etkiler. Bu örnekte davacı vekili, tanığın zarf içeriğini bizzat görüp görmediğini açıklattırmak ve usul adımlarını tamamlamak ister; 450.000 TL’nin ödenmediğini tanık yerine peşinen ilan etmez.

HMK 261/5 tam olarak ne emreder?

Maddenin beşinci fıkrası üç ardışık adım kurar: tanığın sözleri tutanağa yazılır, önünde okunur ve tutanağın altı kendisine imza ettirilir. Bu adımlar yalnız biçimsel bir imza töreni değildir. Tanık, kendi sözünün mahkeme kaydına nasıl geçtiğini görüp veya dinleyip doğrulayabilir; yanlış özet, rakam ya da kişiyi o sırada düzeltebilir. Somut olayda “zarf gördüm” ile “450.000 TL gördüm” arasındaki fark bu nedenle önemlidir.

Tanığın ifade boyunca söylediği her kelimenin mekanik stenografisi şart olduğu iddia edilmez; HMK m. 154 hâkimin tutanağa gerekirse özet kaydettirebilmesine izin verir. Ancak özet, tanığın algı sınırını değiştirip görmediği para miktarını gördü biçimine çeviremez. Dilekçe, tutanak denetiminin bu maddi farkı açıklığa kavuşturmasına yönelmelidir; her eksik nokta için otomatik hükümsüzlük iddiası kurulmaz.

HMK 154: Tanık beyanı ve duruşma dışı işlem kaydı

HMK m. 154/1 hâkimin tahkikat ve yargılama işlemleri ile sözlü açıklamaları zabıt kâtibi aracılığıyla tutanağa kaydettirmesini düzenler. Üçüncü fıkranın d bendi, taraf, tanık, bilirkişi veya uzman kişi beyanlarının beyanda bulunana okunmak kaydıyla tutanağa yazılmasını öngörür. Tanık beyanının okunması, HMK 261/5’teki özel düzenlemeyle birlikte uygulanır; iki hüküm birbirini tamamlar.

Tutanakta mahkeme, yer, gün ve saat, hâkim ve kâtip, hazır bulunanlar, tanığın kimliği, beyanı, ara karar ve işlem sonucu görünmelidir. Bir duruşma metninin boş imza hanesi veya “okundu” kaydının bulunmaması tek başına tanığın gerçekte ne söylediğini kesin göstermez; fakat usul eksikliğini araştırmak için somut işarettir. Başvurucu, bu işareti çekişmeli cümle ve delilin karar bakımından önemiyle birlikte göstermelidir.

Hâkim-kâtip imzası ile tanık imzası farklıdır

HMK m. 155/1 tutanağın hâkim ve zabıt kâtibi tarafından derhâl imzalanmasını düzenler. HMK m. 261/5 ise tanık sözlerinin tutanağa yazılıp önünde okunmasından sonra altının tanığa imza ettirilmesini ister. Dolayısıyla tutanakta hâkim ve kâtip e-imzasının bulunması, tanık imzasına ilişkin ayrı soruyu otomatik çözmez. İki imza grubunun hukuki işlevi ve yokluğunun değerlendirilmesi ayrıdır.

Tanık fizikî nedenle imza atamıyorsa HMK m. 155/2’de parmak izi, bunun hangi parmağa ait olduğunun belirtilmesi ve elde parmak bulunmayanlar için mühür veya özel işaret usulü yer alır. Bu istisna somut engel olmadan “imza gerekmez” sonucunu doğurmaz. Dilekçede tanığın neden imzalamadığı biliniyorsa belgeyle yazılır; bilinmiyorsa mahkemeden önce bunun açıklattırılması istenir.

HMK 156 nedeniyle neden dosya kaydı belirleyicidir?

HMK m. 156, ön inceleme, tahkikat ve yargılama işlemlerinin ancak tutanakla ispat olunabileceğini söyler. Bu kural, avukatın sonradan “tanık aslında şöyle söyledi” demesiyle resmî duruşma kaydının doğrudan yer değiştirmeyeceğini gösterir. Bu yüzden talep, imzalı kaydı gizlice değiştirme veya tarafın hafızasını tutanak yerine koyma biçiminde kurulamaz.

Somut çelişki, tanık yeniden dinlenerek, varsa hukuka uygun mahkeme teknik kaydı dosyada değerlendirilerek ve tarafların açıklamaları alınarak giderilmelidir. Yeni tutanak, önceki kaydın varlığını saklamadan hangi cümle için hangi açıklamanın alındığını açık göstermelidir. Dosya geçmişinin korunması, hem karşı tarafın denetim hakkı hem olası kanun yolu incelemesi için gereklidir.

Maddi fark: Zarfın görülmesi ile para tutarının görülmesi

Tanığın gözlediği fiil ile tanığın çıkardığı sonuç ayrı yazılmalıdır. Örnekte tanık zarfın el değiştirdiğini görmüştür. Zarfın içinde para bulunup bulunmadığını, varsa kaç lira olduğunu görmemiştir. “450.000 TL ödemenin gerçekleştiğini gördü” kaydı, doğrudan gözlemlenmeyen içeriği tanığın görgüsü gibi gösterir. Dilekçe, yalnız rakam yanlışlığı değil, algı kaynağındaki bu ayrımı öne çıkarır.

Yeni dinlemede zarfın kim tarafından getirildiği, kime verildiği, şeffaf olup olmadığı, açılıp açılmadığı, banknotların görülüp görülmediği, tutarın kimden öğrenildiği ve daha sonra tanığın taraflardan biriyle görüşüp görüşmediği ayrı sorulur. Tanığın bu sorulara ne cevap vereceği Word örneğinde önceden yazılmaz. İstemin amacı delilin kapsamını belirlemek, tanığa davacının istediği cevabı söyletmek değildir.

İtiraz ne zaman ve nasıl yapılmalıdır?

İdeal durumda tanık beyanı okunurken yanlış rakam veya kapsam derhal belirtilir ve tanık imzalamadan önce düzeltilir. Eksiklik duruşmadan sonra tutanak örneği alındığında fark edilmişse öğrenme tarihi, tutanağın hangi cümlesinin sorunlu olduğu ve bu cümlenin neden karar bakımından önemli bulunduğu gecikmeden dilekçeye yazılır. Kanunda bu özel talep için kesin bir genel süre varmış gibi rakam verilmez.

Davanın aşaması da önemlidir. Tahkikat devam ediyorsa yeniden veya tamamlayıcı dinleme daha uygulanabilir olabilir. Tahkikat kapanmış ya da hüküm verilmişse usul araçları ve kanun yolu ayrıca değerlendirilir; tek bir dilekçenin her aşamada aynı sonucu sağlayacağı söylenemez. Word örneği, tahkikatın sürdüğü ve henüz hüküm kurulmadığı bir dosyaya göredir.

Teknik ses veya görüntü kaydı varsa nasıl kullanılır?

HMK m. 154/5, tahkikat ve yargılama sırasında teknik araçla kayıt alınırsa bunun tutanakla tespitini öngörür. Bu hüküm, her duruşmanın otomatik ses kaydına alındığı anlamına gelmez. Başvurucu, dosyada gerçekten mahkemece alınmış teknik kayıt olup olmadığını araştırmalı; yoksa “kamera kaydı ektedir” diye hayalî bir delil göstermemelidir. Varsa kaydın hangi oturum ve dakika aralığına ilişkin olduğu belirtilir.

Tarafın izinsiz gizli kaydı yerine mahkemenin usulüne uygun aldığı ve dosyada kayıt altına aldığı materyalden söz edilir. Kayıt varsa tutanaktaki zarf ve para miktarı cümlesiyle karşılaştırılması istenir. Teknik kaydın bulunmaması yeniden dinleme talebini otomatik ortadan kaldırmaz; ancak “asıl beyan kesin böyleydi” iddiasının dayanağı dikkatle ifade edilmelidir.

Tamamlayıcı dinleme soruları nasıl hazırlanır?

Tanığın “gördüm”, “duydum” ve “sonradan öğrendim” kaynaklarını birbirinden ayıran sorular gerekir. Önce olay günü, yer, taraflar ve tanığın orada bulunma nedeni saptanır. Ardından zarfın fizikî niteliği, içeriğinin görülmesi, banknot sayımı, teslimin önünde yapılıp yapılmadığı ve 450.000 TL rakamının hangi kaynaktan öğrenildiği sorulur. Böyle bir soru dizisi beyanı yönlendirmekten çok algı sınırını ortaya çıkarır.

HMK m. 261/2 tanığın bildiğini sözlü olarak açıklayıp sözü kesilmeden dinlenmesini; m. 261/3 hâkimin açıklama ve tamamlama soruları sorabilmesini düzenler. HMK m. 152/1 uyarınca taraf vekilleri duruşma disiplinine uygun doğrudan soru yöneltebilir, taraflar hâkim aracılığıyla sorar. Sorular bilirkişilik hesabı veya hukuki karar istemi değil, tanığın kişisel görgüsünü açıklatmaya yönelik olmalıdır.

İmza yokluğu her zaman tanıklığı otomatik geçersiz kılar mı?

Kanun imza adımını açıkça öngörür. Ancak her dosyada aynı sonuca yol açan otomatik ve koşulsuz bir “tanıklık yok sayılır” formülü ileri sürmek isabetli değildir. Tutanakta neyin eksik olduğu, tanığın gerçekten imzalayıp imzalamadığı, imza engeli bulunup bulunmadığı ve yazılı beyanın hangi maddi noktada sorunlu olduğu değerlendirilmelidir. Dilekçenin ilk talebi, bu olguların açıkça saptanmasıdır.

Somut örnekte hem okuma kaydı hem tanık imzası görünmemekte, hem de zarfın içeriği hakkında belirleyici bir kapsam farkı vardır. Bu birleşim, 450.000 TL ödeme vakıası bakımından tanığın yeniden dinlenmesi için güçlü gerekçe oluşturur. Başvurucu, mahkemenin bu kaydı değerlendirmeden ödeme miktarını kanıtlanmış kabul etmemesini ister; nihai ispat takdirini mahkeme yerine kendisi yapmaz.

Hangi belgeler dilekçeye eklenir?

18 Eylül 2026 tarihli onaylı duruşma tutanağı örneği, tanık listesi ve önceki davetiye, dosyada varsa mahkeme teknik kayıt tutanağı, davalının ödeme savunmasının bulunduğu cevap dilekçesi, varsa zarf teslimiyle ilgili belge ve ödeme dekontları birlikte değerlendirilir. Tutanak örneğinde imza bölümünün gerçekten bulunmadığı görülebilir olmalıdır. Sayfa numarası, celse tarihi ve tartışılan cümle açık yazılır.

Tanığın avukatla sonradan yaptığı özel görüşmeyi resmî düzeltme tutanağı gibi eklemek sakıncalıdır. Böyle bir açıklama varsa kaynağı ve bağlamı belirtilir, mahkemeden tanığın bizzat dinlenmesi istenir. Ödeme dekontunun bulunmaması tanık anlatımını otomatik yalanlamaz; hangi delilin hangi vakıayı aydınlattığı ayrı gösterilir. Ek listesi yalnız gerçek ve ulaşılabilir belgeyi içermelidir.

Somut dosyada karşılaştırma çizelgesi hazırlanması faydalıdır: bir sütunda tutanağın tam cümlesi, ikinci sütunda tanığın doğrudan gördüğü ileri sürülen fizikî hareket, üçüncü sütunda 450.000 TL rakamının hangi kaynaktan öğrenildiğine ilişkin açık soru yer alır. Bu çizelge yeni bir tanık anlatımı yaratmaz; mahkemenin gidereceği belirsizliği daraltır. Ödeme savunması için banka çekim kaydı veya makbuz varsa bunların tarih ve tutarı da ayrıca gösterilir, fakat zarfın içeriğinin tanıkça görüldüğü sonucuna sırf bu belgelerden atlanmaz.

Onaylı tutanak örneği alınmadan yalnız UYAP ön izleme görüntüsüne dayanılarak imza yokluğu kesinleştirilmemelidir. Elektronik dosyada ayrı imza sayfası veya işlem kaydı bulunabilir. Bu yüzden dilekçede “erişilen örnekte görünmüyor; asıl kayıt incelensin” biçimindeki somut saptama kullanılır. Tutanakta tanığın imzası gerçekten mevcutsa imza eksikliği istemi çıkarılır; geriye yalnız beyanın kapsamını açıklattırma ihtiyacı kalır.

Yeniden dinleme ile tutanakta tek taraflı düzeltme ayrımı

Duruşma bitip hâkim ve kâtipçe imzalanmış tutanağın “tanık böyle demek istemiştir” varsayımıyla silinip yeniden yazılması, önceki işlem geçmişini görünmez kılar. Uygun talep, yeni celsede tanığa eski cümleyi okuyup bunun kendi beyanını yansıtıp yansıtmadığını sormak; zarf içeriği ve tutar hakkındaki algı sınırını açıklattırmak; yeni beyanı kendi tutanağına geçirmek ve usulün imza aşamasını tamamlamaktır.

Mahkeme, önceki tutanağı ve yeni açıklamayı birlikte değerlendirebilir. Önceki kaydın yalnız varlığına dayanıp maddi çelişkiyi görmezden gelmek de, önceki kaydı yok olmuş saymak da doğru değildir. Tarafların uyuşmazlığı tartışabilmesi için hangi sözün hangi oturuma ait olduğu dosyada korunmalıdır. Word dilekçenin sonuç kısmı bu kayıt sürekliliğini özellikle gözetir.

Benzer görünen ama farklı dilekçeler

Hâkim veya zabıt kâtibi imzasının eksikliği, HMK m. 155 kapsamında farklı bir sorundur; sitedeki imza eksikliği dilekçesi bu konuya odaklanır. Tanık yemininin hiç kaydedilmemesi için HMK 258 yeniden dinleme yazısı vardır. Bu yazıda ise tanığın kendi sözünün okunması ve imzalanması ile algı sınırı uyuşmazlığı ele alınır.

Tanıkların birbirleriyle çelişmesi ayrı bir meseledir; yüzleştirme talebi ancak o ihtiyaca göre değerlendirilir. Tutanak örneği henüz alınmadıysa onaylı tutanak örneği talebi ve genel duruşma tutanağı rehberi yardımcıdır. Farklı başvuruların istemleri tek bir şablona kopyalanmamalıdır.

Word dilekçe nasıl doldurulur?

Mahkeme ve esas numarası, taraf sıfatı, tanığın adı, önceki tanık listesinin tarihi, duruşma tarihi, tutanağın sayfa veya satırı, gerçek ihtilaflı cümle ve tanığın açıklatılması istenen görgüsü dosyadan doldurulur. 450.000 TL ve zarf olayı yalnız örnektir. Başka bir dosyada tutanakta “bankada ödeme gördü” yazıyorsa zarf senaryosu aynen bırakılamaz; olay ve sorular yeniden kurulmalıdır.

Tutanak gerçekten okunup imzalanmışsa metindeki “okuma ve imza yok” talebi çıkarılır; yalnız içerik çelişkisi için somut gerekçe geliştirilir. Teknik kayıt yoksa ona ilişkin seçenek silinir. Tanık imza atamıyorsa HMK m. 155/2’nin koşulları ve fiilî engel ayrıca açıklanır. Köşeli alanlar, olmayan ekler ve doldurma notları mahkemeye sunulacak nüshadan kaldırılır.

Resmî mevzuat kaynakları

HMK 261/5 tanık tutanağı itirazı Word dilekçe indir

Tanık beyanı yanlış tutanak ve imza eksikliği dilekçesi (.docx) indir

Sık sorulan sorular

Tanık ifadesi tutanağa yanlış yazılmışsa nereye başvurulur?

Davanın görüldüğü mahkemeye, esas numarasıyla somut tutanak cümlesi ve yeniden/tamamlayıcı dinleme talebi sunulur.

Tanığa tutanak okunması zorunlu mu?

Evet. HMK m. 154/3-d ve m. 261/5 tanık beyanının tanığa okunmasını düzenler.

Tanığın imzası neden alınır?

HMK m. 261/5, okunan beyanın altının tanığa imza ettirilmesini öngörür; kayıtla beyan arasındaki farkın denetimine hizmet eder.

Hâkim ve kâtip imzası tanık imzası yerine geçer mi?

Hayır. HMK m. 155/1 ve m. 261/5 farklı imza adımlarını düzenler.

İmzalı tutanak taraf dilekçesiyle silinip değiştirilebilir mi?

Önceki kayıt görünmez kılınmaz; somut fark yeni dinlemede açıklattırılıp ayrı tutanağa geçirilmesi istenir.

Teknik kayıt her duruşmada bulunur mu?

Hayır. Varsa HMK m. 154/5 kapsamında kayda ilişkin tutanak ve dosya bağlantısı kontrol edilir.

Tanık imza atamıyorsa ne olur?

HMK m. 155/2’de imza atamayanlar için parmak izi ve belirtilen özel usul düzenlenmiştir; somut engel kaydedilir.

Zarfı görmek parayı gördüğünü kanıtlar mı?

Hayır. Zarfın el değiştirmesi ile içindeki para ve tutarın bizzat görülmesi ayrı maddi olgulardır.

Tanık yeniden dinlenebilir mi?

Belirli ve sonucu etkileyen belirsizlik varsa mahkemeden yeniden veya tamamlayıcı dinleme istenir; kararı mahkeme verir.

Word örneğindeki tutar ve isimler aynen kullanılabilir mi?

Hayır. Olay, tutanak cümlesi, taraf, tanık, tarih ve deliller gerçek dosyaya göre değiştirilmelidir.

Yazar ve kapsam

Avukat Halil Bakırcı tarafından HMK m. 27, 152, 154–156 ve 261 temelinde hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dava ve hukuki süreçler Mersin merkezli yönetilir. Örnek olay bilgilendirme amaçlıdır; Word dilekçe gerçek tutanak, deliller ve dava aşamasıyla karşılaştırılmadan kullanılamaz.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp